Yapay zeka ile tasarlanmış dünyanın ilk yarış arabası kaplaması

Kaplama NEOM ve McLaren ortak girişimiyle tasarlandı

Yapay zeka ile tasarlanmış dünyanın ilk yarış arabası kaplaması
TT

Yapay zeka ile tasarlanmış dünyanın ilk yarış arabası kaplaması

Yapay zeka ile tasarlanmış dünyanın ilk yarış arabası kaplaması

NEOM McLaren Formula E ekibi, çarşamba günü İngiltere'nin Woking kentindeki McLaren Teknoloji Merkezi'nin ev sahipliğinde düzenlenen, sanatın ve teknolojinin harmanlandığı bir etkinlikte tamamen yapay zeka kullanılarak tasarlanmış dünyanın ilk yarış arabası kaplaması tanıtıldı.

Londra’da 29-30 Temmuz tarihler arasında gerçekleşecek olan Formula E yarışında gösterilecek olan kaplama, NEOM ile kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümünü kutlayan McLaren arasındaki benzersiz iş birliğiyle tasarlandı.

Poster aynı zamanda McLaren pilotları Rene Rast ve Jake Hughes ile NEOM Mezun Geliştirme Programı’nın dört üyesinin fütüristik bakış açılarıyla tasarlanan yaratıcı bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor.

Bu proje aracılığıyla NEOM, sürdürülebilir çözümler kavramını desteklemeyi ve Suudi yeteneklerini geliştirmeyi amaçlıyor (NEOM)
Bu proje aracılığıyla NEOM, sürdürülebilir çözümler kavramını desteklemeyi ve Suudi yeteneklerini geliştirmeyi amaçlıyor (NEOM)

Nihai tasarıma giden yoldaki aşamalar

Proje ekibinin 6 üyesi, tasarımlarını tanımlayan metinlerin hazırlanması için vizyonlarını ortaya koydular. Ardından bu metinler, ekip üyelerinin her birinin bakış açısını yansıtan görsellere ve sanatsal tasarımlara dönüştürülmek üzere bir programda kullanıldı.

Sonrasında altı ayrı tasarım, yapay zeka teknolojisiyle tek bir tasarımda birleştirildi. Bundan sonra McLaren tasarımcıları tarafından iyileştirilmeden önce tasarımın en son versiyonu dış kaplama haline getirildi.

Tamamen yapay zeka kullanılarak tasarlanan dünyanın ilk spor otomobil kaplaması (NEOM)
Tamamen yapay zeka kullanılarak tasarlanan dünyanın ilk spor otomobil kaplaması (NEOM)

Şarku’l Avsat’a konuşan Proje Başkanı Nazmi en-Nasır, tasarımın NEOM'un verdiği sözlerinin büyük kısmını yansıttığını belirtti. Nasır, McLaren ile ortaklığın sürdürülebilir çözümler fikrini desteklediğini, Suudi Arabistan’ın yeteneklerini geliştirme fırsatlarından yararlandığını ve dünyaya yeni teknolojiler getirdiğini söyledi.

Projeye katkıda bulunan Suudi Arabistanlı genç yetenekler

Kaplamanın tasarımına katkıda bulunan genç NEOM Mezun Geliştirme Programı mezunları, girişimin devamı olarak bu yılın sonlarına doğru ekiple birlikte 12 aylık bir gelişim programı için NEOM McLaren yetenek geliştirme programına katılacaklar. Suudi Arabistanlı genç mezunlardan bazıları, önümüzdeki yıllarda yerli yetenekleri geliştirmek ve dünyanın en güvenilir kurumlardan biri olan McLaren'in uzmanlığından yararlanmalarını sağlamak amacıyla bu programdan yararlanacaklar.

Kaplamanın tasarım sürecine Suudi Arabistanlı gençler de katıldı (NEOM)
Kaplamanın tasarım sürecine Suudi Arabistanlı gençler de katıldı (NEOM)

Projenin organizatörleri, NEOM McLAREN ELECTRIC RACING ortaklığının daha iyi bir gelecek için ortak değerleri bir araya getirdiğini ve NEOM'un yarış dünyasında teknoloji ve yenilik alanında dünya lideri olma arzusunu, sektör içinde ve dışında iş birliği ve olumlu bir etki yaratarak desteklediğini düşünüyorlar.

Formula E Dünya Şampiyonası, yeniliği ve sürdürülebilirliği yansıtan elektrikli yarış dünyasının zirvesidir. Şampiyona, sürdürülebilirlik konusunda eğitici, heyecan ve ilham verici olarak dünyanın en ikonik şehirlerinde gerçekleşiyor.

Formula E Dünya Şampiyonası, tıpkı Formula 1, IndyCar, Extreme E ve eSports gibi McLaren Racing portföyünde yer alıyor.



NASA'nın Webb teleskobu Plüton'un donmuş yüzeyindeki gizemleri açığa çıkardı

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen verilerin analizi, Plüton gibi Neptün ötesi cisimlerin eski yüzeylerine ışık tutulmasını sağladı. Bilim insanları beklentilerini, beklenmedik şekillerde doğruladı (NASA/SwRI/JHU-APL)
NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen verilerin analizi, Plüton gibi Neptün ötesi cisimlerin eski yüzeylerine ışık tutulmasını sağladı. Bilim insanları beklentilerini, beklenmedik şekillerde doğruladı (NASA/SwRI/JHU-APL)
TT

NASA'nın Webb teleskobu Plüton'un donmuş yüzeyindeki gizemleri açığa çıkardı

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen verilerin analizi, Plüton gibi Neptün ötesi cisimlerin eski yüzeylerine ışık tutulmasını sağladı. Bilim insanları beklentilerini, beklenmedik şekillerde doğruladı (NASA/SwRI/JHU-APL)
NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan elde edilen verilerin analizi, Plüton gibi Neptün ötesi cisimlerin eski yüzeylerine ışık tutulmasını sağladı. Bilim insanları beklentilerini, beklenmedik şekillerde doğruladı (NASA/SwRI/JHU-APL)

NASA'dan bilim insanları, ilk kez Plüton ve dış Güneş Sistemi'ndeki diğer küçük ve buzlu gök cisimlerinin yapısını gözlemledi.

"Neptün ötesi" cisimler diye bilinen bu yapıların yüzeyinde su, metan ve karbondioksit gibi, Dünya yüzeyinde gaz veya sıvı halde bulunan donmuş moleküllerin baskın olduğunu bulmayı bekliyorlardı. Güneş ve Güneş Sistemi'nden gelen radyasyonun bu kimyasal yapıyı değiştirerek metanol ve etan gibi, yeni ve daha karmaşık hidrokarbon moleküller yarattığını düşünüyorlardı.

NASA çarşamba günü paylaştığı blog yazısında James Webb Uzay Teleskobu'nun Yakın Kızılötesi Spektrograf (NIRSpec) cihazından elde edilen yeni verilerin, "bunu beklenmedik şekillerde ve benzeri görülmemiş ayrıntılarla doğruladığını" açıkladı.

Bulgular hakemli dergi Nature Astronomy'de yayımlandı.

Araştırmacılar, Webb teleskobundaki 4 bilim cihazından biri olan NIRSpec'ten elde edilen verileri kullanarak bu sonuçlara ulaştı.

Spektrograflar bir cisimden gelen ışığı spektruma dağıtıyor: Bir tablo veya grafikte, bir dizi enerji üzerinden yayılan ışığın yoğunluğu görülüyor. Bu tabloyu analiz ederek bir cismin sıcaklığı, kütlesi ve kimyasal bileşimi ortaya çıkarılabiliyor.

Bilim insanları, yakın kızılötesi ışık dalga boylarını algılayan ve aynı anda 100'den fazla cismi gözlemleyebilen NIRSpec'ten elde edilen verilerle, 75'ten fazla Neptün ötesi cismi inceledi.

Cisimlerin boyutları, çapının kilometre uzunluğu 10'larla ifade edilenlerden, yaklaşık 2 bin 500 kilometre çaplı cüce gezegenlere kadar değişiyor. Bu nesneler Neptün'ünkine benzer ya da ondan daha büyük yörüngelerde hareket ediyor. NASA, bu cisimlerin izlediği yolların, Güneş Sistemi'nin erken oluşum döneminde buz devleri Uranüs ve Neptün'ün göçünü yansıttığını belirtiyor.

Yaklaşık 60 Neptün ötesi cisimden elde edilen veriler, incelenen spektrumlara özgü üç "spektral sınıfın" belirlenmesini sağladı. Spektral sınıflar, gökbilimcilerin ışık spektrumlarına ve sıcaklıklarına göre yıldızları kategorize etme şeklini ifade ediyor.

sdvfgrthy
Bir zamanlar Güneş Sistemi'nin 9. gezegeni olan Plüton, cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırıldı. Diğer Neptün ötesi cisimlerle birlikte Kuiper Kuşağı'nda yer alıyor (NASA/JHUAPL/SwRI)

Bu üç kategori renk ve şekil açısından birbirinden farklı. Özellikle biri, su, karbondioksit buzu ve silikat bakımından zengin toz içeren moleküller tarafından üretiliyor.

Uzay ajansı, kase şeklindekilerin Güneş'e daha yakın bir mesafede oluştuğunu ve daha yüksek sıcaklıklara maruz kaldığını ifade ediyor.

Veriler, bir grup uluslararası araştırmacıdan oluşan DiSCo-TNOs programından elde edildi.

Araştırmacılar gelecekte, bu cisimlerden ve uydularından birkaçının görüntüleme ve spektroskopisi üzerinde çalışacak.

Independent Türkçe