Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında bugün gerçekleştirilmesi beklenen yeni zirvede, Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının çıkmaza girdiği bir dönemde Filistin meselesine ilişkin çeşitli dosyaların ele alınması bekleniyor. Ateşkes, geçen ekim ayında yürürlüğe girmişti.
Şarku'l Avsat'a konuşan uzmanlar, zirvenin, gelecek ekimde yapılması beklenen İsrail seçimlerinin ardından Gazze'nin geleceği ve ateşkes anlaşmasının akıbetini ele alma çabalarının bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Uzmanlar, Mısır'ın Ramallah yönetimiyle birlikte uzlaşı dosyasını ilerletmeye ve seçimlerin ardından ateşkes anlaşmasına yeni bir ivme kazandıracak zemini hazırlamaya çalışmasını bekliyor.
Filistin resmi haber ajansına göre Abbas, dün akşam Kahire'ye ulaştı.
Mısır Cumhurbaşkanlığından dün akşam yapılan açıklamada, Sisi'nin bugün Abbas'ı kabul edeceği bildirildi. Görüşmenin, "başta Filistin meselesi olmak üzere ortak ilgi alanına giren çeşitli konularda Mısır'la yürütülen istişareler" çerçevesinde gerçekleştirileceği belirtildi. Açıklamada, iki liderin ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele alacağı kaydedildi.
Filistin'in Mısır Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Büyükelçi Naci en-Naci, zirvenin gündeminde "Mısır ve diğer ortakların Filistin halkının korunması ve insani yardım ulaştırılması için yürüttüğü yoğun çabaların başarıya ulaştırılması, Filistin halkına karşı devam eden savaşta yıkılanların yeniden inşası, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalini sona erdirmek ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini hayata geçirmek için bütün imkanların seferber edilmesi" konularının bulunduğunu belirtti.
Mısır Dışişleri Eski Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, Filistin Devlet Başkanı'nın Kahire ziyaretinin, Filistin meselesinin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Heridi, ziyaretin Mısır'ın Filistin saflarını birleştirmeye yönelik devam eden çabaları ve işgal altında bulunan topraklardaki gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alınması bakımından önem taşıdığını ifade etti.

Heridi'ye göre görüşmelerde Filistin Devlet Başkanı'nın önümüzdeki dönemin nasıl yönetileceğine ilişkin görüşünün dinlenmesi, ekimde yapılması beklenen İsrail ve Filistin seçimlerinin ardından ortaya çıkabilecek gelişme ve zorluklara karşı iç cephenin hazırlanması, Gazze Şeridi'nin yönetimi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi ile Gazze'yi yönetmekle görevlendirilen ulusal komitenin rolünün belirlenmesi hedefleniyor.
Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları öncesinde gerçekleştirilecek zirvenin, Filistin meselesinin geleceğinin yanı sıra uzlaşı, seçimler ve Gazze anlaşmasına ilişkin düzenlemelerin ele alınması açısından önemli olduğunu belirtti.
Gazze ateşkesinde siyasi tıkanıklık
Anlaşma sürecinde mevcut olan siyasi tıkanıklık sürerken zirve, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in geçen yıl Gazze'de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmaya ulaşılmasındaki çabalarını övmesinin ardından gerçekleşiyor.
Trump, başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Örneğin Gazze'ye bakın. Bütün rehineleri geri aldığımız gerçeğine bakın... Şu anda Gazze'de büyük çaplı bir çatışma yok... Hamas silahlarını bırakmaya hazır" ifadelerini kullandı.
Trump'ın bu diplomatik açıklamalarına rağmen Heridi, İsrail'in tutumu nedeniyle ateşkes çabaları ve Gazze anlaşmasının siyasi açıdan donma ve tıkanma sürecine girmesini beklediğini söyledi. Heridi'ye göre Başbakan Binyamin Netanyahu, Trump'ı kızdırmamak amacıyla asgari düzeyde adımlar atmakla yetinirken planın sahada uygulanmasına yönelik olumlu herhangi bir girişimi engellemeye çalışıyor.

Heridi, Gazze dosyası ile güvenlik ve siyasi düzenlemelerdeki gerçek tıkanıklığın İsrail parlamento seçimleri tamamlanana ve yeni hükümet kurulana kadar devam etmesini beklediğini ifade etti.
Rakab ise ateşkes sürecindeki tıkanıklığın, İsrail'in yükümlülüklerinden kaçınmasından kaynaklandığını kaydetti. Rakab, Hamas'ın Gazze anlaşmasına açık biçimde karşılık vermesine rağmen sürecin ilerlemediğini, Trump'ın açıklamalarının da bunun göstergesi olduğunu ifade ederek, artık sorumluluğun ABD yönetiminin üzerinde olduğunu söyledi.
Rakab ayrıca Washington'un ciddi çözümlere ulaşmak için İsrail üzerindeki baskısını, seçim sonuçlarını beklemek amacıyla ertelediğine ilişkin bir kanaatin oluştuğunu belirtti.
Rakab'a göre Sisi ile Abbas'ın görüşmesi, 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerinin ardından ortaya çıkacak tabloyu ve seçim sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik istişareleri ele alma çabası niteliği taşıyor.

