NFL’den Super Bowl’a: Amerikan futbolu hakkında merak edilenler

NFL, mali açıdan dünyanın en değerli spor ligi (AP)
NFL, mali açıdan dünyanın en değerli spor ligi (AP)
TT

NFL’den Super Bowl’a: Amerikan futbolu hakkında merak edilenler

NFL, mali açıdan dünyanın en değerli spor ligi (AP)
NFL, mali açıdan dünyanın en değerli spor ligi (AP)

Adrenalin'den herkese merhaba. Önde gelen motor sporlarında yaz arasına girildi, dövüş sporlarındaysa büyük maçlar için gelecek haftayı beklememiz gerekiyor. Bu hafta bu boşluktan yararlanarak dünyanın en fazla izlenen sporlarından Amerikan Futbolu'nu inceleyeceğiz. 

120 yarda (109,75 metre) uzunluğa ve 53,3 yarda (48,8 metre) genişliğe sahip sahada oynanan Amerikan Futbolu'nda maçlarda her iki takımda 11 oyuncu çimde oluyor. Takımların toplam oyuncu sayısıysa 53. Oyundaki temel amaç, topu koşu veya pasla ilerleterek rakip takımın sayı bölgesine (end zone) taşımak ve touchdown yapmak. 

frgty
 Seattle Seahawks'tan Tory Horton, touchdown sevincinde. Bugünkü Seattle Seahawks-Las Vegas Raiders maçı 23-23 berabere bitti (Reuters)

Bir touchdown 6 puan değerinde. Takımlar ayrıca topu rakip kale direkleri arasından geçirerek 3 puanlık field goal da kazanabilir. 

Hücum takımı, topu 10 yarda (9,14 metre) ileri taşımak için 4 hücum hakkına (down) sahip ve bu mesafeyi kat edemezse top rakibe geçiyor. Amerikan Futbolu'nda hem hücumun ilerlemesi hem de savunmanın buna engel olması amaçlanıyor. 

Amerikan Futbolu'nda diğer toplu sporların aksine oyunculardan hem savunma hem de hücum yapmaları beklenmiyor. Takımlarda hücüm ve savunmayı ayrı oyuncular yapıyor. 
 

ghyjuı
Las Vegas Raiders'tan Daniel Carlson, field goal vuruşu yapıyor. Hazırlık maçları oynanan NFL'de sezon eylülde başlayacak (Reuters)

Oyunda savunma takımı, hücum takımının ilerlemesini durdurmaya çalışıyor. Oyun süresinin sonunda daha fazla puan yapan takım kazanıyor.

Oyun, alışılmışın dışında mekik şeklindeki bir topla oynanıyor. Yaklaşık 400 gram ağırlığa sahip topun uzunluğu 28, çapıysa 17 santim. 

Amerikan futbolu, ABD’nin en popüler sporlarından biri. Amerika Birleşik Devletleri’nde yıllık yaklaşık 1,1 milyon lise sporcusu ve 70 bin üniversite sporcusu Amerikan Futbolu oynuyor. Profesyonel düzeydeyse National Football League (NFL) bu sporun en üst ligi. 

16 takımın bulunduğu iki konferanstan oluşan NFL'de 32 takım mücadele ediyor. Takımlar 18 haftalık normal sezonda 17 maça çıkıyor, daha sonraysa Super Bowl yolunda play-off mücadeleleri başlıyor.

efrgthyd
Forbes'a göre Dallas Cowboys, 8 milyar dolarla NFL'in ve dünyanın en değerli spor takımı (Corcovado)

NFL, ortalama izleyici sayısı bakımından dünyadaki en büyük spor liglerinden biri. Ligin finali olan Super Bowl maçıysa yılın en büyük etkinliği kabul ediliyor ve dünya çapında yüz milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Bu yönleriyle Amerikan futbolu, özellikle Kuzey Amerika’da kültürel bir fenomen.

Amerikan futbolu, 19. yüzyılın ortalarında İngiliz asıllı Amerikalılar arasında oynanan ragbi ve futbol oyunlarından evrilerek ortaya çıktı. Modern kurallara en çok benzeyen ilk maç, 6 Kasım 1869’da Rutgers ve Princeton üniversiteleri arasında oynandı. O dönemde kullanılan kurallar ragbiye yakındı. Toplu formasyonlar, sadece ayakla vuruş gibi unsurlar içeriyordu. 1880’lerde Yale Üniversitesi’nden Walter Camp önderliğinde yapılan kural değişiklikleriyle Amerikan futbolu bugünkü şeklini almaya başladı.

1920’de 10 takımın katılımıyla Amerikan Profesyonel Futbol Birliği (APFA) kuruldu ve iki yıl sonra adı National Football League (NFL) olarak değiştirildi. NFL, zamanla ülke çapında büyük ilgi gören bir profesyonel lig haline geldi.

1960’ta kurulan rakip Amerikan Futbol Ligi'yle (AFL) NFL’in 1970’te birleşmesi, Super Bowl’un yaratılmasını sağladı. NFL, modern haline bu birleşme sonrası kavuştu.

60 dakikalık oyun süresine sahip Amerikan Futbolu maçları 4 adet 15 dakikalık çeyrekten oluşuyor. Maç sırasında oyun saat sık sık duruyor, bu nedenle gerçek bir NFL maçı, topun oyunda kaldığı 60 dakikadan çok daha uzun sürüyor.

Her takım, bir hücum ekibi ve bir savunma ekibi olmak üzere iki farklı kadro kullanıyor ve bunlar sırayla oyuna giriyor. Hücum birimi topa sahipken ilerlemeye, savunma birimiyse ilerlemeyi engellemeye çalışıyor. Bir de tüm vuruş oyunlarından sorumlu olan özel takımlar var. Bu gruplar içinde her oyuncunun önceden belirlenmiş özel bir görevi bulunuyor.
 

Hücum oyuncuları topu koşarak ya da pas vererek ilerletiyor. Takım 10 yardayı 4 hak içinde geçmeyi başarırsa bir "first down" elde ediyor ve hakları sıfırlanıyor. Eğer 10 yarda ilerleyemezse hücumun sonlandırıldığı yerde top rakibe geçer (turnover on downs).

Ayrıca hücum takımının ceza alması da hak sayısını azaltabilir. Haklar tükenmeden top ileri götürülemeyince genellikle 4. haktan önce takım ya field goal denemesi yapar, ya da topu karşı takımın gerisine atarak pozisyon kaybetmemeye çalışır.

Puan sistemi Amerikan futbolunun en önemli unsurlarından. Hücum takımı topu rakip sayı bölgesine taşıyarak veya burada yakalayarak touchdown yapabilir.

Touchdown’dan sonra serbest bir atış hakkı kazanılır, bu hakla takım 1 puanlık ekstra atış (kaleye kısa mesafeden şut) veya 2 puanlık ikinci bir end zone atlayışı (sayı bölgesine tekrar taşıma) denemesi yapabilir.
 

Takımlar field goal ile de sayı kazanabilir: Hücum takımı, 4. haktan önce topu durdurup şut çekmeye karar verirse, topu rakip kale direklerinin arasından geçirmeye çalışır; başarılı olursa 3 puan kazanır. Ayrıca savunma takımı da puan kazanabilir: Eğer hücum takımının top taşıyıcısı kendi sayı bölgesinde yere düşürülürse savunma takımı 2 puan alır.

Savunma ayrıca fumble veya interception (savunmanın topu hücumculardan kazanması) sonrası topu kontrol edip touchdown yaparak da sayı kazanabilir.

NFL tarihinde pek çok başarılı takım var. Özellikle Pittsburgh Steelers ve New England Patriots, 6'şar Super Bowl şampiyonluğuyla lig tarihinin en fazla şampiyonluk kazanan takımları. 5'er şampiyonluklarıyla San Francisco 49ers ve Dallas Cowboys en başarılı ikinci takımlar.

Diğer dikkat çekici takımlar arasında 4 şampiyonluğa sahip Green Bay Packers'la (1967, 1968, 1997, 2011)  New York Giants (1987, 1991, 2008, 2012) yer alıyor. Son yılların dominant takımlarından Kansas City Chiefs ise 6 yılda üç şampiyonluk kazanarak (2020, 2023, 2024) öne çıktı. 

Geçen yılın şampiyonuysa Super Bowl'da Kansas City Chiefs'e ağır bir mağlubiyet tattıran Philedelphia Eagles oldu. 

Yararlanılan kaynaklar: ESPN, DAZN, NFL



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.