Netanyahu koltuğuna sıkı sıkıya tutunuyor… Eisenkot ise beklentilerin aksine geriliyor

Oyların yüzde 85’inden fazlasının sayılmasının ardından

Kudüs’te çarşamba günü, Netanyahu ve Trump’ın yer aldığı yırtılmış bir reklam afişinin önünden çocuğuyla birlikte geçen Arap kadın (AP)
Kudüs’te çarşamba günü, Netanyahu ve Trump’ın yer aldığı yırtılmış bir reklam afişinin önünden çocuğuyla birlikte geçen Arap kadın (AP)
TT

Netanyahu koltuğuna sıkı sıkıya tutunuyor… Eisenkot ise beklentilerin aksine geriliyor

Kudüs’te çarşamba günü, Netanyahu ve Trump’ın yer aldığı yırtılmış bir reklam afişinin önünden çocuğuyla birlikte geçen Arap kadın (AP)
Kudüs’te çarşamba günü, Netanyahu ve Trump’ın yer aldığı yırtılmış bir reklam afişinin önünden çocuğuyla birlikte geçen Arap kadın (AP)

İsrail Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, erken seçim tahminleri ve ilk sonuçların kendisine zafer müjdesi vermesiyle sevince kapılan tek isim değildi. Son üç yılda yapılan kamuoyu yoklamalarının büyük çoğunluğu, Eisenkot’un Başbakan Binyamin  Netanyahu’nun önünde olduğunu gösteriyordu. Uzmanlar da İsraillilerin, “dürüst ve ilkeli” bir başbakan arayışında oldukları için Netanyahu hükümetinden kurtulmak istedikleri konusunda hemfikirdi. Bu niteliklerin, “Yaşhar” (Doğru Yol) Partisi lideri Eisenkot’ta bulunduğu düşünülüyordu.

Ancak Eisenkot’un birçok müttefiki, değişim kampına liderlik etmesini kabul etmedi. Avigdor Lieberman, Naftali Bennett ve Yair Lapid, Eisenkot’un büyük bir orduyu yönetmeyi başarmış “yetkin bir general” olduğunu, ancak siyasi deneyimden yoksun bulunduğunu savundu. Hükümet yönetmenin ordu yönetmekten farklı olduğunu belirten bu isimler, Netanyahu’yla mücadele etmek ve onun siyasi kurnazlığına karşı koymak için başka bir aday üzerinde uzlaşilmasını önerdi.

Ancak değişim kampında iyimserlik yaratan ilk zafer ilanının üzerinden birkaç saat geçtikten sonra, beklentilerin tam tersi yönde ve şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. Eisenkot’un sevinci azalırken, Netanyahu yeniden toparlandı. Her yeni sandığın sayılmasıyla Eisenkot ve müttefiklerinin gücü gerilerken, Netanyahu’nun oy ve sandalye sayısı yükseldi.

Sosyal medya kullanıcıları, Eisenkot’un zafer konuşmasını yeniden dinleyerek onunla alay etmeye başladı. Eisenkot’un konuşmasını, Netanyahu’nun üç yılı aşkın süredir devam eden ancak kesin bir sonuca ve zafere ulaşmayan savaşta zafer kazandığını ilan ettiği konuşmalara benzettiler.

Eisenkot’un müttefiklerinin deneyimsizliğine ilişkin eleştirilerinin tamamen haklı olduğu ortaya çıktı. Eisenkot zafer ilan etmekte acele etmişti ve bunu yapmaması gerekiyordu. Benzer bir durum daha önce Şimon Peres’in başına da gelmişti. Peres, seçim gecesi zafer sarhoşluğuyla hareket ederken, sabah yenilgiyle karşılaşmıştı. O dönemde şu sözleriyle tanınmıştı: “Anketler parfüm gibidir; koklamanın keyfini çıkarabilirsiniz ama içemezsiniz.”

Binyamin Netanyahu’nun, Yahudi seçmenlerden beklenmedik ölçüde güçlü destek almasının ardından İsrail’de yeni hükümet kurulana kadar geçici hükümetin başbakanı olarak görevini sürdürmesi bekleniyor. Sağ blok parlamentoda çoğunluğu elde edememiş olsa da bu sonuç, Netanyahu’nun rakiplerinin onu iktidardan uzaklaştırma şansını büyük ölçüde azalttı.

Netanyahu, dün Kudüs’te Likud Partisi etkinliğinde destekçilerine el sallıyor (EPA).
Netanyahu, dün Kudüs’te Likud Partisi etkinliğinde destekçilerine el sallıyor (EPA).

Dün oyların yüzde 85’inden fazlasının sayılmasıyla birlikte, İsrail’in önde gelen televizyon kanalları, sağ, aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partilerden oluşan Netanyahu blokunun parlamentoda toplam 53 sandalye kazanmasının beklendiğini bildirdi. Bu sayı, Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun alması beklenen 48 sandalyenin oldukça üzerinde.

İsrail’deki Arapları temsil eden partilerin ise seçime yoğun katılımın ardından, daha önce hiç ulaşmadıkları 19 sandalyeyi kazanmaları bekleniyor.

Sayım devam ettiği için sonuçların değişmesi hâlâ mümkün.

Muhalefetin başarısızlıkları

Analistler ve uzmanlar, İsrail’deki kamuoyu yoklamalarını “başarısız, profesyonellikten uzak ve isabetsiz bir iş kolu” olarak nitelendiriyor. Anket yöntemlerinde ciddi sorunlar bulunduğunu, sonuçların kolaylıkla yanıltıcı hâle gelebildiğini savunan uzmanlar, anket şirketlerinin sayısının çok ancak güvenilirliklerinin düşük olduğunu belirterek sektörün yeniden değerlendirilmesi, hatta mesleğin baştan incelenmesi gerektiğini söylüyor.

Anket şirketlerinden birinin sahibi Mano Giba’ya bu eleştiriler sorulduğunda şu cevabi verdi:

“Herkes bizi eleştiriyor ve isabetsiz olduğumuzu söylüyor. Ancak herkes hizmetlerimizi talep ediyor. Bu nedenle çalışmaya devam ediyor, sayımızı ve kazancımızı artırıyoruz.”

Öte yandan muhalefet, iktidarı değiştirmek için önüne çıkan fırsatı değerlendiremedi.

İsrail kamuoyunun büyük bölümü sağ görüşlü olsa ve 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısının ardından daha da sertleşse de ilk sonuçlar, seçmenlerin çoğunun Netanyahu’nun iktidarda kalmasını istemediğine işaret ediyor. Nitekim Netanyahu blokunun 53 sandalye kazanacağı yönündeki tahmin, halen Knesset’teki 120 sandalyenin 68’ine sahip olan mevcut blokunun sandalye sayısının oldukça altında.

Buna rağmen muhalefet, Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırma görevinde çeşitli nedenlerle başarısız oldu.

İlk olarak, seçimlere yüzde 80 oranında katılım göstererek, Netanyahu hükümetinin düşmesini isteyen Arap vatandaşlarla iş birliği yapma fırsatını değerlendiremedi. Arap seçmenlerin yüksek katılımı, Eisenkot ve müttefiklerinin lehine işledi. Ancak bu isimler aylar boyunca her fırsatta Arap partilerinin desteğine dayanan bir hükümet kurmayacaklarını açıkladı.

Yaşhar Partisi lideri Gadi Eisenkot, dün erken saatlerde Tel Aviv’de destekçilerine hitap ediyor (AFP).
Yaşhar Partisi lideri Gadi Eisenkot, dün erken saatlerde Tel Aviv’de destekçilerine hitap ediyor (AFP).

İkinci olarak muhalefet, Netanyahu’ya karşı yarışabilecek en güçlü adaya güvenmek yerine onu zayıflattı. Eisenkot’a yönelik temel eleştirileri siyasi deneyimden yoksun olmasıydı. Siyasi deneyime sahip diğer liderler ise seçim mücadelesini bölünmüş güçlerle yürüttü.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Naftali Bennett, Yair Lapid, Avigdor Lieberman ve Yair Golan liderliğindeki dört parti, seçim kampanyasının başlamasından itibaren geçen 45 gün boyunca, seçim gününe üç hafta kala bile bir araya gelmedi.

Birbirlerine yönelik seçim kampanyalarını durdurma ve saha çalışmalarını koordine etme konusunda anlaşmış olmalarına rağmen kamuoyunun karşısına, birbirlerini gizlice hedef alan ve diğerlerinin güçlü olduğu bölgelerde faaliyet gösteren rakipler olarak çıktılar.

Netanyahu, Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich liderliğindeki aşırı sağın karşısında ortak bir strateji geliştirmeyi ve görev dağılımını akıllıca yapmayı başaramadılar.

Üçüncü olarak deneyimli muhalefet liderleri, seçim kampanyasının gündemini belirleme konusunda Netanyahu’nun peşinden sürüklendi. 7 Ekim saldırısının ardından yaşanan başarısızlıkları, savaşın kötü yönetilmesini, uluslararası toplumla ve daha geniş anlamda insanlıkla yaşanan sert çatışmayı öne çıkarmak yerine, Netanyahu’nun kendilerini savunma pozisyonuna çekmesine izin verdiler.

Netanyahu, rakiplerini Filistin devletinin kurulmasını desteklemekle suçladı. Muhalefet liderleri ise Filistin devletini desteklemediklerini söyleyerek, kendilerini savunmak zorunda kaldı. Üstelik Netanyahu, Filistin devletinin kurulmasına yönelik bir süreci de içeren ABD Başkanı Donald Trump’ın planını imzalamıştı.

Bu nedenlerle muhalefet, Netanyahu hükümetini devirmek için ortaya çıkan fırsatı gerektiği gibi değerlendiremedi.

Bundan sonraki adımlar

Şimdi yapılması gereken, gerçek sonuçların açıklanmasını beklemek. Seçim sonuçlarının sağlıklı biçimde analiz edilebilmesi için kesin verilerin ortaya çıkması gerekiyor. Bu veriler yalnızca normal sandıkların sayımının tamamlanmasıyla elde edilmeyecek; ordudaki askerlerin oylarının da sayılması beklenecek. Askerlerin kullandığı oyların sayısının 650 bin olduğu belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre askerler genellikle Arap partilerine veya ultra-Ortodoks Haredi partilerine oy vermiyor. Bu nedenle Arap partileriyle Haredi partilerinin açıklanan sandalye sayılarında bir miktar düşüş yaşanabilir.

Asıl mesele, bu oyların Siyonist partiler arasında nasıl dağılacağı ve genel sonuçları ne ölçüde etkileyeceği.

Netanyahu bloku ile muhalefet bloku eşit sayıda sandalyeye ulaşırsa, Netanyahu hükümeti kurmakla görevlendirilmeyi talep edecek. Ancak Arap partilerinin Netanyahu yerine Eisenkot’u desteklemesi beklendiğinden, Eisenkot’un hükümeti kurma şansı daha yüksek olabilir. Arap partilerinin desteğini alması durumunda Eisenkot’un destekçi sayısı 60 milletvekilini açık biçimde aşabilir.

Bununla birlikte temel mesele hem Netanyahu’nun hem de Eisenkot’un seçim öncesinde verdikleri bazı sözlerden ve savundukları kimi tutumlardan vazgeçmek zorunda kalacak olması. Aksi takdirde çözüm yeniden seçime gidilmesi olabilir.

Eisenkot, Netanyahu’yla birlikte hükümet kurmayacağına ve Arap partilerinin desteğine dayanan bir hükümet oluşturmayacağına söz vermişti. Şimdi bu iki taahhütten birinden vazgeçmek zorunda kalabilir.

Netanyahu ise Trump’la birlikte İran’a yönelik saldırıların hedeflerini tamamlamak için iktidarda kalacağını ve bir ulusal birlik hükümeti kurmaya çalışacağını vaat etmişti. Ancak bugün yeniden seçime gitmeyi tercih ediyor.

Bu noktada Netanyahu’nun önündeki seçeneklerden biri Trump’ın planına geri dönmek: Yolsuzluk suçlamasıyla yargılandığı davadan muaf tutulmasını içeren bir anlaşma karşılığında, ulusal birlik hükümeti kurulması ve Netanyahu’nun iki yıl daha başbakanlık yaparak ardından siyasetten çekilmesi.



Kuzey Kore, Wonsan bölgesinden 12 kısa menzilli balistik füze fırlattı

Kuzey Koreli askerler, Güney Kore ile batı sınırına yakın Kaepung’da, kıyı şeridinde düzenlenen tatbikat sırasında kundağı motorlu obüsle eğitim yapıyor (AP)
Kuzey Koreli askerler, Güney Kore ile batı sınırına yakın Kaepung’da, kıyı şeridinde düzenlenen tatbikat sırasında kundağı motorlu obüsle eğitim yapıyor (AP)
TT

Kuzey Kore, Wonsan bölgesinden 12 kısa menzilli balistik füze fırlattı

Kuzey Koreli askerler, Güney Kore ile batı sınırına yakın Kaepung’da, kıyı şeridinde düzenlenen tatbikat sırasında kundağı motorlu obüsle eğitim yapıyor (AP)
Kuzey Koreli askerler, Güney Kore ile batı sınırına yakın Kaepung’da, kıyı şeridinde düzenlenen tatbikat sırasında kundağı motorlu obüsle eğitim yapıyor (AP)

Güney Kore ordusu, Kuzey Kore’nin bugün Wonsan bölgesinden yaklaşık 12 kısa menzilli balistik füze fırlattığını açıkladı. Güney Kore haber ajansı Yonhap’ın haberine göre fırlatmalar ordu tarafından tespit edildi.

Güney Kore Savunma Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamada, Pyongyang’ın iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlıklarının çözümü için Seul’ün görüşme önerisinde bulunmasından bir haftadan kısa süre sonra, doğu kıyısı açıklarına kimliği belirlenemeyen bir füze fırlattığını duyurmuştu.

Japonya Savunma Bakanlığı da fırlatmayı doğrulayarak, bunun “balistik füze olduğu düşünülen” bir cisim olduğunu bildirdi. Güney Kore ordusu ise Kuzey Kore’nin “Doğu Denizi yönüne kimliği belirlenemeyen bir cisim fırlattığını” açıkladı. Seul yönetimi, Japon Denizi’ni Doğu Denizi olarak adlandırıyor.

Füze denemesi, iki Kore arasındaki gerilimin sınır bölgesinde meydana gelen ve üç Güney Koreli askerin yaralanmasına yol açan kara mayını patlamasının ardından arttığı bir dönemde gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Seul ve Birleşmiş Milletler tarafından bu ayın başlarında yürütülen ortak soruşturmada, mayının askerden arındırılmış bölgeye Kuzey Kore tarafından döşendiği sonucuna varıldı. Bu bulgu, iddiayı reddeden Pyongyang’ın tepkisine neden oldu.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un nüfuzlu kız kardeşi Kim Yo-jong da Güney Kore’nin Pyongyang’dan özür talep etmesini “aşağılıkça” olarak nitelendirdi.

Kuzey Kore, ekim ayında da ABD Başkanı Donald Trump’ın yıl içinde Kim Jong-un ile görüşebileceğine ilişkin açıklamasından bir gün sonra birden fazla kısa menzilli balistik füze fırlatmıştı.


İsrail seçimlerinde Arap seçmenlerden benzeri görülmemiş katılım

Arap İsrailli bir kadın seçmen, salı günü İsrail’in kuzeyindeki Ümmü’l-Fehm kentinde kurulan sandıkta oy kullanıyor (Reuters)
Arap İsrailli bir kadın seçmen, salı günü İsrail’in kuzeyindeki Ümmü’l-Fehm kentinde kurulan sandıkta oy kullanıyor (Reuters)
TT

İsrail seçimlerinde Arap seçmenlerden benzeri görülmemiş katılım

Arap İsrailli bir kadın seçmen, salı günü İsrail’in kuzeyindeki Ümmü’l-Fehm kentinde kurulan sandıkta oy kullanıyor (Reuters)
Arap İsrailli bir kadın seçmen, salı günü İsrail’in kuzeyindeki Ümmü’l-Fehm kentinde kurulan sandıkta oy kullanıyor (Reuters)

İsrail’deki Arap partileri, parlamento seçimlerinde medya kuruluşları ve strateji uzmanlarının “sarsıcı sürpriz” olarak nitelendirdiği bir başarı elde etti. Partilerin ilk sonuçlara göre sandalye sayısını 10’dan 19’a çıkardığı, ancak resmî sonuçların açıklanmasıyla bu sayının değişebileceği belirtiliyor. Bu sonuçlar, Arap siyasetinin İsrail siyasi sahnesindeki varlığını da benzeri görülmemiş bir düzeye taşıdı.

Ancak bu gelişme yalnızca rakamlardan ibaret değil. Aynı zamanda toplumsal bilincin şekillendirdiği nesnel gerekçeleri, bilinçli tercihleri ve hesaplanmış riskleri yansıtıyor. İsrail’in Arap vatandaşları kitlesel biçimde sandığa gitti. Katılım oranı yüzde 80’e ulaşarak yüzde 79’da kalan Yahudi toplumundaki katılımı geride bıraktı. Bu durum bazı İsrailli yorumcuların sonucu “tarihî bir zafer, ancak ölçüyü aşan bir zafer” olarak nitelendirmesine yol açtı.

Yorumcular bu ifadeyle, parti haritasına hâkim olan sağ kanadın, muhalefetteki bazı güçler de dâhil olmak üzere, bu sonuçla başa çıkmak için ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacağına işaret ediyordu.

cdvfgbh
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas, salı günü İsrail’deki seçimlerde oy kullanıyor (Reuters).

Bu siyasi hareketliliğin, yaşanan acıların büyüklüğü kadar umutların da gücünü yansıttığı söylenebilir.

İsrail’in Arap vatandaşları, Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından bu yana kendilerine karşı anlaşılması güç, düşmanca bir politika izlediğini düşünüyor. O gün Hamas’ın ilk saldırılarına maruz kalanlar arasında Arap vatandaşlar da vardı. Savaşta 22 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kaçırıldı. Evlerine önce Hamas’ın, ardından Hizbullah’ın fırlattığı roketler düştü.

Savaş sırasında Arap vatandaşlar, İsrail’in Gazze’de çocuklara, kadınlara, yaşlılara, kiliselere, camilere ve üniversitelere yönelik saldırılarına duydukları acıyı dile getirdikleri için sert baskılarla karşılaştı.

İsrail hükümetinin, Arap toplumunun içinde ağır şiddet uygulayan suç örgütlerine destek verdiği öne sürülürken, hükümetteki bakanlar da onları Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’ın güneyinde yaşananlara benzer biçimde yerlerinden etmeye yönelik planlar konusunda adeta yarıştı. Hastaneler ve üniversiteler gibi iş yerlerinde toplu işten çıkarmalar başladı. Arap vatandaşlar arasında kendi topraklarında ve evlerinde yaşamanın bile tehlikeli hâle geldiği yönünde bir kaygı oluştu.

İsrail’in Arap vatandaşları, Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve Avigdor Lieberman liderliğindeki muhalefet partilerinin, Netanyahu’nun İsrail’i tahrip etmekle suçlanmasına rağmen, herhangi bir Arap partisinin desteğine dayanan hükümet kurmayı reddetmesine de tepki gösterdi. Muhalefet, bu tutumuyla Netanyahu’nun başbakan olarak kalmasını göze almış oldu.

vghty
Netanyahu, dün ilk seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Kudüs’te destekçilerine el sallıyor (AFP).

Bu nedenle Arap seçmenler hem hükümete hem de muhalefete yönelik barışçıl bir protesto gerçekleştirmek ve siyasi sahnedeki varlıklarını ortaya koymak amacıyla sandığa gitmeyi tercih etti. Bu katılımı, baskıcı politikalara karşı uzun soluklu mücadelelerinin bir aşaması olarak görüyorlar. Bu mücadelenin İsrail içinde ve dışında başka siyasi adımlarla da devam edeceğini düşünüyorlar.

Aynı zamanda bu siyasi varlıklarıyla İsrail toplumuna iyi niyet mesajı da veriyorlar. Aşırı sağın iktidarını sona erdirme çabalarına önemli katkıda bulundular ve her düzeyde diyalog ve iş birliği köprüleri kurmaya hazır olduklarını gösterdiler. Bu köprünün, Filistin halkını ve Arap dünyasını İsrail’e bağlamasını hedefliyorlar.

Arap vatandaşlarla barışçıl ilişkiler kurulmasından endişe duyduğu belirtilen Netanyahu ise ilk seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptığı “zafer” konuşmasında onlara özel bir bölüm ayırdı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Netanyahu, “İsrail’in düşmanlarıyla özdeşleşen” Arap partilerinin yer almadığı bir hükümet kuracağını söyledi.

