İran’ın ele geçirdiği ABD’ye ait insansız denizaltının tersine mühendisliğini yapması bekleniyor

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayımlanan dün videodan bir kare; geçen 12 Temmuz’da İran’ın güneyinde demirli bir hedefe insansız botla düzenlenen saldırıyı gösteriyor (CENTCOM)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayımlanan dün videodan bir kare; geçen 12 Temmuz’da İran’ın güneyinde demirli bir hedefe insansız botla düzenlenen saldırıyı gösteriyor (CENTCOM)
TT

İran’ın ele geçirdiği ABD’ye ait insansız denizaltının tersine mühendisliğini yapması bekleniyor

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayımlanan dün videodan bir kare; geçen 12 Temmuz’da İran’ın güneyinde demirli bir hedefe insansız botla düzenlenen saldırıyı gösteriyor (CENTCOM)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayımlanan dün videodan bir kare; geçen 12 Temmuz’da İran’ın güneyinde demirli bir hedefe insansız botla düzenlenen saldırıyı gösteriyor (CENTCOM)

İran, ABD ordusuna ait insansız bir denizaltının kontrolünü ele geçirdi. Bu durum Tahran’a söz konusu aracı inceleme ve muhtemelen tersine mühendislik uygulama fırsatı verirken, Pentagon ve aracın üreticisi Anduril açısından da bir gerileme anlamına geliyor.

ABD ordusu ve Anduril, insansız aracın İran’ın eline geçmesinin önemini küçümsemeye çalıştı. Söz konusu araç, uzun menzilli gözetleme ve su altındaki diğer görevler için tasarlanan DIVE-LD tipi otonom bir denizaltı. İnsan müdahalesine çok az ihtiyaç duyarak günlerce görev yapabilen yeni nesil askeri insansız sistemlerin bir parçası olan araç, Washington açısından gelişmiş insansız sistemlerin kaybedilmesi ve İran’ın bunların kontrolünü ele geçirmesi konusunda daha önce de ciddi endişelere yol açmıştı.

İran’ın 2011 yılında RQ-170 Sentinel tipi hayalet keşif uçağının kontrolünü ele geçirmesinin ardından dönemin ABD Başkanı Barack Obama, Tahran’dan uçağı iade etmesini kamuoyu önünde talep etmişti. İran daha sonra uçağın tersine mühendisliğini yaptığını açıkladı ve ilerleyen dönemde, tasarımından büyük ölçüde esinlenildiği görülen yerli üretim modellerini tanıttı.

İlerleyen yıllarda ABD ordusu, İran güçlerinin insansız deniz teknolojilerine erişmesini önlemek için hızlı adımlar attı. ABD Donanması’na göre 2022 yılında, İran donanmasına ait bir geminin Körfez’de Saildrone tarafından üretilen insansız bir yüzey aracını çekmeye çalışmasının ardından bir ABD devriye gemisi ve MH-60S Seahawk tipi helikopter bölgeye sevk edildi.

Analistler, İran’ın ele geçirdiği insansız denizaltıdan kesin bir askeri üstünlük elde etmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtiyor. Ancak olayın Tahran açısından propaganda bakımından zafer, Washington’un teknolojik üstünlüğünü ortaya koyma çabaları açısından ise utanç verici bir gerileme olduğu değerlendiriliyor.

İran büyükelçiliklerinden ABD’ye alaycı mesajlar

Dünyanın çeşitli ülkelerindeki İran büyükelçilikleri, insansız denizaltının kaybedilmesi nedeniyle ABD ile alay etti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran’ın Gana Büyükelçiliği, X’te yaptığı paylaşımda denizaltının, “karidesin hapşırmasını bile duyabilen insanların kontrolündeki bir boğazda” ele geçirildiğini öne sürerek bununla övündü.

Büyükelçilik paylaşımında, “Adamlarımız onu bir balıkçı ağındaki plastik şişe gibi yakaladı. Tamamen sağlam... Kumanda çubuğunu tutan kişiye başsağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Farzin Nadimi, “İran elbette propaganda kazanımı elde etmek için her fırsatı değerlendirecektir... Bu, Devrim Muhafızları’nın kendi tasarımlarının daha gelişmiş versiyonlarını üretmesine yardımcı olabilir” dedi.

Hudson Enstitüsü Savunma Konseptleri ve Teknolojileri Merkezi Direktörü Bryan Clark ise İran’ın büyük olasılıkla insansız aracın parçalarını sökmeye çalışacağını, ancak yazılımında yerleşik savunma mekanizmalarının bulunduğunu söyledi. İranlı mühendislerin “mekanik sistemlerin tersine mühendisliğini kesinlikle yapabileceğini” belirten Clark, Tahran’ın ele geçirdiği ABD uçakları konusunda sahip olduğu deneyime dikkat çekti.

İran’ın Haydarabad Başkonsolosluğu da X’te, “Tersine mühendislik yapan mühendislerimizin kutuyu açma töreni yarın sabah!” paylaşımını yaptı.

Anduril ile ABD Donanması'nın mesajları arasında farklılık

Olay, Anduril’in açıklamalarıyla ABD Donanması’nın açıklamaları arasında belirgin bir farklılık bulunduğunu ortaya koydu.

Donanma yetkilileri, DIVE-LD’nin eski bir model olduğunu ve arızalandıktan sonra “suda hareketsiz halde” bırakılması üzerine İran güçleri tarafından ele geçirildiğini söyledi.

Anduril ise DIVE-LD’yi günümüzdeki büyük otonom denizaltılar arasında “en güvenilir ve esnek” araç olarak tanıtıyor. Şirket, aracın zorlu koşullarda 10 güne kadar görev yapabildiğini belirtiyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Ortadoğu Programı Direktörü Mona Yacoubian ise olayla ilgili değerlendirmesinde, bunun İran’ın kendi çıkarları doğrultusunda kullanma konusunda büyük ustalık gösterdiği bir konu olduğunu söyledi. Yacoubian, Tahran’ın olayı, bu kez ABD’nin yetersizliğini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sağlayamadığını gösteren bir gelişme olarak sunmaya çalışacağını ifade etti.



ABD, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ilerleme kaydediyor… İran savaşı ise henüz sona ermekten uzak

2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
TT

ABD, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ilerleme kaydediyor… İran savaşı ise henüz sona ermekten uzak

2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)

Son haftalarda İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini zayıflatmayı başaran ABD’nin, eş zamanlı olarak Tahran’ın petrol ihracatını fiilen durdurduğu ve bu durumun İran ekonomisindeki çöküşü hızlandırdığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, ABD ve İsrail tarafından şubat ayında başlatılan ve birkaç hafta sürmesi öngörülen savaş henüz sona ermiş değil. Mevcut kilitlenmenin her iki taraf için de maliyeti artarken, haziran ayında varılan anlaşmanın kısa sürede bozulmasının ardından diplomatik alanda herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Düşük yoğunluklu çatışmalar devam ederken, ABD’nin savaştan çıkış stratejisine dair bir emare bulunmuyor.

İran üzerindeki artan ekonomik baskı şu ana kadar ülke içinde kitlesel bir ayaklanmaya yol açmadı. Öte yandan uluslararası gösterge olan Brent petrolün varil fiyatı bu hafta 100 doları aşarken, ulaştırma ve tarımda yaygın olarak kullanılan motorin fiyatları rekor seviyeye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, benzin fiyatlarının ara seçimlere kadar yüksek seyretmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.

ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı tarafından 9 Eylül 2026’da yayınlanan bir fotoğrafta, 4 Eylül 2026 tarihinde USS George Washington uçak gemisinin güvertesinde duran bir F/A-18 - Super Hornet uçağı görülüyor. (AFP)
ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı tarafından 9 Eylül 2026’da yayınlanan bir fotoğrafta, 4 Eylül 2026 tarihinde USS George Washington uçak gemisinin güvertesinde duran bir F/A-18 - Super Hornet uçağı görülüyor. (AFP)

İran baskı kozlarını kaybediyor

İran, barış dönemlerinde küresel düzeyde ticareti yapılan petrol ve doğal gazın beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı savaşın ilk günlerinde fiilen kapatarak küresel ekonomik şoku bir koz olarak kullandı. Tahran yönetimi, bu süreçte petrol ihracatını ağırlıklı olarak Çin’e sürdürdü.

Ancak küresel ticaret hareketlerini izleyen Kpler şirketinin petrol uzmanı Homayoun Falakshahi tarafından derlenen verilere göre, son haftalarda denklem tersine döndü. ABD ablukası İran’ın ihracatını fiilen durdururken, ABD ordusu Arap Körfezi ülkelerinin ihracat artışını kolaylaştırdı.

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln, 6 Eylül 2026’da Tayland’ın Pattaya kenti yakınlarındaki Laem Chabang Limanı’ndan ayrılırken (AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln, 6 Eylül 2026’da Tayland’ın Pattaya kenti yakınlarındaki Laem Chabang Limanı’ndan ayrılırken (AFP)

Veriler, İran’ın petrol ihracatının geçen ilkbahardaki günlük 1,85 milyon varil seviyesinden ağustos ayında yaklaşık 255 bin varile gerilediğini ortaya koydu. Buna karşılık İran dışındaki ülkelerin petrol ihracatı, savaşın en yoğun olduğu dönemdeki günlük 300 bin varil seviyesinden eylül ayında 8,4 milyon varile yükseldi; alternatif rotalar üzerinden yapılan sevkiyatlar da eklendiğinde bu miktar 10,8 milyon varile ulaştı.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, pazar günü benzer rakamlara dikkat çekerek, çatışma öncesindeki akışın muhtemelen üçte ikisine veya daha fazlasına ulaşıldığını belirtti. Falakshahi’ye göre İran dışındaki ülkelerin ihracatı savaş öncesinde günlük yaklaşık 14 milyon varil seviyesindeydi.

Öte yandan sevkiyattaki artış, Hürmüz Boğazı’ndaki yoğun ABD askeri varlığına dayanıyor ve bu durum askeri kaynaklar üzerinde baskı oluşturuyor. Kamuoyunda destek görmeyen savaşın ABD’li mükelleflere maliyeti şimdiden 37,5 milyar doları aşarken, 18 ABD askerinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu durumun kasım ayındaki seçimlerde Cumhuriyetçiler üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.

5 Eylül 2026 tarihinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, bilinmeyen bir konumda İran petrol tankerlerine yönelik ABD saldırıları sırasında yükselen duman görülüyor. (Reuters)
5 Eylül 2026 tarihinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, bilinmeyen bir konumda İran petrol tankerlerine yönelik ABD saldırıları sırasında yükselen duman görülüyor. (Reuters)

Ambargo İran ekonomisini zorluyor

ABD'nin uyguladığı sıkı abluka ve yeni yaptırımlar, İran ekonomisine ağır darbeler vurarak fiyatların yükselmesine ve akaryakıt istasyonlarında uzun kuyrukların oluşmasına yol açtı.

Ancak yaşanan ekonomik sıkıntılar, giderek daha sert bir çizgiye kayan İranlı liderlerin Hürmüz Boğazı, tartışmalı nükleer program veya bölgedeki silahlı gruplara verilen destek konularında taviz vereceğine dair bir işaret sunmuyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) İran uzmanı Ali Vaez konuya ilişkin değerlendirmesinde, Washington’ın temel sorununun bir zafer teorisinden yoksun olması niteliğini koruduğunu belirterek, daha fazla geminin geçiş yaptığını ve İran’ın zarar gördüğünü ancak tüm bunların henüz siyasi bir sonuç doğurmadığını ifade etti.


Anthropic, devlet destekli casusluk operasyonlarını engelledi

Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
TT

Anthropic, devlet destekli casusluk operasyonlarını engelledi

Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)

Yapay zekâ şirketi Anthropic, yaptığı açıklamada, kendi yapay zekâ modellerinin gözetim amacıyla kullanıldığı devlet destekli çeşitli casusluk operasyonlarını tespit ederek engellediğini duyurdu. Şirket, hükümetlerin ve bunlarla bağlantılı aktörlerin, bu teknolojiyi azınlıkları ve siyasi muhalifleri izlemek amacıyla giderek daha fazla kullandığı uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre Anthropic, yapay zekâ modellerinin kötüye kullanımına ilişkin dün yayımladığı raporda, ocak-temmuz ayları arasında tespit edilerek durdurulan söz konusu faaliyetlerin Çin, İran ve Batı Afrika kaynaklı olduğunu belirtti.

Rapora göre gözetim kampanyalarında, söz konusu yönetimlerin geleneksel olarak hedef aldığı diaspora toplulukları ve muhalif gruplar mercek altına alındı. Bunlar arasında Hong Kong'daki demokrasi yanlısı isimler, Asya genelindeki Tibet toplulukları ve Falun Gong hareketinin takipçilerinin yanı sıra İran'daki azınlıklar ve yurt dışında yaşayan İran rejimi karşıtları da bulunuyor.

Vakaların birinde İranlı aktörlerin, sosyal medya hesapları üzerinden kişilerin kimliklerini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdiği tespit edildi. Başka bir olayda ise Mali'nin ulusal güvenlik birimleri adına çalışan bir yüklenici, Anthropic'in Claude adlı yapay zekâ modelini kullanarak "istihbarat bilgilerinin toplanmasını sağlayan temel yazılımlar" tasarladı.

Raporda, "Yapay zekâ artık mühendislik iş gücünün yerine kullanılıyor" değerlendirmesine yer verildi.

Anthropic ayrıca kullanıcıların silah tasarlama, şüpheli biyolojik araştırmalar yürütme ve flört uygulamaları üzerinden dolandırıcılık operasyonları geliştirme girişimlerini de engellediğini bildirdi.

Verilerin damıtılması

Merkezi San Francisco'da bulunan şirket, Çinli geliştiricileri Claude modelini kullanıcıların sorularını yanıtlamak için yanıltıcı biçimde kullanmakla ve aynı zamanda elde edilen verileri kendi yapay zekâ modellerini geliştirme amacıyla "damıtmakla" suçladı.

"Damıtma" (distillation), bir yapay zekâ modelinin başka bir modeli eğitmek amacıyla kullanılmasını ifade ediyor.

Çinli geliştiriciler daha önce de bu yöntemi izinsiz kullanmakla suçlanmış, söz konusu uygulamanın Anthropic ve OpenAI gibi ABD merkezli yapay zekâ laboratuvarlarının kaynaklarının izinsiz kullanılmasına, dolayısıyla haksız kaynak aktarımına yol açtığı öne sürülmüştü.

Anthropic, Çin merkezli Moonshot ve DeepSeek şirketlerinin de Claude modelini gizlice kullanarak kendi kullanıcılarına yanıtlar ürettiğini iddia etti.

Raporda, "Bir vakada Moonshot, 10 gün boyunca müşterilerinden gelen yaklaşık 300 bin talebi, çoğunun Singapur ve Japonya'da bulunduğu görülen 5 bin 380 sahte hesaptan oluşan bir ağ üzerinden Anthropic'e yönlendirdi" ifadeleri kullanıldı.

Bu verilerin bir bölümünde kullanıcıların hassas bilgilerinin de yer aldığı ve bunun gizlilik anlaşmalarının ihlal edilmesi anlamına gelebileceği belirtildi.

Anthropic, "Moonshot'ın müşterilerine, taleplerinin Anthropic'e yönlendirildiğini ve üçüncü bir tarafla paylaşıldığını bildirip bildirmediğini bilmiyoruz" açıklamasında bulundu.

Rapora göre DeepSeek de benzer tekniklerden yararlandı.

Biyolojik silah araştırmaları

Anthropic, araştırmalar kapsamında biyolojik silahlarla bağlantılı çalışmaları da tespit ederek engellediğini açıkladı. Şirket, söz konusu kişilerin niyetlerinin tamamen net olmadığını belirtirken, kimliklerini açıklamadı.

Raporda, "Bu çalışmalara dahil olan kişiler araştırmalarını sürdüren bilim insanları. Kasten zarar vermeye çalıştıklarını iddia etmiyoruz. Ayrıca kimliklerinin veya çalıştıkları laboratuvarların açıklanması onları riske atabilir" denildi.

Söz konusu bilimsel çalışmalar arasında sivrisineklerle bulaşan chikungunya virüsü, yüksek derecede bulaşıcı bir kuş gribi türü, çiçek ve maymun çiçeği virüslerini de içeren bir virüs ailesi ile hayvan kaynaklı toksinler ve diğer zehirli maddeler üzerine araştırmaların bulunduğu belirtildi.


Tahran tanker savaşını genişletiyor... Washington ise İran’ı ekonomik olarak tecrit etme kampaniyasını sürdürüyor

Tahran tanker savaşını genişletiyor... Washington ise İran’ı ekonomik olarak tecrit etme kampaniyasını sürdürüyor
TT

Tahran tanker savaşını genişletiyor... Washington ise İran’ı ekonomik olarak tecrit etme kampaniyasını sürdürüyor

Tahran tanker savaşını genişletiyor... Washington ise İran’ı ekonomik olarak tecrit etme kampaniyasını sürdürüyor

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan açıklamada, Umman'ın Hasab kentinin 4 deniz mili batısında iki gemiye saldırıdüzenlendi; gemilerden birinde yangın çıktı, diğer geminin durumunun ise henüz netleşmedi.

Devrim Muhafızları ise dün İran’a ait 5 petrol tankerini hedef alan çarşamba günkü saldırıya misilleme olarak Basra Körfezi'nde 2 ABD gemisi ile 8 petrol tankerine saldırdığını duyurmasının ardından, gemilerin Tahran ile koordinasyon kurmadan girmesinin yasaklandığı "yasaklı bölgenin" sınırlarını genişlettiğini açıkladı.

Diğer taraftan ABD hükümeti, İran'ı ekonomik olarak tecrit etme kampanyasını artırdığı bir dönemde, Lübnan Hizbullahı'na ve İran’ın Ortadoğu’daki diğer müttefiklerine destek sağlayan şirket ve şahıslara yönelik yeni yaptırımlar uyguladığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre son yaptırımlar, ABD Hazine Bakanlığı’nın ilk kez 24 Ağustos’ta açıkladığı ve Tahran’ın savaşı finanse etmek, füze üretmek, siber saldırılar düzenlemek ve Devrim Muhafızları’nı desteklemek için kullandığı gelir hatlarını kesmeyi hedefleyen "Ekonomik Tecrit Operasyonu" (Operation Economic Outcast) kapsamında hayata geçirildi.

ABD Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından alınan kararların Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan ve Türkiye’de bulunan; Washington’un belirlemelerine göre İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun komutası altındaki Iraklı yarı askerî grup Ketaib Hizbullah’a ve Lübnan Hizbullahı’na destek veren kurum ve bireyleri hedef aldığı belirtildi.