Suudi Arabistan’dan Riyad merkezli bir yapay zeka merkezinin kurulmasına onay

Suudi Arabistan, yapay zeka araştırmaları için uluslararası bir merkez kurulduğunu duyurdu. (SPA)
Suudi Arabistan, yapay zeka araştırmaları için uluslararası bir merkez kurulduğunu duyurdu. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Riyad merkezli bir yapay zeka merkezinin kurulmasına onay

Suudi Arabistan, yapay zeka araştırmaları için uluslararası bir merkez kurulduğunu duyurdu. (SPA)
Suudi Arabistan, yapay zeka araştırmaları için uluslararası bir merkez kurulduğunu duyurdu. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Konsey Başkanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz başkanlığında salı günü gerçekleştirdiği oturumda, merkezi Riyad şehrinde olmak üzere Uluslararası Yapay Zeka Araştırma ve Etik Merkezi’nin kurulmasını onayladı. Merkez, yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesinde sağlam temelli uygulamaları teşvik etmeyi, ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma, geliştirme ve inovasyon geliştirme girişimlerini desteklemeyi ve yapay zekânın etik ve sorumluluğa yönelik bir şekilde kullanılmasını sağlamayı amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre merkezin kurulması, Suudi Arabistan'ın yapay zekâ ve dijital çözümlerin kullanımını teşvik etmek ve Suudi Arabistan'ı dijital hizmetler ve gelişmiş teknik seçenekler sunma konusunda etkili ve öncü ülkeler arasına yerleştirmek için attığı bir dizi adım ve mevzuat çerçevesinde gerçekleşti.

Suudi Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SADAIA) Başkanı Dr. Abdullah el-Gamidî, konuya dair şunları söyledi:

“Merkez, Krallığın bu alandaki bölgesel ve uluslararası rolünü geliştirecek, araştırma çabalarının teşvik edilmesini ve yapay zekâ uygulamalarının sorumlu bir şekilde kullanılmasını sağlayacak.”

Suudi Arabistan, Eylül 2022'de Sadaya tarafından hazırlanan yapay zekâ etiği ilkelerini yayınladı ve ilgili tüm tarafları etiğin pratikte uygulanmasını kolaylaştırmak için bunları incelemeye çağırdı.



Tek şarjla yaşam boyu enerji sağlayabilen nükleer pil geliştirildi

Radyokarbonla çalışan betavoltaik pil (Su-Il In)
Radyokarbonla çalışan betavoltaik pil (Su-Il In)
TT

Tek şarjla yaşam boyu enerji sağlayabilen nükleer pil geliştirildi

Radyokarbonla çalışan betavoltaik pil (Su-Il In)
Radyokarbonla çalışan betavoltaik pil (Su-Il In)

Bilim insanları karbonun radyoaktif bir formuyla çalışan küçük bir prototip nükleer pilin, tek bir şarjla cihazlara onlarca yıl ve hatta muhtemelen bir kullanıcının tüm ömrü boyunca güvenli bir şekilde enerji sağlayabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar, örneğin böyle bir batarya takılı bir kalp pilinin, bir kişinin tüm yaşamı boyunca dayanabileceğini ve ameliyatla değiştirme ihtiyacını ortadan kaldırabileceğini söylüyor.

Ancak bilim insanları, bataryanın enerji dönüşüm verimliliğinin daha iyi hale getirilmesi için daha fazla optimizasyona ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Modern çağda cep telefonları ve diğer birçok mobil cihaz, şarjları genellikle birkaç saat ila birkaç gün dayanan lityum iyon bataryalar kullanıyor.

Ancak bu bataryalar kullandıkça bozuluyor ve daha sık şarj edilmeleri gerekiyor.

Lityum madenciliği de enerji ve yüksek miktarlarda su gerektirdiği için çevreye zarar veriyor.

Bu nedenle araştırmacılar, lityuma alternatif olarak sık şarj gerektirmeyen güvenli nükleer piller geliştirmeyi düşünüyor.

Güney Kore'deki Daegu Gyeongbuk Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden çalışmanın baş araştırmacısı Su-Il In, "Li-ion bataryaların performansı neredeyse doymuş durumda" diyor.

Bu bataryalar, belirli malzemeler tarafından engellenebilen radyasyon yayan güvenli radyoaktif malzemelerin yaydığı yüksek enerjili parçacıklardan yararlanarak enerji üretiyor.

Örneğin beta ışınlarının (ya da yüksek hızlı elektronlar) ince bir alüminyum levha tarafından korunabilmesi, betavoltaikleri nükleer pillerde güvenli bir seçim haline getiriyor.

Amerikan Kimya Topluluğu'nun son toplantısında sunulan yeni çalışmada araştırmacılar, karbonun kararsız ve radyoaktif bir formu olan karbon-14'le çalışan bir betavoltaik batarya prototipini sergiledi.

Bilim insanları, karbonun bu formunun sadece metal bir levha kullanılarak engellenebilen beta ışınları ürettiğini ve ayrıca nükleer enerji santrallerinden çıkan bir yan ürün olduğu için "kolayca erişilebildiğini" söylüyor.

Dr. In şu ifadeleri kullanıyor:

Karbonun radyoaktif bir izotopunu kullanmaya karar verdim çünkü sadece beta ışınları üretiyor.

Bataryada elektronlar titanyum dioksit bazlı bir yarı iletkene çarparak bir "elektron transferi şelalesine" yol açıyor.

Araştırmacılar uygulamalar sırasında, her iki elektrottaki radyokarbondan salınan beta ışınlarının harici bir devreden geçen ve kullanılabilir elektrik üreten bir elektron şelalesi oluşturduğunu keşfetti.

Radyokarbon çok yavaş bozunduğundan, bataryanın teoride bütün bir ömür boyunca dayanabileceğini söylüyorlar.

"Güvenli nükleer enerjiyi parmak büyüklüğündeki cihazlara yerleştirebiliriz" diyen Dr. In, bataryaların özellikle tıbbi cihazlarda kullanım alanı bulabileceğini ekliyor.

Independent Türkçe