Toto Wolff, "yanlı" F1 hakemlerini yerden yere vurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Toto Wolff, "yanlı" F1 hakemlerini yerden yere vurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Mercedes patronu Toto Wolff, pazar günü yapılan ABD Grand Prix'sinde FIA hakemlerinin kararlarını "yanlı" diye niteledi.

Çok sayıda 5 saniyelik ceza verilen olaylı yarışta, Mercedes sürücüsü George Russell, Valtteri Bottas'la girdiği mücadelede pistten çıkıp avantaj elde ettiği için cezalandırıldı. Wolff o sırada bu karar için "tam bir şaka" dedi.

Max Verstappen de Lando Norris'le yarışın başlangıcında ilk virajda (ceza verilmedi) ve 53. turda Norris'in Verstappen'i pist dışında geçtiği için 5 saniye ceza aldığı bazı tartışmalı mücadelelere karıştı. Sonuç olarak Norris podyumdan 4. sıraya düştü.

Yarıştan sonra Russell'la konuşmasında, Britanyalı pilotun "Verstappen birinci virajdaki olay için ceza aldı mı?" sorusuna Wolff şu yanıtı verdi:

Hayır, ceza almadı ve sonunda Lando hızlı olduğu ve dışarıdan geçiş yaptığı için ceza aldı. Sanırım bu biraz yanlı bir karar verme yöntemi ama şaşırtıcı değil.

Yarıştan sonra Sky Sports F1'in röportajında Wolff'tan daha fazla ayrıntıya girmesi istendi ve Ted Kravitz'le yaptığı konuşmada biraz üstü kapalı bir cevap verdi.

"Bence tutarsızdı" dedi.

Valtteri'yle olan riskli bile değildi. Pozisyon için yarışmak... Ve sonra bu cezayı almak tamamen tuhaf ve acayip. Bence nedenini biliyoruz ama bunu televizyonda söyleyemeyiz. Bazen bir korelasyon vardır... Karar verme biraz ilginç olduğunda. Günün sonunda bu zor bir iş, bazıları çok iyi, bazıları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Bu adamlara selam durmak gerek.

Norris ve McLaren'in takım patronu Andrea Stella da Circuit of the Americas'taki hakem kararlarını eleştirdi.

Russell toparlanıp 6. bitirirken takım arkadaşı Lewis Hamilton, Gümüş Oklar'ın unutmak isteyeceği bir hafta sonunda ikinci turda kaza yapıp yarış dışı kaldı.

Ferrari'den Charles Leclerc yarışı kazanırken, Carlos Sainz ikinci ve Verstappen üçüncü oldu.

Independent Türkçe



City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, sezon sonunda Manchester City'den ayrılacak ve bu büyük gelişme Premier Lig'de köklü bir değişime yol açacak.

İspanyol menajerin ayrılışı, pazar günü Aston Villa'yla oynanacak son Premier Lig maçından sonra gerçekleşecek ve Etihad Stadyumu'nda 10 yıllık hakimiyetin ardından İngiliz futbol tarihinin en çok kupa kazanılan dönemlerinden birine son verecek.

Şimdilik Manchester City, Guardiola'nın gelecek sezon için sözleşmesi bulunduğunu ve menajerliği sürdürmesini umduğunu belirtiyor.

55 yaşındaki teknik direktör, 2016'da göreve geldiğinden beri 17'si büyük olmak üzere toplamda 20 kupa kazandı. Bunlar arasında 6 Premier Lig şampiyonluğu da bulunuyor ve Arsenal'la girdikleri çetin şampiyonluk mücadelesinde galip gelmeleri halinde bu sayı 7'ye çıkabilir.

Ayrıca City'nin Avrupa'daki çıkışını da yöneten Guardiola, 2023'te İstanbul'da Inter Milan'ı mağlup ederek kulübe ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece Barcelona'nın başında geçirdiği efsanevi dönemdeki iki zaferin ardından teknik direktör olarak üçüncü Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

En son kupasıysa geçen hafta sonu geldi; Antoine Semenyo'nun şık vuruşuyla City, FA Cup finalinde Chelsea'yi 1-0 yendi ve bu, Guardiola'nın Etihad'daki 19. kupası ve üçüncü FA Cup zaferi oldu.

Saha dışındaysa Guardiola'nın dönemi, 2009-2018'deki 9 yıllık dönemi kapsayan 100'den fazla Premier Lig mali kural ihlali iddiasıyla 2023'te City'ye dava açılmasının ardından son yıllarda gölgelendi. Bağımsız komisyon tarafından yürütülen bir duruşma Aralık 2024'te sonuçlandı ve sonucun bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Eğer gerçekten ayrılırsa, Guardiola'nın futboldan bir süreliğine uzaklaşması muhtemel. Bu, 2012-2013'te Camp Nou ve Bayern Münih'teki dönemleri arasındaki ara dönemine benzer.

İngiltere'deki dönemi büyük ölçüde Liverpool ve özellikle Jürgen Klopp'la rekabetiyle tanımlandı. Bu rekabetin en bilinen örneklerinden biri, Kırmızılar 97 puan almasına rağmen 2019'da bir puan farkla elde edilen şampiyonluktu.

Guardiola ayrıca 2018 sezonunda 100 puan barajını aşarak yeni bir Premier Lig rekoru kırdı ve İngiliz futbol tarihinde üst üste 4 kez en üst lig şampiyonluğunu kazanan ilk teknik direktör oldu.

FA Cup finali öncesinde, City'deki görev süresinin mükemmelliğin tanımı olup olmadığı sorulduğunda İspanyol teknik adam şunları söyledi:

Evet, elbette, 10 yılda 19 kupa fena değil. Ayrılmamı beklemelerine gerek olmadığını biliyorlar, eğlenceli olduğumu biliyorlar. Yani 19 kupa, 10 yılda 20. şampiyonluk için mücadele etmek, dürüst olmak gerekirse fena değil.

Onun ayrılacağı haberiyle birlikte City'nin yerini doldurması gereken büyük bir boşluk doğuyor. City'nin, Chelsea'yi Konferans Ligi ve Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluklarına taşımasına rağmen Mavilerle sezon ortasında olaylı bir şekilde ayrılan eski yardımcı antrenör Enzo Maresca da dahil birçok adayı değerlendirmesi muhtemel.

Çok sayıda kişi bu görevi Maresca'nın üstlenmesini beklese de Guardiola döneminde City efsanesi olan Bayern Münih teknik direktörü Vincent Kompany de düşünülebilir.

Independent Türkçe


Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
TT

Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)

Oscar ödüllü yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi İtalyan teknik direktör Carlo Ancelotti'nin 50 yıllık kariyerinin bilinmeyen yönlerine odaklanan samimi bir belgesel üzerinde çalışıyor. 

Proje, tecrübeli teknik adamın bu yaz Brezilya Milli Takımı'nın başında çıkacağı 2026 Dünya Kupası yolculuğuyla doruğa ulaşacak.

Henüz adı açıklanmayan belgesele dair söylentiler, projenin resmen duyurulmasıyla doğrulanmış oldu.

Sorrentino'nun futbol tutkusu

Carlo Ancelotti belgeseli, Sorrentino'nun sinemasına da sızan futbol tutkusunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Ünlü yönetmen bu tutkusunu daha önce, Napoli'deki gençlik yıllarını, Diego Maradona'nın şehre gelişini ve yaşadığı bir aile trajedisini futbolun merceğinden aktardığı, 2021 yapımı Oscar adayı yarı otobiyografik filmi The Hand of God'la (È stata la mano di Dio) beyazperdeye taşımıştı.

Bu proje; Oscar ödüllü Muhteşem Güzellik (La Grande Bellezza), büyük ses getiren The Young Pope ve son olarak geçen yıl Venedik Film Festivali'nin açılışını yapan La Grazia gibi yapımlara imza atan Sorrentino'nun 30 yıllık kariyerindeki ilk belgesel. 

Reggio Emilia'da çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ancelotti, futbol kariyerine Parma'da orta saha oyuncusu olarak başladı; ardından Roma ve AC Milan formalarını giydi. 1990'ların başında teknik direktörlüğe adım atan tecrübeli futbol adamı, o günden bu yana Chelsea, Paris Saint-Germain, Bayern Münih ve Real Madrid de dahil olmak üzere 11 farklı dev kulübü çalıştırdı; kariyerine 26 kupa ve tam 5 Şampiyonlar Ligi zaferi sığdırdı.

Belgesel, efsane ismin hayatından özel arşiv görüntüleriyle İtalya, İspanya ve Brezilya'nın yanı sıra gelecek Dünya Kupası sırasında ABD'de çekilecek güncel sahneleri bir araya getirecek.

"Büyük bir onur"

Proje hakkında hislerini paylaşan Ancelotti, "Hikayemi büyük usta Paolo Sorrentino'yla birlikte anlatmak benim için büyük bir onur. Onun başyapıtlarına ve sanatsal hikaye anlatımına olan bağlılığına her zaman hayran kalmışımdır" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Deadline, Screen Daily


Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü nihayet resmileşti. Eski şampiyon, UFC 329'da Max Holloway'le karşılaşmaya hazırlanıyor.

11 Temmuz'da McGregor, 38 yaşına girmesinden üç gün önce ve Hawaiili rakibiyle ilk karşılaşmasından 13 yıl sonra, Las Vegas'taki T-Mobile Arena'da ana maçta Holloway'le karşı karşıya gelecek.

Bu karşılaşma, McGregor'ın 5 yıl sonraki ilk maçı ve Michael Chandler'a karşı planlanan geri dönüşünün, müsabakaya iki hafta kala ayak parmağını kırmasıyla engellenmesinden iki yıl sonra gerçekleşiyor.

Ancak bu sakatlık, son maçında yaşadığı kadar ciddi değildi; McGregor, 2021'de Dustin Poirier'e yenildiği karşılaşmada bacağını kırmıştı ve o zamandan beri dövüşmedi.

Ancak bu durum 11 Temmuz'da değişecek; İrlandalı (22-6), Holloway'le (27-9) yarı ortasıklet kategorisinde karşılaşacak. Hafifsıklet kategorisindeki yan ana maçta Liverpoollu Paddy "The Baddy" Pimblett ve Fransız Benoit Saint-Denis karşı karşıya gelecek.

34 yaşındaki Hawaiili Holloway, eski bir tüysıklet şampiyonu ve martta Charles Oliveira karşısında ağır bir yenilgi alana kadar "En Belalı Dövüşçü" unvanını da elinde tutuyordu. Hafifsıklette aldığı bu ağır yenilgiye rağmen Holloway, UFC'nin büyük isimlerinden biri olarak görülüyor, bir UFC efsanesi olarak görülüyor ve aralarında kariyerlerinin başlarında Oliveira, Dustin Poirier, Justin Gaethje, Anthony Pettis, Frankie Edgar ve Jose Aldo'nun da bulunduğu birçok yıldız ve şampiyonu yenmiş durumda; özellikle Jose Aldo'yu iki kez nakavt etti.

Ancak Holloway, ikisi de UFC kariyerlerinin başlarındayken, 2013'te McGregor tarafından puanla mağlup edilmişti.

McGregor'ın kendisi de organizasyon tarihinde ilk kez iki farklı sıklette UFC şampiyonu olmuş bir isim. En parlak döneminde Aldo'yu 13 saniyede nakavt etti, UFC'nin Madison Square Garden'daki ilk etkinliğinde Eddie Alvarez'i durdurdu ve Nate Diaz'la karşılıklı galibiyetler elde etti.

Daha sonra karma dövüş sanatlarına (MMA) ara verdi ve 2017'de Amerikalı boksör Floyd Mayweather'la dövüşüp nakavtla kaybetti. 2018'de UFC'ye döndüğünde ezeli rakibi Khabib Nurmagomedov'a pes ederek yenildi ve McGregor o zamandan beri sadece üç kez dövüştü.

2020'de Donald Cerrone'u 40 saniyede durdurdu, ardından 2021'de Poirier'le iki kez dövüştü. Bu maçların ilkinde MMA'deki ilk nakavt yenilgisini aldı ve ikincisinde bacağı kırıldı.

McGregor, son yıllarda birçok yasal sorunla mücadele etti; bunlardan biri de 2024'te Dublin'de 2018'de gerçekleşen cinsel saldırıdan dolayı bir hukuk mahkemesi jürisi tarafından suçlu bulunmasıydı. McGregor, bu davayla ilgili tüm iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.

McGregor'ın dönüşü, UFC'nin Beyaz Saray'da eşi benzeri görülmemiş bir dövüş etkinliğine ev sahipliği yapmasından bir ay sonra gerçekleşecek. Bu etkinlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. doğum günü olan 14 Haziran'da, Birleşik Devletler'in 250. yılını kutlamak amacıyla düzenlenecek.

Independent Türkçe