Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, yaklaşık 1 ay içinde yapılacak olağan seçimli genel kurulda yeniden başkanlığa aday olduğunu söyledi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
TT

Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında açıklamalarda bulundu.

Faaliyetlerini anlatan Özbek, "Cumhuriyet'in 100. yılında Galatasaray Kulübü Başkanı olarak görev yapmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Arkadaşlarımla bize emanet ettiğiniz bu onurlu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. Kimi zaman zorlandığımız günlerimiz, uykusuz gecelerimiz oldu. Ancak Galatasaray'ımız için çalışmaktan hiç yorulmadık. Bu süreçte bizi ayakta tutan şey sizin verdiğiniz destekti. Galatasaray'ın birlik ve beraberlik için neleri başarabileceğini gösterdiğimizi düşünüyorum. Bu birlik ve beraberliğe bir parça bile katkım varsa benim için çok değerlidir." diye konuştu.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, seçimin yaklaştığını hatırlatarak, "25 Mayıs'ta seçimli olağan genel kurulumuz var. Önümüzdeki dönemde bu onurlu göreve yeniden adayım. Yeniden seçilirsem başardıklarımızın daha fazlasını yapmak için hiç durmadan çalışacağım." ifadelerini kullandı.

Kürsüden inen başkan Özbek, üyeler tarafından ayakta coşkuyla alkışlandı.

"Amacımız Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak"

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün geleceği için dengeli ve sürdürülebilir bir finansal yapı kurmak istediklerini söyledi.

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında konuştu.

Dursun Özbek, yaklaşık 22 ay önce seçildiğini hatırlatarak, "Göreve gelmeden çalışma arkadaşlarımla projelerimizi anlatmış ve sözler vermiştik. Bugün karşınızda bu sözlerin büyük bölümünü yerine getirmenin gururu ve mutluluğuyla bulunuyorum. Bu dönemde Galatasaray'ın birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde neleri başarabildiğini herkese gösterdiğimizi düşünüyorum." dedi.

Görev sürelerindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Özbek, "Yönetim olarak koyduğumuz hedeflerden uzaklaşmadan ama ayağımızı yorganımıza göre uzatarak bir planlama yaptık. Bu görevin üyelerimiz tarafından bize emanet edildiğini hiçbir zaman unutmadık. Amacımız sadece bugünü düşünen değil, Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak, kulübümüzü sürdürülebilir bir finansal yapıyla geleceğe hazırlamaktır. Normalde faaliyette artı veren bir bütçemiz var. Yasanın bize verdiği hak olan stopaj iadesinin amatör şube ve altyapı harcamalarında kullanılmasının katkılarıyla bu noktaya geldik. Ancak kulübümüzün Sportif AŞ'ye borçları nedeniyle bütçemizi alt toplamda eksi rakamla onaya sunacağız." ifadelerini kullandı.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, sponsorluk ve reklam gelirlerindeki artışa değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sahip olduğumuz sportif başarıyı daha da yukarı çıkarmak için kulübümüzün gelir kaynaklarını çeşitlendirmemiz şart. Bütçedeki eksi rakamı yeni sponsorluk ve gelir kalemleriyle kontrol altında tutmamız gerekiyor. Bu yöndeki gayretlerimiz meyvelerini vermeye başladı. 2023-2024 döneminde toplam sponsor, reklam veren ve lisans geliri, 20,2 milyon avrodan 57,6 milyon avroya yükseldi. Kulübümüzün sponsor ve büyük reklam veren sayısı son 9 ayda 34'ten 48'e yükseldi. Lisans gelirimiz 6 milyon liradan 32 milyon liraya yükseldi. Yapılan çalışmaların umut verici olduğunu düşünüyorum. Yine de Galatasaray'ın sahip olduğu potansiyel düşünüldüğünde yapılması gereken daha çok şey var. Kulübümüzün son dönem başarıları, doğru bir planlamayla mağazacılık gelirlerine dönüştü. GS Store ile rekor satış rakamlarına ulaştık. Son 10 aylık ciromuz 1,5 milyar liraya ulaştı. 100. yıl formalarımız başka takım taraftarları tarafından da beğeniliyor. Bu sezonu yaklaşık 700 bin forma satışıyla kapatma hedefimiz var. Önümüzdeki sezon hedefimiz 1 milyon adet. Şampiyonluğumuzu 100. yıl formasıyla kutlayacağımıza inanıyorum."

