İkinci Titanik faciasının başrolündeki şirketin kurucusu gözünü Venüs'e dikti

2009'da Stockton Rush'la birlikte OceanGate'i kuran Guillermo Söhnlein, 2013'te şirketin kontrolünü devretmişti

NASA'nın sağladığı bu fotoğrafta Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nin (SDO) uydusunun 6 Haziran 2012'de yakaladığı, Venüs'ün Güneş'in önünden geçişinin ultra yüksek çözünürlüklü bir görüntüsü görülüyor (SDO/NASA)
NASA'nın sağladığı bu fotoğrafta Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nin (SDO) uydusunun 6 Haziran 2012'de yakaladığı, Venüs'ün Güneş'in önünden geçişinin ultra yüksek çözünürlüklü bir görüntüsü görülüyor (SDO/NASA)
TT

İkinci Titanik faciasının başrolündeki şirketin kurucusu gözünü Venüs'e dikti

NASA'nın sağladığı bu fotoğrafta Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nin (SDO) uydusunun 6 Haziran 2012'de yakaladığı, Venüs'ün Güneş'in önünden geçişinin ultra yüksek çözünürlüklü bir görüntüsü görülüyor (SDO/NASA)
NASA'nın sağladığı bu fotoğrafta Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nin (SDO) uydusunun 6 Haziran 2012'de yakaladığı, Venüs'ün Güneş'in önünden geçişinin ultra yüksek çözünürlüklü bir görüntüsü görülüyor (SDO/NASA)

Titanik'in enkazına yapılan talihsiz deniz gözlem aracı yolculuğunu yöneten şirketin kurucu ortağı artık insanları Venüs'e gönderme çabalarına öncülük ediyor.

Humans2Venus'ün de kurucusu ve başkanı olan Guillermo Söhnlein, Insider'a verdiği röportajda yeni şirketinin Güneş Sistemi'ndeki en sıcak gezegende bin kişilik bir koloni kurabileceğine dair umutlu olduğunu söyledi.

OceanGate'in kurucu ortağı ve Söhnlein'in arkadaşı Stockton Rush'la diğer 4 yolcunun, şirketin Titan adlı deniz gözlem aracının 3 bin 660 metreden fazla derinlikte içe doğru patlaması sonucu hayatını kaybetmesinin üzerinden iki aydan kısa süre geçmesinin ardından bu yeni girişim gündeme geldi. 2009'da Stockton Rush'la birlikte OceanGate'i kuran Guillermo Söhnlein, 2013'te şirketin kontrolünü devretmişti.

Guillermo Söhnlein (60 Minutes)
Guillermo Söhnlein (60 Minutes)

Söhnlein "OceanGate'i unutun. Titan'ı unutun. Stockton'ı unutun. İnsanlık büyük bir atılımın eşiğinde olabilir ve biz (tür olarak) kapatılıp statükoya geri itileceğimiz için bundan yararlanamayabilir" dedi.

[Venüs'e insan göndermek] ... Bu yüksek bir hedef ama bence 2050'ye gelindiğinde gayet gerçekleştirilebilir de.

Söhnlein, NASA'nın yeni bulgularının Venüs'ün atmosferinin yüzeyden yaklaşık 48 km uzaklıktaki küçük bir bölümünde insanların yaşama ihtimalinin bulunduğunu gösterdiğini savundu.

NASA'ya göre Venüs karbondioksitle dolu çok zehirli bir atmosfere sahip ve sürekli "ısıyı hapsederek kaçak sera etkisine neden olan kalın, sarımsı renkte sülfürik asit bulutlarıyla kaplı". Space.com'a göre uzmanlar insanların Venüs'te yaşamasının neredeyse imkansız olduğunu düşünüyor.

Öte yandan Söhnlein, bu engellerin inovasyonla aşılabileceğini ifade ediyor.

Söhnlein, Humans2Venus internet sitesindeki bir gönderide "İnsanlığa Dünya'dan uzakta kalıcı bir yuva hayal etmek sözkonusu olduğunda, beni hep rahatsız eden bir zorluk var" diye belirtti.

Ne mühendisim ne de bilim insanı ama her ikisinin de yeteneklerine sonsuz inancım var. Bu nedenle her zaman uzayın ekstrem ortamında karşılaştığımız sayısız zorluğun üstesinden gelebileceklerini düşündüm: radyasyon, sıcaklık, basınç, yiyecek, su, solunabilir hava, vb. Tüm bunların üstesinden gelinebilir.

Rush'ın Titan'la ilgili güvenlik endişelerine dair çeşitli uyarıları görmezden geldiği yönündeki eleştirilere karşı Söhnlein, hayatını kaybeden yatırımcıyı şiddetle savundu.

Söhnlein, Insider'a "Bunun olumsuz çağrışımlar yapması gerektiğini düşünmüyorum çünkü bunun, insanlığın ilerlemesi için neredeyse kritik bir unsur olduğunu iddia edebilirsiniz" dedi.

Eğer böyle kişiler olmasaydı, muhtemelen hepimiz hâlâ mağaralarda olurduk.

Merkezi Washington'ın Everett şehrinde yer alan OceanGate, önceki haftalarda tüm faaliyetlerini askıya aldığını duyurmuştu.

Titan'ın 18 Haziran'da yıkıcı bir şekilde içe doğru patlaması, ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'nın yanı sıra Kanada Ulaştırma Güvenliği Kurulu ve Fransız Deniz Kazaları Soruşturma Kurulu da dahil çok sayıda denizcilik otoritesi tarafından soruşturulmaya devam ediyor.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı geçen ay bir Deniz Soruşturma Kurulu toplayarak deniz gözlem aracının arızalanmasına neyin sebep olduğunun belirlenmesinin ardından kamuya açık bir duruşma düzenleyeceğini açıklamıştı.

Independent Türkçe



NASA, Swift teleskobunu kurtarmak için robotik bir görev başlattı

Swift uzay aracını gösteren, NASA tarafından 31 Temmuz 2004’te yayımlanan fotoğraf. (AFP)
Swift uzay aracını gösteren, NASA tarafından 31 Temmuz 2004’te yayımlanan fotoğraf. (AFP)
TT

NASA, Swift teleskobunu kurtarmak için robotik bir görev başlattı

Swift uzay aracını gösteren, NASA tarafından 31 Temmuz 2004’te yayımlanan fotoğraf. (AFP)
Swift uzay aracını gösteren, NASA tarafından 31 Temmuz 2004’te yayımlanan fotoğraf. (AFP)

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), eski bir teleskobunu uzay enkazına dönüşmeden kurtarmayı amaçlayan son derece riskli bir robotik görevi başlatmaya hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bu girişim, ilerleyen dönemde diğer uydu ve uzay araçlarının ömrünü uzatmaya yönelik yeni teknolojilere zemin hazırlayabilir.

NASA, görevin dün yapılması planlanan fırlatmasının hava koşulları bugüne ertelendiğini açıkladı.

Birkaç ay sürmesi planlanan görev kapsamında, Dünya’ya doğru yavaşça alçalan ve kısa süre içinde atmosfere girerek yanması beklenen “Swift” teleskobunu kurtarmak için özel olarak tasarlanmış bir robot uzaya gönderilecek.

Robotu taşıyacak sistem, Pasifik Okyanusu’ndaki bir ada bölgesinden, “Pegasus” adlı küçük bir roketle ve uçaktan gerçekleştirilecek havadan fırlatma yöntemiyle uzaya gönderilecek.

NASA astrofizikçisi Regina Caputo, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu görevde her şey oldukça sıra dışı” ifadelerini kullandı.

Caputo, NASA ve Catalyst şirketi tarafından hazırlanan karmaşık kurtarma planını detaylandırarak, robot ve teleskobun küçük ölçekli modelleriyle süreci açıkladı.

Görev planına göre robot, Swift teleskobunun yörüngesine yakın bir hatta yerleşecek, ardından teleskobu uzayda tespit ederek üç robotik kol yardımıyla kenetlenecek.

Sonrasında teleskobu yaklaşık 300 kilometre daha yüksek bir yörüngeye taşıyarak en az bir ay içinde yeniden eski konumuna yakın bir seviyeye çıkaracak. Böylece teleskop, atmosfere girip yok olmak yerine görevine yıllarca devam edebilecek.

NASA Astrofizik Bölümü Direktörü Shawn Domagal-Goldman, bu girişimi “benzeri görülmemiş bir başarı zinciri” olarak tanımladı.

Domagal-Goldman ayrıca, risklerin yüksek olduğunu ancak ekibin “deneme şansı bulduğu için minnettar” olduklarını ifade etti.

2004 yılında yalnızca iki yıllık bir görev için tasarlanan “Neil Gehrels Swift Observatory” teleskobu, özellikle gama ışını patlamalarını incelemek için geliştirilmişti. NASA bilim insanı Caputo, bu patlamaları “evrendeki en yüksek enerjili olaylar” olarak tanımladı.

Teleskop, 600 kilometrelik alçak Dünya yörüngesinde bulunuyor. Bu konum sayesinde gözlemler için avantaj sağlasa da itki sistemi olmadığı için zamanla yavaşça Dünya’ya yaklaşarak atmosferde yanma riski taşıyor.

Görevin maliyetinin yaklaşık 30 milyon dolar olduğu, teleskobun ise ilk üretim maliyetinin 250 milyon dolar civarında bulunduğu belirtildi.

“LINK” adı verilen robot, kısa sürede geliştirildi ve birçok teknik belirsizlik içeriyor. Mühendisler, teleskobun arka kısmının yapısı hakkında tam bilgiye sahip değil ve robotun bu bölgeye nasıl tutunacağı kesin olarak bilinmiyor.

NASA, tüm bu risklere rağmen görevin uzay araçlarının bakım ve onarımına yönelik yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor. Catalyst yöneticisi Robert Lamontagne ise bu çalışmanın “uyduların yakıt ikmali yapılabildiği, yeniden konumlandırılabildiği ve onarılabildiği yeni bir modelin başlangıcı” olabileceğini ifade etti.


İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı

Çin'in Agibot robotları, Haziran 2026'da Longcheer Technology'nin Nanchang'daki fabrikasında 6 gün boyunca insan işçilerle birlikte tabletlerin montajını ve denetimini gerçekleştirdi (Agibot)
Çin'in Agibot robotları, Haziran 2026'da Longcheer Technology'nin Nanchang'daki fabrikasında 6 gün boyunca insan işçilerle birlikte tabletlerin montajını ve denetimini gerçekleştirdi (Agibot)
TT

İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı

Çin'in Agibot robotları, Haziran 2026'da Longcheer Technology'nin Nanchang'daki fabrikasında 6 gün boyunca insan işçilerle birlikte tabletlerin montajını ve denetimini gerçekleştirdi (Agibot)
Çin'in Agibot robotları, Haziran 2026'da Longcheer Technology'nin Nanchang'daki fabrikasında 6 gün boyunca insan işçilerle birlikte tabletlerin montajını ve denetimini gerçekleştirdi (Agibot)

Çin'deki insansı robotlar, bir faaliyetteki üretim hattında 6 günlük bir vardiyayı kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamladı.

Şanghay merkezli girişim Agibot'un ürettiği robotlar, Çin'in doğusundaki Nanchang'da yer alan bir fabrikada 64 saatten uzun süre boyunca kalite kontrol denetimlerini ve malzeme taşıma işlemlerini yürüttü.

Tüm operasyon canlı yayımlandı ve üretim hattındaki 60 binden fazla görevin yüzde 99,99'luk başarı oranıyla tamamlandığı görüldü.

Agibot'un kıdemli başkan yardımcısı Dr. Yao Maoqing, "İnsansı robotikte asıl soru artık bir robotun neler yapabileceği değil, gerçek çalışma ortamlarında konuşlandırılıp, entegre edilip, değer yaratıp yaratamayacağı" diyor.

Birden fazla insansı robotu gerçek bir üretim hattına sokarak ve sürecin 6 gün boyunca izlenmesini sağlayarak bedenlenmiş yapay zekanın endüstriyel ölçekte uygulanmasının aslında ne gerektirdiğine daha şeffaf bir cevap vermek istedik.

sdvdf
Agibot robotları, Longcheer Technology'nin Nanchang fabrikasındaki üretim tesisinde (Agibot)

Şanghay merkezli bu girişimin bugüne kadar 15 binden fazla robot ürettiğini de duyurması, robotların gerçek dünyada geniş ölçekte kullanıma sunulması yolunda önemli bir dönüm noktası.

Çin'in 2026-2030'u kapsayan son Beş Yıllık Planı, insansı robotları ekonomik büyüme için en önemli 10 stratejik sektörden biri olarak önceliklendiriyor.

Bu, insansı robotların standart endüstriyel robotların yeteneklerinin çok ötesinde görevleri yerine getirmelerini sağlayan güçlü çiplerle donatıldığı, bedenlenmiş yapay zekaya yönelik bir geçişe işaret ediyor.

Uluslararası Robotik Federasyonu Başkanı Takayuki Ito, "Çin yeni çerçeve kapsamında odağını geleneksel endüstriyel otomasyondan, yapay zekayla entegre, üst düzey akıllı robotik alanına kaydırıyor" ifadelerini kullanıyor.

Barclays analistleri, Çin'in 2035'e gelindiğinde 11 milyon insansı robotu devreye sokmuş olacağını öngörüyor; bu rakam, dünyanın geri kalanı için öngörülen 2 milyon adedin çok üstünde.

Morgan Stanley'nin ayrı bir analizine göre Çin geçen yıl sadece 12 bin robot sattı ve bu da beklentilerin gerçekleri aşabileceği anlamına geliyor.

Fabrika robotlarının 6 günlük canlı yayınının ardından Agibot, insansı makinelerin ticari değerini başarıyla kanıtladığını ve bunun, laboratuvar testlerinden gerçek dünya uygulamalarına geçişin işareti olduğunu iddia etti.

Şirket yaptığı açıklamada, "Sektör yeni bir aşamaya giriyor" ifadelerine yer verdi.

Bu, bedenlenmiş yapay zekanın artık endüstriyel müşterilerin önem verdiği gerçek çalışma koşullarına daha yakın ve daha şeffaf biçimde test edilmeye başlandığını gösteriyor. Aynı zamanda genel amaçlı robot ekosisteminin fikir aşamasından gerçek dünya uygulamalarınadoğru ilerlediğinin de sinyalini veriyor.

Independent Türkçe


Çin, yapay zeka tabanlı "siber nükleer silahı" olduğunu iddia etti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Çin, yapay zeka tabanlı "siber nükleer silahı" olduğunu iddia etti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Çinli bir yapay zeka şirketi, Batılı şirketlere ve hükümetlere yıkıcı saldırılar düzenleyebilecek bir "siber nükleer silah" geliştirdiğini iddia ediyor.

Pekin merkezli Zhipu AI (Z.ai), yapay zeka modelinin artık siber güvenlik açıklarını tespit etmede Anthropic'in Mythos modelini yakalayarak Çin'i ABD'yle aynı seviyeye getirdiğini açıkladı.

Anthropic, nisanda Mythos'u tanıttığında bu modelin dünyadaki "tüm büyük işletim sistemleri ve tüm büyük internet tarayıcılarındaki" yazılım açıklarını ortaya çıkardığını ve bunlar arasında onlarca yıldır tespit edilemeyenler de olduğunu belirtmişti.

ABD'li şirket, kötü niyetli kişilerin bu modeli siber saldırılar yürütmek için kullanmasını önlemek amacıyla modeli sınırlı biçimde kullanıma sunmuştu. Önceki haftalardaysa Anthropic, ABD Ticaret Bakanlığı'nın talimatı üzerine Mythos 5 modelini tüm kullanıcılar için devre dışı bırakmak zorunda kalmıştı.

Daha sonra model, şirketler, kritik altyapı operatörleri ve ABD devlet kurumları gibi yaklaşık 100 güvenilir kuruluşun erişimine yeniden açıldı.

Z.ai'ya göre şirketin GLM-5.2 modeli, yazılım hatalarını bulmada Anthropic'in Mythos modeliyle eşdeğer bir performans sergilerken, aynı işi yaklaşık altıda bir maliyetle yapabiliyor.

Çin merkezli bir diğer siber güvenlik şirketi 360 Security Technology de Anthropic'in Mythos'una rakip olabilecek yapay zeka modelleri geliştirdiğini iddia ediyor.

sdvefr

Şirketin kurucusu Zhou Hongyi, geçen hafta Pekin'de düzenlenen ISC.AI 2026 güvenlik konferansında Mythos'u yapay zeka çağının "siber nükleer silahı" diye niteleyerek şirketinin Yitian Tulong modellerinin "Çin'in Mythos'u" olduğunu söylemişti.

Hongyi, "Siber saldırı ve savunma alanındaki dengeleri değiştirebilecek bu tür güçlü bir silah, sadece başkalarının elinde kalamaz" demişti.

Çin, güvenlik açığı keşfine başlamadan önce modellerinin yeteneklerinin rakiplerini yakalamasını bekleyemez çünkü bekleme lüksümüz yok.

İki şirketin modellerinin yetenekleri, Batılı firmalar tarafından henüz bağımsız olarak doğrulanmadı.

Siber güvenlik uzmanları, bu söylemlerin sözkonusu yeteneklerin kanıtı olmaktan ziyade ABD'yi caydırma amacı taşıyabileceği uyarısında bulunuyor.

Birleşik Krallık istihbarat kurumu GCHQ'da görev yaptıktan sonra siber danışmanlık şirketi UtopianKnight'ı kuran James Griffiths, The Independent'a yaptığı açıklamada "Çin'in, Anthropic'in Mythos'una eşdeğer bir araca sahip olduğunu kamuoyuna açıklaması şaşırtıcı değil ve bunu Nükleer Caydırıcılık kavramıyla ilişkilendirmek ise epey ilginç bir taktik" dedi.

ABD'den gelen son haberlere göre,  Ulusal Güvenlik Ajansı sistemlerine rahatlıkla sızabiliyor ve en yüksek güvenlik sınıfındaki ağları bile aşabiliyor; bu da Çin'in 'nükleer caydırıcılık' kavramını kullanarak yaptığı bir güç oyunu. Bunu bize karşı kullanmaya kalkmayın, yoksa biz de size karşı kullanırız. Siber alanda karşılıklı kesin yıkım.

Independent Türkçe