UEFA ve FIFA, İsrail'in Gazze'deki saldırıları karşısında sessiz

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliğinin (UEFA), 38 gündür Gazze'ye yönelik saldırılarda bulunan İsrail'e herhangi bir yaptırım uygulamaması dikkati çekti

(AA)
(AA)
TT

UEFA ve FIFA, İsrail'in Gazze'deki saldırıları karşısında sessiz

(AA)
(AA)

Rusya'yı, geçen yıl 24 Şubat'ta başlayan Ukrayna'ya karşı saldırısının henüz ilk günlerinde, sivil ölümlerini gerekçe göstererek tüm turnuvalardan men eden UEFA ve FIFA, İsrail'e karşı ise sessiz kaldı.

UEFA'dan ilk açıklama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, askeri operasyona başladıklarını duyurmasından yaklaşık 5 saat sonra geldi.

Açıklamada, "Uluslararası toplumda, Avrupa'nın güvenliği konusunda endişeler bulunmaktadır. Ukrayna'da devam eden Rus askeri saldırısını şiddetle kınıyoruz. UEFA, olimpik ruha uygun, barış ve insan haklarına saygı gibi Avrupa'nın ortak değerleri çerçevesinde futbolu geliştirmek için çalışmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

27 Şubat'ta Birleşmiş Milletler, Rusya'nın saldırılarında 64 sivilin öldüğünü, 176 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Aynı saatlerde toplanan FIFA yönetimi ise Ukrayna'ya askeri müdahalede bulunan Rusya'da uluslararası futbol maçlarının oynanmayacağını, karşılaşmalarda Rusya bayrağı ve marşının kullanılmayacağını açıkladı.

Şiddetin asla çözüm olmadığının belirtildiği açıklamada "Barışın acilen tesis edilmesi ve yapıcı diyaloğun başlaması için çağrıda bulunuyoruz." denildi.

Bu karardan bir gün sonra (28 Şubat), yani saldırıların 4. gününde FIFA ve UEFA, Rus kulüpleri ve milli takımlarının organizasyonlarına katılımını askıya aldı.

Rus takımları, o günden bu yana uluslararası alanda müsabakalara katılamadı.

Gazze'de 11 bini aşkın insan hayatını kaybetti, İsrail'e yaptırım yok

Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısında olimpik ruh, barış ve insan haklarına saygı kavramlarıyla ilk günden harekete geçen ve 4. günde yaptırım uygulayan UEFA ile FIFA, 38 gündür devam eden Gazze'deki saldırılar için herhangi bir yaptırım kararı almadı.

UEFA ve FIFA; ibadethaneleri, okulları ve hastaneleri bombalayan, 7 bini çocuk 11 bini aşkın insanın hayatını kaybetmesine neden olan İsrail'i görmezden geldi.

İsrail'in, 500 kişinin vefat ettiği 17 Ekim'deki El-Ehli Baptist Hastanesi'ni bombalaması dünyanın dört bir yanında protesto edilirken, savaş suçu niteliğindeki bu saldırıda bile UEFA ve FIFA kınama mesajı dahi yayımlamadı.

Aynı kurumlar, bu saldırıdan sadece bir gün önce 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri'nde Belçika ile İsveç arasında oynanan karşılaşma sırasında Brüksel'de yapılan silahlı saldırıda ölen 2 kişi için derhal kınama mesajı yayımlarken, o hafta oynanan maçlarda saygı duruşunda bulunma kararı aldı.

UEFA ve FIFA'nın İsrail kararları

UEFA ve FIFA, önce İsrail'in milli takım ve kulüp takımlarının oynaması gereken tüm uluslararası maçları erteledi.

Akabinde İsrail'in talebi doğrultusunda, ülkede oynanması gereken müsabakalar, yine İsrail'in belirlediği başka ülkelere alındı.

Buna göre milli takım için Macaristan, kulüp takımlarından Maccabi Tel Aviv için Sırbistan ve Maccabi Haifa için Kıbrıs Rum Kesimi tayin edildi.

Bu karar alınırken diğer takımların fikstürü ve yerel lig maçları dikkate alınmadı.

İsrail'in ertelenen Kosova maçı, geçen hafta sonu yapıldı ve yerel liglerde maçların devam ettiği dönemde milli maç oynatıldı.

UEFA'dan İsrail'in saygı duruşunda bulunma talebine onay

İsrail'in, 7 Ekim'de Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın saldırılarında hayatını kaybedenler için 2024 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde bu hafta oynayacağı İsviçre ve Romanya maçlarında saygı duruşunda bulunulması talebi, UEFA tarafından kabul edildi.

Buna göre İsrail'in yarın ve 18 Kasım'da Macaristan'da yapacağı bu iki karşılaşmada saygı duruşunda bulunulacak.

İsrail Futbol Federasyonu Başkanı Shino Zoertz, UEFA'nın söz konusu kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, Filistinlileri "insan pislikleri" şeklinde niteleyerek 7 Ekim'i hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı:

"Bir dakikalık saygı duruşu, İsrail Milli Takımı'nın herkese bu insanlık suçunu hatırlatmanın yollarından sadece bir tanesi. Kaçırılan kişiler sorununu vurgulamak ve geri dönüşlerine yardımcı olacak gücümüzün olduğuna inanmak için çeşitli kanallar aracılığıyla çalışıyoruz. Öldürülenlerin anısını en saygılı şekilde onurlandıracağız."

Filistin Milli Futbol Takımı'nın bir haftada 2 maçı var

38 gündür İsrail'in saldırılarına maruz kalan Filistin'de, futbol milli takımının 2026 Dünya Kupası Elemeleri takviminde, bir hafta içinde iki maçı bulunuyor.

Fikstüre göre Filistin Milli Takımı'nın, 16 Kasım Perşembe günü Lübnan ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde, 21 Kasım Salı günü de Avustralya ile Kuveyt'te maçları var.

Söz konusu müsabakalar için şu ana dek bir erteleme kararı/açıklaması bulunmuyor.

An itibarıyla Filistin Milli Takımı da Ürdün'de bulunuyor.

İsrail'in basketbol takımları da maçlarına devam ediyor

Futbolda yaklaşık iki yıl önce Rus takımları için verilen men kararı, basketbolda da uygulanmıştı.

Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) ve Avrupa Basketbol Ligleri Birliği (ULEB), insan hakları, olimpik ruh, fair play ve barış kelimelerini içeren cümlelerle Rus takımlarının uluslararası müsabakalara katılımını durdurmuştu.

Aynı kurumlar, Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından ise İsrail takımları için herhangi bir yaptırımda bulunmazken, ULEB'in organize ettiği Avrupa Ligi organizasyonunun sitesinden "12-13 Ekim'de yapılacak 2. hafta maçları öncesinde, İsrail'deki terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin onuruna saygı duruşunda bulunulacaktır" şeklinde açıklama yapıldı.

Daha sonra bu açıklama, "Orta Doğu'daki üzücü olaylar sebebiyle" ibaresiyle revize edildi.

FIBA ve ULEB, 38 gündür devam eden İsrail saldırılarına karşı ise kınama dahi yayımlamadı.

İsrail basketbol takımlarının maçları ertelenirken, bu ekipler için fikstür de değiştirildi.



Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
TT

Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)

Sırp tenisçi Novak Djokovic, kariyeri boyunca New York’ta daha önce hiç yaşamadığı bir yenilginin ardından ABD Açık Tenis Turnuvası’na (Flushing Meadows) ilk turda veda etti.

Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığı habere göre Djokovic, Grand Slam turnuvalarının ilk tur maçlarında elde ettiği 77 maçlık galibiyet serisinin sona erdiği çarpıcı bir yenilgi aldı. Sırp raket, dünya sıralamasında ilk 50 içerisinde yer alan Arjantinli Mariano Navone karşısında beş setlik maçta mağlup oldu. Daha önce birçok güçlü oyuncuyu yenmeyi başaran Navone, ancak kariyerinde ilk kez tenis dünyasının gerçek büyüklerinden birini devirmeyi başardı.

Pazar gecesi Arthur Ashe Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Navone, dört saat 36 dakika süren maraton maçın ardından Djokovic’i 7-6 (5), 5-7, 4-6, 6-2, 6-1’lik setlerle mağlup etti.

Karşılaşma Djokovic açısından her yönüyle zorlu geçti. Maça yavaş ve enerjisiz başlayan Sırp tenisçi daha sonra aksayarak hareket etmeye başladı, ilerleyen dakikalarda kustu ve ardından kas krampları yaşadı. Bir yandan kendisini ve tribünleri ateşlemek için alışılmış çığlıklarını atan, diğer yandan yaşananlara teslim olmuş görüntüsü veren Djokovic, Grand Slam turnuvalarında alışık olmadığı bir şekilde turnuvaya erken veda etti.

vfgb
Novak, maç sırasında sağlık ekibinin müdahalesini alırken (AFP)

Djokovic’in bir Grand Slam turnuvasında ilk turda aldığı son yenilgi, dünya 76 numarası olduğu 2006 Avustralya Açık’a dayanıyordu. O tarihten bu yana büyük turnuvalardaki ilk tur maçlarını geçmek Djokovic için neredeyse garanti haline gelmişti. Tarihte çok az oyuncunun başarabildiği bir istikrarla açılış maçlarını aşan Sırp yıldız, New York’ta yaşadığı bu zorlu geceyle birlikte belki de ilk kez sportif kariyerinin yaşına ilişkin gerçeği bu denli yakından hissetti.

İlk setin 73 dakika sürdüğü ve maçın açılış gecesinde dört saati aştığı karşılaşmada yaşananların büyük bölümü ilk bakışta anlaşılması güç görünüyordu. Ancak göz ardı edilemeyecek tek bir gerçek vardı: Djokovic 39 yaşında.

Bu yaş, tenis tarihindeki önceki büyük yıldızların neredeyse tamamının en üst düzeyde rekabet etmeyi bıraktığı dönemin çok ötesinde.

Navone, Djokovic’e en acı darbelerden birini beşinci ve belirleyici setin ikinci oyununda indirdi. Arjantinli tenisçi Sırp rakibini kortun bir ucundan diğerine koşturduktan sonra fileye yaklaşmaya zorladı. Djokovic fileye geldiğinde Navone, çizginin hemen yanından düz bir backhand gönderdi. Sırp tenisçi topu yarım voleyle file üzerinden geri göndermeyi başaramadı.

Bu sayının ardından Djokovic’in adımları sendelemeye başladı. Sonraki oyunlarda aksayarak hareket eden ve acı çektiği görülen Sırp raketin görüntüsü, zamanın herkesin gözü önünde kendisine yetiştiği izlenimini verdi. Sanki vücudu bir anda bu tür mücadeleleri kaldırmak için fazla yaşlanmıştı. Tribünlerdeki dolu stadyumun atmosferi de giderek cenaze sessizliğini andıran bir sessizliğe büründü.

Djokovic’in eşi Jelena ile çocukları Stefan ve Tara kortun kenarında oturuyordu. Maç ilerleyip sona yaklaştıkça yüzlerindeki üzüntü daha belirgin hale geldi.

Dikkat çekici olan ise Djokovic’in maça son derece güçlü başlamasıydı. İlk iki servis oyununda c kısa sürede 3-0 öne geçti.

Ancak Navone kısa sürede maça dahil oldu ve uzun rallilerde üstünlük kurmaya başladı. Arjantinli oyuncu, Djokovic’i istediğinden daha fazla top oynamaya zorladı. Karşılaşma, hava sıcaklığının olağanüstü yüksek olmamasına rağmen bunaltıcı bir nem altında oynanıyordu.

vfbghj
Novak turnuvaya erken veda etti (AFP)

Yedi oyunun ardından hava koşulları daha az önemli hale geldi çünkü yağmur yağmaya başladı. Bunun üzerine stadyumun çatısı kapatıldı ve klima sistemi devreye sokuldu. Ancak Djokovic’in fiziksel açıdan zorlandığına ilişkin işaretler daha önce ortaya çıkmıştı. Sırp oyuncu, maçın başında elde ettiği servis kırma avantajını da kaybetmişti.

Üçüncü setin yedinci oyununda yaşananlar ise endişe verici anlardan biriydi. Djokovic, oyun sırasında kortun kenarında bulunan bir çöp kutusuna kustu.

Karşılaşma ilerledikçe, sayıların süresi uzadıkça Sırp tenisçinin yaşadığı sorun daha belirgin hale geldi. Ralli altı vuruşu geçtiğinde Djokovic çoğu zaman bir sonraki sayıya hazırlanmadan önce eğilip ellerini dizlerine koyuyordu.

Mücadelenin yapısı iki oyuncu arasındaki belirleyici farkı da ortaya koydu. Djokovic, dört veya daha az vuruşla sonuçlanan sayılarda Navone karşısında belirgin bir üstünlüğe sahipti. Ancak ralliler uzadığında ve dört vuruşun üzerine çıktığında üstünlük Arjantinli oyuncuya geçti.

Djokovic’in kariyerinde, otuzlu yaşlarının ikinci yarısındaki son sezonlarında dahi bu tür geceler son derece nadirdi. Bu yaş, çoğu tenisçinin profesyonel rekabetten uzun süre önce çekildiği bir dönem.

Ancak sonunda bu, zamana meydan okumaya çalışan her sporcunun karşı karşıya kaldığı bir an. Zamanın önünde koşmaya, onun etkilerine her yıl direnmeye devam edersiniz. Ta ki bir gece artık daha fazla koşamayana kadar.

Djokovic için Arthur Ashe Stadyumu’ndaki bu gece, belki de sportif kariyerinin sona yaklaşan gerçekliğiyle en yakından yüzleştiği gecelerden biri oldu.


Galatasaray, Milan'ın Portekizli yıldızı Rafael Leao'yu kadrosuna kattı

Rafael Leao (DPA)
Rafael Leao (DPA)
TT

Galatasaray, Milan'ın Portekizli yıldızı Rafael Leao'yu kadrosuna kattı

Rafael Leao (DPA)
Rafael Leao (DPA)

Galatasaray, Portekizli hücum oyuncusu Rafael Leao'yu İtalya'nın Milan takımından transfer etti.  Galatasaray Leao ile 4 yıllık anlaşma imzaladı.

Son dört sezonun Türkiye şampiyonu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazanan Galatasaray, 27 yaşındaki futbolcunun transferi için 38 milyon euro (44 milyon dolar) bonservis bedeli ödediğini açıkladı. Leao ile İngiltere Premier Lig ekiplerinden Aston Villa'nın da ilgilendiği belirtiliyordu.

Cumartesi günü İstanbul'da kendisini karşılayan taraftarların yoğun ilgisiyle karşılaşan 49 kez Portekiz Milli Takımı forması giyen ve 6 gol atan Leao, Galatasaray'dan yıllık 10 milyon euro (11,6 milyon dolar) kazanacak.

İstanbul ekibinin açıklamasına göre oyuncunun bir sonraki satışından elde edilecek kârın yüzde 20'si Milan'a aktarılacak.

Portekiz'in Sporting altyapısından yetişen Leao, Galatasaray'da takımın golcüsü Nijeryalı Victor Osimhen ve eski Bayern Münih kanat oyuncusu Leroy Sané ile birlikte forma giyecek.

Rafa lakaplı futbolcu, Lille'de geçirdiği bir sezonun ardından 2019 yılında Milan'a transfer oldu. Leao, İtalyan ekibinde tüm kulvarlarda çıktığı 291 maçta 80 gol kaydetti.

Ancak 2022'de İtalya Serie A şampiyonluğu ve ligin en iyi oyuncusu ödülünü kazanmasının, ardından da 2022-2023 sezonunda ligde 15 golle bir sezondaki en yüksek gol sayısına ulaşmasının ardından, sonraki dönemlerde 10 gol barajını aşamadı. Bunun sonucunda yedi kez UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Milan'ın hücum hattındaki yerini kaybetti.

Leao, cuma günü Serie A'da Venezia ile karşılaşan takım arkadaşlarıyla vedalaştı. Milan'ın bu yaz 74 milyon euro (86 milyon dolar) karşılığında kadrosuna kattığı ve kulüp tarihinin en pahalı transferi olan vatandaşı Gonçalo Ramos da karşılaşmada ilk golünü kaydetti.

İtalyan basınının aktardığı açıklamalara göre Leao, maç sonrası karma bölgede yaptığı açıklamada, “Zor bir an. Yedi yılın ardından takım arkadaşlarıma veda ettim. Artık veda etme zamanı gelmişti” dedi.


Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al Hilal ve Benzema yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı; Fransız yıldız emekliliğe hazırlanıyor

Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al Hilal ve Benzema yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı; Fransız yıldız emekliliğe hazırlanıyor

Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)
Benzema, geçen sezon Al Hilal ile Kral Kupası’nı kazanmasının ardından düzenlenen kupa töreninde (Reuters)

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Al Hilal Kulübü’nün Fransız yıldız Karim Benzema ile olan sözleşmesini karşılıklı anlaşmayla sona erdirdiğini ifade etti. Böylece 2 Şubat 2026’da başlayan resmi birliktelik yaklaşık altı ay sonra sona ermiş oldu.

Benzema’ya yakın kaynaklara göre Fransız yıldız, Al Hilal’deki deneyiminin ardından futbolu tamamen bırakmaya hazırlanıyor. Bu karar, son saatlerde kendisini kadrosuna katmak için harekete geçen ve transferine onay veren Al Shabab’a gitme teklifini reddetmesinin ardından gündeme geldi.

Al Hilal ile Benzema arasındaki ilişki, oyuncunun geleceği ve sözleşmenin hangi formülle sona erdirileceği konusunda üç gün boyunca yoğun ve hararetli müzakerelere sahne oldu. Taraflar, sonunda yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırma konusunda uzlaştı.

Kaynaklar, Benzema’nın son derece öfkeli olduğunu ve Al Hilal’de kalmak, istediğini belirtti. Ancak taraflar arasında yürütülen yoğun görüşmelerin ardından sözleşmenin feshedilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Kaynaklar ayrıca Benzema’nın Al Hilal ile olan sözleşmesinin sona erdirilmesinin yalnızca kulüple arasındaki sözleşmeyi kapsadığını belirtti. Fransız yıldızın, futbolculuk kariyerini sona erdirmeye hazırlanmasına rağmen, Suudi Profesyonel Ligi ile yaptığı ve 2030 yılına kadar devam eden diğer sözleşmesini şimdilik sürdüreceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat, 25 Ağustos’ta Benzema’nın mali ve sözleşmeye ilişkin durumunun ayrıntılarını yayımlamıştı. Buna göre oyuncu, Al Hilal ile doğrudan yaptığı sözleşme kapsamında yıllık 25 milyon dolar kazanıyor. Eylül 2026’dan Haziran 2027 sonuna kadar olan dönemdeki alacaklarının toplamı ise yaklaşık 20,8 milyon dolar, yani yaklaşık 78,1 milyon Suudi riyali seviyesinde bulunuyor.

Gazete ayrıca Benzema’nın Al Hilal’den bağımsız başka bir sözleşmesinin bulunduğunu ortaya çıkarmıştı. Yıllık 23 milyon dolar değerindeki bu sözleşme 2030 yılına kadar devam ediyor ve Suudi Profesyonel Ligi’nin oyuncu transfer programı tarafından finanse ediliyor. Sözleşme kapsamında Benzema, Suudi futbolunun ve bununla bağlantılı etkinliklerin tanıtımına yönelik çeşitli görevler üstleniyor.

Bu sözleşmenin 30 Haziran 2030’da sona ereceği varsayıldığında geriye kalan toplam değerinin yaklaşık 330,6 milyon Suudi riyali (87,5 milyon dolar) olduğu hesaplanıyor. Kaynaklara göre Benzema’nın Al Hilal ile sözleşmesini sona erdirmesi, şu aşamada Suudi Profesyonel Ligi ile olan bu diğer sözleşmesinin de sona ereceği anlamına gelmiyor. Söz konusu sözleşmenin şimdilik 2030 yılına kadar devam edeceği belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’a bilgi veren kaynaklar pazar günü ayrıca Al Shabab’ın Benzema ile sözleşme imzalamaya onay verdiğini ve transfer işlemlerinin kolaylaştırılması için Suudi Profesyonel Ligi’nden destek talep ettiğini bildirmişti. Ancak Fransız yıldızın başkent ekibine transfer olma fikrini kesin biçimde reddettiği ifade edildi.

Şarku’l Avsat, 25 Ağustos’ta yayımladığı haberinde Benzema’nın Al Hilal’in Asya kadrosuna dahil edilerek AFC Şampiyonlar Ligi Elit’te oynatılması seçeneğini de reddettiğini duyurmuştu. Son üç günde taraflar arasında yürütülen yoğun ve hararetli müzakerelerin ardından ise Fransız yıldızın Al Hilal macerasının sona erdirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Böylece Benzema’nın Al Hilal macerası, başlamasından yaklaşık altı ay sonra sona ermiş oldu. Fransız yıldızın yakın çevresine göre Benzema futbolculuk kariyerini noktalamaya hazırlanıyor. Bununla birlikte, Suudi Profesyonel Ligi ile yaptığı diğer sözleşmesinin şimdilik 2030 yılına kadar devam etmesi bekleniyor.

Benzema, 2024 sezonundan bu yana Al Ittihad ve Al Hilal formalarıyla Suudi Profesyonel Ligi’nde çıktığı 76 maçta 48 gol kaydetti. Fransız yıldız, iki kulüpteki deneyimi boyunca golcülük performansını korudu.