Mike Tyson her dövüşten önce kullandığı şaşırtıcı tekniği anlattı

Eski ağırsıklet şampiyonu 58 yaşında olacağı temmuzda YouTuber Jake Paul'le dövüşecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Mike Tyson her dövüşten önce kullandığı şaşırtıcı tekniği anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Mike Tyson, dövüş öncesi hipnozun boks kariyeri boyunca kendisine nasıl yardımcı olduğunu açıkladı ve 13 yaşından itibaren bu uygulamayla "yetiştirildiğini" söyledi.

Birçokları tarafından boks tarihinin en yıkıcı boksörü olarak görülen Tyson, temmuzda YouTube yıldızı Jake Paul'le dövüşerek ringlere geri dönmeye hazırlanıyor.

Dallas'taki AT&T Stadyumu'nda gerçekleşecek ve Netflix'ten canlı yayımlanacak tartışmalı maç, resmen onaylanmış profesyonel bir müsabaka olacak. Tyson dövüş gerçekleşmeden önce 58 yaşına girecek, Paul ise 27 yaşında.

Müsabaka öncesinde Tyson, 2 Mayıs Perşembe günü Good Trouble podcast'inde tenis yıldızı Nick Kyrgios'a konuşarak geçmişteki hipnozlarını değerlendirdi.

Amerikalı, "Ben bir hipnoz uzmanıyım" dedi. 

13-14 yaşımdan itibaren hipnozla büyütüldüm ve kariyerimin sonuna kadar buna devam ettim. Dövüşmeden önce her zaman hipnoz yaptırırdım. Bu sadece... Sadece belli insanlar anlıyor, herkes anlamıyor. Sanırım hayat böyle bir şey; herkes aynı değil. Ama ben anladım. Her şey özbilincinize ulaşmakla ilgili. Özbilincinizle, vahşiliğinizle bir bağlantınız var. Her şey bağlantıda olmakla ve bunu dövüşmek için de kullanmakla ilgili... Her şey sevgi, her şey sevgiye bağlı. Savaşa gitmemiz bile: Ben onun arkasındayım, o da onun. Bu bir savaş ve içinde sevgi var.

Birey olarak nasıl değiştiğini ele alan Tyson şunları ekledi: 

Yolculuk, ruhani yolculuk, asla bitmeyecek gibi görünüyor. Maneviyatınız değişir, aklınız değişir, ruhunuz değişir. Şu anda Tanrı'yla buluşmaya hazır olduğum bir aşamadayım. Hemen hemen, [huzurluyum], evet.

2020'de The Joe Rogan Experience'a katılan Tyson, hipnoz deneyimini derinlemesine anlatmıştı. 

Cus [D'Amato, Tyson'ın eski antrenörü] beni günde iki ya da üç kez profesyonel olarak hipnotize ettirirdi: Antrenmandan önce, idmandan önce ve dövüşlerden önce. Amacım yok etmekti. Cus böyle hassas olmamı istemezdi. Duygusuz olmamı istiyordu. 'Duyguların hiçbir anlamı yok. Duyguların hayatınla hiçbir ilgisi yok. Duyguların yaptığı tek şey dikkatini dağıtmak' derdi. [Hipnozla] rahatlarsınız, kendinizden geçersiniz, tamamen karanlığa ve hiçliğe odaklanırsınız. Beni hipnoz etmeye başladıklarında sadece 12 yaşındaydım. Sizi bayıltıyorlar ve siz sadece vahşiliğe ve vahşi bir hayvan olduğunuza odaklanıyorsunuz.

2005'te profesyonel kariyerini noktaladığından beri sadece bir kez dövüşen Tyson, 2020'de Roy Jones Jr.'la bir gösteri müsabakasında berabere kalmıştı. Paul'ün ise profesyonel boksör olarak 9 galibiyeti ve 1 mağlubiyeti var.

Independent Türkçe



Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
TT

Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)

Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü Jesse Marsch, Güney Afrika karşısında alınan 1-0’lık tarihi galibiyetle Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselmelerinin ardından belirli bir rakibi tercih etmediklerini söyledi.

Kanada, son 16 turunda Fas ile Hollanda futbol takımı arasındaki eşleşmenin galibiyle karşılaşacak.

Marsch, olası rakiplerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Belirli bir rakibi tercih etmiyoruz, asıl hedefimiz büyük takımlarla oynayabileceğimizi kanıtlamak. Hollanda ve Fas dünya futbolunun önemli ekipleri. Fas 2022 Dünya Kupası’nda dördüncü oldu ve son altı yılda büyük bir gelişim gösterdi. Hollanda ise Avrupa’nın köklü ve geleneksel güçlü takımlarından biri.”

Son 32 turunda Güney Afrika karşısında alınan galibiyeti de değerlendiren Marsch, maçın zorluk derecesine dikkat çekti:

“Zor maçtı. Güney Afrika’nın bizi çok zorlayacağını biliyorduk. Topa daha fazla sahip olduk ama fırsatları iyi değerlendiremedik.”

“Organizasyonumuz sayesinde hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Erken golü bulamadık ama rakibe de ciddi bir tehlike fırsatı vermedik.”

Marsch, savunma performansından memnun olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Defansif olarak çok dengeliydik, açık vermedik. Erken gol atmak istiyorduk ama en önemlisi kazanmaktı ve bunu başardık.”


2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)

Japonya millî futbol takımı teknik direktörü Hajime Moriyasu’nun takımıyla Dünya Kupası’nda ileri turlara ulaşma hedefi, “öğretmen ve öğrenci” karşılaşması olarak nitelendirilen önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Japonya, bugün Houston’da oynanacak son 32 turu maçında Brezilya ile karşılaşacak.

Brezilya millî futbol takımı, Japon futbolunun modern kimliğinin şekillenmesinde en fazla etkisi olan ülkelerden biri olarak görülüyor.

Japonya, Kuzey Amerika’da düzenlenen turnuvaya tarihinde ilk kez finale ulaşma hedefiyle katılırken, son dört yılda Almanya, İspanya ve İngiltere karşısında sergilediği dikkat çekici performanslar, takımın büyük başarılar elde edebileceği yönündeki umutları artırdı.

Ancak Houston’daki karşılaşma, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle sıradan bir rakipten çok daha fazlasını ifade ediyor.

1993’te başlayan Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J1 League), yalnızca Brezilya futbolundan ilham almakla kalmadı, aynı zamanda çok sayıda Brezilyalı oyuncuyu da ülkeye çekti.

Efsane futbolcu Zico, emeklilik sonrası Kashima Antlers’a transfer olarak Japon futbolunun gelişimine katkı sağlarken, Bismarck ve Élber gibi isimler de Brezilyalı oyuncuların Japonya’ya transfer sürecinin öncülerinden oldu.

1990’ların sonunda, 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosundan yedi oyuncu — aralarında kaptan Dunga’nın da bulunduğu isimler — Japon kulüplerinde forma giymiş ya da o dönemde Japonya’da oynuyordu.

Eski Brezilyalı futbolcu Cesar Sampaio, 1998 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda yer alırken aynı zamanda Yokohama Flügels forması giydiğini belirterek, Japon futbolunun gelişimini yakından gördüğünü söyledi.

Sampaio, “Japon futbolunu takip etmeyen biri çok şaşırır. Ben ise şaşkın değilim. Her yıl adım adım gelişiyorlar. Disiplinleri her zaman etkileyiciydi. Şimdi Daizen Maeda ve Ayase Ueda gibi kaliteli oyunculara sahipler. Güçlü bir kadroları var ve grup aşamasında iyi oynadılar. Brezilya maçı en büyük test olacak” ifadelerini kullandı.

Japonya daha önce Brezilya karşısında galibiyetler elde etti, ancak bu hiçbir zaman Dünya Kupası’nda gerçekleşmedi.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda alınan 1-0’lık sürpriz galibiyet “Miami Mucizesi” olarak anılırken, en yakın sonuç ise geçen yıl Tokyo’da oynanan hazırlık maçında elde edilen 3-2’lik Japonya galibiyeti oldu.

İki takım Dünya Kupası’nda yalnızca bir kez karşılaştı. 2006 turnuvasında, Brezilya’nın Japon futboluna katkılarında önemli rol oynayan Zico’nun teknik direktör olduğu maçta Japonya, Dortmund’da 4-1 kaybederek turnuvaya veda etti.

O dönemde Japonya kadrosunda, Brezilya doğumlu üç oyuncudan biri olan Alessandro Santos da yer alıyordu. Savunmacı Marcos Tulio Tanaka ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Japonya ile son 16 turuna kadar yükselmişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Tanaka yaptığı açıklamada, Japonya–Brezilya maçlarının büyük önem taşıdığını belirterek, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki etkisinin J1 League’in kuruluşundan beri sürdüğünü belirtti.

Tanaka, “İlk geldiğimde Japonya ile Brezilya’nın Dünya Kupası’nda eşit seviyeye gelmesinin ne zaman mümkün olacağını düşünürdüm. Bu, beklediğimden daha erken geldi. Bu turnuvada aradaki fark, fiziksel kapasite dahil birçok açıdan azaldı. Bu, Japonya için Dünya Kupası’nda Brezilya’yı yenmek adına eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.


Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
TT

Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)

Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Kanada, Güney Afrika karşısında uzatma dakikalarında bulduğu golle sahadan galip ayrıldı.

Maçın tek golü 90+2. dakikada Stephen Eustáquio’dan geldi. Bu sonuçla Kanada, tarihinde ilk kez son 16 turuna yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

Kanada, çeyrek final yolunda salı günü Monterrey’de oynanacak Fas–Hollanda eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.