Dursun Özbek, amatör branşların sportif durumları, devam eden projeler, finansal ve idari faaliyetlerini anlattı.

Başkan Özbek'ten Erden Timur'a destek

Galatasaray Kulübü Başkanı Özbek, Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur'un başarılı olduğu için hedef gösterildiğini, haksızlığa uğradığını ileri sürdü.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında futbolda Süper Lig şampiyonluğunu ve TFF Süper Kupa'yı kazandıklarını hatırlatan Özbek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği Cumhuriyet'imizin 100. yılında kazandığımız şampiyonluğun üzerine 7 Nisan'da 100. yılın Süper Kupa'sını da kazandık. Yarın gençlerimiz Cumhuriyet'in 100. yılına dönüp baktığında Galatasaray'ımızın başarılarını görüp gururlanacaktır. Bu kupayla tarihimizde 60. büyük kupayı alarak başkalarının hayal edemeyeceği bir sayıya ulaştık. Bu büyük gururda emeği olan Okan hocamıza, ekibine, tüm futbolcu kardeşlerime ve geçmiş dönemde kulübe hizmet veren herkese teşekkür ediyorum. Önemli bir teşekkürü de Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur kardeşime ayırıyorum. Birlikte çıktığımız yolda elinden gelenin en iyisini Galatasaray için yapmaya çalıştı. Sırf başarılı oluyor diye birileri tarafından hedef gösterildi, haksızlığa uğradı. Galatasaray için yaptıkları ve bundan sonraki yapacakları için kendisine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de sevgili Erden'in Galatasaray'a hizmete devam edeceğinden eminim." diye konuştu.

Ali Sami Yen Spor Kompleksi'ndeki gelişmelere değinen Özbek, "Stat kapasitemizi 53 bin 798'e çıkardık. Satılabilir loca sayımızın artırmamızla senelik yaklaşık 6 milyon dolarlık katma değer oluşturduk. Seçim döneminde verdiğimiz sözlerden en önemlisi Türkiye Bankalar Birliği (TBB) anlaşmasından çıkmaktı. Galatasaray Kulübü bu konuda hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Dönemimiz bitmeden sözümüzü tutarak yeni yönetimin TBB borcundan kurtulmuş bir şekilde göreve başlamasını istiyoruz. Başarılı olursak Galatasaray, üzerindeki finansal baskıdan kurtulmuş, tünelin sonundaki ışığa ulaşmış olacak." değerlendirmesinde bulundu.



Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
TT

Ferrari'nin en büyük umudu Lewis Hamilton: 19 yıllık hasret sona erebilir mi?

Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)
Lewis Hamilton, Barselona zaferini Ferrari ekibiyle kutluyor. 2026'da 7 yarış geride kalırken pilotlar şampiyonası lideri Kimi Antonelli 156, onu takip eden Hamilton ise 115 puanda (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Scuderia Ferrari'nin Formula 1'deki şampiyonluk hasretine ve bu yılki umutlarına bakacağız.

Formula 1'de bazen tek bir yarış, sadece puan tablosunu değil, yıllardır süren bir hikayeyi de değiştirebilir.

Barselona'da damalı bayrağı ilk sırada gören Lewis Hamilton için de durum tam olarak buydu. Bu, 7 kez dünya şampiyonu olan Britanyalı pilotun Ferrari'yle kazandığı ilk Grand Prix zaferiydi.

Aynı zamanda yaklaşık iki yıl sonra yeniden zirveye çıkması ve Mercedes'in 2026 sezonundaki galibiyet serisini sona erdirmesi anlamına geliyordu.

Ancak bu galibiyetin asıl önemi, Ferrari cephesinde yarattığı umut oldu. Çünkü İtalyan ekip, 2007'den bu yana pilotlar klasmanında dünya şampiyonu çıkaramıyor.

Aradan geçen 19 yılda sayısız büyük pilot kırmızı tulumu giydi, sayısız hızlı otomobil üretildi, defalarca "Bu kez olacak" dendi. Ama sezon sonunda kupayı kaldıran hep başka biri oldu.

Şimdi gözler Avusturya Grand Prix'sine çevrilmiş durumda. Barselona'daki zafer, Ferrari'nin gerçekten yeniden şampiyonluk yarışına döndüğünün işareti miydi, yoksa sezonun güzel ama tek başına kalacak hikayelerinden biri mi? Bu sorunun cevabı belki de Spielberg'de şekillenmeye başlayacak.

