Ayhancan Güven'in şampiyon olduğu DTM nedir?

Ayhancan Güven, "Hâlâ inanması zor. Zor bir sezondu, kolay bir sezon olmasını kesinlikle beklemiyorduk ama böyle bir finali kimse hayal edemezdi. Şu anda hayalimi yaşıyorum" diye konuştu (X/DTM)
Ayhancan Güven, "Hâlâ inanması zor. Zor bir sezondu, kolay bir sezon olmasını kesinlikle beklemiyorduk ama böyle bir finali kimse hayal edemezdi. Şu anda hayalimi yaşıyorum" diye konuştu (X/DTM)
TT

Ayhancan Güven'in şampiyon olduğu DTM nedir?

Ayhancan Güven, "Hâlâ inanması zor. Zor bir sezondu, kolay bir sezon olmasını kesinlikle beklemiyorduk ama böyle bir finali kimse hayal edemezdi. Şu anda hayalimi yaşıyorum" diye konuştu (X/DTM)
Ayhancan Güven, "Hâlâ inanması zor. Zor bir sezondu, kolay bir sezon olmasını kesinlikle beklemiyorduk ama böyle bir finali kimse hayal edemezdi. Şu anda hayalimi yaşıyorum" diye konuştu (X/DTM)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Ayhancan Güven'in şampiyonluğunu ilan ederek Türk motor sporları tarihinde görülmemiş bir başarı elde ettiği DTM'yi inceleyeceğiz. 

DTM'nin, tam adıyla Deutsche Tourenwagen Masters (Alman Binek Otomobili Şampiyonası), kökleri 1980'lerin ortalarına kadar uzanıyor. 1984'te Deutschen Produktionswagen Meisterschaft adıyla başlayan seri, Group A (gerçek yol otomobillerinin modifiye edilmiş versiyonları) düzenlemeleriyle yarışan üretim bazlı otomobillerle başladı.

İlk versiyon, 1984–1996 yılları arasında Deutsche Tourenwagen Meisterschaft adıyla sürdü. Bu dönemde BMW, Mercedes, Audi, Opel gibi markalar sahnede yer aldı. Ancak maliyetlerin yükselmesi ve teknik karmaşıklıklar nedeniyle seri 1996'da durduruldu. 

Yeni DTM serisi ise 2000'de yeniden başladı, bu sefer daha kontrollü teknik kurallarla ve "silhouette" (yol otomobillerine benzer görünüm altında yarış şasisi) araçlarla. 2000–2020 yılları arasında DTM'de yarışan araçlar, dışarıdan normal binek otomobillere benzese de aslında tamamen yarış için tasarlanmış özel araçlardı. Yani görünüşleri "tur (binek) otomobil" gibiydi ama teknik olarak "prototip" denen safkan yarış makinelerine çok yakındılar.

2021 itibarıyla DTM, GT3 sınıfı kurallarına geçiş yaptı. Yani artık yarışlar, üretim otomobillerin yüksek performanslı versiyonlarının modifikasyonlarıyla yapılmakta. Günümüzde DTM, genellikle Almanya'da, bazen de Hollanda, Avusturya gibi ülkelerde de düzenleniyor.

Yarış formatı da zaman içinde değişti. Örneğin 2017'den itibaren hafta sonu iki yarış (55 dakika + 1 tur) formatı benimsendi. Ayrıca pit stop stratejileri, lastik değişimleri gibi taktiksel unsurlar ön planda. 2025 sezonunda hem cumartesi hem pazar yarışlarında "55 dakika + 1 tur" formatı korunmakta ancak cumartesi yarışında bir zorunlu pit stop, pazar yarışında iki zorunlu pit stop uygulanıyor. 

40 yılı aşkın süresince DTM, Almanya'nın en tanınmış motor sporu markalarından biri haline geldi. Teknik açıdan DTM, aerodinamik gelişmeler, güvenlik sistemleri, yarış stratejileri gibi alanlarda inovasyon kaynağı oldu. 

GT (Grand Touring) yani büyük tur otomobili yarışları, yol otomobillerine daha yakın performanslı versiyonlarla yapılan yarışları tanımlar. Bu sınıfta, üretim otomobillerin modifiye edilmiş yarış versiyonları kullanılır. Motor, aerodinamik ve şasi düzenlemeleri yapılsa da otomobilin temeli hâlâ tanıdık bir modeldir.

dfgrt
8 yarış hafta sonu ve 16 yarış üzerinden koşulan sezonun son haftasına birçok pilot şampiyonluk umuduyla girmişti. Kupayı kaldıran isim Ayhancan Güven oldu (DTM)

GT3, GT4 gibi sınıflar FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) tarafından düzenlenen sınıflar. GT3 sınıfı, marka çeşitliliği, denge performansı (Balance of Performance — BoP) sistemiyle dikkat çekiyor. BoP, farklı markaların performanslarının yarış içinde dengelenmesini sağlar. GT yarışlarında strateji, lastik yönetimi, pit stop zamanlaması ve sürücünün aracı tutuşu çok kritiktir.

DTM'nin GT3'ye geçmesi, onu önceki "silhouette" dönemi araçlardan daha üretim kökenli, daha sürdürülebilir maliyetlerle ilerleyen bir seri haline getirdi. Bu sayede GT yarışlarının teknik yaklaşımları, stratejik zenginlikleri DTM içinde tamamen hakim oldu.

DTM tarihinde birçok efsane ismi görmek mümkün. Yeni DTM döneminin en başarılı sürücülerinden Bernd Schneider'nın 5 şampiyonluğu var. 

Uzun yıllar Audi'yle DTM'de yarışan Mattias Ekström'ün de iki şampiyonluğu bulunuyor. Mika Häkkinen, Ralf Schumacher, Jean Alesi gibi eski F1 pilotları da belirli dönemlerde DTM koltuğuna oturdu. 

Marküs Winkelhock, Timo Scheider, Bruno Spengler gibi isimler de DTM pistlerinin saygın sürücüleri. 

Bu sürücüler, sadece hızlı olmayı değil; strateji, istikrar ve takım uyumunu da başardı, ki özellikle GT/DTM dünyasında bu unsurlar çok önemli.

DTM, özellikle Avrupa'daki otomobil üreticileri için bir vitrin niteliği taşıyor. Marka imajı, teknik gelişim ve yarış teknolojisi test alanı olarak DTM büyük prestije sahip. GT3 dönemiyle bu rol daha da pekişti çünkü üretim otomobillere daha yakın versiyonlar yarışıyor; bu da teknoloji transferini ve tüketici bağlantısını kuvvetlendiriyor.

Ayrıca DTM, izleyiciler için yüksek temposu, kıran kırana yarışları, stratejik derinliği ve ünlü markalarıyla çekici. Pist üzerindeki görsel şölen, özellikle pist yarışlarının "binek otomobillerle" yapılması nedeniyle halkın ilgisini artırıyor.

DTM aynı zamanda sürücüler için bir kariyer basamağı. Bir pilot DTM'de başarılı olursa hem GT serilerine hem de daha üst seviye yarışlara yönelme imkanı buluyor.

Ayhancan Güven, 1 Şubat 1998 doğumlu. GT World Challenge Europe Powered by AWS+1 Karting'le başlayan kariyeri, simülasyon yarışı deneyimleriyle de şekillendi. Porsche'nin genç pilot programına seçilerek motor sporu kulvarında daha görünür hale geldi. 

2025 sezonunda Güven, Porsche destekli Manthey EMA takımıyla DTM'e katıldı. Sezonun ilk haftasında Oschersleben pistinde tarihi bir başarı elde etti. Günün ikinci yarışını kazanarak DTM tarihinde yarış kazanan ilk Türk pilot oldu. Bu zafer, onun sezon boyunca iddialı olacağının ilk sinyaliydi.

Ardından Hollanda'da (Zandvoort) birincilik elde etti. Sachsenring pistinde hafta sonunda çifte galibiyet alarak zirve yarışındaki konumunu sağlamlaştırdı. Özellikle Sachsenring'de 9. sıradan başlayıp ekstra 20 kg ağırlık cezasına rağmen kazanması çok konuşuldu. 

Sezon boyunca toplam 4 yarış galibiyetiyle en fazla yarış kazanan sürücü konumuna geldi. Sezon sonunda pilotlar klasmanında Lucas Auer'ı geride bırakarak şampiyonluğu elde etti.

Güven, sınıra yakın sürüş tarzıyla ünlü. "Arabaları genelde isimlendiriyorum; bu seneki aracımın adı Yoshi" gibi ifadelerle araçla kurduğu duygusal bağını dile getiriyor.  Ayrıca motor sporlarında idolü olarak Michael Schumacher'i gösteriyor.

Şampiyonluk onun için sadece bir zirve değil; kariyerinde yeni kapılar açacak bir dönüm noktası. GT serileri, uluslararası yarışlar ve belki daha büyük sahneler onun için artık ulaşılabilir hale geldi.

DTM, 40 yılı aşkın tarihiyle otomobil yarış dünyasında saygın bir yer tutuyor. Teknik gelişim, marka vitrinleri ve dramatik yarışlarıyla hem izleyicilerin ilgisini çekiyor hem de sürücülere kariyer basamakları sunuyor. GT3 geçişiyle modern dönemde daha da sürdürülebilir ve çekici hale gelmiş durumda.

2025 sezonunda DTM şampiyonu olan Ayhancan Güven'in kartingden başlayan yolculuğu, zorlu yarış haftaları, akılcı stratejiler ve sınırları zorlayan sürüşlerle taçlandı. Bu başarı yalnızca bir yarış zaferi değil; Türkiye'nin motor sporlarındaki yükselişinin bir başka örneği.

İlerleyen yıllarda Güven'in hangi kulvarlarda yarışacağı, DTM sahnesindeki kalıcılığı ve uluslararası alandaki başarısı merakla takip edilecek.

Yararlanılan kaynaklar: DTM, Pirelli, Red Bull



Gianni Infantino'ya FIFA'daki geleceği soruldu

Infantino, FIFA'daki geleceği hakkında konuşmaktan kaçındı (AP)
Infantino, FIFA'daki geleceği hakkında konuşmaktan kaçındı (AP)
TT

Gianni Infantino'ya FIFA'daki geleceği soruldu

Infantino, FIFA'daki geleceği hakkında konuşmaktan kaçındı (AP)
Infantino, FIFA'daki geleceği hakkında konuşmaktan kaçındı (AP)

FIFA Başkanı Gianni Infantino, Dünya Kupası gelirlerinin satılmasına ilişkin tartışmalı planı iptal etme kararının ardından yoğun eleştirilere maruz kalırken, 20 Yaş Altı Kadınlar Dünya Kupası'nın lansmanında geleceği hakkında yorum yapmayı reddetti.

Infantino, ev sahibi Polonya'nın Arjantin'le oynadığı turnuvanın açılış maçını cumartesi günü tribünden Polonya Futbol Federasyonu Başkanı Cezary Kulesza'yla birlikte izledi.

Infantino, stadyuma vardığında Sky News'a yaptığı açıklamada, "Söyleyecek çok var ancak konuşmak için doğru yer ve doğru zaman olacak. Bugün değil, burada değil. Bugün burada futbolun tadını çıkarıyoruz" dedi.

FIFA'da elbette dünyanın her köşesine bir şans, bir fırsat, bir onur vermek, daha iyi olmaları, katılmaları ve hepimizin sevdiği futbolu kutlamaları adına yollar ve araçlar bulmak için çalışmaya devam ediyoruz.

Infantino, istifa etmeyi düşünüp düşünmediği veya gelecek yıl 4. bir dönem için aday olmayı hâlâ planlayıp planlamadığı sorusuna cevap vermedi.

Dünya Kupası'nın satış planı birçok FIFA üye federasyonu ve yönetim organındaki üst düzey isimlerin direnişiyle çöktükten sonra Infantino, son haftalarda büyük ölçüde kamuoyunun gözünden uzak durmuştu.

24 takımlı turnuvanın dörtte birini oluşturan Avrupa ülkeleri, FIFA'nın planın yeniden gündeme getirilmeyeceğine dair güvencelerinin ardından geçen hafta boykot tehdidinden vazgeçti.

İlk teklifle ilgili yasal itirazlar devam ediyor ve Avrupa, gelecek yılki FIFA seçimlerinden önce Infantino'yu görevden alma çabalarında merkezi bir rol oynuyor.

FIFA'nın perşembe günü yaptığı hukuki başvuruda, Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA'nın FIFA Forward Enterprise (FFE) girişimiyle bağlantılı kanıtlara erişim talep ederken "FIFA ve yönetimine karşı bir karalama kampanyası yürüttüğü" suçlamasında bulunuldu.

Temmuzda Infantino, Dünya Kupası'nın sona ermesinden kısa süre sonra, Dünya Kupası da dahil yayın ve ticari hakları yönetmek üzere tasarlanan 20 milyar dolarlık ticari iştirak önerisinin ayrıntılarının Britanya gazetesi The Times tarafından ortaya çıkarılması üzerine dünya futbolunun yöneticilerini kızdırmıştı.

Bu yan kuruluşun yüzde 20'sinin Joshua Kushner'ın kurduğu New York merkezli bir fonun öncülüğünde yatırımcılar tarafından sahiplenilmesi planlanmıştı ve FIFA'nın 211 üye federasyonunun her birine önceden 20 milyon dolar teklif edilmişti. Federasyonlara anlaşma için eylül ortasına kadar süre verilmişti.

FIFA Başkanı bu girişimden 4 gün içinde vazgeçmişti. UEFA, Asya Futbol Konfederasyonu ve Kuzey Amerika kuruluşu Concacaf'tan destek alırken, FIFA'nın üst düzey yetkililerinden de plan ve Infantino'ya yönelik eleştiriler gelmişti.

Independent Türkçe


Liverpool'da kritik ayrılık: Richard Hughes görevi bıraktı

Hughes'un yönetiminde Liverpool, Arne Slot'u teknik direktör olarak atayarak Premier Lig şampiyonluğunu kazandı ancak daha sonra Hollandalı'yı görevden alıp yerine Andoni Iraola'yı getirdi (Reuters)
Hughes'un yönetiminde Liverpool, Arne Slot'u teknik direktör olarak atayarak Premier Lig şampiyonluğunu kazandı ancak daha sonra Hollandalı'yı görevden alıp yerine Andoni Iraola'yı getirdi (Reuters)
TT

Liverpool'da kritik ayrılık: Richard Hughes görevi bıraktı

Hughes'un yönetiminde Liverpool, Arne Slot'u teknik direktör olarak atayarak Premier Lig şampiyonluğunu kazandı ancak daha sonra Hollandalı'yı görevden alıp yerine Andoni Iraola'yı getirdi (Reuters)
Hughes'un yönetiminde Liverpool, Arne Slot'u teknik direktör olarak atayarak Premier Lig şampiyonluğunu kazandı ancak daha sonra Hollandalı'yı görevden alıp yerine Andoni Iraola'yı getirdi (Reuters)

Richard Jolly Kıdemli Futbol Muhabiri 

Richard Hughes iki yıllık görev süresinin ardından Liverpool'un sportif direktörlüğünden istifa etti. Bu süre zarfında iki teknik direktör atadı ve kulüp yeni oyuncular için yaklaşık 670 milyon sterlin (yaklaşık 43,8 milyar TL) harcadı.

Suudi Arabistan Pro Ligi kulübü El-Hilal'e katılması beklenen İskoç sportif direktörün ayrılışı, Anfield'da bulunan yönetim kurulundaki çalkantıların devam ettiği bir dönemde Fenway Sports Group'un (FSG) Futbol CEO'su Michael Edwards'ın istifa kararının ardından geldi.

Hughes ayrılmak istediğini Liverpool'a önceki aylarda bildirmiş ancak transfer döneminin geri kalanı boyunca görevinde kalması üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Bu dönemde Bradley Barcola, ilk etapta 106 milyon sterlin (yaklaşık 7 milyar TL) ödenerek transfer edilmişti.

Liverpool, Hughes'un daha erken ayrılması halinde özellikle Barcola gibi kilit transfer hedeflerini kaçıracağından endişe duyuyordu. Ayrıca Hughes'un önce Bournemouth'ta ve daha sonra Merseyside'da görevlendirdiği Andoni Iraola'yla ilişkisi bu yaz döneminde çok önemli görülüyordu. Liverpool, FSG Başkanı Mike Gordon'ın liderliğinde Hughes'un halefini aramaya başladı.

Liverpool; FSG Futbol Direktörü Julian Ward, FSG Futbol Geliştirme Direktörü Pedro Marques, Sportif Direktör Yardımcısı David Woodfine, Şef Scout Barry Hunter ve yeni Teknik Direktör Iraola gibi diğer üst düzey isimlerin Hughes'un geri kalan görevlerini kısa süreliğine üstlenebileceğini düşünüyor.

Bournemouth'tan Liverpool'a 2024'te geçen Hughes, görevden ayrılan Jürgen Klopp'un yerine Arne Slot'un seçilmesinde kilit rol oynamıştı. Hollandalı teknik direktör, Anfield'daki ilk sezonunda Premier Lig şampiyonluğunu kazansa da bir yıl sonra Hughes, Liverpool'un ligi sadece 5. sırada bitirmesinin ardından Slot'u görevden alıp yerine Iraola'yı getirmeye karar vermişti.

Anfield'da yoğun bir harcama dönemine öncülük eden Hughes, 2025 yazındaki transfer sürecinde yaklaşık 450 milyon sterlinlik (yaklaşık 29 milyar TL) rekor masrafa imza atmıştı. Bu dönemde Florian Wirtz, Liverpool'un ilk 100 milyon sterlinlik (yaklaşık 6,5 milyar TL) transferi olurken, Alexander Isak'ın 125 milyon sterlin (yaklaşık 8 milyar TL) karşılığında takıma katılmasıyla Britanya rekoru kırılmıştı. Bu hafta Barcola'nın gelişiyle birlikte, Hughes'un Anfield'da görev yaptığı süre boyunca Liverpool'un transfer harcamaları yaklaşık 670 milyon sterline ulaştı.

Hughes'un El-Hilal'de, Bournemouth'tan eski takım arkadaşı Simon Francis'le yeniden bir araya gelmesi bekleniyor ancak Liverpool, Hughes'un ayrılmadan önce Suudi kulüp için çalışmadığına emin.

Independent Türkçe, independent.co.uk/sport


Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
TT

Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)

Carlos Alcaraz, gelecek iki hafta boyunca Flushing Meadows'da 8. Grand Slam şampiyonluğunu ararken, ABD Açık'a özgü bir kural nedeniyle sorun yaşayabilir.

Nisanda Barcelona Açık'ta yaşadığı bilek sakatlığı nedeniyle son 4 ayını kortlardan uzak geçiren Alcaraz, Flushing Meadows'da tekler müsabakalarına geri döndü. Bu hafta Rus Roman Safiullin'e karşı ilk tur maçını 6-4, 6-4 ve 6-4'lük skorla kazandı.

7 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Alcaraz bu akşamki seansta Portekizli Jaime Faria'yla karşılaşacak. Alcaraz, 2022'de ve geçen yıl zafere ulaştığı ABD Açık'ta üçüncü şampiyonluğuna bir adım daha yaklaşmayı hedefliyor.

Bilek sakatlığının ardından yeniden elit seviyede tenis oynamak her zaman riskli ve zorlu bir süreçtir. Ancak Alcaraz'ın bu iki hafta boyunca daha büyük bir güçlükle karşı karşıya olduğu söylenebilir. Zira Flushing Meadows'daki erkekler müsabakalarında New York'taki kadınlar müsabakalarına göre daha ağır bir tenis topu kullanılıyor.

Sky Sports yorumcusu Tim Henman konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

Wimbledon'da (erkekler ve kadınlar) aynı topu kullanıyor. Avustralya Açık'ta ve diğer tüm turnuvalarda da aynı topu kullanıyorlar. Bence bu ABD Açık'a özgü bir durum. Burada erkekler ve kadınlar bir süreliğine aynı topu kullandı ancak sanırım bu WTA'nın isteğiydi çünkü kadınlar ekstra dayanıklı keçe top kullandı ve bunu pek beğenmediler, bu yüzden normal topa geri döndüler.

cd
Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Henman'ın yorumcu meslektaşı Naomi Broady de farklı topun özellikle daha önce bilek sakatlığı geçiren Alcaraz ve diğer tenisçilere sorun yaratabileceğine inanıyor.

Broady şunları söyledi:

Bence bu, ATP Turu'ndaki sakatlıklar ve özellikle bilek sakatlıklarının sayısıyla ilgili tartışmalarla da iç içe geçiyor. Daha ağır bir topla mı oynamalılar yoksa daha hafif bir topla mı daha rahat ederler? Hafif topla ralliler kısalacak çünkü topu kontrol etmesi daha zor, top havada daha hızlı hareket edecek, bu nedenle tenisçilerin servisleri daha güçlü olacak, servisleri karşılamak ve bu uzun rallileri uzatmak daha zor olacak. Ancak erkekler tenisinin gidişatına ve yaşanan sakatlık sayısına bakarsak, bence bu oyuncuların vereceği bir karar. Öncelikle tur genelinde tutarlı bir top kullanılması gerekiyor. Çok fazla değişken var. Haftadan haftaya yalnızca kortların özellikleri değil, kullanılan toplar da değişiyor. Bazı haftalar top havada daha hızlı, bazen daha yavaş gidiyor ve raketten ayrılmıyormuş gibi hissediliyor. Sanırım erkeklerden gelen istek, gerçekten ağır topların kullanımını bırakmak yönünde; ABD Açık'ın bunlardan biri olduğunu söylemiyorum ama top kesinlikle kadınlarınkinden daha ağır ve bunun Alcaraz ve sakatlık geçiren diğer oyunculara yardımcı olduğunu düşünmüyorum.

Independent Türkçe