Formula 1 geri döndü: 2025 sezonuna dair her şey

Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
TT

Formula 1 geri döndü: 2025 sezonuna dair her şey

Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)

Formula 1'in 1950'de düzenlenen 7 yarışlık ilk şampiyonasının üzerinden tam 75 yıl geçti. Rekabet dolu 24 yarışlık 2025 sezonu nihayet başladı. 

Lewis Hamilton'ın Ferrari'ye katılması sezonun en çok konuşulan olayı oldu. Mercedes'ten Ferrari'ye geçişi, Britanyalı yıldız pilota yeni bir soluk vermiş gibi görünüyor.

Red Bull pilotu Max Verstappen sezona üst üste 5. pilotlar şampiyonluğunu elde etme hedefiyle başlıyor. Geçen seneki performanslardan sonra bu yolda en büyük rakibi, McLaren'dan Lando Norris olacak gibi görünüyor. Geçen yılın takımlar şampiyonunun Britanyalı pilotu, ilk pilotlar şampiyonluğunu kazanıp Uçan Hollandalı'yı tahtından indirmek istiyor.

Giuseppe Farina'nın bir Alfa Romeo'nun direksiyonunda ilk F1 dünya şampiyonluğunu kazanmasından 75 yıl sonra Verstappen, Michael Schumacher'in rekorunu egale etmeyi hedefliyor. Schumacher, 2000 ve 2004 sezonları arasında Ferrari'yle üst üste 5 kez şampiyon olarak kırılması zor bir rekora imza atmıştı.

Hollandalı yıldız bunu başarırsa, gelmiş geçmiş en iyi pilotlardan biri olma konumunu sağlamlaştıracak.

Geçen yıl ilk 10 yarışın 7'sini kazanan Verstappen, daha sonra 10 yarışlık galibiyet hasreti çekmişti. Bu süreçte McLaren, Mercedes ve Ferrari takımlar şampiyonasında Red Bull'la puan farkını kapatmıştı.

csdfvghtyj
Max Verstappen, geçen yıl Brezilya yarışında yağmur altında ustalığını sergilemişti (Reuters)

Ancak Verstappen son sözü söyleyerek Brezilya'da harika bir performansla kazanmış ve sezonun bitimine iki yarış kala 4. şampiyonluğunu elde etmişti.

McLaren, takımın iki pilotunun sezon boyunca topladığı puanların toplamına göre belirlenen F1 takımlar şampiyonluğunu 1998'den bu yana ilk kez kazanmıştı.

7 dünya şampiyonluğuna sahip Hamilton, Ferrari'ye 2007'den bu yana ilk pilotlar şampiyonluğunu yaşatmak istiyor. 40 yaşındaki Britanyalı, Michael Schumacher'le paylaştığı rekoru kırıp 8. şampiyonluğunu elde etmek için sezona güçlü bir başlangıç yapmak istiyor. 
 

cdfgrthy
Lewis Hamilton, her pilotun hayalinin kırmızı tulumu giymek olduğunu ispatlarcasına bir hamleyle takımına haber vermeden Ferrari'yle anlaşmıştı (Ferrari)

Bu sezon için sadece McLaren ve Aston Martin sürücü değiştirmezken Ferrari'den ayrılan Carlos Sainz, Williams takımına katıldı.

Mercedes'te Hamilton'ın yerini alarak George Russell'ın takım arkadaşı olan Kimi Antonelli ise henüz 18 yaşında.

Geçen yılın Formula 2'de yarışan genç pilot, Hamilton'ın Gümüş Oklar'daki "yedeği" olduğu yönündeki iddiaları reddediyor. Şubat sonunda Motorsport'a konuşan Antonelli, "Kendi hikayemi yazmak istiyorum" dedi.

Mercedes için yarışmak kesinlikle büyük bir sorumluluk çünkü çok iyi bir takım ama aynı zamanda büyük bir fırsat, bugün bulunduğum yerde olmak bir ayrıcalık. Ben sadece bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum.

2024'te Red Bull'da Daniel Ricciardo'nun yerini alıp 11 yarışa çıkan Yeni Zelandalı Liam Lawson, Verstappen'in Red Bull'daki yeni takım arkadaşı olarak ilk tam sezonuna başlıyor.

Ferrari'nin Britanyalı akademi pilotu Ollie Bearman, Haas takımına katılırken, 5 yıl sonra ilk kez Brezilyalı bir pilot Formula 1'de piste çıkıyor. F2 şampiyonu Gabriel Bortoleto bu sezon Sauber için yarışacak.

Avustralyalı Jack Doohan, Alpine'de Pierre Gasly'nin takım arkadaşı oldu. Yedek pilotluktan gelip koltuğu alan Doohan, MotoGP'de 5 yıl üst üste şampiyonluk yaşayan Mick Doohan'ın oğlu.

Bir diğer çaylak da Red Bull'dan Isack Hadjar. 20 yaşındaki Cezayir asıllı Fransız, geçen yıl F2 şampiyonluğunu Bortoleto'ya kıl payı kaptırmıştı.

Bu sene Formula 1'de yarışan 12 pilotun yolu Formula 2'den geçti
 

Yönetim organı FIA'yla sürücüler arasındaki gerilim, Formula 1'in 2025 sezonunda da devam edeceğe benziyor. Özellikle de FIA'nın pilotların küfür etmesine yönelik baskısı nedeniyle.

Verstappen ve Charles Leclerc, 2024'te bir F1 basın toplantısında küfürlü ifadeler kullanarak kuralları çiğnemişti.

Kuralların ocak ayında sıkılaştırılması, FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem'i hedef alan sürücülerin öfkeli tepkisine yol açtı.

FIA Başkanı'nı üye sürücülerimizle konuşurken ya da kamuya açık bir forumda veya başka bir şekilde onlar hakkında konuşurken kendi üslubunu ve dilini de dikkate almaya çağırıyoruz. Üyelerimiz yetişkin insanlar. Mücevher ya da iç çamaşırı giymek gibi önemsiz konularda medya aracılığıyla kendilerine talimat verilmesine ihtiyaçları yok.

Avustralya bu hafta sonu 24 yarışın ilkine ev sahipliği yapıyor. Bahreyn'deki yarış Ramazan ayının mart boyunca devam etmesi nedeniyle nisana alındı. Ek olarak 24 ayağın 6'ında sprint yarışı düzenlenecek: Şanghay, Miami, Belçika, Austin, Sao Paulo ve Katar.

İlk kez 2021 sezonunda düzenlenen sprint yarışlarının sayısı, 2023'te 3'ten 6'ya yükseltilmişti.

Pistte düzenlenen asıl yarıştaki tur sayısının üçte biri kadar süren sprintler, cuma günü antrenman seanslarından sonra yapılacak sıralama turlarıyla başlayacak. Cumartesi günü sprint yarışları ve ana sıralama turları, pazar günüyse grand prix düzenlenecek.

FIA, sollamanın neredeyse imkansız olduğu Monako'da iki pit-stop stratejisini zorunlu hale getirerek pistteki mücadeleyi canlandırmaya çalışıyor.

Geleneksel üç haftalık yaz tatili ağustosta başlayacak ve F1, 7 Aralık'taki sezon finali için Abu Dabi'de olacak.

F1 CEO'su Stefano Domenicali "FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 75. yıldönümünü kutladığımız 2025 özel bir yıl olacak ve bu miras ve deneyim böylesine güçlü bir takvim sunmamızı sağlıyor" dedi.

Avustralya Grand Prix'sinde bugün pilotlar antrenman seansları için piste çıktı

BeIN Sports'tan izlenebilen Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde sıralama turları 15 Mart 08.00'de, yarışsa 16 Mart 07.00'de başlıyor.

Yararlanılan kaynaklar: F1, Motorsport



Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester City'nin golcüsü Erling Haaland, Anfield'da Liverpool'a karşı elde ettikleri muhteşem 3-0'lık galibiyetin ardından takım arkadaşlarının sergilediği "karakteri" övdü. Bu, Premier Lig'in finansal kurallarını çiğnedikleri gerekçesiyle suçlu bulunduklarının açıklanmasının ardından çıktıkları ilk maçtı.

Lig lideri bu maça, kulübün suçluluk kararına itiraz etmesiyle sonuçlanan, fırtınalı geçen üç haftanın ardından çıktı. Anfield'daki bu ilk karşılaşma zorlu bir sınav gibi görünse de Ryan Gravenberch'in kırmızı kart görmesinin de yardımıyla City bu engeli başarıyla aştı.

Çekişmeli geçen ilk yarının ardından Hollandalı oyuncu 60. dakikanın hemen ardından ikinci sarı kartını görerek oyundan atıldı ve birkaç dakika sonra Haaland'ın Alisson'ı mağlup eden net vuruşuyla City öne geçti.

Sadece 3 dakika sonra Jeremy Doku'nun nefis kavisli şutu farkı ikiye çıkarırken, Rayan Cherki'nin şık vücut çalımı ve ardından gelen golü, Merseyside'daki tuhaf ve durgun atmosferde üç puanı perçinledi.

Maçın ardından konuşan Haaland, maçın adamı seçilen takım arkadaşı Elliot Anderson'a özel övgülerde bulunurken, oyuncuların sergilediği "karakterin" altını çizdi.

Son düdüğün ardından, "Man City'nin parçası olan herkes ve tüm taraftarlar için bu, uzun süre unutulmayacak çok güzel bir an" dedi.

Zorlu bir maçtı ama savunmadan hücuma kadar harika bir karakter ortaya koyduk. Herkesle gurur duyuyorum. Zihinsel olarak güçlü kalmak, birlik olmak ve kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak önemli. Bizim kontrol edebileceğimiz tek şey iyi futbol oynamak ve birlikte mücadele etmek. Yapabileceğimiz tek şey bu.

Haaland, "Old Trafford'da 10 kişi oynarken sergilenen karakterden bahsettiğimde aklıma gelen ilk isim Elliot oluyor" diye açıkladı.

Maçları kazanmak istiyoruz, olay bu kadar basit. İyi performans göstermek, iyi futbol oynamak ve maçları kazanmak. Bu zihinsel bir savaştı, milli takım arasından dönmek hiçbir zaman kolay değil.

Haaland, "Birlik olmayı başardığımız ve zihinsel bakımdan güçlü kaldığımız için gururluyum" diye ekledi.

City bu galibiyetle ligdeki kayıpsız serisini sürdürdü. 18 puanın hepsini toplayan takım, en yakın takipçisi Arsenal'ın üç puan önünde. Bir sonraki maçına hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde PSG karşısında çıkacak ekip, 17 Ekim Cumartesi günü ise Ipswich'i konuk ederek Premier Lig'deki mücadelesine dönecek.

Independent Türkçe


Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.