Galatasaray'ın şampiyona olması halinde Süper Lig'de yerli teknik adam geleneği sürecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray'ın şampiyona olması halinde Süper Lig'de yerli teknik adam geleneği sürecek

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Spor Toto Süper Lig'de lider Galatasaray'ın sezonu şampiyon tamamlaması halinde, Türk futbolunda yerli teknik direktörlerin başarılarına bir yenisi daha eklenecek.

Teknik direktör Okan Buruk yönetiminde 79 puanla zirvede yer alan sarı-kırmızılı takım, Süper Lig'in 36. haftasında 30 Mayıs Salı günü deplasmanda MKE Ankaragücü ile yapacağı maçı kazanması halinde sezonun bitmesine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan edecek.

Sarı-kırmızılıların kupayı kazanması durumunda ligde 2007-2008 sezonundan bu yana olduğu gibi yine bir yerli teknik adam, takımını şampiyonluğa taşıyacak.

- Türk teknik adamlar son 15 sezona damga vurdu

Süper Lig'de geride kalan 64 sezonun 29'unda Türk teknik adamların yönettiği takımlar zirvede yer aldı. Türk teknik direktörler, son 15 sezonda şampiyonluklara ambargo koydu.

Ligde 2007-2008 sezonunda Karl Heniz Feldkamp'tan devraldığı Galatasaray'ı son haftalarda şampiyonluğa taşıyan Cevat Güler'le başlayan seride, 2008-2009 sezonunu Mustafa Denizli yönetimindeki Beşiktaş, 2009-2010 sezonunu Ertuğrul Sağlam yönetimindeki Bursaspor, 2010-2011 sezonunu Aykut Kocaman idaresindeki Fenerbahçe, 2011-2012 ile 2012-2013 sezonlarında Fatih Terim yönetimindeki Galatasaray, 2013-2014 sezonunu Ersun Yanal yönetimindeki Fenerbahçe, 2014-2015 sezonunu Hamza Hamzaoğlu idaresindeki Galatasaray, 2015-2016 ve 2016-17 sezonlarında Şenol Güneş yönetimindeki Beşiktaş, 2017-2018 ve 2018-2019 sezonlarını yine Fatih Terim idaresindeki Galatasaray, 2019-2020 sezonunu Okan Buruk'un çalıştırdığı Medipol Başakşehir, 2020-2021 sezonunu Sergen Yalçın idaresindeki Beşiktaş ve 2021-2022 sezonunu da Abdullah Avcı'nın yönettiği Trabzonspor şampiyon tamamladı.

- Şampiyonluk yaşayan son yabancı teknik adam

Ligde şampiyonluk yaşayan son yabancı teknik adam, 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe ile mutlu sona ulaşan Brezilyalı Zico olmuştu.

Son 15 sezonda Galatasaray 6, Beşiktaş 4, Fenerbahçe 2, Bursaspor, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor ise birer kez şampiyonluk kupasını kazandı.

- Terim zirvede

Süper Lig'de 8 kez şampiyonluk yaşayan teknik direktör Fatih Terim, bu alanda rekoru elinde bulunduruyor.

Tecrübeli teknik adam, dört dönem çalıştığı Galatasaray'da 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999, 1999-2000, 2011-2012, 2012-2013, 2017-2018 ve 2018-2019'da şampiyonluk sevinci yaşadı.

Ligde Terim'in ardından en fazla şampiyonluk yaşayan ikinci isim ise 4 kez ile Ahmet Suat Özyazıcı oldu. Özyazıcı, Trabzonspor ile 1975-1976, 1976-1977, 1979-1980 ve 1983-1984 sezonlarında şampiyonluk ipini göğüsledi.

- Şampiyonlar

Süper Lig'de sezonlara göre şampiyonluğa ulaşan takımlar ve teknik adamları şöyle:

Sezon    Şampiyon    Teknik Direktör    Ülkesi
1959    Fenerbahçe    Ignace Molnar    Macaristan
1959-60    Beşiktaş    Andreas Kutik    Macaristan
1960-61    Fenerbahçe    Laszlo Szekelly    Macaristan
1961-62    Galatasaray    Gündüz Kılıç    Türkiye
1962-63    Galatasaray    Gündüz Kılıç    Türkiye
1963-64    Fenerbahçe    Miroslav Kokotovic    Yugoslavya
1964-65    Fenerbahçe    Oscar Hold    İngiltere
1965-66    Beşiktaş    Ljubisa Spajic    Yugoslavya
1966-67    Beşiktaş    Ljubisa Spajic    Yugoslavya
1967-68    Fenerbahçe    Ignace Molnar    Macaristan
1968-69    Galatasaray    Tomislav Kaloperovic    Yugoslavya
1969-70    Fenerbahçe    Trian Ionescu    Romanya
1970-71    Galatasaray    Brian Birch    İngiltere
1971-72    Galatasaray    Brian Birch    İngiltere
1972-73    Galatasaray    Brian Birch    İngiltere
1973-74    Fenerbahçe    Waldir Pereira "Didi"    Brezilya
1974-75    Fenerbahçe    Waldir Pereira "Didi"    Brezilya
1975-76    Trabzonspor    Ahmet Suat Özyazıcı    Türkiye
1976-77    Trabzonspor    Ahmet Suat Özyazıcı    Türkiye
1977-78    Fenerbahçe    Tomislav Kaloperovic    Yugoslavya
1978-79    Trabzonspor    Özkan Sümer    Türkiye
1979-80    Trabzonspor    Ahmet Suat Özyazıcı    Türkiye
1980-81    Trabzonspor    Özkan Sümer    Türkiye
1981-82    Beşiktaş    Dorde Milic    Yugoslavya
1982-83    Fenerbahçe    Branko Stankovic    Yugoslavya
1983-84    Trabzonspor    Ahmet Suat Özyazıcı    Türkiye
1984-85    Fenerbahçe    Todor Veselinovic    Yugoslavya
1985-86    Beşiktaş    Branko Stankovic    Yugoslavya
1986-87    Galatasaray    Jupp Derwall    Almanya
1987-88    Galatasaray    Mustafa Denizli    Türkiye
1988-89    Fenerbahçe    Todor Veselinovic    Yugoslavya
1989-90    Beşiktaş    Gordon Milne    İngiltere
1990-91    Beşiktaş    Gordon Milne    İngiltere
1991-92    Beşiktaş    Gordon Milne    İngiltere
1992-93    Galatasaray    Karl Heinz Feldkamp    Almanya
1993-94    Galatasaray    Rainer Hollmann    Almanya
1994-95    Beşiktaş    Christoph Daum    Almanya
1995-96    Fenerbahçe    Carlos Alberto Parreira    Brezilya
1996-97    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
1997-98    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
1998-99    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
1999-00    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
2000-01    Fenerbahçe    Mustafa Denizli    Türkiye
2001-02    Galatasaray    Mircea Lucescu    Romanya
2002-03    Beşiktaş    Mircea Lucescu    Romanya
2003-04    Fenerbahçe    Christoph Daum    Almanya
2004-05    Fenerbahçe    Christoph Daum    Almanya
2005-06    Galatasaray    Erik Gerets    Belçika
2006-07    Fenerbahçe    Arthur Antunes Coimbra "Zico"    Brezilya
2007-08    Galatasaray    Cevat Güler    Türkiye
2008-09    Beşiktaş    Mustafa Denizli    Türkiye
2009-10    Bursaspor    Ertuğrul Sağlam    Türkiye
2010-11    Fenerbahçe    Aykut Kocaman    Türkiye
2011-12    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
2012-13    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
2013-14    Fenerbahçe    Ersun Yanal    Türkiye
2014-15    Galatasaray    Hamza Hamzaoğlu    Türkiye
2015-16    Beşiktaş    Şenol Güneş    Türkiye
2016-17    Beşiktaş    Şenol Güneş    Türkiye
2017-18    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
2018-19    Galatasaray    Fatih Terim    Türkiye
2019-20    Medipol Başakşehir    Okan Buruk    Türkiye
2020-21    Beşiktaş    Sergen Yalçın    Türkiye
2021-22    Trabzonspor    Abdullah Avcı    Türkiye



Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

UFC Başkanı Dana White, ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'in takım direktörüne göre boksörü Zuffa Boxing'e transfer etmekle ilgileniyor.

Ukraynalı boksör, uzun süredir birlikte çalıştığı K2 Promotions'tan menajeri Alex Krassyuk'la geçen yaz yollarını ayırdıktan sonra serbest boksör konumunda ve bu nedenle White'ın 39 yaşındaki Usyk'i kadrosuna katmak için bir hamle planladığı söyleniyor.

Zuffa Boxing, White ve Turki Alalshikh tarafından haziranda küresel boks ortamını değiştirmek amacıyla kuruldu ve geçen eylülde Terence Crawford'la Canelo Alvarez arasındaki mega maç şirketin açılış etkinliği oldu.

Usyk'in takım direktörü Sergey Lapin, Talksport Bet'e verdiği röportajda şunları söyledi:

Temas var, diyalog var ve [Dana White ve Zuffa Boxing'den] ilgi mevcut. Şu anda detaylar kamuoyuna açıklanmayacak. Birkaç kapı açık ve format, şartlar ve takvim uyuşursa, piyasa kimsenin beklemediği bir hareket görebilir diyelim.

Zuffa Boxing, aralarında şu anki IBF kruvazör sıklet şampiyonu Jai Opetaia'nın da bulunduğu isimlerle sözleşme imzalayarak ivme kazanıyor; Avustralyalı dövüşçü 29 profesyonel maçta yenilgi yüzü görmedi.

Lapin şunları ekledi:

Herkes onun [Dana White] ne yaptığını gördü. 'Eski MMA'i küresel bir UFC makinesine dönüştürdü. Gerçek gücü sadece bir dövüşü değil, bir etkinliği paketlemekte yatıyor. Eğer o dahil olursa, ölçek ve ilgi anında farklılaşır.

Üç kez tartışmasız şampiyon olan boksör, yakın zamandaki rakibi Tyson Fury'nin düzenli antrenman kampını kurduğu Tayland'da motosiklet sürerken çekilmiş bir videosunu X'te yayımladı.

"Çingene Kral", üç kez ağırsıklet dünya şampiyonu olma fırsatını ararken, spora son dönüşü hakkında her zamanki gibi sesini yükseltiyor.

Independent Türkçe


Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
TT

Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)

Venus Williams, Avustralya Açık'ta korta çıkarak tarihe geçti ancak Sırbistan adına yarışan Olga Danilovic'in son 6 oyunu üst üste kazanarak üç setlik heyecan dolu maçta zafere ulaşmasıyla galibiyete erişemedi.

45 yaşındaki Williams, ana tabloya özel davetle katılarak tekler turnuvasında yarışan en yaşlı kadın oldu. 5 yıl sonra ilk defa Melbourne'e dönen 7 kez Grand Slam şampiyonu, maça iyi başladı ve tie-break’te attığı muhteşem bir forehand winner’la seyircileri coşturdu.

Danilovic ikinci seti kazanarak maçı eşitledi ancak son sette 4-0 öne geçen Williams, zafere ve 2021 Wimbledon'dan bu yana ilk Grand Slam tekler maçını kazanmaya doğru ilerliyor gibiydi.

Ancak çok güçlü bir cevap veren 24 yaşındaki Danilovic, Williams'ın ikinci tura yükselmesini engelleyerek 6-7 (5), 6-3, 6-4'lük skorla galip geldi. Avustralya Açık'ta ilk kez 17 yaşındayken, 1998'de oynayan Williams, korttan ayrılırken ayakta alkışlandı. Williams aynı zamanda Ekaterina Alexandrova'yla çiftler turnuvasında da yarışacak.

cdfvgthyu
Venus Williams, John Cain Arena'dan ayrılırken alkışları kabul ediyor (AFP)

Williams, "Harika bir maçtı, harika bir andı" dedi.

Seyircinin enerjisi inanılmazdı. Bu beni çok motive etti. Rakibim de harika oynadı. Ayrıca biraz da şanslıydı. Bu sporun doğasında var. Bazen böyle işliyor. Ama inanılmaz bir an oldu.

Williams, turnuvaya özel davetle katıldığında tarihe geçeceğinin farkında değildi. 5 kez Wimbledon şampiyonu, tenise geçen yaz geri dönmüş ve hem teklerde hem de çiftlerde ABD Açık'a katılmıştı; burada Leylah Fernandez'le birlikte eylülde çeyrek finale ulaşmıştı.

Williams, aralık ayında Andrea Preti'yle evlendi ancak 2021'den beri ilk kez Avustralya'ya yapacağı seyahate hazırlanırken önceki "üç ay boyunca aralıksız antrenman yaptığını" söylemişti.

Amerikalı tenisçi, Melbourne'de 2003 ve 2007'de iki kez tekler finaline ulaşmış ve her ikisinde de kız kardeşi Serena Williams'a kaybetmişti. Ancak aynı zamanda çiftlerde 4 kez şampiyon oldu.

Williams ayrıca tenis oynamayı sürdüreceğinin ve bu yıl daha düzenli bir programla müsabakalara çıkacağının sinyalini verdi.

Williams, "Birçok açıdan işleri yeniden öğrenmek zorundayım, anlatabiliyor muyum?" dedi.

Bugünkü çabamdan gerçekten gurur duyuyorum çünkü her maçta daha iyi oynuyorum ve ulaşmak istediğim yerlere geliyorum. Şu anda sadece ilerlemeyi sürdürmem, kendim üzerinde çalışmam ve hatalarımı kontrol etmem gerekiyor. Bunlar da daha fazla maç oynayarak kazanılan şeyler, ayakları tam olarak doğru pozisyona getirmek, doğru vuruşları seçmek, tüm bunları hâlâ öğreniyorum. Biraz tuhaf ama bu kadar iyi oynamak, kendimi bu konuma getirmek ve çok yaklaşmak son derece heyecan verici.

dfgthy
Venus Williams, Olga Danilovic'i tebrik ediyor (AP)

Bundan sonra beni neyin beklediğini düşüneceğim. Burada çiftler maçım var, bu yüzden şu anda ona odaklıyım.

Williams ikinci turda Coco Gauff'la karşılaşabilirdi ancak Williams'ın 1998'de Avustralya Açık ana tablosuna ilk kez katıldığı zaman henüz doğmamış olan Danilovic, son derece etkileyici bir geri dönüşe imza attı.

Danilovic, korttaki röportajında, "Bunlar çok nadir şeyler ve Venus Williams'a karşı oynamak benim için hafife alınacak bir şey değil" dedi.

4-0 gerideyken kendi kendime, 'Sadece oyna, her şeyi ortaya koy ve puan puan ilerle' dedim. Bu maçı kazanmayı başardığım için çok mutluyum ama böyle bir efsaneye karşı oynamak büyük bir zevkti.

Independent Türkçe


Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
TT

Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta kış sporlarının en sıradışı ve en yüksek adrenalinli branşlarından biri olan skeletonu inceliyoruz.

Skeleton'da yarışmacı, küçük ve aerodinamik bir kızakla yüzü öne bakacak şekilde buz pistinde kayıyor. Sporcunun başı, pist yüzeyine neredeyse değecek kadar yakın duruyor ve her şey saliselerle ölçülüyor.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit gibi görünen bu disiplin, aslında büyük teknik beceri ve cesaret gerektiriyor. Yarışçı başlangıçta kısa bir koşuyla kızağını hızlandırıyor, ardından kızak üzerine atlıyor ve vücudunu tamamen aerodinamik bir pozisyona sokuyor.

Skeleton pistleri genellikle bobsled ve diğer kızak branşlarıyla aynı parkurları kullanıyor. Bu pistler, buzla kaplı beton kanallardan oluşuyor ve virajları, eğimleri ve düz bölümleri çok hassas ölçülerle tasarlanıyor. Sporcu pistte ilerlerken bütün yönlendirmeyi yalnızca vücut ağırlığıyla yapıyor.

Kızaklarda herhangi bir direksiyon, fren ya da mekanik kontrol sistemi bulunmuyor. Bu yüzden en küçük omuz, diz ya da ayak hareketi bile kızakta yön değişimine yol açıyor. Yarışçılar bu kontrolle virajlardan geçerken saatte 130 ila 150 kilometreye ulaşan hızlara çıkıyor.

Bu sporun kökeni 19. yüzyılın sonlarına, İsviçre'nin ünlü kış kasabası St. Moritz'e dayanıyor. 1885'de burada açılan Cresta Run adlı doğal buz pisti, yüzüstü kayma fikrinin doğduğu yer kabul ediliyor.

Başlangıçta bu etkinlik daha çok cesaret meraklılarının eğlencesi olarak görülüyordu. Ancak zamanla düzenli yarışlar organize edilmeye başlandı ve spor kurumsal bir kimlik kazandı.

"Skeletal" yani iskelet kelimesinden türeyen "skeleton" adıysa 1892'de ortaya çıkan yeni metal kızak tasarımlarından geliyor. Bu kızakların ince ve iskelet benzeri yapısı, spora kalıcı ismini kazandırdı.

Skeleton ilk kez 1928 Kış Olimpiyatları'nda olimpik programa girdi. Ardından 1948'de tekrar sahneye çıktı ancak uzun yıllar boyunca olimpiyatlardan uzak kaldı.

Modern dönemle birlikte 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nda resmen geri döndü. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar kategorisinde olimpik bir spor olarak varlığını sürdürüyor.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları'nda ise skeleton sporuna yeni bir soluk gelecek. Bu oyunlarda programa ilk kez karışık takım yarışı eklenecek. Bir erkek ve bir kadın sporcunun toplam zamanının sonucu belirleyeceği bu format, spora yeni bir heyecan katacak.

Skeleton kızakları dışarıdan basit görünse de her santimetresi hassas mühendislikle tasarlanıyor. Kızak, çelik bir şasi, karbon fiber gövde ve iki özel metal bıçaktan oluşuyor.

Bu bıçaklar "runner" adı verilen kayıcı yüzeyleri oluşturuyor ve buzla doğrudan temas ediyor. Runner'ların keskinliği, eğimi ve ayarı, sporcunun pistteki performansını doğrudan etkiliyor.

Kızakta herhangi bir fren sistemi bulunmuyor. Sporcu yarış bittikten sonra yavaşlamak için ayaklarını buz yüzeyine sürterek duruyor. Bu da yarışın ne kadar katıksız bir fiziksel mücadele olduğunu gösteriyor.

Sporcular yarış sırasında tam koruma sağlayan kasklar, dayanıklı eldivenler ve özel yarış tulumları kullanıyor. Bu ekipmanlar hem güvenliği artırıyor hem de aerodinamik performansı iyileştiriyor.

Bir skeleton pistinin uzunluğu genellikle 1200'le 1650 metre arasında değişiyor. Pist boyunca 15 ila 20 arasında keskin viraj bulunuyor ve bazı virajlarda sporcu neredeyse 5G'ye varan merkezkaç kuvvetlerine maruz kalıyor.

Buz yüzeyi her yarıştan önce özel ekipler tarafından yeniden hazırlanıyor. Pistin sıcaklığı, nem oranı ve buzun sertliği yarış hızlarını doğrudan etkiliyor.

Yarışçılar pisti önceden defalarca yürüyerek inceliyorlar. Viraj açılarını, giriş noktalarını ve en ideal çizgiyi ezberlemek, yarışın belki de en kritik bölümünü oluşturuyor.

Skeleton yarışları tamamen zamana karşı yapılıyor. Sporcular teker teker piste çıkıyor ve her inişte en iyi süreyi elde etmeye çalışıyor.

Olimpiyat formatında genellikle 4 ayrı iniş yapılıyor. Bu 4 turun toplam süresi, nihai sıralamayı belirliyor. En küçük hata bile madalya şansını saniyeler içinde yok edebiliyor.

Başlangıç bölümü yarışın en kritik anı. Sporcu yaklaşık 30 metrelik bir alanda kızağını koşarak itiyor ve hız kazandırıyor.

Bu ilk birkaç saniyede kazanılan momentum, pistin geri kalanında elde edilecek hızı büyük ölçüde belirliyor. Zayıf bir başlangıç, kusursuz bir sürüşle bile telafi edilemiyor.

Skeleton dünya çapında Uluslararası Bobsled ve Kızak Federasyonu (IBSF) tarafından yönetiliyor. Dünya kupaları, kıta şampiyonaları ve dünya şampiyonaları bu kurumun çatısı altında düzenleniyor.

Her sezon farklı ülkelerde yapılan yarışlar, sporcuların dünya sıralamasını şekillendiriyor.

Son yıllarda Büyük Britanya, Almanya, Kanada ve ABD gibi ülkeler skeleton'da büyük başarılar elde ediyor. Pist tecrübesi ve teknik altyapı, bu sporda belirleyici rol oynuyor.

Skeleton'u diğer kış sporlarından ayıran en önemli özellik, sporcuyla pist arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra inmesi. Yarışçı buzla kelimenin tam anlamıyla burun buruna kayıyor.

En ufak bir hata, yanlış bir ağırlık transferi ya da milisaniyelik gecikme, saniyelerle ölçülen büyük kayıplara yol açıyor. Bu da skeleton'u gerçek bir sinir, denge ve cesaret sınavına dönüştürüyor.

İzleyenler için birkaç dakikalık bir iniş gibi görünen şey, aslında yıllar süren antrenmanların ve büyük bir teknik disiplinin ürünü oluyor.

Skeleton, basit bir kızak sporu değil. Hızın, cesaretin ve buz üzerindeki ustalığın en saf hali.

Kaynaklar: ESPN, Olympics, IBSF