Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Mısır ziyaretinin sonuçlarını nasıl yorumlamalıyız?

Gözlemciler: Bu ziyaret, iki ülkenin ulusal güvenliğinin birbirine bağlı olduğunu, stratejik çıkarlarının birbiriyle iç içe geçtiğini, ikili ilişkilerin sağlamlığını ve ortak kader birliğini vurguluyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Kahire Havalimanı’na varışında karşıladı. (Reuters)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Kahire Havalimanı’na varışında karşıladı. (Reuters)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Mısır ziyaretinin sonuçlarını nasıl yorumlamalıyız?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Kahire Havalimanı’na varışında karşıladı. (Reuters)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Kahire Havalimanı’na varışında karşıladı. (Reuters)

Ahmed Abdulhakim

Independent Arabia’ya konuşan Mısırlı gözlemci ve analistler, Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın derinliğini ve bölgesel gelişmelere ilişkin tutumların uyumunu ortaya koyan bu ziyaretin, artan bölgesel gerilim ile tehditler ortamında ve her iki ülkenin Hürmüz ve Babu’l Mendeb boğazları ile Kızıldeniz’deki seyir güvenliğine verdiği önem ışığında ‘olağanüstü bir öneme’ sahip olduğu konusunda görüş birliğine vardı.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Kahire’de kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki lider, Suudi Arabistan-Mısır ilişkilerini ve bunları geliştirme yollarının yanı sıra bölgedeki son gelişmeleri, Ortadoğu’nun güvenlik ve istikrarına ilişkin konuları ve bunların başında gelen deniz seyir güvenliği ile özgürlüğünü ve bu husustaki koordinasyon çalışmalarını ele aldı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise görüşmelerde Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerinin Arap dünyasında en üst düzeyde olması gerektiği hususunda mutabakata varıldığı ifade edildi. Açıklamada, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin güvenliğinin Mısır ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken; Suudi Arabistan’ın egemenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü veya uluslararası deniz hatlarındaki seyir özgürlüğünü hedef alan her türlü saldırı ve tehdidin Mısır tarafından tamamen reddedildiği ve kınandığı belirtildi.

İlişki stratejisinin teyidi

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın Arap İşlerinden Sorumlu Eski Bakan Yardımcısı Yaser Osman, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin ziyaretini ve Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmeyi, zamanlaması ve taşıdığı anlamlar bakımından ‘bölgenin son dönemde tanıklık ettiği en önemli etkinliklerden biri’ olarak değerlendirdi. Independent Arabia’ya konuşan Osman, ziyaretin iki kardeş ülkenin liderleri arasındaki sıradan ve rutin temaslar kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Bu ziyaret, son derece kritik bir zaman diliminde; bölgenin, bölgesel güvenliği, istikrarı ve deniz seyir özgürlüğünü tehdit eden tehlikeli ve hızlı gelişmelerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde gerçekleşmiştir. Bu durum, söz konusu sınamalara karşı acil istişareyi ve ortak iş birliğini zorunlu kılmaktadır” dedi.

Ziyaret koşullarının iki ülkenin ulusal güvenliğinin ne denli birbiriyle bağlantılı olduğunu, stratejik çıkarlarının kenetlendiğini, ikili ilişkilerin gücünü, ortak kader birliğini ve bölge sorunlarına yönelik görüş yakınlığını gösterdiğini belirten Osman, bu çerçevede Mısır’ın, Suudi Arabistan’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan her türlü tehdit karşısında Riyad ile tam bir dayanışma içinde olduğu yönündeki temel yaklaşımını vurgulamaya özen gösterdiğini ifade etti.

