El Matador mu, Do Bronx mu? UFC'de hafifsıklet kemeri kimin olacak?

Ilia Topuria'nın profesyonel karnesinde yenilgisi yok (Reuters)
Ilia Topuria'nın profesyonel karnesinde yenilgisi yok (Reuters)
TT

El Matador mu, Do Bronx mu? UFC'de hafifsıklet kemeri kimin olacak?

Ilia Topuria'nın profesyonel karnesinde yenilgisi yok (Reuters)
Ilia Topuria'nın profesyonel karnesinde yenilgisi yok (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde karma dövüş sanatlarının (MMA) zirvesi UFC'nin en çok beklenen maçlarından biri var. 

Cumartesiyi pazara bağlayan gece ABD'nin Las Vegas kentindeki T-Mobile Arena'da gerçekleştirilecek UFC 317'nin ana maçında Ilia Topuria (16-0) ve Charles "Do Bronx" Oliveira, boştaki hafifsıklet kemeri için karşı karşıya gelecek. 

Hafifsıklet kemeri, Ekim 2022'de Oliveira'yı pes ettiren Islam Makhachev'in olmuş, Dağıstanlı dövüşçü bu unvanını 4 kez başarıyla savunmuştu. Fakat bir üst sıklete geçip unvan maçına çıkma kararı almasıyla kemer boşa çıkmıştı. 

dfgthy
Hafifsıkletin yenilgisiz efsanesi Khabib Nurmagomedov, 2020'de dövüşü bıraktıktan sonra Makhachev'in koçluğunu yapmaya başladı (Reuters)

"El Matador" lakaplı Topuria, bu maça eski tüysıklet şampiyonu olarak geliyor. Başlangıçta Makhachev'e meydan okuyan dövüşçü, onun da bir üst sıklete çıkması nedeniyle Oliveira'yla kemer maçına çıkmak zorunda kaldı. 

Topuria, UFC'de çift sıklet şampiyonu olmak, Oliveira ise hafifsıklette ikinci saltanatına başlamak istiyor. 

1997'de Almanya'da Gürcü bir aileye doğan Topuria, 7 yaşında grekoromen güreşe başladı. 15 yaşındayken ailesiyle gittiği İspanya'da Brezilya jiu-jitsusu öğrendi ve amatör MMA maçlarına çıktı. Profesyonel dövüşlere çıkmadan önce güvenlik görevlisi ve kasiyer olarak çalıştı. 

UFC'ye 2020'de katılan El Matador, rakiplerini kuvvetli yumruklarıyla nakavt etmesiyle ün yaptı. Tüysıklet kemerini Şubat 2024'te Alexander Volkanovski'yi nakavt ederek alan Topuria, Ekim 2024'te Max Holloway maçını da aynı şekilde kazanarak unvanını korudu.

sdfrgty
Ilia Topuria, tüysıklet kemerini yalnızca bir kez savundu (Reuters)

Hafifsıklet kemer maçındaki merak konusu, UFC'nin ünlü pes ettiricilerinden Oliveira'yla yerde nasıl mücadele edeceği. Bahis şirketleri bu maçta Topuria'yı favori gösteriyor. 

Brezilya'nın gecekondu mahallelerinden gelme Charles Oliveira, çocukluğunda sağlık sorunlarıyla boğuşurken hayata MMA ve Brezilya jiu-jitsusuyla tutundu. 

35 yaşındaki dövüşçü, 2010'dan beri UFC'de dövüşüyor. Mayıs 2021'de yine boştaki kemer için Michael Chandler'la dövüşüp unvanın yeni sahibi oldu. Daha sonra sıkletin en önemli isimlerinden Dustin Poirier'i yenerek kemerini korudu. 

fgbhyju
Chandler ve Oliveira, Kasım 2024'te tekrar karşı karşıya gelmiş, maçtan nakavt ya da pes ettirme çıkmamıştı (Reuters)

İkinci unvan savunması için Justin Gaethje'yle karşı karşıya gelecekti fakat kiloyu tutturamadığı için maçı kazansa da unvanını tartıda kaybetti. 

Oliveira, Ekim 2022'de kemeri yeniden kazanma fırsatı elde etse de Islam Makhachev'e yenilenerek bu şansı değerlendiremedi. Bu yenilgiden sonra Oliveira çıktığı üç maçta iki galibiyet ve bir mağlubiyet aldı.

Haziran 2023'te Beneil Dariush'u nakavt etti ve daha sonra Arman Tsarukyan'a ayrık kararla yenildi. Do Bronx, geçen yıl kasımda Michael Chandler'ı puanla yendi ve şu anda hafifsıklet sıralamasındaki ikinci isim. 

Oliveira harika bir UFC kariyerine sahip ve önünde daha çok maç var gibi görünüyor. Ancak artık UFC hafifsıkletteki eski nesil dövüşçülerden biri. Bu isimler arasında Oliveira'nın son yıllarda mağlup ettiği Michael Chandler, Beneil Dariush, Justin Gaethje, and Dustin Poirier gibi dövüşçüler var.

sdcfg
Charles Oliveira'nın Do Bronx lakabı, Bronxlu anlamına geliyor. Bronx, Brezilya'da favela da denen gecekondu mahalleleri için kullanılan bir isim (Reuters)

Yenildiği Arman Tsarukyan ve Islam Makhachev ise yeni nesil dövüşçüler ve Ilia Topuria da bu grubun içinde. 

Oliveira eğer bu dövüşte son yıllardaki tarzını tercih ederse, başı belaya girebilir. Yani Topuria'yla yakın dövüşmekten uzak durması gerekiyor çünkü El Matador, rakiplerini hiç beklemedikleri anlarda bitirebilen sağlam yumruklara sahip. Oliveira kazanmak istiyorsa dövüşürken mesafeyi koruyup rakibinin yaklaşmasına izin vermemeli. 

UFC 317'de bir kemer maçı daha var. 2023'te beline taktığı sineksıklet kemerini üç kez başarıyla savunan Alexandre Pantoja, gecenin yan ana maçında Kai Kara-France karşısına çıkıyor. 

Profesyonel MMA kariyerinde 29 galibiyeti ve 5 mağlubiyeti bulunan Pantoja, UFC 317'ye 7 maçlık bir galibiyet serisiyle geliyor. 

Yeni Zelandalı Kai Kara-France ise 2019'dan beri UFC'de ve 25-11'lik bir karneye sahip. 2022'de sineksıklet kemer maçına çıkmış fakat Brandon Morena'ya yenilmişti. 

Pantoja'nın saltanatını sürdürmek, Kara-France'in ise ikinci şansını değerlendirmek isteyeceği UFC 317, cumartesiyi pazara bağlayan gece 1.30'da başlayacak. 

S Sport+'tan izlenebilen etkinlikte ön maçların 03.00'te, ana karttaki maçlarınsa 05.00'te başlaması bekleniyor. 

Ana karttaki maçlar şöyle:

Ilia Topuria - Charles Oliveira (Hafifsıklet kemer maçı)

Alexandre Pantoja - Kai Kara-France (Sineksıklet kemer maçı)

Brandon Royval - Joshua Van (Sineksıklet)

Beneil Dariush - Renato Moicano (Hafifsıklet)

Payton Talbott - Felipe Lima (Horozsıklet)

Yararlanılan kaynaklar: UFC, ESPN, Forbes, Reuters



Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Paramount+, UFC'yle yeni yayın anlaşmasının tanıtımında Conor McGregor'ı kullandı ve bu da İrlandalı dövüşçünün olası bir dönüşüne işaret ediyor.

37 yaşındaki McGregor, eski rakibi Dustin Poirier'e karşı üst üste ikinci yenilgisinde bacağının kırıldığı Temmuz 2021'den bu yana dövüşmedi.

Ancak uzun zamandır kafese geri dönmeyi düşünüyor ve yaz aylarında UFC'nin büyük ilgi gören Beyaz Saray etkinliğinde dövüşme arzusunu dile getiriyor.

Ekimde kabul ettiği, üç kez doping testine girmemesi nedeniyle aldığı 18 aylık geriye dönük ceza, bu arayışını engellemeyecek gibi görünüyor. McGregor, 20 Mart'tan itibaren tekrar UFC'de mücadele edebilecek.

"Notorious" (Kötü Şöhretli) lakaplı dövüşçü şimdiyse New York'taki Times Meydanı'nda yer alan reklam panolarında UFC'nin Paramount+'la yaptığı yeni ortaklığın tanıtımında ön planda. Bu ortaklık sonucunda Dana White'ın organizasyonu, izleme başına ödeme modelinden vazgeçip tam erişimli abonelik modeline geçiyor.

McGregor, sosyal medya hesabından reklam panosunun fotoğrafını paylaşıp, "UFC'yi yeniden harika yapmak benim için büyük bir onur olacak! Sadece @paramountplus'ta" diye yazdı.

Eski iki sıklet UFC şampiyonu McGregor, Haziran 2024'te Octagon'a geri dönmeyi planlıyordu ancak ayak parmağının kırılması nedeniyle Michael Chandler'la planlanan dövüşten iki hafta kala çekilmişti.

İrlandalı dövüşçü daha önce, Chandler'la uzun zamandır beklenen son karşılaşmanın Beyaz Saray kartı için "kesinleşmiş bir anlaşma" olduğunu iddia etmişti ancak UFC tarafından henüz hiçbir şey doğrulanmadı.

Son zamanlarda McGregor siyasete de karıştı ancak bu ay İrlanda Cumhurbaşkanı olma isteğinden vazgeçti. Ülkenin uygunluk kriterlerinin "çok kısıtlayıcı" olduğunu söyledi.

McGregor, son yıllarda çok sayıda yasal sorunla da mücadele ediyor. Kasımdaki bir hukuk davasında jüri, 2018'de kendisine tecavüz suçlamasında bulunan kadın lehine karar verdi. McGregor saldırı suçundan sorumlu bulundu ve karara karşı yaptığı itiraz temmuzda reddedilse de kendisi hakkındaki tüm iddiaları inkar ediyor.

Independent Türkçe


Buz üstüne kıran kırana mücadele: Buz hokeyi hakkında her şey

Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
TT

Buz üstüne kıran kırana mücadele: Buz hokeyi hakkında her şey

Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)
Buz hokeyinde oyuncu değişiklikleri sırasında oyun durmuyor (James Carey Lauder/Imagn Images)

Adrenalin'den herkese merhaba, kış sporları serimizde bu hafta açık alandan çıkıp salona giriyor, milyonların büyük tutkuyla takip ettiği buz hokeyini inceliyoruz.

Buz hokeyi, izleyenleri sahadaki hızı, sert mücadeleyi ve atak temposuyla ekranlara kilitleyen bir takım sporu. Belki futbol ya da basketbol kadar yaygın bilinmiyor ancak kış sporlarının en heyecan verici ve en fiziksel disiplinlerinden biri. 

Buz hokeyinin bugün bilinen haliyle ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Kanada, modern buz hokeyinin beşiği olarak kabul ediliyor. Kanada'da uzun kış mevsiminde doğa şartları, donmuş göller ve nehirler üzerinde oynanan çeşitli sopalı top oyunları buz hokeyinin ilk örnekleriydi. 

Bu ilk oyunlar zamanla organize edildi, sahalar çizildi ve belirli kurallar ortaya çıktı. Birçok tarihçi, modern buz hokeyinin ilk resmi maçlarının 1870'lerde Montreal'de oynandığını belirtiyor.

Oyun, başlangıçta topu sopayla hedefe vurma üzerine kurulu basit bir eğlenceyken zamanla bugünkü disiplinli takım sporuna dönüştü. Kısa sürede Kanada'nın ulusal sporu haline geldi ve 20. yüzyıla gelindiğinde spor Kuzey Amerika dışında da hızla yayıldı. 

Bugün buz hokeyi sadece Kuzey Amerika'nın değil Avrupa ve Asya'nın da güçlü ilgi gösterdiği bir spor dalı.

Buz hokeyi, iki takım arasında özel olarak hazırlanmış pistte oynanır. Her takımın sahada 6 oyuncusu oluyor: 5 oyuncu ve bir de kaleci.

Oyuncular, sert zeminde hızla kayarak, üzerinde delikler açılmış kauçuk bir disk olan pakı sopalarını kullanarak rakip takımın kalesine sokmaya çalışıyor. Maç süresince tempo son derece yüksek çünkü oyuncular hem defans hem hücum görevlerini aynı anda yürütür. 

Rakip oyuncularla yapılan fiziksel temas buz hokeyinin ayrılmaz bir parçası. Bu temas sadece güç göstergesi değil aynı zamanda oyunu kazanmak için alan açma ve rakibin hamlelerini engelleme amacıyla kuruluyor. 

Buz hokeyinde temas belirli kurallarla sınırlı ve sporcular çarpışırken güvenlik ekipmanları kullanıyor. Bu ekipmanlar kask, yüz maskesi, dişlik, dirsek ve dizlikler gibi fiziksel darbelerin etkisini azaltmak üzere tasarlandı.

Bir buz hokeyi maçı üç eşit süreye bölünür ve bu süreler profesyonel düzeyde genellikle 20 dakikadır. Oyun durunca süre de durduğundan, yayın ve mola süreleriyle birlikte bir maç genellikle 2 ila 2,5 saat sürer.

Takımlar süre boyunca kaleyi savunma ve hücum etme görevini dengeli biçimde yürütür. Buz hokeyinde amaç rakip kaleye gol atmak ve her gol bir puan olarak kayda geçiyor. 

Maç sonunda en çok gol atan takım kazanıyor. Beraberlik durumunda ekstra süre veya penaltı atışlarıyla kazanan belirlenebiliyor. Bu uygulamalar liglere ve turnuvalara göre değişiyor.

Buz hokeyinde kullanılan pak, sertleştirilmiş vulkanize kauçuktan yapılır ve profesyonel seviyede yaklaşık 170 gram ağırlığındadır. Çapı 7,62 santimetre, kalınlığıysa 2,54 santimetredir. 

xcdfvg
Buz hokeyinde kaleciler sahaya özel koruma ekipmanlarıla çıkıyor (Wendell Cruz-Imagn Images)

Maçlardan önce paklar soğutulur, hatta dondurulur çünkü soğuk pak buz üzerinde daha kontrollü kayar ve zıplama ihtimali azalır. Bu da pasların daha düzgün gitmesini ve şutların daha isabetli olmasını sağlar. 

Paklar son derece serttir ve profesyonel maçlarda saatte 160 kilometreyi aşan hızlara ulaşabildiği için tribünlerde ve oyuncu ekipmanlarında ek güvenlik önlemleri alınır.

Kale, metal bir çerçeveden ve pakın içeri girmesini sağlayan ama geri çıkmasını engelleyen özel bir ağdan oluşur. 

Standart bir buz hokeyi kalesi 1,83 metre genişliğinde ve 1,22 metre yüksekliğindedir. Kale direkleri genellikle çelikten yapılır ve kırmızı renkle boyanır, ağ ise dayanıklı naylon iplerden örülür. 

Oyun sopalarıysa oyuncunun pozisyonuna ve oyun tarzına göre değişir. Sopalar ağırlıklı olarak karbon fiber ve kompozit malzemelerden üretilir, bu da onları hem hafif hem de esnek hale getirir. 

Sopanın "bıçak" olarak adlandırılan düz kısmı genellikle plastikle güçlendirilmiş kompozitten yapılır ve pak kontrolünü artıracak şekilde hafif kavisli olur. Sopaların uzunluğu oyuncunun boyuna göre ayarlanır ve kurallara göre buz üzerinde dururken sopanın omuz hizasını geçmemesi gerekir. 

Buz hokeyinin kuralları oyun akışını hızlı ve adil kılacak biçimde geliştirilmiştir. 

Örneğin, "ofsayt" yani önde olma kuralı, bir oyuncunun paktan önce rakip savunma hattını geçerek avantaj sağlamasını engeller. Bir diğer temel kural "icing"dir. Bu kural, takımın kendi yarı sahasından pakı rakip kale çizgisinin ötesine doğru fırlattığında oyunun durmasına neden olur ve avantajlı pozisyonu engeller. 

Bu kurallar, oyunun kontrolünü sağlar ve stratejik hücumları öne çıkarır. Oyuncular arasında sert temas ve itişmeler sıkça görülse de oyunu düzenleyen kurumlar bu teması belirli sınırlar içinde tutmak için yaptırımlar uygular.

Fauller, duruşlar ve rakibe sopayla müdahale gibi durumlar hakemler tarafından cezalandırılır ve takım kısa süreli oyuncu eksikliğiyle mücadele eder.

Buz hokeyinde kavgalar sahada çok hızlı gelişebilir ve izleyenler için şaşırtıcı görünebilir. Yüksek tempolu maçlarda, özellikle güçlü rakipler karşı karşıya geldiğinde bazen birkaç saniye içinde birden fazla oyuncu arasında fiziksel temas tırmanıp yumruklaşmaya dönüşebilir. 

Bu tip durumlarda hakemlerin hemen araya girmediğini görmek de normaldir. Bunun nedeni, hokey kurallarında kavganın "oyunun akışı içinde" değerlendirilmesi ve bir tür kontrollü istisna olarak kabul edilmesidir. 

Hakemler bir mücadele sırasında yumruklaşmanın başladığını gördüğünde genellikle oyuncular yere düşene veya birbirlerini ayırana kadar bekler; çünkü anında müdahale hem hakemin hem de oyuncuların güvenliği açısından riskli olabilir. 

Ancak bu bekleme kavganın serbest olduğu anlamına gelmez. Buz hokeyi kurallarına göre kavga eden oyuncular otomatik olarak ceza alırlar ve çoğu ligde bu ceza en az 5 dakika olarak uygulanır. 

Eğer bir oyuncu provokasyon yaratır, üçüncü bir oyuncu kavgaya dahil olursa, kask çıkarıp ekstra fiziki temas kurarsa veya kaleci gibi normalde kavgaya dahil olmayan bir oyuncu yumruklaşmaya katılırsa bu cezalar daha da ağırlaşır. Maçtan ihraç veya uzun süreli ceza söz konusu olabilir. 

Hokey kurumları oyuncu güvenliğini ilk sıraya koyduklarından bu tür olaylara uygulanan yaptırımlar her sezon biraz daha sıkılaştırılıyor.

Buz hokeyinin bugün ulaştığı en üst seviye, National Hockey League'dir (NHL).

NHL, 1917'de Kuzey Amerika'da kuruldu ve kısa sürede dünyanın en elit buz hokeyi organizasyonu hâline geldi. 

Bu lig, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nden toplam 32 takımı bir araya getirir. NHL sezonu Ekim ayında başlar ve Nisan ayında normal sezon maçlarıyla devam eder. 

Ardından playofflar gelir ve Stanley Cup için mücadele eden takımlar şampiyonluk kupasını kazanmak için iç saha ve deplasman avantajlarını kullanarak yıllık bir seri yaparlar. 

Stanley Cup, spor dünyasında profesyonel takım sporları arasında en prestijli kupalardan biri olarak kabul edilir.

NHL sadece oyuncuların en üst düzey yeteneklerini sergilediği bir organizasyon değil aynı zamanda buz hokeyinin küresel markası hâline gelmiş bir yapıdır. 

NHL'de izlenen oyun hızı, sertlik seviyesi ve rekabet çıtası, dünyanın diğer bölgelerindeki liglere ve milli takımlar düzeyindeki müsabakalara ilham veriyor. 

Kanada'da özellikle Quebec, Ontario ve Manitoba gibi eyaletlerde genç yetenekler NHL kulüplerinin altyapı sistemlerinde yetiştiriliyor ve buradan profesyonel başarı basamaklarına tırmanıyor. Aynı şekilde ABD'de Minnesota, Michigan gibi eyaletler buz hokeyi altyapısına yatırım yapan önemli merkezler.

NHL dışındaki önemli liglerin başında Avrupa ligleri geliyor. Özellikle Kıtasal Hokey Ligi (KHL), Rusya merkezli olmak üzere Belarus, Çin ve Kazakistan'da da takımların mücadele ettiği, dünyadaki en güçlü ikinci lig olarak kabul ediliyor. 

KHL, yüksek bütçeli takımları, uluslararası oyuncu çeşitliliği ve seyirci ilgisiyle NHL'e ciddi bir alternatif oluşturuyor. 

İsveç, Finlandiya, Çekya ve İsviçre gibi ülkelerde organize edilen ulusal profesyonel ligler de yerel takımların ve genç yeteneklerin gelişimini destekliyor. Bu liglerde oynanan maçlar, Avrupa kupaları gibi turnuvalara katılım ve milli takım konularında sporcular için prestijli bir yarış imkanı sunuyor.

Elbette buz hokeyi yalnızca kulüp düzeyinde değil milli takımlar arasında da büyük bir rekabet sunuyor. Olimpiyat Oyunları ve Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu tarafından organize edilen Dünya Şampiyonası, sporun uluslararası sahnedeki en önemli organizasyonları arasında. 

Kaynaklar: NHL, TBHF, Red Bull


F1'in yeni takımı Cadillac, Ferrari'nin eski pilotuyla imzaladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

F1'in yeni takımı Cadillac, Ferrari'nin eski pilotuyla imzaladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Cadillac, 2026'daki ilk F1 sezonu için yedek pilot olarak Zhou Guanyu'yla anlaştı.

2022'yle 2024 arasında Alfa Romeo/Sauber adına F1'de yarışan Çinli pilot Zhou, geçen sezon Ferrari'de Lewis Hamilton ve Charles Leclerc'in yedeği olarak görev yapmış ancak yarış haftasonlarında yer almamıştı.

Deneyimli ikili Sergio Perez ve Valtteri Bottas, bu yıl Cadillac'ın ilk pilot kadrosunu oluşturacak, Zhou ise yedek pilot olarak padokta yer alacak.

Zhou geçen hafta Ferrari'den resmen ayrıldı ancak takım patronu Graeme Lowdon'ın aynı zamanda 26 yaşındaki pilotun menajeri olması nedeniyle Cadillac'a geçiş her zaman muhtemel görünüyordu.

Lowdon, "Yakın zamanda F1 sürüş deneyimine sahip, bir takımın parçası olarak çok çalışmaya hazır ve sezon boyunca bir aracı geliştirmenin zorluklarını bilen bir aday istedik" dedi.

Zhou tam aradığımız kişi. 2026'da yarışlara başlarken bizim için büyük bir değer olacak.

Zhou, Sauber'de geçirdiği üç yıl boyunca Bottas'la takım arkadaşıydı. Daha sonra ikisinin yerini Nico Hulkenberg ve Gabriel Bortoleto almıştı. Bottas geçen yıl Mercedes'te yedek pilot olarak görev yaparken Perez, Red Bull'dan ayrıldıktan sonra bir yıl ara vermişti.

Zhou şunları ekledi:

Bu, sporun şimdiye kadar gördüğü en büyük ve en heyecan verici yeni projelerden biri.

sxdfrgt
Valtteri Bottas ve Sergio Perez, 2026'da Cadillac'ın pilot ikilisi olacak (Cadillac Formula 1 takımı)

Hem Graeme hem de Valtteri'yle uzun yıllar çeşitli görevlerde çalıştım, bu yüzden takıma katılmak aileye geri dönmek gibi hissettiriyor.

Cadillac ayrıca Amerikalı pilot Colton Herta'yla da anlaştı ancak eski IndyCar yarış galibi, gelecekte F1'de mücadele etmek için gerekli süper lisans puanlarını kazanmak amacıyla bu yıl Formula 2'de yarışacak.

Bu yıl F1'e 11. takım olarak katılan Amerikan ekibi, en az 2029'a kadar Ferrari motorlarını kullanacak. Takım 4 üs üzerinden faaliyet gösterecek: Üçü ABD'de (Indiana, Kuzey Karolina ve Michigan) ve biri Birleşik Krallık'taki Silverstone'da. 2026 sezonu 8 Mart'ta Avustralya'da başlayacak.

Cadillac'ın gelişi, F1'de 10'dan fazla takımın olacağı anlamına geliyor. Bu, Haas'ın spora katıldığı ve Manor Racing'in aynı yıl çekildiği 2016'dan beri ilk kez oluyor.

Independent Türkçe