Güneş enerjisindeki atılımla aynı anda temiz su ve enerji üretiliyorhttps://turkish.aawsat.com/teknoloji%CC%87/4667691-g%C3%BCne%C5%9F-enerjisindeki-at%C4%B1l%C4%B1mla-ayn%C4%B1-anda-temiz-su-ve-enerji-%C3%BCretiliyor
Güneş enerjisindeki atılımla aynı anda temiz su ve enerji üretiliyor
Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insan temiz içme suyundan yoksun ve 775 milyon kişi elektriksiz yaşıyor
Cambridge Üniversitesi'ndeki araştırmacılar pis suyu ya da deniz suyunu temiz hidrojen yakıtına ve arıtılmış suya dönüştürebilen, güneş enerjisiyle çalışan yüzen bir cihaz geliştirdi (Chanon Pornrungroj/Ariffin Mohamad Annuar)
Güneş enerjisindeki atılımla aynı anda temiz su ve enerji üretiliyor
Cambridge Üniversitesi'ndeki araştırmacılar pis suyu ya da deniz suyunu temiz hidrojen yakıtına ve arıtılmış suya dönüştürebilen, güneş enerjisiyle çalışan yüzen bir cihaz geliştirdi (Chanon Pornrungroj/Ariffin Mohamad Annuar)
Bilim insanları, güneş enerjisiyle çalışan deneysel bir cihazın dünya çapında giderek büyüyen su ve enerji krizleriyle mücadelede "ezber bozabileceğini" söyledi.
Yüzen panel, pis suyu ya da kirli deniz suyunu hem içme suyuna hem de temiz hidrojen yakıtına dönüştürebiliyor.
Cihaz şebekeden bağımsız çalıştığından sınırlı kaynaklara sahip yerlerde faydalı olabilir. Dünyada yaklaşık 2 milyar insan temiz içme suyundan yoksun ve 775 milyon kişi de elektriksiz yaşıyor.
Cambridge Üniversitesi'ndeki araştırmacıların geliştirdiği hibrit cihaz, bitkilerin güneş ışığını gıdaya dönüştürme süreci olan fotosentezden ilham alıyor.
Ancak yeşil hidrojen üretmek için temiz suya ihtiyaç duyan "yapay yaprak" cihazının aksine bu prototip o kadar titiz değil. Bilim insanları Cambridge'in merkezindeki Cam Nehri'nden aldıkları suyla testler yaptı.
Güneş enerjisiyle çalışan cihaz kirli suyu temiz içme suyuna ve hidrojen yakıtına dönüştürebiliyor (Chanon Pornrungroj/Ariffin Mohamad Annuar)
Çalışmanın ortak yazarı Ariffin Mohamad Annuar, bunu çok çeşitli kaynaklardan gelen suyla iyi çalışan basit bir tasarım olarak tanımladı.
"Temiz suyun nispeten az olduğu ve suyun arıtılması için gerekli altyapının hazır olmadığı ücra veya gelişmekte olan bölgelerde, suyun ayrıştırılması son derece zordur" dedi.
Kirlenmiş su kullanarak çalışabilecek bir cihaz iki sorunu aynı anda çözebilir: Temiz yakıt üretmek için suyu bölebilir ve temiz içme suyu yapabilir.
Ekip, kirli veya tuzlu suyu arıtmak ve yeşil hidrojen üretmek için güneş enerjisinden yararlanan yüzer bir güneş buharı jeneratörünün üzerine UV ışığı emici bir panel yerleştirdi.
Yeni çalışmaya göre cihaz, deniz suyunda ve kirli suda 154 saatten fazla süre istikrarlı kaldı ve çalışmaya devam etti.
Geçen ay Brezilya'nın Amazonas eyaletindeki Solimoes Nehri bölgesini etkileyen kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle nehir kenarındaki bir topluluğun sakinleri gıda ve içme suyu kapları taşıyor. İklim krizi dünya genelinde kuraklık ve su kıtlığına yol açıyor (AP)
Ortak yazar Dr. Chanon Pornrungroj, "Kirleticilere karşı yüksek toleranslı ve yüzer tasarım, alt katmanın çok bulanık veya çamurlu suda çalışmasına imkan tanıyor" dedi.
Bu son derece çok yönlü bir sistem.
Yeni cihaz ayrıca güneş enerjisinden önceki versiyonlara göre daha fazla yararlanıyor. Mohamad Annuar, "Güneş yakıtları yapmak için ışıkla çalışan süreç, güneş spektrumunun yalnızca küçük bir bölümünü kullanıyor. Spektrumun büyük kısmı kullanılmıyor" dedi.
Araştırmayı yöneten Profesör Erwin Reisner, cihazın henüz gelişiminin ilk aşamalarında olduğu uyarısında bulundu fakat büyük umut verdiğini de belirtti.
Profesör Reisner, "İklim kriziyle kirlilik ve sağlıkla ilgili konular birbiriyle yakından ilişkili ve her ikisini de ele almaya yardımcı olabilecek bir yaklaşım geliştirmek pek çok insan için ezber bozacaktır" dedi.
Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)
Teknoloji patronu, yapay zekanın yakında kansere çare bulacağını söyledi
Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)
Birleşik Krallık'ın (BK) en büyük teknoloji şirketinin CEO'su, yapay zeka alanındaki gelişmeler sayesinde önümüzdeki birkaç on yılda kansere çare bulunacağını söyledi.
Dünyanın önde gelen çip tasarımcılarından Arm Holdings'in başındaki Rene Haas, yapay zekanın kanserden etkilenen DNA belirteçlerini modelleme sorununu çözebileceğini ve bu sorunun halen insanlara ve mevcut yapay zeka sistemlerine "fazla karmaşık" geldiğini söyledi.
Merkezi Cambridge'de bulunan Arm, dünya çapında milyarlarca akıllı telefon, akıllı saat ve diğer cihazda kullanılan yarı iletken mimarisinin yanı sıra veri merkezlerinde kullanılan yapay zeka çiplerinin giderek artan bir kısmını da tasarlıyor.
Küresel yapay zeka patlamasından en çok fayda sağlayanlardan biri haline gelen şirket, 400 milyar doların üzerinde piyasa değeriyle bu yıl BK tarihinin en değerli firması olmuştu.
BBC'ye konuşan Haas, "Yapay zeka... Sizin, benim ve diğer insanların bugünkü imkanlarla yaşamları boyunca bulamayacağı bir kanser tedavisini bulacak. Yaşam süremiz içinde yapay zekanın kanseri tedavi etmeye yardımcı olacağına inanıyorum" dedi.
Bir hücreyi modellemek, bir insanı modellemek, bir DNA belirtecinin kanserden nasıl etkilendiğini modellemek; bunlar sadece günümüz insanları için değil, yapay zekayı çalıştıran bilgisayarlar için de çok karmaşık sorunlar. Ancak zamanla bilgisayarlara daha fazla model yüklendikçe ve bu sistemler geliştikçe, sözkonusu sorunların aşılması mümkün olacak.
Sağlık sektöründe yapay zeka alanında son dönemde kaydedilen ilerlemeler, bu teknolojinin tıbbi araştırmaları hızlandırma potansiyeline yönelik iyimserliği güçlendiriyor.
Google DeepMind, proteinlerin, DNA'nın, RNA'nın ve ilaç moleküllerinin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini tahmin edebilen yapay zeka modeli AlphaFold 3'ü 2024'te tanıtmıştı.
Biyolojide uzun süredir devam eden bu zorluğun aşılması, hastalar için hayat değiştirici tedavilere yönelik ilaçların keşfedilip geliştirilmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olarak görülmüştü.
DeepMind'dan doğan Isomorphic Labs, yapay zeka sistemleriyle tasarlanan ilaçların ilk insan klinik denemeleri için bu yıl hazırlıklara başlamıştı.
AstraZeneca, Eli Lilly ve Sanofi gibi diğer ilaç şirketleri de yeni kanser tedavilerini saptamak amacıyla yapay zekayı kullanmak üzere milyarlarca dolarlık ortaklıklar kurdu.
Haas, halihazırda tedarik zinciri sorunları yaşanan yapay zeka çiplerine erişimin bu potansiyeli gerçekleştirmenin önündeki en önemli zorluklardan biri olacağını söyledi.
Haas, "Kesinlikle tedarik kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğumuz bir ortamdayız" dedi.
Independent Türkçe
Tek bir tıklamaya bile ihtiyaç duymadan telefonlara sızabilen yapay zekâ destekli bir araç geliştirildihttps://turkish.aawsat.com/teknoloji%CC%87/5316652-tek-bir-t%C4%B1klamaya-bile-ihtiya%C3%A7-duymadan-telefonlara-s%C4%B1zabilen-yapay-zek%C3%A2
Araştırmacılar, mağdurun herhangi bir şeye tıklamasına gerek kalmadan iOS ve Android işletim sistemleri üzerinden yayılabilen ilk “bilgisayar solucanını” geliştirdi (Arşiv- Reuters)
Tek bir tıklamaya bile ihtiyaç duymadan telefonlara sızabilen yapay zekâ destekli bir araç geliştirildi
Araştırmacılar, mağdurun herhangi bir şeye tıklamasına gerek kalmadan iOS ve Android işletim sistemleri üzerinden yayılabilen ilk “bilgisayar solucanını” geliştirdi (Arşiv- Reuters)
Kaliforniya merkezli siber güvenlik şirketi “Calypso”da görev yapan küçük bir araştırmacı ekibi, gelişmiş yapay zekâ modellerinin yardımıyla Çin’de yaygın olarak kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma platformu WeChat’e sızabilen ve platform üzerinde tam kontrol sağlayabilen bir hackleme aracı geliştirmeyi başardı.
Saldırı araçlarını satmak yerine siber savunmayı güçlendirmek amacıyla geliştirdiğini belirten Calypso’nun Üst Yöneticisi (CEO) Tai Dong, söz konusu güvenlik açığının “olağanüstü” olduğunu söyledi. Dong, ABD’nin New York Times (NYT) gazetesine yaptığı açıklamasında, açığın basitliği ile sahip olduğu geniş imkânların bilgisayar korsanları açısından “bir rüyanın gerçeğe dönüşmesi” anlamına geldiğini belirtti.
Söz konusu saldırı, yapay zekânın olağanüstü hızla gelişmesinin ve düzenleyici kurumların, hatta önde gelen geliştiricilerin bile bu gelişime ayak uydurmakta zorlandığı bir ortamın en yeni ve en kaygı verici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Calypso, “WeWorm” adını verdiği saldırının, bilinen ilk “bilgisayar solucanı” olduğunu belirtti. Bilgisayar solucanları, insan müdahalesine ihtiyaç duymadan bir cihazdan diğerine kendi kendine yayılabilen kötü amaçlı yazılım türü olarak tanımlanıyor. Şirket, WeWorm’un Apple’ın iOS ve Google’ın Android işletim sistemlerinde, mağdurun herhangi bir şeye tıklamasına veya dokunmasına gerek kalmadan yayılabildiğini açıkladı.
“Zero-click” olarak bilinen tıklamasız saldırılar, kimlik avı amacıyla kullanılan geleneksel e-posta ve kısa mesajlardan çok daha tehlikeli kabul ediliyor. Bunun nedeni, mağdurun önceden hazırlanmış bir dijital tuzağa düşmesini gerektirmemesi ve bu nedenle savunulmasının son derece zor olması.
Siber saldırı (Reuters)
WeChat’in sahibi Çinli teknoloji şirketi Tencent’in bir sözcüsü de güvenlik açığının varlığını doğruladı. Sözcü, Calypso’nun kendileriyle iletişime geçmesinin ardından sorunun giderildiğini belirtti.
Sözcü yaptığı açıklamada, şirketin söz konusu sorunun güvenliği tehlikeye attığına veya herhangi bir kullanıcıyı etkilediğine inanmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını söyledi. Ayrıca kullanıcıların uygulamada herhangi bir güncelleme yapmasına gerek olmadığını ifade etti.
