ABD Adalet Bakanlığında seçimlerin ardından istifa dalgası hız kazandı. Bakanlığın üst düzey iki yetkilisi dün görevlerinden istifa etti. İstifalar, Başkan Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partili müttefiklerinin salı günü yapılan ara seçimlerde Kongre'deki kontrolü kaybetmesinin ardından yaşandı.
Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Birimi Başkanı John Eisenberg ile Trump hakkında geçmişte yürütülen ceza soruşturmalarını takip etmekle görevli Jason Reding Quinones'in istifaları, Sivil Haklar Birimi Başkanı Harmeet Dhillon'un perşembe günü görevinden ayrılmasının ardından geldi.
Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre son istifalarla birlikte Adalet Bakanlığı, öne çıkan iki girişiminin yönetiminden yoksun kaldı. Bunlardan ilki geçmiş soruşturmaların yeniden incelenmesini, ikincisi ise yükseköğretim alanını hedef alıyordu.
Eisenberg ve Quinones'in istifa nedenleri henüz netlik kazanmadı. Ancak özellikle iktidar partisinin ağır yenilgi aldığı ara seçimlerin ardından üst düzey ABD'li yetkililerin yönetimden ayrılması alışılmadık bir durum değil. Demokratlar, Trump yönetimi ve başkanın ticari ilişkileri hakkında bir dizi soruşturma başlatmayı planlıyor.
Florida Güney Bölgesi Savcısı olarak görev yapan Quinones, Trump'ın Adalet Bakanlığını siyasi rakiplerinden intikam almak amacıyla kullanma girişimlerinin merkezinde yer almıştı. Ofisine, Trump'ın 2021'de görevden ayrılmasının ardından gizli belgeleri ele alış biçimi ve 2016 başkanlık seçimleri sırasında seçim kampanyasının Rusya ile temasları başta olmak üzere, çeşitli ceza soruşturmalarını yeniden inceleme görevi verilmişti.
Yetkililerin “Büyük Komplo” adını verdiği soruşturma, Trump'ın uzun yıllara yayılan bir suç komplosunun kurbanı olduğunu kanıtlamayı amaçlıyordu. Ancak soruşturma şimdiye kadar herhangi bir ceza davası açılması konusunda önemli zorluklarla karşılaştı. Soruşturmayı denetleyen savcı Joseph diGenova da eylül ayında görevinden ayrıldı.
Quinones'in Miami'deki savcılık ofisi ayrıca, Trump yönetiminin Havana'ya yönelik baskı politikasını önemli ölçüde artıran bir adımla Küba'nın eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında da ceza suçlamalarında bulunmuştu.