Manchester United'dan eleştirel haber yapan bazı gazetecilere ambargohttps://turkish.aawsat.com/spor/4709726-manchester-uniteddan-ele%C5%9Ftirel-haber-yapan-baz%C4%B1-gazetecilere-ambargo
Manchester United'dan eleştirel haber yapan bazı gazetecilere ambargo
İngiliz ekibi Manchester United, teknik direktör Erik ten Hag hakkındaki eleştirel haberleri nedeniyle bazı gazetecileri bugünkü basın toplantısına almadı
Manchester United'dan eleştirel haber yapan bazı gazetecilere ambargo
(AA)
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, Hollandalı teknik adamın yarın oynanacak Chelsea maçı öncesinde düzenlediği basın toplantısına, Sky Sports, Daily Mirror, ESPN ve MEN'in muhabirleri giremedi.
Manchester ekibi, "bazı haber kuruluşlarına karşı beğenmedikleri haberler yaptıkları için değil, yorum yapma ya da itiraz etme fırsatı vermek adına kulüple temas kurmadıkları için harekete geçildiğini" doğruladı.
Kulübün açıklamasında, "Bunun savunulması gereken önemli bir ilke olduğuna inanıyoruz. Birlikte çalışma şeklimizin yeniden düzenlenmesine yol açmasını umuyoruz." ifadesi kullanıldı.
Kararın iletişim direktörü Andrew Ward tarafından alındığı iddia edilirken, yasağın sadece bugünkü toplantıyı mı kapsayıp kapsamadığı bilinmiyor.
Son günlerde çıkan haberlerde, alınan kötü sonuçların ardından Manchester Unitedlı futbolcuların teknik direktör Ten Hag'a inançlarını kaybettiği ileri sürülmüştü.
Galatasaray ile UEFA Şampiyonlar Ligi'nde aynı grupta yer alan Manchester United, 4 puanla son sırada yer alıyor. Premier Lig'de 14 maçın 6'sını kaybeden Erik Ten Hag yönetimindeki İngiliz temsilcisi, 24 puanla 7. sırada bulunuyor.
Aralarında profesyonel müzisyenler de var... Dünya Kupası yıldızlarının gizli yeteneklerihttps://turkish.aawsat.com/spor/5286218-aralar%C4%B1nda-profesyonel-m%C3%BCzisyenler-de-var-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1-y%C4%B1ld%C4%B1zlar%C4%B1n%C4%B1n-gizli-yetenekleri
Aralarında profesyonel müzisyenler de var... Dünya Kupası yıldızlarının gizli yetenekleri
Dünya Kupası'nın bazı yıldızları ile müzik arasında çok sıkı bir bağ var. (A.P. - YouTube - X)
Kylian Mbappé, 2026 Dünya Kupası'nda Fransa'nın Senegal'e karşı oynadığı ilk maçta golünü atar atmaz, daha önce hiç görülmemiş bir gol sevinci imza attı. Gol sonrasında alışılageldiği gibi ellerini göğsünde kavuşturmak yerine, flüt çalan birini taklit eden yıldız oyuncu, bu hareketiyle taraftarların kafasında soru işaretleri bıraktı.
Çok geçmeden Mbappé'nin, İngiliz sunucu James Corden'ın "Carpool Karaoke" programına konuk olduğunda bir söz verdiği anlaşıldı. Fransız yıldız, Dünya Kupası'nda Senegal'e atacağı ilk golden sonra bu hareketi yapacağına dair canlı yayında söz vermişti.
Peki ama neden özellikle bu hareket? Cevap oldukça basit: Real Madrid'in yıldızı ve Fransa Millî Takımı'nın kaptanı, çocukluğunda iki yıl boyunca büyüdüğü Paris'in banliyösü Seine-Saint-Denis'deki bir konservatuvarda flüt eğitimi almıştı.
Brezilyalı kalecinin gitar tutkusu
Mbappé müzik enstrümanını erken yaşta bırakıp yerine futbolu seçmiş olsa da Dünya Kupası yeşil sahalarındaki bazı meslektaşları enstrümanlarından hâlâ kopabilmiş değil. Bu isimlerin başında Brezilyalı kaleci Alisson Becker geliyor.
