Şampiyonluk son yarışa kaldı: F1 tarihinden 5 efsanevi geri dönüş

Kimi Raikkonen'in 2007'de kazandığı şampiyonlukta, rakiplerinin puanı tarihe geçecek kadar onunkine yakındı (Reuters)
Kimi Raikkonen'in 2007'de kazandığı şampiyonlukta, rakiplerinin puanı tarihe geçecek kadar onunkine yakındı (Reuters)
TT

Şampiyonluk son yarışa kaldı: F1 tarihinden 5 efsanevi geri dönüş

Kimi Raikkonen'in 2007'de kazandığı şampiyonlukta, rakiplerinin puanı tarihe geçecek kadar onunkine yakındı (Reuters)
Kimi Raikkonen'in 2007'de kazandığı şampiyonlukta, rakiplerinin puanı tarihe geçecek kadar onunkine yakındı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'de son haftaya kalan şampiyonluk yarışını ve geçmişten günümüze uzanan efsane geri dönüşleri inceliyoruz.

2025'te Formula 1, şampiyonluk mücadelesinin son yarışa kadar sürdüğü nadir sezonlardan birini daha gördü.

Zirve hâlâ değişebilir: Lando Norris, Oscar Piastri ve Max Verstappen arasındaki puan farkı, sıralamayı tek bir yarışta tersine çevirebilecek kadar az.

Verstappen’in Las Vegas ve Katar'daki zaferleri, McLaren pilotlarının sezon boyu süren ikili şampiyonluk mücadelesine katılmasını sağladı.

fdbgr
Abu Dabi'deki yarışta alınabilecek 25 puan olduğundan üçüncü sıradaki Piastri'nin de matematiksel olarak şansı var (F1)

Bu yılın hikâyesi sadece hızdan ibaret değil. Aynı zamanda strateji, baskıyla başa çıkma ve doğru zamanda doğru hamleleri yapmakla ilgili. Tarih bize gösteriyor ki Formula 1'de şampiyonluk matematiksel olarak garanti altında değilse hiçbir fark, son yarış öncesinde güvenli değildir. Geçmişte, bazı şampiyonlar yalnızca bir yarış galibiyetiyle, bazılarıysa sezon finalinde bir puan farkla zafer elde etti. İşte, Formula 1 tarihine damga vurmuş 5 efsane geri dönüş:

1976 - James Hunt 

1976 sezonu, James Hunt ve Niki Lauda arasında geçen ünlü şampiyonluk mücadelesiyle F1 tarihinin en bilinen sezonlarından biri.

Sezonun ilk yarışlarında Lauda favori gibi görünüyordu ve 16 yarışlık sezonun 10. ayağı olan Almanya Grand Prix'sine Hunt'ın 23 puan önünde gelmişti. Avusturyalı pilotun Nurburgring'de geçirdiği korkunç kazada ciddi yanıklara maruz kalmasıyla tablo değişti.

sdfeg
James Hunt, 7 sezon süren F1 kariyerine 10 yarış galibiyeti sığdırdı (Wikimedia Commons)

Sadece iki ay sonra 4 yarış kala geri dönmesini sağlayan olağanüstü bir iyileşme sürecinin ardından Lauda, Japonya'daki sezon finaline Hunt'ın üç puan önünde girdi.

Ancak Fuji'deki sağanak yağmurda yarışmanın pilotlar için güvenli olmadığını düşünen Lauda yarıştan çekildi ve üçüncü olan Hunt, ilk ve tek dünya şampiyonluğunu kazandı.

1982 - Keke Rosberg

1982 Formula 1 sezonunun üçte ikisinden biraz fazlası tamamlandığında, Keke Rosberg 23 puanla şampiyonada 5. sıraya yerleşirken, Didier Pironi 39 puanla liderdi. Pironi ve en yakın rakipleri John Watson, Alain Prost ve Lauda ikişer zafer elde etmişken Rosberg henüz galibiyet alamamıştı.

fg
Keke Rosberg'in oğlu Nico Rosberg de bir F1 şampiyonu (Reuters)

Ancak Pironi'nin Almanya Grand Prix'sinde geçirdiği ve F1 kariyerini sona erdiren kazada sakatlanmasıyla Rosberg kendini şampiyonluk mücadelesinde buldu. Dijon'da kazanarak şanssızlığını kıran Rosberg, sezon finaline en yakın rakibi Watson'a karşı 9 puanlık bir avantajla girdi.
Watson, Caesars Palace Grand Prix'sini ikinci sırada tamamlarken, Rosberg'in 5.'liği Fin pilotun tek pilotlar şampiyonluğunu kazanması için yeterli oldu.

1983 - Nelson Piquet

Alain Prost, Hollanda Grand Prix'sinde kendisinden beklenmedik bir şekilde Piquet'ye çarptığında bile, Renault adına Fransa'nın ilk dünya şampiyonu olmaya aday görünüyordu.

erf
1978'den 1991'e kadar F1'de yarışan Nelson Piquet'nin üç şampiyonluğu var (Reuters)

Prost, Ferrari'nin Hollanda GP galibi René Arnoux'nun 8 puan önündeydi ve Piquet üçüncü sırada 14 puan gerideydi. Ancak BMW motorlu BT52'yle Monza ve Brands Hatch'te üst üste gelen zaferler, Brezilyalı Piquet'nin Kyalami finaline giderken Prost'la arasında sadece iki puan kalmasını sağladı. Prost'un turbo motoru onu yarı yolda bırakınca da Piquet'nin şampiyonluk yolu açılmıştı.

Üçüncü olan Brezilyalı, BMW'ye ilk ve tek F1 şampiyonluğunu kazandırmıştı.

2007 - Kimi Räikkönen

Pilotlar şampiyonasındaki en unutulmaz geri dönüşlerden biri, çaylak Lewis Hamilton'la iki kez dünya şampiyonu Fernando Alonso arasında McLaren'da yaşanan gergin takım içi mücadeleyle bilinen 2007 sezonunda gerçekleşti.

Hamilton, 84 puanla son 5 yarışa girerken sıralamanın zirvesindeydi; Alonso'nun 5, üçüncü sıradaki Felipe Massa'nın ise 15 puan önündeydi. 4. sırada ise 68 puanla Kimi Raikkonen vardı. Fin pilot, Ferrari tulumuyla ilk sezonunda o ana kadar üç galibiyet elde etmişti.

wdc
Kimi Raikkonen hâlâ Ferrari'nin son şampiyon pilotu (Reuters)

Belçika'da bir galibiyet daha alması Raikkonen'in farkı kapatmasına yardımcı olsa da Hamilton ve Alonso, bitime iki yarış kala hâlâ öndeydi. Ancak Hamilton, sondan bir önceki yarışta ıslak zeminde pit girişindeki çakıllara saplanıp F1'de ilk kez yarış dışı kaldığında, Çin'de zaferi Raikkonen elde etti ve şampiyonluk yarışında Hamilton'la arasında sadece 7 puan vardı.

"Buz Adam" lakaplı pilot, sezonun kapanış yarışı olan Brezilya Grand Prix'sinde de zafere ulaşırken, Alonso ve Hamilton sırasıyla üçüncü ve 7. sırada kaldı. Bu sayede Raikkonen, McLaren ikilisinin sadece bir puan önünde şampiyonluğu kazandı. Sezonun bitiminde Fin pilot 110 puana ulaşmışken, McLaren pilotları 109'ar puan toplamıştı.

2012 - Sebastian Vettel

Geriden gelip şampiyon olmayı çok iyi bilen Sebastian Vettel, 2010'da (o yıl puanlama sistemindeki değişiklikle artık galibiyete 25 puan veriliyordu) ilk şampiyonluğunu Alonso'nun sadece 4 puan önünde almıştı.

Ancak geri dönüşün çarpıcılığı sözkonusu olduğunda 2012 sezonu özellikle unutulmazdı. 2012 sezonunun ilk 7 yarışının her birinde farklı bir sürücü zafere ulaştı ve bunlardan biri de Vettel'di.

egr
Red Bull'un dahi mühendisi Adrian Newey, Sebastian Vettel ve Red Bull takım patronu Christian Horner, Vettel'in üçüncü şampiyonluğunu kutluyor (Reuters)

Bu arada Alonso şampiyonada liderliğe yükseldi ve 8 yarış kala Vettel'in 140 puanına karşılık 164 puana sahipti. Alman pilot daha sonra sezonun son bölümünde üst üste 4 yarış kazanarak gücünü gösterdi ve Brezilya'daki finale girerken Alonso'nun 13 puan önünde yer aldı.

Vettel'in Bruno Senna'yla ilk turda yaşadığı kazanın ardından arka sıralara düşmesiyle, bu avantaj yarış başlayalı henüz birkaç dakika olmuşken buharlaşmış gibi görünüyordu. Red Bull pilotu, aracında hasar oluşmasına ve yağmurun başlamasıyla birlikte uzun bir pit stop yapmasına rağmen çizgiyi 6. sırada geçerek yarışı ikinci bitiren Alonso'nun üç puan önünde kalmayı başardı.

Bakalım pazar günü tüm bu efsanevi geri dönüşlere bir yenisi daha eklenecek mi? Şampiyona lideri olan McLaren'ın Britanyalı pilotu Lando Norris'in şampiyonluğu kazanabilmesi için podyuma çıkması yetiyor. Max Verstappen'in zafere ulaşması içinse yarışı birinci bitirmesi yetmeyecek, aynı zamanda Lando Norris'in podyumun dışında kalmasını, yani ilk üçe girememesini bekleyecek. 

Abu Dabi Grand Prix'si yarış programı 

BeIN Sports'tan izlenebilen Formula 1 Abu Dabi GP'sinin programı şöyle: 

Birinci antrenman - 5 Aralık 12.30

İkinci antrenman - 5 Aralık 16.00

Üçüncü antrenman - 6 Aralık 13.30 

Sıralama turları - 6 Aralık 17.00

Yarış - 7 Aralık 16.00

Kaynaklar: F1, Race Mate, Goodwood 



Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, gözündeki sakatlık nedeniyle ikinci kez ameliyat olan UFC ağırsıklet şampiyonu Tom Aspinall'ı savundu.

Sakatlığı için tedavi gören Aspinall'ın dövüş kariyerinin geleceği belirsizliğini koruyor. Aspinall, ekimde rakibi Ciryl Gane'den gözüne çok sayıda darbe almıştı. Britanyalı Aspinall, Gane'le yaptığı maçta tartışmasız ağırsıklet şampiyonluğunu ilk kez savunuyordu ve Fransız dövüşçünün faulleri nedeniyle maç ilk rauntta sonuçsuz kalmıştı.

Geçen hafta tedavisinin ciddiyetini kanıtlayan fotoğraflar paylaşmasına rağmen 32 yaşındaki Aspinall, bazı çevrelerden eleştiri almaya devam ediyor.

Ancak hafif ağırsıklet şampiyonu Pereira, Aspinall'ı savunmak için harekete geçti ve Aspinall'ın sıkletıide dövüşen Brezilyalı Valter Walker'ın YouTube kanalında konuştu.

Sözleri Portekizce'den çevrilen Pereira, "Maç durdurulduğunda şikayet etmeye başladı" dedi.

[Bazıları] ona inanmadı, diğerleriyse onu yerden yere vurdu. Bakın, ben sağlıkla ilgili şaka yapmam. Şöyle düşünüyorum: Bu adam bir dövüşçü, böyle bir şeyde rol yapmaz. Ama adam ameliyattan sonra geri döndü. Paylaştığı fotoğrafı gördüm. Adamın gözü kıpkırmızıydı, beni bile biraz korkuttu. Göz gerçekten hassas, biliyorsuz değil mi?

vfvf
Tom Aspinall ikinci göz ameliyatını geçirdi (Optegra)

Aspinall'ın bir sonraki hamlesi belirsizken, bazı hayranlar daha önce geçici kemeri elinde bulunduran Gane'in dahil olduğu bir geçici kemer maçı yapılmasını istedi. Hatta bazıları 35 yaşındaki Gane'le 38 yaşındaki Pereira arasında bir maç önerdi.

Pereira en son ekimde dövüşmüş ve Magomed Ankalaev'i 80 saniyede nakavt ederek hafif ağırsıklet kemerini geri almıştı. Daha önce orta sıklette hüküm süren "Poatan", geçmişte ağırsıklete geçmeyi ima etmişti.

Esasen Pereira, 2023'ten geçen yaza kadar ağırsıklet şampiyonluğunu elinde tutan tartışmalı UFC efsanesi Jon Jones'la karşılaşmak istiyor gibiydi. 38 yaşındaki Jones, MMA'den emekli olduktan sonra unvanı boşaltmış (Aspinall geçici şampiyonluktan yükseltilmişti) ancak 14 Haziran'da Beyaz Saray'da dövüşme arzusunu dile getirmişti.

Independent Türkçe


25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.