Formula 1 geri döndü: 2025 sezonuna dair her şey

Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
TT

Formula 1 geri döndü: 2025 sezonuna dair her şey

Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)
Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk yarışına Avustralya'daki Albert Park pistinde çıkacak (Reuters)

Formula 1'in 1950'de düzenlenen 7 yarışlık ilk şampiyonasının üzerinden tam 75 yıl geçti. Rekabet dolu 24 yarışlık 2025 sezonu nihayet başladı. 

Lewis Hamilton'ın Ferrari'ye katılması sezonun en çok konuşulan olayı oldu. Mercedes'ten Ferrari'ye geçişi, Britanyalı yıldız pilota yeni bir soluk vermiş gibi görünüyor.

Red Bull pilotu Max Verstappen sezona üst üste 5. pilotlar şampiyonluğunu elde etme hedefiyle başlıyor. Geçen seneki performanslardan sonra bu yolda en büyük rakibi, McLaren'dan Lando Norris olacak gibi görünüyor. Geçen yılın takımlar şampiyonunun Britanyalı pilotu, ilk pilotlar şampiyonluğunu kazanıp Uçan Hollandalı'yı tahtından indirmek istiyor.

Giuseppe Farina'nın bir Alfa Romeo'nun direksiyonunda ilk F1 dünya şampiyonluğunu kazanmasından 75 yıl sonra Verstappen, Michael Schumacher'in rekorunu egale etmeyi hedefliyor. Schumacher, 2000 ve 2004 sezonları arasında Ferrari'yle üst üste 5 kez şampiyon olarak kırılması zor bir rekora imza atmıştı.

Hollandalı yıldız bunu başarırsa, gelmiş geçmiş en iyi pilotlardan biri olma konumunu sağlamlaştıracak.

Geçen yıl ilk 10 yarışın 7'sini kazanan Verstappen, daha sonra 10 yarışlık galibiyet hasreti çekmişti. Bu süreçte McLaren, Mercedes ve Ferrari takımlar şampiyonasında Red Bull'la puan farkını kapatmıştı.

csdfvghtyj
Max Verstappen, geçen yıl Brezilya yarışında yağmur altında ustalığını sergilemişti (Reuters)

Ancak Verstappen son sözü söyleyerek Brezilya'da harika bir performansla kazanmış ve sezonun bitimine iki yarış kala 4. şampiyonluğunu elde etmişti.

McLaren, takımın iki pilotunun sezon boyunca topladığı puanların toplamına göre belirlenen F1 takımlar şampiyonluğunu 1998'den bu yana ilk kez kazanmıştı.

7 dünya şampiyonluğuna sahip Hamilton, Ferrari'ye 2007'den bu yana ilk pilotlar şampiyonluğunu yaşatmak istiyor. 40 yaşındaki Britanyalı, Michael Schumacher'le paylaştığı rekoru kırıp 8. şampiyonluğunu elde etmek için sezona güçlü bir başlangıç yapmak istiyor. 
 

cdfgrthy
Lewis Hamilton, her pilotun hayalinin kırmızı tulumu giymek olduğunu ispatlarcasına bir hamleyle takımına haber vermeden Ferrari'yle anlaşmıştı (Ferrari)

Bu sezon için sadece McLaren ve Aston Martin sürücü değiştirmezken Ferrari'den ayrılan Carlos Sainz, Williams takımına katıldı.

Mercedes'te Hamilton'ın yerini alarak George Russell'ın takım arkadaşı olan Kimi Antonelli ise henüz 18 yaşında.

Geçen yılın Formula 2'de yarışan genç pilot, Hamilton'ın Gümüş Oklar'daki "yedeği" olduğu yönündeki iddiaları reddediyor. Şubat sonunda Motorsport'a konuşan Antonelli, "Kendi hikayemi yazmak istiyorum" dedi.

Mercedes için yarışmak kesinlikle büyük bir sorumluluk çünkü çok iyi bir takım ama aynı zamanda büyük bir fırsat, bugün bulunduğum yerde olmak bir ayrıcalık. Ben sadece bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum.

2024'te Red Bull'da Daniel Ricciardo'nun yerini alıp 11 yarışa çıkan Yeni Zelandalı Liam Lawson, Verstappen'in Red Bull'daki yeni takım arkadaşı olarak ilk tam sezonuna başlıyor.

Ferrari'nin Britanyalı akademi pilotu Ollie Bearman, Haas takımına katılırken, 5 yıl sonra ilk kez Brezilyalı bir pilot Formula 1'de piste çıkıyor. F2 şampiyonu Gabriel Bortoleto bu sezon Sauber için yarışacak.

Avustralyalı Jack Doohan, Alpine'de Pierre Gasly'nin takım arkadaşı oldu. Yedek pilotluktan gelip koltuğu alan Doohan, MotoGP'de 5 yıl üst üste şampiyonluk yaşayan Mick Doohan'ın oğlu.

Bir diğer çaylak da Red Bull'dan Isack Hadjar. 20 yaşındaki Cezayir asıllı Fransız, geçen yıl F2 şampiyonluğunu Bortoleto'ya kıl payı kaptırmıştı.

Bu sene Formula 1'de yarışan 12 pilotun yolu Formula 2'den geçti
 

Yönetim organı FIA'yla sürücüler arasındaki gerilim, Formula 1'in 2025 sezonunda da devam edeceğe benziyor. Özellikle de FIA'nın pilotların küfür etmesine yönelik baskısı nedeniyle.

Verstappen ve Charles Leclerc, 2024'te bir F1 basın toplantısında küfürlü ifadeler kullanarak kuralları çiğnemişti.

Kuralların ocak ayında sıkılaştırılması, FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem'i hedef alan sürücülerin öfkeli tepkisine yol açtı.

FIA Başkanı'nı üye sürücülerimizle konuşurken ya da kamuya açık bir forumda veya başka bir şekilde onlar hakkında konuşurken kendi üslubunu ve dilini de dikkate almaya çağırıyoruz. Üyelerimiz yetişkin insanlar. Mücevher ya da iç çamaşırı giymek gibi önemsiz konularda medya aracılığıyla kendilerine talimat verilmesine ihtiyaçları yok.

Avustralya bu hafta sonu 24 yarışın ilkine ev sahipliği yapıyor. Bahreyn'deki yarış Ramazan ayının mart boyunca devam etmesi nedeniyle nisana alındı. Ek olarak 24 ayağın 6'ında sprint yarışı düzenlenecek: Şanghay, Miami, Belçika, Austin, Sao Paulo ve Katar.

İlk kez 2021 sezonunda düzenlenen sprint yarışlarının sayısı, 2023'te 3'ten 6'ya yükseltilmişti.

Pistte düzenlenen asıl yarıştaki tur sayısının üçte biri kadar süren sprintler, cuma günü antrenman seanslarından sonra yapılacak sıralama turlarıyla başlayacak. Cumartesi günü sprint yarışları ve ana sıralama turları, pazar günüyse grand prix düzenlenecek.

FIA, sollamanın neredeyse imkansız olduğu Monako'da iki pit-stop stratejisini zorunlu hale getirerek pistteki mücadeleyi canlandırmaya çalışıyor.

Geleneksel üç haftalık yaz tatili ağustosta başlayacak ve F1, 7 Aralık'taki sezon finali için Abu Dabi'de olacak.

F1 CEO'su Stefano Domenicali "FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 75. yıldönümünü kutladığımız 2025 özel bir yıl olacak ve bu miras ve deneyim böylesine güçlü bir takvim sunmamızı sağlıyor" dedi.

Avustralya Grand Prix'sinde bugün pilotlar antrenman seansları için piste çıktı

BeIN Sports'tan izlenebilen Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde sıralama turları 15 Mart 08.00'de, yarışsa 16 Mart 07.00'de başlıyor.

Yararlanılan kaynaklar: F1, Motorsport



İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN


Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
TT

Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, İspanyol teknik adam Pep Guardiola’nın sezon sonunda görevinden ayrılacağını açıkladı.

Manchester City’nin pazar günü Premier Lig’de Aston Villa ile oynayacağı karşılaşmanın, Guardiola’nın kulüpteki 10 yıllık teknik direktörlük kariyerinin son maçı olacağı belirtildi.

Açıklama, son günlerde yoğunlaşan ayrılık iddialarının ardından geldi ve İngiliz futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlük dönemlerinden biri böylece sona ermiş oldu.

2016 yılında göreve başlayan 55 yaşındaki Guardiola, Manchester City’nin başında toplam 20 kupa kazandı. Bu başarılar arasında altı Premier Lig şampiyonluğu ile UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi de yer aldı.

Ayrılığına ilişkin konuşan Guardiola, “Neden ayrıldığımı sormayın. Belirli bir sebep yok ama içten içe bunun benim zamanım olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Guardiola, “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Eğer öyle olsaydı burada kalırdım. Kalıcı olacak şey hisler, insanlar, anılar ve Manchester City’ye duyduğum sevgi olacak” dedi.


Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım
TT

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğuna ulaştıktan sonra görevinden ayrılacağını açıkladı. Jesus, Cristiano Ronaldo ile olan görevini tamamladığını belirterek, yıldız futbolcuya kulüpte şampiyonluk yaşatma sözünü yerine getirdiğini söyledi. Deneyimli teknik adam, geleceği konusunda ise Türkiye ve Suudi Arabistan dışındaki seçeneklere açık kapı bıraktı.

Şampiyonluğun ardından televizyon kanalına konuşan Jesus, “Cristiano Ronaldo ile ilk görüştüğümüzde bana iki yıllık sözleşme teklif edildi. Ancak ben yalnızca bir yıllık kontrat istedim. Çalıştırdığım kulüplerde hep böyle yaparım. Çok zor bir sezon geçirdik ve birçok karar almak zorunda kaldık. Çoğu zaman baskıyı üzerime aldım. Bu da ciddi bir yıpranma yaratıyor. Harika bir yıldı ama artık başka bir yerde yeni bir deneyim yaşamalıyım” dedi.