Liverpool'un yıldız file bekçisi profesyonel bir müzisyen olmasa da sık sık elinde gitarıyla, tellere neredeyse hatasız dokunup mırıldanırken görülüyor. Becker; evinde ailesine ve arkadaşlarına, bazen de halka açık etkinliklerde hayranlarına çalıp söylediği videoları sosyal medyasında paylaşmaktan çekinmiyor.
Yeteneğinin en çok öne çıktığı anlardan biri ise Liverpool kulübünün resmi bir etkinliğinde yaşandı. Kulüp marşını gitarıyla çalıp söyleyen Becker, daha sonra bu performansı stadyumda taraftarların önünde de tekrarladı.
Neymar'ın piyano deneyimleri
Becker'in Brezilya Millî Takımı'ndan arkadaşı Neymar Jr. da müzikal denemeler yapıyor ancak onunki biraz daha amatörce kalıyor. Yıldız oyuncunun denemeleri, piyano veya gitar başında popüler melodileri çaldığı kısa seanslarla sınırlı. Neymar, bu kısa kesitleri sosyal medya hesapları üzerinden takipçileriyle paylaşıyor.
Buna karşın kariyerinin başlarında müzik dünyasına adım atma fikri Neymar'ı ciddi şekilde cezbediyordu. Hatta 2016 yılında bir şarkı çıkaracağını duyurmuş, ancak daha sonra bunun sadece bir şakadan ibaret olduğu anlaşılmıştı. Yine de müziğe olan ilgisi hiç bitmedi; ünlü Brezilyalı şarkıcıların dev konserlerinde sık sık onlarla birlikte sahneye çıktı.
Havertz... İlk dokunuş anneannesinin piyanosuna
Almanya Millî Takımı oyuncusu Kai Havertz için piyano sadece geçici bir heves değil. Kalbindeki müzik aşkını ilk uyandıran kişi anneannesi olmuş. Havertz, verdiği röportajlarda çocukken onun evindeki piyanonun başına nasıl oturduğunu ve ilk namelerini orada nasıl çaldığını anlatıyor. Daha sonra kendisi piyano dersleri almaya başlarken, erkek kardeşi de gitar çalmayı öğrenmiş. Bu sanatsal ortam, ergenlik yıllarında onu ciddi ciddi profesyonel bir piyanist olma fikrine itse de sonunda yeşil sahaların büyüsü ağır basmış.
Alman futbolcu Kai Havertz piyano çalarken (Instagram)
Pandemi döneminde bu hobisine geri dönen Havertz, Arsenal ve Almanya Millî Takımı'nın yoğun takvimi nedeniyle şimdilerde piyanoya eskisi kadar vakit ayıramıyor. Ancak röportajlarında piyano çalmanın kendisi için her zaman bir kaçış noktası olduğunu, kendisine huzur ve eğlence verdiğini sık sık dile getiriyor.
Portekiz'den rap ve futbol esintisi
Kovid-19 pandemisi, futbol yıldızlarının gizli yeteneklerini keşfettikleri bir dönüm noktası olmuş gibi görünüyor. Bu isimlerden biri de Portekiz Millî Takımı ve AC Milan'ın yıldızı Rafael Leão.
Pandemi patlak verip maçlar ve antrenmanlar durduğunda Leão henüz 19 yaşında, yolun başındaki bir futbolcuydu. Ev karantinası günlerinde, 2020 yılında rap ve hip-hop sözleri yazmaya başladı ve ertesi yıl ilk albümünü çıkardı. Kısa sürede bir yapım şirketiyle ilk sözleşmesini imzalayan oyuncu, sahne adı olarak doğup büyüdüğü Portekiz'in Seixal şehrinin posta koduna ithafen "Way 45" ismini seçti.
Şarkılarında kendi hayat tecrübelerinden ilham alan Leão, farklı müzik türlerini harmanlıyor. Eserleri Portekizce olsa da Angola kökenli bir baba ve São Tomé'li bir annenin oğlu olarak Afrika kültüründeki köklerini de şarkılarına yansıtmaktan geri durmuyor.
Memphis Depay: Hem futbolcu hem profesyonel şarkıcı
Memphis Depay ise rap müziği futbolla paralel yürüterek işi profesyonel bir boyuta taşıdı. Hollanda Millî Takımı oyuncusunun, 2026 Dünya Kupası'ndaki meslektaşları arasında müziğe en ciddi yaklaşan isim olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Ancak bu sanatsal tutku, özellikle Hollanda'nın PSV kulübünde oynadığı ilk yıllarda Depay'ın başına iş açtı. Dönemin teknik direktörü Fred Rutten durumdan rahatsız oldu ve müziğe olan bu ilginin Depay'ın odağını futboldan uzaklaştırdığını savundu. Teknik direktörünün emirlerine boyun eğen oyuncu, Hollanda ekibinde oynadığı süre boyunca müzikten uzak durdu; ta ki 2017 yılında Fransa'nın Lyon kulübüne transfer olana kadar.
Memphis Depay şu anda oldukça üretken, profesyonel bir rap sanatçısı. Şarkılarında günlük hayatı, insani mücadeleleri ve bir futbolcu olarak yaşadığı deneyimleri konu alıyor.
Messi piyano çalıyor mu?
2017 yılında, dünyaca ünlü futbolcu Lionel Messi bir reklam filminde piyanonun başına geçip Şampiyonlar Ligi marşını büyük bir özgüvenle çaldığında, tüm dünya bir an için onun müziğe adım attığını sandı.
Messi'nin başrolde olduğu ve internette izlenme rekorları kıran bu video bir fenomene dönüşse de gerçek sonradan ortaya çıktı. Piyanonun başındaki asıl kişi, Messi ile aynı kıyafetleri giyen ve koluna geçici olarak Arjantinli yıldızın dövmesinin aynısı yapılan piyanist Tomas Fosch'tan başkası değildi. Geriye kalan her şey ise profesyonel bir kurgu oyunuydu. Bu ustaca montaj, taraftarların tıpkı sahadaki golleri gibi Arjantinli yıldızın piyano notalarında da asla hata yapmadığına inanmasını sağladı.
Dünya Kupası’nın aşılmaz duvarları: Rakamlarla tarihin en iyi 6 kalecisihttps://turkish.aawsat.com/spor/5286215-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n-a%C5%9F%C4%B1lmaz-duvarlar%C4%B1-rakamlarla-tarihin-en-iyi-6-kalecisi
Dünya Kupası’nın aşılmaz duvarları: Rakamlarla tarihin en iyi 6 kalecisi
Kalecilik, Dünya Kupası finallerinde tarihî zafer ile dramatik çöküş arasındaki ince çizgiyi belirleyen en kritik mevkilerden biridir. Birçok durumda kaleciler, takımlarının son savunma hattı olmanın ötesine geçerek ilk sevinçlerin de mimarı haline gelir. On yıllar boyunca süren Dünya Kupası heyecanı içinde, seçkin bir kaleci grubu; rekorlar, olağanüstü kurtarışlar ve en güçlü forvetleri bile sarsan karizmalarıyla isimlerini altın harflerle tarihe yazdırdı. Bu isimler sadece kalelerini korumakla kalmadı, turnuvanın gidişatını da değiştirdi.
Aşağıda Dünya Kupası tarihine damga vuran efsane kaleciler yer alıyor:
Lev Yashin... “Siyah Örümcek” ve kalecilik devriminin öncüsü
Sovyetler Birliği efsanesi Lev Yashin, 1958–1970 yılları arasında dört Dünya Kupası’nda forma giyerek tarih yazdı. Siyah forması ve korkutucu fiziğiyle “Siyah Örümcek” lakabını alan Yashin, yalnızca çizgide bekleyen klasik bir kaleci değildi; ceza sahasını yöneten, ortaları kesen ve oyun kurulumuna katkı veren ilk modern kaleci olarak kabul edilir.
Sovyet efsane kaleci Lev Yashin (FIFA)
Turnuva kariyerinde dört maçta kalesini gole kapatan Yashin, aynı zamanda 1963 yılında Ballon d’Or kazanan tek kaleci olarak tarihe geçti. Kariyeri boyunca 150’den fazla penaltı kurtardığı yönündeki istatistiklerle de efsaneleşti.
Gianluigi Buffon... “Berlin Duvarı” ve liderlik sembolü
İtalyan kaleci Gianluigi Buffon, 2006 Almanya Dünya Kupası’nda zirve performanslarından birini sergiledi. Kariyerinde beş Dünya Kupası bulunan Buffon, o turnuvada sadece iki gol yedi.
İtalyan kaleci Gianluigi Buffon (Reuters)
Bu gollerden biri kendi takım arkadaşının ters vuruşuyla, diğeri ise finalde Zinedine Zidane’ın penaltısıyla geldi. Buffon, beş maçta gol yemeyerek turnuvanın en iyi kalecisi seçildi ve İtalya’nın dördüncü dünya şampiyonluğunda kilit rol oynadı.
Iker Casillas... “Aziz” ve İspanya’nın altın çağı
İspanyol kaleci Iker Casillas, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda takımını tarihindeki ilk şampiyonluğa taşıyan kilit isimlerden biri oldu.
İspanyol kaleci Iker Casillas (Reuters)
Turnuva boyunca sadece iki gol yiyen Casillas, eleme turlarında üst üste beş maçta kalesini gole kapattı. Ayrıca 2002 ve 2010 Dünya Kupaları’nda penaltı kurtaran tek kaleci olarak dikkat çekti. Finalde Arjen Robben’e karşı yaptığı kritik kurtarış, İspanya’nın şampiyonluğunu garantileyen anlardan biri oldu.
Manuel Neuer... “Süpürücü kaleci” devrimi
Alman kaleci Manuel Neuer, 2014 Brezilya Dünya Kupası’nda kalecilik anlayışını değiştiren isim oldu. “Süpürücü kaleci” (sweeper-keeper) rolünü modern futbola kazandırdı.
Almanya Milli Takımı kalecisi Manuel Neuer (AFP)
Turnuvada 244 isabetli pas yapan Neuer, birçok orta saha oyuncusunu geride bıraktı. Sadece dört gol yiyerek ve dört maçta kalesini gole kapatarak Almanya’nın şampiyonluğunda büyük rol oynadı ve Altın Eldiven ödülünü kazandı.
Peter Schmeichel... Danimarka’nın dev duvarı
Danimarkalı kaleci Peter Schmeichel, güçlü fiziği ve liderliğiyle Dünya Kupası’na damga vurdu. 1998 Fransa Dünya Kupası’nda Danimarka’yı çeyrek finale taşıyan kadronun en önemli ismiydi.
Danimarkalı dev kaleci Peter Schmeichel (Wikipedia)
Turnuva kariyerinde dokuz maçta forma giyen Schmeichel, olağanüstü refleksleri ve mental gücüyle rakip forvetlerin korkulu rüyası oldu.
Emiliano Martínez... Psikolojik savaşların ustası ve arjantin’in kurtarıcısı
Arjantinli kaleci Emiliano Martínez, 2022 Katar Dünya Kupası’nda adını tarihe yazdırdı. Rakiplerini psikolojik baskı altına alan tarzıyla dikkat çeken Martínez, penaltı atışlarındaki kritik kurtarışlarıyla öne çıktı.
Arjantinli kaleci Emiliano Martínez (AP)
Hollanda’ya karşı çeyrek final ve Fransa’ya karşı finalde penaltı serilerinde toplam üç kurtarış yaptı. Finalde uzatmaların son anlarında Randal Kolo Muani’ye karşı yaptığı kurtarış ise Arjantin’in şampiyonluğunu kurtaran en kritik anlardan biri olarak kayda geçti.
Yaş sadece bir rakam: 40'lık yıldızlar Dünya Kupası'na damga vuruyorhttps://turkish.aawsat.com/spor/5286207-ya%C5%9F-sadece-bir-rakam-40l%C4%B1k-y%C4%B1ld%C4%B1zlar-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1na-damga-vuruyor
Yaş sadece bir rakam: 40'lık yıldızlar Dünya Kupası'na damga vuruyor
Çağdaş spor tarihi, ABD'deki sahalarda sıra dışı hikâyelere tanıklık ediyor. İlerleyen yaş artık Dünya Kupası zaferlerine ulaşmanın önünde bir engel olarak görülmüyor. 2026 Dünya Kupası, "40 Yaş Kulübü"nün öncülük ettiği eşi benzeri görülmemiş yeni bir futbol döneminin kapılarını araladı.
Uzun yıllar boyunca Kamerunlu efsane Roger Milla, Dünya Kupası finallerinde 40 yaş barajını aşan tek saha oyuncusu olarak "nadir bir fenomen" unvanını korumuştu. Ancak günümüzde bu ayrıcalıklı konum sona erdi. Modern futbolun en büyük yıldızlarından üçünün daha bu seçkin gruba katılmasıyla birlikte, kuşaklar arasındaki geleneksel rekabet; fiziksel dayanıklılığın, profesyonel disiplinin ve zamana meydan okumanın sahadaki gösterisine dönüştü.
