Fenerbahçe'nin yeni transferi Ganalı Djiku, Türkiye'deki hedeflerini anlattı

Fenerbahçe'nin Ganalı milli oyuncusu Alexander Djiku, her formasyonda oynayabilen hızlı bir oyuncu olarak Fenerbahçe'ye güçlü karakterini göstermek için geldiğini ve Rennes maçında stattaki ambiyansın gelişindeki en büyük sebep olduğunu söyledi.

AA
AA
TT

Fenerbahçe'nin yeni transferi Ganalı Djiku, Türkiye'deki hedeflerini anlattı

AA
AA

Fenerbahçe'nin Fransa 1. Lig ekiplerinden Strazburg'daki sözleşmesi bittikten sonra 3+1 yıllığına kadrosuna kattığı Ganalı milli savunma oyuncusu Alexander Djiku, AA muhabirine sorularını yanıtladı.

Sarı-lacivertlilerin, 9-15 Temmuz tarihlerindeki Pari Premier Cup Turnuvası ve yeni sezon hazırlıkları için bulunduğu Rusya'nın St. Petersburg kentindeki kamp kadrosuna sonradan dahil olan Djiku, kariyerinde ilk kez Fransa dışında oynayacak olmasıyla ilgili, "Bana göre burada olduğum süre zarfında bir zorluk yaşamayacağım. Çünkü milli takımda da aynı şekilde oynayan bir futbolcuyum. Dolayısıyla adaptasyon konusunda bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum." dedi.

Geçen yıl Fransa'da maç başına ortalama 14,5 top çalma oranıyla alanda en iyi savunma oyuncusu olduğu ve 2022'de Gana'da yılın oyuncusu seçildiği hatırlatılan Djiku, aynı performansı Fenerbahçe'de de sürdürüp sürdürmeyeceği yönündeki soruya karşılık, şu ifadeyi kullandı:

"Ben buraya performansımı göstermek için geldim. Zaten öncesinde de hocamızla da konuşmuştuk ve onun da benim kalitemi bildiğini düşünüyorum. Fenerbahçe'ye gelme amacım, burada takımıma yardımcı olmak, kalitemi göstermek, liderlik edebilmek ve güçlü karakterimi takımın menfaati için kullanabilmek. Dolayısıyla bu performansımı, başarımı burada da sürdürmek istiyorum."

"Her formasyonda oynayacak kaliteye sahibim"

Fransa'da yıllardır üçlü savunmada oynadığı ama bu sezon dörtlü savunmayla oynaması beklenen Fenerbahçe'ye uyum sağlayıp sağlamayacağı konusundaki soruyu ise milli stoper, "Zor olacağını zannetmiyorum çünkü milli takımda, Gana'da da dörtlü sistemde oynuyordum. Aynı şekilde Strazburg'da bu sistemde oynuyordum. Üçlü veya dörtlü, ben her formasyonda, her dizilişte oynayacak kaliteye sahip olduğumu düşünüyorum." şeklinde cevapladı.

Alexander Djiku, sağ veya sol bölgede oynama konusuyla ilgili de üçlü formasyonda daha çok merkezde oynayan bir futbolcu olduğu bilgisini vererek, "Burada daha çok oynadım ama dörtlü sistemle oynadığımızda daha çok sol stoper oynamıştım ama sağ stoperde oynayacak olsam benim için bir problem oluşmayacaktır." sözlerini kullandı.

"Çok fazla hava topu kazandım, hızlı bir oyuncuyum"

Takımlarda uzun stoper alışkanlığına rağmen 1.82'lik boyuyla beklentileri karşıladığı belirtilen Ganalı, fiziksel özelliklerini şöyle değerlendirdi:

"Elbette ki herkesin bir futbol görüşü vardır, defans oyuncularına bakış şekli vardır. Ben kalitemi saha içerisinde gösterebileceğime inanıyorum. Zaten son oynadığım maçlara bakarsanız çok fazla hava topu kazanmış olduğumu görürsünüz. Aynı zamanda hızlı bir oyuncuyum. Kademeye süratli bir şekilde girebilen bir oyuncuyum. Dolayısıyla daha dinamik bir oyuncu olduğumu söyleyebilirim."

Fenerbahçe'deki beşinci Ganalı

Fenerbahçe'de daha önce Ganalı Yaw Preko, Samuel Johnson, Stephen Appiah ve Andre Ayew'in oynadığı hatırlatılarak, beşinci Ganalı olması olduğu hatırlatılan Djiku, "Stephen Appiah daha önce oynamıştı ve idol bir oyuncu. Burada idolleşti." dedi.

Fenerbahçe'ye gelmeden önce Ayew'le de görüşme fırsatı yakaladığı ve kendisine güzel şeyler söylediğine dikkati çeken Djiku, "Benim burayı seçmem, Fenerbahçe'ye gelmem konusunda düşüncelerimi daha da aydınlattı. Buraya gelişimi kolaylaştırdı onun söyledikleri. Ben de burada, Fenerbahçe tarihinde bir Ganalı oyuncu olarak fark yaratan bir oyuncu olmak istiyorum." diye konuştu.

"Evet agresifim"

Fenerbahçeli oyuncuların geçen sezon çok kırmızı kart gördüğü, taraftarın da bu konuda hassasiyet geliştirdiği aktarılan Djiku, konuyla ilgili şu görüşünü paylaştı:

"Şu an itibarıyla Süper Lig'i çok fazla tanımıyorum. Dolayısıyla hakemler hakkında bir yorum yapmak benim için doğru olmaz ama ben agresif bir oyuncuyum. Özellikle topa agresif olan bir oyuncuyum ve defansif kalitemi göstermekten yanayım. Her zaman bunu ortaya koymaya çalışıyorum ve çok fazla kırmızı kart gören bir futbolcu değilim. Çok fazla faul yapan bir oyuncu değilim. Evet agresifim, faul yaptığımda da genelde sarı kartla cezalandırılıyorum. Kendimi de bu noktada geliştirmem gerekiyor. Ama ben öyle zannediyorum ki maçlar başladığında lige en hızlı şekilde adapte olacağım."

"Rennes maçında çok büyük bir atmosfer vardı"

Rakip takımların da transfer etmek istediği bir oyuncu olduğu belirtilen 28 yaşındaki stoper, "Fenerbahçe'yi seçmenizdeki en büyük sebep ne?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Buraya gelmeden önce çok fazla oyuncuyla konuşma fırsatım oldu. Michy Batshuayi, Ayew ve aynı şekilde Mousa Sow. O da buranın idollerinden bir tanesi. Onlarla konuştuktan sonra da gerçekten pozitif şeyler düşündüm. Aynı zamanda Fenerbahçe'nin sunmuş olduğu sportif proje de beni çok fazla mutlu etti. Şampiyonluk isteği... Buradaki azim, buradaki istek ve aynı zamanda stadın ambiyansı. Hatırlarsınız geçen seneki Rennes maçında çok büyük, çok coşkulu bir atmosfer vardı statta. Bu da benim için etken olan konulardan bir tanesi bir takıma giderken. Bu ambiyans beni çok etkilemişti. Bu saydığım sebepler benim Fenerbahçe'ye gelmem konusunda etkili oldu."

"Djiku, orta sahada da oynar mı?"

Alexander Djiku, "Sağ ayaklı ama solda da oynayan bir stopersin. Geçmişte orta sahada oynaman istenmiş ama oynamamış, reddetmiş ve yedek kalmışsın. Çok yönlü bir oyuncu olarak başka bölgelerde de oynaman istenirse oynar mısın?" şeklindeki soruya ise "Her şeyden önce bunun kararını teknik direktör verir. Bu bahsettiğinizi konuyla alakalı olarak da benim oynadığım bir pozisyon vardı. Bu pozisyonu değiştirip farklı bir pozisyonda, farklı bir bölgede oynamamı istemişti ama ben şöyle bir tartışma yaşamıştım. Kalitemi göstereceğim pozisyon benim asıl oynadığım yerdi. Yani stoper pozisyonuydu. Dolayısıyla bu konuda bir konuşmamız olmuştu. Ben merkez pozisyonda da oynadım, stoper mevkiinin farklı bölgelerinde de oynadım. Ama yine söylüyorum bana göre en önemli şey burada hocanın sizden istediği. Hoca size nerede görev verirse, siz de takım için onu yapmak durumundasınız." şeklinde cevapladı.

"Gol yemeden maç kazanmak çok önemli"

Fenerbahçe'nin geçen sezon kalesinde 40'ın üzerinde gol görmesiyle ilgili de başarılı savunma oyuncusu, şu değerlendirmede bulundu:

"Bir defans oyuncusu için gol yememek çok önemlidir. Golsüz maç kazanmak, gol yemeden maç kazanmak gerçekten çok büyük bir önem taşır bir stoper oyuncusu için. Aynı zamanda takım için de ofansif anlamda gol atmanız gerekiyor maçı kazanabilmeniz için ama bu güçlü defansı sağlayabilmek için de konsantre olmak durumundasınız. Kalenizi iyi savunmak mecburiyetindesiniz. Rakibi engellemeniz gerekiyor. Defansif anlamda güçlü kalmanız gerekiyor. Rakibe en az fırsatı vererek, belki de hiçbir fırsat tanımadan maçı galibiyetle, golsüz bir şekilde tamamlamanız gerekiyor. Bunun için de tabii çalışmak gerekiyor."

"Herkes çok sıkı bir şekilde çalışıyor"

Fenerbahçe'de oynayan önemli futbolculardan biri olmayı hedeflediğini anlatan milli oyuncu, "Fenerbahçe tarihinde kaliteli birçok güçlü stoperler oynadı. Ben de aynı şekilde buraya geldikten sonra kalitemi en iyi şekilde göstermek istiyorum. Umarım Fenerbahçe için önemli bir oyuncu olabilirim." ifadesini kullandı.

Daha önce Marsilya'da oynayan Michy Batshuayi ile rakip olarak karşılaştıklarını da anlatan Djiku, Fenerbahçe'deki ilk izlenimleri hakkında şu sözleri dile getirdi:

"Ben iyi bir grupta olduğumu düşünüyorum. Takım arkadaşlarım da aynı şekilde. Gerçekten birbiriyle herkes iletişim halinde. Hızlı bir şekilde ben de buradaki ortama adapte olacağım. Seviye olarak, kalite olarak bahsedecek olursak, herkes çok sıkı bir şekilde çalışıyor ve birbirinin açığını kapatmak adına, birbiri için savaşını sürdürüyor. Dolayısıyla bu çok önemli ve kaliteli bir takımda olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Buraya gelmeden önce, uçuştan önce Kızılyıldız maçının 30 dakikalık bölümünü izlemiştim. Evet en iyi ilk yarı değildi belki de Fenerbahçe için ama bana göre zamanla çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü buradaki yeni gelen oyuncular da birbirlerini daha iyi tanıyacak. O adaptasyon süreciyle beraber galibiyetlerle, çok daha iyi bir şekilde birbirimizi tanıyarak, birbirimizi anlayarak mutlu olacağımızı, güzel neticeler alacağımızı düşünüyorum."

"Kuracağımız güçlü ruhla başarı gelecek"

Taraftara da mesaj veren Djiku, "Bana göre olmazsa olmaz noktalardan bir tanesi taraftarlarla beraber ve aynı şekilde saha içinde takım arkadaşlarımla beraber kuracağımız o güçlü ruhla başarı gelecek. Öyle zannediyorum ki onların da gücüyle beraber biz başarıları elde edeceğiz. İstediğimiz zaferleri elde edeceğiz ve günün sonunda da şampiyon olacağımızı düşünüyorum." görüşünü sundu.

Alexander Djiku son olarak Brezilyalı defans oyuncusu Thiago Silva'yı idol gördüğünü de kaydederek, "Çünkü kendisi gerçekten çok kaliteli bir oyuncu ve onun oyununu da sürekli takip ediyorum." dedi.



UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
TT

UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC 327'deki hafif ağırsıklet kemer mücadelesini inceliyoruz.

UFC'de hafif ağırsıklette yeni bir sayfa açılıyor. UFC 327, sadece bir kemer maçı değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yenisinin başlamasını temsil ediyor. Eski şampiyon Jiří Procházka ve yükselişini adım adım sürdüren Carlos Ulberg, boşta olan kemer için Miami'de karşı karşıya geliyor.

Bu hikayeyi asıl güçlü kılansa sadece istatistikler değil; iki dövüşçünün kafasından geçenler.

Jiří Procházka'nın kariyeri inişli çıkışlı ama hiçbir zaman sıradan olmadı. Glover Teixeira karşısında kazandığı kemer, ardından gelen sakatlık ve Alex Pereira karşısında yaşadığı iki mağlubiyet… Bunların hepsi onu bu noktaya taşıyan sürecin parçaları.

Ama bu kez farkı yaratan şey fiziksel değil, tamamen zihinsel:

Bebeğimiz olacak. Bu, yaptığım her şeyde beni ileri iten büyük bir enerji oldu, özellikle de hazırlık sürecinde.

Procházka bu sürecin başında ciddi bir tereddüt yaşadığını da saklamıyor:

İlk başta bunun gücümü alacağını düşündüm. Hazırlığımı zayıflatacağını düşündüm. Ama hissettiğim şey tamamen farklıydı. Yaptığım her şeyde daha güçlü bir odak geliştirdim. Her görüntülü konuşmamızda daha güçlü olmak için yeni bir sebep vardı. Ailem için kral olmak istiyorum, gerçek bir erkek olmak istiyorum. Bu benim hayatımdaki büyük temalardan biri.

Onun hayat tarzı her zaman sınırda oldu. Risk almak, korkuyu zorlamak, konfor alanını yok etmek… Bunlar Procházka'nın kimliğinin bir parçasıydı. Meksika'da halatsız tırmanış yapması bunun en uç örneklerinden biri.

Ama artık o tarafını kontrol altına alıyor:

Meksika'da yaptığım şey… Evet, biraz tehlikeliydi. Bu tür şeyleri bırakmam gerekiyor. Kendime güvenimi böyle şeylerle beslemeyi bırakıp, şu ana ve önümdeki dövüşe odaklanmam lazım. Evde beni bekleyen bir aile olduğunu unutmamam gerekiyor.

Bu değişim, onun antrenman yaklaşımını da kökten değiştirmiş:

Her şey daha ciddi. Her antrenman, her nefes, her hareket… Hepsine daha fazla odaklanıyorum. Bu hazırlık sürecindeki en önemli şey bu olabilir. Hayatı biraz daha ciddiye almak.

Procházka'nın belki de en çarpıcı dönüşümüyse dövüşe bakışında:

Bu artık sadece eğlence değil. Antrenman sadece gücümü göstermek için değil. Bu bir iş. Bir sanatçı gibi her gün işimi yapıyorum. Sanat sadece keyif değil; profesyonellik gerektirir. Ben de her gün o sanatçı olmak zorundayım.

Rakibiyle ilgili sözleriyse onun zihnindeki savaşı net şekilde ortaya koyuyor:

Bu tam olarak ihtiyacım olan rakip. Hızlı, ayaklarıyla çok iyi hareket ediyor, sol elini iyi kullanıyor. Böyle rakipleri seviyorum. Onu tehlikeli bir hayvan gibi görüyorum. Ve bu benim doğamda var… Avlamak istiyorum. Ama çok dikkatli olmalıyım. Sabırlı olmalıyım. Her hareketine yüzde 200 dikkat etmeliyim. Onu asla küçümsememeliyim.

Dövüşün nasıl geçebileceğine dair de oldukça açık:

Eğer kaosa dönerse, bu benim oyunum. Ama bu kez daha profesyonel bir performans göstermek istiyorum. Daha iyi olmak beni en çok motive eden şey. Daha iyi hareket, daha iyi zamanlama, daha net vuruşlar… Ve daha iyi savunma, umarım bunu unutmam!

Carlos Ulberg cephesindeyse tamamen farklı bir atmosfer var. Gürültü yok, acele yok, panik yok.

Miami'ye gelişlerini anlatırken bile bu fark hissediliyor:

Takımla birlikte bir buçuk haftadır buradayız. Aynı evde kaldık. Kendi kültürümüzü yaşadık. Hatta bir noktada Küba'daymışız gibi hissettik. Bayside'da yürüyüş yaptım, ortamı hissetmek istedim. Burada ne yaptığımızı anlamak istedim. Çünkü bu büyük bir şey. Dünya şampiyonluğu için dövüşüyorum.

Onun hazırlık yaklaşımı neredeyse meditasyon gibi:

Bu zaman benim için kutsal. Yalnız kalıp her şeyi sindiriyorum. Olan biteni hissediyorum ama kendimi kaptırmıyorum. Çünkü orası tehlikeli. Her şeyi basit tutuyorum. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışmıyorum.

Kickboksta 19-2'lik profesyonel kariyer, ardından hızlı bir UFC yükselişi… Ama Kennedy Nzechukwu karşısında aldığı yenilgi onun için bir dönüm noktası oluyor:

Bu yenilgi bana büyük resmi gösterdi. MMA çok zor bir spor. Her şeyde iyi olmak, oyunu anlamak gerekiyor. Bu sporun affı yok. Sadece fiziksel değil, duygusal olarak da zor. Bunların hepsini bir araya getirmek zorundasın ki sadece şampiyon değil, iyi bir şampiyon olabilesin.

Bu farkındalıktan sonra geri dönüyor ve bir daha kaybetmiyor. 9 maçlık galibiyet serisiyle bu noktaya geliyor.

Son kampını anlatırken özgüveni çok net:

Her kamp farklı ama bu kamp özeldi. Kısa sürede bu fırsatı almak, aileme yakın olmak… Hepsi bana ekstra bir ateş verdi. Şimdi yaptığımız şey aynı: Gidip işi bitirmek.

Procházka gibi öngörülemez bir rakibe hazırlanmak konusunda da dürüst:

Jiří gibi birine hazırlanmanın tam bir yolu yok. Çok öngörülemez. Ama bize gereken görüntüyü verebilecek çalışmalar yaptık. Bu dövüş kısa sürede geldi ama biz yıllardır buna hazırlanıyoruz. Onun bir noktada karşımıza çıkacağını biliyorduk.

Ve son noktayı çok net koyuyor:

Hazırız. Geriye içeri girip işi bitirmek kaldı.

Dövüşe bakışıysa tamamen emeğe dayanıyor:

Yapmam gereken her şeyi yaptım. Bu sadece bu kamp değil. Yılların emeği, yılların fedakarlığı. Kendine karşı dürüst olduğunda ve gerçekten çalıştığını bildiğinde, o zaman o an geldiğinde kimse seni inkar edemez.

UFC 327'nin hikayesi işte böyle. Bir tarafta kaosu kontrol altına almayı öğrenen bir savaşçı, diğer tarafta zaten kontrol üzerine kurulu bir sistem.

Ama bu basitlik, işin içindeki detayları daha da keskin hale getiriyor.

Procházka artık sadece içgüdüleriyle dövüşmek istemiyor; onları disipline etmeye çalışıyor. Ulberg ise zaten disiplinin içinde, sadece onu uygulamaya hazırlanıyor.

İki farklı yol, tek bir noktada kesişiyor.

Ve o noktada, sadece biri ayakta kalacak.

12 Nisan Pazar günü S Sport+ üzerinden izlenebilecek UFC 327'de alt kart 02.00, ana kartsa 04.00'da başlayacak. 

Kaynaklar: UFC, ESPN


Vinicius Jr.'dan Müslüman karşıtı tezahüratları eleştiren Lamine Yamal'a destek

Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
TT

Vinicius Jr.'dan Müslüman karşıtı tezahüratları eleştiren Lamine Yamal'a destek

Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)

Vinicius Jr., geçen hafta İspanya'nın Mısır'la yaptığı maçta Müslüman karşıtı tezahüratları kamuoyu önünde kınayan Lamine Yamal'ı övdü ve oyuncuların ayrımcılığa karşı mücadelede birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Barcelona'nın yıldızı Yamal, takımının hazırlık maçında duyulan "dayanılmaz" İslamofobik tezahüratlara karşı konuştu ve memleketindeki RCDE Stadyumu'nda açıkça üzgün görünüyordu.

İspanya Futbol Federasyonu (RFEF) olayları hızla kınarken, Katalonya bölgesel polisi olayla ilgili soruşturma başlattığını doğruladı.

Real Madrid'li Vinicius, Avrupa'da sık sık ırkçı sataşmalara maruz kaldı ve ırkçılığa karşı mücadele konusunda sesini yükseltmeye devam ediyor; konu hakkında konuşmanın "her zaman karmaşık" olduğunu ancak "bu tür şeylerin çok sık yaşandığını" söylüyor.

Umarım bu mücadeleye devam edebiliriz. Lamine'in bu konuda sesini yükseltmesi önemli. Başkalarına yardımcı olabilir. Biz ünlüyüz, paramız var, bu şeyleri daha iyi dengeleyebiliriz ama her yerde bulunan yoksullar ve siyahlar, kesinlikle bizden daha çok mücadele veriyor. Bu yüzden, daha güçlü bir sese sahip olan oyuncular olarak birlikte hareket etmeliyiz.

Vinicius, şubatta Benfica'yla oynanan Şampiyonlar Ligi eleme play-off maçında patlak veren bir ırkçılık skandalına karışmıştı. Brezilyalı forvet, ev sahibi taraftarların önünde gol sevincini yaşarken Gianluca Prestianni'yi ırkçı hakaretlerde bulunmakla suçlamıştı.

Oyun yeniden başlamaya hazırlanırken Prestianni'nin Madrid oyuncularıyla yaşadığı hararetli tartışma sırasında formasını ağzına götürdüğü görülmüş, Vinicius ise hakeme koşarak bunun ırkçılık olduğunu iddia etmişti.

Benfica iddiaları reddetse de Prestianni daha sonra UEFA tarafından verilen geçici ceza nedeniyle İspanya başkentindeki rövanş maçını kaçırmıştı.

fvfv
Vinicius Jr (sağda), Gianluca Prestianni tarafından ırkçı hakaretlere maruz kaldığını iddia etmişti (AFP)​​​​​

Vinicius, "İspanya, Almanya veya Portekiz'in ırkçı ülkeler olduğunu söylemiyorum ancak bu ülkelerde, Brezilya'da ve diğer ülkelerde de ırkçılar var" diye ekledi.

Ama birlikte mücadele etmeyi sürdürürsek, bence gelecekteki oyuncular ve genel olarak insanlar böyle bir şey yaşamak zorunda kalmayacak.

Vinicius, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Real Madrid'le Bayern Münih arasındaki ilk maçın arifesinde konuşmuştu.

AP'den de yararlanılmıştır

Independent Türkçe


Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
TT

Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)

Manchester City karşısında 4-0'lık ağır bir yenilgi alan Liverpool'un FA Cup'tan elenmesinin ardından Dominik Szoboszlai, takımın mücadele ruhundan yoksun olduğunu söyledi.

Orta saha oyuncusu ayrıca, çarşamba günü Şampiyonlar Ligi'nde Paris Saint-Germain'le karşılaşacakları maçta yine yeterince iştahlı oynamazlarsa sezonlarının kötü bitebileceği konusunda uyardı.

Menajer Arne Slot, bu sonucun "inanılmaz bir hayal kırıklığı" olduğunu söyledi ve Etihad Stadyumu'nda devre arası öncesi ve sonrasında 18 dakikalık bir süre zarfında 4 gol yiyen Liverpool'un savunmasını eleştirdi. Erling Haaland hat-trick yaparken, Antoine Semenyo da City'nin diğer golünü kaydetti ve City 8. kez üst üste FA Cup yarı finaline ulaştı.

Szoboszlai, TNT Sports'a şöyle konuştu:

Mücadele ruhu eksikti. Zihniyet olması gerektiği gibi değildi. Dürüst olmak gerekirse, hiçbirimiz sahada elimizden gelenin en iyisini yapmadık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama dağılmamalıyız. Çarşamba günü bir şansımız daha var ama bu sezonun böyle bitmesini istemediğimizi unutmamalıyız. Pozisyonlar bulduk ama değerlendiremedik, kolay bir penaltı yaptırdık. 4-0 kaybettik. Bu kadar gol yiyemeyiz. Dürüst olmak gerekirse söyleyecek söz bulmak zor. Bu maçı kazanmayı çok istiyorduk. City'de 4-0 kaybettik ve daha iyisi olabilirdi.

Slot ise şunları söyledi:

Bu inanılmaz bir hayal kırıklığı. 4 gol yediğimiz 20 dakika bizim standartlarımızın altındaydı. PSG veya Manchester City gibi bu seviyedeki takımlara karşı oynarken, 4 gol yediğimiz 20 dakikada yaptığımızdan daha iyi savunma yapmamız gerekiyor. İki kez taçtan gol yedik. İkinci gol, bu sezonun başlarında burada yediğimiz gole benziyordu. Ve Manchester City'yle oynarken ikinci kez devre arasından hemen önce gol yedik. İkinci yarının başındaki 10 dakika mücadele ruhu kesinlikle yoktu. Sonrasındaysa, her iki takımın da 4-0'ı kabullendiği bir maç oldu. Ama o 10-15 dakikada, mücadele ruhu, sadece ikili mücadeleyi kazanma isteği, ilk orada olma arzusu, pas, orta veya bitirici vuruşlarda zorluk çıkarma isteğimiz yoktu. Bunu çarşamba günü kesinlikle daha iyi yapmak zorundayız.

Independent Türkçe