Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, yaklaşık 1 ay içinde yapılacak olağan seçimli genel kurulda yeniden başkanlığa aday olduğunu söyledi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
TT

Galatasaray'da Dursun Özbek yeniden başkanlığa aday

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında açıklamalarda bulundu.

Faaliyetlerini anlatan Özbek, "Cumhuriyet'in 100. yılında Galatasaray Kulübü Başkanı olarak görev yapmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Arkadaşlarımla bize emanet ettiğiniz bu onurlu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. Kimi zaman zorlandığımız günlerimiz, uykusuz gecelerimiz oldu. Ancak Galatasaray'ımız için çalışmaktan hiç yorulmadık. Bu süreçte bizi ayakta tutan şey sizin verdiğiniz destekti. Galatasaray'ın birlik ve beraberlik için neleri başarabileceğini gösterdiğimizi düşünüyorum. Bu birlik ve beraberliğe bir parça bile katkım varsa benim için çok değerlidir." diye konuştu.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, seçimin yaklaştığını hatırlatarak, "25 Mayıs'ta seçimli olağan genel kurulumuz var. Önümüzdeki dönemde bu onurlu göreve yeniden adayım. Yeniden seçilirsem başardıklarımızın daha fazlasını yapmak için hiç durmadan çalışacağım." ifadelerini kullandı.

Kürsüden inen başkan Özbek, üyeler tarafından ayakta coşkuyla alkışlandı.

"Amacımız Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak"

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün geleceği için dengeli ve sürdürülebilir bir finansal yapı kurmak istediklerini söyledi.

Başkan Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Oditoryumu'nda düzenlenen yıllık olağan bütçe toplantısında konuştu.

Dursun Özbek, yaklaşık 22 ay önce seçildiğini hatırlatarak, "Göreve gelmeden çalışma arkadaşlarımla projelerimizi anlatmış ve sözler vermiştik. Bugün karşınızda bu sözlerin büyük bölümünü yerine getirmenin gururu ve mutluluğuyla bulunuyorum. Bu dönemde Galatasaray'ın birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde neleri başarabildiğini herkese gösterdiğimizi düşünüyorum." dedi.

Görev sürelerindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Özbek, "Yönetim olarak koyduğumuz hedeflerden uzaklaşmadan ama ayağımızı yorganımıza göre uzatarak bir planlama yaptık. Bu görevin üyelerimiz tarafından bize emanet edildiğini hiçbir zaman unutmadık. Amacımız sadece bugünü düşünen değil, Galatasaray'ın yarınlarını da sağlama alacak bir denge yaratmak, kulübümüzü sürdürülebilir bir finansal yapıyla geleceğe hazırlamaktır. Normalde faaliyette artı veren bir bütçemiz var. Yasanın bize verdiği hak olan stopaj iadesinin amatör şube ve altyapı harcamalarında kullanılmasının katkılarıyla bu noktaya geldik. Ancak kulübümüzün Sportif AŞ'ye borçları nedeniyle bütçemizi alt toplamda eksi rakamla onaya sunacağız." ifadelerini kullandı.

Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, sponsorluk ve reklam gelirlerindeki artışa değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sahip olduğumuz sportif başarıyı daha da yukarı çıkarmak için kulübümüzün gelir kaynaklarını çeşitlendirmemiz şart. Bütçedeki eksi rakamı yeni sponsorluk ve gelir kalemleriyle kontrol altında tutmamız gerekiyor. Bu yöndeki gayretlerimiz meyvelerini vermeye başladı. 2023-2024 döneminde toplam sponsor, reklam veren ve lisans geliri, 20,2 milyon avrodan 57,6 milyon avroya yükseldi. Kulübümüzün sponsor ve büyük reklam veren sayısı son 9 ayda 34'ten 48'e yükseldi. Lisans gelirimiz 6 milyon liradan 32 milyon liraya yükseldi. Yapılan çalışmaların umut verici olduğunu düşünüyorum. Yine de Galatasaray'ın sahip olduğu potansiyel düşünüldüğünde yapılması gereken daha çok şey var. Kulübümüzün son dönem başarıları, doğru bir planlamayla mağazacılık gelirlerine dönüştü. GS Store ile rekor satış rakamlarına ulaştık. Son 10 aylık ciromuz 1,5 milyar liraya ulaştı. 100. yıl formalarımız başka takım taraftarları tarafından da beğeniliyor. Bu sezonu yaklaşık 700 bin forma satışıyla kapatma hedefimiz var. Önümüzdeki sezon hedefimiz 1 milyon adet. Şampiyonluğumuzu 100. yıl formasıyla kutlayacağımıza inanıyorum."

Dursun Özbek, amatör branşların sportif durumları, devam eden projeler, finansal ve idari faaliyetlerini anlattı.

Başkan Özbek'ten Erden Timur'a destek

Galatasaray Kulübü Başkanı Özbek, Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur'un başarılı olduğu için hedef gösterildiğini, haksızlığa uğradığını ileri sürdü.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında futbolda Süper Lig şampiyonluğunu ve TFF Süper Kupa'yı kazandıklarını hatırlatan Özbek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği Cumhuriyet'imizin 100. yılında kazandığımız şampiyonluğun üzerine 7 Nisan'da 100. yılın Süper Kupa'sını da kazandık. Yarın gençlerimiz Cumhuriyet'in 100. yılına dönüp baktığında Galatasaray'ımızın başarılarını görüp gururlanacaktır. Bu kupayla tarihimizde 60. büyük kupayı alarak başkalarının hayal edemeyeceği bir sayıya ulaştık. Bu büyük gururda emeği olan Okan hocamıza, ekibine, tüm futbolcu kardeşlerime ve geçmiş dönemde kulübe hizmet veren herkese teşekkür ediyorum. Önemli bir teşekkürü de Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur kardeşime ayırıyorum. Birlikte çıktığımız yolda elinden gelenin en iyisini Galatasaray için yapmaya çalıştı. Sırf başarılı oluyor diye birileri tarafından hedef gösterildi, haksızlığa uğradı. Galatasaray için yaptıkları ve bundan sonraki yapacakları için kendisine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de sevgili Erden'in Galatasaray'a hizmete devam edeceğinden eminim." diye konuştu.

Ali Sami Yen Spor Kompleksi'ndeki gelişmelere değinen Özbek, "Stat kapasitemizi 53 bin 798'e çıkardık. Satılabilir loca sayımızın artırmamızla senelik yaklaşık 6 milyon dolarlık katma değer oluşturduk. Seçim döneminde verdiğimiz sözlerden en önemlisi Türkiye Bankalar Birliği (TBB) anlaşmasından çıkmaktı. Galatasaray Kulübü bu konuda hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Dönemimiz bitmeden sözümüzü tutarak yeni yönetimin TBB borcundan kurtulmuş bir şekilde göreve başlamasını istiyoruz. Başarılı olursak Galatasaray, üzerindeki finansal baskıdan kurtulmuş, tünelin sonundaki ışığa ulaşmış olacak." değerlendirmesinde bulundu.



MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
TT

MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Conor McGregor'ın oktagona dönüşünü ve karma dövüş sanatları (MMA) dünyasında bıraktığı etkiyi inceliyoruz.

12 Temmuz'da gerçekleşecek UFC 329, klasik bir dövüş gecesinden çok daha fazla anlam taşıyor. 5 yıl aradan sonra oktagona dönen Conor McGregor, bu kez sadece Max Holloway karşısında kazanmak için değil, kendi hikayesinin yeni bir bölümünü yazmak için kafese girecek.

Kazandığı kemerler, nakavtları ve kaybettiği maçlar McGregor'ın hikayesini anlatmaya yetmez. İrlandalı yıldız, MMA tarihinin en tartışmalı, en büyük ve en etkili figürlerinden biri olarak bu sporu değiştiren isimlerin başında geliyor.

Bugün UFC milyarlarca dolarlık küresel bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi MMA takip ediyor, dövüşçüler daha yüksek gelirler elde ediyor ve UFC artık ana akım spor dünyasının önemli parçalarından biri.

Bu dönüşümün tek sebebi elbette McGregor değildi ancak onun yarattığı etki, organizasyonun büyüme hikayesinin merkezinde yer alıyor.

McGregor'ın UFC kariyeri 2013'te başladı. Dublin'den çıkan eski bir tesisatçı çırağı, kısa sürede sadece yeteneğiyle değil, kişiliğiyle de tüm dünyanın dikkatini çekti.

2015'te Jose Aldo'yu yalnızca 13 saniyede nakavt ederek tüysıklet şampiyonu olduğunda artık sadece bir dövüşçü değildi. O gece McGregor, UFC'nin yeni yüzü haline geldi.

Bir yıl sonra Eddie Alvarez'i yenerek hafifsıklet kemerini de kazandı ve UFC tarihinde aynı anda iki farklı sıklette şampiyon olan ilk dövüşçü oldu.

Ancak McGregor'ın asıl farkı kazandığı kemerlerden çok, dövüşleri birer spor müsabakasından büyük olaylara dönüştürme yeteneğiydi.

Eski UFC şampiyonu Georges St-Pierre, McGregor'ın bu özelliğini şöyle anlatıyor:

Conor McGregor gibi biri yoktu. Bir dövüşün etrafında duygu yaratma konusunda en iyisiydi. İnsanlar onu ya sevip kazanmasını istiyor ya da ondan nefret edip kaybetmesini bekliyordu.

St-Pierre'in dikkat çektiği nokta, McGregor'ın sadece iyi bir dövüşçü olmadığıydı. O, insanların ilgisini mücadele başlamadan önce toplamayı başaran bir spor yıldızıydı.

McGregor'ın mirasının en önemli kısmı belki de bu.

Ondan önce UFC'nin büyük yıldızları vardı. Georges St-Pierre, Anderson Silva ve Brock Lesnar organizasyonun büyümesinde önemli roller oynadı. Ancak McGregor dönemiyle birlikte UFC'nin finansal ölçekte ulaştığı seviyeler değişti.

McGregor'ın Jose Aldo'yla karşılaştığı UFC 194, organizasyonun düzenli şekilde milyonlarca izleyiciye ulaşabildiği yeni dönemin başlangıcı oldu. İrlandalı yıldızın yer aldığı dövüşler arka arkaya devasa izlenme rakamlarına ulaştı.

Khabib Nurmagomedov'la yaptığı UFC 229 karşılaşması ise 2,4 milyon öde ve izle satışıyla organizasyon tarihinin en büyük etkinliği oldu.

McGregor'ın etkisi sadece televizyon gelirleriyle sınırlı kalmadı. Büyük arenalar, yüksek bilet satışları ve küresel sponsorluklar da bu dönemde büyüdü.

UFC'nin 2016'da WME-IMG tarafından yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında satın alınması da bu yükseliş döneminin en önemli sonuçlarından biriydi.

McGregor'ın popülerliği, UFC'nin yalnızca bir dövüş organizasyonu değil, küresel bir spor markası olarak görülmesine büyük katkı sağladı.

McGregor'ın etkisini anlatan en önemli noktalardan biri de rakiplerinin ve diğer şampiyonların bile onun yarattığı değişimi kabul etmesi.

Jon Jones, McGregor'ın UFC'ye katkısı hakkında şunları söyledi:

Conor McGregor bu spor için çok şey yaptı. Sporu ana akıma taşıdı ve hepimizin daha fazla para kazanmasını sağladı. Bazen insanların onun tüm dövüşçüler için yaptıklarını unuttuğunu düşünüyorum. Herkese nelerin mümkün olduğunu gösterdi.

Yani McGregor yalnızca kendi kazancını artıran bir sporcu olmadı. Dövüşçülerin marka oluşturabileceğini, sosyal medyanın kullanılabileceğini ve bir MMA sporcusunun geleneksel spor yıldızlarıyla aynı seviyede tanınabileceğini gösterdi.

2017'de Floyd Mayweather'la yaptığı boks maçı bunun en büyük örneğiydi. Profesyonel boksta hiç mücadele etmemiş bir MMA dövüşçüsü, dünyanın en büyük boks yıldızlarından biriyle karşılaşarak milyarlarca dolarlık bir etkinliğin parçası oldu.

Elbette McGregor'ın kariyeri yalnızca başarı hikayesinden oluşmuyor.

2018'de Khabib Nurmagomedov karşısında aldığı mağlubiyet, kariyerinin en önemli kırılma noktalarından biriydi. Sonrasında gelen uzun aralar, sakatlıklar ve kafes dışındaki tartışmalar nedeniyle eski üstünlüğünü yeniden kurup kuramayacağı sürekli tartışıldı.

Üstelik istatistiklere bakıldığında McGregor, UFC tarihinin en başarılı şampiyonu değil. İki farklı sıklette kemer kazanmasına rağmen hiçbir kemerini savunmadı. Uzun şampiyonluk dönemleri yaşayan Jon Jones, Georges St-Pierre veya Anderson Silva gibi isimlerle kıyaslandığında sportif başarı açısından tartışmalar devam ediyor.

Ancak McGregor'ın hikayesi zaten sadece sportif başarı üzerinden değerlendirilemez.

Bazı sporcular kupalarıyla, bazıları rekorlarıyla, bazıları ise değiştirdikleri kültürle hatırlanır. McGregor üçüncü kategoriye giren isimlerden biri.

Max Holloway karşılaşması bu yüzden yalnızca bir geri dönüş maçı değil.

McGregor artık eski dönemindeki yenilmez görüntüyle kafese çıkmayacak. 5 yıllık aranın ardından, yaşının ilerlediği ve kariyerinin son bölümüne girdiği bir dönemde yeniden kendisini kanıtlama fırsatı yakalayacak.

Kazansa da kaybetse de Conor McGregor'ın UFC tarihindeki yeri değişmeyecek.

Çünkü o, sadece kemer kazanan bir dövüşçü olmadı. Bir dönemin yüzü oldu, UFC'nin ekonomik sınırlarını genişletti ve MMA'in dünya çapında daha büyük bir kitleye ulaşmasında en önemli rollerden birini oynadı.

UFC 329 gecesinde oktagona çıkacak kişi sadece eski bir şampiyon olmayacak. Aynı zamanda bu sporun nasıl değiştiğinin yaşayan sembollerinden biri olacak.

Kaynaklar: ESPN, LA Times, UFC


İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
TT

İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Belçika'yı son dakikalarda bulduğu golle 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 70 bin taraftarın önünde oynanan karşılaşmada Avrupa şampiyonu İspanya'nın gollerini 30. dakikada Fabian Ruiz ve oyuna sonradan giren Mikel Merino 88. dakikada kaydetti. Belçika'nın tek golü ise 41. dakikada Charles De Ketelaere'den geldi.

Bu sonuçla İspanya, yarı finalde salı günü Dallas'ta Fas'ı 2-0 mağlup ederek adını son dört takım arasına yazdıran Fransa ile karşı karşıya gelecek.

İspanya, böylece 2010 yılında tarihinde ilk ve tek Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandığı turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası'nda yarı finale yükselme başarısı gösterdi.

Çeyrek final turu, cumartesi günü oynanacak İngiltere-Norveç ve son şampiyon Arjantin-İsviçre karşılaşmalarıyla tamamlanacak.

İspanya, son 16 turunda da komşusu Portekiz'i uzatma dakikalarında eleyebilmişti. Yedek kulübesinden oyuna giren Mikel Merino, ikinci yarının uzatma bölümünde attığı golle takımını çeyrek finale taşımıştı.

Merino, Belçika karşısında da benzer bir performans sergileyerek oyuna girdikten yalnızca iki dakika sonra fileleri havalandırdı ve İspanya'ya yarı final biletini getiren golü kaydetti.


Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
TT

Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)

Fas Dünya Kupası'nda Fransa'yla oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında kalesinde gördüğü iki golle kupaya çeyrek finalde veda etti.

Fas, bir önceki Dünya Kupası'nda yarı finale yükselen ilk Arap ve Afrika ülkesi olarak tarihe geçmiş, turnuvayı ise dördüncü sırada tamamlamıştı. Ancak bu kez aynı başarıyı tekrarlayamadı.

Karşılaşmanın 28. dakikasında Yasin Bounou, Kylian Mbappe'nin kullandığı penaltıyı kurtardı. Ancak Fas kalecisi, ikinci yarının 60. dakikasında Fransa kaptanının şutuna engel olamadı ve Fransa 1-0 öne geçti.

Bu golden altı dakika sonra Mbappe'nin pasında topla buluşan Ousmane Dembele, yerden yaptığı vuruşla fileleri havalandırarak farkı ikiye çıkardı.

Fransa, salı günü Dallas'ta oynanacak yarı finalde İspanya-Belçika karşılaşmasının galibi mücadele edecek.