Roger Milla... "Afrika Mucizesi"nin manevi babası ve unutulmaz dansın sahibi
40 yaş üstü futbolcuların başarısından söz ederken, bu tarihi kulübün ilham kaynağı olan Kamerunlu golcü Roger Milla'ya dönmemek mümkün değil.
Milla, 1994 ABD Dünya Kupası'nda, bugün turnuvaya ev sahipliği yapan aynı sahalarda, Rusya ağlarını 42 yaş 39 günlükken havalandırmayı başarmıştı. Efsanevi 9 numaralı yeşil Kamerun formasıyla attığı bu gol, onu Dünya Kupası tarihinin en yaşlı golcüsü yaptı.
Kamerunlu futbol efsanesi Roger Milla (Wikipedia)
Korner bayrağı yanında yaptığı ünlü dans ise yalnızca bir gol sevinci değildi; Afrikalı forvetler için yeni bir fiziksel dayanıklılık anlayışının ilanı ve futbol tutkusunun yaşlanmanın sınırlarını aşabileceğinin tüm dünyaya gösterilmesiydi.
Ronaldo Altıncı Dünya Kupası'nda... Liderliği altın değerinde
Gözler ise öncelikle Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'ya çevrilmiş durumda.
Ronaldo, altıncı Dünya Kupası finallerinde sahaya çıkarak bu seçkin kulübün en dikkat çeken temsilcisi hâline geldi. 41 yaş 132 günlükken ilk 11'de yer alarak Dünya Kupası tarihinde maça başlayan en yaşlı saha oyuncusu unvanını elde etti.
Portekiz'in deneyimli kaptanı Cristiano Ronaldo (AP)
Portekiz'in Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile 1-1 berabere kaldığı açılış maçında gol katkısı bakımından alışılmış performansının gerisinde kaldı. Maç boyunca yalnızca 25 kez topla buluşurken, rakip ceza sahasında sadece 5 kez topa dokunabildi.
Buna rağmen 7 numaralı kaptanın varlığı, teknik heyet ve Portekiz taraftarları açısından hem taktiksel hem de psikolojik anlamda vazgeçilmez bir değer olmaya devam ediyor.
Luka Modric... Yaşlanmayan "kusursuz pas" mühendisi
Orta sahada ise Hırvatistan'ın sihirbazı Luka Modric, yaşa meydan okuyan bir başka örnek olarak öne çıkıyor.
40 yaş 9 ay 8 günlük olan Modric, İngiltere karşısında oynanan ve Hırvatistan'ın 4-2 kaybettiği mücadelede 10 numaralı formasıyla takımının orta sahasını yönetti.
Hırvatistan'ın deneyimli kaptanı Luka Modrić (Reuters)
Sahada kaldığı 58 dakika boyunca pas isabet oranında yüzde 100'e ulaşan deneyimli yıldız, futbol zekâsının, oyun görüşünün ve tempo kontrolünün yaş ilerledikçe değer kaybetmek yerine daha da olgunlaştığını bir kez daha gösterdi.
Başarılı pasları ve sürekli hücum girişimleriyle öne çıkan Edin Dzeko
Bu seçkin grubun dördüncü üyesi ise Bosnalı golcü Edin Dzeko oldu. Bosna-Hersek formasıyla İsviçre karşısında sahaya çıkan Dzeko, takımının 4-1 mağlup olduğu mücadelede 63 dakika görev yaptı.
Karşılaşmada yaşanan sert fiziksel mücadeleler sonucunda sarı kart gören tecrübeli forvet, buna rağmen başarılı pasları ve sürekli hücum girişimleriyle Roger Milla'nın temsil ettiği mücadele ruhunu yeniden hatırlattı.
2026 Dünya Kupası, böylece yalnızca genç yıldızların sahnesi olmaktan çıkıp, deneyimin ve uzun ömürlü kariyerlerin de kutlandığı bir organizasyona dönüşmüş durumda. "40 Yaş Kulübü"nün üyeleri, futbol dünyasına yaşın yalnızca bir sayıdan ibaret olduğunu göstermeye devam ediyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة