Beşiktaş derbisini 1-0 kazanan Galatasaray, yenilmezlik serisini 16 maça çıkardı

Fotoğraf: İsa Terli/AA
Fotoğraf: İsa Terli/AA
TT

Beşiktaş derbisini 1-0 kazanan Galatasaray, yenilmezlik serisini 16 maça çıkardı

Fotoğraf: İsa Terli/AA
Fotoğraf: İsa Terli/AA

Trendyol Süper Lig'in 28. haftasındaki derbide Beşiktaş'ı 1-0 yenen Galatasaray, bu kulvardaki yenilmezlik serisini 16 maça çıkardı.Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında Galatasaray ile Tüpraş Stadı’nda karşılaştı.

İlk yarı
2. dakikada Galatasaray 1-0 öne geçti. Kerem Demirbay'ın soldan kullandığı korner atışında, ceza sahası içinde oluşan karambolde Al-Musrati ters bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi.

19. dakikada Beşiktaş gole yaklaştı. Rashica'nın sol taraftan kullandığı kornerde, doğrudan kaleye yönelen top üst direğe çarparak auta gitti.

25. dakikada Kerem Aktürkoğlu'nun ceza sahası dışında sol çaprazından kullandığı frikikte, top yan ağlarda kaldı.

40. dakikada kendi yarı alanından aldığı topla Beşiktaş ceza sahasına kadar sokulan Kaan Ayhan, pasını Kerem Demirbay'a aktardı. Penaltı noktasına hareketlenen Kerem'in kayarak vuruşunda, zamanında kalesini terk eden Mert Günok'a çarpan meşin yuvarlak kornere gitti.

İkinci yarı
47. dakikada Muçi'nin ceza yayından çektiği şutta top üstten auta gitti.

51. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın pasıyla ceza sahasının sağ çaprazında topla buluşan Mertens, bekletmeden vuruşunu yaptı. Kaleci Mert Günok, meşin yuvarlağa sahip oldu.

60. dakikada kullanılan serbest vuruşta topla buluşan Al-Musrati, sağ çaprazından şutunu çekti. Kaleci Muslera'nın çeldiği topu, altıpas çizgisi önünde Colley kafayla tamamlamaya çalıştı. Ancak meşin yuvarlak üstten auta çıktı.

61. dakikada Muçi'nin pasıyla sağ çaprazdan ceza sahasına giren Ghezzal'ın karşı karşıya pozisyonda çektiği şutta, kaleci Muslera topu kornere çelerek gole izin vermedi.

88. dakikada sağ kanatta topla buluşan Barış Alper Yılmaz'a sert müdahalede bulunan Colley, sarı kart gördü. VAR'dan yapılan uyarıyla pozisyonu saha kenarında izleyen hakem Halil Umut Meler, kartın rengini kırmızı olarak değiştirdi ve Colley'i oyundan ihraç etti.

Galatasaray, karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı.

Muslera kalesinde devleşti
Galatasaray'ın Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera, ikinci yarıdaki kurtarışlarıyla galibiyette önemli rol oynadı.

Tecrübeli file bekçisi, 60. dakikada Al-Musrati'nin serbest vuruşunda çok sert gelen topu önlemeyi başardı. Muslera, 62. dakikada ise Rachid Ghezzal'in ceza sahası içi sağ çaprazda uygun durumda çıkardığı şutta iyi bir refleks göstererek topu kornere çeldi.

Uruguaylı file bekçisi, yaptığı kurtarışlarla takımının skor üstünlüğünü korumasını sağladı.

Okan Buruk yönetiminde büyük maçlarda hata yapmıyor
Galatasaray, teknik direktör Okan Buruk yönetiminde büyük maçlardaki başarılı performansıyla dikkati çekiyor.

Sarı-kırmızılı ekip, tecrübeli teknik adam idaresinde Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'a karşı 11. müsabakaya çıktı. Galatasaray, bu karşılaşmaların 8'ini kazanırken, 2'sinde berabere kaldı, sadece birini kaybetti.

Okan Buruk yönetimindeki "Cimbom" dördüncü Beşiktaş derbisinde 3. kez galibiyetini aldı.

Ligde son 16 maçını kaybetmedi
Galatasaray, Süper Lig'deki son 16 maçında mağlubiyet yaşamadı.

Sarı-kırmızılı ekip, ligin 12. haftasında Atakaş Hatayspor'a yenildikten sonra çıktığı müsabakalarda 14 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti.

Galatasaray, ayrıca ligde son 9 maçını kazanarak önemli bir galibiyet serisi yakaladı.

Bu sezon 15 maçta gol yemedi
Sarı-kırmızılılar, Süper Lig'de bu sezon en iyi savunma yapan takım olarak dikkati çekiyor.

Süper Lig'de çıktığı 28 maçta 58 gol atan Galatasaray, kalesinde ise sadece 15 gol gördü.

Ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunan sarı-kırmızılı takım, bu sezon 15 lig maçında kalesini gole kapattı.

Beşiktaş'ın yeni stadında ilk kez kazandı
Galatasaray, Beşiktaş'ın yenilenen stadında ilk kez 3 puan aldı.

Sarı-kırmızılı takım, yenilenerek 2016-2017 sezonunda hizmete giren Tüpraş Stadı'ndaki ilk 7 lig maçında bir beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.

Galatasaray, bu stattaki 8. derbisinde ilk galibiyetini elde etti.

Icardi, Beşiktaş'ı bu kez boş geçti
Galatasaray'ın Arjantinli yıldızı Mauro Icardi, ilk kez bir Beşiktaş maçında gol atamadı.

Sarı-kırmızılı takımın geçen sezonki şampiyonluğunda önemli pay sahibi olan Icardi, özellikle şampiyonluk yaşamış takımlarla yapılan maçlardaki golcü kimliğiyle dikkati çekiyor. Arjantinli futbolcu, ligde Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Başakşehir ile oynanan 14 karşılaşmada 13 kez topu filelere gönderdi.

Daha önce forma giydiği 3 Beşiktaş derbisinde 5 kez fileleri havalandıran Icardi, ilk kez siyah-beyazlılara karşı bir maçta gol sevinci yaşayamadı.

Icardi'nin 4 Başakşehir karşılaşmasında 3, 3 Trabzonspor müsabakasında 3, 3 Fenerbahçe derbisinde 2 golü bulunuyor.

Al Musrati kaleleri şaşırdı
Beşiktaş'ın ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Al Musrati, ilk golünü kendi kalesine attı.

Derbinin 2. dakikasında Kerem Demirbay'ın soldan kullandığı köşe vuruşunda meşin yuvarlağa kafayla müdahale eden siyah-beyazlı oyuncu, meşin yuvarlağı kendi ağlarına attı ve sarı-kırmızılı ekip 1-0 öne geçti.

Bu sezon derbilerde mağlup
Beşiktaş bu sezon oynadığı 3. derbiden de puansız ayrıldı.

İlk derbisinde Galatasaray'a, RAMS Park'ta 2-1 yenilen siyah-beyazlılar, sezonun ilk yarısında Dolmabahçe'de ağırladığı Fenerbahçe'ye de 3-1 mağlup olmuştu.

Galatasaray'a yenilen Beşiktaş, bu sezon kendi evinde oynadığı ikinci derbide de rakibine mağlup oldu.

Omar Colley VAR'dan kırmızı kart gördü
Beşiktaş'ta Omar Colley, 90. dakikada VAR incelemesi sonrasında kırmızı kartla oyundan ihraç oldu.

88. dakikada Barış Alper Yılmaz'a faul yapan siyah-beyazlı futbolcuya ilk önce sarı kart gösteren hakem Halil Umut Meler, VAR'da yapılan incelemenin ardından Colley'e kırmızı kart verdi.

Cenk Tosun ıslıklarla çıktı
Siyah-beyazlı taraftarlarla Cenk Tosun arasındaki soğuk rüzgarlar derbide de devam etti.

Bu sezon zaman zaman eleştirilen tecrübeli oyuncu 80. dakikada yerini Jackson Muleka'ya bırakırken siyah-beyazlı taraftarlar Cenk Tosun'u ıslıkladı.

Ligde 4 maç sonra gol yedi
Ligde oynadığı son 4 maçta kalesini gole kapatan Beşiktaş, derbide kalesini savunamadı.

Siyah-beyazlı ekip 1-0'lık Sivasspor mağlubiyetinin ardından oynadığı Trabzonspor, Kayserispor, Konyaspor ve İstanbulspor maçlarında gol yemezken 6 gol kaydetti.

Beşiktaş ayrıca ligde 4 maç sonra sahadan yenilgiyle ayrıldı.

Rashica'nın topu direğe takıldı
Karşılaşmanın 19. dakikasında Beşiktaş'ın beraberlik şansı direğe takıldı.

Sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda Milot Rashica meşin yuvarlağı doğrudan kaleye gönderdi ancak top üst direğe çarparak dışarı gitti.

İlk yarı sonunda tribünlere çağrıldılar
Beşiktaşlı taraftarlar, ilk yarının sona ermesinin ardından siyah-beyazlı futbolcuları tribünlere çağırdı.

Soyunma odasına 1-0 geride giden ev sahibi ekipte taraftarlar, tribünlere giden oyunculara tezahüratlarla moral verdi.



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.