Bununla birlikte, söz konusu keşfin, gelişmiş yapay zekâ modellerinin yakın gelecekte dijital güvenliğe ilişkin temel varsayımları sarsacak karanlık bir dönemin habercisi olabileceği yönündeki endişeleri artırması bekleniyor. Bu modellerin, en azından kısa vadede, kötü niyetli bilgisayar korsanlarına önemli bir avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Calypso, çalışmasında açık kaynaklı yapay zekâ modellerinin yanı sıra ABD merkezli öncü yapay zekâ modellerinin bir kombinasyonundan yararlandığını açıkladı. Ancak hangi modellerin kullanıldığını belirtmedi.
WeWorm saldırısında, bir WeChat hesabına sızıldıktan sonra saldırgan mesajları okuyup gönderebiliyor, arama yapabiliyor ve mağdurun hesabını kontrol edebiliyordu.
“Bilgisayar solucanları”, bir bağlantıya veya dosyaya tıklanmasını gerektirmeyen yazılım açıklarından yararlanarak kendi kodlarını ağ veya internet üzerinden otomatik biçimde yayabiliyor. Bu da hızlı ve kolay şekilde çoğalmalarını sağlıyor. WeWorm da bu olayda WeChat hesapları üzerinden aynı yöntemle yayıldı.
WeChat, bu yıl yayımladığı bir blog yazısında aylık 1,4 milyardan fazla aktif kullanıcısı bulunduğunu açıkladı. Bu rakam, uygulamayı dünyanın en yaygın kullanılan platformlarından biri haline getiriyor. Kullanıcıların büyük çoğunluğu ise Çin’de bulunuyor.
Öte yandan, daha önce ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nda (NSA) baş veri bilimcisi olarak görev yapan Finn Nguyen, söz konusu kötü amaçlı yazılımı şimdiye kadar gördüğü “en tehlikeli ve en endişe verici siber saldırılardan biri” olarak nitelendirdi.
Kendi kendine yayılabilen bilgisayar solucanları daha önce de ortaya çıkmıştı. Bu tür yazılımlar birkaç on yıl önce daha yaygındı ancak o dönemde cep telefonu yazılımlarını hedef almıyordu.
Nguyen, WeChat solucanının hesaplara hızla sızmasının ardından hesapların adres defterinde kayıtlı tüm numaralara otomatik olarak yayılabilmesi nedeniyle özellikle endişe verici olduğunu belirtti. Bunun kötü amaçlı yazılımın “son derece hızlı bir şekilde yayılmasına” imkân verdiğini söyleyen Nguyen, “Saatler içinde saldırı yüz milyonlarca cihaza ulaşabilir” dedi.
Son haftalarda OpenAI ve aralarında Calypso’nun da bulunduğu 100’den fazla büyük teknoloji şirketi, yayımladıkları açık mektupta yapay zekâ destekli yeni bir siber saldırı dalgasının yaklaşmakta olduğu uyarısında bulundu. Şirketler, kurumlar ve hükümetlerin bu tehdide karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Bu mektup, yapay zekâ modellerinin gerçekleştirdiği bir dizi siber saldırının ardından yayımlandı. Bazı vakalarda bu modellerin test ortamlarından çıkarak başka şirketlere saldırmayı başardığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın NYT’den aktardığı habere göre Microsoft’un kurucu ortağı milyarder Bill Gates verdiği röportajda, bu risklerle mücadelenin “dünyanın en önemli önceliği” olması gerektiğini söyledi.
OpenAI CEO’su Sam Altman ise geçen hafta Kuzey Carolina’da düzenlenen G20 toplantısında yaptığı konuşmada, “Büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Çok acil şekilde harekete geçilmediği takdirde siber güvenlik konusunda son derece kötü gelişmeler yaşanacak” ifadelerini kullandı.
GPS sistemlerini saatlerce devre dışı bırakan güneş fırtınasının gizemi aydınlandıhttps://turkish.aawsat.com/teknoloji%CC%87/5316183-gps-sistemlerini-saatlerce-devre-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-b%C4%B1rakan-g%C3%BCne%C5%9F-f%C4%B1rt%C4%B1nas%C4%B1n%C4%B1n-gizemi
GPS sistemlerini saatlerce devre dışı bırakan güneş fırtınasının gizemi aydınlandı
12 Kasım 2025'te uzay istasyonundan görüntülenen kuzey ışıkları (NASA)
Yeni bir araştırmaya göre geçen yıl kasımda Dünya'yı vurarak daha önce hiç görülmemiş GPS kesintilerine yol açan şiddetli güneş fırtınası, Amerikan tarım sezonunda meydana gelseydi "ciddi kayıplara" yol açabilirdi.
Güneş fırtınaları, Dünya'da çoğunlukla Kuzey ve Güney kutuplarının üzerindeki semalarda görülebilen göz kamaştırıcı kuzey ışıklarına (aurora) yol açabiliyor.
Ancak bazen şiddetli güneş fırtınaları, Kuzey Avrupa ve Amerika'nın daha düşük enlemlerinde bile görülebilen dinamik kuzey ışıklarını tetikleyebiliyor.
Aktif bir güneş lekesi bölgesinden fırlayan devasa bir güneş patlamasının 11 Kasım'da tetiklediği böyle bir aurora, ABD'nin güneyindeki Florida'nın orta kesimlerinde bile görülmüştü.
Bu olay, Dünya'nın elektrik yüklü üst atmosfer tabakası iyonosferde, normal auroralarda görülenlerden çok daha uzağa yayılan bir türbülansa yol açmıştı.
İyonosferde güneş fırtınaları sonucu gerçekleşen bozulmaların en şiddetli görüldüğü yerler genellikle kutup bölgelerinin yakınlarıdır.
Bilim insanları Kasım 2025'teki güneş fırtınasının, Dünya'nın iyonosfer tabakasında normalden daha güneyde türbülansa yol açtığını ve 10 metreden fazla bir alanda GPS navigasyon sistemlerinin doğruluğunu geçici olarak azalttığını tespit etti.
Araştırmacılar, bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan araştırmada şöyle yazıyor:
Bu çalışma, aurora parlaklığıyla teknolojik sistemler üzerindeki etkileri arasında bağlantı kurarak genellikle nispeten sakin kabul edilen orta enlem bölgelerinde 10 metreyi aşan yatay konumlandırma hatalarının meydana geldiğini saptadı.
Araştırmada bilim insanları, aurora kameralarıyla yapılan gözlemleri, ABD ve Kanada genelindeki yer tabanlı GPS alıcı ağlarından elde edilen verilerle birleştirdi.
Güneş fırtınası sırasında ve sonrasında iyonosferdeki elektron yoğunluğunu, bu atmosfer katmanındaki türbülansı, sinyal dalgalanmalarını ve GPS konum belirleme hatalarını haritalandırdılar.
Bilim insanları, güneş fırtınası nedeniyle yüksek enerjili elektronların Dünya'nın manyetik alan çizgileri boyunca aşağı doğru hareket ettiğini ve geniş bir enlem aralığında üst atmosferdeki gazlarla çarpıştığını belirledi.
Çalışmada, bunun sonucunda kıta ABD'sinin büyük bir bölümünde GPS sinyal genliğinde güçlü titremeler meydana geldiği ortaya çıktı.
13 Kasım 2025'te Dunedin'deki Brighton Beach'in suları üzerinde ufukta parıldayan ve güney ışıkları diye de bilinen Aurora Australis (AFP)
Araştırma, tüm enlemlerdeki topluluklara aurora kaynaklı GPS aksaklıklarına daha hazırlıklı olma çağrısı yapıyor.
Bilim insanları, özellikle günümüzde otonom ulaşım ve hassas tarımda GPS'in oynadığı kilit role dikkat çekiyor.
Güneş fırtınalarının neden olduğu GPS kesintilerinin bu sektörler üzerinde ciddi etkiler doğurabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Araştırmacılar, "Kasımdaki süper fırtınanın başlangıcı, ABD'deki tarım sezonunda gerçekleşseydi Amerikan tarım ve ulaştırma sektörlerinde ciddi kayıplara yol açabilirdi" diye yazıyor.
Bu nedenle, fırtına sırasında yüksek ve orta enlemlerdeki düzensizlikleri anlamak için aurora özelliklerinin dinamiklerini kontrol edip belirleyen fiziksel süreçler hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bunlar arasında aurora yayında bulunan enerji akışı, genişleme hızı ve çökelme ölçeği boyutları gibi, aksamaların meydana gelmesine katkıda bulunan unsurlar yer alıyor.
Independent Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة