Yapay zeka Arap dünyasında umut verici fırsatlar sunuyor

Yapay zekanın 2030 yılına kadar Arap dünyasında GSYİH'ya 320 milyar dolar katkıda bulunması bekleniyor.

Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
TT

Yapay zeka Arap dünyasında umut verici fırsatlar sunuyor

Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)

Uluslararası arenada yapay zeka alanında yarış hızını artırarak devam ederken Arap ülkelerinden çeşitli girişimler, Arap dünyasının bu yarışta ilk sıralarda yer alma arzusunu ortaya koyuyor. Bu hareketlilik aynı zamanda bazı kurumların, yapay zekanın 2030 yılına kadar Ortadoğu ülkelerinin gayri safi yurt içi hasılasına (GSYİH) yaklaşık 320 milyar dolar katkıda bulunacağına dair beklentileriyle uyumlu seyrediyor. Diğer yandan uzmanlar, Ortadoğu’nun genç nüfusunun demografik yapısı çerçevesinde umut verici fırsatlar olduğuna işaret ediyorlar ki bu da, yapay zekanın daha geniş bir kullanıcı kitlesi ve yararlanıcıları için daha fazla fırsat sunduğu anlamına geliyor. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Fas, yapay zeka alanında gelecek vadeden bölge ülkeleri olarak öne çıkıyor.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geçtiğimiz nisan ayında yayınlanan bir rapor, ‘yapay zekanın Ortadoğu’ya 2030 yılına kadar 320 milyar dolarlık ekonomik kazanç getireceğini’ öngörüyordu. Aynı rakamlar, 2018 yılında Londra merkezli çok uluslu bir profesyonel hizmetler ağı olan PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yayınlanan bir raporda da yer almıştı.

PwC raporuna göre bu rakam, yapay zekanın 2030 yılında tüm dünyadaki toplam faydalarının yüzde 2'sini oluşturuyor. Yapay zekanın aynı yıl dünya ekonomisine yaklaşık 15,7 trilyon dolar katkıda bulunması bekleniyor.

Ulusal stratejiler

WEF raporuna göre ‘Ortadoğu’daki birçok ülke yapay zekanın faydalarından yararlanma yolunda çeşitli adımlar attı. Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar 20 bin kadar uzmanın yetiştirilmesi için iddialı bir planı da kapsayan ‘Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi’ projesini başlattı. BAE Dubai Emirliği, yapay zeka, dijital ekonomi ve metaverse gibi alanlara yatırım yapmak için 2022 yılının temmuz ayında geçici bir komite oluştururken Bahreyn, palmiye ağaçlarını hesaplamak ve tarımsal üretimi daha verimli belirlemek için yapay zekadan yararlanıyor.

Bu gelişmelerle birlikte raporda, yapay zekanın on yılın sonunda Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Katar ekonomilerinin GSYİH’sına yüzde 8,2, yani yaklaşık 46 milyar dolar katkıda bulunacağı tahmin ediliyor.

Arap ülkeleri, yapay zeka alanında, ulusal stratejilerin belirlenmesi ve uzman bakanlıkların kurulması gibi adımlar attı. Mısır'daki Nil Üniversitesi'nde çalışmalarını yapay zeka alanında yürüten Mustafa el-Attar’a göre bu adımlar, Arap ülkelerinin ekonomiyi çeşitlendirme ihtiyacının farkında olduğun bir göstergesi.

Şarku’l Avsat’a değerlendirmede bulunan Attar, petrol üreticisi olan Arap ülkeleri, petrol sonrası döneme hazırlık yapmak amacıyla bir süredir ekonomilerini çeşitlendirmeye yönelik adımlar atarken yapay zekaya ağırlık verdiler.

Attar, Arap ülkelerinin yapay zeka alanına yönelmesiyle ilgili üç neden sıraladı. Attar’a göre bunların başında veri geliyor. Her alanda değerli olan veri, adeta yirmi birinci yüzyılın petrolü olarak görülüyor ve Arap ülkeleri gibi nüfusu fazla olan ülkelerde veri daha da değerli hale geliyor. Örneğin tıp alanında, bir ilacın neden bazı insanlar üzerinde etkili, bazıları üzerinde ise etkisiz olduğunun bilinmesi gerekebilir. Bu bilgiye çok sayıda veri elde edilmeden erişilemez.

Attar'ın sıraladığı ikinci sebep, endüstrilerin önümüzdeki yıllarda iklim dostu olmak için yenilenebilir enerji arayışına girecek olmaları. Endüstrilerin bu doğrultuda yeşil enerjiye dönüşüm için uygun başka yatırım alanları aramaları gerekiyor. Attar'a göre Arap ülkelerinin yapay zekaya yönelmesinin üçüncü nedeni ise çocukların ve gençlerin nüfusun yaklaşık yarısını oluşturduğu Ortadoğu ülkelerinin demografik yapısı. Bu da genç demografik yapının, cep telefonlarını yoğun olarak kullandıkları anlamına geliyor. Gençlerin, hem bu son teknolojiler konusunda eğitilmeleri kolay hem de yapay zekanın dayandığı temel veri toplama kaynağını da oluşturuyorlar.

Yapay zeka alanında Arap dünyasının sahip olduğu olanaklara ilişkin başka bir noktaya daha dikkati çeken Attar, petrol üreticisi olmayan diğer Arap ülkelerinin bazılarının özellikle de yapay zekanın büyük sermayelere değil, beyne ihtiyacı olduğundan genç nüfusu ekonomik büyümeyi yönlendirmek için yatırım fırsatı olduğunun farkına vardığını ve bu yüzden yapay zeka alanında eğitimlerin verileceği fakülteler kurmak gibi bazı adımlar atarak harekete geçtiğini söyledi.

PwC tarafından yapılan araştırmalarına göre yapay zekanın 2030 yılına kadar Suudi Arabistan'ın GSYİH'sına 135 milyar dolardan fazla katkıda bulunmasıyla Suudi Arabistan’ın Ortadoğu'da yapay zeka alanında en büyük kazanımları elde etmesi bekleniyor.

Suudi Arabistan ve Vizyon 2030

Suudi Arabistan, küresel bir yatırım merkezine dönüşmek ve ekonomisinin başlıca gelir kaynağı olan petrole bağımlılığını azaltmak için kapsamlı bir plan sunan Vizyon 2030’u hayata geçirdiğini duyurmasının ardından yapay zeka ve veri analizi teknolojilerini tüm ekonomik sektörlere entegre etmeyi amaçlayan ‘Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi’ adlı stratejiyi geliştirdi.

Stratejinin ve ilgili girişimlerin uygulanmasının takibi için Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Kurumu (SADAIA) kuruldu.

SADAIA ayrıca, kamu ve özel sektör çalışanlarına iş hayatların yapay zekayı kullanma konusunda gerekli becerileri kazandırmayı amaçlayan SADAIA Akademi'yi hayata geçirdi.

SADAIA, tüm kamu ve idari kurumların verilerini birbirine bağlamak, bu verilere erişimi kolaylaştırmak ve iyileştirmek, yapay zeka teknolojilerini ‘hükümet’ dahil olmak üzere kilit alanlara entegre etmek, resmi işlemlerin yapay zeka teknolojileri temelinde otomatikleştirilmesi amacıyla akıllı bir devlet sektörü oluşturmak, maksimum üretkenlik ve etkinlik elde etmek için ‘özel sektörle iş birliği içinde büyük veri platformları ve analiz araçları geliştirmeye’ odaklandı.

Suudi Arabistan’ın yapay zekanın kullanımını artırmak için önem verdiği bir diğer alan ise eğitim. Bu amaçla akademik müfredat, yapay zeka teknolojileri ve bunların tüm sektörlerdeki rolünü içerecek şekilde güncellendi. Suudi Arabistan, yapay zekayı, tıbbi araştırmalar ve ilaç endüstrisi gibi alanlara entegre ederek sağlık hizmetleri alanında da yoğun kullanmaya başladı. Enerji alanında ise sektörün verimliliğini, üretimini ve emilimini artırmak amacıyla enerji tedarik zincirlerinin yönetiminde programlar ve algoritmalar kullanılıyor.

Suudi Arabistan tarafından hayata geçirilen uygulamalı modeller arasında, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) araştırmacılarının tarım, sağlık, mühendislik ve hayvansal üretim alanlarında yapay zeka kullanan katkıları dikkat çekiyor. KAUST, Kovid-19 salgını sırasında resmi internet sayfasında BT taramaları yapılarak enfekte olmuş kişilerin teşhisi için gerekli test kitleri geliştirmek amacıyla yapay zekanın kullanıldığını duyurdu. Araştırmanın başında KAUST'taki Hesaplamalı Biyobilimler Araştırma Merkezi Vekil Müdür Yardımcısı ve bilgisayar bilimi doçenti Zhen Gao yer aldı.

KAUST Biyoloji ve Çevre Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden Heribert Hirt, 9 Mart'ta duyurulan ve ‘belirli bir toprakta hangi mikropların eksik olduğunu tahmin etmeye ve böylece bitkinin büyümesine yardımcı olan’ bir yapay zeka algoritması oluşturdu.

KAUST ayrıca ‘Vizyon 2030'un gereksinimlerini karşılamak için hızla gelişen teknolojiye odaklanan bir dünyada vasıflı bir iş gücü oluşturmayı ve iş piyasasında gerekli teknik becerileri kazandırmayı’ amaçlayan ‘KAUST Akademi’ girişimini başlattı.

PwC’nin araştırmalarına göre yapay zekanın, 2030 yılına kadar GSYİH'ya 135,2 milyar dolardan fazla katkıda bulunması beklenen Suudi Arabistan’ın Ortadoğu ülkeleri arasında bu alandaki en büyük kazanımları elde edeceği öngörülüyor.

Mısır’ın yapay zeka alanında attığı adımlar

Mısır'ın yapay zekaya ve uygulamalarına olan ilgisi, uluslararası raporlarda sınıflandırılmasını sağladı. Oxford Insights ve Uluslararası Kalkınma ve Araştırma Merkezi (IDRC) tarafından 2022’de yayınlanan, hükümetin yapay zeka teknolojilerine hazır olup olmadığına ilişkin raporda, Mısır’ın Afrika'da Mauritius'tan sonra ikinci ve dünya çapında 56. sırada yer alması, Mısır'ın Afrika'da sekizinci ve dünya genelinde 194 ülke arasında 111’inci sırada yer aldığı 2019 raporuna kıyasla önemli bir ilerleme kaydettiğini gösterdi. 2021/2022 İnsani Gelişme Raporu da Mısır'ın Devletin Yapay Zekaya Hazırlık Durumu Endeksi’nde 55 sıra ilerlediğini ortaya koydu. Mısır, Küresel Bilgi Endeksi'ne göre ise 2020 yılında 138 ülke arasında 72’inci sıradan 2021 yılında 154 ülke arasında 53’üncü sıraya yükseldi.

Mısır, ‘eğitim, öğretim ve uygulama hacmindeki verilerden faydalanmak ve daha sonra her sektör için önemine göre özel sektörün yararlanabilmesi için kullanılabilir hale getirmek’ olmak üzere üç ana başlıktan oluşan ‘Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ni resmi düzeyde 2021 yılının temmuz ayında başlattı.

Mısır, bu strateji çerçevesinde, temeli insan aklı olan yapay zeka alanında ilerleme kaydetmek için kaynak sağlamak amacıyla son zamanlarda birçok adım attı. Mısır üniversitelerinde yapay zeka alanında eğitim veren fakültelerin sayısı 9'a ulaştı.

Mısır'daki ya da Mısırlılara ait yapay zeka şirketleri dünyanın en gelişmiş şirketleri arasında yer aldı. Bunlardan biri, 2018’de Las Vegas'ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) yapay zeka alanında ‘dünyanın en iyi gelişen şirketi’ ödülünü kazanan video analiz şirketi AvidBeam Technologies şirketi de bulunuyor. AvidBeam Technologies, bu ödülden tam bir yıl önce ABD merkezli teknoloji dergisi CIO Review'in yapay zeka alanında dünyanın en iyi 20 gelişmekte olan şirketleri arasında sıralanmıştı.

PwC araştırmaları, yapay zekanın 2030 yılında Mısır ekonomisine 42,7 milyar dolardan fazla katkıda bulunacağını tahmin ediyor.

2021/2022 İnsani Gelişme Raporu, Mısır’ın ‘Devletin Yapay Zekaya Hazırlık Durumu Endeksi’nde 55 sıra ilerlediğini ortaya koydu.

BAE’nin yapay zeka stratejisi

BAE'nin yapay zeka için 2017 yılının eylül ayında imzalanan ulusal bir stratejisi var. Bu strateji, hükümeti 2031 yılına kadar tamamlanmayı planladığı çeşitli girişimleri barındırıyor. Bu stratejinin başlatılması çerçevesinde stratejinin hedeflerini diğer hükümet planlarıyla uyumlu hale getirmek amacıyla bir Yapay Zeka Devlet Bakanı atandı.

Söz konusu strateji, ‘su kaynaklarının kullanımını iyileştirmenin ve atıkları azaltmanın yollarını araştırmak için büyük verileri kullanarak su şebekelerini yönetmek için yapay zekadan yararlanmanın ve tüm bölgelerdeki günlük istatistiklere dayalı olarak olası kazaları ve trafik sıkışıklığını tahmin etmeye yönelik önleyici mekanizmalar geliştirerek trafik sektörünü yönetmek için bu teknolojileri kullanmanın yanı sıra birçok hedefi barındırıyor. Ayrıca yıl boyunca verimliliklerini inceleyerek ve buna göre yeni projeler düzenleyerek yenilenebilir enerjiye dayalı elektrik şebekeleri geliştirmek için yapay zekaya güveniyor.

BAE, kamu sektöründe özellikle kameralar aracılığıyla kimlik tespiti alanında yapay zekayı güvenlik hizmetleriyle entegre etmek için çalışıyor. Hükümet, akıllı veri yönetimi teknolojileri aracılığıyla idari yükleri azaltırken bölge sakinleri için tüm devlet hizmetlerini otomatikleştirmeyi planlıyor.

PwC araştırmaları, yapay zekanın BAE ekonomisine 2030'da GSYİH'nın yüzde 14'ünü oluşturan 96 milyar dolardan fazla katkıda bulunacağını öngörüyor.

Fas Dijital Geçiş ve Yönetim Reformu Bakanlığı

Fas, iki yıldan kısa bir süre önce ‘Dijital Geçiş ve Yönetim Reformu Bakanlığı’ adında dijital dönüşüm alanında yeni bir bakanlık kurarak yapay zekayla ilgili ciddi çalışmalara başladı. Bakanlığa yapay zeka alanında uzman bir isim olan Ghita Mezzour getirildi. 2021 yılının eylül ayında göreve başlayan Mezzour’a gönderilen görevlendirme mektubunda ‘Fas'ta dijital geçişi hızlandırmak için çalışmak zorunda kalacağı’ bildirildi.

Mektupta bu stratejinin esas olarak ‘kamu hizmetlerini dijitalleştirmeyi, iş fırsatları yaratan dijital bir ekonominin ortaya çıkmasının temellerini atmayı ve Fas'ı bu alanda daha iyi bir konuma taşımayı hedeflediği’ belirtildi.

Fas, söz konusu stratejiyi başlatmadan önce 2019 yılında bu alandaki ilk fakülteyi açtı. Euromed Üniversitesi’nde açılan Dijital Mühendislik ve Yapay Zeka Fakültesi, robotik, insan-makine iş birliği, yapay zeka, siber güvenlik, web teknolojileri, cep telefonu ve büyük veri gibi alanlarda eğitim vermeye başladı.

Fas yapay zeka alanında uzman isimlere sahip ve bunlardan ikisi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Technology Review Arabia dergisi tarafından yayınlanan 2022 yılının en önde gelen Arap yapay zeka uzmanları listesinde yer aldı. Bu iki isimden biri, sağlık hizmetlerinde makine öğrenimi çözümleriyle ilgilenen bir şirket olan OKRA'nın kurucusu ve CEO'su Loubna Bouarfa. Bouarfa, aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’na bağlı Yapay Zeka Üst Düzey Uzmanlar Grubu’nun da üyesi. Diğer isim ise Fas merkezli Cadi Ayyad Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü ve veri bilimi yüksek lisans programının kurucusu Hajar Al-Musannaf.



Facebook ve Instagram çöktü mü? Kullanıcılardan erişim sorunu bildirimleri

Facebook ve Meta logosu
Facebook ve Meta logosu
TT

Facebook ve Instagram çöktü mü? Kullanıcılardan erişim sorunu bildirimleri

Facebook ve Meta logosu
Facebook ve Meta logosu

Facebook ve Instagram kullanıcıları, bugün dünya genelinde iki sosyal medya platformuna erişimde sorun yaşandığını bildirdi. Kullanıcıların karşısına, hesapların “geçici olarak kullanılamadığı” yönünde bir mesaj çıktı.

Hizmet kesintilerini takip eden Downdetector sitesine göre sorunlar ABD Doğu Yakası saatiyle yaklaşık 03.25'te başladı. ABD'de binlerce kullanıcı erişim sorunları yaşadığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre aynı saatlerde kullanıcıların yüzde 63'ü Facebook ve Instagram'ın internet sitelerine erişimde sorun yaşadı. Her iki sosyal medya platformu da Meta'nın bünyesinde bulunuyor.

ABD'de Instagram uygulamasında sorun yaşayan kullanıcılar tarafından bugün TSİ 11.18 itibarıyla 2 bin 829 ayrı bildirim daha yapıldı.

Reuters tarafından yapılan incelemeler, Singapur'da da Facebook ve Instagram'a erişimin aralıklı olarak kesildiğini ortaya koydu. Meta, devam eden hizmet kesintisiyle ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


Kimi K3... Rakiplerini şaşkına çeviren Çin yapay zekâ modeli

Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
TT

Kimi K3... Rakiplerini şaşkına çeviren Çin yapay zekâ modeli

Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)

Çinli girişim şirketi Moonshot AI tarafından cuma günü piyasaya sürülen yeni yapay zekâ modeli Kimi K3, en gelişmiş ABD yapay zekâ sistemlerine yakın performansıyla geniş çaplı bir hayranlık uyandırdı. Bu gelişme, ABD’de söz konusu ilerlemeye ayak uydurmak adına hızla harekete geçilmesi yönünde çağrılara yol açtı.

Çinli DeepSeek firmasının Aralık 2024’te V1 aracını sunmasından bu yana, Çinli yapay zekâ şirketleri, indirilebilen ve üzerinde değişiklik yapılabilen açık kaynaklı modelleri ücretsiz olarak erişime açarak sektörün çehresini sürekli olarak yeniden şekillendiriyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bu modeller; büyük Batılı şirketlerin ücretli ve kapalı modellere dayalı olarak kurduğu yapay zekânın ekonomik temellerini kısmen de olsa sorgulatıyor.

Kimi K3 modeli ile özellikle boyut anlamında yeni bir seviyeye ulaşıldı. Model, nisan ayında piyasaya sürülen ve 1,6 trilyon parametreye sahip olan DeepSeek V4 Pro’nun yaklaşık iki katı büyüklüğünde, yani 2,8 trilyon parametre kullanılarak geliştirildi.

Moonshot AI, yeni modellerinin yapay zekâ alanında ‘açık modeller boyutunun üst sınırını’ temsil ettiğini öne sürüyor.

Ancak asıl şaşkınlık yaratan unsur, Kimi K3’ün performansı oldu. Günümüzde yapay zekâ modelleri, çok çeşitli kriterler ve belirli görevler üzerinden karşılaştırılıyor. Bu yarışta Kimi K3; birçok yönden Anthropic firmasının Fable 5 ve OpenAI’ın GPT-5.6 Sol gibi gelişmiş yapay zekâ modellerine yakın bir performans sergiliyor.

Referans platformu Arena AI tarafından hazırlanan sıralamaya göre, Moonshot AI’ın geliştirdiği araç, özellikle uygulama veya web sitesi programlama alanında bazı listelerin zirvesinde yer aldı.

Mevcut aşamada kod üretimi, üretken yapay zekânın en belirgin kullanım alanı olarak öne çıkıyor. Bu pazar şu anda Anthropic şirketinin hakimiyetinde bulunurken, OpenAI da pazardaki varlığını hızla pekiştirmeye devam ediyor.

Henry Intelligent Machines PBC platformunun CEO’su Alex Finn, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, bu durumun yapay zekâ yarışında radikal ve kalıcı bir dönüşüm yaratacağını ifade etti.

Jeopolitik gerilimler tırmanıyor

Mart ayına kadar Beyaz Saray’da yapay zekâ dosyasını yürüten ve ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlığını sürdüren David Sacks, gelişmeyi “Bu, endişe verici bir durum” sözleriyle değerlendirdi.

Sacks, elde edilen bu yeni başarıyı Çin-ABD rekabetinde Çin’in bir zaferi olarak görüyor.

Çin’in ilerleme hızını artırdığı bu dönemde Sacks, ABD’nin ‘işleri zorlaştırmasını’ eleştirerek, “Siyasetçiler ve bürokratlar veri merkezlerini yasaklıyor, eyalet düzeyinde daha fazla yasa ve kısıtlama getiriyor ve en yeni modelleri lisanslama yetkisini yeni federal kurumlara vermek için çabalıyorlar” ifadesini kullandı.

Sacks bu sözleriyle, yeni veri merkezlerinin inşasına yönelik protesto hareketine ve en son yapay zekâ teknolojilerini piyasaya sürülmeden önce test etmeyi amaçlayan Trump yönetiminin geri adım atan tutumuna işaret ediyor.

Eski Beyaz Saray Yapay Zekâ Danışmanı Dean Ball ise Çin sisteminin başarısının, yapay zekâyı bir ürün olmaktan ziyade ‘kamusal bir faydaya’ dönüştürmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Ball’a göre bu durum, özel sektörü sektöre dahil olmaktan caydırarak ilerleme ve yatırımları engelleyecek.

Avustralya’nın Canberra kentindeki New South Wales Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Hussein Abbas, “Amerikalıların endişelenmesi gerektiğini söylemiyorum, ancak eli kolu bağlı da oturamazlar” değerlendirmesinde bulundu.

Çin yapay zekâ modelleri, yapay zekâ fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde, gelişmiş ABD modellerine kıyasla ortalama maliyetlerinin daha düşük olması sayesinde son aylarda Batı’da geniş bir takipçi kitlesine ulaştı ve kullanımı giderek arttı.

Günlük dilde verilen basit komutlarla bir dizi görevi yerine getirebilen, hatta kendi performansını değerlendirip hatalarını düzeltebilen programlar olan yapay zekâ ajanlarının (AI agents) ortaya çıkışı, bilgi işlem gücüne olan ihtiyacı katlarken projelerin maliyetlerini de artırdı.

Atreides Management yatırım şirketinden Gavin Baker’ın da aralarında bulunduğu bazı isimler ise Kimi K3’ün etkisini küçümseyerek, ilk testlerin modelin yüksek miktarda bilgi işlem kapasitesi tükettiğini gösterdiğini ve bunun da onu açık kaynaklı bir modele göre nispeten maliyetli kıldığını belirtti.

Arena AI CEO’su Anastasios Angelopoulos, yapay zekâ modellerinin yeteneklerindeki bu patlamanın jeopolitik gerilimleri tırmandıracağı görüşünü paylaştı.

TITV podcast kanalıyla yaptığı söyleşide Angelopoulos, bu durumun Çin’in kendi yerli modellerinin ihracatına kısıtlamalar getirmesi ya da ABD’nin Çin yapay zekâsının kendi sınırları içindeki kullanımını sınırlaması şeklinde yansıyabileceğini açıkladı.

Angelopoulos, “Çin ile ABD arasındaki rekabetin şiddeti artıyor, bu da giderek daha önemli riskler doğuruyor” dedi.


Dinozorları yok eden asteroide dair yeni bulgu: "Çok talihsizlermiş"

Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
TT

Dinozorları yok eden asteroide dair yeni bulgu: "Çok talihsizlermiş"

Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Araştırmacılar, 66 milyon yıl önce dinozorların ölümüne yol açan meteorit türünü ortaya çıkardı ve bu türe Dünya'da pek rastlanmıyor.

Dinozorlar çağının sonunu getiren şey bir asteroit olsa da asteroitlerin Dünya yüzeyine yaptıkları yolculuktan sağ çıkan parçaları meteorit diye adlandırılıyor.

Yaklaşık 10 kilometre genişliğindeki "Chicxulub" asteroidi gezegene çarptığında parçalanarak ardında büyük bir krater ve binlerce kilometre uzağa kadar giden parçalar bıraktı.

Bilim insanları Chicxulub'un izlerini inceleyerek dünyayı sarsan kondritin (bilinen en eski kayalar için kullanılan bir terim) karbonmonoksitten oluştuğunu tespit etti.

British Columbia Üniversitesi'nden bilim insanlarının cuma günü bulgularını yayımladığı yeni araştırmaya göre bu tür meteoritler, Dünya'da örneklenen meteoritlerin yalnızca yüzde 5'ini oluşturuyor ve Güneş Sistemi'ndeki en ilkel maddeler arasında yer alıyor.

Okulda misafir öğretim üyesi olan Dr. Philippe Claeys yaptığı açıklamada, "Böylesine nadir ve uzak bir cismin çarpması, dinozorların ne kadar talihsiz olduğunu gerçekten vurguluyor" diyor.

Bulguların, Chicxulub'un günümüzde Meksika'daki Yucatán Yarımadası diye bilinen bölgeye çarpmasının ardından yaşananlara dair teoriyi değiştirmediğini belirtiyor.

Ancak bulgular, meteoritteki yanıcı bir element olan kükürtün, yaşayan türlerin yüzde 75'ini yok etmesinden sorumlu olma ihtimalini azaltıyor.

Claeys şu ifadeleri kullanıyor:

Atmosfere saçılan ince enkaz parçaları başlıca faktör olmalı.

Claeys, Paris Yer Fiziği Enstitüsü ve Paris Üniversitesi'nden bazı isimler de dahil, Avrupa'daki diğer araştırmacılarla işbirliği yaptı.
 

British Columbia Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Philippe Claeys, keşfi gerçekleştiren araştırmacılardan biriydi (British Columbia Üniversitesi)British Columbia Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Philippe Claeys, keşfi gerçekleştiren araştırmacılardan biriydi (British Columbia Üniversitesi)

Bu araştırmacılar, meteoritin oluşturduğu ince bir kil tabakasından toplanan örneklerde yer alan eser miktardaki elementleri ölçtü.

Ekip, Chicxulub'un Jüpiter yakınlarındaki Asteroit Kuşağı'nın dış bölgelerinden ya da Güneş Sistemi'nin uzak köşelerinden gelmiş olabileceğini söylüyor.

Asteroit ve çarpmasıyla ilgili pek çok soru cevap bekliyor ve Dünya'daki yaşamı yok eden şeyin ne olduğu hâlâ araştırılıyor.

Bazı araştırmacılar çarpışmadan çok önce iklim değişikliğinin rol oynamış olabileceğini öne sürerken, diğerleri ise yanardağları işaret ediyor.

Krater çarpmasının kalıntıları, ince bir kil tabakasında bulundu (Dr. Philippe Claeys)Krater çarpmasının kalıntıları, ince bir kil tabakasında bulundu (Dr. Philippe Claeys)

Her halükarda, yaşanmış olabilecekler kulağa korkunç geliyor.

The Conversation'da yayımlanan canlı bir anlatımda, İngiliz öğretim üyeleri Monica Grady ve Michael Benton, ayrım gözetmeksizin ölümlerin yaşandığı tüyler ürpertici bir sahneyi betimliyor.

İkili, "İster dinozor ister bokböceği olsun, geçici çukurun yakınındaki herkes patlamanın etkisiyle anında yanıp kül olurdu" diye yazıyor.

Öğretim üyeleri, "Ancak merkez üssünden 2 bin kilometre uzakta olanlar bile, çarpışma bölgesinden yayılan termal radyasyon ve süpersonik rüzgarlar yüzünden muhtemelen kısa sürede ölürdü" diyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news