Carlo Ancelotti'den "Arda Güler" açıklaması: Eski sakatlığı nüksetti

"Benim ona söyleyebileceğim rahat ve sakin olması. Sadece bu şekilde bu dönemi atlatır"

(AA)
(AA)
TT

Carlo Ancelotti'den "Arda Güler" açıklaması: Eski sakatlığı nüksetti

(AA)
(AA)

Real Madrid Teknik Direktörü Carlo Ancelotti, Real Madrid'in yarın sahasında Valencia'ya karşı oynayacağı lig maçı öncesinde basın toplantında konuştu.

Takımla birlikte antrenmana çıkmayan Arda Güler'in kas sakatlığının nüksettiğini aktaran Ancelotti, "Maalesef talihsizlik oldu. Braga maçından önce bazı sorunlar yaşadı. Önemli olmadığını düşündük, sonrasında devam ettiğini gördük ama ciddi bir şey değil. Küçük bir geri adım diyebiliriz. Onu en iyi şekilde hazırlamak için çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Arda'nın şu anda üzgün ve kızgın olduğunu ifade eden İtalyan teknik adam, şöyle devam etti:

Benim ona söyleyebileceğim rahat ve sakin olması. Sadece bu şekilde bu dönemi atlatır ama yaşadıkları her sakatlanan futbolcu için geçerli olduğundan gayet normal. Takım arkadaşların oynarken senin oynayamaman, iyileşmek için zamanın geçmesini beklemek kolay değil. Üzgün ve kızgın olması normal. Ama bizim acelemiz yok. Arda'nın geleceği Real Madrid'de ve bunu en iyi şekilde yapacaktır. Çünkü olağanüstü bir yetenek.

Arda'nın ilk ağustos ayında sağ dizinden menisküs ameliyatı geçirdiğini ve bu tip sakatlıkların ardından kas sorunlarının çok normal olduğunu anlatan Ancelotti, "Benim futbolculuk dönemimde de benzer sorunlar yaşadım. Arda'nın geleceğine ilişkin kesinlikle hiçbir şüphe yok. Güzel, iyi bir gelecek onu bekliyor." şeklinde konuştu.



2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)

Japonya millî futbol takımı teknik direktörü Hajime Moriyasu’nun takımıyla Dünya Kupası’nda ileri turlara ulaşma hedefi, “öğretmen ve öğrenci” karşılaşması olarak nitelendirilen önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Japonya, bugün Houston’da oynanacak son 32 turu maçında Brezilya ile karşılaşacak.

Brezilya millî futbol takımı, Japon futbolunun modern kimliğinin şekillenmesinde en fazla etkisi olan ülkelerden biri olarak görülüyor.

Japonya, Kuzey Amerika’da düzenlenen turnuvaya tarihinde ilk kez finale ulaşma hedefiyle katılırken, son dört yılda Almanya, İspanya ve İngiltere karşısında sergilediği dikkat çekici performanslar, takımın büyük başarılar elde edebileceği yönündeki umutları artırdı.

Ancak Houston’daki karşılaşma, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle sıradan bir rakipten çok daha fazlasını ifade ediyor.

1993’te başlayan Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J1 League), yalnızca Brezilya futbolundan ilham almakla kalmadı, aynı zamanda çok sayıda Brezilyalı oyuncuyu da ülkeye çekti.

Efsane futbolcu Zico, emeklilik sonrası Kashima Antlers’a transfer olarak Japon futbolunun gelişimine katkı sağlarken, Bismarck ve Élber gibi isimler de Brezilyalı oyuncuların Japonya’ya transfer sürecinin öncülerinden oldu.

1990’ların sonunda, 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosundan yedi oyuncu — aralarında kaptan Dunga’nın da bulunduğu isimler — Japon kulüplerinde forma giymiş ya da o dönemde Japonya’da oynuyordu.

Eski Brezilyalı futbolcu Cesar Sampaio, 1998 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda yer alırken aynı zamanda Yokohama Flügels forması giydiğini belirterek, Japon futbolunun gelişimini yakından gördüğünü söyledi.

Sampaio, “Japon futbolunu takip etmeyen biri çok şaşırır. Ben ise şaşkın değilim. Her yıl adım adım gelişiyorlar. Disiplinleri her zaman etkileyiciydi. Şimdi Daizen Maeda ve Ayase Ueda gibi kaliteli oyunculara sahipler. Güçlü bir kadroları var ve grup aşamasında iyi oynadılar. Brezilya maçı en büyük test olacak” ifadelerini kullandı.

Japonya daha önce Brezilya karşısında galibiyetler elde etti, ancak bu hiçbir zaman Dünya Kupası’nda gerçekleşmedi.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda alınan 1-0’lık sürpriz galibiyet “Miami Mucizesi” olarak anılırken, en yakın sonuç ise geçen yıl Tokyo’da oynanan hazırlık maçında elde edilen 3-2’lik Japonya galibiyeti oldu.

İki takım Dünya Kupası’nda yalnızca bir kez karşılaştı. 2006 turnuvasında, Brezilya’nın Japon futboluna katkılarında önemli rol oynayan Zico’nun teknik direktör olduğu maçta Japonya, Dortmund’da 4-1 kaybederek turnuvaya veda etti.

O dönemde Japonya kadrosunda, Brezilya doğumlu üç oyuncudan biri olan Alessandro Santos da yer alıyordu. Savunmacı Marcos Tulio Tanaka ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Japonya ile son 16 turuna kadar yükselmişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Tanaka yaptığı açıklamada, Japonya–Brezilya maçlarının büyük önem taşıdığını belirterek, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki etkisinin J1 League’in kuruluşundan beri sürdüğünü belirtti.

Tanaka, “İlk geldiğimde Japonya ile Brezilya’nın Dünya Kupası’nda eşit seviyeye gelmesinin ne zaman mümkün olacağını düşünürdüm. Bu, beklediğimden daha erken geldi. Bu turnuvada aradaki fark, fiziksel kapasite dahil birçok açıdan azaldı. Bu, Japonya için Dünya Kupası’nda Brezilya’yı yenmek adına eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.


Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
TT

Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)

Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Kanada, Güney Afrika karşısında uzatma dakikalarında bulduğu golle sahadan galip ayrıldı.

Maçın tek golü 90+2. dakikada Stephen Eustáquio’dan geldi. Bu sonuçla Kanada, tarihinde ilk kez son 16 turuna yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

Kanada, çeyrek final yolunda salı günü Monterrey’de oynanacak Fas–Hollanda eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.


Novak Djokovic, 44 yaşındaki Serena Williams'ın Wimbledon'a dönmesini yorumladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Novak Djokovic, 44 yaşındaki Serena Williams'ın Wimbledon'a dönmesini yorumladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Novak Djokovic, Serena Williams'ın Wimbledon'a "ilham verici" ve "destansı" dönüşünü överken, yeniden kortlara çıkmaya hazırlanan 44 yaşındaki tenisçinin kariyerinin zirve dönemine kıyasla bugünlerde spor salonunda daha fazla vakit geçirdiğini düşünüyor.

39 yaşındaki Djokovic, "Turnuvadan yıllarca uzak kaldıktan ve iki çocuk sahibi olduktan sonra geri dönüp, sadece kendini memnun etmek veya turnuvaya geri dönmek için değil, aynı zamanda hepimize onu kortta, hem teklerde hem de çiftlerde tekrar izleme zevkini yaşatmak adına bu kadar çok çaba sarf etmesi olağanüstü" dedi.

Ona, ne olursa olsun, yaptığı şeyin benim için kişisel olarak gerçekten ilham verici olduğunu, eminim ki dünya çapında milyonlarca insanın da böyle hissettiğini söyledim. Sanırım onu zirve dönemine kıyasla daha çok spor salonunda görüyorum! Bu bana, bunun mümkün olan en iyi şekilde sonuçlanmasını gerçekten istediğini gösteriyor. Dürüst olmak gerekirse, gösterdiği çaba takdire şayan. Elbette tüm gözler onun üzerinde, geri dönüşünde. Umarım bunun tadını çıkarır çünkü bunu gerçekten hak ediyor. Kariyerinde tarihe geçen efsanevi bir miras bıraktı. Alacağı her alkışı hak ediyor.

7 kez Wimbledon tekler şampiyonu ve 23 kez Grand Slam galibi Williams, salı günü 4 yıl aradan sonra ilk tekler maçına Maya Joint karşısında çıkacak. Ayrıca Queen's'te çiftler oynayarak geri dönüşünü başlatan Williams'ın, 46 yaşındaki kız kardeşi Venus'le birlikte turnuvanın çiftler kategorisinde oynayacağı da doğrulandı.

Williams, en son 2022 ABD Açık'ta tekler oynamıştı ve bu turnuvada Ajla Tomljanovic'e üçüncü turda yenilmesinin ardından spora veda etmiş gibi görünmüştü.

24 kez Grand Slam şampiyonu ve 7 kez Wimbledon tekler galibi Djokovic, pazartesi günü Çinli Wu Yibing'e karşı mücadelesine başlayacak.

Sırp tenisçi, geçen ay Fransa Açık'ta Joao Fonseca'ya üçüncü turda elenmişti ancak Wimbledon öncesinde özgüveninin yüksek olduğunu açıkladı.

"Genel fiziksel durum açısından farklı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Roland Garros'a kıyasla buraya daha iyi hazırlandığımı düşünüyorum. Elbette toprak kortla karşılaştırıldığında çimde oynamak fiziksel açıdan toprak kadar yıpratıcı olmuyor. Bu yüzden benim için daha iyi. Çim kortta oynamayı her zaman sevdim. Wimbledon'da çok iyi bir geçmişim var. Bu da turnuvaya girerken özgüvenimi yükseltiyor.

Independent Türkçe