Hız peşinde: Formula 1 şampiyonu McLaren'ın hikayesi

McLaren, 26 yıl sonra Formula 1'de takımlar şampiyonluğuna ulaştı

Fotoğraf: McLaren
Fotoğraf: McLaren
TT

Hız peşinde: Formula 1 şampiyonu McLaren'ın hikayesi

Fotoğraf: McLaren
Fotoğraf: McLaren

McLaren, Britanyalı pilotu Lando Norris'in Abu Dabi Grand Prix'sinde elde ettiği zaferin ardından 2024 Formula 1 Takımlar Şampiyonu oldu. 

Bu sporun en köklü ve başarılı takımlarından birine sahip Britanya merkezli marka, böylece 26 yıllık hasrete de son verdi. McLaren en son 1998'de takımlar şampiyonu olmuştu.

Adrenalin'de bu hafta McLaren markasının ortaya çıkışı ve Formula 1 macerası var.

Bruce McLaren 

Yeni Zelanda'nın Auckland kentinde dünyaya gelen Bruce'a 9 yaşında Perthes hastalığı teşhisi kondu. Kendisini 2 yıldan fazla süre yatağa bağlayan bu hastalık, sol bacağının sağ bacağından kısa kalmasına yol açsa da efsane ismin yarış pilotu olmasını engelleyemedi. 

Araba merakı çocuk yaşta başlayan Bruce, tüm boş vakitlerini eski yarış pilotu babasının atölyesinde geçiriyordu. İlk yarışına 15 yaşında çıktı. 

Hem sürüş kabiliyeti hem de arabaları kendi mekanik bilgisiyle daha iyi hale getirme becerisiyle Yeni Zelanda'nın Formula 2 serisinde dikkat çekti. Ülkesinin Avrupa'ya yarış pilotu gönderme programına seçilen isim oldu. 
 

csdfg
Yeni Zelanda'da Bruce için çalışan Howden Ganley, "Bruce bir sabah atölyeye girip hepimize Sahra Çölü'nü yürüyerek geçeceğimizi söyleseydi, hemen aletlerimizi bırakıp onun peşinden giderdik" diyor (McLaren)

1959 sezonunda Cooper Formula 1 takımı için yarışmaya başlayan çaylak pilot, ilk podyumuna Britanya Grand Prix'sinde çıktı. 

Sezonun son yarışı olan ABD Grand Prix'sinde zafere ulaşarak en genç yarış kazanan pilot rekorunu kırdı. 22 yaşında bu başarıyı elde eden Bruce'un rekoru 2003'e kadar kırılamayacaktı. 

1963'e kadar geçen sürede Bruce üç yarış kazanmış, pilotlar şampiyonasında ikinci olmuş ve Formula 1'in ünlü yüzlerinden biri haline gelmişti.
 

cd
Bruce McLaren, Formula 1 takımında sadece yarış pilotu değil, aynı zamanda yönetici, mühendis ve tasarımcıydı (McLaren)

Evinden bu kadar uzakta ve bu kadar genç yaşta başarı elde eden Bruce'un hayalleri aslında daha da büyüktü. 29 yaşındayken kendi yarış takımını kurdu: Bruce McLaren Motor Racing. 
 

thyhtyj
Bruce McLaren Motor Racing'in ilk logosunda sadece Yeni Zelanda'da yaşayan kivi kuşu yer alıyordu (McLaren)

1966'da ilk Formula 1 arabasını üreten McLaren takımı, M2B'yle Monako Grand Prix'sine katıldı. Takım beklediği başlangıcı yapamasa da yavaş yavaş toparlandı ve ilk galibiyet 1968 Belçika Grand Prix'sinde geldi. 
 

jukı
Bruce McLaren, 1966 Hollanda Grand Prix'sindeki antrenman seansında en önde gidiyor. Güç ve dayanıklılık sorunlarına sahip M2B, istenen performansı verememişti (Wikimedia Commons)

1970'te McLaren doğru yolda emin adımlarla ilerlerken, Bruce McLaren başka bir seri için ürettikleri aracın test sürüşünde geçirdiği kaza sonucunda hayatını kaybetti. Bruce, 1970 sezonu başlamadan önce arkadaşlarına sezon sonunda yarışmayı bırakacağını söylemişti.

İlk şampiyonluk

Motor yarışları dünyası bir ikonu kaybetmişti fakat McLaren, yükselişini sürdürecekti. Takımın başına Bruce'un ortağı Teddy Mayer geçti. Şampiyonluğu hedefleyen Mayer önderliğindeki McLaren, 1973 sezonuna M23 aracıyla başladı. 

M23, McLaren'ı sadece mücadele eden değil, aynı zamanda şampiyon olan bir takım haline getirecekti. Aerodinamiği ve hızıyla öne çıkan araç, geliştirilme potansiyeline de sahipti. 
 

ghryj
M23, 5 sezonda 16 galibiyet getirerek efsane bir araca dönüştü (Wikimedia Commons)

Bu potansiyeli gerçeğe dönüştüren McLaren Formula 1 Takımı, 1974'te Brezilyalı pilot Emerson Fitipaldi'yle pilotlar şampiyonluğuna ulaşırken, aynı zamanda takımlar şampiyonluğunu da elde etti. 

2 yıl sonra, 1976 sezonunda Britanyalı pilot James Hunt, M23'ün güncellenmiş haliyle pilotlar şampiyonası sıralamasında sezonu ilk sırada bitiren isimdi. Teddy Mayer, McLaren'ın adına yakışanı yapmış ve takımı zirveye taşımıştı. 
 

ukılo
Niki Lauda (solda) ve James Hunt'ın 1976 sezonundaki rekabeti, 2013 yapımı Zafere Hücum'a (Rush) da konu olmuştu (F1)

Ancak 1970'in son yıllarından itibaren McLaren her sezon daha kötüye gitti. Ta ki Ron Dennis'in Project Four takımıyla birleşene kadar.

McLaren büyük takım oluyor 

1984 sezonunda  MP4/2 aracı ve efsane pilotlar Alain Prost ve Niki Lauda'yla sezonun 16 yarışından 12'sini kazanan McLaren takımlar şampiyonasında 10 yıl sonra yeniden zafere ulaştı. Pilotlar şampiyonasını kazanan isim de takım arkadaşı Prost'u yarım puanla geçen Avusturyalı Niki Lauda'ydı. 
 

ukıo
Niki Lauda, 1984 Dallas Grand Prix'sinde MP4/2'de (Wikimedia Commons)

Alain Prost, 1985 ve 1986'da arka arkaya iki şampiyonluk elde ederken McLaren, 1985'te takımların hepsini geride bırakma başarısını tekrarladı. 

Brezilyalı efsane Ayrton Senna'nın takıma katılmasıyla 1988'den itibaren iyice etkisini gösteren McLaren dominasyonu, beraberinde yeni bir rekor getirdi. Britanya ekibi, 4 kez üst üste şampiyonluk kazanan ilk takım oldu. 

Senna 1988, 1990 ve 1991'de şampiyon olurken, Prost da üçüncü şampiyonluğunu 1989'da elde etti. McLaren, bu sezonların hepsinde zirvedeki takımdı. Ron Dennis, başına geçtiği takımda görülmemiş bir işe imza atmıştı. 

thyjgr
Ayrton Senna-Alain Prost rekabeti, Formula 1 tarihine damgasını vurdu. Prost, takımdan ayrılmasında Senna'yı bir numaralı sebep olarak göstermişti. (AFP)

McLaren-Mercedes dönemi

Honda'nın Formula 1'den çekilmesiyle yeni bir motor sağlayıcısı arayışına giren McLaren, 1993'te Ford ve 1994'te Peugot'yla kurduğu ortaklıklardan memnun kalmayınca 1995'te Mercedes'e yöneldi. McLaren-Mercedes işbirliği, takımı yeniden zirveye taşıyacaktı. 

Finlandiyalı pilot Mika Hakkinen,1998'de MP4/13, 1999'daysa MP4/14'le şampiyonluğa ulaşırken McLaren de 1998'de takımlar şampiyonasında zirveye döndü.

ukı
Mika Hakkinen'in sonraki yıllara damgasını vuracak Michael Schumacher'la rekabeti de unutulmazlar arasında (F1)

2000'lerin başındaki Ferrari ve Michael Schumacher dominasyonunda rekabetin içinde kalmayı başarsa da takım, şampiyonluk yaşamak için 2008'i beklemek zorunda kalacaktı. 

Kimi Raikonen ve Fernando Alonso, Hakkinen'in başarısını tekrarlamaya yaklaşsa da bunu, 23 yaşındaki Lewis Hamilton başardı.
 

yu6ı8o
Lewis Hamilton, 2008 şampiyonluğunu kazandığında Ferrari pilotu Felipe Massa'yla arasında sadece bir puan fark vardı (Reuters)

Eski günlerin arandığı yıllar

Ron Dennis, 2009'da McLaren'ın CEO'luğu görevini bıraktı ve Mercedes'in Formula 1'e girmesiyle McLaren, alman otomotiv devinin ortağı değil müşterisi haline geldi. 

Sonraki sezonlarda yarış galibiyetleri elde etse de McLaren, 2010'la 2013 arasında 4 kez üst üste takımlar şampiyonu olan Red Bull'un hakimiyetini kırmayı başaramadı. 
 

efgtrhy
McLaren'ın 2015'te yarıştığı MP4-30, takıma Formula 1'deki en kötü sezonlarından birini yaşatmıştı (Wikimedia Commons)

2014'te takıma geri dönen Ron Dennis, 2015'ten itibaren motor sağlayıcısı olarak Honda'yla çalışma kararı aldı. Ancak bu adım takımı epey geriye götürecekti. 

2015 ve 2016 sezonlarında McLaren pilotları Fernando Alonso ve Jenson Button, şampiyonluk değil puan alma mücadelesi veriyordu. İki eski şampiyon, yarışları ilk 10'da bitirmeye çalışıyordu ve takım iki sene üst üste sezonu sondan ikinci bitirdi. 

Yeniden yapılanma

McLaren, 2017'de CEO'sunu, motor sağlayıcısını ve imajını değiştirdi. Ron Dennis yerine Zak Brown, Honda yerine Renault'la sezona başlayan takım, yeni aracının dış görünüşünde  Bruce McLaren'ın 1968'de kullandığı turuncu M7A'dan ilham aldı.
 

thyju
M7A, McLaren'a ilk Formula 1 galibiyetini getirmişti (Wikimedia Commons)

Takip eden sezonlarda podyuma geri dönen McLaren'a 2012'den sonra yarış galibiyeti getiren isimse 2021 İtalya Grand Prix'sinde Daniel Ricciardo'ydu. Takım arkadaşı Lando Norris de yarışı ikinci sırada bitirmişti. 
 

vfkılo
Daniel Ricciardo, İtalya Grand Prix'sinde damalı bayrağı ilk gören pilottu (Reuters)

Takımlar şampiyonasında yıllarca alt sıralarda yer alan ve 2021'de yeniden Mercedes müşterisi olan McLaren için bu, eski günlere dönüşün işaretiydi. 

Zirveye dönüş

Sonraki sezonlarda daha istikrarlı sonuçlarla takımlar şampiyonasında orta sıralara yükselen McLaren, 2023'ü 4. sırada bitirdi. 2024'ün ilk yarısındaki Red Bull dominasyonuna rağmen sezon içinde araca getirdiği güncellemeler ve pilotlarının yüksek performansıyla başarı yakalayan ekip, bu yıl kupayı kaldırmayı başardı. Lando Norris ise pilotlar şampiyonasını Max Verstappen'in ardından ikinci bitirdi ve seneye şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu kanıtladı.
 

ukılo
McLaren CEO'su Zak Brown, şampiyonluğu kutluyor (X/@McLarenF1)

Formula 1'de 50'den fazla yıldır yarışan McLaren, motor sporlarının zirvesinin en önemli takımlarından biri. 248 zafere sahip Ferrari'den sonra 189 galibiyetle en çok yarış kazanan ikinci takım.

12 pilotlar şampiyonluğu bulunan ekip, 26 yıl sonra elde ettiği takımlar şampiyonluğuyla bu başarıya 9. kez ulaştı ve gelecek sezon da hem pilotlar hem de takımlar şampiyonasında zirveye oynayacağa benziyor. 

Yararlanılan kaynaklar: McLaren, Formula 1, TopSpeed



Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM


Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

UFC Başkanı Dana White, ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'in takım direktörüne göre boksörü Zuffa Boxing'e transfer etmekle ilgileniyor.

Ukraynalı boksör, uzun süredir birlikte çalıştığı K2 Promotions'tan menajeri Alex Krassyuk'la geçen yaz yollarını ayırdıktan sonra serbest boksör konumunda ve bu nedenle White'ın 39 yaşındaki Usyk'i kadrosuna katmak için bir hamle planladığı söyleniyor.

Zuffa Boxing, White ve Turki Alalshikh tarafından haziranda küresel boks ortamını değiştirmek amacıyla kuruldu ve geçen eylülde Terence Crawford'la Canelo Alvarez arasındaki mega maç şirketin açılış etkinliği oldu.

Usyk'in takım direktörü Sergey Lapin, Talksport Bet'e verdiği röportajda şunları söyledi:

Temas var, diyalog var ve [Dana White ve Zuffa Boxing'den] ilgi mevcut. Şu anda detaylar kamuoyuna açıklanmayacak. Birkaç kapı açık ve format, şartlar ve takvim uyuşursa, piyasa kimsenin beklemediği bir hareket görebilir diyelim.

Zuffa Boxing, aralarında şu anki IBF kruvazör sıklet şampiyonu Jai Opetaia'nın da bulunduğu isimlerle sözleşme imzalayarak ivme kazanıyor; Avustralyalı dövüşçü 29 profesyonel maçta yenilgi yüzü görmedi.

Lapin şunları ekledi:

Herkes onun [Dana White] ne yaptığını gördü. 'Eski MMA'i küresel bir UFC makinesine dönüştürdü. Gerçek gücü sadece bir dövüşü değil, bir etkinliği paketlemekte yatıyor. Eğer o dahil olursa, ölçek ve ilgi anında farklılaşır.

Üç kez tartışmasız şampiyon olan boksör, yakın zamandaki rakibi Tyson Fury'nin düzenli antrenman kampını kurduğu Tayland'da motosiklet sürerken çekilmiş bir videosunu X'te yayımladı.

"Çingene Kral", üç kez ağırsıklet dünya şampiyonu olma fırsatını ararken, spora son dönüşü hakkında her zamanki gibi sesini yükseltiyor.

Independent Türkçe