Ünlü dövüşçü, Mike Tyson-Jake Paul karşılaşması hakkında konuştuhttps://turkish.aawsat.com/spor/4927346-%C3%BCnl%C3%BC-d%C3%B6v%C3%BC%C5%9F%C3%A7%C3%BC-mike-tyson-jake-paul-kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Fmas%C4%B1-hakk%C4%B1nda-konu%C5%9Ftu
Ünlü dövüşçü, Mike Tyson-Jake Paul karşılaşması hakkında konuştu
AFP
Tyson Fury, yaklaşan dövüşe yönelik genel eleştiriler devam ederken, Mike Tyson'ın Jake Paul'la yapacağı maçın "boks için harika" olacağını söyledi.
Geniş kesimler tarafından tüm zamanların en iyi ağırsıkletlerinden biri diye kabul edilen Tyson, 20 Temmuz'da 27 yaşındaki Paul'la karşılaşmasında 58 yaşında olacak. Amerikalı boksörler, NFL takımlarından Dallas Cowboys'un sahası olan ABD'nin Teksas eyaletindeki AT&T Stadyumu'nda kozlarını paylaşacak ve karşılaşma Netflix'ten canlı olarak yayımlanacak.
Dövüş için henüz herhangi bir kural açıklanmadı ve bunun bir gösteri maçı mı yoksa profesyonel bir müsabaka mı olacağı belli değil. Ne olursa olsun, Fury bu dövüşle ilgili beğenilecek pek çok şey olduğunu düşünüyor.
20 Mart çarşamba günü The Stomping Ground'a konuşan Fury, "Bence boks için harika bir şey" dedi.
Mike Tyson gibi bir efsaneniz var, bu oyuna girip kısa sürede başarıya ulaşan ve iyi, kötü ya da ilgisiz milyonlarca takipçisi, izleyicisi, gözü olan bir YouTube boksörünüz var. Bazı insanlar [Paul'u] seviyor, bazıları nefret ediyor. Bence boks için gerçekten iyi bir gösteri, birçok insanı oyuna çekiyor. Dinleyin, ben kimim ki Mike Tyson'ın ya da Jake Paul'un boks yapmaması gerektiğini söyleyeyim? Onlara bol şans dilerim, ikisi de bu işten benim deyimimle 'tonla para' kazanacak, zaten mesele de bu değil mi? Billy Joe [Saunders], Canelo'yla [Saul Alvarez] dövüştüğünde o stadyumda bulunmuştum. Harika bir stadyum, onlar için harika olacak. İkisi de ödeme alacak ve bir şov yapacak. Beğenilmeyecek ne var bilmiyorum. Tamam, [biri] 57 yaşında ama tartışmasız eskilerin dünya ağırsıklet kralı.
Fury, Paul içinse şöyle dedi:
Dinleyin, Disney kanalındaki bir çocuk olmaktan Mike Tyson'la dövüşmeye, kim bunu yapmak istemez ki? Her ikisine de hayranlık duymalısınız.
Ayrıca 35 yaşındaki Büyük Britanyalı Fury, Tyson ve Paul'u "oldukça eşit bir eşleşme" diye nitelendirdi ve ekledi:
'Ah, bu çok saçma' diye konuşuyorlar ve onu bunu diyorlar ama eminim yine de izleyecekler. Kim merak etmiyor ki?
Son dövüşünü ekimde gerçekleştiren Fury, 18 Mayıs'ta birleşik şampiyon Oleksandr Usyk'e karşı WBC ağırsıklet şampiyonluğunu savunacak.
Fury son dövüşünde Francis Ngannou'ya karşı tartışmalı bir kararla kazanmıştı; Riyad'da eski UFC şampiyonuna karşı puan alarak nakavt tehlikesini atlatmıştı. Fury, Usyk'la yapacağı ve beraberlik olmadığı sürece 24 yıl sonraki ilk tartışmasız ağırsıklet şampiyonunu belirleyecek dövüş için Suudi Arabistan şehrine geri dönecek.
UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşühttps://turkish.aawsat.com/spor/5283399-ufc-freedom-250-beyaz-saray-bah%C3%A7esinde-kafes-d%C3%B6v%C3%BC%C5%9F%C3%BC
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenlenecek UFC Freedom 250 etkinliğini inceliyoruz.
6 yıl önce UFC maçlarını izleyenlerin aklında kalan en belirgin ses, coşkulu taraftarların tezahüratı değildi. Pandeminin gölgesinde boş salonlarda yapılan organizasyonlarda duyulan tek şey, yumrukların ve tekmelerin sekizgen kafesin içinde yankılanan sert sesiydi. Tribünler boştu, dünya durmuş gibiydi ama UFC durmadı.
