Beşiktaş-Galatasaray derbisinde gözler golcülerde olacak

Spor Toto Süper Lig'in 28. haftasında Beşiktaş ile Galatasaray arasında 3 Mart Pazar günü oynanacak derbi karşılaşmasında her iki takım, golcüleriyle sonuç almaya çalışacak.

AA
AA
TT

Beşiktaş-Galatasaray derbisinde gözler golcülerde olacak

AA
AA

Ligde yaptığı 27 müsabakada 72 puan toplayarak liderlik koltuğunda oturan Galatasaray, 46 puan elde ederek 4. sırada bulunan Beşiktaş ile karşılaşacak.

Siyah-beyazlıların ev sahipliğinde Tüpraş Stadyumu'nda yapılacak derbi, şampiyonluk yarışında kritik bir dönemeç olarak görülüyor.

Bu sezon şampiyonluk yarışında geride kalan ancak Semih Kılıçsoy'a şans vererek 18 yaşında bir oyuncu kazanan Beşiktaş, derbide yine genç golcüsünden rakip fileleri havalandırmasını bekleyecek.

Galatasaray'da ise gol krallığı yarışında ikinci sırada yer alan Mauro Icardi, derbide görevini yerine getirebilmek için ter dökecek.

Ligin 17. haftasından itibaren düzenli olarak forma giymeye başlayan ve bu süre içinde 11 maç oynayan Semih Kılıçsoy, 9 golle siyah-beyazlı takımın en skorer ismi olarak öne çıktı.

Bir gol daha atması halinde çift haneli sayılara ulaşacak Semih Kılıçoy, Beşiktaş'ta tecrübeli forvetler Cenk Tosun ve Vincent Aboubakar'ı geride bıraktı.

Beşiktaş'taki ilk golüyle birlikte peş peşe 4 maçta rakip fileleri sarsan Semih, ligde son iki haftayı da boş geçmedi. Sakatlığı nedeniyle görev almadığı Sivasspor maçı sonrasında oynanan 4 maçta 4 gol atan siyah-beyazlı golcü, bu süreçte Trabzonspor (2), İstanbulspor ve Konyaspor ağlarını sarstı.

Galatasaray müsabakası ayrıca Semih Kılıçsoy'un ilk derbisi olacak. Bu müsabakada gol atması halinde Semih de Galatasaray derbisinde skor üreten oyuncular arasında tarihteki yerini alacak.

Beşiktaş'ta Semih Kılıçsoy'un ardından en golcü isimler arasında yer alan stoper Omar Colley ve tecrübeli forvet Cenk Tosun, 5'er kez rakip fileleri havalandırdı.

Siyah-beyazlıların tecrübeli forvetlerinden olan ancak kadro dışı kalma ve sakatlık gibi problemler yaşayan Vincent Aboubakar'ın ise 4 golü bulunuyor. Kamerunlu oyuncu, ligin 8. haftasındaki İstanbulspor müsabakasında gol attıktan sonra 5 maçta görev alabilirken, skor üretemedi.

Icardi son haftalarda suskun

Galatasaray taraftarının en sevdiği oyuncuların başında gelen Arjantinli yıldız Mauro Icardi, Fenerbahçe derbisinde yaşadığı sakatlık sonrası oynadığı 6 maçta 2 gol atabildi.

14 golle Galatasaray'ın en golcü ismi olan Icardi, sakatlık sonrasında 3 maçta forma giyemezken, daha sonra görev aldığı müsabakalar arasında İstanbulspor ve MKE Ankaragücü maçlarında gol sevinci yaşadı.

Galatasaray'da Icardi'yi 11 golle Kerem Aktürkoğlu ve 9 golle Wilfried Zaha takip ediyor. Tecrübeli orta saha Dries Mertens'in de 4 golü bulunuyor.

Gözler Mert ve Muslera'nın üzerinde

Bu önemli karşılaşmada Beşiktaş'ta milli file bekçisi Mert Günok, Galatasaray'da ise Uruguaylı kaleci Fernando Muslera'nın forma giymesi bekleniyor.

Beşiktaş'taki üçüncü sezonunu yaşayan 34 yaşındaki Mert ile Galatasaray'da 13. sezonunu geçiren 37 yaşındaki Muslera'nın derbide ortaya koyacağı performans, takımlarının alacağı sonuçta belirleyici olacak.

Bu sezon 2 farklı file bekçisinin görev yaptığı Beşiktaş'ta Mert Günok, 22 maçla Süper Lig'de siyah-beyazlı formayı en fazla giyen kaleci oldu.

Siyah-beyazlı takımda bu sezon Mert'in yanı sıra Ersin Destanoğlu 7 lig maçında süre aldı.

Beşiktaş, Mert Günok'un kaleyi koruduğu lig karşılaşmalarında 11 galibiyet, 4 beraberlik ve 7 yenilgi yaşadı. Siyah-beyaz ekip, söz konusu müsabakalarda kalesinde 24 gol gördü. Mert, forma giydiği maçların 10'unda kalesini gole kapatmayı başardı. Tecrübeli file bekçisi, son 5 Süper Lig müsabakasında gol yemedi.

Siyah-beyazlı ekip, Ersin Destanoğlu'nun kalede olduğu 7 mücadelede de 3 galibiyet, 4 yenilgi yaşadı. Ersin, söz konusu mücadelelerin 3'ünde kalesini gole kapatırken, diğer 4 karşılaşmada 7 gol yedi.

Beşiktaş, Mert Günok'un 11'de başladığı devamında Ersin Destanoğlu'nun oyuna girdiği Yukatel Adana Demirspor maçını 4-2, Galatasaray derbisini 2-1 kaybetti. İki kaleci de Adana Demirspor mücadelesinde ikişer, Galatasaray derbisinde birer gol yedi.

Mert, Galatasaray'a karşı 13 kez oynadı

Tecrübeli file bekçisi, kariyerinde Galatasaray'a karşı 13 müsabakaya çıktı.

Fenerbahçe, Bursaspor, İstanbul Başakşehir ve Beşiktaş formaları giyen Mert Günok, sarı-kırmızılılara karşı Süper Lig'de 10, TFF Süper Kupa'da ise 3 kez kaleyi korudu. Lig maçlarında ikişer galibiyet ve beraberlik ile 6 yenilgi yaşayan Mert, Süper Kupa'daki 3 karşılaşmadan üzgün ayrıldı.

Mert, söz konusu lig müsabakalarında 16 gol yerken sadece 1 maçta kalesini gole kapatabildi. 34 yaşındaki file bekçisi, Süper Kupa'daki 3 mücadelede ise 5 gol yedi.

Mert Günok, siyah-beyazlı formayla Galatasaray'a karşı yaptığı 1 galibiyet, 2 yenilgi gördü. Mert, tüm derbilerde gol yerken, topu 5 kez ağlarından çıkardı.

Muslera, bu sezon ligde 26 müsabakaya çıktı

Galatasaray'ın tecrübeli file bekçisi Fernando Muslera, bu sezon sadece 1 lig maçını kaçırdı.

Sarı-kırmızılı ekibin fiilen çıktığı 27 müsabakanın 26'sında Muslera, 15 gol yedi. Uruguaylı futbolcu, süre aldığı müsabakaların 13'ünde kalesini gole kapattı.

Muslera'nın sarı kart cezalısı olduğu 17. haftadaki VavaCars Fatih Karagümrük maçında kaleyi devralan Günay Güvenç ise 1-0'lık galibiyette kalesini gole kapattı.

Muslera'nın derbi deneyimi yüksek

Galatasaray'a 2011-2012 sezonunda transfer olan Muslera, 13 sezonda toplam 55 derbi maçta görev aldı.

Deneyimli file bekçisi, Beşiktaş ve Fenerbahçe derbilerinde 24 galibiyet, 16 beraberlik ve 15 mağlubiyet gördü. Söz konusu karşılaşmalarda rakiplerin 52 golüne engel olamayan Muslera, 22 derbide gol yememeyi başardı.

Sarı-kırmızılı file bekçisi, Beşiktaş'a karşı 25'i Süper Lig, biri de TFF Süper Kupa'da olmak üzere 26 müsabakada kaleyi korudu. Galatasaray, bu maçlardan 13 galibiyet, 5 beraberlik ve 8 mağlubiyetle ayrıldı.

Uruguaylı kaleci, siyah-beyazlı takım ile yapılan derbilerde 28 gol yerken, 9 mücadelede kalesini gole kapattı.

11 oyuncu ilki yaşayabilir

Öte yandan derbide toplam 11 futbolcu, görev verilmesi durumunda ilk kez iki ekip arasında yapılacak bir müsabakada forma giyecek.

Siyah-beyazlıların sezon başından beri geniş kadrosunda yer alan Demir Ege Tıknaz, Semih Kılıçsoy ve Serkan Emrecan Terzi, görev verilmesi halinde ilk kez derbide forma giyecek. Ocak ayında Beşiktaş'a transfer olan Jonas Svensson, Joe Worrall, Al-Musrati ve Ernest Muçi de Fernando Santos'un kadro tercihine göre siyah-beyazlı takım adına ilk kez Galatasaray'a karşı maça çıkacak.

Sarı-kırmızılılarda ise Serge Aurier, Eyüp Aydın, Derrick Köhn ve Carlos Vinicius, Okan Buruk tarafından tercih edilmesi durumunda derbide ilk kez mücadele edecek.

Siyah-beyazlıların mevcut kadrosunda Galatasaray derbisine en fazla çıkan oyuncu Necip Uysal oldu.

Beşiktaş'ta A takıma 2009-2010 sezonunda yükselen Necip Uysal, mevcut kadro içinde Galatasaray'a karşı en fazla maça çıkan isim konumunda. Tecrübeli oyuncu, sarı-kırmızılılara karşı 16 maçta görev aldı. Beşiktaş'taki 15. sezonunu geçiren Necip Uysal'ı 9 maçla Cenk Tosun, 5'er maçla Rachid Ghezzal ile Ersin Destanoğlu takip etti.

Siyah-beyazlıların Kosovalı yıldızı Milot Rashica, teknik direktörünün görev vermesi halinde ikinci kez Galatasaray'a karşı oynayacak.

Geçen seneyi Galatasaray'da kiralık geçiren ve 2023 yazında İngiltere ekibi Norwich City'den Beşiktaş'a transfer olan Milot Rashica, teknik direktör Fernando Santos'un görev vermesi durumunda eski takımı Galatasaray'a karşı ikinci kez forma giyecek. Ligin ilk yarısında 2-1 kaybettikleri karşılaşmada da oynayan Rashica, geçen sezon sarı-kırmızılı formayla 30 maçta 6 gol kaydetmişti.

Sarı-kırmızılıların bir başka eski oyuncusu Gedson Fernandes ise sarı kart cezası sebebiyle müsabakada yer alamayacak.



Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM


Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

UFC Başkanı Dana White, ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'in takım direktörüne göre boksörü Zuffa Boxing'e transfer etmekle ilgileniyor.

Ukraynalı boksör, uzun süredir birlikte çalıştığı K2 Promotions'tan menajeri Alex Krassyuk'la geçen yaz yollarını ayırdıktan sonra serbest boksör konumunda ve bu nedenle White'ın 39 yaşındaki Usyk'i kadrosuna katmak için bir hamle planladığı söyleniyor.

Zuffa Boxing, White ve Turki Alalshikh tarafından haziranda küresel boks ortamını değiştirmek amacıyla kuruldu ve geçen eylülde Terence Crawford'la Canelo Alvarez arasındaki mega maç şirketin açılış etkinliği oldu.

Usyk'in takım direktörü Sergey Lapin, Talksport Bet'e verdiği röportajda şunları söyledi:

Temas var, diyalog var ve [Dana White ve Zuffa Boxing'den] ilgi mevcut. Şu anda detaylar kamuoyuna açıklanmayacak. Birkaç kapı açık ve format, şartlar ve takvim uyuşursa, piyasa kimsenin beklemediği bir hareket görebilir diyelim.

Zuffa Boxing, aralarında şu anki IBF kruvazör sıklet şampiyonu Jai Opetaia'nın da bulunduğu isimlerle sözleşme imzalayarak ivme kazanıyor; Avustralyalı dövüşçü 29 profesyonel maçta yenilgi yüzü görmedi.

Lapin şunları ekledi:

Herkes onun [Dana White] ne yaptığını gördü. 'Eski MMA'i küresel bir UFC makinesine dönüştürdü. Gerçek gücü sadece bir dövüşü değil, bir etkinliği paketlemekte yatıyor. Eğer o dahil olursa, ölçek ve ilgi anında farklılaşır.

Üç kez tartışmasız şampiyon olan boksör, yakın zamandaki rakibi Tyson Fury'nin düzenli antrenman kampını kurduğu Tayland'da motosiklet sürerken çekilmiş bir videosunu X'te yayımladı.

"Çingene Kral", üç kez ağırsıklet dünya şampiyonu olma fırsatını ararken, spora son dönüşü hakkında her zamanki gibi sesini yükseltiyor.

Independent Türkçe