Mauro Icardi, Galatasaray'da efsaneleşiyor

Galatasaray'ın Arjantinli yıldız futbolcusu, sahadaki performansının yanı sıra fedakarlığı, aidiyet duygusu, renkli kişiliği, imajı ve gol sevinciyle kısa sürede adını sarı-kırmızılıların efsaneleri arasına yazdırmayı başardı

-kırmızılı takımda yeniden kariyerinin zirvesine çıkan Icardi, şimdiden damga vurduğu Türk futbolunda rol model olmaya doğru hızla ilerliyor (AA)
-kırmızılı takımda yeniden kariyerinin zirvesine çıkan Icardi, şimdiden damga vurduğu Türk futbolunda rol model olmaya doğru hızla ilerliyor (AA)
TT

Mauro Icardi, Galatasaray'da efsaneleşiyor

-kırmızılı takımda yeniden kariyerinin zirvesine çıkan Icardi, şimdiden damga vurduğu Türk futbolunda rol model olmaya doğru hızla ilerliyor (AA)
-kırmızılı takımda yeniden kariyerinin zirvesine çıkan Icardi, şimdiden damga vurduğu Türk futbolunda rol model olmaya doğru hızla ilerliyor (AA)

Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Mauro Icardi, performansının yanı sıra fedakarlığı, aidiyet duygusu, renkli kişiliği, imajı ve gol sevinciyle kısa sürede sarı-kırmızılıların efsaneleri arasına girmeyi başardı.

Uzun yıllar formasını giydiği İtalya'nın Inter ekibinde sergilediği başarılı performansla tüm dünyada tanınan yıldız futbolcu, son dönemi istediği gibi geçmeyen 3 yıllık Paris Saint-Germain macerasının ardından geçen sezon kiralık olarak geldiği Galatasaray'da tekrar kariyerinin zirvesine çıktı.

Geçen sezon forma giydiği 24 lig maçında 22 kez ağları havalandırarak kazanılan şampiyonlukta önemli pay sahibi olan 30 yaşındaki futbolcu, özellikle Suudi Arabistan ekiplerinden gelen yüksek tekliflere rağmen iyi bir uyum yakaladığı ve taraftarının sevgilisi haline geldiği sarı-kırmızılı takıma 10 milyon avro bonservis bedeliyle transfer oldu.

Galatasaray'daki etkili mücadelesini bu sezona da yansıtan Mauro Icardi, sarı-kırmızılı forma altında şu ana kadar çıktığı 40 resmi maçta 35 gol ve 10 asistlik bir performans ortaya koydu.

Arjantinli futbolcu, yeşil sahalardaki üstün performansının yanı sıra kısa sürede damga vurduğu Türk futbolunda rol model olmaya doğru hızla ilerliyor.

Büyük fedakarlık ve yüksek aidiyet duygusu

Mauro Icardi, güzel günler geçirdiği Galatasaray'a transfer olabilmek için maddi anlamda büyük fedakarlıklarda bulundu.

Arjantinli yıldız futbolcu, transfer döneminde Suudi Arabistan'dan gelen yıllık 20-30 milyon avroluk teklifleri kabul etmedi ve daha düşük bir ücret karşılığında Galatasaray ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.

Yıldız futbolcu, bu fedakarlığının yanı sıra yüksek aidiyet duygusuyla da sarı-kırmızılı taraftarların gönlünde taht kurdu.

Sahada takımının kazanması için üst düzey bir mücadele ortaya koyan Icardi, günlük hayat ve seyahatlerinde Galatasaray ürünlerini kullanarak kulübe olan bağlılığını gösterdi.

Mauro Icardi, Bitexen Antalyaspor'u 2-0 yendikleri karşılaşmanın ardından sosyal medya hesabından "Sonra dedim iyi ki Galatasaraylıyım." paylaşımını yaparak Galatasaray'a olan sevgisini bir kez daha vurguladı.

Üst düzey yetenek ve futbol bilgisi

Mauro Icardi, gol yollarındaki üst düzey yeteneğiyle rakip savunma oyuncuları ve kalecilerin korkulu rüyası oldu.

Ceza sahasında yer tutma becerisi, güçlü kale hafızası, yüksek pozisyon bilgisine sahip Arjantinli golcü, teknik kapasitesini ortaya koyan vuruşlarıyla kalecileri çaresiz bıraktı.

Kritik anlarda kaçırdığı penaltılara rağmen mental olarak oyundan düşmeyen Icardi, özellikli büyük ve zorlu maçlardaki golleriyle takımının sonuca gitmesini sağladı.

Süper Lig'de şampiyonluk yaşamış takımlara karşı forma giydiği tüm maçlarda da gol atan Icardi, geçen sezon Fenerbahçe ve Beşiktaş ile bu sezon Molde, Yılport Samsunspor, Manchester United ve Bitexen Antalyaspor maçlarında attığı şık gollerle taraftarların hafızasında iz bıraktı.

Mauro Icardi, sert kafa vuruşlarıyla attığı gollerle de farkını ortaya koydu.

Galatasaray'da en iyilerin hizasına adını yazdırdı

Arjantinli futbolcu, kısa süreli kariyerine rağmen Galatasaray'da en iyilerin hizasına adını yazdırma başarısı gösterdi.

Sarı-kırmızılı takımın son yıllardaki en skorer ismi olan ve Süper Lig'de attığı gollerle son dönemdeki birkaç rekoru eline geçiren Icardi, camia ve taraftarda büyük etki ve heyecan oluşturdu.

Mauro Icardi, başarılı performansı, azmi, özverisi ve aidiyet duygusuyla şimdiden adını Galatasaray'ın efsane yabancı oyuncuları Georghe Hagi, Cevad Prekazi ve Claudio Taffarel'in yanına yazdırdı.

Taraftarın "Aşkı oldu"

Arjantinli futbolcu, Galatasaray'da sergilediği etkili performansla adeta taraftarların sevgilisi haline geldi.

Sarı-kırmızılı taraftarlar, yıldız futbolcuya olan sevgilerini hem maçlarda hem de sosyal medya platformlarında yoğun bir şekilde gösterirken, aralarında yeni doğan çocuğunun adını "Icardi" koyanlar da oluyor.

Mauro Icardi'nin RAMS Park'ta oynanan maçlarda attığı gollerden sonra çalınan ve kendisiyle özdeşleşen Simge'nin "Aşkın olayım" şarkısı taraftarların dillerinden düşmüyor.

Galatasaray'ın ev sahibi olduğu maçlarda Icardi'nin attığı gollerden sonra stadı dolduran on binlerce taraftarın yanı sıra evlerinde ve toplu alanlarda maçları izleyen taraftarlar, Arjantinli futbolcuya "Aşkın olayım" parçası eşliğinde sevgilerini haykırıyor.

Saha içindeki düzgün davranışlarıyla rakip taraftarların da sempatisini kazanan Icardi, ikonik gol sevinciyle çocuklar tarafından da büyük ilgi görüyor.

İmajı sokağa taştı

Renkli kişiliğiyle de dikkati çeken Mauro Icardi, özellikle sarıya boyattığı saçlarıyla bir akım başlattı.

Arjantinli futbolcunun saç imajı, takım arkadaşları ve taraftarlar arasında hızla yayıldı. Çok sayıda taraftar, Icardi'den etkilenerek saçlarını sarıya boyadı.

Eşi Wanda Nara ile olan ilişkisi zaman zaman magazin gündeminde öne çıksa da Icardi'nin, ailesiyle zaman geçirdiği, çocuklarının ödevlerine yardım ettiği ve onlarla mangal yaptığı sosyal medya paylaşımları büyük beğeni topladı.

Arjantinli futbolcu, Türkiye'ye geldiği günden itibaren gerek spor programları gerekse sosyal medyada en çok konuşulan futbolcuların başında geldi.



City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, sezon sonunda Manchester City'den ayrılacak ve bu büyük gelişme Premier Lig'de köklü bir değişime yol açacak.

İspanyol menajerin ayrılışı, pazar günü Aston Villa'yla oynanacak son Premier Lig maçından sonra gerçekleşecek ve Etihad Stadyumu'nda 10 yıllık hakimiyetin ardından İngiliz futbol tarihinin en çok kupa kazanılan dönemlerinden birine son verecek.

Şimdilik Manchester City, Guardiola'nın gelecek sezon için sözleşmesi bulunduğunu ve menajerliği sürdürmesini umduğunu belirtiyor.

55 yaşındaki teknik direktör, 2016'da göreve geldiğinden beri 17'si büyük olmak üzere toplamda 20 kupa kazandı. Bunlar arasında 6 Premier Lig şampiyonluğu da bulunuyor ve Arsenal'la girdikleri çetin şampiyonluk mücadelesinde galip gelmeleri halinde bu sayı 7'ye çıkabilir.

Ayrıca City'nin Avrupa'daki çıkışını da yöneten Guardiola, 2023'te İstanbul'da Inter Milan'ı mağlup ederek kulübe ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece Barcelona'nın başında geçirdiği efsanevi dönemdeki iki zaferin ardından teknik direktör olarak üçüncü Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

En son kupasıysa geçen hafta sonu geldi; Antoine Semenyo'nun şık vuruşuyla City, FA Cup finalinde Chelsea'yi 1-0 yendi ve bu, Guardiola'nın Etihad'daki 19. kupası ve üçüncü FA Cup zaferi oldu.

Saha dışındaysa Guardiola'nın dönemi, 2009-2018'deki 9 yıllık dönemi kapsayan 100'den fazla Premier Lig mali kural ihlali iddiasıyla 2023'te City'ye dava açılmasının ardından son yıllarda gölgelendi. Bağımsız komisyon tarafından yürütülen bir duruşma Aralık 2024'te sonuçlandı ve sonucun bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Eğer gerçekten ayrılırsa, Guardiola'nın futboldan bir süreliğine uzaklaşması muhtemel. Bu, 2012-2013'te Camp Nou ve Bayern Münih'teki dönemleri arasındaki ara dönemine benzer.

İngiltere'deki dönemi büyük ölçüde Liverpool ve özellikle Jürgen Klopp'la rekabetiyle tanımlandı. Bu rekabetin en bilinen örneklerinden biri, Kırmızılar 97 puan almasına rağmen 2019'da bir puan farkla elde edilen şampiyonluktu.

Guardiola ayrıca 2018 sezonunda 100 puan barajını aşarak yeni bir Premier Lig rekoru kırdı ve İngiliz futbol tarihinde üst üste 4 kez en üst lig şampiyonluğunu kazanan ilk teknik direktör oldu.

FA Cup finali öncesinde, City'deki görev süresinin mükemmelliğin tanımı olup olmadığı sorulduğunda İspanyol teknik adam şunları söyledi:

Evet, elbette, 10 yılda 19 kupa fena değil. Ayrılmamı beklemelerine gerek olmadığını biliyorlar, eğlenceli olduğumu biliyorlar. Yani 19 kupa, 10 yılda 20. şampiyonluk için mücadele etmek, dürüst olmak gerekirse fena değil.

Onun ayrılacağı haberiyle birlikte City'nin yerini doldurması gereken büyük bir boşluk doğuyor. City'nin, Chelsea'yi Konferans Ligi ve Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluklarına taşımasına rağmen Mavilerle sezon ortasında olaylı bir şekilde ayrılan eski yardımcı antrenör Enzo Maresca da dahil birçok adayı değerlendirmesi muhtemel.

Çok sayıda kişi bu görevi Maresca'nın üstlenmesini beklese de Guardiola döneminde City efsanesi olan Bayern Münih teknik direktörü Vincent Kompany de düşünülebilir.

Independent Türkçe


Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
TT

Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)

Oscar ödüllü yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi İtalyan teknik direktör Carlo Ancelotti'nin 50 yıllık kariyerinin bilinmeyen yönlerine odaklanan samimi bir belgesel üzerinde çalışıyor. 

Proje, tecrübeli teknik adamın bu yaz Brezilya Milli Takımı'nın başında çıkacağı 2026 Dünya Kupası yolculuğuyla doruğa ulaşacak.

Henüz adı açıklanmayan belgesele dair söylentiler, projenin resmen duyurulmasıyla doğrulanmış oldu.

Sorrentino'nun futbol tutkusu

Carlo Ancelotti belgeseli, Sorrentino'nun sinemasına da sızan futbol tutkusunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Ünlü yönetmen bu tutkusunu daha önce, Napoli'deki gençlik yıllarını, Diego Maradona'nın şehre gelişini ve yaşadığı bir aile trajedisini futbolun merceğinden aktardığı, 2021 yapımı Oscar adayı yarı otobiyografik filmi The Hand of God'la (È stata la mano di Dio) beyazperdeye taşımıştı.

Bu proje; Oscar ödüllü Muhteşem Güzellik (La Grande Bellezza), büyük ses getiren The Young Pope ve son olarak geçen yıl Venedik Film Festivali'nin açılışını yapan La Grazia gibi yapımlara imza atan Sorrentino'nun 30 yıllık kariyerindeki ilk belgesel. 

Reggio Emilia'da çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ancelotti, futbol kariyerine Parma'da orta saha oyuncusu olarak başladı; ardından Roma ve AC Milan formalarını giydi. 1990'ların başında teknik direktörlüğe adım atan tecrübeli futbol adamı, o günden bu yana Chelsea, Paris Saint-Germain, Bayern Münih ve Real Madrid de dahil olmak üzere 11 farklı dev kulübü çalıştırdı; kariyerine 26 kupa ve tam 5 Şampiyonlar Ligi zaferi sığdırdı.

Belgesel, efsane ismin hayatından özel arşiv görüntüleriyle İtalya, İspanya ve Brezilya'nın yanı sıra gelecek Dünya Kupası sırasında ABD'de çekilecek güncel sahneleri bir araya getirecek.

"Büyük bir onur"

Proje hakkında hislerini paylaşan Ancelotti, "Hikayemi büyük usta Paolo Sorrentino'yla birlikte anlatmak benim için büyük bir onur. Onun başyapıtlarına ve sanatsal hikaye anlatımına olan bağlılığına her zaman hayran kalmışımdır" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Deadline, Screen Daily


Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü nihayet resmileşti. Eski şampiyon, UFC 329'da Max Holloway'le karşılaşmaya hazırlanıyor.

11 Temmuz'da McGregor, 38 yaşına girmesinden üç gün önce ve Hawaiili rakibiyle ilk karşılaşmasından 13 yıl sonra, Las Vegas'taki T-Mobile Arena'da ana maçta Holloway'le karşı karşıya gelecek.

Bu karşılaşma, McGregor'ın 5 yıl sonraki ilk maçı ve Michael Chandler'a karşı planlanan geri dönüşünün, müsabakaya iki hafta kala ayak parmağını kırmasıyla engellenmesinden iki yıl sonra gerçekleşiyor.

Ancak bu sakatlık, son maçında yaşadığı kadar ciddi değildi; McGregor, 2021'de Dustin Poirier'e yenildiği karşılaşmada bacağını kırmıştı ve o zamandan beri dövüşmedi.

Ancak bu durum 11 Temmuz'da değişecek; İrlandalı (22-6), Holloway'le (27-9) yarı ortasıklet kategorisinde karşılaşacak. Hafifsıklet kategorisindeki yan ana maçta Liverpoollu Paddy "The Baddy" Pimblett ve Fransız Benoit Saint-Denis karşı karşıya gelecek.

34 yaşındaki Hawaiili Holloway, eski bir tüysıklet şampiyonu ve martta Charles Oliveira karşısında ağır bir yenilgi alana kadar "En Belalı Dövüşçü" unvanını da elinde tutuyordu. Hafifsıklette aldığı bu ağır yenilgiye rağmen Holloway, UFC'nin büyük isimlerinden biri olarak görülüyor, bir UFC efsanesi olarak görülüyor ve aralarında kariyerlerinin başlarında Oliveira, Dustin Poirier, Justin Gaethje, Anthony Pettis, Frankie Edgar ve Jose Aldo'nun da bulunduğu birçok yıldız ve şampiyonu yenmiş durumda; özellikle Jose Aldo'yu iki kez nakavt etti.

Ancak Holloway, ikisi de UFC kariyerlerinin başlarındayken, 2013'te McGregor tarafından puanla mağlup edilmişti.

McGregor'ın kendisi de organizasyon tarihinde ilk kez iki farklı sıklette UFC şampiyonu olmuş bir isim. En parlak döneminde Aldo'yu 13 saniyede nakavt etti, UFC'nin Madison Square Garden'daki ilk etkinliğinde Eddie Alvarez'i durdurdu ve Nate Diaz'la karşılıklı galibiyetler elde etti.

Daha sonra karma dövüş sanatlarına (MMA) ara verdi ve 2017'de Amerikalı boksör Floyd Mayweather'la dövüşüp nakavtla kaybetti. 2018'de UFC'ye döndüğünde ezeli rakibi Khabib Nurmagomedov'a pes ederek yenildi ve McGregor o zamandan beri sadece üç kez dövüştü.

2020'de Donald Cerrone'u 40 saniyede durdurdu, ardından 2021'de Poirier'le iki kez dövüştü. Bu maçların ilkinde MMA'deki ilk nakavt yenilgisini aldı ve ikincisinde bacağı kırıldı.

McGregor, son yıllarda birçok yasal sorunla mücadele etti; bunlardan biri de 2024'te Dublin'de 2018'de gerçekleşen cinsel saldırıdan dolayı bir hukuk mahkemesi jürisi tarafından suçlu bulunmasıydı. McGregor, bu davayla ilgili tüm iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.

McGregor'ın dönüşü, UFC'nin Beyaz Saray'da eşi benzeri görülmemiş bir dövüş etkinliğine ev sahipliği yapmasından bir ay sonra gerçekleşecek. Bu etkinlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. doğum günü olan 14 Haziran'da, Birleşik Devletler'in 250. yılını kutlamak amacıyla düzenlenecek.

Independent Türkçe