2026 Dünya Kupası grup aşaması, futbol oyun tarzında yeni trendleri ortaya koyuyor

Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
TT

2026 Dünya Kupası grup aşaması, futbol oyun tarzında yeni trendleri ortaya koyuyor

Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)

Daha az faul, daha az çalım, daha az şut, ancak çok daha yüksek verimlilik: 2026 Dünya Kupası grup aşamasındaki 72 maçtan elde edilen istatistikler, futbol oyun tarzında yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor.

Arjantinli Lionel Messi ve diğer golcülerin rekor kırma yarışından ziyade, istatistik platformu "Opta" tarafından öne çıkarılan bir veri oldukça çarpıcı: Yeşil Burun Adaları (Cape Verde), 1966 yılından bu yana (istatistiksel verilerin tam olarak tutulmaya başlandığı ilk turnuva) bir Dünya Kupası maçında en az faul yapan takım unvanını elde etti.

Bu durum 15 Haziran’da Atlanta'da gerçekleşti. Avrupa şampiyonu İspanya'ya karşı tarihlerindeki ilk Dünya Kupası maçına çıkan Yeşil Burun Adaları, Ürdünlü hakem Adham Makhadme tarafından çalınan sadece 1 faul ile maçı 0-0 beraberlikle tamamladı. Buna karşılık, Haiti ile İskoçya arasındaki 0-0 biten maçta tam 44 faul yapılmış, bunların 23'ü Haiti aleyhine çalınmıştı.

Opta'nın araştırmalarına göre, Dünya Kupası maçlarında çalınan faul sayısı düşüş eğiliminde. Bu oran 1990 İtalya Dünya Kupası'nda maç başına 39,5 faul ile zirve yapmıştı. 20 yıl sonra, 2010 Güney Afrika'da 31,2'ye, 2022 Katar Dünya Kupası sonunda ise 25'e geriledi. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası'nda ise bu oran maç başına 22,3 faule düştü.

Hakemlere verilen talimatlar bu düşüşün bir kısmını açıklayabilse de oyun tarzındaki değişimle bağlantılı başka bir faktör, maç başına yapılan çalım sayılarında ortaya çıkıyor. Daha az çalım, daha az ikili mücadele, dolayısıyla savunmacılar ile hücum oyuncuları arasında daha az temas anlamına geliyor.

Opta, 60 yıl önce İngiltere'deki turnuvada maç başına 60 çalım ortalaması olduğunu belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın Opta’dan aktardığına 2026 Dünya Kupası'nın başlangıcından bu yana bu ortalama neredeyse yarı yarıya azalarak 32,5'e geriledi. Opta veri analisti Mathias Conde, "Bu sayı, 27,5 olan bir önceki turnuvaya göre biraz yüksek olsa da geçmişe kıyasla oldukça düşük" değerlendirmesinde bulunuyor.

Başarılı çalım sayısı 2022 Katar'da maç başına 11,5 iken, bu yıl 14,8'e yükseldi. Ancak bu rakam hala Brezilyalı efsane Pele döneminin zirvesi olan 1970 Meksika'daki 30,3 başarılı çalım ortalamasının çok uzağında. Conde, "Muhtemelen eskiye oranla çok daha doğrudan bir oyun tarzına geçiş yapıyoruz" diye belirtiyor.

Çalım ve faul sayısındaki bu düşüş, pas trafiğine ve kolektif oyuna odaklanan bir oyun tarzının sonucu olarak da açıklanabilir.

1966'da bir takım topa sahip olduğunda, atağı sonlandırmadan önceki ortalama pas sayısı 3,5 iken, bu yıl bu sayı 5,8'e yükselmiş durumda. Conde, durumu "Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan sorusuna benziyor; pas sayısı arttıkça şut sayısı azalıyor, ancak şutlar çok daha yakın mesafeden atılıyor" diyerek özetliyor.

Dünya Kupası tarihinde hiçbir dönem, 1970 Meksika turnuvasındaki kadar yüksek bir şut ortalaması (maç başına 42,2) görmedi. Buna kıyasla, 2026 turnuvasının ilk turunda maç başına 24,6 şut çekildi (Katar'da bu oran 22,8'di).

