Mücteba Hamaney’den lider seçilmesinden sonra ilk kez Yargı Erki Başkanı ile görüştü

Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
TT

Mücteba Hamaney’den lider seçilmesinden sonra ilk kez Yargı Erki Başkanı ile görüştü

Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)

İran Yargı Erki dün yaptığı açıklamada, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei’nin İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney ile görüştüğünü duyurdu. Görüşmede yolsuzlukla mücadele, kamu haklarının korunması ve savaşın yol açtığı zararların tazmini konuları ele alındı. Bu açıklama, Hamaney ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasında benzer bir görüşme gerçekleştirildiğinin duyurulmasından üç gün sonra yapıldı.

Yargı Erki’nin medya platformu Mizan’ın aktardığına göre görüşmede, “kamu haklarının korunması, yolsuzlukla etkin mücadele ve bu konudaki engeller” ele alındı. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre görüşmede “Amerikalı ve Siyonist suçluların işlediği suçlardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini” konusu da ele alındı.

Mizan, daha önce dini lider ile diğer yetkililer arasında gerçekleştirildiği açıklanan görüşmelerde olduğu gibi, toplantının tarihini ve yerini belirtmedi.

Dini liderin resmî internet sitesi, çarşamba günü Hamaney ile Kalibaf’ın bir araya geldiğini duyurmuştu. Açıklamada, ikilinin “Amerikan-Siyonist düşmanın askerî, ekonomik ve algı savaşındaki son gelişmeleri” ele aldığı ve “ülkenin güç unsurlarının pekiştirilmesi” gerektiğini vurguladığı belirtilmişti.

Açıklamaya göre görüşmede ayrıca milletvekillerinin “toplumsal uyumun ve ulusal birliğin korunmasındaki” rolü, hükümet ile Meclis’in ekonomik ve geçim sıkıntılarına yönelik çözüm arayışlarında iş birliği yapması ve İran’ın “stratejik ortaklarıyla ilgili konularda ilerleme kaydedilmesi” de gündeme geldi. Kalibaf, savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana milletvekillerinin faaliyetleri ile Meclis’in mevcut ve gelecekteki planları hakkında bilgi verdi. Açıklamada, görüşme sonucunda alınan somut kararlara ise yer verilmedi.

Kamuoyu önüne çıkmaması sürüyor

Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik ilk ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından, 8 Mart’ta dini lider seçilmesinden beri kamuoyu önüne çıkmadı.

O tarihten bu yana kendisine ait güncel bir fotoğraf, doğrulanmış bir ses kaydı veya görüntü yayımlanmadı. Kamuoyundaki varlığı, adına yayımlanan yazılı açıklamalar ve mesajlarla sınırlı kaldı. Bu mesajların bazıları, kendisinin el yazısıyla yazıldığı belirtilen metinlerden oluşurken, diğerleri yetkililerle kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin duyurulardan ibaret oldu.

Bu hafta Kalibaf ve Muhsini Ejei ile yapılan görüşmeler duyurulmadan önce, aralarında Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahi’nin de bulunduğu sınırlı sayıda yetkili, Hamaney ile görüştüğünü açıklamıştı.

Pezeşkiyan, ağustos ayında dini liderle iletişim kurmanın “şu anda son derece zor” olduğunu söylemiş, ardından 10 Ağustos’ta Hamaney ile yedi saat süren bir toplantı gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Ancak bu görüşmelerin hiçbirine ilişkin fotoğraf veya görüntü yayımlanarak doğrulama yapılmadı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise temmuz ayında yaptığı açıklamada, göreve geldiğinden bu yana Hamaney ile yüz yüze görüşmediğini belirtti.

Mücteba Hamaney, babasının öldürüldüğü saldırıda yaralandı. İranlı sağlık yetkilileri yaralarının hafif olduğunu açıklarken, kendisine yakın üç kaynak nisan ayında Reuters’a verdiği bilgide, yüzünden ve bacaklarından ağır yaralandığını söyledi. Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin bu bilgiler bağımsız olarak doğrulanamadı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay yaptığı açıklamada Hamaney’in öldüğüne inanmadığını, ancak “çok ağır yaralandığını” düşündüğünü söyledi.

İranlı yetkililer ise dini liderin önemli kararlara katılmayı sürdürdüğünü, ancak günlük yönetim işlerine ilişkin geniş yetkileri üst düzey yetkililere devrettiğini belirtiyor.

İran yönetimi, Hamaney’in kamuoyu önündeki sınırlı varlığını güvenlik gerekçeleriyle açıklıyor. Tahran Belediyesine bağlı Hemşehri gazetesi, Hamaney’in ses kayıtlarının yayımlanmamasını, ses analiz teknolojilerinin konumunu veya fiziksel durumunu ortaya çıkarabileceği yönündeki endişelerle ilişkilendirdi. Ancak gazete bu iddiayı destekleyen herhangi bir kanıt sunmadı.



Trump’ın seçim stratejisinin merkezini Beyaz Evanjelikler oluşturuyor

Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
TT

Trump’ın seçim stratejisinin merkezini Beyaz Evanjelikler oluşturuyor

Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, ülke genelindeki dini grupların çoğunda desteği gerilemesine rağmen, Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin çok sayıda adayının kazanmasını sağlayabilecek güçlü bir destek tabanına sahip beyaz Evanjeliklere büyük umut bağlıyor. Trump, beyaz Evanjeliklerin desteğini Cumhuriyetçilerin seçim zaferinde belirleyici bir güç olarak görüyor.

Pew Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan yeni veriler, 28 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında 3 bin 917’si kayıtlı seçmen olmak üzere 5 bin 62 Amerikalı yetişkinin yanıtlarına dayanıyor. Verilere göre beyaz Evanjelikler, çoğunluğunun Trump’ın başkanlık performansını onayladığı tek dini grup olma özelliğini koruyor. Bu grupta Trump’ın performansını onaylayanların oranı yüzde 58, onaylamayanların oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Bununla birlikte destek oranı, 2025’in başında kaydedilen yüzde 78 seviyesine kıyasla belirgin biçimde geriledi.

xfvg
Güney Carolina’da bir kilisede seçmenlere yönelik rehber dağıtılıyor (Reuters)

Genel tabloda, kayıtlı seçmenlerin yüzde 44’ü kendi seçim bölgelerinde Temsilciler Meclisi için Demokrat adaylara, yüzde 36’sı ise Cumhuriyetçi adaylara oy vermeyi planlıyor. Aradaki fark, Demokratlara sekiz puanlık üstünlük tanıyan RealClearPolitics anketlerinin ortalamasına yakın. Ankette Trump’ın yetişkin nüfus genelindeki onay oranı yüzde 30’da kalırken, yüzde 68’lik kesim başkanın performansından memnun olmadığını belirtti. Bu sonuç, Associated Press ile NORC’un ortak anketinde ulaşılan oranlarla da örtüşüyor.

Destek tablosu dini aidiyete göre ayrışıyor

Veriler, seçmenlerin oy verme eğilimlerinin dini aidiyetlerine göre keskin biçimde farklılaştığını ortaya koyuyor. Beyaz Evanjeliklerin yüzde 73’ü Cumhuriyetçilere, yalnızca yüzde 12’si Demokratlara oy vermeyi planlıyor. Protestanların genelinde Cumhuriyetçilere destek yüzde 49, Demokratlara destek ise yüzde 32 düzeyinde. Beyaz ve Evanjelik olmayan Protestanlarda ise Cumhuriyetçilere destek yüzde 45, Demokratlara destek yüzde 37 olarak ölçülüyor.

Buna karşılık siyah Protestanların ezici çoğunluğu Demokratları destekliyor. Bu grupta Demokratlara oy vermeyi planlayanların oranı yüzde 74, Cumhuriyetçileri tercih edenlerin oranı ise yüzde 6. Katolikler arasında ise tablo daha dengeli: Yüzde 42 Demokratlara, yüzde 39 Cumhuriyetçilere oy vermeyi düşünüyor. Beyaz Katoliklerde Cumhuriyetçilere destek yüzde 50’ye karşı yüzde 32 ile öne çıkarken, Hispanik kökenli Katoliklerin yüzde 59’u Demokratları, yalnızca yüzde 19’u Cumhuriyetçileri destekliyor.

