Yapay zeka Arap dünyasında umut verici fırsatlar sunuyor

Yapay zekanın 2030 yılına kadar Arap dünyasında GSYİH'ya 320 milyar dolar katkıda bulunması bekleniyor.

Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
TT

Yapay zeka Arap dünyasında umut verici fırsatlar sunuyor

Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Riyad geçtiğimiz yıl Küresel Yapay Zeka Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)

Uluslararası arenada yapay zeka alanında yarış hızını artırarak devam ederken Arap ülkelerinden çeşitli girişimler, Arap dünyasının bu yarışta ilk sıralarda yer alma arzusunu ortaya koyuyor. Bu hareketlilik aynı zamanda bazı kurumların, yapay zekanın 2030 yılına kadar Ortadoğu ülkelerinin gayri safi yurt içi hasılasına (GSYİH) yaklaşık 320 milyar dolar katkıda bulunacağına dair beklentileriyle uyumlu seyrediyor. Diğer yandan uzmanlar, Ortadoğu’nun genç nüfusunun demografik yapısı çerçevesinde umut verici fırsatlar olduğuna işaret ediyorlar ki bu da, yapay zekanın daha geniş bir kullanıcı kitlesi ve yararlanıcıları için daha fazla fırsat sunduğu anlamına geliyor. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Fas, yapay zeka alanında gelecek vadeden bölge ülkeleri olarak öne çıkıyor.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geçtiğimiz nisan ayında yayınlanan bir rapor, ‘yapay zekanın Ortadoğu’ya 2030 yılına kadar 320 milyar dolarlık ekonomik kazanç getireceğini’ öngörüyordu. Aynı rakamlar, 2018 yılında Londra merkezli çok uluslu bir profesyonel hizmetler ağı olan PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yayınlanan bir raporda da yer almıştı.

PwC raporuna göre bu rakam, yapay zekanın 2030 yılında tüm dünyadaki toplam faydalarının yüzde 2'sini oluşturuyor. Yapay zekanın aynı yıl dünya ekonomisine yaklaşık 15,7 trilyon dolar katkıda bulunması bekleniyor.

Ulusal stratejiler

WEF raporuna göre ‘Ortadoğu’daki birçok ülke yapay zekanın faydalarından yararlanma yolunda çeşitli adımlar attı. Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar 20 bin kadar uzmanın yetiştirilmesi için iddialı bir planı da kapsayan ‘Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi’ projesini başlattı. BAE Dubai Emirliği, yapay zeka, dijital ekonomi ve metaverse gibi alanlara yatırım yapmak için 2022 yılının temmuz ayında geçici bir komite oluştururken Bahreyn, palmiye ağaçlarını hesaplamak ve tarımsal üretimi daha verimli belirlemek için yapay zekadan yararlanıyor.

Bu gelişmelerle birlikte raporda, yapay zekanın on yılın sonunda Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Katar ekonomilerinin GSYİH’sına yüzde 8,2, yani yaklaşık 46 milyar dolar katkıda bulunacağı tahmin ediliyor.

Arap ülkeleri, yapay zeka alanında, ulusal stratejilerin belirlenmesi ve uzman bakanlıkların kurulması gibi adımlar attı. Mısır'daki Nil Üniversitesi'nde çalışmalarını yapay zeka alanında yürüten Mustafa el-Attar’a göre bu adımlar, Arap ülkelerinin ekonomiyi çeşitlendirme ihtiyacının farkında olduğun bir göstergesi.

Şarku’l Avsat’a değerlendirmede bulunan Attar, petrol üreticisi olan Arap ülkeleri, petrol sonrası döneme hazırlık yapmak amacıyla bir süredir ekonomilerini çeşitlendirmeye yönelik adımlar atarken yapay zekaya ağırlık verdiler.

