Hız peşinde: Formula 1 şampiyonu McLaren'ın hikayesi

McLaren, 26 yıl sonra Formula 1'de takımlar şampiyonluğuna ulaştı

Fotoğraf: McLaren
Fotoğraf: McLaren
TT

Hız peşinde: Formula 1 şampiyonu McLaren'ın hikayesi

Fotoğraf: McLaren
Fotoğraf: McLaren

McLaren, Britanyalı pilotu Lando Norris'in Abu Dabi Grand Prix'sinde elde ettiği zaferin ardından 2024 Formula 1 Takımlar Şampiyonu oldu. 

Bu sporun en köklü ve başarılı takımlarından birine sahip Britanya merkezli marka, böylece 26 yıllık hasrete de son verdi. McLaren en son 1998'de takımlar şampiyonu olmuştu.

Adrenalin'de bu hafta McLaren markasının ortaya çıkışı ve Formula 1 macerası var.

Bruce McLaren 

Yeni Zelanda'nın Auckland kentinde dünyaya gelen Bruce'a 9 yaşında Perthes hastalığı teşhisi kondu. Kendisini 2 yıldan fazla süre yatağa bağlayan bu hastalık, sol bacağının sağ bacağından kısa kalmasına yol açsa da efsane ismin yarış pilotu olmasını engelleyemedi. 

Araba merakı çocuk yaşta başlayan Bruce, tüm boş vakitlerini eski yarış pilotu babasının atölyesinde geçiriyordu. İlk yarışına 15 yaşında çıktı. 

Hem sürüş kabiliyeti hem de arabaları kendi mekanik bilgisiyle daha iyi hale getirme becerisiyle Yeni Zelanda'nın Formula 2 serisinde dikkat çekti. Ülkesinin Avrupa'ya yarış pilotu gönderme programına seçilen isim oldu. 
 

csdfg
Yeni Zelanda'da Bruce için çalışan Howden Ganley, "Bruce bir sabah atölyeye girip hepimize Sahra Çölü'nü yürüyerek geçeceğimizi söyleseydi, hemen aletlerimizi bırakıp onun peşinden giderdik" diyor (McLaren)

1959 sezonunda Cooper Formula 1 takımı için yarışmaya başlayan çaylak pilot, ilk podyumuna Britanya Grand Prix'sinde çıktı. 

Sezonun son yarışı olan ABD Grand Prix'sinde zafere ulaşarak en genç yarış kazanan pilot rekorunu kırdı. 22 yaşında bu başarıyı elde eden Bruce'un rekoru 2003'e kadar kırılamayacaktı. 

1963'e kadar geçen sürede Bruce üç yarış kazanmış, pilotlar şampiyonasında ikinci olmuş ve Formula 1'in ünlü yüzlerinden biri haline gelmişti.
 

cd
Bruce McLaren, Formula 1 takımında sadece yarış pilotu değil, aynı zamanda yönetici, mühendis ve tasarımcıydı (McLaren)

Evinden bu kadar uzakta ve bu kadar genç yaşta başarı elde eden Bruce'un hayalleri aslında daha da büyüktü. 29 yaşındayken kendi yarış takımını kurdu: Bruce McLaren Motor Racing. 
 

thyhtyj
Bruce McLaren Motor Racing'in ilk logosunda sadece Yeni Zelanda'da yaşayan kivi kuşu yer alıyordu (McLaren)

1966'da ilk Formula 1 arabasını üreten McLaren takımı, M2B'yle Monako Grand Prix'sine katıldı. Takım beklediği başlangıcı yapamasa da yavaş yavaş toparlandı ve ilk galibiyet 1968 Belçika Grand Prix'sinde geldi. 
 

jukı
Bruce McLaren, 1966 Hollanda Grand Prix'sindeki antrenman seansında en önde gidiyor. Güç ve dayanıklılık sorunlarına sahip M2B, istenen performansı verememişti (Wikimedia Commons)

1970'te McLaren doğru yolda emin adımlarla ilerlerken, Bruce McLaren başka bir seri için ürettikleri aracın test sürüşünde geçirdiği kaza sonucunda hayatını kaybetti. Bruce, 1970 sezonu başlamadan önce arkadaşlarına sezon sonunda yarışmayı bırakacağını söylemişti.

İlk şampiyonluk

Motor yarışları dünyası bir ikonu kaybetmişti fakat McLaren, yükselişini sürdürecekti. Takımın başına Bruce'un ortağı Teddy Mayer geçti. Şampiyonluğu hedefleyen Mayer önderliğindeki McLaren, 1973 sezonuna M23 aracıyla başladı. 

M23, McLaren'ı sadece mücadele eden değil, aynı zamanda şampiyon olan bir takım haline getirecekti. Aerodinamiği ve hızıyla öne çıkan araç, geliştirilme potansiyeline de sahipti. 
 

ghryj
M23, 5 sezonda 16 galibiyet getirerek efsane bir araca dönüştü (Wikimedia Commons)

Bu potansiyeli gerçeğe dönüştüren McLaren Formula 1 Takımı, 1974'te Brezilyalı pilot Emerson Fitipaldi'yle pilotlar şampiyonluğuna ulaşırken, aynı zamanda takımlar şampiyonluğunu da elde etti. 

2 yıl sonra, 1976 sezonunda Britanyalı pilot James Hunt, M23'ün güncellenmiş haliyle pilotlar şampiyonası sıralamasında sezonu ilk sırada bitiren isimdi. Teddy Mayer, McLaren'ın adına yakışanı yapmış ve takımı zirveye taşımıştı. 
 

ukılo
Niki Lauda (solda) ve James Hunt'ın 1976 sezonundaki rekabeti, 2013 yapımı Zafere Hücum'a (Rush) da konu olmuştu (F1)

Ancak 1970'in son yıllarından itibaren McLaren her sezon daha kötüye gitti. Ta ki Ron Dennis'in Project Four takımıyla birleşene kadar.

McLaren büyük takım oluyor 

1984 sezonunda  MP4/2 aracı ve efsane pilotlar Alain Prost ve Niki Lauda'yla sezonun 16 yarışından 12'sini kazanan McLaren takımlar şampiyonasında 10 yıl sonra yeniden zafere ulaştı. Pilotlar şampiyonasını kazanan isim de takım arkadaşı Prost'u yarım puanla geçen Avusturyalı Niki Lauda'ydı. 
 

ukıo
Niki Lauda, 1984 Dallas Grand Prix'sinde MP4/2'de (Wikimedia Commons)

Alain Prost, 1985 ve 1986'da arka arkaya iki şampiyonluk elde ederken McLaren, 1985'te takımların hepsini geride bırakma başarısını tekrarladı. 

Brezilyalı efsane Ayrton Senna'nın takıma katılmasıyla 1988'den itibaren iyice etkisini gösteren McLaren dominasyonu, beraberinde yeni bir rekor getirdi. Britanya ekibi, 4 kez üst üste şampiyonluk kazanan ilk takım oldu. 

Senna 1988, 1990 ve 1991'de şampiyon olurken, Prost da üçüncü şampiyonluğunu 1989'da elde etti. McLaren, bu sezonların hepsinde zirvedeki takımdı. Ron Dennis, başına geçtiği takımda görülmemiş bir işe imza atmıştı. 

thyjgr
Ayrton Senna-Alain Prost rekabeti, Formula 1 tarihine damgasını vurdu. Prost, takımdan ayrılmasında Senna'yı bir numaralı sebep olarak göstermişti. (AFP)

McLaren-Mercedes dönemi

Honda'nın Formula 1'den çekilmesiyle yeni bir motor sağlayıcısı arayışına giren McLaren, 1993'te Ford ve 1994'te Peugot'yla kurduğu ortaklıklardan memnun kalmayınca 1995'te Mercedes'e yöneldi. McLaren-Mercedes işbirliği, takımı yeniden zirveye taşıyacaktı. 

Finlandiyalı pilot Mika Hakkinen,1998'de MP4/13, 1999'daysa MP4/14'le şampiyonluğa ulaşırken McLaren de 1998'de takımlar şampiyonasında zirveye döndü.

ukı
Mika Hakkinen'in sonraki yıllara damgasını vuracak Michael Schumacher'la rekabeti de unutulmazlar arasında (F1)

2000'lerin başındaki Ferrari ve Michael Schumacher dominasyonunda rekabetin içinde kalmayı başarsa da takım, şampiyonluk yaşamak için 2008'i beklemek zorunda kalacaktı. 

Kimi Raikonen ve Fernando Alonso, Hakkinen'in başarısını tekrarlamaya yaklaşsa da bunu, 23 yaşındaki Lewis Hamilton başardı.
 

yu6ı8o
Lewis Hamilton, 2008 şampiyonluğunu kazandığında Ferrari pilotu Felipe Massa'yla arasında sadece bir puan fark vardı (Reuters)

Eski günlerin arandığı yıllar

Ron Dennis, 2009'da McLaren'ın CEO'luğu görevini bıraktı ve Mercedes'in Formula 1'e girmesiyle McLaren, alman otomotiv devinin ortağı değil müşterisi haline geldi. 

Sonraki sezonlarda yarış galibiyetleri elde etse de McLaren, 2010'la 2013 arasında 4 kez üst üste takımlar şampiyonu olan Red Bull'un hakimiyetini kırmayı başaramadı. 
 

efgtrhy
McLaren'ın 2015'te yarıştığı MP4-30, takıma Formula 1'deki en kötü sezonlarından birini yaşatmıştı (Wikimedia Commons)

2014'te takıma geri dönen Ron Dennis, 2015'ten itibaren motor sağlayıcısı olarak Honda'yla çalışma kararı aldı. Ancak bu adım takımı epey geriye götürecekti. 

2015 ve 2016 sezonlarında McLaren pilotları Fernando Alonso ve Jenson Button, şampiyonluk değil puan alma mücadelesi veriyordu. İki eski şampiyon, yarışları ilk 10'da bitirmeye çalışıyordu ve takım iki sene üst üste sezonu sondan ikinci bitirdi. 

Yeniden yapılanma

McLaren, 2017'de CEO'sunu, motor sağlayıcısını ve imajını değiştirdi. Ron Dennis yerine Zak Brown, Honda yerine Renault'la sezona başlayan takım, yeni aracının dış görünüşünde  Bruce McLaren'ın 1968'de kullandığı turuncu M7A'dan ilham aldı.
 

thyju
M7A, McLaren'a ilk Formula 1 galibiyetini getirmişti (Wikimedia Commons)

Takip eden sezonlarda podyuma geri dönen McLaren'a 2012'den sonra yarış galibiyeti getiren isimse 2021 İtalya Grand Prix'sinde Daniel Ricciardo'ydu. Takım arkadaşı Lando Norris de yarışı ikinci sırada bitirmişti. 
 

vfkılo
Daniel Ricciardo, İtalya Grand Prix'sinde damalı bayrağı ilk gören pilottu (Reuters)

Takımlar şampiyonasında yıllarca alt sıralarda yer alan ve 2021'de yeniden Mercedes müşterisi olan McLaren için bu, eski günlere dönüşün işaretiydi. 

Zirveye dönüş

Sonraki sezonlarda daha istikrarlı sonuçlarla takımlar şampiyonasında orta sıralara yükselen McLaren, 2023'ü 4. sırada bitirdi. 2024'ün ilk yarısındaki Red Bull dominasyonuna rağmen sezon içinde araca getirdiği güncellemeler ve pilotlarının yüksek performansıyla başarı yakalayan ekip, bu yıl kupayı kaldırmayı başardı. Lando Norris ise pilotlar şampiyonasını Max Verstappen'in ardından ikinci bitirdi ve seneye şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu kanıtladı.
 

ukılo
McLaren CEO'su Zak Brown, şampiyonluğu kutluyor (X/@McLarenF1)

Formula 1'de 50'den fazla yıldır yarışan McLaren, motor sporlarının zirvesinin en önemli takımlarından biri. 248 zafere sahip Ferrari'den sonra 189 galibiyetle en çok yarış kazanan ikinci takım.

12 pilotlar şampiyonluğu bulunan ekip, 26 yıl sonra elde ettiği takımlar şampiyonluğuyla bu başarıya 9. kez ulaştı ve gelecek sezon da hem pilotlar hem de takımlar şampiyonasında zirveye oynayacağa benziyor. 

