Süveyda'da avukat ve ailesinin öldürülmesi: Cinayetin faili ve nedeni belirsizliğini koruyor

Yerel kaynaklar Şarku’l Avsat’a, “Hicri ile mutabık değildi” dedi… İl medyası: “Raci Fahlut çetesi” ile bağlantı şüphesi

 Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
TT

Süveyda'da avukat ve ailesinin öldürülmesi: Cinayetin faili ve nedeni belirsizliğini koruyor

 Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)

Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde bir avukat ile annesi ve kız kardeşinin evlerinde öldürülmesiyle sonuçlanan cinayetin nedeni ve failleri üzerindeki belirsizlik sürüyor. Cinayet, Dürzi toplumunun önde gelen isimlerinden Şeyh Akıl Hikmet el-Hicri'nin ve kendisine bağlı olduğu belirtilen "Ulusal Muhafızlar"ın kontrolündeki bölgelerden birinde meydana geldi.

Vilayetteki resmi kaynaklar, cinayetin daha önce "terörist Raci Fahlut çetesi" olarak bilinen yapı içerisinde yer alan bazı kişiler ve gruplarla bağlantılı olabileceği yönünde şüpheler bulunduğunu bildirdi. Kentteki yerel kaynaklar ise avukatın "maddi durumu iyi olan, ancak siyasi faaliyet yürütmeyen" biri olduğunu belirtti. Bazı kaynaklar da avukatın "Hicri ile aynı çizgide olmadığını" ifade etti.

Süveyda'daki Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu kente ilişkin haber yapan yerel haber platformları, pazartesi günü Avukat Zahir Mahmud Sabit, kız kardeşi Lina Mahmud Sabit ve anneleri Rıza Ebu Şibli'nin cesetlerinin Süveyda kentinde İtfaiye Mahallesi'ndeki evlerinde bulunduğunu bildirdi.

Yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde, "cesetlerin daire içerisinde bulunduğu ve kesici aletlerle öldürüldüklerine dair izler taşıdığı" belirtildi. Bazı anlatımlarda ise kurbanların işkence gördüğüne ve boğazlarının kesildiğine ilişkin izlerden söz edildi. Cinayetin nedeni ve faillerinin ise henüz belirlenemediği kaydedildi.

Süveyda Ulusal Hastanesi (Arşiv)
Süveyda Ulusal Hastanesi (Arşiv)

"Raci Fahlut çetesi" şüphesi

Cinayet, Hicri ve "Ulusal Muhafızlar"ın nüfuzundaki bölgelerde hüküm süren güvenlik sorunları ve kaos ortamında işlendi. Söz konusu yapıların, Temmuz 2025'te Dürziler ile bölgede yaşayan aşiretler arasında çıkan ve hükümet güçlerinin de müdahil olduğu çatışmaların ardından bölgedeki kontrolü ele aldığı belirtiliyor. Çatışmalar geniş çaplı şiddet olaylarına yol açmıştı.

Süveyda Valiliğine bağlı "Süveyda Medya Müdürlüğü" de yaptığı açıklamada, avukat, annesi ve kız kardeşinin hayatını kaybettiği "vahşi cinayeti" ve ardından sivillere yönelik gerçekleştirilen başka bir öldürme olayını en sert ifadelerle kınadı.

Müdürlük, ilk bulgulara göre kurbanların cesetlerinde işkence ve kesici aletlerle kötü muamele izleri bulunduğunu belirterek, olayın insani ve hukuki değerlere yönelik açık bir ihlal teşkil ettiğini ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, "Raci Fahlut'un çetesi olarak bilinen yapı içerisinde daha önce yer alan bazı kişiler ve gruplara ilişkin şüpheler bulunduğu" ifade edildi.

Ayrıca öldürülen avukatın 2021 yılında Süveyda'daki çeteler tarafından kaçırıldığı ve serbest bırakılması için fidye ödendiği ifade edildi. Açıklamada, avukatın yakın çevresinden çok sayıda kişinin tanıklığına göre iyi bir itibara sahip olduğu ve başkalarına yardım ettiği belirtildi.

Raci Fahlut kimdi?

Raci Fahlut, Suriye savaşı yıllarında "Fecr Güçleri Hareketi" olarak bilinen yapıyı kurmuştu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yapı, önceki rejim döneminde Süveyda ve güney Suriye'de Askeri İstihbarat teşkilatına bağlı en önemli gruplardan biri olarak biliniyordu.

Süveyda halkı, grubu Beşşar Esed rejimi ve İran destekli milisler adına cinayet, kaçırma ve uyuşturucu ticareti yapmakla suçluyordu. "Onur Adamları Hareketi" ile diğer bazı yerel gruplar, 2022 yılının ortalarında grubun merkezlerini ele geçirerek çok sayıda silahlı unsurunu etkisiz hale getirmişti. Fahlut'un akıbeti ise bilinmiyor.

Süveyda'da güvenlik tartışması

"Süveyda Medya Müdürlüğü" açıklamasında, vilayette suç, ihlal ve şiddet olaylarının artmasına da dikkat çekildi.

İyad Sabir Mukalled, pazartesi günü Süveyda kentindeki evinin önünde silahla vurularak öldürüldü (Süveyda 24).
İyad Sabir Mukalled, pazartesi günü Süveyda kentindeki evinin önünde silahla vurularak öldürüldü (Süveyda 24).

Açıklamada, özellikle "hukuk dışı grupların" kontrolündeki bölgelerde yaşanan güvenlik boşluğunun sivillere yönelik baskıyı artırdığı, silah tehdidi altında ifade, düşünce, çalışma v e seyahat özgürlüklerinin kısıtlandığı belirtildi.

Müdürlük, bu durumun yalnızca adli vakalar ve güvenlik tehditleriyle sınırlı kalmadığını, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin de zayıflatılmasına yol açtığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca sivillerin korunması ve insan onurunun güvence altına alınması için toplumsal ve hukuki çabaların birleştirilmesi, hukukun uygulanmasının yeniden tesis edilmesi ve vatandaşlarının haklarını güvence altına alan devlet kurumlarının yeniden devreye girmesi çağrısı yapıldı.



Şara: Suriye zorluklarla karşı karşıya ancak bunlar bölge için “fırsata” dönüştü

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şera, dün Dubai’de yaptığı konuşmada (Şarku'lAwsat)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şera, dün Dubai’de yaptığı konuşmada (Şarku'lAwsat)
TT

Şara: Suriye zorluklarla karşı karşıya ancak bunlar bölge için “fırsata” dönüştü

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şera, dün Dubai’de yaptığı konuşmada (Şarku'lAwsat)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şera, dün Dubai’de yaptığı konuşmada (Şarku'lAwsat)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara dün yaptığı açıklamada, bölgesel risklerin Suriye'nin karşı karşıya olduğu en büyük sınamalardan biri olmaya devam ettiğini belirterek, kendisini en çok endişelendiren konunun “bölgedeki savaşların giderek daha fazla yayılması” olduğunu söyledi. Şara, Suriye'nin çatışma döngüsünden çıkmasının, daha büyük ölçekte bölgesel ve stratejik güvenlik sağlanmadığı sürece istikrarın kalıcı hale gelmesi için tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.

Dubai'de düzenlenen “Arap Medya Zirvesi”nde konuşan Şara, Suriye'nin savaşların etkilerini azaltmanın ve gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri hafifletmenin yollarını araştırmak üzere Arap ülkeleriyle birlikte çalıştığını belirtti. Şara, Suriye'nin bölgesel istikrarın güçlendirilmesinde merkezi bir rol oynayabileceğini kaydetti.

Suriye Cumhurbaşkanı ayrıca ülkesinin, bölgeyi endişelendiren bir güvenlik ve siyasi “sorun” olmaktan çıkarak, Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri, enerji ve ticaretin güvenliğine katkı sağlayabilecek ekonomik ve stratejik bir “fırsata” dönüştüğünü belirtti.

Şara, Suriye ekonomisinin büyüklüğünün bu yıl yaklaşık 50 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu rakam, 2024'te yaklaşık 20 milyar dolar seviyesindeydi.


İslam İşbirliği Teşkilatı, Husilerin Mekke'ye yönelik saldırılarını kınadı

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın logosu (dolaşımda)
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın logosu (dolaşımda)
TT

İslam İşbirliği Teşkilatı, Husilerin Mekke'ye yönelik saldırılarını kınadı

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın logosu (dolaşımda)
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın logosu (dolaşımda)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Husilerin Mekke-i Mükerreme'ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıları kınadı.

Teşkilat tarafından X platformundaki hesabından yapılan açıklamada, “İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği, Husi grubunun Mekke-i Mükerreme ve Medine bölgesine düzenlediği saldırıları ve Suudi Arabistan Krallığı'na yönelik saldırılarını sürdürmesini kınamaktadır” ifadelerine yer verildi.

İİT'nin açıklaması, Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun, Husiler tarafından Mekke yönüne gönderilen bir insansız hava aracının (İHA) önlendiğini ve imha edildiğini duyurmasının ardından geldi.


Kahire'de bugün Mısır-Filistin zirvesi 

 Sisi ve Abbas, Mayıs 2025’te Rusya’nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları marjında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi ve Abbas, Mayıs 2025’te Rusya’nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları marjında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Kahire'de bugün Mısır-Filistin zirvesi 

 Sisi ve Abbas, Mayıs 2025’te Rusya’nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları marjında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi ve Abbas, Mayıs 2025’te Rusya’nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları marjında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında bugün gerçekleştirilmesi beklenen yeni zirvede, Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının çıkmaza girdiği bir dönemde Filistin meselesine ilişkin çeşitli dosyaların ele alınması bekleniyor. Ateşkes, geçen ekim ayında yürürlüğe girmişti.

Şarku'l Avsat'a konuşan uzmanlar, zirvenin, gelecek ekimde yapılması beklenen İsrail seçimlerinin ardından Gazze'nin geleceği ve ateşkes anlaşmasının akıbetini ele alma çabalarının bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Uzmanlar, Mısır'ın Ramallah yönetimiyle birlikte uzlaşı dosyasını ilerletmeye ve seçimlerin ardından ateşkes anlaşmasına yeni bir ivme kazandıracak zemini hazırlamaya çalışmasını bekliyor.

Filistin resmi haber ajansına göre Abbas, dün akşam Kahire'ye ulaştı.

Mısır Cumhurbaşkanlığından dün akşam yapılan açıklamada, Sisi'nin bugün Abbas'ı kabul edeceği bildirildi. Görüşmenin, "başta Filistin meselesi olmak üzere ortak ilgi alanına giren çeşitli konularda Mısır'la yürütülen istişareler" çerçevesinde gerçekleştirileceği belirtildi. Açıklamada, iki liderin ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele alacağı kaydedildi.

Filistin'in Mısır Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Büyükelçi Naci en-Naci, zirvenin gündeminde "Mısır ve diğer ortakların Filistin halkının korunması ve insani yardım ulaştırılması için yürüttüğü yoğun çabaların başarıya ulaştırılması, Filistin halkına karşı devam eden savaşta yıkılanların yeniden inşası, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalini sona erdirmek ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini hayata geçirmek için bütün imkanların seferber edilmesi" konularının bulunduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Eski Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, Filistin Devlet Başkanı'nın Kahire ziyaretinin, Filistin meselesinin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Heridi, ziyaretin Mısır'ın Filistin saflarını birleştirmeye yönelik devam eden çabaları ve işgal altında bulunan topraklardaki gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alınması bakımından önem taşıdığını ifade etti.

Filistinli gençler, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'nda savaş sırasında yıkılan binaların enkazı arasında (Reuters)
Filistinli gençler, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'nda savaş sırasında yıkılan binaların enkazı arasında (Reuters)

Heridi'ye göre görüşmelerde Filistin Devlet Başkanı'nın önümüzdeki dönemin nasıl yönetileceğine ilişkin görüşünün dinlenmesi, ekimde yapılması beklenen İsrail ve Filistin seçimlerinin ardından ortaya çıkabilecek gelişme ve zorluklara karşı iç cephenin hazırlanması, Gazze Şeridi'nin yönetimi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi ile Gazze'yi yönetmekle görevlendirilen ulusal komitenin rolünün belirlenmesi hedefleniyor.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları öncesinde gerçekleştirilecek zirvenin, Filistin meselesinin geleceğinin yanı sıra uzlaşı, seçimler ve Gazze anlaşmasına ilişkin düzenlemelerin ele alınması açısından önemli olduğunu belirtti.

Gazze ateşkesinde siyasi tıkanıklık

Anlaşma sürecinde mevcut olan siyasi tıkanıklık sürerken zirve, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in geçen yıl Gazze'de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya ulaşılmasındaki çabalarını övmesinin ardından gerçekleşiyor.

Trump, başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Örneğin Gazze'ye bakın. Bütün rehineleri geri aldığımız gerçeğine bakın... Şu anda Gazze'de büyük çaplı bir çatışma yok... Hamas silahlarını bırakmaya hazır" ifadelerini kullandı.

Trump'ın bu diplomatik açıklamalarına rağmen Heridi, İsrail'in tutumu nedeniyle ateşkes çabaları ve Gazze anlaşmasının siyasi açıdan donma ve tıkanma sürecine girmesini beklediğini söyledi. Heridi'ye göre Başbakan Binyamin Netanyahu, Trump'ı kızdırmamak amacıyla asgari düzeyde adımlar atmakla yetinirken planın sahada uygulanmasına yönelik olumlu herhangi bir girişimi engellemeye çalışıyor.

 Sisi ve Abbas'ın, Mayıs 2025'te Rusya'nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Mısır Cumhurbaşkanlığı).
Sisi ve Abbas'ın, Mayıs 2025'te Rusya'nın başkentinde düzenlenen “Zafer Günü” kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Mısır Cumhurbaşkanlığı).

Heridi, Gazze dosyası ile güvenlik ve siyasi düzenlemelerdeki gerçek tıkanıklığın İsrail parlamento seçimleri tamamlanana ve yeni hükümet kurulana kadar devam etmesini beklediğini ifade etti.

Rakab ise ateşkes sürecindeki tıkanıklığın, İsrail'in yükümlülüklerinden kaçınmasından kaynaklandığını kaydetti. Rakab, Hamas'ın Gazze anlaşmasına açık biçimde karşılık vermesine rağmen sürecin ilerlemediğini, Trump'ın açıklamalarının da bunun göstergesi olduğunu ifade ederek, artık sorumluluğun ABD yönetiminin üzerinde olduğunu söyledi.

Rakab ayrıca Washington'un ciddi çözümlere ulaşmak için İsrail üzerindeki baskısını, seçim sonuçlarını beklemek amacıyla ertelediğine ilişkin bir kanaatin oluştuğunu belirtti.

Rakab'a göre Sisi ile Abbas'ın görüşmesi, 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerinin ardından ortaya çıkacak tabloyu ve seçim sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik istişareleri ele alma çabası niteliği taşıyor.