Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde bir avukat ile annesi ve kız kardeşinin evlerinde öldürülmesiyle sonuçlanan cinayetin nedeni ve failleri üzerindeki belirsizlik sürüyor. Cinayet, Dürzi toplumunun önde gelen isimlerinden Şeyh Akıl Hikmet el-Hicri'nin ve kendisine bağlı olduğu belirtilen "Ulusal Muhafızlar"ın kontrolündeki bölgelerden birinde meydana geldi.
Vilayetteki resmi kaynaklar, cinayetin daha önce "terörist Raci Fahlut çetesi" olarak bilinen yapı içerisinde yer alan bazı kişiler ve gruplarla bağlantılı olabileceği yönünde şüpheler bulunduğunu bildirdi. Kentteki yerel kaynaklar ise avukatın "maddi durumu iyi olan, ancak siyasi faaliyet yürütmeyen" biri olduğunu belirtti. Bazı kaynaklar da avukatın "Hicri ile aynı çizgide olmadığını" ifade etti.
Süveyda'daki Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu kente ilişkin haber yapan yerel haber platformları, pazartesi günü Avukat Zahir Mahmud Sabit, kız kardeşi Lina Mahmud Sabit ve anneleri Rıza Ebu Şibli'nin cesetlerinin Süveyda kentinde İtfaiye Mahallesi'ndeki evlerinde bulunduğunu bildirdi.
Yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde, "cesetlerin daire içerisinde bulunduğu ve kesici aletlerle öldürüldüklerine dair izler taşıdığı" belirtildi. Bazı anlatımlarda ise kurbanların işkence gördüğüne ve boğazlarının kesildiğine ilişkin izlerden söz edildi. Cinayetin nedeni ve faillerinin ise henüz belirlenemediği kaydedildi.

"Raci Fahlut çetesi" şüphesi
Cinayet, Hicri ve "Ulusal Muhafızlar"ın nüfuzundaki bölgelerde hüküm süren güvenlik sorunları ve kaos ortamında işlendi. Söz konusu yapıların, Temmuz 2025'te Dürziler ile bölgede yaşayan aşiretler arasında çıkan ve hükümet güçlerinin de müdahil olduğu çatışmaların ardından bölgedeki kontrolü ele aldığı belirtiliyor. Çatışmalar geniş çaplı şiddet olaylarına yol açmıştı.
Süveyda Valiliğine bağlı "Süveyda Medya Müdürlüğü" de yaptığı açıklamada, avukat, annesi ve kız kardeşinin hayatını kaybettiği "vahşi cinayeti" ve ardından sivillere yönelik gerçekleştirilen başka bir öldürme olayını en sert ifadelerle kınadı.
Müdürlük, ilk bulgulara göre kurbanların cesetlerinde işkence ve kesici aletlerle kötü muamele izleri bulunduğunu belirterek, olayın insani ve hukuki değerlere yönelik açık bir ihlal teşkil ettiğini ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiğini bildirdi.
Açıklamada, "Raci Fahlut'un çetesi olarak bilinen yapı içerisinde daha önce yer alan bazı kişiler ve gruplara ilişkin şüpheler bulunduğu" ifade edildi.
Ayrıca öldürülen avukatın 2021 yılında Süveyda'daki çeteler tarafından kaçırıldığı ve serbest bırakılması için fidye ödendiği ifade edildi. Açıklamada, avukatın yakın çevresinden çok sayıda kişinin tanıklığına göre iyi bir itibara sahip olduğu ve başkalarına yardım ettiği belirtildi.
Raci Fahlut kimdi?
Raci Fahlut, Suriye savaşı yıllarında "Fecr Güçleri Hareketi" olarak bilinen yapıyı kurmuştu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yapı, önceki rejim döneminde Süveyda ve güney Suriye'de Askeri İstihbarat teşkilatına bağlı en önemli gruplardan biri olarak biliniyordu.
Süveyda halkı, grubu Beşşar Esed rejimi ve İran destekli milisler adına cinayet, kaçırma ve uyuşturucu ticareti yapmakla suçluyordu. "Onur Adamları Hareketi" ile diğer bazı yerel gruplar, 2022 yılının ortalarında grubun merkezlerini ele geçirerek çok sayıda silahlı unsurunu etkisiz hale getirmişti. Fahlut'un akıbeti ise bilinmiyor.
Süveyda'da güvenlik tartışması
"Süveyda Medya Müdürlüğü" açıklamasında, vilayette suç, ihlal ve şiddet olaylarının artmasına da dikkat çekildi.

Açıklamada, özellikle "hukuk dışı grupların" kontrolündeki bölgelerde yaşanan güvenlik boşluğunun sivillere yönelik baskıyı artırdığı, silah tehdidi altında ifade, düşünce, çalışma v e seyahat özgürlüklerinin kısıtlandığı belirtildi.
Müdürlük, bu durumun yalnızca adli vakalar ve güvenlik tehditleriyle sınırlı kalmadığını, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin de zayıflatılmasına yol açtığını ifade etti.
Açıklamada ayrıca sivillerin korunması ve insan onurunun güvence altına alınması için toplumsal ve hukuki çabaların birleştirilmesi, hukukun uygulanmasının yeniden tesis edilmesi ve vatandaşlarının haklarını güvence altına alan devlet kurumlarının yeniden devreye girmesi çağrısı yapıldı.