Osman, ziyaretin iki ülkenin bölgesel krizlere yönelik tutumlarında tam bir görüş birliğinin varlığını ortaya koyduğunu kaydetti. Bu uyumun boğazlardaki seyir özgürlüğü, Filistin davası ve Sudan krizi gibi bölgeyi ilgilendiren tüm dosyalarda geçerli olduğunu belirten Osman, ziyaretin ana mesajının ‘iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin sarsılmazlığını ve bölgenin karşı karşıya olduğu sınamalarla mücadeledeki ortak iradeyi teyit etmek’ olduğunu vurguladı.

rgrtgt
Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi arasındaki görüşmede, mevcut koşullarda iki ülke arasındaki dayanışma ve koordinasyonun önemi vurgulandı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre iki lider arasındaki görüşmelerde bölgesel gelişmeler ve mevcut sınamalar ele alındı. Sisi, Mısır’ın mevcut bölgesel koşullar karşısında Suudi Arabistan ile tüm Arap ülkelerine yönelik sarsılmaz desteğini yineledi. Bu çerçevede iki ülke arasındaki koordinasyon ve temasların artırılması gerektiği vurgulandı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise Mısır’ın bölgesel istikrar ve barış çabalarına verdiği desteği takdirle karşıladığını belirterek, son jeopolitik sınamalar karşısında Mısır’ın Suudi Arabistan’a gösterdiği dayanışma ve desteği övgüyle karşıladı. Görüşmede ayrıca, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Hürmüz ile Babu’l Mendeb boğazları ve Kızıldeniz’de deniz seyir güvenliğini ve özgürlüğünü sağlama konusundaki kararlılığı teyit edildi. Sisi, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve istikrarını korumak için aldığı tedbirleri desteklediklerini, aynı zamanda Yemen krizine kapsamlı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm bulunmasını desteklediklerini vurguladı.

İş birliği ve koordinasyon ‘acil bir gereklilik’

Arap Araştırma ve Etütler Merkezi Direktörü Hani Süleyman, Kahire ve Riyad arasındaki ‘koordinasyon ve iş birliğini güçlendirmenin’ artık bir lüks değil, bölgenin karşı karşıya kaldığı güvenlik sınamaları ve gelişmelerle mücadelede ‘acil bir zorunluluk’ olduğunu ifade etti. Süleyman, Suudi Arabistan ve Mısır’ın üstlendiği rol ile sahip oldukları farklı kapasitelerin, yalnızca kendi çıkarlarını korumak açısından değil, bölge ülkelerinin karşılaştığı siyasi ve güvenlik sınamalarıyla mücadele etmek açısından da hayati ve stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

İki ülkenin çabalarını birleştirmesi ve aralarındaki koordinasyonu en üst düzeye çıkarması sayesinde ‘uzun süredir devam eden krizlere yönelik ortak yaklaşımlar ve çözümler geliştirebilecek kapasitede’ olduğunu belirten Süleyman, bu durumun birçok uluslararası aktöre de net ve doğrudan mesajlar taşıdığını kaydetti. Süleyman, bu mesajın iki ülkenin her türlü sınamayla Arap dünyasının yaklaşımları doğrultusunda ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ile güvenliğini koruyacak şekilde mücadele etme kararlılığı olduğunu ifade etti.

Süleyman, her iki ülkenin de bölge meselelerinde akılcı ve dengeli bir dış politika izlediğini, koordinasyonun artırılmasıyla önümüzdeki dönemde olumlu sonuçlar elde edileceğini dile getirdi. Ziyaretin çıktılarına da değinen Süleyman, bu sonuçların yakın gelecekte ortak ilgi alanına giren tüm dosyalarda somut gelişmeler olarak sahaya yansıyacağını belirtti.

trht5rhb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Mısır ziyareti bir gün sürdü; Sisi ile yaptığı görüşmelerde ikili ilişkiler ve bu ilişkilerin geliştirilme yolları ile bölgedeki gelişmeler ele alındı. (Reuters)

Benzer şekilde, Mısır Dışişleri Bakanlığı Eski Bakan Yardımcısı Seyyid Kasım el-Mısri, ‘Suudi Arabistan ve Mısır arasındaki iş birliği ve koordinasyonun derinleştirilmesinin, muhtelif güvenlik ve siyasi sınamalarla mücadelede her zaman büyük önem taşıdığını’ ifade etti. Tarihi, coğrafi, ekonomik ve güvenlik bağlarıyla örülü iki ülke ilişkilerinin konjonktürel bir krize veya geçici bir sınamaya bağlı olmadığını belirten el-Mısri, bu bağları güçlendirmenin Arap coğrafyasının güvenliğini ve istikrarını korumak için elzem olduğunu vurguladı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin köklü ve her düzeyde derin olduğunu dile getiren el-Mısri, her iki tarafın da Arap çıkarlarını korumaya katkı sağlayacak kapasiteye sahip olduğunu kaydetti. Son yıllarda Arap ortak hareket mekanizmalarında yaşanan aksaklıklara rağmen ‘Mısır-Suudi Arabistan ekseninin bölgedeki istikrar ve güvenliğin ana sütunu olmayı sürdürdüğünü’ belirten el-Mısri, bu eksenin güçlendirilmesinin her iki ülke için de zorunlu hale geldiğini ifade etti. Son bölgesel gelişmelerin ve tehditlerin iki ülkenin çıkarlarının ortak olduğunu gösterdiğini vurgulayan el-Mısri, birine yönelik tehdidin diğerinin de güvenlik ve istikrarını doğrudan etkilediğini belirtti.

Aynı doğrultuda değerlendirmelerde bulunan Arap Birliği Eski Genel Sekreteri Amr Musa da Mısır-Suudi Arabistan yakınlaşması ve koordinasyonunun artık bir tercih değil, bölgedeki durumun hassasiyetinin dayattığı bir zorunluluk olduğunu ifade etti. X platformu üzerinden yaptığı açıklamada Musa; Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik tekrarlanan saldırıların yanı sıra Lübnan, Suriye, Batı Şeria, Gazze ve Kudüs’teki saldırılar ile Kızıldeniz ve bölgesel sulardaki seyir güvenliğine dönük tırmanan tehditlerin net ve etkili bir Arap tutumunu zorunlu kıldığını vurguladı.

Musa, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Arap sisteminin iki temel sütunu olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki yakınlaşma ve sıkı koordinasyonun, Arap güvenliğini ve çıkarlarını koruyacak, ayrıca Arapların kendi bölgelerinin geleceğini belirleme yetisini yeniden kazandıracak kapsamlı bir siyasi hareketi başlatmak için şart olduğunu kaydetti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan ziyaretin ardından yapılan açıklamada, iki liderin görüşmede ‘mevcut koşulların iki ülke arasında daha fazla dayanışma ve koordinasyonu gerektirdiğini, her iki ülkenin çıkar ve hedeflerinin örtüştüğünü ve aralarında tam bir anlayış birliği bulunduğunu’ vurguladıkları belirtildi. Açıklamada, Veliaht Prens’in ziyaretinin Mısır ile Suudi Arabistan ve tüm Körfez ülkeleri arasındaki tam dayanışma ve kardeşliği teyit ettiği ifade edilerek; Sisi ve Selman’ın, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin güvenliğinin Mısır ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu yineledikleri kaydedildi. Mısır’ın, Suudi Arabistan’ın egemenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü veya uluslararası deniz hatlarındaki seyir özgürlüğünü hedef alan her türlü saldırı ve tehdidi tam bir kararlılıkla reddettiği ve kınadığı vurgulandı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı’na göre görüşmede, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Filistin davasına ilişkin tutumlarının tam olarak örtüştüğü teyit edilerek, iki devletli çözüm ile uluslararası meşruiyet kararlarına dayanan adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması gerektiği belirtildi. İki lider, ABD Başkanı’nın barış planının ikinci aşamasının gerekliliklerinin ve 2803 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararının uygulanması, Gazze Şeridi’ne yeterli miktarda insani yardımın ulaştırılması ile Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail ihlallerinin durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