Portekizli teknik adam, “Bu tür kararlarda ilk dakikalarda her zaman bir tedirginlik olur. Takım zamanla rahatladı, rakibimiz alanları iyi kapattı. Duran toptan golü bulduk ve çok zor bir maç oynadık. Cristiano Ronaldo ve Nélson Semedo beni davet ettiğinde bunun kariyerimin en büyük meydan okuması olacağını biliyordum. Bu ligi kazanabilmek için rakiplerimizden çok daha iyi olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

Jesus, Ronaldo’ya verdiği sözü de anlatarak, “Ona ‘Seni şampiyon yapacağım, sonra da kendi yoluma gideceğim’ dedim” şeklinde konuştu.

Portekiz basınından A Bola, Jesus’un Al Nassr macerasının sona erdiğini net şekilde duyurduğunu yazarken, deneyimli çalıştırıcının Avrupa’ya dönmeyi düşünmediğini belirtti. Jesus, Avrupa kulüplerinin Suudi Arabistan’daki maaş seviyesine yaklaşamayacağını söyledi.

Tecrübeli teknik adam, “Avrupa’da bana finansal olarak yaklaşabilecek bir kulüp yok. Suudi Arabistan’da devam etmeyeceğim ama yeni projeme nerede başlayacağımı göreceğiz. Futbol benim tutkum. Bazen kaybeden ama çoğu zaman kazanan bir teknik direktörüm. Projelerim sona erdiğinde genelde önümde birkaç seçenek olur, şu anda da öyle. Hâlâ zihinsel ve fiziksel olarak çok güçlüyüm” dedi.

Brezilya’ya dönüş ihtimalini de değerlendiren Jesus, “Sanırım geri dönmeyeceğim. Brezilya’da yalnızca CR Flamengo ya da milli takımı çalıştırabilirim. Geçen yıl ocak ayında Brezilya Milli Takımı teklifini reddettim. Pişmanım demiyorum ama Al Hilal SFC’e sadık kalmak istedim. Kulüpler Dünya Kupası’na katılmak ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyordum ama başaramadım” ifadelerini kullandı.

Jesus, yerine Pep Guardiola’nın gelebileceği yönündeki iddialara ise dikkat çeken bir yanıt verdi: “Bununla gurur duymam mı gerekiyor? Hayır. Neden duyayım? Asıl onun benim yerime geleceği için gurur duyması gerekir.”

Portekizli çalıştırıcı, Türkiye’ye dönüş ihtimalini de gündeme getirerek, “Belki Fenerbahçe SK ile tamamlanmamış bir hikâyem vardır. Bu ihtimallerden biri ve düşüneceğim” dedi.

Fenerbahçe taraftarlarının umutlanabileceğini belirten Jesus, “Evet, hayal kurabilirler. Sadece Fenerbahçe değil, başka bir Türk kulübü de benimle ilgilendi. Türkiye’de üç büyük kulüp var: Fenerbahçe SK, Galatasaray SK ve Beşiktaş JK. Bu üç kulüpten ikisi benimle temas kurdu. Diğer kulübün adını ise şimdilik açıklayamam” diye konuştu.

Cristiano Ronaldo’nun şampiyonluk sonrası gözyaşlarına da değinen Jesus, “Onun futbola karşı büyük bir tutkusu var. Başından beri ona, ‘Bu projeyi yalnızca senin için kabul ediyorum, yoksa gelmezdim. Birlikte kazanacağız ve sen buradan bir şampiyonlukla ayrılacaksın’ dedim. Gerçekten de öyle oldu” ifadelerini kullandı.

Maç sonrası Ronaldo ile konuşmaya fırsat bulamadıklarını söyleyen Jesus, “O da yorgundu ben de. Ben Portekiz’e döneceğim, o ise milli takıma katılacak. Geleceğimle ilgili kararımı haziran ayında vereceğim” dedi.

Deneyimli teknik adam, SL Benfica’ya dönüş ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Portekiz’e dönmem neredeyse imkânsız. Finansal açıdan mümkün değil. Portekiz’de bir yılda kazanacağım paradan fazlasını burada bir ayda kazanıyorum ve çok daha az baskı var” diyen Jesus, Benfica’daki başarılarına rağmen yeterince takdir görmediğini savundu.

Jesus sözlerini şöyle tamamladı: “Bu beni üzen konulardan biri. Benfica ile birçok kupa kazandım. Türkiye’de statlar ismimi haykırıyordu, bugün burada da aynısını gördünüz. Brezilya’da da aynıydı. Ama Portekiz’de, Benfica ile kazandığım tüm başarılara rağmen bunu hiç yaşamadım. Benfica büyük bir kulüp ve onu çalıştırdığım için gururluyum. Kulüp tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörüyüm ama şu an geri dönüş söz konusu değil.”