Hamilton ise şimdiden beklentileri frenlemeye çalışıyor. Ona göre Mercedes'in hâlâ yenilmesi gerekiyor ve şampiyonluk mücadelesi için önünde daha çok uzun bir yol var.

Ama aynı cümlenin sonuna eklediği kısa ifade, Ferrari taraftarının hayal kurması için yeterli:

İmkansız olduğunu düşünmüyorum.

Belki de Ferrari'nin uzun bekleyişini anlamanın en iyi yolu, önce geçmişe dönmekten geçiyor.

2007'de Kimi Räikkönen dünya şampiyonu olduğunda kimse bunun Ferrari'nin son pilotlar şampiyonluğu olacağını tahmin etmiyordu.

Michael Schumacher sonrası dönemin sancıları atlatılmış, takım yeniden zirveye çıkmıştı. Ancak sonraki yıllar, Formula 1 tarihinin en acı verici kaçan fırsatlarından bazılarına sahne oldu.

İlk büyük darbe 2008'de geldi.

Felipe Massa, Brezilya'da kendi evindeki yarışı kazanarak damalı bayrağı geçtiğinde dünya şampiyonuydu. Ferrari garajında kutlamalar başlamış, takım üyeleri birbirine sarılmıştı.

Fakat bu sevinç yalnızca 38 saniye sürdü. Pistin başka bir bölümünde Lewis Hamilton, son virajda Timo Glock'u geçerek 5.'liğe yükseldi ve şampiyonluğu yalnızca bir puan farkla kazandı.

Ferrari o sezon markalar şampiyonluğunu elde etti ama Massa'nın gözyaşları, takımın yıllarca unutamayacağı bir travma yarattı.

Sonra Fernando Alonso dönemi başladı.

2010 sezonunun son yarışına lider gelen İspanyol pilotun üçüncü dünya şampiyonluğuna ulaşması bekleniyordu.

Ancak Ferrari pit duvarı, Red Bull pilotu Mark Webber'in stratejisine fazlasıyla odaklandı. Yapılan pit stop, Alonso'yu Vitaly Petrov'un arkasına düşürdü.

O gün Abu Dabi pistinde geçiş yapmak neredeyse imkansızdı. Alonso onlarca tur boyunca rakibinin arkasında sıkışıp kaldı. Yarışı 7. bitirdi, Sebastian Vettel ise beklenmedik şekilde dünya şampiyonluğuna ulaştı.

İki yıl sonra Alonso belki de kariyerinin en etkileyici sezonunu geçirdi. Ferrari'nin aracı, Red Bull kadar hızlı değildi.

Buna rağmen İspanyol pilot sezonu son yarışa kadar taşıdı. Brezilya'da Vettel ilk turda spin atıp en arkalara düştüğünde Ferrari'nin umutları yeniden canlandı.

Fakat Alman pilot hasarlı aracıyla olağanüstü bir geri dönüş yaptı. Alonso yarışı ikinci sırada tamamlasa da dünya şampiyonluğunu yalnızca üç puan farkla kaçırdı.

Ferrari bir kez daha zirveye çok yaklaşmış ama kupaya uzanamamıştı.

Yıllar sonra bu kez sahneye Sebastian Vettel çıktı.

2017 sezonunda Ferrari'nin SF70H aracı, yıllardır ürettiği en rekabetçi otomobillerden biriydi. Vettel sezonun ilk yarışını kazandı ve uzun süre Hamilton'la başa baş mücadele etti.

Ancak baskı arttıkça hatalar da gelmeye başladı. Azerbaycan'da Güvenlik Aracı arkasında Hamilton'a çarpması, psikolojik yükün ne kadar ağırlaştığını gösteriyordu.

Singapur'da pole pozisyonundan başladığı yarışın ilk virajında yaşanan zincirleme kaza ise sezonun kırılma anlarından biri oldu. Ardından gelen motor arızaları Ferrari'nin umutlarını tamamen söndürdü.

Asıl yıkım ise 2018'de yaşandı.

Ferrari bu kez belki de sezonun en hızlı aracını üretmişti. Vettel, Almanya Grand Prix'sine şampiyona lideri olarak geldi. Evindeki yarışta rahat şekilde lider giderken hafif yağmur altında küçük bir frenleme hatası yaptı ve bariyerlere çarptı.

O an tribünlerde sessizlik hakimdi ama belki de daha büyük sessizlik Ferrari fabrikası Maranello'da yaşanıyordu.

Çünkü o kazadan sonra sadece bir yarış kaybedilmedi. Vettel'in özgüveni sarsıldı, Ferrari'nin sezon içindeki teknik güncellemeleri beklenen sonucu vermedi ve Mercedes yeniden kontrolü ele geçirdi.

Birçok Formula 1 takipçisi için Hockenheim'daki o tek viraj, Ferrari'nin son yıllardaki kaderini değiştiren an olarak görülüyor.

Sonrasında Charles Leclerc dönemi başladı.

Monakolu genç pilot, Ferrari'nin geleceği olarak gösterildi. Pole pozisyonları aldı, unutulmaz zaferler kazandı, takımın yeni lideri haline geldi.

Ancak bu kez de strateji hataları, güvenilirlik sorunları ve başarısız teknik güncellemeler Ferrari'nin önüne geçti.

Geçen sezon markalar şampiyonluğu mücadelesi son yarışa kadar taşındı ama McLaren kupayı yalnızca 14 puan farkla kazandı.

Aslında son 18 yılın özeti oldukça basit.

Massa'nın 38 saniyesi, Alonso'nun Petrov'un arkasındaki çaresiz bekleyişi, Vettel'in Almanya'daki kayışı, Leclerc'in sürekli ertelenen umutları, farklı pilotlar, farklı araçlar, farklı sezonlar... Ama aynı son.

İşte Lewis Hamilton'ı farklı yapan da tam burada başlıyor.

Barselona'daki zaferden sonra yaptığı açıklamalar, aslında yalnızca bir yarışın ardından söylenmiş sözler değildi.

Geçen sezon kendisini "işe yaramaz" hissettiğini söyleyen, hatta zaman zaman Ferrari'nin başka bir pilot bulması gerektiğini düşündüğünü itiraf eden Hamilton, bu sezon öncesinde sosyal medyadan uzaklaştığını, hayatının en yoğun antrenman dönemini geçirdiğini ve en önemlisi "zihnini yeniden inşa ettiğini" anlattı.

41 yaşındaki bir pilot için bunlar sıradan açıklamalar değil.

Formula 1 tarihinde 40 yaşından sonra yarış kazanabilen pilot sayısı oldukça az. Hamilton bunu başararak sadece eleştirileri susturmadı, hâlâ en üst seviyede mücadele edebileceğini de gösterdi.

Ferrari'nin onu transfer ederken istediği tam olarak buydu.

Elbette Hamilton tek başına mucize yaratamaz.

2026 sezonu son yılların en çekişmeli şampiyonluk mücadelelerinden birine dönüşmüş durumda.

Mercedes hâlâ güçlü. Genç Kimi Antonelli şampiyona lideri konumunda ve George Russell istikrarlı şekilde puan toplamaya devam ediyor.

Red Bull, kendi evindeki Avusturya yarışına kapsamlı güncellemelerle geliyor. Max Verstappen, Red Bull Ring'de her zaman favoriler arasında yer alıyor. McLaren ise fırsat kollamayı sürdürüyor ve geçen yıl bu pistte duble yapmayı başarmıştı.

Ancak Ferrari'nin de önemli kozları var.

Barselona'da aracın temposu oldukça güçlüydü. Takımın stratejik tercihleri kusursuz çalıştı. Charles Leclerc'in uzun süredir yaşadığı fren problemlerini büyük ölçüde çözmesi de ikinci pilot açısından umut verici. Üstelik Leclerc, 2022'de Avusturya'da kazanmayı başarmıştı.

Hamilton ise bütün bu iyimser tabloya rağmen temkinli davranıyor.

Ona göre Ferrari'nin zirveye yerleşebilmesi için sezon boyunca gelişmeye devam etmesi gerekiyor. Ama "İmkansız değil" derken de aslında bütün Formula 1 dünyasına önemli bir mesaj veriyor.

Çünkü Ferrari'nin yıllardır eksik olan şey belki de yalnızca hızlı bir otomobil değildi.

Belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey, en zor anlarda bile şampiyonluk baskısını yönetebilecek bir liderdi.

Avusturya'da gözler yeniden Hamilton'ın üzerinde olacak.

Barselona'daki zafer güzel bir hikaye olarak da kalabilir, 19 yıllık şampiyonluk hasretini bitirecek büyük yürüyüşün ilk adımı da olabilir.

Bunu söylemek için henüz erken. Ama kesin olan bir gerçek var.

Ferrari, uzun yıllardır ilk kez yalnızca hızlı bir araca değil, o aracı şampiyonluğa taşıyabilecek tecrübeye de sahip olduğuna inanıyor.

Ve belki de Maranello'da yıllardır beklenen o rüya, yeniden gerçeğe dönüşmeye hiç olmadığı kadar yakın.
Kaynaklar: Formula 1, BBC


Rakamlarla Dünya Kupası: Tarihin en golcü milli takımları

24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
TT

Rakamlarla Dünya Kupası: Tarihin en golcü milli takımları

24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)

Dünya Kupası'nın görkemi, ilk kez düzenlendiği 1930 yılından bu yana, milli takımların zafer yolculuğunu şekillendiren ve adlarını tarihe altın harflerle kazıyan gol sayılarıyla her zaman yakından ilişkili olmuştur.

2026 Dünya Kupası'ndaki mevcut büyük mücadeleye kadar, belirli futbol ekolleri sayısal üstünlüklerini mutlak bir şekilde kabul ettirmeyi başardı; rakip kaleleri kendi güçlerini ve stratejik üstünlüklerini sergiledikleri kalıcı birer sahneye dönüştürdü. Gollerin dili hiçbir zaman sadece basit birer sayıdan ibaret kalmadı; aksine, futbolun küresel hafızasını şekillendiren futbol kimliklerinin ve hücum kültürlerinin bir yansıması oldu.

"Panzerler", "Sambacılar" ve "Tangocular"ın liderliğinin arkasında; Uruguay'daki ilk turnuvadan Kanada, Meksika ve ABD’nin ev sahipliğinde 2026'da gerçekleşen mevcut gol şölenine kadar, dünyaca ünlü yıldızları ve altın jenerasyonlarıyla ulusal kimliklerini golün diliyle yazmış köklü milli takımlar yer alıyor.

Alman panzerleri... Tarihin en skorer gol makinesi

Almanya Milli Takımı, tüm futbol devlerini geride bırakarak 1934'ten bu yana uzanan turnuva geçmişinde attığı toplam 232 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü takımı unvanını elinde bulunduruyor.

efrbr
Almanya Milli Takımı

Tarih boyunca, 1970 turnuvasında Gerd Müller ve yakın döneme kadar kupanın gelmiş geçmiş en golcü ismi olan Miroslav Klose gibi dahi golcülerin sürüklediği Panzerler, her zaman katı bir disipline ve hücum zenginliğine dayandı. Almanlar için bu yolculuğun en unutulmaz istasyonu, ev sahibi Brezilya’nın ağlarını tarihi bir yedi golle sarsarak dördüncü şampiyonluklarının yolunu açtıkları 2014 Dünya Kupası olmuştu.

Brezilya Sambası... Golün sihri ve Latin egemenliği

Brezilya Milli Takımı, tarihi bir rekabetle Almanya’yı yakından takip ediyor ve 231 golle ikinci sırada yer alıyor. Brezilya, kurulduğu 1930 yılından bu yana hiçbir Dünya Kupası’nı kaçırmayan tek takım olma özelliğini taşıyor.

dthj67k8
Brezilya Milli Takımı oyuncuları (AP)

Adı estetik futbolla özdeşleşen "Seleção" (Brezilya Milli Takımı), golcü kimliğini başta efsane Pelé ve 2002 Güney Kore-Japonya Dünya Kupası'na damga vuran "Fenomen" Ronaldo olmak üzere futbol tarihine yön veren isimlerle inşa etti. Meksika'da düzenlenen 1970 Dünya Kupası, Carlos Alberto ve arkadaşlarının attığı 19 golle Jules Rimet Kupası'nı sonsuza dek müzelerine götürdükleri, Brezilya hücum futbolunun en saf ve en görkemli tecellisi olarak kabul edilir.

Arjantin... Ağların ritmiyle dans eden tango

Arjantin Milli Takımı, tarihi sıralamada 152 golle üçüncü sırada bulunuyor. Tangocuların bu gol sayısı, Katar 2022 ve şu an oynanmakta olan 2026 Dünya Kupası'nda ülkesinin hücum hattını sırtlayan efsane Lionel Messi'nin parıltısı sayesinde çılgınca bir yükselişe geçti.

rtbgtrbn
Lionel Messi ve Arjantin Milli Takımı oyuncuları, Avusturya maçının ardından galibiyeti kutlarken (EPA)

Tangocuların gol geçmişi, Meksika 1986'daki unutulmaz performansıyla efsane Diego Maradona'nın dehasından ayrı düşünülemez. Arjantin futbolu, kritik anlardaki bitiriciliği ve büyük finalleri hafızalara kazınan birer gol festivaline dönüştürme yeteneğiyle her zaman fark yaratmıştır.

Fransa... Horozların yükselişi ve korkutucu hücum hattı

Fransa Milli Takımı, 138 golle üst sıralardaki yerini koruyor. Horozlar, bu büyük hücum mirasının temelini, İsveç 1958'de tek bir turnuvada 13 gol atarak kırılması imkansız bir rekora imza atan efsane Just Fontaine ile atmıştı.

febfe
Fransa Milli Takımı (Reuters)

Fransa'nın bu golcü mirası, 1998 ve 2006 turnuvalarında Zinedine Zidane'ın dehasıyla taktiksel ve büyüleyici bir boyuta ulaştı. Bayrağı devralan günümüzün gol makineleri Kylian Mbappé ve Antoine Griezmann; Fransa'yı Rusya 2018 ve Katar 2022'de büyük bir gol zenginliğine ulaştırırken, mevcut turnuvada da bu korkutucu hücum dalgasını sürdürüyor.

İtalya... Gök mavililer ve kolektif gerçekçilik

Son dönemlerdeki bazı turnuvalarda trajik bir şekilde yer alamamış olmasına rağmen, "Azzurri" (Gök Mavililer) 128 golle seçkin konumunu korumaya devam ediyor. İtalya'nın gol tarihi, tüm zamanların en golcü ismi Luigi Riva ile başlayan ve İspanya 1982'de attığı 6 kritik golle ülkesini şampiyonluğa taşıyan Paolo Rossi ile destanlaşan, bitirici hücum vuruşlarıyla harmanlanmış bir futbol gerçekçiliğine dayanır.

vfrbfgrb
Fabio Cannavaro, İtalya'nın 2006 Dünya Kupası şampiyonluğunu kutlarken (AFP)

90'lı yıllarda Roberto Baggio ve Christian Vieri ikilisinin performansları ile 10 farklı oyuncunun gol atarak hücumun bireysel değil kolektif bir organizasyon olduğunu kanıtladığı Almanya 2006 jenerasyonu da hafızalardaki yerini koruyor.

İngiltere... Futbolun beşiği ve üç aslan'ın kükreyişi

İngiltere Milli Takımı, Dünya Kupası sahnesine ilk çıktığı 1950 yılından bu yana toplam 104 gollük saygın bir hücum mirasına sahip. "Üç Aslan", ilk golcü şanını İngiltere'nin kendi evinde şampiyon olduğu 1966 finalinde meşhur hat-trick'e imza atan efsane Geoff Hurst ile kazandı.

drbfrgb
İngiltere Milli Takımı (Reuters)

Ardından Meksika 1986'da Altın Ayakkabı'yı kazanan keskin nişancı Gary Lineker ve Rusya 2018'in gol kralı olan, bugünün kaptanı Harry Kane gibi isimlerle jenerasyonlar devam etti. Kane, taktiksel zekası ve geniş tecrübesiyle İngiliz hücum hattına liderlik etmeyi sürdürüyor.

İspanya... Tiki-Taka dönemi ve matador senfonisi

İspanya, Dünya Kupası tarihi boyunca attığı ve 100 gole yaklaşan skoruyla dikkat çekiyor. "Matadorlar", tarihsel olarak en golcü isimleri Raúl González'in şahsında vücut bulan bireysel yetenekleriyle tanınırdı.

vfdevbf
İspanya Milli Takımı oyuncuları (Reuters)

Ancak İspanya'nın gol yollarındaki zirve noktası, tarihi Tiki-Taka dönemiyle gerçekleşti. Bu dönemde golcü David Villa, attığı kritik gollerle ülkesini Güney Afrika 2010'da şampiyonluğa taşımıştı. Son turnuvalarda (Katar 2022 ve mevcut 2026 Dünya Kupası gibi) ise takım; Dani Olmo, Ferran Torres ve Lamine Yamal gibi gelecek vadeden genç isimlerle hızlı pas trafiğine ve dinamizme dayalı bir oyun modeline dönüştü.

Hollanda... Total futbol ve Portakalların hücum mirası

Daha önce hiç Dünya Kupası şampiyonluğu yaşamamış olmasına rağmen Hollanda, 96'yı aşan gol sayısıyla turnuva tarihinin en keyif veren ve en üretken takımlarından biri olmaya devam ediyor. "Portakallar", 1970'li yıllarda efsane Johan Cruyff liderliğinde 1974 turnuvasına damga vuran "Total Futbol" anlayışıyla dünyayı adeta büyülemişti.

sdvfevbf
Hollanda Milli Takımı (AFP)

Rakip ağları sarsan o korkutucu golcü jenerasyonlar; Fransa 1998'de Dennis Bergkamp, 2010 ve 2014 turnuvalarında Robin van Persie ile Arjen Robben ikilisiyle devam etti. Hollanda, bugün de Amerika kıtasındaki sahalarda sergilediği organize hücum kimliğini koruyor.


2026 Dünya Kupası: Cezayir, 2014 başarısını tekrarlamak için çifte hedef peşinde

Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Cezayir, 2014 başarısını tekrarlamak için çifte hedef peşinde

Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Cezayir, cumartesi günü H Grubu'nun son hafta maçında Kansas City'de Avusturya ile karşılaşırken hem son 32 turuna yükselmeyi hem de tarihi bir rövanşı almayı hedefliyor. Günün diğer önemli maçlarında ise İngiltere ile Portekiz, üst tura çıkmayı lider olarak garantilemeye çalışacak.

Cezayir, Avusturya karşısında kazanarak tarihindeki ikinci Dünya Kupası eleme turu başarısını yakalamak istiyor. Afrika temsilcisi daha önce bunu yalnızca 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda başarmıştı.

Kuzey Afrika ekibi aynı zamanda, 1982 İspanya Dünya Kupası'nda "Gijon Skandalı" olarak tarihe geçen olayın da rövanşını almak istiyor. O turnuvada Batı Almanya'nın Avusturya'yı 1-0 yenmesi, iki Avrupa takımının birlikte üst tura çıkmasını sağlarken, averajla elenen Cezayir'in Dünya Kupası tarihinde grup aşamasını geçen ilk Arap ve Afrika ülkesi olma fırsatını elinden almıştı. Bu başarıyı iki yıl sonra Meksika'daki 1986 Dünya Kupası'nda komşusu Fas elde etmişti.

Cezayir turnuvadaki ilk maçında Lionel Messi'nin yıldızlaştığı karşılaşmada Arjantin'e 3-0 mağlup oldu. Ancak ikinci hafta Arap derbisinde Ürdün'ü 2-1 yenerek toparlandı.

Üç puana sahip Cezayir ile Avusturya aynı puanda bulunuyor. Son 32 turunu garantileyen son dünya şampiyonu Arjantin ise altı puanla grubun zirvesinde yer alıyor.

Averaj üstünlüğü Avusturya'da olsa da Cezayir için üçüncü sırada kalmak daha avantajlı görünüyor. Çünkü ikinci sırayı alması halinde Avrupa şampiyonu İspanya ile eşleşme ihtimali bulunuyor.

Ancak grubu üçüncü bitirmesi durumunda da Cezayir'i kolay bir rakip beklemiyor. Bu senaryoda ya B Grubu lideri İsviçre, ya G Grubu lideri konumundaki Mısır, ya K Grubu'nda Portekiz ile Kolombiya'dan biri ya da L Grubu lideri İngiltere ile karşılaşması gerekecek.

dfbtyju7k8
İngiltere, Gana karşısında beklentilerin altında kaldı. (AFP)

Aynı gruptaki diğer maçta turnuvaya veda eden Ürdün, lider Arjantin ile karşı karşıya gelecek. Son 32 turunu garantileyen Arjantin'de gol krallığında zirvede bulunan ve Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu (18 gol) olan kaptan Lionel Messi'nin dinlendirilmesi bekleniyor.

Teknik direktör Lionel Scaloni'nin yıldız oyuncularını eleme turu öncesinde dinlendirmesi halinde Ürdün, Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını alma fırsatı yakalayabilir.

İngiltere yeniden çıkış arıyor

İngiltere, ikinci haftada Gana ile golsüz berabere kalarak yaşadığı puan kaybının ardından New Jersey'deki MetLife Stadı'nda Panama karşısında yeniden galibiyet yoluna dönmeyi ve L Grubu liderliğini garantilemeyi hedefliyor.

İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel, Gana beraberliğinin ardından taraftarlardan "güvenlerini kaybetmemelerini" istedi. Golsüz eşitlik, İngilizlerin erken liderlik sevincini ertelemişti.

Topa sahip olmasına rağmen gol bulamaması Tuchel'i düşündürse de Alman teknik adam, bunun İngiltere'nin son 12 maçındaki yalnızca üçüncü puan kaybı olduğunu hatırlatarak panik yapılmaması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte İngiltere dokuz galibiyet, iki beraberlik ve bir mağlubiyet aldı.

İngiltere, Dünya Kupaları'nda grup aşamasının üçüncü maçlarında son 14 turnuvada yalnızca bir kez yenildi. Bu süreçte sekiz galibiyet ve beş beraberlik elde etti.

Panama ise turnuvaya veda etti. Dünya Kupası tarihinde finallerde oynadığı ilk beş maçı da kaybeden altıncı takım oldu. Buna rağmen Orta Amerika temsilcisi, Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü İngiltere'ye karşı attı. İki takım arasındaki tek önceki karşılaşma, İngiltere'nin 2018 Dünya Kupası grup aşamasında Panama'yı 6-1 mağlup ettiği mücadele olmuştu. Bu sonuç, İngiltere'nin Dünya Kupası tarihindeki en farklı galibiyeti olarak kayıtlara geçti.

cdfrtbhyjuk
Cristiano Ronaldo galibiyetin yanı sıra goller de istiyor. (Reuters)

Aynı grupta Hırvatistan ile Gana da Philadelphia'da karşı karşıya gelecek. İngiltere'nin puan kaybetmesi halinde iki ekipten biri grup liderliğine yükselebilecek.

Hırvatistan açısından karşılaşma daha kritik önem taşıyor. İngiltere'ye 4-2 yenilen, Panama'yı ise 1-0 mağlup eden 2018 Dünya Kupası finalisti ve 2022 üçüncüsü, en iyi grup üçüncüleri arasında yer alarak üst tura çıkmayı hedefliyor.

Hırvatistan'ın Afrika takımlarına karşı Dünya Kupası'nda dört maçta yenilgisi bulunmuyor. Bu maçlarda üç galibiyet ve bir beraberlik aldı. Ayrıca grup aşamasındaki son sekiz maçının yalnızca birini kaybetti.

Teknik direktör Zlatko Dalić, Ivan Perişić ve Luka Modrić'e ilk 11'de görev vermesi halinde iki futbolcu da Dünya Kupası tarihinde 20 maça ilk 11'de başlayan ilk Hırvat oyuncular olacak.

Grupta ikinci sıradaki Gana ise Panama'yı 1-0 mağlup edip İngiltere ile golsüz berabere kaldıktan sonra, Hırvatistan karşısında alacağı bir puanla ilk iki sırayı garantileyecek. Böylece 2010'daki tarihi çeyrek final başarısından sonra ilk kez eleme turuna yükselmeye çok yaklaşacak.

Portekizli teknik direktör Carlos Queiroz da milli takım düzeyinde Dünya Kupaları'ndaki 16. maçına çıkacak. Gana ayrıca grup aşamasında üst üste üç maçta kalesini gole kapatan ilk Afrika takımı olma şansını da elinde bulunduruyor.

Portekiz'in gözü liderlikte

K Grubu'nda Portekiz ile kaptanı Cristiano Ronaldo, Miami'de Kolombiya karşısında zorlu bir sınava çıkacak.

Altı puanla lider durumda bulunan Kolombiya, grup liderliğini korumak için beraberliğin yeterli olacağı maça çıkarken, Portekiz ise Özbekistan karşısındaki 5-0'lık galibiyette iki gol atan Ronaldo'nun formunu sürdürmesine güvenerek ilk sırayı hedefliyor.

Grubun diğer karşılaşmasında ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Özbekistan, Atlanta'da karşılaşacak. Her iki takım da en iyi sekiz grup üçüncüsü arasına girerek son 32 turuna yükselme umutlarını sürdürebilmek için galibiyete ihtiyaç duyuyor.