Sudan krizine ilişkin olarak ise iki lider, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Sudan’ın güvenliğine, istikrarına ve ulusal kurumlarının bütünlüğüne verdiği desteğin sürdüğünü teyit etti. Sudan ordusunun herhangi bir milis gücü veya yasa dışı paralel yapıyla bir tutulmasının reddedildiği görüşmede, Sudan’ın birliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdidin Mısır, Suudi Arabistan ve tüm bölge ülkelerinin kolektif güvenliği için bir risk oluşturduğu vurgulandı.



Halid bin Selman, ABD, Fransa ve Yunanistan ile savunma iş birliğini ele aldı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Halid bin Selman, ABD, Fransa ve Yunanistan ile savunma iş birliğini ele aldı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri, başta gerilimi düşürme ve bölgedeki tansiyonu kontrol altına alma çabaları olmak üzere çeşitli konuları görüştü.

Prens Halid bin Selman, dün Hegseth ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki savunma alanındaki stratejik iş birliğinin geleceğini ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre  görüşmede ayrıca Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının devam etmesi konusu da gündeme geldi.

Öte yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Catherine Vautrin ile de bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu gelişmeler karşısında yürütülecek koordineli çalışmaları görüştü. Görüşmede, bölge ve dünya genelinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi konusu ele alındı.

Prens Halid bin Selman ile Bakan Vautrin, telefon görüşmesinde Suudi Arabistan ile Fransa arasında savunma alanındaki stratejik ilişkileri ve bu ilişkileri geliştirme yollarını da değerlendirdi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ise iki ülke arasında savunma alanında mevcut ve gelecekteki iş birliği kanallarının geliştirilmesi ve sürdürülmesi yollarını ele aldı.

Prens Halid bin Selman ve Bakan Dendias, bölgede yaşanan gelişmeler ışığında bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak çabaları da görüştü.


Suudi Arabistan ve Ürdün’den iş birliğini geliştirme kararlılığı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Ürdün’den iş birliğini geliştirme kararlılığı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah, iki ülke ve halkları arasındaki tarihî ilişkileri ele alarak, bütün alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi konusunda kararlılıklarını vurguladı.

Görüşme, Muhammed bin Selman'ın Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etmesiyle gerçekleşti.

Görüşmede Ürdün Veliaht Prensi, ülkesinin Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik terör saldırılarını kınadığını ifade etti.

Hüseyin bin Abdullah, Ürdün'ün Suudi Arabistan'ın güvenliğini, vatandaşlarının ve ülkede ikamet edenlerin can güvenliğini tehdit eden her türlü girişim karşısında Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu belirtti. Ayrıca ülkenin kazanımlarını ve imkânlarını korumak amacıyla aldığı bütün önlemleri desteklediklerini vurguladı.

xcv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah'ı dün Riyad'da kabul etti (SPA)

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi Halid el-İsa katıldı.

Ürdün heyetinde ise Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Eymen es-Safedi, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Mecdi el-Harasis yer aldı.


Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) engellenerek imha edildiğini duyurdu. Gelişme, Husilerin bir gün önce Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı balistik füze ile Riyad bölgesine gönderdiği iki İHA'nın engellenerek imha edilmesinin ardından yaşandı.

Avrupa Birliği (AB) ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerini sert bir dille kınadı. Saldırıları "iğrenç eylemler" olarak nitelendiren AB, Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılan açıklamada, İran da dahil olmak üzere tüm taraflara, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) çok sayıda kararını ihlal eden Husilere yönelik her türlü askeri desteği durdurma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, uluslararası hukuk çerçevesinde Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda deniz güvenliğinin ve seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekildi. Sivil ve ticari gemileri hedef alan, bölgesel güvenliği ve uluslararası ticareti tehdit eden saldırı ve tehditler kınandı.