Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, yaklaşık 1 ay içinde yapılacak olağan seçimli genel kurulda yeniden başkanlığa aday olduğunu söyledi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
TT

Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında açıklamalarda bulundu.

Faaliyetlerini anlatan Özbek, "Cumhuriyet'in 100. yılında Galatasaray Kulübü Başkanı olarak görev yapmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Arkadaşlarımla bize emanet ettiğiniz bu onurlu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. Kimi zaman zorlandığımız günlerimiz, uykusuz gecelerimiz oldu. Ancak Galatasaray'ımız için çalışmaktan hiç yorulmadık. Bu süreçte bizi ayakta tutan şey sizin verdiğiniz destekti. Galatasaray'ın birlik ve beraberlik için neleri başarabileceğini gösterdiğimizi düşünüyorum. Bu birlik ve beraberliğe bir parça bile katkım varsa benim için çok değerlidir." diye konuştu.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, seçimin yaklaştığını hatırlatarak, "25 Mayıs'ta seçimli olağan genel kurulumuz var. Önümüzdeki dönemde bu onurlu göreve yeniden adayım. Yeniden seçilirsem başardıklarımızın daha fazlasını yapmak için hiç durmadan çalışacağım." ifadelerini kullandı.

Kürsüden inen başkan Özbek, üyeler tarafından ayakta coşkuyla alkışlandı.

"Amacımız Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak"

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün geleceği için dengeli ve sürdürülebilir bir finansal yapı kurmak istediklerini söyledi.

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında konuştu.

Dursun Özbek, yaklaşık 22 ay önce seçildiğini hatırlatarak, "Göreve gelmeden çalışma arkadaşlarımla projelerimizi anlatmış ve sözler vermiştik. Bugün karşınızda bu sözlerin büyük bölümünü yerine getirmenin gururu ve mutluluğuyla bulunuyorum. Bu dönemde Galatasaray'ın birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde neleri başarabildiğini herkese gösterdiğimizi düşünüyorum." dedi.

Görev sürelerindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Özbek, "Yönetim olarak koyduğumuz hedeflerden uzaklaşmadan ama ayağımızı yorganımıza göre uzatarak bir planlama yaptık. Bu görevin üyelerimiz tarafından bize emanet edildiğini hiçbir zaman unutmadık. Amacımız sadece bugünü düşünen değil, Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak, kulübümüzü sürdürülebilir bir finansal yapıyla geleceğe hazırlamaktır. Normalde faaliyette artı veren bir bütçemiz var. Yasanın bize verdiği hak olan stopaj iadesinin amatör şube ve altyapı harcamalarında kullanılmasının katkılarıyla bu noktaya geldik. Ancak kulübümüzün Sportif AŞ'ye borçları nedeniyle bütçemizi alt toplamda eksi rakamla onaya sunacağız." ifadelerini kullandı.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, sponsorluk ve reklam gelirlerindeki artışa değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sahip olduğumuz sportif başarıyı daha da yukarı çıkarmak için kulübümüzün gelir kaynaklarını çeşitlendirmemiz şart. Bütçedeki eksi rakamı yeni sponsorluk ve gelir kalemleriyle kontrol altında tutmamız gerekiyor. Bu yöndeki gayretlerimiz meyvelerini vermeye başladı. 2023-2024 döneminde toplam sponsor, reklam veren ve lisans geliri, 20,2 milyon avrodan 57,6 milyon avroya yükseldi. Kulübümüzün sponsor ve büyük reklam veren sayısı son 9 ayda 34'ten 48'e yükseldi. Lisans gelirimiz 6 milyon liradan 32 milyon liraya yükseldi. Yapılan çalışmaların umut verici olduğunu düşünüyorum. Yine de Galatasaray'ın sahip olduğu potansiyel düşünüldüğünde yapılması gereken daha çok şey var. Kulübümüzün son dönem başarıları, doğru bir planlamayla mağazacılık gelirlerine dönüştü. GS Store ile rekor satış rakamlarına ulaştık. Son 10 aylık ciromuz 1,5 milyar liraya ulaştı. 100. yıl formalarımız başka takım taraftarları tarafından da beğeniliyor. Bu sezonu yaklaşık 700 bin forma satışıyla kapatma hedefimiz var. Önümüzdeki sezon hedefimiz 1 milyon adet. Şampiyonluğumuzu 100. yıl formasıyla kutlayacağımıza inanıyorum."