Buna rağmen, mevcut turnuva 1950'lerden bu yana gol yollarında en verimli dönemini yaşıyor: 72 maçta 215 gol atıldı ve maç başına 2,99 gol ortalaması yakalandı. Katar 2022'de bu oran grup aşamasından sonra 2,44 (turnuva genelinde 2,69) idi.

Ayrıca şut isabet oranında da iyileşme gözlemleniyor: 1970 Meksika Dünya Kupası'nda atılan şutların yüzde 29'u kaleyi bulurken, bu yıl bu oran yüzde 34'e ulaştı (Katar'da yüzde 36 idi). Oyuncular artık kaleye çok daha yakın mesafeden şut çekiyorlar; 1970'te Pele ve arkadaşlarının ortalamasından yaklaşık 5 metre daha yakın bir mesafeden, yani kaleden ortalama 16,8 metre uzaklıktan şut çekiliyor.



Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

FIFA, Başkan Gianni Infantino’yu eleştiren üst düzey bir yöneticinin kurumdan ayrılmasının ardından "korku iklimiyle yönetilmekle" suçlanıyor.

Kevin Lamour, FIFA'nın baş operasyon sorumlusu görevinden pazartesi günü ayrıldı. Bu ayrılık, Infantino'nun Dünya Kupası'ndaki ticari hisseleri satma planlarının FIFA çalışanlarını "aldattığını" söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

Lamour, bu planları eleştirmiş ve konu hakkında bilgilendirilmeyen FIFA çalışanlarının "hor görülmekten ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiğini" söylemişti. Ayrıca bu konuda konuştuktan sonra "o gece rahat uyuyabileceğini" de belirtmişti.

Infantino'nun liderliğindeki FIFA'yı uzun zamandır eleştiren Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, Associated Press'e kovulduğuna inandığı Lamour'ın FIFA yönetimindekilerin Infantino'nun emirlerini yerine getirmesini eleştirdiğini söyledi.

FIFA, pazartesi günü yaptığı açıklamada Lamour'a iki yıllık hizmeti için teşekkür etmiş ve "FIFA'yla baş operasyon sorumlusu Kevin Lamour arasındaki çalışma ilişkisi sona ermiştir" diyerek ayrılığı doğrulamıştı.

Associated Press'e konuşan Klaveness, "Şimdi onu kapının önüne koydular ve bizden hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz bekleniyor. Bu kabul edilemez; bu, korkuyla yönetmektir" dedi.

Şimdi FIFA liderlerine ve yöneticilerine, futbolun çıkarlarına aykırı olduğunu bildikleri emirlere boyun eğmemeleri çağrısında bulunmalıyız.

The Independent Lamour'la son görüşmeyi Infantino'nun değil, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom'un yaptığını pazartesi günü aktarmıştı. Grafstrom ayrıca Lamour'un ayrılışını e-posta yoluyla FIFA personeline bildirmişti.

Klaveness, Associated Press'e Grafstrom'un "açıkça başkan tarafından baskı altında tutulduğunu" söyledi.

Bu bir istifa değil, açıkça işten çıkarma.

Bu ay Grafstrom, Rabat'taki acil toplantının ardından FIFA'nın açıklamasını imzalamıştı. Açıklamada Infantino'nun Dünya Kupası planlarıyla ilgili "hatalar" için özür dilediği ancak üst düzey FIFA yöneticilerinin ona "desteklerini yineledikleri" belirtilmişti.

cdfvghyj
Lise Klaveness, FIFA'yı "korkuyla yönetmekle" suçladı (Reuters)

Klaveness, Infantino'nun Dünya Kupası planlarına karşı çıkmadaki rolünü övdü. Bu planlar büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Lamour, 31 Temmuz'daki ilk açıklamasında, muhalefetini dile getirerek işini kaybetmeye razı olduğunu söylemişti.

Klaveness, "Projenin iptal edilmesi için onun açıklaması gerekliydi" dedi.

Ortada olan, çok önemli bir şey söyledi ve yaşananları bize yöneticilerden birinin anlatması çok önemliydi. Böylece bunun FIFA'nın kendisi değil, sadece bir kişi olduğunu anladık.

The Independent, yorum almak için FIFA'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe


Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?
TT

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

İspanya La Liga şampiyonu Barcelona, şampiyonluk unvanını savunacağı yeni sezon öncesinde güçlü bir kadroyla hazırlıklarını sürdürürken, hücum hattında önemli bir boşlukla karşı karşıya. Katalan ekibinin kadrosunda üst düzey, klasik bir santrforun bulunmaması dikkat çekiyor.

Barcelona, La Liga’daki sezonun ilk maçında gelecek pazar Elche ile karşılaşacak. Ancak kulüp, yeni bir forvet transferi konusunda henüz kararını vermiş değil. Bu durum, Barcelona’nın sezonu sürekli olarak “9 numara” pozisyonunda görev yapacak bir oyuncu olmadan geçirme ihtimalini gündeme getiriyor.

Katalan ekibi, sözleşmesinin sona ermesinin ardından ABD MLS takımlarından Chicago Fire’a transfer olan Polonyalı Robert Lewandowski’yi kaybetti. Ferran Torres de yaklaşık 50 milyon avro (42,7 milyon sterlin) karşılığında Paris Saint-Germain’e transfer oldu. Torres, geçen sezon 49 maçta 21 gol atmış ve Lewandowski’nin forvet pozisyonundaki alternatiflerinden biri olmuştu.

Şarku’l Avsat’ın  BBC’den aktardığı habere göre Barcelona, Lewandowski’nin ayrılığının ardından Atletico Madrid’in Arjantinli golcüsü Julian Alvarez’i transfer listesinin ilk sırasına yerleştirdi. Ancak Madrid ekibinin oyuncuyu kadroda tutma konusundaki kararlılığı nedeniyle transfer oldukça zor görünüyor.

dfgrthy
Hansi Flick (DPA)

Alvarez, Dünya Kupası sırasında Atletico Madrid’den ayrılma isteğine ilişkin sinyaller vermişti. Ancak özellikle Real Madrid’in de oyuncuyla ilgilenmeye başlamasının ardından Atletico yönetimi tavrını net biçimde ortaya koydu. Kulübün CEO’su Miguel Angel Gil Marin, Alvarez’in 200 milyon avro (yaklaşık 170,8 milyon sterlin) karşılığında dahi satılık olmadığını açıkladı.

Bu tutumun Barcelona’yı alternatif isimler üzerinde çalışmaya yönelttiği belirtilirken, Alman teknik direktör Hansi Flick de hücumdaki eksikliğin giderilmesi için kulübün “bir şeyler yapması gerektiğini bildiğini” söyledi.

Flick’in elindeki alternatifler

Flick’in mevcut kadro içerisinde başvurabileceği çeşitli seçenekler bulunuyor. Bunların başında genç yıldız Lamine Yamal geliyor. Alman teknik adam, Yamal’ı zaman zaman “sahte 9” pozisyonunda denese de oyuncuyu sağ kanatta kullanmayı tercih ediyor. Yamal, takımın hücumdaki en önemli silahlarından biri olmayı sürdürüyor.

Yamal geçen sezon 24 gol atarken, İspanya Milli Takımı ile de Dünya Kupası şampiyonluğu yaşadı. Ancak oyuncunun en büyük tehdit oluşturduğu bölge sağ kanat. Burada rakip beklerle bire bir mücadeleye girebilen Yamal, içeriye kat ederek pozisyon üretebiliyor ve takım arkadaşlarına gol fırsatları hazırlayabiliyor.

7kkl
Lamine Yamal (Reuters)

Dani Olmo da sahte 9 olarak görev yapabilecek oyuncular arasında bulunuyor. Flick daha önce Brezilyalı Raphinha’yı da “merkezi” bir pozisyonda kullanmıştı. Fermin Lopez ise hücum hattında daha ileri bir rolde görev yapabilir.

Yeni transferler Anthony Gordon ve Karim Adeyemi ise hızları ve savunma arkasına yaptıkları koşularla dikkat çekiyor. Ancak iki oyuncu da geleneksel anlamda bir santrfor niteliği taşımıyor.

Flick, bir başka seçenek olarak son derece hareketli bir hücum hattına yönelebilir. Bu sistemde oyuncular sürekli pozisyon değiştirerek rakip savunmanın dengesini bozabilir ve rakip stoperlerin arasında sabit bir santrfor bulunmayabilir.

Bu yaklaşım Barcelona’yı rakip savunmalar açısından daha zor bir takım haline getirebilir. Ancak kulübün önceliğinin yine de uzman bir santrfor transfer etmek olduğu belirtiliyor.

Gözler Gyökeres’te

Barcelona’nın gündemindeki isimlerden biri de Arsenal’in İsveçli golcüsü Viktor Gyökeres.

Arsenal daha önce Gyökeres’i, Julian Alvarez transferinin de dahil olabileceği bir takas formülünde değerlendirmişti. Ancak Arjantinli yıldızın transferinin çıkmaza girmesi, Barcelona’nın dikkatini İsveçli golcüye çevirmesine neden olabilir.

Gyökeres, geçen yaz Portekiz ekibi Sporting’den Arsenal’e transfer olmuş ve bonuslarla birlikte toplam 73 milyon avroya (64 milyon sterlin) ulaşan bir bedelle İngiliz ekibinin yolunu tutmuştu. İsveçli forvet, ilk sezonunda 21 gol kaydederken Arsenal de Premier Lig şampiyonluğuna ulaşmıştı.

Ancak Barcelona’nın, yalnızca bir sezonun ardından Gyökeres’i bırakması için Arsenal’i ikna edebilmek adına önemli bir mali taahhütte bulunması gerekecek.

Lautaro ve Luis Suárez de listede

Barcelona’nın değerlendirdiği diğer seçenekler arasında Inter’in Arjantinli forveti Lautaro Martinez ile Sporting’in Kolombiyalı golcüsü Luis Suárez de bulunuyor.

Barcelona yönetimi, 1 Eylül’de kapanacak transfer döneminden önce hücum hattındaki boşluğu dolduracak bir çözüm bulmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Flick’in elinde mevcut kadroyla bu açığı kapatabilecek çeşitli taktik seçenekler bulunuyor. Ancak klasik bir santrforun yokluğu, özellikle Barcelona’nın sezon boyunca tüm kulvarlarda mücadele etmeyi hedeflediği düşünüldüğünde, Katalan ekibinin karşılaşacağı en önemli sorunlardan birine dönüşebilir.


Stuttgart’ın forvet oyuncusu Deniz Undav: İki kez ölümden döndüm

Deniz Undav (DPA)
Deniz Undav (DPA)
TT

Stuttgart’ın forvet oyuncusu Deniz Undav: İki kez ölümden döndüm

Deniz Undav (DPA)
Deniz Undav (DPA)

Almanya Milli Takımı ve Stuttgart’ın forvet oyuncusu Deniz Undav, ciddi deniz ürünü alerjisi nedeniyle karides yedikten sonra iki kez ölümün eşiğine geldiğini ilk kez açıkladı.

Undav, YouTube’da yayınlanan Histry Stories programındaki samimi söyleşide, iyi bir suşi tabağında mutlaka bulunması gereken malzemeler sorulduğunda, “Her zaman somon. Karides yemem yasak. İki ya da üç kez alerjik reaksiyon geçirdim ve iki kez neredeyse ölümden döndüm. Her yerim şişiyor ve nefes alamıyorum” dedi.

Kebap ve acılı yemekler ise Undav’ın en sevdiği yiyecekler arasında yer alıyor.

2026 Dünya Kupası’nda 3 gol kaydeden Undav, sonradan oyuna dahil olduğu Almanya Milli Takımı’nda olumlu performans sergileyen az sayıdaki oyuncudan biri olmuştu. Almanya, turnuvaya son 32 turunda veda etmişti.

Undav şimdi, yeni teknik direktör Jürgen Klopp yönetimindeki Almanya Milli Takımı’nın ilk kadrosuna seçilmeyi hedefliyor. Klopp, Dünya Kupası sırasında Undav’ın sahadaki hareketlerini eleştirmişti. Almanya, UEFA Uluslar Ligi’nde 24 Eylül’de Hollanda ile karşılaşacak.

Stuttgart ise Bundesliga’daki yeni sezonun ilk maçında 28 Ağustos’ta son şampiyon Bayern Münih’e konuk olacak.