Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesinden aktardığı habere göre İran'la bağlantılı en az dört gemi, Umman Denizi'nde deniz altından geçen iletişim kablolarının üzerinde alışılmadık rotalar izlerken ve hızlarını düşürürken tespit edildi.
Bu hareketlilik, ABD ve İsrail'in saldırılarına yeniden başlaması halinde internet kablolarını ve veri merkezlerini hedef alacakları yönündeki İran tehditlerinin ardından yaşandı.
Gazete, denizcilik analiz şirketi Windward'ın verilerine dayanarak, gemilerden üçünün ABD yaptırımları kapsamındaki tankerler olduğunu, dördüncüsünün ise ekim ayının son haftasında iki deniz altı kablosunun üzerinde dolaşan küçük bir İran balıkçı teknesi olduğunu bildirdi.
Şüpheli hareketlilik
Windward, gemilerin normal seyrine devam ederken kablo güzergâhlarına ulaştıklarında hızlarını düşürdüklerini, dönüş yaptıklarını, durduklarını veya konum verilerini göndermeyi kestiklerini belirtti. Şirket, bu davranışların bölgede petrol yüklemek için bekleyen tankerlerin olağan hareketleriyle örtüşmediğini ve yük aktarımı faaliyetleriyle de açıklanamayacağını kaydetti.
Şirkete göre söz konusu hareketlilik, takip sistemlerinin devre dışı bırakıldığı sırada kablo güzergâhlarının haritalandırılması ya da kabloların üzerine patlayıcı veya mayın yerleştirilmesi ihtimaliyle örtüşüyor.
Şirketin verilerine göre tankerlerden biri, konum bilgisini göndermeyi kesmeden önce bir kablonun çevresinde saatlerce dolaştı. Bir diğer tanker ise dört kablonun yakınında, İran karasularında günlerce kaldı. Tankerlerden ikisi boştu.
Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nde deniz savaşı uzmanı olan Sid Koshul, bu manevraların tesadüfi olabileceğini belirtti. Ancak Koshul, “İran, savaş çıkması halinde deniz altı altyapısına zarar verebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstermeye çalışıyor olabilir” dedi.
İngiliz Kraliyet Donanması'ndan emekli Amiral John Pentreath ise şüpheli hareketlerin “çeşitli nedenleri olabileceğini” söyledi. Pentreath, buna karşılık neredeyse her geminin mayın döşeyecek şekilde donatılabileceğine dikkat çekti.
Devrim Muhafızları'ndan tehditler
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ekim ayında yaptığı açıklamada “veri merkezlerini ve yapay zekâ tesislerini” yok etmekle tehdit etmişti.
Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibî de 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan “yedi ana deniz altı internet kablosunun” geçtiğini belirterek, “Yeni hedefler ve yeni silahlar açıklanacak” demişti.
Devrim Muhafızları Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Yedullah Cevani ise İran altyapısına yönelik herhangi bir saldırıya karşılık internet kabloları da dahil çeşitli varlıkların hedef alınacağını söylemişti.
Gazeteye göre bu tehditler, Trump ve üst düzey ABD'li yetkililerin ara seçimlerden önce İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi.
TeleGeography şirketinin verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan altı deniz altı kablosu geçiyor, üç kablonun inşası ise sürüyor. Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar'ın internet bağlantıları tamamen bu kablolara dayanıyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi araştırmacısı Masha Kotkin, kablolarda meydana gelecek herhangi bir hasarın “internet erişimini ve finansal işlemleri yavaşlatacağını”, e-ticaret ile bulut bilişim hizmetlerini aksatacağını söyledi.
Kotkin, tehditlerin birkaç kablo projesindeki çalışmaları durdurduğunu belirterek, dijital bağlantının Körfez ülkelerinin ekonomilerini petrol ve doğal gazdan uzaklaştırarak çeşitlendirme çabalarının temel unsurlarından biri olduğuna işaret etti.
Söz konusu hareketlilik, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirdiği bir dönemde yaşanıyor. ABD'li bir yetkili, Axios haber sitesine yaptığı açıklamada, “Theodore Roosevelt” uçak gemisinin Singapur'da birkaç gün geçireceğini ve kasım ayının ortasından önce ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) sorumluluk bölgesine ulaşmayacağını söyledi.





