Riyad’daki toplu taşıma ağı, Suudi Arabistan genelindeki raylı sistemlerin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 40,9 milyondan fazla yolcu taşıması ve bu yolcuların 30,4 milyonunun Riyad Metrosu’nu tercih etmesiyle birlikte gayrimenkul yatırımcılarının hesaplamalarında etkili bir faktör haline gelmeye başlıyor. Bu yoğun ilgi, istasyonlara yakın ticari konumların cazibesiyle kafe, restoran ve perakende mağazalarının yolcu hareketliliğinden yararlanma fırsatlarını yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar ise metronun kiralar ve doluluk oranları üzerindeki gerçek etkisini ölçmek için, pazarı etkileyen diğer unsurları da dikkate alarak gayrimenkullerin işletim öncesi ve sonrası performanslarının karşılaştırılması gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda Manasat Gayrimenkul şirketi CEO’su Halid el-Mubeyyed, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun iyi bir ticari konum kavramında dönüşüm başlatmaya başladığını, seçkin konumun artık yalnızca ana caddelerde yer alan gayrimenkullerle sınırlı kalmayıp toplu taşıma ile erişim kolaylığının da yatırım cazibesinde ek bir faktör haline geldiğini ifade etti.
El-Mubeyyed, Riyad’daki büyük alışveriş merkezlerinin ortalama yıllık metrekare kiralarının 2026 yılının ilk yarısında yüzde 1,2’lik bir büyüme ile yaklaşık 2 bin 650 riyale ulaştığını, doluluk oranının ise yüzde 91 seviyesinde sabit kaldığını ekleyerek, bu göstergelerin yalnızca metroya bağlanamayacağına dikkati çekti.
Ayrıca toplu taşıma ile bağlantılı ticari faaliyetlerin artan öneminin pratik göstergelerinden birinin, toplu taşıma ağı bünyesinde 733 ticari ünitenin satışa/kiraya sunulması ile kafe ve finansal hizmetler için sunulan fırsatlar olduğunu kaydetti.
Metro, ticari lokasyonların cazibesini artırıyor
El-Mubeyyed, başta kafeler, restoranlar ve hızlı hizmet sektörleri olmak üzere günlük müşteri sirkülasyonuna dayanan ticari faaliyetlerin, yoğun kullanılan istasyonlara yakın konumlar sayesinde avantaj sağlayacağını öngördü. Ayrıca istasyonlara yakınlığın, yatırımcılar ve geliştiriciler nezdinde konum seçimi ile karma kullanımlı projelerin planlanmasında daha fazla önem kazanacağını belirtti.

Gelecekte ticari bir konumun değerinin yalnızca önünden geçen araç sayısıyla ölçülmeyeceğini vurgulayan el-Mubeyyed, konuma araç kullanmaya gerek kalmadan kolayca ulaşabilen kişi sayısının da kritik bir kriter haline geleceğini ifade etti.
Gayrimenkul etkisinin ölçülmesi, piyasa karşılaştırmasını gerektirir
Öte yandan Amaken International Group Başkanı Halid el-Casir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun faaliyete geçmesinin şehrin altyapısında önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini ve özellikle erişim kolaylığından ve yüksek kullanıcı hareketliliğinden yararlanan ticari konumlarda, gayrimenkul talebi haritasına kademeli olarak yansımasının beklendiğini söyledi.
Gayrimenkulün toplu taşıma istasyonlarına yakınlığının yatırım cazibesini artırabileceğini belirten el-Casir, ancak etkinin büyüklüğünün konuma, ticari faaliyetin niteliğine ve bölgedeki talep düzeyine göre farklılık gösterdiğini vurguladı. El-Casir, kira artışlarının veya doluluk oranlarının pazarı etkileyen diğer unsurlar analiz edilmeksizin yalnızca metronun faaliyete geçmesine bağlanamayacağının altını çizdi.
Gerçek etkinin ölçülebilmesi için istasyonlara yakın ve uzak benzer ticari gayrimenkullerin, işletim öncesi ve sonrası dönemlerde ortalama kiralar, doluluk oranları ve talep hacmi açısından karşılaştırılması gerektiğini belirten el-Casir, bu yöntemin erişim kolaylığındaki artışın gayrimenkul performansına yansımasını netleştirmeye yardımcı olacağını ifade etti.
Ulaşım kolaylığı, yatırımcılar için önemli bir faktör
El-Casir, yatırım fırsatları incelenirken erişim kolaylığı ve toplu taşıma ağlarıyla bağlantının giderek daha fazla dikkate alınması gereken unsurlar haline geldiğini ekledi. Buna göre yatırımcıların, konum ve alanın yanı sıra gayrimenkulün kiracıları ve faydalanıcıları çekme potansiyelini, ayrıca müşterilerin ve çalışanların buraya ne kadar kolay ulaşabildiğini değerlendirdiğini belirtti.
İstasyonların yakınındaki sürekli yaya hareketliliğinden kafelerin, restoranların, perakende mağazalarının ve günlük hizmet sektörlerinin yararlanabileceğini kaydeden el-Casir; ticari ofislerin ise çalışan ve müşterilerin ulaşım kolaylığından fayda sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca toplu taşımayla bağlantılı konumların cazibesinin, ticari, ofis ve hizmet faaliyetlerini bir araya getiren karma kullanımlı projelerin geliştirilmesi açısından artabileceğine dikkat çekti.

İstasyona yakınlığın yatırımdaki tek başarı faktörü olmadığını vurgulayan el-Casir; ekonomik fizibilite, kira seviyeleri, fiili talep, ticari faaliyetin niteliği ve konum kalitesinin karar alma süreçlerinde temel unsurlar olmayı sürdürdüğünü belirtti. İstasyonlara yakın tüm gayrimenkullerin değerinin veya kiralarının aynı oranda artacağını varsaymak yerine, toplu taşıma ile gayrimenkul geliştirme arasındaki entegrasyonun incelenmesi ve bunun beklenen nakit akışları ile yatırım getirileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