En belirgin ayrışmalardan biri de herhangi bir dine bağlı olmayan seçmenlerde görülüyor. Ateistlerin yüzde 81’i, agnostiklerin yüzde 75’i ve herhangi bir dine mensup olmayanların yüzde 61’i Demokratlara oy vermeyi planlıyor.

Başkan Trump’ın performansına yönelik onay oranı ise Protestanların genelinde yüzde 39, Katoliklerde yüzde 30 seviyesinde. Beyaz Katoliklerde de destek yüzde 39’a gerilemiş durumda. Bu oran, 2025’in başında yüzde 59 olarak ölçülmüştü. Siyah Protestanların yüzde 90’ı, Hispanik kökenli Katoliklerin ise yüzde 78’i Trump’ın performansını onaylamıyor.

ABD’de Evanjeliklerin ağırlığı

Bu verilerin önemi, söz konusu grupların Amerikan toplumundaki büyüklüklerinden kaynaklanıyor. Şarku’l Avsat’ın Pew Araştırma Merkezi’nin 2023-2024 yıllarında gerçekleştirdiği kapsamlı dini araştırmasından aktardığı verilere göre ABD’deki yetişkinlerin yüzde 62’si kendisini Hristiyan olarak tanımlıyor. Bunların yüzde 40’ı Protestan, yüzde 19’u Katolik, yüzde 3’ü ise diğer Hristiyan mezheplerine mensup.

Tüm ırksal gruplar dahil edildiğinde Evanjelik Protestanlar, yetişkin nüfusun yüzde 23’ünü oluşturuyor. Bu oran 2007’de yüzde 26 düzeyindeydi. Geleneksel Protestanların oranı ise aynı dönemde yüzde 18’den yüzde 11’e geriledi.

Din Araştırmaları Enstitüsü’nün geçen nisan ayında yayımladığı yıllık dini demografi araştırmasına göre beyaz Evanjelikler 2025’te Amerikan nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturuyordu. Beyaz ve Evanjelik olmayan Protestanların oranı da yüzde 13, beyaz Katoliklerin oranı ise yüzde 12 olarak kaydedildi.

Bununla birlikte beyaz Evanjelikler, nüfus içindeki oranlarının çok ötesinde bir seçim gücüne sahip. Bu grup, Trump’ı 2024’te Beyaz Saray’a taşıyan siyasi ittifakın yaklaşık üçte birini oluşturdu ve Trump’ın üç başkanlık kampanyasında da yüzde 80’den fazlası kendisine oy verdi.

cdvfg
Wisconsin’da Kongre ara seçimlerinde erken oy verme sürecinin ilk gününde Racine Belediye Binası’nda oy kullanan bir seçmen (DPA)

Reuters ve Ipsos’un anketleri de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Beyaz Evanjelikler arasında Trump’a destek, Ocak 2025’teki yüzde 77 seviyesinden bu ay yüzde 63’e geriledi. Ancak bu düşüş, genel seçmen kitlesinde kaydedilen gerilemeden daha sınırlı kaldı. Genel seçmenler arasında Trump’a destek aynı dönemde yüzde 47’den yüzde 31’e indi.

Bu bağlılık, Cumhuriyetçiler açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Sekizinci ayına giren İran savaşıyla ilgili ekonomik baskılar ve hoşnutsuzluk, skandallara ve art arda yürütülen soruşturmalara rağmen on yıl boyunca ayakta kalan bu siyasi ilişkiyi zayıflatabilecek mi?

Güney eyaletlerinden örnekler

Kongre ara seçimleri, özellikle ABD’nin güney eyaletlerindeki Evanjelikler açısından ayrı bir önem taşıyor. Bu eyaletlerde kiliselerde bir araya gelen cemaat üyeleri, sandıkta nasıl oy kullanacaklarına ilişkin işaretler arıyor. Rahipler ise ülkenin “hakikat kalesi” olarak gördükleri kilisenin öğretileri doğrultusunda, siyasete dini bir perspektiften yaklaşmaları için cemaatlerine çağrıda bulunuyor.