Yararlanılan kaynaklar: McLaren, Formula 1, TopSpeed



Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
TT

Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))

Hişam el-Yetim

Modern bilim kimya aracılığıyla, toplumun yaşamın her alanında ihtiyaç duyduğu temel değişiklikleri gerçekleştiriyor. Bu bilimler bir bölümüyle, sonunda oyuncu sağlığı, çevre koruma, temiz enerji ve hatta tribünlerde ve sahada herkes için güvenli yiyecek ve su sağlanması yoluyla futbol alanına da giriş yaptı.

Kimya Bilimi Topluluğu, bilim yoluyla spor dünyası da dahil olmak üzere dünyayı daha iyiye doğru değiştirme hedefine ulaşmak için bilgiye, becerilere ve tutkuya sahip olduğunu iddia ediyor. Ancak modern bilim gerçekten futbolu geliştirmeye katkıda bulundu mu, yoksa dünyanın en popüler sporuna sadece müdahale mi etti? Peki bilim, sporlarının geleneklerine ve göreneklerine son derece duyarlı ve hassas olan taraftarların bu sporun geleceği konusunda endişelenmesine neden olmadan nasıl kendisine katkıda bulunabilir?

Gerçek şu ki, tarihi 1950'lere kadar uzanan Dünya Kupası'na modern bilimin “sızdığına” dair birçok açık örnek var. Ancak teknolojinin rolü özellikle 2001 yılında belirginleşti ve 2026 Dünya Kupası'na kadar gelişmeye devam etti. 2026 Dünya Kupası'nda kullanılan topun kendisi bilimin sporu geliştirmedeki rolünün açık bir örneği; çünkü top, on yıllarca esasında deriden yapılmış olan doğal dokusunu korudu. Dünya Kupası'nın başlangıcında üreticiler, araba lastiklerine benzer sert kauçuktan yapılmış iç astarı olan ve hava ile doldurulmuş el yapımı deri futbol topları üretmekle övünürlerdi. Ancak deri bir miktar esnekliğe sahip olsa da ağırdı ve araştırmalar sonunda bu eski toplara tekrar tekrar kafa ile vurmanın bazı oyuncularda beyin hasarına neden olabileceğini gösterdi.

Akıllı top çağı

Eskiden toplar hava ile şişirilirdi, ancak bilim ve modern teknoloji sayesinde nihayet şarj edilebilir Trionda akıllı top çağına ulaştık. Bilim, 2026 Dünya Kupası'na, oyuncuların ve hakemlerin her hareketini eşi benzeri görülmemiş bir doğrulukla izlemek için 500 Hz frekansında çalışan dahili bir sensörle donatılmış daha gelişmiş ve ileri bir top hediye etti. Avrupa Bilimsel Ansiklopedisi'ne göre, 500 Hz frekanslı dahili hareket sensörü (IMU), topun hızını, dönüşünü, ivmesini ve yönünü kaydetmeye yardımcı oluyor. Verileri gerçek zamanlı olarak doğrudan VAR odasına gönderiyor. Ayrıca, ofsayt konusundaki hataları azaltmak için temas anını tam olarak belirlemeye ve elle oynama, topun sahanın dışına çıkması veya gol çizgisini geçmesi durumlarını tespit etmeye yardımcı oluyor.

Bilim gazetecisi Kate Chapman'ın Şubat 2026'da bilim sitelerinde yayınlanan “Futbolun İnanılmaz Kimyası” başlıklı makalesi, toplardan kaleci eldivenlerine, sahadan oyuncuların formalarına ve oyunu büyük ölçüde geliştiren diğer teknolojilere kadar spordaki her şeyin iyileştirilmesine bilimin nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor.

dfrgttr
Hakemler, serbest vuruşlar için zemini işaretlemek üzere özel kaybolan bir sprey kullanıyor (Sosyal medya)

Chapman, modern futbol toplarının daha esnek, daha hafif ve en önemlisi kafa travmasına neden olma olasılığı daha düşük toplar elde etmek amacıyla çeşitli sentetik liflerden yapıldığını vurguluyor. Şunu belirtiyor: “Eğer bir futbol maçı izlediyseniz, muhtemelen oyuna o kadar dalmışsınızdır ki, önünüzde sergilenen spor bilimini düşünmemişsinizdir. Ancak Muhammed Salah, Leah Williamson ve David Raya gibi modern oyuncuların becerilerine katkıda bulunan inanılmaz bir kimya mevcuttur.”

Chapman, öncelikle modern teknolojinin topun kendisini geliştirmedeki rolünü özetleyerek, futbol topları ve tenis topları arasında tamamen kimyasal bir karşılaştırma yapıyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Büyük turnuvalarda kullanılan modern tenis topları tamamen farklı. Topun hâlâ kauçuk bir iç lastiği olsa da yapısının geri kalanı poliüretan, poliolefinler ve polyester gibi bir dizi sentetik elyaftan yapılmıştır.” Chapman'a göre, bu malzemeler izole değil, aksine “toplara tam olarak gerekli özellikleri veren geniş bir yelpazede hafif hidrokarbonlardır.”

Saha

Kimyagerlere göre, futbol sahaları “hayal ettiğimizden daha fazla plastik” içeriyor. Oyuncuların kramponları ve Avrupa'daki çoğu büyük profesyonel kulübün oynadığı çimler, doğal ve yapay çimi birleştiren hibrit sahalardır ve bunlar artık giderek daha fazla alt lig takımları tarafından da kullanılıyor. Dünya çapındaki ünlü kulüpler de çevreyi korumak için plastik atıkları geri dönüştürerek kimyasal yöntemler kullanıyor. Örneğin, Liverpool, Chelsea ve Tottenham Hotspur, tamamen geri dönüştürülmüş plastik şişelerden yapılmış formalar kullanıyor.

Kimya sadece saha ile sınırlı kalmadı; topun el ile olağanüstü derecede iyi tutulmasını sağlayan modern kaleci eldivenlerine de uzandı. Bu, cismin çevresinde oluşan ve artan yüzey alanı ve sürtünme nedeniyle yapışkan hale gelen ve doğal olarak oluşan bir hidrokarbon molekülü olan lateks sayesinde mümkün oluyor. Eldivenlerin iç astarı için kloropren (2-klorobüta-1,3-dien) polimerizasyonundan elde edilen neopren adı verilen sentetik bir kumaş kullanılıyor. Neopren son derece su geçirmez ve süngerimsi bir esnekliğe sahip olduğundan, eldivenlerin kalecinin eline saatte 110 kilometreyi aşan hızlarda çarpan top darbesini emmesini ve böylece herhangi bir kırığı önlemesini sağlıyor.

Hakem spreyi veya köpüğü

Kimyasal maddeler sadece oyuncular için kullanılmıyor. Futboldaki son gelişmelerden biri de hakemlerin mesafeleri belirlemek için sprey (köpük) kullanması. Sprey, serbest vuruş yapıldıktan sonra kaybolmadan önce savunmacıların arkasında durduğu beyaz bir çizgi oluşturuyor. Chapman'a göre, “Bu sprey kesinlikle boya değil. Yüzde 80 su, yüzde 17 bütan gazı ve yüzey aktif maddeler gibi diğer bileşenlerden oluşuyor. Hakem spreyi sıktığında, bütan hızla genleşerek sahaya püskürtülen suda kabarcıklar oluşturuyor. Bu kabarcıklar genellikle neredeyse anında kayboluyor, ancak spreydeki yüzey aktif maddeler geçici bir stabilite sağlayarak köpük oluşturuyor. Sonunda kabarcıklar dağılıyor ve sprey ile sahada çizilen çizgi de kayboluyor. Bu da spreyin tıraş köpüğünden çok farklı olmadığı anlamına geliyor.” Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Chapman, bilim insanlarının hakem köpüğünün gerektiği kadar uzun süre dayanmasını sağlayan kesin formülü ancak 2001 yılına geliştirebildiklerini de vurguluyor.

dvfbf
Bilimsel topluluklar, bilim insanlarının spor yoluyla nesillere ilham vermesine yardımcı olmak için kaynaklar sağlıyor (İngiltere Kraliyet Kimya Derneği)

Kate Chapman, bilim tarihi ve elementlerin keşfiyle özel olarak ilgilenen, uluslararası alanda tanınmış bir bilim gazetecisidir. Sunderland Üniversitesi'nden bilim tarihi ve felsefesi alanında doktora derecesine ve Bradford Üniversitesi'nden de eczacılık alanında yüksek lisans derecesine sahip. Matematiksel bilim alanında Chapman, The Daily Telegraph, Nature, Chemist ve New Scientist gibi birçok prestijli bilimsel dergi ve yayına yazılarıyla katkıda bulundu. Bilimi popülerleştirme üzerine yazdığı ilk kitabı Amerikan Bilim Geliştirme Derneği Ödülü'ne aday gösterildi, ikinci kitabı “The Green Race” ise 2022 yılında yayınlandı.

Chapman, Kimya Bilim Topluluğu’nun kalbinde yer alan Kraliyet Kimya Derneği için yazıyor. Dernek, web sitesinde “Dünyayı değiştirmeye ve spor da dahil olmak üzere bütün alanlarda bir zamanlar imkânsız olan heyecan verici ilerlemeyi mümkün kılmaya yardımcı oluyoruz” deniliyor. Dernek, ortaklıklar, konferanslar, etkinlikler ve küresel ağlar aracılığıyla insanları ve fikirleri bir araya getirmede rol oynuyor. Ayrıca, bilim insanlarının keşiflerini ve görüşlerini yayınlayarak sağlık, çevre ve yaşam tarzlarımızı iyileştirmek için kullanılmasını sağlıyor.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.


Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?
TT

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Lamine Yamal kaderiyle henüz dört aylık bir bebekken karşılaştı. Bu kaderin adı ise Barcelona’ydı. Aralık 2007’de Lionel Messi, bir yardım projesi kapsamında Yamal ailesini ziyaret ederek bebek Lamine ile fotoğraf çektirdiğinde, Barcelona Vakfı adına görev yapıyordu.

sdvdf
Lionel Messi ve henüz bebek olan Lamine Yamal, 2007 yılında Barcelona Vakfı'nın bir yardım projesi kapsamında gerçekleştirilen fotoğraf çekiminde (AP).

Vakıf, UNICEF yararına bağış toplamak amacıyla hazırlanan yıllık takvimde yer alması için esmer tenli bebeği seçmişti. O gün Messi, kucağına aldığı ve ayaklarını yıkadığı bu küçük çocuğun yıllar sonra altın değerinde bir futbolcu olacağını, hatta 19 yıl sonra Dünya Kupası sahnesinde onunla yollarının kesişeceğini elbette bilmiyordu.

Lamine Yamal ve Barcelona: Kaçınılmaz bir kader

Kader, Barcelona adıyla Lamine Yamal’ın kapısını ikinci kez çaldığında küçük yıldız altı yaşındaydı. İlk yıllarında doğup büyüdüğü Rocafonda’daki yerel La Torreta Kulübü’nde top koşturan Yamal, 2014 yılında İspanyol devinin dikkatini çekti.

sdvdv
Fotoğraf çekimi, Barcelona Vakfı tarafından düzenlenen bir yardım kampanyasının parçasıydı (AP)

Futbola dört yaşında başlayan Yamal, Barcelona ile sözleşme imzalayarak kulübün ünlü altyapı akademisine katıldı. Yeşil sahalara adım attığı ilk günden itibaren antrenörler ve uzmanlar onun parlak bir geleceğe sahip olacağını öngörüyordu.

Rocafonda 304

Mucizeler gecikmedi. Lamine Yamal, Barcelona A Takımı’ndaki resmi ilk maçına 15 yaş 9 aylıkken çıktı ve gol atarak hem La Liga tarihinin en genç beş oyuncusundan biri hem de Barcelona tarihinin en genç ikinci futbolcusu oldu.

dsvfvf
Lamine Yamal, doğup büyüdüğü Rocafonda semtinin posta kodunu simgeleyen “304” işaretini yaparken (Facebook).

Attığı ilk golden itibaren gol sevinçlerinde parmaklarıyla “304” rakamını göstermeyi alışkanlık hâline getirdi. Bu sayı, doğup büyüdüğü Rocafonda semtinin posta kodunun son üç hanesiydi. Başlangıçta taraftarların anlam veremediği bu hareket, zamanla Yamal’ın kariyerinin simgelerinden biri hâline geldi ve mütevazı köklerine bir saygı duruşu olarak kabul edildi.

Ailenin temel direği: Faslı Fatma

Rocafonda, Lamine Yamal için yalnızca bir rakam değil, çocukluğunun ve kimliğinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Büyükannesi Fatma, Fas’ın Larache kentinden İspanya’ya uzanan zorlu bir göç yolculuğunun ardından Katalonya bölgesindeki Mataró’ya yerleşmişti. Granada başta olmak üzere çeşitli İspanyol şehirlerinden geçerek yeni bir hayat kurmuştu.

sdvdfv
Büyükanne Fatma, Lamine Yamal’ın çocukluk yıllarındaki en yakın yol arkadaşlarından biri oldu (Facebook)

Fatma’nın ailesinin kaderini değiştirdiği söylenebilir. 1990 yılında, 40 yaşındayken tek başına İspanya’ya göç etti. Daha sonra çocuklarını birer birer yanına getirdi. Bunlardan biri de Lamine’in babası Munir Nasraoui’ydi. Munir, dokuz yaşında İspanya’ya geldi.

Yamal’ın anne ve babasının o üç yaşındayken ayrılmasının ardından büyükannesi onun hayatında daha da önemli bir rol üstlendi. Bugün bile Rocafonda’ya gittiğinde büyükannesinden kahvaltıda çırpılmış yumurta, öğle yemeğinde ise kızarmış tavuk hazırlamasını istiyor.

c cvf
Fatma, çocuklarını Fas’tan İspanya’ya getirerek onlar için yeni bir yaşam kuran kişi oldu (Facebook).

Lamine ona daha iyi bir bölgede ev teklif ettiğinde ise Fatma bunu reddetti. Çünkü üç on yıl önce kendisini kabul eden mahalleden ayrılmak istemiyordu.

İsmin hikâyesi: El Emin ve Cemal

Rocafonda’da Faslı boyacı Munir Nasraoui ile gelecekte Lamine’in annesi olacak, Ekvator Ginesi kökenli garson Sheila Ebana tanıştı.

Yamal çocukluğunu anlatırken, genç anne-babalara tahsis edilen sosyal konutlarda büyüdüğünü ve burada herkes için yemek hazırlandığını söylüyor. Aile daha sonra arkadaşlarının kendilerine tahsis ettiği çeşitli odalarda yaşamak zorunda kaldı.

cfd fv
Lamine Yamal, büyükannesi ve babası Munir Nasraoui ile birlikte (Instagram).

Maddi koşullar son derece zorluydu. Hatta Lamine doğmadan önce aile, dostlarının maddi desteğine ihtiyaç duydu. Bu nedenle oğullarına yardım eden iki arkadaşlarının isimlerinden esinlenerek “El Emin” ve “Cemal” adlarını birleştirdiler. Böylece “Lamine Yamal” ismi ortaya çıktı.

“Annem Benim Kraliçem”

Barcelona altyapısında onunla çalışanlar, Yamal’ı sessiz, utangaç ve az konuşan bir çocuk olarak hatırlıyor.

Ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve ebeveynlerinin ayrılığı genç futbolcu üzerinde derin izler bıraktı. Bir süre babasının yaşadığı büyükannesinin evi ile annesinin bulunduğu komşu kasaba arasında gidip geldi.

Çocukluğundaki en değişmez unsur ise futboldu. Futbol, onun tutkusu, hayali ve yoksulluktan çıkış yolu oldu. Ronaldinho, Messi ve Neymar’ı hayranlıkla izledi ancak zamanla kendine özgü bir oyun tarzı geliştirdi.

wdv
Lamine Yamal, annesi Sheila Ipana ve annesinin ikinci evliliğinden olan oğlu (Facebook)

Hayat ona başarı ve servet getirdiğinde yaptığı ilk işlerden biri annesine bir ev almak oldu.

“Annem benim kraliçem” diyen Yamal, annesinin gece vardiyalarında çalışmasına rağmen her gün onun için yemek hazırlamayı ihmal etmediğini anlatıyor.

Faslı, Gineli ve İspanyol

Babası, 2024 yılında Rocafonda’da uğradığı bıçaklı saldırının ardından semtten taşınmış olsa da Yamal’ın yüzü hâlâ doğup büyüdüğü mahallede her yerde görülüyor.

cdfvd
Lamine Yamal’ın İspanya’daki doğum yeri Rocafonda’da yer alan duvar resmi (Facebook).

İlk futbol adımlarını attığı belediye sahasının karşısında bulunan duvar resminde Yamal, Barcelona formasıyla ve üç ülkenin bayrağı arasında tasvir ediliyor: Fas, Ekvator Ginesi ve İspanya.

Kendi kuşağının aynası

Bu yaz Lamine Yamal, İspanya Milli Takımı formasıyla kariyerinin ilk Dünya Kupası deneyimini yaşayacak. 13 Temmuz’da ise 19 yaşına girecek.

Geçen yıl reşit oluşunu Barcelona’da düzenlenen ve çok sayıda ünlünün katıldığı görkemli bir kutlamayla kutlamıştı. Parti bazı çevrelerde eleştirilse de Yamal bundan etkilenmedi. Ona göre emek veren insan eğlenmeyi ve kutlama yapmayı hak ediyor; kazanılan para da mutluluğa ulaşmanın araçlarından biri.

dsfvf
Yamal, 18. yaş gününü 2025 yazında futbol ve müzik dünyasının ünlü isimlerinin katıldığı bir kutlamayla kutladı (Instagram)

Bu yaklaşım, onu Z ve Alfa kuşaklarının sembol isimlerinden biri hâline getiriyor. Bağımsızlık, özgüven, yüksek hedefler ve hayatı doğal bir şekilde paylaşma isteği gibi yeni neslin değerlerini temsil ediyor.

Sabit bir evi olmayan, içine kapanık bir çocuktan Barcelona’nın efsanevi 10 numaralı formasını taşıyan bir yıldıza dönüşen Lamine Yamal’ın hikâyesi, olağanüstü hızlı bir yükselişin öyküsü. Bu yolculukta onu zirveye taşıyan yalnızca altın sol ayağı değil; aynı zamanda karizması, samimiyeti ve milyonlarca gence ilham veren kişiliği oldu.


FIFA: Uruguay, Suudi Arabistan karşısında Arjantin'in kaderinden kaçınabilecek mi?

Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
TT

FIFA: Uruguay, Suudi Arabistan karşısında Arjantin'in kaderinden kaçınabilecek mi?

Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği FIFA’nin resmi internet sitesi, Suudi Arabistan millî futbol takımı ile Uruguay millî futbol takımı arasında 2026 FIFA Dünya Kupası’ndaki açılış karşılaşmasına ilişkin değerlendirmeye yer verdi.

Miami Stadı’nda oynanacak mücadelede “Yeşil Fırtına” olarak da bilinen Suudi Arabistan, Uruguay ile yarın gece Mekke saatiyle 01.00’de karşı karşıya gelecek. Aynı grupta yer alan İspanya millî futbol takımı ile Yeşil Burun Adaları millî futbol takımı ise bu akşam karşılaşacak.

FIFA’nın haberinde, teknik direktör Marcelo Bielsa yönetimindeki Uruguay’ın, bir önceki turnuvada Suudi Arabistan’a ilk maçta kaybeden komşusu Arjantin millî futbol takımı’nın yaşadığı sürprizi yaşamaktan kaçınmak istediği vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan’ın 2022 FIFA Dünya Kupası’nda en büyük sürprizlerden birine imza atarak, turnuvayı şampiyon tamamlayan Arjantin’i açılış maçında 2-1 mağlup ettiği hatırlatıldı.

FIFA değerlendirmesinde, “Yeşil Fırtına”nın Güney Amerika’nın bir diğer güçlü temsilcisi Uruguay karşısında benzer bir senaryoyu tekrar etmeyi hedefleyeceği ifade edildi.

İki takım, yaklaşık sekiz yıl sonra yeniden Dünya Kupası’nda karşı karşıya geliyor. Son karşılaşma 2018 FIFA Dünya Kupası’nda oynanmıştı.

Söz konusu maçta Uruguay, Mısır karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetin ardından sahaya çıkarken, Suudi Arabistan ise ev sahibi Rusya’ya 5-0 mağlup olmuştu.

Karşılaşmanın tek golü ilk yarının ortalarında gelmiş, Luis Suárez sol ayağıyla kornerden gelen topu ağlara göndererek “La Celeste”ye 16 turu biletini getirmişti.