Buna karşılık İsrail’de birçok kişi, Arap seçmenlerin bu katılımla kendi toplumlarında da bir farkındalık yarattığını dile getirdi.

Kanal 12’de yorum yapan Tzipi Shafir, “Yüzyıllar boyunca ayrımcılık ve baskıya maruz kalan Yahudiler, başka bir halkın benzer acılar yaşamasına neden olmaktan kaçınmalı” ifadelerini kullandı.

Shafir sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arap partileri bugün bize insanlığımıza yeniden dönmemiz ve onlarla gerektiği gibi ilişki kurmamız için bir ders veriyor.”

İsrailli sol siyasetçi Yair Golan da dün, kısmi seçim sonuçlarının bir hükümet koalisyonu kurmak için Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyulacağını göstermesi üzerine, muhalefetteki müttefiklerine Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırmak için Arap partileriyle iş birliği yapma çağrısında bulundu.

fvrfb
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, salı günü Roş HaAyin kentindeki seçim merkezinde oy kullanırken (DPA)

Golan, X platformundaki paylaşımında, “Netanyahu’nun Yahudi oyları ile Arap oyları arasında uyguladığı ırkçı ayrımı artık kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Golan, “İsrail’deki Arap vatandaşlarla ortaklık içinde bir değişim hükümeti kurmak bizim sorumluluğumuz ve önümüzde bir fırsat var” dedi.


ABD’nin Güney Carolina eyaletindeki nükleer laboratuvarda çıkan yangın, hava ve demir yolu ulaşımını aksattı

Güney Carolina eyaletinin Aiken kentindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nın havadan görünümü (ABD Enerji Bakanlığı’nın internet sitesi)
Güney Carolina eyaletinin Aiken kentindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nın havadan görünümü (ABD Enerji Bakanlığı’nın internet sitesi)
TT

ABD’nin Güney Carolina eyaletindeki nükleer laboratuvarda çıkan yangın, hava ve demir yolu ulaşımını aksattı

Güney Carolina eyaletinin Aiken kentindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nın havadan görünümü (ABD Enerji Bakanlığı’nın internet sitesi)
Güney Carolina eyaletinin Aiken kentindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nın havadan görünümü (ABD Enerji Bakanlığı’nın internet sitesi)

ABD’nin Güney Carolina eyaletindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nda dün çıkan yangın, hava ve demir yolu ulaşımında kısıtlamalara yol açtı. Daha önce nükleer bombaların temel bileşenlerinin üretiminde kullanılan bir kompleksin içinde bulunan laboratuvardaki yangının ardından acil durum prosedürleri devreye sokuldu ve bölgeye gelen yollar trafiğe kapatıldı.

Yangın, ABD Enerji Bakanlığına bağlı Savannah River Kompleksi bünyesindeki Savannah River Ulusal Laboratuvarı’nda çıktı. Yerel saatle 17.39’da acil durum ilan edilirken, yangının daha sonra söndürüldüğü bildirildi.

Savannah River Kompleksi tarafından yapılan açıklamada, hasar gören tesisin dışında herhangi bir radyoaktif kirlilik tespit edilmediği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, yangından etkilenen bölgelerde bulunan ve söndürme çalışmalarına katılmayan personelin güvenli alanlara tahliye edilerek koruma altına alındığı kaydedildi.

Savannah River Kompleksi, federal hükümetin başta trityum ve plütonyum-239 olmak üzere nükleer silahlarda kullanılan maddeleri ürettiği geniş bir tesis olarak biliniyor. Laboratuvar, kompleksin kuzeybatısında yer alıyor.

Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında, Sovyetler Birliği’ne karşı yürütülen nükleer silah programı kapsamında atom bombalarının çekirdeğinde kullanılan plütonyum bileşenlerini üretmek amacıyla kurulan kompleks, 1950’lerin başında faaliyete geçti.

Şarku’l Avsat’ın ABD Enerji Bakanlığından aktardığına göre kompleks, günümüzde çevresel iyileştirme ve temizlik çalışmalarının yanı sıra nükleer atıkların yönetimi, nükleer maddelerin işlenmesi ve bertaraf edilmesi alanlarında faaliyet gösteriyor.