Cumhuriyetçi Darlene Graham’ın elinde bulunan bir Senato koltuğu için Demokrat Annie Andrews ile yaşanan beklenmedik rekabette, beyaz Evanjeliklerin Graham’a verdiği destek açık biçimde görülüyor.

Reuters’ın eyaletteki iki kilisede 15 kişiyle yaptığı görüşmelerde yalnızca iki kişi Andrews’a destek vermeyi düşündüğünü söyledi. Görüşülenlerin hiçbiri Trump’a desteğini geri çekme niyeti göstermedi. Katılımcıların çoğu enflasyondan eski Başkan Joe Biden yönetiminin politikalarını sorumlu tuttu.

bg
17 Ekim 2026’da Kentucky eyaletinin Highland Heights kentinde düzenlenen seçim mitinginde ABD Başkanı Donald Trump’ın konuşmasını dinleyen Cumhuriyetçiler (AFP)

Evanjeliklerin seçimlerdeki önemi Güney Carolina ile sınırlı değil. Bu grup, seçmenlerin önemli bir bölümünü oluşturduğu Iowa ve Kansas gibi eyaletlerdeki Senato yarışlarının sonucunu da belirleyebilir.

Kamu Dini Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Robert Jones, Evanjeliklerin Trump’a bağlılığını 2016’da yapılan “büyük bir anlaşma” ile açıklıyor. Buna göre çok sayıda Evanjelik, Trump’ın kürtajı kısıtlama, eşcinsel haklarını sınırlandırma ve katı göç politikaları uygulama taahhüdü karşılığında onun özel yaşamındaki davranışlarını görmezden geldi.


Netanyahu’dan İran’a seçim uyarısı: Bizi sınamayın

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
TT

Netanyahu’dan İran’a seçim uyarısı: Bizi sınamayın

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, salı günü yapılması planlanan İsrail parlamento seçimlerini engellemeye yönelik girişimlerde bulunmamaları konusunda bugün (Pazar) İran ve müttefiklerini uyardı.

Netanyahu, yayımladığı video mesajında, “İran’ın ve vekillerinin, seçimleri engellemek amacıyla saldırılar düzenleyerek bize meydan okumaya çalışabileceklerine ilişkin istihbarat göstergelerine sahibiz” dedi. İsrail ordusunun hem savunma hem de saldırı operasyonları düzenlemeye hazır olduğunu vurgulayan Netanyahu, “Bizi sınamayın. Beklentilerin ötesinde darbeler alırsınız” ifadelerini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırılar düzenleme tehditlerinin arttığı bir dönemde geldi. ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, Washington’ın “Epic Fury (Destansı Öfke) operasyonundan küçük çaplı bir operasyon daha gerçekleştirebileceğini” söylemişti. Trump’ın sözleri, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik ortak harekâtına işaret ediyordu.

İran ile ABD arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes, çatışmaların en şiddetli aşamasını sona erdirmişti. Ancak küresel enerji sevkiyatının başlıca güzergâhlarından biri olan stratejik Hürmüz Boğazı ve çevresinde zaman zaman karşılıklı ateş açılması dışında, son haftalarda askerî gerilimde belirgin bir sakinleşme yaşandı.


Mücteba Hamaney’den lider seçilmesinden sonra ilk kez Yargı Erki Başkanı ile görüştü

Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
TT

Mücteba Hamaney’den lider seçilmesinden sonra ilk kez Yargı Erki Başkanı ile görüştü

Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)
Tahran’da düzenlenen kırkıncı gün anma töreni sırasında, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in fotoğrafını taşıyan İranlı bir kadın. (AP)

İran Yargı Erki dün yaptığı açıklamada, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei’nin İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney ile görüştüğünü duyurdu. Görüşmede yolsuzlukla mücadele, kamu haklarının korunması ve savaşın yol açtığı zararların tazmini konuları ele alındı. Bu açıklama, Hamaney ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasında benzer bir görüşme gerçekleştirildiğinin duyurulmasından üç gün sonra yapıldı.

Yargı Erki’nin medya platformu Mizan’ın aktardığına göre görüşmede, “kamu haklarının korunması, yolsuzlukla etkin mücadele ve bu konudaki engeller” ele alındı. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre görüşmede “Amerikalı ve Siyonist suçluların işlediği suçlardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini” konusu da ele alındı.

Mizan, daha önce dini lider ile diğer yetkililer arasında gerçekleştirildiği açıklanan görüşmelerde olduğu gibi, toplantının tarihini ve yerini belirtmedi.

Dini liderin resmî internet sitesi, çarşamba günü Hamaney ile Kalibaf’ın bir araya geldiğini duyurmuştu. Açıklamada, ikilinin “Amerikan-Siyonist düşmanın askerî, ekonomik ve algı savaşındaki son gelişmeleri” ele aldığı ve “ülkenin güç unsurlarının pekiştirilmesi” gerektiğini vurguladığı belirtilmişti.

Açıklamaya göre görüşmede ayrıca milletvekillerinin “toplumsal uyumun ve ulusal birliğin korunmasındaki” rolü, hükümet ile Meclis’in ekonomik ve geçim sıkıntılarına yönelik çözüm arayışlarında iş birliği yapması ve İran’ın “stratejik ortaklarıyla ilgili konularda ilerleme kaydedilmesi” de gündeme geldi. Kalibaf, savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana milletvekillerinin faaliyetleri ile Meclis’in mevcut ve gelecekteki planları hakkında bilgi verdi. Açıklamada, görüşme sonucunda alınan somut kararlara ise yer verilmedi.

Kamuoyu önüne çıkmaması sürüyor

Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik ilk ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından, 8 Mart’ta dini lider seçilmesinden beri kamuoyu önüne çıkmadı.

O tarihten bu yana kendisine ait güncel bir fotoğraf, doğrulanmış bir ses kaydı veya görüntü yayımlanmadı. Kamuoyundaki varlığı, adına yayımlanan yazılı açıklamalar ve mesajlarla sınırlı kaldı. Bu mesajların bazıları, kendisinin el yazısıyla yazıldığı belirtilen metinlerden oluşurken, diğerleri yetkililerle kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin duyurulardan ibaret oldu.

Bu hafta Kalibaf ve Muhsini Ejei ile yapılan görüşmeler duyurulmadan önce, aralarında Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahi’nin de bulunduğu sınırlı sayıda yetkili, Hamaney ile görüştüğünü açıklamıştı.

Pezeşkiyan, ağustos ayında dini liderle iletişim kurmanın “şu anda son derece zor” olduğunu söylemiş, ardından 10 Ağustos’ta Hamaney ile yedi saat süren bir toplantı gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Ancak bu görüşmelerin hiçbirine ilişkin fotoğraf veya görüntü yayımlanarak doğrulama yapılmadı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise temmuz ayında yaptığı açıklamada, göreve geldiğinden bu yana Hamaney ile yüz yüze görüşmediğini belirtti.

Mücteba Hamaney, babasının öldürüldüğü saldırıda yaralandı. İranlı sağlık yetkilileri yaralarının hafif olduğunu açıklarken, kendisine yakın üç kaynak nisan ayında Reuters’a verdiği bilgide, yüzünden ve bacaklarından ağır yaralandığını söyledi. Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin bu bilgiler bağımsız olarak doğrulanamadı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay yaptığı açıklamada Hamaney’in öldüğüne inanmadığını, ancak “çok ağır yaralandığını” düşündüğünü söyledi.

İranlı yetkililer ise dini liderin önemli kararlara katılmayı sürdürdüğünü, ancak günlük yönetim işlerine ilişkin geniş yetkileri üst düzey yetkililere devrettiğini belirtiyor.

İran yönetimi, Hamaney’in kamuoyu önündeki sınırlı varlığını güvenlik gerekçeleriyle açıklıyor. Tahran Belediyesine bağlı Hemşehri gazetesi, Hamaney’in ses kayıtlarının yayımlanmamasını, ses analiz teknolojilerinin konumunu veya fiziksel durumunu ortaya çıkarabileceği yönündeki endişelerle ilişkilendirdi. Ancak gazete bu iddiayı destekleyen herhangi bir kanıt sunmadı.