Dursun Özbek, amatör branşların sportif durumları, devam eden projeler, finansal ve idari faaliyetlerini anlattı.

Başkan Özbek'ten Erden Timur'a destek

Galatasaray Kulübü Başkanı Özbek, Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur'un başarılı olduğu için hedef gösterildiğini, haksızlığa uğradığını ileri sürdü.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında futbolda Süper Lig şampiyonluğunu ve TFF Süper Kupa'yı kazandıklarını hatırlatan Özbek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği Cumhuriyet'imizin 100. yılında kazandığımız şampiyonluğun üzerine 7 Nisan'da 100. yılın Süper Kupa'sını da kazandık. Yarın gençlerimiz Cumhuriyet'in 100. yılına dönüp baktığında Galatasaray'ımızın başarılarını görüp gururlanacaktır. Bu kupayla tarihimizde 60. büyük kupayı alarak başkalarının hayal edemeyeceği bir sayıya ulaştık. Bu büyük gururda emeği olan Okan hocamıza, ekibine, tüm futbolcu kardeşlerime ve geçmiş dönemde kulübe hizmet veren herkese teşekkür ediyorum. Önemli bir teşekkürü de Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur kardeşime ayırıyorum. Birlikte çıktığımız yolda elinden gelenin en iyisini Galatasaray için yapmaya çalıştı. Sırf başarılı oluyor diye birileri tarafından hedef gösterildi, haksızlığa uğradı. Galatasaray için yaptıkları ve bundan sonraki yapacakları için kendisine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de sevgili Erden'in Galatasaray'a hizmete devam edeceğinden eminim." diye konuştu.

Ali Sami Yen Spor Kompleksi'ndeki gelişmelere değinen Özbek, "Stat kapasitemizi 53 bin 798'e çıkardık. Satılabilir loca sayımızın artırmamızla senelik yaklaşık 6 milyon dolarlık katma değer oluşturduk. Seçim döneminde verdiğimiz sözlerden en önemlisi Türkiye Bankalar Birliği (TBB) anlaşmasından çıkmaktı. Galatasaray Kulübü bu konuda hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Dönemimiz bitmeden sözümüzü tutarak yeni yönetimin TBB borcundan kurtulmuş bir şekilde göreve başlamasını istiyoruz. Başarılı olursak Galatasaray, üzerindeki finansal baskıdan kurtulmuş, tünelin sonundaki ışığa ulaşmış olacak." değerlendirmesinde bulundu.



Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
TT

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın  kaynaklardan edindiği bilgiye göre Al-Ahli yönetimi, Cezayirli yıldız Riyad Mahrez ile üç sezon süren birlikteliğini sona erdirdi. Mahrez, bu süreçte sergilediği başarılı performansla takımın elde ettiği önemli başarılarda kilit rol oynadı.

Cezayir Milli Takımı'nın kaptanı olan Mahrez, Al-Ahli formasıyla Asya Şampiyonlar Ligi Elite, Suudi Arabistan Süper Kupası ve Elite Kupası olmak üzere üç şampiyonluk yaşadı. Kulüp yönetimi, deneyimli futbolcunun takımdaki kariyerini sonlandırma kararı aldı.

Al-Ahli'nin, taraflar arasında varılan anlaşmanın ardından Mahrez'in ayrılığına ilişkin ayrıntıları önümüzdeki günlerde resmen açıklaması bekleniyor. Böylece Cezayirli yıldız, hücum hattına yaptığı önemli katkılar ve kulübün başarılarında oynadığı belirleyici rolle geçen üç sezonun ardından takıma veda edecek.

Şarku'l Avsat, 26 Haziran'da yayımladığı haberinde, Al-Ahli yönetiminin, sözleşmede yer alan ve 30 Haziran'a kadar kullanılabilecek tek taraflı fesih maddesini yürürlüğe koymaya hazırlandığını aktarmıştı. Haberde, Mahrez'in sözleşmesini sonuna kadar sürdürmek istemesine rağmen kulübün bu seçeneği değerlendirdiği belirtilmişti.

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklarına göre Al-Ahli yönetimi, söz konusu fesih maddesini resmen devreye soktu. Buna göre kulüp, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca Riyad Mahrez'e sözleşmenin feshi karşılığında 15 milyon dolar tazminat ödeyecek.


Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
TT

Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta 2026 Formula 1 Britanya Grand Prix'sine yakından bakıyoruz. 

Formula 1 takviminde bazı yarışlar sadece puan dağıtır, bazıları da tarihe geçer. Silverstone ise bunların çok ötesinde bir anlam taşır. Çünkü burası sadece bir yarış pisti değil; Formula 1'in doğduğu yer.

Bugün tüm dünyanın ekran başında takip ettiği dünya şampiyonası, 13 Mayıs 1950'de ilk kez burada start aldı. Aradan geçen 76 yılın ardından Silverstone sporun kalbi olmayı sürdürüyor.

Bu hafta sonu yine motor sesleri Northamptonshire semalarını dolduracak. Tribünlerde 565 bini aşması beklenen seyirciyle Formula 1 tarihinin en kalabalık hafta sonlarından biri yaşanabilir.

Ancak Silverstone'u özel yapan yalnızca bu atmosfer değil. Bu pistin her metresinde geçmişten bugüne uzanan ayrı bir hikaye saklı.

Silverstone'un hikayesi yarış pisti olarak başlamadı. II. Dünya Savaşı sırasında burası RAF Silverstone adıyla kullanılan bir hava üssüydü.

Pistin bugünkü ana hatlarını oluşturan bölüm ise o dönemde savaş uçaklarının kullandığı üçgen biçimli pistlerden oluşuyordu.

Savaş sona erdiğinde havaalanı sessizliğe büründü. Kimse birkaç yıl sonra dünyanın en önemli yarış pistlerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.

1947 yılında bir grup yarış tutkunu, kullanılmayan havaalanının pistlerini yarış rotasına dönüştürerek kendi aralarında bir yarış düzenledi. Bu organizasyon, Silverstone tarihindeki ilk motor sporları etkinliği olarak kabul ediliyor.

Yarış sırasında sürücülerden Maurice Geoghegan piste çıkan bir koyuna çarptı. Çarpmanın etkisiyle koyun hayatını kaybederken Geoghegan'ın aracı da ağır hasar aldı. Olayın ardından yarış, tarihe "Mutton Grand Prix" (Koyun Grand Prix'si) adıyla geçti.

Bir yıl sonra Kraliyet Otomobil Kulübü pisti kiralayarak daha profesyonel organizasyonlar düzenlemeye başladı.

1950'de ise Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk yarışı burada gerçekleştirildi. O günden sonra Silverstone yalnızca Britanya'nın değil, tüm motor sporlarının sembollerinden biri haline geldi.

Yıllar içinde pist birçok kez değişti. Güvenlik gerekçesiyle virajlar yeniden tasarlandı, yeni bölümler eklendi, pit alanı taşındı. Ancak Silverstone'un ruhu hiç değişmedi. Hâlâ yüksek hız, cesaret ve kusursuz tempo isteyen bir pist olarak görülüyor.

Pilotların en çok zorlandığı bölüm, peş peşe gelen Copse, Maggots ve Becketts virajları. Formula 1 otomobilleri burada neredeyse nefes almadan sağa-sola yön değiştiriyor.

Sürücüler birkaç saniye boyunca vücutlarını adeta koltuğa yapıştıran yaklaşık 5G'lik bir yanal kuvvete maruz kalıyor ve en küçük hata bile yarışın kaderini değiştirebiliyor.

Silverstone'un bir başka özelliği ise Britanya havası. Sabah güneş altında başlayan bir yarışın birkaç dakika içinde yağmur altında devam etmesi burada kimseyi şaşırtmıyor.

Son iki Britanya Grand Prix'sinde yağmurun stratejileri tamamen değiştirmesi bunun en güncel örneklerinden biri. Bu yüzden Silverstone'da sadece hızlı olmak yetmiyor; doğru anda doğru kararı verebilmek de en az hız kadar önemli.

Bu sezon da rekabetin içinde öne çıkan pek çok başlık var.

Geçen hafta Avusturya’da kazanan George Russell, evindeki mücadeleye kariyerinin belki de en özgüvenli dönemlerinden biriyle geliyor.

Sezon başında genç takım arkadaşı Kimi Antonelli karşısında zorlanan İngiliz pilot, Avusturya'daki zaferle hem moral buldu hem de şampiyonluk yarışında yeniden iddialı olduğunu gösterdi.

İlginç olan ise Russell'ın bugüne kadar Silverstone'da hiç podyuma çıkamamış olması. Kendi taraftarı önünde ilk zaferini kazanmak onun için kariyerindeki en anlamlı başarılardan biri olabilir.

Diğer tarafta ise sezonun en büyük sürprizi Kimi Antonelli var. Henüz 19 yaşındaki İtalyan pilot, Silverstone'a şampiyona lideri olarak geliyor. Avusturya'da sıralama turlarında yaptığı küçük hata pahalıya mal olsa da hız konusunda hâlâ en güçlü isimlerden biri olduğunu kanıtladı.

Üstelik Silverstone'un Antonelli için ayrı bir anlamı var. İlk Formula 2 zaferini burada kazandı ve Mercedes yönetimi de onu Formula 1 koltuğuna layık gördüğüne bu pistte karar verdi. Genç pilot şimdi aynı pistte dünya şampiyonluğu yolunda kritik puanlar toplamaya çalışacak.

Ferrari cephesinde ise daha temkinli bir hava var.

Barselona'da Ferrari kariyerinin ilk zaferini elde eden Lewis Hamilton, bu kez taraftarının önüne çıkacak. Hamilton bu pistte 9 kez zafere ulaşsa da gerçekçi konuşuyor.

Ferrari'nin özellikle düzlük hızında rakiplerinin gerisinde kaldığını ve bu pistte bunun ciddi dezavantaj yaratacağını açıkça dile getiriyor.

Yine de Silverstone denince akla gelen ilk isim hâlâ Hamilton. En çok pole pozisyonu alan ve en çok yarış kazanan pilot unvanını elinde bulunduruyor. 2020'de pistin start-finiş düzlüğüne "Hamilton Straight" adının verilmesi de bunun en büyük göstergesi. Bir pilotun adının Formula 1'in doğduğu pistte yaşatılması, spor tarihinde çok az kişiye nasip olacak bir onur.

McLaren ise yine evinde güçlü destek görecek. Geçen yıl burada kazanan Lando Norris için kurulan 16 bin kişilik "Landostand" tribününde biletler günler öncesinden tükendi.

Norris kendisini hâlâ “sadece yarışmayı seven bir çocuk” diye tanımlıyor ama artık onu destekleyen onbinlerce taraftar var. Britanya'nın Formula 1'e olan sevgisi belki de en net bu görüntüde kendini gösteriyor.

Silverstone aynı zamanda sprint hafta sonuna ev sahipliği yapacak. Yani takımların hata yapma lüksü her zamankinden daha az olacak.

Cuma günü 14.30'daki tek antrenmanın ardından 18.30'da sprint sıralaması başlayacak. Cumartesi 14.00'te sprint yarışı, 18.00'de ana yarışın sıralama turları yapılacak. Kısacası daha ilk günden itibaren tempoyu zirvede göreceğiz.

Formula 1'in bugün geldiği nokta teknoloji, bütçeler ve mühendislik açısından bambaşka bir seviyede olabilir. Ancak Silverstone bize hâlâ bu sporun özünü hatırlatıyor.

Bir zamanlar savaş uçaklarının kalktığı pistte bugün dünyanın en iyi pilotları sınırlarını zorluyor. 1947'de bir koyunun yarışın kahramanı olduğu havaalanı, artık Formula 1'in yüz binlerce taraftarın doldurduğu mabedi haline gelmiş durumda.

Belki bu hafta sonu Russell evindeki ilk zaferini kazanacak. Belki Antonelli şampiyonluk yürüyüşünü sürdürecek. Belki de Hamilton, Ferrari ile taraftarına unutulmaz bir gün yaşatacak.

Kim kazanırsa kazansın değişmeyecek tek gerçek şu: Burası yalnızca bir yarış pisti değil; bu sporun başladığı yer, geçmişiyle bugünü aynı asfalt üzerinde buluşturan yaşayan bir tarih sahnesi.

Kaynaklar: Silverstone, F1


Hiçbir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz... Fransa, dünyayı besleyen futbol imparatorluğunu nasıl kurdu?

Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
TT

Hiçbir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz... Fransa, dünyayı besleyen futbol imparatorluğunu nasıl kurdu?

Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)
Fransız Milli Futbol Takımı (DPA)

Fransa'nın dünya futbolundaki üstünlüğünü yalnızca tesadüf ya da yetenek bolluğuyla açıklamak mümkün değil. Son yirmi yılı aşkın süredir elde edilen başarılar, oyuncu yetiştirme sisteminin köklü biçimde yeniden yapılandırılmasının ürünü. Bugün Fransa, dünyanın en büyük futbolcu üretim merkezi konumunda bulunuyor.

Uluslararası spor çevrelerinde genel kabul gören görüşe göre Fransa, kapsamlı yapısal reformlar sayesinde dünya futbolunun en önemli oyuncu yetiştirme ve ihraç merkezi haline geldi. Fransız futbol akademileri, özellikle 2026 Dünya Kupası'nda mücadele eden Kuzey Afrika ve Afrika milli takımlarının temel oyuncu kaynağı olarak öne çıkıyor.

dscvdv
Kylian Mbappe, İsveç'e karşı Fransa'nın üçüncü golünü attıktan sonra takım arkadaşlarıyla birlikte kutlama yapıyor (EPA)

Fransa'nın etkisi artık yalnızca "Maviler” ile sınırlı değil. Resmî verilere göre 2026 Dünya Kupası'nda mücadele eden futbolcuların yaklaşık yüzde 8'i Fransa'da doğdu veya temel futbol eğitimini burada aldı. Bu oyuncular daha sonra aile kökenlerinin bulunduğu ülkeleri temsil etmeyi tercih etti; kimi aidiyet duygusuyla, kimi ise uluslararası arenada daha fazla forma şansı bulabilmek için.

1993 travması ve tarihi dönüşüm

Fransız futbolundaki bu büyük yükseliş tesadüfen gerçekleşmedi. Her şey 1993 yılında yaşanan tarihi hayal kırıklığıyla başladı. Fransa, Paris'te Bulgaristan'a son dakikada mağlup olarak 1994 Dünya Kupası'na katılma hakkını kaybetti.

Bu başarısızlığın ardından Fransa Futbol Federasyonu oyuncu yetiştirme sistemini tamamen yeniden yapılandırdı. Clairefontaine başta olmak üzere bölgesel eğitim merkezlerine büyük yatırım yapıldı. Bu insan kaynağı modeli, son yirmi yılda Fransa'yı eşsiz bir futbol ekolüne dönüştürdü.

vfvdev
Cezayirli oyuncular, antrenörleri Petkovic'in tecrübesine güveniyor (AFP)

Son yedi Dünya Kupası'nın dördünde finale yükselen Fransa (1998, 2006, 2018 ve 2022), iki kez dünya şampiyonu oldu. Bu tablo, Fransız modelinin sürdürülebilirliğini ve her nesilde yeni yıldızlar üretme başarısını ortaya koyuyor.

Bu sistemin etkisi Fransa sınırlarını da aştı. Bunun en belirgin örneklerinden biri, kadrosunda Fransız altyapısından yetişmiş 13 futbolcu bulunan Cezayir Milli Takımı.

Cezayir, Fransız futbol okulunun en büyük temsilcisi

2026 Dünya Kupası'nda Fransa'da yetişmiş oyunculara en fazla yer veren milli takım Cezayir oldu.

Takımın kaptanı Riyad Mahrez, Fransa'nın Sarcelles kentinde doğdu ve Le Havre altyapısında yetişti. Ona Lyon altyapısından yetişen Houssem Aouar, Rennes çıkışlı Amine Gouiri ve Angers altyapısından gelen Manchester City'li Rayan Aït-Nouri eşlik ediyor.

fvfdvdv
Senegal, Irak'ı büyük farkla yendi ancak Mısır ile İran arasındaki beraberlikten faydalanarak elemeleri geçti (EPA)

Kalede Fransız futbol kültürüyle yetişen Luca Zidane yer alırken, Malvin Mastil de Troyes altyapısından çıktı.

Savunmada Aïssa Mandi, Jaouen Hadjam ve Paris FC oyuncusu Samir Cherki bulunuyor. Orta sahada Lille altyapısından Nabil Bentaleb ile Toulouse çıkışlı Farès Chaïbi görev yaparken, hücum hattında Anis Hadj Moussa ve Farès Kadjimis yer alıyor.

Toplam 13 Fransız altyapılı oyuncuyla Cezayir, Fransa'nın ardından bu alanda Dünya Kupası'nın en dikkat çeken milli takımı konumunda.

Senegal'in başarısında Fransız imzası

Senegal, 2026 Dünya Kupası kadrosunda Fransa'da doğmuş veya yetişmiş 11 futbolcuyla mücadele ediyor.

Kalede Montpellier doğumlu Édouard Mendy, PSG altyapısından yetişen Mory Diaw ve Troyes çıkışlı Yahia Fofana bulunuyor.

Savunmanın lideri Saint-Dié-des-Vosges doğumlu Kalidou Koulibaly olurken, Moussa Niakhaté, Mamadou Sarr ve Anthony Mendy de Fransız altyapısından yetişen isimler arasında yer alıyor.

dsv
Demokratik Kongo Cumhuriyeti teknik direktörü Sebastien Desabre, su molası sırasında oyuncularına talimatlar veriyor (Reuters).

Orta sahada Le Havre çıkışlı Pape Gueye ile Strasbourg altyapısından Habib Diarra görev yaparken, hücum hattında Rouen doğumlu Iliman Ndiaye ve Paris Saint-Germain altyapısından yetişen genç Ibrahim Mbaye öne çıkıyor.

Bu tablo Senegal'i, Cezayir'in ardından Fransız futbol akademilerinden en fazla oyuncu kazanan ikinci milli takım haline getiriyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin omurgası da Fransa'dan

Fransız teknik direktör Sébastien Desabre yönetimindeki Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 52 yıllık Dünya Kupası hasretine son verirken, kadrosunda Fransa'da yetişmiş 10 oyuncuya yer aldı.

derv
Afrika'nın Arap temsilcileri arasında beklentilerin gerisinde kalan tek takım Tunus oldu. (AP)

Le Havre çıkışlı kaleci Lionel Mpasi'nin yanı sıra Arthur Masuaku, Gédéon Kalulu, Dylan Batubinsika ve Steve Kapuadi savunmanın temel isimleri oldu.