Organizasyon yoluna devam etti ve bugün geldiği nokta, o günlerde kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük.
Şimdi aynı organizasyon, Amerika Birleşik Devletleri'nin en sembolik noktalarından biri olan Beyaz Saray'ın bahçesinde tarih yazmaya hazırlanıyor.
14 Haziran'da düzenlenecek UFC Freedom 250 gecesi, yalnızca yeni bir dövüş kartı değil. Aslında bu organizasyon, karma dövüş sanatlarının son yirmi yılda geçirdiği dönüşümün en büyük simgelerinden biri.
Bir zamanlar niş bir organizasyon olarak görülen UFC, bugün milyonlarca kişinin takip ettiği küresel bir markaya dönüştü. Artık yalnızca spor sayfalarında değil, siyaset, ekonomi ve popüler kültür haberlerinde de kendine yer buluyor.
Bu noktaya gelinmesinde kuşkusuz organizasyonun yıldız isimlerinin büyük payı var. Chuck Liddell'in sert stili, Georges St-Pierre'in disiplini, Anderson Silva'nın estetik dövüşü, Jon Jones'un üstün yeteneği, Ronda Rousey'nin kadınlara açtığı yeni sayfa ve Conor McGregor'ın yarattığı küresel etki, UFC'yi sadece bir dövüş organizasyonu olmaktan çıkarıp dünya çapında bir fenomene dönüştürdü.
Belki de bu yüzden Beyaz Saray'ın çimlerine kurulacak sekizgen kafes birçok kişi için şaşırtıcı olsa da, UFC'nin geldiği noktayı düşündüğümüzde çok da sürpriz sayılmaz.
Elbette organizasyonun bu kadar ses getirmesinde ABD Başkanı Donald Trump'la UFC Başkanı Dana White arasındaki uzun yıllara dayanan yakın ilişkinin de etkisi büyük.
Trump yıllardır dövüş sporlarına ilgi duyuyor, geçmişte büyük boks organizasyonlarına ev sahipliği yapıyordu ve son yıllarda birçok UFC gecesinde kafes kenarında görüntülendi. Freedom 250 fikrinin de bizzat Trump'tan çıktığı belirtiliyor.
Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde inşa edilen yaklaşık 4 bin 500 kişilik özel arena, bu fikrin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.
Sporcuların Oval Ofis tarafından yürüyerek kafese çıkacağı konuşulurken, Beyaz Saray'ın hemen güneyindeki Ellipse Parkı'na kurulacak dev ekranlardan ise onbinlerce kişinin karşılaşmaları ücretsiz izlemesi planlanıyor.
Ancak böylesine sıradışı bir organizasyonun tartışmaları da beraberinde getirmesi kaçınılmazdı.
En büyük soru işaretlerinden biri hava koşulları. Washington'da hafta sonu sıcaklığın 35 dereceye yaklaşması, yüksek nem ve yağmur ihtimali spor dünyasında endişe yaratıyor. UFC tarihindeki organizasyonların büyük bölümü kapalı salonlarda düzenleniyor. Bunun nedeni yalnızca seyirci konforu değil; dövüşçülerin performansı da sıcaklık, nem ve dış etkenlerden doğrudan etkileniyor.
Bu konuda en sert eleştirilerden biri de yıllardır UFC yayınlarının vazgeçilmez sesi olan Joe Rogan'dan geldi. Rogan, açık havada şampiyonluk maçlarının yapılmasına karşı olduğunu söylerken, böylesine önemli karşılaşmaların tamamen kontrol altında tutulan klimalı salonlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu. Hatta organizasyonu "gereksiz bir gösteri" ve "güvenlik açısından riskli" olarak nitelendirdi.
Trump ise eleştirileri reddetmek yerine ilginç bir yanıt veriyor. Etkinliğin bir "gösteri" olduğu yönündeki yorumlara, "Hayatın kendisi de bir gösteri. Ama bu iyi bir gösteri ve bir daha asla yaşanmayacak bir deneyim" sözleriyle karşılık veriyor.
Aslında her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bir yanda sporcuların sağlığı ve performansı, diğer yanda ise tarihe geçecek benzersiz bir organizasyon fikri bulunuyor. Spor artık sadece sahada oynanan bir mücadele değil; aynı zamanda milyonlarca insanın takip ettiği dev bir eğlence endüstrisi.