Attar, Arap ülkelerinin yapay zeka alanına yönelmesiyle ilgili üç neden sıraladı. Attar’a göre bunların başında veri geliyor. Her alanda değerli olan veri, adeta yirmi birinci yüzyılın petrolü olarak görülüyor ve Arap ülkeleri gibi nüfusu fazla olan ülkelerde veri daha da değerli hale geliyor. Örneğin tıp alanında, bir ilacın neden bazı insanlar üzerinde etkili, bazıları üzerinde ise etkisiz olduğunun bilinmesi gerekebilir. Bu bilgiye çok sayıda veri elde edilmeden erişilemez.

Attar'ın sıraladığı ikinci sebep, endüstrilerin önümüzdeki yıllarda iklim dostu olmak için yenilenebilir enerji arayışına girecek olmaları. Endüstrilerin bu doğrultuda yeşil enerjiye dönüşüm için uygun başka yatırım alanları aramaları gerekiyor. Attar'a göre Arap ülkelerinin yapay zekaya yönelmesinin üçüncü nedeni ise çocukların ve gençlerin nüfusun yaklaşık yarısını oluşturduğu Ortadoğu ülkelerinin demografik yapısı. Bu da genç demografik yapının, cep telefonlarını yoğun olarak kullandıkları anlamına geliyor. Gençlerin, hem bu son teknolojiler konusunda eğitilmeleri kolay hem de yapay zekanın dayandığı temel veri toplama kaynağını da oluşturuyorlar.

Yapay zeka alanında Arap dünyasının sahip olduğu olanaklara ilişkin başka bir noktaya daha dikkati çeken Attar, petrol üreticisi olmayan diğer Arap ülkelerinin bazılarının özellikle de yapay zekanın büyük sermayelere değil, beyne ihtiyacı olduğundan genç nüfusu ekonomik büyümeyi yönlendirmek için yatırım fırsatı olduğunun farkına vardığını ve bu yüzden yapay zeka alanında eğitimlerin verileceği fakülteler kurmak gibi bazı adımlar atarak harekete geçtiğini söyledi.

PwC tarafından yapılan araştırmalarına göre yapay zekanın 2030 yılına kadar Suudi Arabistan'ın GSYİH'sına 135 milyar dolardan fazla katkıda bulunmasıyla Suudi Arabistan’ın Ortadoğu'da yapay zeka alanında en büyük kazanımları elde etmesi bekleniyor.

Suudi Arabistan ve Vizyon 2030

Suudi Arabistan, küresel bir yatırım merkezine dönüşmek ve ekonomisinin başlıca gelir kaynağı olan petrole bağımlılığını azaltmak için kapsamlı bir plan sunan Vizyon 2030’u hayata geçirdiğini duyurmasının ardından yapay zeka ve veri analizi teknolojilerini tüm ekonomik sektörlere entegre etmeyi amaçlayan ‘Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi’ adlı stratejiyi geliştirdi.

Stratejinin ve ilgili girişimlerin uygulanmasının takibi için Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Kurumu (SADAIA) kuruldu.

SADAIA ayrıca, kamu ve özel sektör çalışanlarına iş hayatların yapay zekayı kullanma konusunda gerekli becerileri kazandırmayı amaçlayan SADAIA Akademi'yi hayata geçirdi.

SADAIA, tüm kamu ve idari kurumların verilerini birbirine bağlamak, bu verilere erişimi kolaylaştırmak ve iyileştirmek, yapay zeka teknolojilerini ‘hükümet’ dahil olmak üzere kilit alanlara entegre etmek, resmi işlemlerin yapay zeka teknolojileri temelinde otomatikleştirilmesi amacıyla akıllı bir devlet sektörü oluşturmak, maksimum üretkenlik ve etkinlik elde etmek için ‘özel sektörle iş birliği içinde büyük veri platformları ve analiz araçları geliştirmeye’ odaklandı.

Suudi Arabistan’ın yapay zekanın kullanımını artırmak için önem verdiği bir diğer alan ise eğitim. Bu amaçla akademik müfredat, yapay zeka teknolojileri ve bunların tüm sektörlerdeki rolünü içerecek şekilde güncellendi. Suudi Arabistan, yapay zekayı, tıbbi araştırmalar ve ilaç endüstrisi gibi alanlara entegre ederek sağlık hizmetleri alanında da yoğun kullanmaya başladı. Enerji alanında ise sektörün verimliliğini, üretimini ve emilimini artırmak amacıyla enerji tedarik zincirlerinin yönetiminde programlar ve algoritmalar kullanılıyor.

Suudi Arabistan tarafından hayata geçirilen uygulamalı modeller arasında, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) araştırmacılarının tarım, sağlık, mühendislik ve hayvansal üretim alanlarında yapay zeka kullanan katkıları dikkat çekiyor. KAUST, Kovid-19 salgını sırasında resmi internet sayfasında BT taramaları yapılarak enfekte olmuş kişilerin teşhisi için gerekli test kitleri geliştirmek amacıyla yapay zekanın kullanıldığını duyurdu. Araştırmanın başında KAUST'taki Hesaplamalı Biyobilimler Araştırma Merkezi Vekil Müdür Yardımcısı ve bilgisayar bilimi doçenti Zhen Gao yer aldı.

KAUST Biyoloji ve Çevre Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden Heribert Hirt, 9 Mart'ta duyurulan ve ‘belirli bir toprakta hangi mikropların eksik olduğunu tahmin etmeye ve böylece bitkinin büyümesine yardımcı olan’ bir yapay zeka algoritması oluşturdu.

KAUST ayrıca ‘Vizyon 2030'un gereksinimlerini karşılamak için hızla gelişen teknolojiye odaklanan bir dünyada vasıflı bir iş gücü oluşturmayı ve iş piyasasında gerekli teknik becerileri kazandırmayı’ amaçlayan ‘KAUST Akademi’ girişimini başlattı.

PwC’nin araştırmalarına göre yapay zekanın, 2030 yılına kadar GSYİH'ya 135,2 milyar dolardan fazla katkıda bulunması beklenen Suudi Arabistan’ın Ortadoğu ülkeleri arasında bu alandaki en büyük kazanımları elde edeceği öngörülüyor.

Mısır’ın yapay zeka alanında attığı adımlar

Mısır'ın yapay zekaya ve uygulamalarına olan ilgisi, uluslararası raporlarda sınıflandırılmasını sağladı. Oxford Insights ve Uluslararası Kalkınma ve Araştırma Merkezi (IDRC) tarafından 2022’de yayınlanan, hükümetin yapay zeka teknolojilerine hazır olup olmadığına ilişkin raporda, Mısır’ın Afrika'da Mauritius'tan sonra ikinci ve dünya çapında 56. sırada yer alması, Mısır'ın Afrika'da sekizinci ve dünya genelinde 194 ülke arasında 111’inci sırada yer aldığı 2019 raporuna kıyasla önemli bir ilerleme kaydettiğini gösterdi. 2021/2022 İnsani Gelişme Raporu da Mısır'ın Devletin Yapay Zekaya Hazırlık Durumu Endeksi’nde 55 sıra ilerlediğini ortaya koydu. Mısır, Küresel Bilgi Endeksi'ne göre ise 2020 yılında 138 ülke arasında 72’inci sıradan 2021 yılında 154 ülke arasında 53’üncü sıraya yükseldi.

Mısır, ‘eğitim, öğretim ve uygulama hacmindeki verilerden faydalanmak ve daha sonra her sektör için önemine göre özel sektörün yararlanabilmesi için kullanılabilir hale getirmek’ olmak üzere üç ana başlıktan oluşan ‘Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ni resmi düzeyde 2021 yılının temmuz ayında başlattı.

Mısır, bu strateji çerçevesinde, temeli insan aklı olan yapay zeka alanında ilerleme kaydetmek için kaynak sağlamak amacıyla son zamanlarda birçok adım attı. Mısır üniversitelerinde yapay zeka alanında eğitim veren fakültelerin sayısı 9'a ulaştı.

Mısır'daki ya da Mısırlılara ait yapay zeka şirketleri dünyanın en gelişmiş şirketleri arasında yer aldı. Bunlardan biri, 2018’de Las Vegas'ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) yapay zeka alanında ‘dünyanın en iyi gelişen şirketi’ ödülünü kazanan video analiz şirketi AvidBeam Technologies şirketi de bulunuyor. AvidBeam Technologies, bu ödülden tam bir yıl önce ABD merkezli teknoloji dergisi CIO Review'in yapay zeka alanında dünyanın en iyi 20 gelişmekte olan şirketleri arasında sıralanmıştı.

PwC araştırmaları, yapay zekanın 2030 yılında Mısır ekonomisine 42,7 milyar dolardan fazla katkıda bulunacağını tahmin ediyor.

2021/2022 İnsani Gelişme Raporu, Mısır’ın ‘Devletin Yapay Zekaya Hazırlık Durumu Endeksi’nde 55 sıra ilerlediğini ortaya koydu.

BAE’nin yapay zeka stratejisi

BAE'nin yapay zeka için 2017 yılının eylül ayında imzalanan ulusal bir stratejisi var. Bu strateji, hükümeti 2031 yılına kadar tamamlanmayı planladığı çeşitli girişimleri barındırıyor. Bu stratejinin başlatılması çerçevesinde stratejinin hedeflerini diğer hükümet planlarıyla uyumlu hale getirmek amacıyla bir Yapay Zeka Devlet Bakanı atandı.

Söz konusu strateji, ‘su kaynaklarının kullanımını iyileştirmenin ve atıkları azaltmanın yollarını araştırmak için büyük verileri kullanarak su şebekelerini yönetmek için yapay zekadan yararlanmanın ve tüm bölgelerdeki günlük istatistiklere dayalı olarak olası kazaları ve trafik sıkışıklığını tahmin etmeye yönelik önleyici mekanizmalar geliştirerek trafik sektörünü yönetmek için bu teknolojileri kullanmanın yanı sıra birçok hedefi barındırıyor. Ayrıca yıl boyunca verimliliklerini inceleyerek ve buna göre yeni projeler düzenleyerek yenilenebilir enerjiye dayalı elektrik şebekeleri geliştirmek için yapay zekaya güveniyor.

BAE, kamu sektöründe özellikle kameralar aracılığıyla kimlik tespiti alanında yapay zekayı güvenlik hizmetleriyle entegre etmek için çalışıyor. Hükümet, akıllı veri yönetimi teknolojileri aracılığıyla idari yükleri azaltırken bölge sakinleri için tüm devlet hizmetlerini otomatikleştirmeyi planlıyor.

PwC araştırmaları, yapay zekanın BAE ekonomisine 2030'da GSYİH'nın yüzde 14'ünü oluşturan 96 milyar dolardan fazla katkıda bulunacağını öngörüyor.

Fas Dijital Geçiş ve Yönetim Reformu Bakanlığı

Fas, iki yıldan kısa bir süre önce ‘Dijital Geçiş ve Yönetim Reformu Bakanlığı’ adında dijital dönüşüm alanında yeni bir bakanlık kurarak yapay zekayla ilgili ciddi çalışmalara başladı. Bakanlığa yapay zeka alanında uzman bir isim olan Ghita Mezzour getirildi. 2021 yılının eylül ayında göreve başlayan Mezzour’a gönderilen görevlendirme mektubunda ‘Fas'ta dijital geçişi hızlandırmak için çalışmak zorunda kalacağı’ bildirildi.

Mektupta bu stratejinin esas olarak ‘kamu hizmetlerini dijitalleştirmeyi, iş fırsatları yaratan dijital bir ekonominin ortaya çıkmasının temellerini atmayı ve Fas'ı bu alanda daha iyi bir konuma taşımayı hedeflediği’ belirtildi.

Fas, söz konusu stratejiyi başlatmadan önce 2019 yılında bu alandaki ilk fakülteyi açtı. Euromed Üniversitesi’nde açılan Dijital Mühendislik ve Yapay Zeka Fakültesi, robotik, insan-makine iş birliği, yapay zeka, siber güvenlik, web teknolojileri, cep telefonu ve büyük veri gibi alanlarda eğitim vermeye başladı.

Fas yapay zeka alanında uzman isimlere sahip ve bunlardan ikisi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Technology Review Arabia dergisi tarafından yayınlanan 2022 yılının en önde gelen Arap yapay zeka uzmanları listesinde yer aldı. Bu iki isimden biri, sağlık hizmetlerinde makine öğrenimi çözümleriyle ilgilenen bir şirket olan OKRA'nın kurucusu ve CEO'su Loubna Bouarfa. Bouarfa, aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’na bağlı Yapay Zeka Üst Düzey Uzmanlar Grubu’nun da üyesi. Diğer isim ise Fas merkezli Cadi Ayyad Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü ve veri bilimi yüksek lisans programının kurucusu Hajar Al-Musannaf.



Tim Cook'tan Apple'a duygusal veda

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tim Cook'tan Apple'a duygusal veda

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple CEO'luğundan ayrılan Tim Cook, görevindeki son gününde çalışanlara bir veda mesajı gönderdi. Cook, 15 yıllık görev süresini "hayatının en büyük ayrıcalığı" diye niteledi.

65 yaşındaki Cook, Apple'ın yönetim kurulunda icra kurulu başkanı olarak görevini sürdürecek. Cook, Apple'ın kurucu ortağı Steve Jobs'ın ardından CEO'luk görevini devralarak ABD'li teknoloji devine liderlik etmişti.

9to5Mac'in ulaştığı mesajda "Bu anın bir gün geleceğini hep biliyordum. Yine de gelip çattığına ve şu anda bu sözleri yazdığıma inanmakta zorlanıyorum" diye yazdı.

Bu şirketi ve onu var eden ekibi çok seviyorum. Bugünün, bana gösterdiğiniz yoğun sevgiye ne kadar minnettar olduğumu, her gün gösterdiğiniz özveriyi ve hepsinden önemlisi, lideriniz olarak görev yapmanın hayatımın en büyük ayrıcalığı olduğunu anlatan bir not göndermeden geçmesine izin veremezdim. Çok sevdiğim bir görevden ayrılıyorum... Bu işi hayal bile edemeyeceğim kadar özleyeceğim. Yine de verdiğim karardan tamamen huzurluyum.

Cook'un liderliği döneminde trilyon dolarlık bir şirket haline gelen Apple, Apple Watch, AirPods ve Apple Vision Pro dahil piyasaya birçok önemli ürün sürdü.

Görevi devralacak CEO John Ternus, daha önce Apple'da donanım mühendisliğinden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olarak görev yapmasının ardından 1 Eylül'de resmen göreve başladı.

İlk büyük sınavlarından biri, gelecek hafta Apple'ın yılın en büyük ürün tanıtım etkinliğini yönetmek olacak. Etkinlikte iPhone 18 Pro'nun, yeni Apple Watch modellerinin ve şirketin ilk katlanabilir akıllı telefonunun tanıtılması bekleniyor.

Cook, veda mesajında Ternus'un donanım alanındaki geçmişine de değinerek, "Çok az insan dünyayı değiştiren ürünler geliştirmenin ne gerektirdiğini John kadar anlıyor ve onun liderliği için bundan daha heyecanlı olamazdım" ifadelerini kullandı.

Nisanda yeni CEO olarak açıklanmasının ardından "büyük minnettarlık duyduğunu" söyleyen Ternus, şirkete ilk kez ürün tasarım ekibinin bir üyesi olarak katılmasından 25 yıl sonra bu görevi devraldı.

"Kariyerimin neredeyse tamamını Apple'da geçirdiğim için Steve Jobs'la çalışma ve Tim Cook'un akıl hocalığından yararlanma şansına sahip oldum" dedi.

Bu göreve geçmek benim için büyük bir onur. Bu özel yeri yarım yüzyıldır tanımlayan değerler ve vizyon doğrultusunda liderlik edeceğime söz veriyorum.

Independent Türkçe


Sözcük kullanmadan düşünen yeni yapay zeka, maliyet düşüşü vaat ediyor

Sözel olmayan akıl yürütme, yapay zekanın geleceği olabilir (Unsplash)
Sözel olmayan akıl yürütme, yapay zekanın geleceği olabilir (Unsplash)
TT

Sözcük kullanmadan düşünen yeni yapay zeka, maliyet düşüşü vaat ediyor

Sözel olmayan akıl yürütme, yapay zekanın geleceği olabilir (Unsplash)
Sözel olmayan akıl yürütme, yapay zekanın geleceği olabilir (Unsplash)

Yapay zeka araştırmacıları, modellerin akıl yürütürken ihtiyaç duyduğu işlem gücünü ve maliyeti önemli ölçüde azaltabilecek yeni bir yöntem geliştirdi.

ChatGPT, Gemini ve Claude gibi yapay zeka araçları büyük dil modelleriyle çalışıyor. Bu modeller karmaşık problemleri çözerken token denen veri parçalarını işleyerek adım adım ilerliyor. 

Karmaşık sorular daha uzun ve çok aşamalı akıl yürütme süreçleri gerektirebiliyor. Model her ara adımı metne dönüştürdüğünde kullanılan token sayısı, işlem süresi ve maliyet de artıyor.

Yapay zeka şirketi Pathway, bu muhakeme veya akıl yürütme biçimindeki işlem gücünü azaltmak için yeni bir yaklaşım benimsedi.

BDH-CQ adlı yeni model, uzun bir yazılı akıl yürütme zinciri oluşturmak yerine kendisine sunulan örneklerle tekrarlayan belleğini sürekli güncelliyor. Ardından sorguyu yüksek boyutlu bir gizli çalışma alanında yinelemeli hesaplamalar yaparak çözüyor ve yalnızca nihai cevabı üretiyor.

Esasen model, kelime israfı yapmak veya her adımı metne dönüştürmek yerine zihninin içinde "sessizce" hesap yapıyor. Bu sayede de işlem gücünden büyük ölçüde tasarruf ediliyor.

Bilim insanları modeli değerlendirmek için ARC-AGI-1 isimli kıyaslama testine soktu. Bu test yapay zeka sistemlerinin bilişsel yeteneğini ölçmek için sözel olmayan, bir dizi şekli döndürerek bir seriyi tamamlamak gibi akıl yürütme bulmacaları kullanıyor.

Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen ve bulguları ön baskı sunucusu arXiv'de yayımlanan çalışmaya göre BDH-CQ, 10 bulmacadan üçünü iki veya daha az denemede başarıyla çözerek yaklaşık yüzde 30'luk başarı puanına ulaştı. 

Pek çok model bu testte kayda değer derecede daha iyi puanlar elde etse de BDH-CQ'nun temel aldığı mantıksal yaklaşım, boyutunu ve kullanım maliyetlerini geleneksel modellere göre ciddi oranda düşürüyor.

Pathway ekibine göre, görev başına maliyeti 1 sentin 10'da birinden daha az olan model, ARC-AGI-1 kıyaslama testinde yeni bir doğruluk-maliyet verimliliği rekoru kırdı.

Araştırmacılar, OpenAI'ın GPT 5.6 Luna aracının testte BDH-CQ'yla benzer bir puan aldığını ancak yeni modelin 11 kat daha ucuza çalıştığını söylüyor.

Bielik AI ve New York Üniversitesi'nden araştırmacılar da modeli ARC-AGI-1'de ayrıca test ederek sonuçları doğruladı.

Bu araştırmacılardan Łukasz Kaiser, "Pathway'i yakından takip ettim ve ARC-AGI-1 sonuçlarını kendim de tekrarladım" diyerek ekliyor: 

Pathway sadece ölçeğin değil, model mimarisinin de yapay zeka akıl yürütmesinde bir sonraki sıçramayı sağlayabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, BDH-CQ'nun sadece 150 milyon parametresi olduğunu belirtiyor. En büyük yapay zeka modellerinde yüzlerce milyar parametre bulunuyor.

Parametre, yapay zeka modellerinin eğitim aşamasında öğrendiği ve ayarladığı dahili değişkenleri ifade ediyor. Eğitilmiş bir modelin tüm parametre kümesi, eğitim verilerinden çıkardığı tüm bilgiyi temsil ediyor.

Pathway, modeli 600 milyar parametreye çıkarmayı ve daha üst kıyaslama testlerine tabi tutmayı planlıyor. 

Şirket, bu teknolojinin siber güvenlik gibi sektörlerdeki karmaşık akıl yürütme problemlerine uygulanabileceğini umuyor.

Independent Türkçe, TechXplore, Live Science, arXiv


Google, ABD’deki kullanıcılar için Ontario Gölü’nün adını ‘Amerika Gölü’ olarak değiştirdi

Ontario Başbakanı Doug Ford, Kanada kıyısında devasa bir reklam panosu büyüklüğündeki "Ontario Gölü. Şimdi ve sonsuza dek" yazılı tabelanın önünde, (AP)
Ontario Başbakanı Doug Ford, Kanada kıyısında devasa bir reklam panosu büyüklüğündeki "Ontario Gölü. Şimdi ve sonsuza dek" yazılı tabelanın önünde, (AP)
TT

Google, ABD’deki kullanıcılar için Ontario Gölü’nün adını ‘Amerika Gölü’ olarak değiştirdi

Ontario Başbakanı Doug Ford, Kanada kıyısında devasa bir reklam panosu büyüklüğündeki "Ontario Gölü. Şimdi ve sonsuza dek" yazılı tabelanın önünde, (AP)
Ontario Başbakanı Doug Ford, Kanada kıyısında devasa bir reklam panosu büyüklüğündeki "Ontario Gölü. Şimdi ve sonsuza dek" yazılı tabelanın önünde, (AP)

Google, ABD’deki kullanıcıları için Ontario Gölü’nü "Amerika Gölü" (Lake America) olarak yeniden adlandırmak üzere Haritalar uygulamasını güncellediğini açıkladı. Küresel teknoloji devinin bildirdiğine göre bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süre önce gölün adını değiştiren kararnamesini yansıtıyor.

Google Haritalar’daki bu güncelleme, Trump’ın iki ülke arasında her birinin diğerinin mallarına milyarlarca dolarlık ilave gümrük vergisi uygulamasına yol açan büyüyen ticaret savaşının ortasında çıkardığı kararnameden birkaç gün sonra geldi. Bu durum, Google’ın 2025 yılında Trump’ın Meksika Körfezi’nin adını Amerika Körfezi olarak değiştirme kararı aldığında yaptığı uygulamayı hatırlattı.

Google, cumartesi günü blog sayfasında yayınladığı yazıda, bu kararın ABD Coğrafi Adlar Bilgi Sistemi (GNIS) tarafından belirlenen isimleri kullanma yönündeki yerleşik uygulamalarına dayandığını belirtti.

Google yaptığı kısa açıklamada, "ABD’deki Haritalar kullanıcıları 'Amerika Gölü' adını görecek, Kanada’daki kullanıcılar 'Ontario Gölü' adını görmeye devam edecek, ABD ve Kanada dışındaki kullanıcılar ise her iki ismi de görecek" dedi. Şirket ayrıca, "Bu güncellemeler, ülkeden ülkeye farklılık gösteren adlara sahip su kütlelerine ilişkin uzun süredir devam eden politikalarımızın devamıdır ve şu anda uygulanmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Trump’ın perşembe günü gölün adını değiştirme kararı hem Kanada’da hem de ABD’de alay ve ilgisizlikle karşılandı. Cumartesi günü Ontario Başbakanı Doug Ford, Trump’ın kararnamesine Kanada sahilinde dev reklam panosu büyüklüğündeki şu mesajla yanıt verdi: "Ontario Gölü. Şimdi ve sonsuza dek."

Beyaz Saray, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ofisi ve Ford’un ofisi, Google’ın kararı hakkında dün henüz bir yorumda bulunmadı.