Orta sahada Samuel Moutoussamy, Nathan Mbuku ve Gaël Kakuta görev yaparken, hücumda Yoane Wissa ile Simon Banza takımın en önemli kozları arasında yer alıyor.

Tunus da Fransız altyapısından yararlanıyor

Tunus Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası kadrosunda Fransa'da doğmuş veya yetişmiş 7 futbolcu bulunuyor.

Savunmada Montassar Talbi, Dylan Bronn ve Yan Valery dikkat çekerken, orta sahada Montpellier altyapısından Ellyes Skhiri ile Monaco çıkışlı Hannibal Mejbri görev yapıyor. Paris Saint-Germain altyapısından yetişen Ismaël Gharbi ve Saint-Étienne çıkışlı Elias Achouri de kadronun önemli unsurları arasında bulunuyor.

sdvde
Fildişi Sahili oyuncuları elemeleri geçtikten sonra kutlama yapıyor (Reuters)

Fildişi Sahili'nin yeni nesli Fransız ekolünden geliyor

Teknik direktör Emerse Faé yönetimindeki Fildişi Sahili, yeni jenerasyonunu büyük ölçüde Fransa'da yetişen oyuncular üzerine kurdu.

xsvdv
Foto Fas Milli Takımı (AFP)

Savunmada Moussa Niakhaté ve Bradley Locko görev yaparken, orta sahada Seko Fofana ile Jérémie Boga takımın oyununu yönlendiriyor.

Hücum hattında ise Lyon doğumlu Edon Zhegrova'nın yanı sıra Jean-Philippe Mateta ve Sébastien Haller takımın skor yükünü taşıyor.

Fas'ın Fransız altyapısından yetişen 6 oyuncusu

Fas Milli Takımı'nın resmi kadrosunda Fransa futbol sisteminden yetişmiş 6 oyuncu bulunuyor.

Savunmada Fulham forması giyen Issa Diop öne çıkarken, orta sahada Roma'nın oyuncusu Neil El Aynaoui ile Lille'in 18 yaşındaki yıldızı Ayyoub Bouaddi dikkat çekiyor.

Strasbourg'dan Samir El Mourabet ve Yassine Jessim ile Fransa'da yetişen genç forvet Amine Sebaï de kadronun önemli isimleri arasında yer alıyor.

sadfergt
Gana'nın İngiltere karşısındaki performansı, küçük takımların stratejilerinin büyük takımlara karşı başarısını gösterdi (AP)

Gana ve Yeşil Burun Adaları'nda da Fransız izi

Gana kadrosunda Fransa'da doğup yetişen sadece iki futbolcu bulunmasına rağmen, Ligue 1 altyapısından geçen birçok isim milli takımın önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

sdferasfeg
Yeşil Burun Adaları milli takımı, Dünya Kupası'nda son 32 turuna yükselerek tarihi bir başarıya imza attı (EPA)

Yeşil Burun Adaları ise Fransa'da yetişmiş Logan Costa ve Steven Moreira'nın yanı sıra Hollanda doğumlu 6 futbolcuyla dikkat çekiyor.

Fransa iki milli takım çıkarabilecek güce ulaştı

2026 Dünya Kupası, Fransa'nın yalnızca güçlü bir ilk 11'e değil, aynı zamanda aynı kaliteye sahip geniş bir oyuncu havuzuna sahip olduğunu da gösteriyor.

sdvfv
Mbappe, Fransa'yı İsveç karşısında zafere taşıdı (AP)

Kylian Mbappé'nin liderliğinde Ousmane Dembélé, Michael Olise ve William Saliba gibi yıldızlara sahip Fransa'nın yedek kulübesinde de Bradley Barcola, Rayan Cherki, Brice Samba, Maxence Lacroix ve Désiré Doué gibi üst düzey oyuncular bulunuyor.

Bu derin kadro sayesinde Fransa, adeta iki üst düzey milli takımla turnuvaya katılmış görüntüsü veriyor ve Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre 2026 Dünya Kupası'nın en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olarak gösteriliyor.