Dövüş kartı da beklentileri karşılayacak kadar güçlü görünüyor. Gecenin ana maçında namağlup Gürcü yıldız Ilia Topuria'yla Amerikan dövüşçü Justin Gaethje hafif sıklet kemeri için karşı karşıya gelecek. Alex Pereira, Ciryl Gane, Sean O'Malley ve Michael Chandler gibi yıldız isimlerin de aynı organizasyonda yer alması geceyi yılın en dikkat çeken UFC etkinliklerinden biri haline getiriyor.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde kurulan arenayı Eyfel Kulesi'ne benzetti (UFC)
Belki de en dikkat çekici ayrıntı şu: 6 yıl önce boş tribünlerin önünde sessizlik içinde yapılan maçlar sayesinde ayakta kalmayı başaran UFC, bugün Beyaz Saray'ın bahçesine kadar ulaşmış durumda. Pandemi döneminde yalnızca sporun devam etmesini sağlayan organizasyon, şimdi Amerikan siyasetinin kalbinde dünyanın gözünü üzerine çevirmeye hazırlanıyor.
Sonuçta 14 Haziran gecesi kazanan sadece kafesin içindeki dövüşçüler olmayabilir. Eğer organizasyon beklendiği gibi gerçekleşirse UFC, spor tarihine yalnızca yeni bir şampiyonluk gecesi değil, aynı zamanda "imkânsız" denilen bir organizasyonu gerçeğe dönüştüren marka olarak da geçebilir.
Ve belki de yıllar sonra insanlar o geceyi anlatırken maçın sonucundan önce şunu hatırlayacak: Bir zamanlar dünyanın en güçlü siyasi merkezlerinden birinin çimlerine gerçekten bir UFC kafesi kurulmuştu.
Kaynaklar: UFC, The Hill, Forbes
2026 Dünya Kupası: Beşiktaş'ın yıldızı Hyeon-Gyu Oh Güney Kore'ye 3 puanı getirdi!https://turkish.aawsat.com/spor/5283203-2026-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1-be%C5%9Fikta%C5%9F%C4%B1n-y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1-hyeon-gyu-oh-g%C3%BCney-koreye-3-puan%C4%B1-getirdi
2026 Dünya Kupası: Beşiktaş'ın yıldızı Hyeon-Gyu Oh Güney Kore'ye 3 puanı getirdi!
Güney Koreli Lee Han-beom, maçın ardından takım arkadaşı Park Jin-seob ile galibiyeti kutluyor. (Reuters)
2026 FIFA Dünya Kupası A Grubu'nda Güney Kore, perşembe günü Guadalajara'daki Akron Stadı'nda oynanan karşılaşmada Çekya'yı 2-1 mağlup ederek turnuvadaki ilk galibiyetini aldı.
Güney Kore'nin geri dönüşünde başrolü üstlenen Hwang In-beom, 67. dakikada beraberlik golünü kaydederken, 80. Dakikada Beşiktaş’ın forveti Oh Hyeon-gyu'nun attığı galibiyet golünün de asistini yaptı. Çekya'nın tek golü ise 59. dakikada ladislav Krejci'den geldi.
Grubun diğer maçında Güney Afrika'yı 2-0 mağlup eden ev sahibi Meksika, averajla liderliğe yükselirken, Güney Kore ikinci sıraya yerleşti.
Güney Kore, böylece Çekya karşısında Dünya Kupası finallerindeki ilk galibiyetini elde etti. İki takım daha önce oynadıkları üç hazırlık maçında birer galibiyet alırken, bir karşılaşma da beraberlikle sonuçlanmıştı.
44 bin seyirci kapasiteli Akron Stadı'nda bazı tribünlerin boş kaldığı gözlenirken, tribünlerde Meksikalı taraftarların yoğunluğu dikkat çekti. Karşılaşma öncesinde gözler, eski Tottenham yıldızı ve Los Angeles FC forması giyen Son Heung-min'in üzerindeydi. Tecrübeli futbolcu ilk yarıda etkili bir performans ortaya koysa da, galibiyet golü sonradan oyuna giren Oh Hyeon-gyu'dan geldi.
Güney Koreli Oh Hyeon-gyu, takımının ikinci golünü kaydediyor. (Reuters)
Güney Kore maçın ilk bölümünde üstün bir oyun sergiledi ve ilk yarım saatte 10'dan fazla gol girişiminde bulundu. Son Heung-min'in 39. dakikadaki şutu direğin hemen yanından auta giderken, kaleci Matej Kovar 49. dakikada Hwang In-beom ve Lee Jae-sung'ın tehlikeli girişimlerini önledi. Kovar, 59. dakikada Son'un bir başka şutunda da başarılı oldu.
Ancak oyunun genel akışının aksine, Çekya 59. dakikada öne geçti. Vladimir Coufal'ın uzun taç atışında Ladislav Krejci yükselerek yaptığı kafa vuruşuyla takımını 1-0 öne taşıdı.
Bu gole Güney Kore'nin cevabı gecikmedi. Hwang In-beom, 67. dakikada Lee Kang-in'in pasını kontrol ettikten sonra kaleci Kovar ve savunma oyuncusu Robin Hranac'ı geçerek topu aşırtma bir vuruşla ağlara gönderdi ve skoru eşitledi.
Teknik direktör, 69. dakikada Son Heung-min'i oyundan alarak yerine Beşiktaş forması giyen Oh Hyeon-gyu'yu sahaya sürdü.
Çekya, 77. dakikada Tomas Soucek'in kafa golü ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.
Karşılaşmanın kader anı ise 80. dakikada yaşandı. Gelişen organize atakta top sağ kanatta Hwang In-beom ile buluştu. Tecrübeli orta saha oyuncusunun ortasına Oh Hyeon-gyu, topu ağlara göndererek Güney Kore'yi 2-1 öne geçirdi.
Maçın son bölümünde Çekya beraberlik için baskı kursa da Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu kritik kurtarışlarıyla takımının galibiyetini korudu. Tecrübeli file bekçisi, 82. dakikada Adam Hlozek'in yakın mesafeden yaptığı vuruşu çıkarırken, uzatma dakikalarında Michal Sadilek'in şutunda da gole izin vermedi.
Bu sonuçla Güney Kore turnuvaya üç puanla başlarken, Çekya ilk maçından puansız ayrıldı.
Güney Afrika teknik direktörü: İki kırmızı kart etkili oldu ama bunu telafi edebilecek kapasiteye sahibizhttps://turkish.aawsat.com/spor/5283141-g%C3%BCney-afrika-teknik-direkt%C3%B6r%C3%BC-i%CC%87ki-k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-kart-etkili-oldu-ama-bunu-telafi-edebilecek
Güney Afrika teknik direktörü: İki kırmızı kart etkili oldu ama bunu telafi edebilecek kapasiteye sahibiz
Hugo Broos, maç sonrası hakem Wilton Sampaio ile konuşuyor (Reuters)
Hugo Broos, Güney Afrika millî futbol takımının 2026 Dünya Kupası A Grubu’nda Meksika millî futbol takımı karşısında 2-0 kaybettiği maçın ardından, takımının mağlubiyete rağmen özgüven kazanabileceğini söyledi. Güney Afrika, karşılaşmayı iki kırmızı kartla 9 kişi tamamlamıştı.
Meksika’nın gollerini Julián Quiñones ve Raúl Jiménez Estadio Azteca’da, 80 binden fazla seyirci önünde kaydetti. Broos, skora rağmen takımının savunma performansının güçlü olduğunu savundu.
Broos basın toplantısında, “Dünya Kupası’nda çok iyi bir takıma karşı oynuyorsunuz ama biz iyi bir maç çıkardık. Meksika’nın kafası karışıktı, ne yapacağını bilemedi. Savunma organizasyonumuz mükemmeldi” dedi.
Güney Afrika’nın hücumda zorlandığını kabul eden deneyimli teknik adam, eleme şanslarını sürdürebilmeleri için hücum performansını geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.
“Eğer bugün yaptığımızı hücumda daha iyi yapabilirsek, daha iyi sonuçlar alacağımıza eminim” ifadelerini kullandı.
Maçta Sivele Sithole ve Themba Zwane kırmızı kart görürken, Meksika’dan César Montes de oyundan atıldı. Böylece karşılaşma, Dünya Kupası tarihinde açılış maçında üç kırmızı kart çıkan ilk mücadele olarak kayıtlara geçti.
Broos, Sithole’un gördüğü ilk kırmızı karta katıldığını ancak Zwane’ın atıldığı pozisyonun tartışmalı olduğunu söyledi.
“İlk kartı kabul etmeliyiz. İkincisi tartışılabilir çünkü oyuncumuza müdahale edildiğini düşünüyorum. Ancak bu hakemin kararı ve kabul etmeliyiz” dedi.
Güney Afrika bir sonraki maçında Çekya millî futbol takımı ile Atlanta’da karşılaşacak. Bu maçın gruptaki kaderlerini belirleyebileceği ifade ediliyor.
Broos, “Önümüzdeki birkaç günü hayal kırıklığını ve yorgunluğu atlatmak için kullanmalıyız. Ardından hücum oyunumuzu geliştirmeliyiz çünkü bugün yeterli değildi” diye konuştu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة