Somali’de El-Kaide bağlantılı Eş-Şebab terör örgütüyle yürütülen mücadele, askeri operasyonların ötesine geçerek siber alana ve dijital teknoloji boyutuna taşındı. Mogadişu yönetimi, örgütün yapay zekâ ve insansız hava araçları (İHA) gibi ileri teknolojileri kullanmaya başlaması üzerine uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu.
Somali’nin BM Daimî Temsilcisi Abukar Dahir Osman, BMGK’da yaptığı konuşmada terör tehdidinin sürekli evrildiğini vurguladı. Örgütün yapay zekâ yardımıyla propaganda hazırladığını, şifreli haberleşme uygulamaları üzerinden saldırı planladığını ve 10 yıl önce imkânsız olan nitelikte İHA saldırıları gerçekleştirdiğini belirtti.
1991'de Siad Barre rejiminin devrilmesinden sonra merkezi otorite zafiyeti yaşanan ülkede, hükümet güçleri başkent dışındaki kırsal alanlarda hakimiyet sağlamakta zorlanıyor. Afrika Birliği barış gücü misyonunun (AUSSOM/ATMIS) geleceğine ilişkin belirsizlikler ve hükümet birliklerinin geri çekilme riskleri tabloyu ağırlaştırıyor.
Somalili siyasi analist Abdirahman Jama Barre, terörle mücadelenin artık konvansiyonel askeri yöntemlerle sınırlı kalamayacağını, örgütün teknolojik üstünlük arayışına karşı Somali ordusunun siber güvenlik, gelişmiş istihbarat ve teknolojik donanımla desteklenmesi gerektiğini vurgula
Mısır Eski İçişleri Bakan Yardımcısı Tümgeneral Muhammed Nur el-Din, radikal örgütlerin yapay zekâ araçlarını güvenlik ağlarını aşmak için kullandığına dikkat çekerek; güvenlik güçlerinin yalnızca sahada değil, siber uzayda da önleyici stratejiler geliştirmesi ve uluslararası ortaklıkları artırması gerektiğini ifade etti.
Mogadişu yönetimi, uluslararası toplumdan askeri teçhizat desteğinin yanı sıra terörün dijital ayak izlerini silmeye yönelik siber güvenlik kapasitesinin artırılması için teknik yardım talep ediyor.

Ağustos 2026'da Eş-Şebab’ın ülkenin orta kesimindeki stratejik Teedaan kasabasını şiddetli çatışmaların ardından yeniden ele geçirmesi, sahadaki askeri dengelerin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan bu gelişmeler, terörle mücadelenin yalnızca konvansiyonel yöntemlerle yürütülemeyeceğini ve dijital alana yayılması gerektiğini doğruluyor.
Mısırlı güvenlik uzmanlarına göre Somali Ulusal Güvenliği'nin korunması ve terörün kaynağında kurutulması yalnızca Mogadişu’nun sorumluluğunda olamaz. Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinin istikrarı, komşu ülkeler ve uluslararası toplumun ortak stratejik hamlelerine bağlıdır.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Somalili siyasi analistler, uluslararası yardımın konvansiyonel askeri teçhizatın ötesine geçerek siber güvenlik, dijital istihbarat ve kapasite inşasını kapsayan bütüncül bir güvenlik ortaklığına dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor.
Terör örgütlerinin sosyal medya platformları üzerinden yürüttüğü sempatizan toplama, propaganda ve radikalleşme faaliyetlerini engellemek adına gençlere yönelik sosyal önleme programlarına ve teknik altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesi isteniyor.
Askeri uzmanlar, radikal grupların insansız hava araçları (İHA) ve yapay zekâ entegrasyonuna karşı Somali’nin kendi imkanlarıyla mücadele etmesinin güç olduğuna dikkat çekerek, internet ve siber alanda sürdürülebilir ulusal kapasite geliştirilmesini elzem görüyor.