Futbol efsanesi Maradona vefatının 3. yılında anılıyor

Geçirdiği kalp krizi sonrası 25 Kasım 2020'de hayatını kaybeden Arjantinli efsane futbolcu Diego Armando Maradona, vefatının üçüncü yılında anılıyor.

AA
AA
TT

Futbol efsanesi Maradona vefatının 3. yılında anılıyor

AA
AA

Futbolculuğu döneminde Boca Juniors, Barcelona ve Napoli formalarıyla farklı kulvarlarda 9 şampiyonluk yaşayan, Arjantin Milli Takımı'yla 1986 Dünya Kupası'nı kazanma başarısı gösteren Maradona, futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

Çoğu futbol otoritesinin, Brezilyalı Pele ile birlikte "tarihin en iyi futbolcusu" olarak kabul ettiği, kimilerinin ise Pele'den daha yetenekli olduğunu ileri sürdüğü Maradona, 30 Ekim 1960 tarihinde Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te dünyaya geldi.

Fabrika işçisi baba ile ev hanımı annenin çocuğu olan Maradona'nın yeteneği 8 yaşında keşfedildi ve mahalle takımı Estrella Roja'da oynamaya başladı.

Altyapısına girdiği Argentinos Juniors ile daha 16 yaşına girmeden profesyonel sözleşme imzalayan Maradona, 1981'de gittiği Boca Juniors'ta şampiyonluk yaşamasının ardından Avrupa'nın büyük kulüplerinden Barcelona'ya transfer oldu.

Maradona, Avrupa'da

1982-1984 yıllarında İspanyol kulübü Barcelona'da tüm kulvarlarda 58 maça çıkan ve 38 kez fileleri havalandıran Maradona, 3 kez kupa sevinci yaşadı.

Arjantinli yıldız, 1983 yılında Kral Kupası, İspanya Süper Kupası ve La Liga Kupası şampiyonluğuna ulaştı.

AA
AA

1984 yılında efsanesi olacağı İtalyan ekibi Napoli'ye transfer olan Maradona, tüm kulvarlarda 259 maçta forma giydi ve 115 gol attı.

Napoli, Maradona sayesinde ligdeki güçlü takımlarla mücadele edebilecek seviyeye ulaşırken, bu dönemde 2 lig şampiyonluğunun yanı sıra birer kez UEFA Kupası, İtalya Kupası ve İtalya Süper Kupası kulübün müzesindeki yerini aldı.

Napoli'nin ardından Sevilla, Newell's Old Boys ve son olarak da eski takımı Boca Juniors'ın formasını giyen Maradona, 1997 yılında aktif kariyerini noktaladı.

Formasını giydiği takımlarla tüm kulvarlarda 588 maça çıkan Maradona, 312 gol kaydetti.

1986 Dünya Kupası Maradona'nın ellerinde

Maradona, Arjantin'in 1986'da müzesine götürdüğü FIFA Dünya Kupası'ndaki üstün performansıyla adını tüm dünyaya duyurdu.

Turnuvanın çeyrek finalinde İngiltere filelerine elle attığı golle tartışmaların hedefi olan yıldız oyuncu, aynı maçta topu 60 metre taşıyıp 5 kişiye çalım atarak fileleri havalandırdı. Bu gol, 2002'de FIFA tarafından yapılan oylamada "yüzyılın golü" seçildi.

Maradonalı Arjantin, 1986 Dünya Kupası finalinde Batı Almanya'yı 3-2 yenerek şampiyonluğa uzandı.

Maradona, milli takım formasıyla 91 maça çıkarken, 34 gol attı.

Büyüleyici kariyerinde skandallar eksik olmadı

Arjantin'in 1990 Dünya Kupası'nda finale yükselmesinde büyük pay sahibi Maradona'nın uyuşturucu sorunu, 1991'de kamuoyuna yansıdı. Aynı yıl uyuşturucu kullanmaktan 15 ay ceza alan ünlü futbolcu, yasaklı madde kullandığı gerekçesiyle 1994 Dünya Kupası'ndan ihraç edildi.

Bu bağımlılığı yüzünden 2004 ve 2007'de ciddi sağlık sorunları yaşayan Maradona'nın Napoli forması giydiği 1984-1991 yıllarından kalma 37 milyon avrodan fazla vergi borcu, İtalyan yetkililerle sürekli sorun yaşamasına neden oldu.

Teknik direktörlüğü futbolculuğu gibi olmadı

Futbol efsanesi Diego Armando Maradona'nın teknik direktörlük hayatı, aktif kariyerinin aksine pek de başarılı geçmedi.

Tarihin en iyi futbolcularından biri olarak gösterilen Arjantinli yıldız, kupalarla dolu bir kariyerden sonra başladıkları teknik direktörlükte hayal kırıklığı yaşatan isimler arasında yer aldı.

Maradona, teknik direktörlük hayatına de ülkesinde adım attı. Argentinos Juniors'tan takım arkadaşı Carlos Fren ile 1994'te Textil Mandiyu, 1995'te ise Racing kulüplerini çalıştıran efsane oyuncu, 2008'de Alfio Basile'nin yerine Arjantin Milli Takımı'nın teknik direktörlüğüne getirildi.

Kamuoyunun da etkisiyle 2010 Dünya Kupası sürecinde milli takımın emanet edildiği Maradona'nın görevine, Arjantin'in çeyrek finalde karşılaştığı Almanya'ya 4-0 yenilerek elenmesinin ardından son verildi.

"Sivri dilli" olmasıyla tanınan Maradona, 2 yıllık milli takım teknik direktörlüğü süresince de rahat durmadı. Arjantin'in 2010 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandığı, elemelerdeki Uruguay galibiyeti sonrası basın mensuplarına hakaret eden Maradona'ya, FIFA tarafından 2 ay ceza verildi.

Daha sonra El-Vasl, El-Fujairah, Dorados de Sinaloa ve Gimnasia de La Plata takımlarını çalıştıran Maradona, parlak futbolculuk kariyerinin gerisinde kaldı.

Onsuz ilk Dünya Kupası, Arjantin'in oldu

Arjantin, Maradona'nın hayatta olmadığı ilk FIFA Dünya Kupası'nda şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

Lusail Stadı'nda Fransa ile karşılaşan Arjantin, normal süresi 2-2, uzatma bölümü 3-3 sona eren finalde rakibine penaltı atışlarında 4-2 üstünlük kurarak 1978 ve 1986'nın ardından üçüncü kez kupanın sahibi oldu.



Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
TT

Usyk-Veerhoeven maçının skor kartları tartışmayı alevlendirdi

Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)
Usyk'e karşı ringe çıkan Verhoeven, hakemin maçı durdurma kararına itiraz ediyor (Reuters)

Oleksandr Usyk'in Rico Verhoeven'a karşı aldığı galibiyetin resmi skor kartları, Giza piramitlerinde yapılan dövüşe yönelik tartışmaları daha da artırdı.

Cumartesi günü Mısır'da yapılan maçta, kick boks efsanesi Verhoeven, WBC ağırsıklet boks şampiyonu Usyk'e karşı tarihi bir sürprize imza atmanın eşiğindeydi.

Sondan bir önceki raund olan 11. raunda girilirken Verhoeven puanlarda rahat şekilde önde görünüyordu ancak Usyk raundun son bölümünde Hollandalı rakibini yere serdi.

Verhoeven'a dişliği yeniden takılırken toparlanması için fazladan süre verilmesi ilk tartışmayı yarattı. Ancak maç yeniden başladığında daha büyük bir tartışma doğdu; hakem Mark Lyson, zil çaldığında, daha önce değil, Verhoeven'ı Usyk'in yoğun saldırısından kurtarmak için araya girdi.

Birçok taraftar ve yorumcu, Verhoeven'a tarihin en büyük sürprizlerinden birine imza atma şansı için 12. ve son raunda çıkma fırsatı verilmesi gerektiğini savundu. Ancak resmi skor kartları daha sonra 37 yaşındaki dövüşçünün mutlaka galibiyete giden taraf olmadığını ortaya koydu.

Hakem Manuel Oliver Palomo, 11. raunda girilirken maçı 95-95 beraberelik olarak değerlendiriyordu. Fabian Guggenheim da aynı skoru vermişti. Hakem Pasquale Procopio ise Verhoeven'i 96-94 önde göstermişti.

Maç durdurulmamış olsaydı, 11. raund Usyk lehine 10-8 puanlanacaktı. Bu da Ukraynalı boksörün, taraflardan birinin 12. rauntta nakavt yapması dışında, puanla kazanmak için oldukça avantajlı konumda olduğu anlamına geliyordu.

Verhoeven Instagram'da şu paylaşımı yaptı:

Duyguları işin içine katmayın. Skor kartlarını okuyun. 12. ve son raunda girerken bitime bir saniye vardı. Yola devam! @usykaa'ya saygılar, seninle aynı ringi paylaşmak onurdu. Bir kez daha yapalım!

Ancak daha sonra çekilen görüntülerde Verhoeven'in zilin gerçekten çaldığını söylediği duyuldu. Hollandalı dövüşçü, Instagram hikayesinde de şu ifadeleri kullandı:

Havalimanına giderken resmi itiraz başvurusu yapıldı. Kurallar, yalnızca en önemli anlarda uygulandığında anlam taşır.

Usyk'in tartışmalı galibiyeti, 39 yaşındaki boksörün WBC kemerini korumasını ve profesyonel kariyerinde yenilgisiz kalmasını sağladı. Ukraynalı dövüşçü halen birleşik ağırsıklet şampiyonu. Ayrıca iki kez tartışmasız ağırsıklet şampiyonu ve bir kez de tartışmasız kruvazör sıklet şampiyonu olmuştu.

Öte yandan Verhoeven profesyonel boksta yalnızca ikinci maçına çıkıyordu. Bu spordaki önceki maçı, 2014'te nakavtla kazandığı karşılaşmaydı. Ancak Hollandalı, Glory ağırsıklet kemerini 11 yıl boyunca elinde tutması ve kemeri bırakmadan önce üst üste 22 galibiyet alması nedeniyle kick boks tarihinin en büyük dövüşçülerinden biri kabul ediliyor.

Cumartesi günkü maçın ardından WBC'nin zorunlu adayı Agit Kabayel, Usyk'le yüzleşmesi için ringe çıkarıldı. Ancak Suudi organizatör Turki Alalshikh, bu maç için baskı yapılmasının zamanı olmadığını söyledi ve Verhoeven'ın rövanşı hak ettiğini öne sürdü.

Independent Türkçe


Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
TT

Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)

Tottenham Hotspur’ın gelecek sezon Premier Lig’de yer almayı garantileyebilmesi için pazar günü Everton karşısında yenilmemesi gerekiyor. Öte yandan Pep Guardiola ve Muhammed Salah da duygusal vedalara hazırlanıyor.

Liverpool ile Bournemouth, Şampiyonlar Ligi bileti alma yolunda kritik maçlara çıkarken; Brighton, Brentford, Chelsea ve Sunderland için de Avrupa kupalarına katılım mücadelesi sürüyor.

Spurs için “itibar” meselesi

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Tottenham taraftarları geçen yıl bu dönem, Manchester United’ı yenerek 17 yıl aradan sonra gelen Avrupa Ligi şampiyonluğunun sevincini yaşıyordu.

Teknik direktör Roberto De Zerbi ise Everton karşılaşmasının, kazanılan kupadan çok daha önemli olduğunu savundu. De Zerbi, Premier Lig’de kalmanın kulübün geleceği açısından hayati olduğunu söyledi.

“Kupadan ve primlerden daha önemli şeyler var” diyen İtalyan teknik adam, şöyle konuştu:

“Kulübün geleceği, kulübün tarihi, oyuncuların gururu, ailelerinin gururu söz konusu. Hepimizin itibarı söz konusu.”

Tottenham’a ligde kalmak için bir puan yeterli olacak. Bu sonuç aynı zamanda, çok daha iyi averaja sahip olan Spurs’ün West Ham’ın altına düşmesini engelleyecek.

Ancak Tottenham bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçının 10’unu kaybetti. Bir yenilgi halinde ise, Leeds’i mağlup etmesi durumunda Nuno Espirito Santo’nun çalıştırdığı West Ham için umut doğacak.

Avrupa kupaları yarışı kızıştı

Liverpool, Muhammed Salah’ın Anfield’daki veda maçında ilk beş sırayı garantileyerek kötü geçen sezonu daha büyük bir hayal kırıklığıyla tamamlamamayı hedefliyor.

İlk beşte yer almak, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılım anlamına geliyor. Bu da başarısız geçen şampiyonluk savunmasının ardından önemli bir teselli olacak.

Mısırlı yıldız Salah, geçtiğimiz hafta Aston Villa’ya 4-2 kaybedilen maçın ardından teknik direktör Arne Slot yönetimindeki performansı eleştirmişti.

Salah, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Liverpool’un rakiplerin korktuğu o yüksek tempolu hücum futboluna geri dönmesini ve yeniden kupalar kazanan bir takım olmasını istiyorum.”

33 yaşındaki futbolcu, özellikle Jürgen Klopp dönemindeki oyun anlayışına gönderme yaparak, “Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmak asgari hedeftir ve bunu başarmak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Brentford’u konuk edecek Liverpool, altıncı sıradaki Bournemouth’un üç puan önünde bulunuyor ve averaj avantajına sahip.

Liverpool’un Aston Villa’yı geride bırakarak ilk beşe yükselmesi halinde, altıncı sıra da Şampiyonlar Ligi bileti için yeterli olabilir.

Mevcut durumda ise ligi altıncı ve yedinci sırada bitiren ekipler Avrupa Ligi’ne, sekizinci sıradaki takım ise Konferans Ligi’ne katılacak.

Brighton, Manchester United karşısında galip gelmesi halinde en az Avrupa Ligi’ni garantileyecek.

Sunderland ise Chelsea’yi ağırlayacağı maçta, yarım asırdan uzun süre sonra ilk kez Avrupa kupalarına katılma şansı için mücadele edecek.

Premier Lig’in yıldız isimleri veda ediyor

Mohamed Salah’ın açıklamaları, Arne Slot’u önemli bir kararın eşiğine getirdi. Hamstring sakatlığından kısa süre önce dönen 33 yaşındaki yıldızın ilk 11’de başlayıp başlamayacağı merak konusu oldu.

Zaten taraftarların tepkisini çeken Hollandalı teknik adamın, “Mısır Kralı” lakaplı Salah’a Anfield’da son kez forma şansı vermemesi halinde büyük eleştiri alabileceği belirtiliyor.

Geleceğiyle ilgili spekülasyonların arttığı bir dönemde Slot’un, Salah ile yaşadığı olası kişisel sorunların sezonu iyi bir şekilde tamamlama hedefinin önüne geçmesine izin vermemesi gerektiği ifade ediliyor.

Liverpool, Salah’ın ilk 11’de başlamadığı 2026 yılındaki dokuz lig maçının hiçbirini kazanamadı.

Etihad Stadı’nda ise Pep Guardiola’nın görkemli bir vedaya hazırlanması bekleniyor. İspanyol teknik adam, Manchester City’nin başında geçirdiği 10 yılda altı Premier Lig şampiyonluğu ve kulüp tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupası dahil toplam 20 kupa kazandı.

Guardiola, cuma günü ayrılığını açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bu hayatımın deneyimiydi” ifadelerini kullandı.


İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN