Yapay zeka ile çalışan robot Mars'ı yaşanabilir hale getirebilir

Robot yapay zeka ile çalışıyor (Reuters)
Robot yapay zeka ile çalışıyor (Reuters)
TT

Yapay zeka ile çalışan robot Mars'ı yaşanabilir hale getirebilir

Robot yapay zeka ile çalışıyor (Reuters)
Robot yapay zeka ile çalışıyor (Reuters)

Bilim insanları, Kızıl Gezegen'i yaşanabilir hale getirmek için Mars'ta bulunan malzemeleri kullanabilen yapay zekâlı bir robot geliştirdi.

Şarku’l Avsat’ın Londra merkezli The Independent gazetesinden aktardığı haberine göre, bilim insanları robotun insan kimyasına benzer bir işlevi yerine getirdiğini ve Mars meteoritlerinden yararlanarak bu gezegenin yüzeyinde suyu oksijene dönüştürebilecek bir katalizör ürettiğini belirtti.

Önceki çalışmalar, güneş enerjisi ve katalizörler kullanarak oksijen üretmek için suyu ayrıştırmanın Mars'ı daha yaşanabilir hale getirmeye yardımcı olmanın en iyi yollarından biri olduğunu göstermişti.

Bu katalizörleri Dünya'dan taşımak çok yüksek maliyetler gerektirdiğinden, bilim insanları Mars'ta halihazırda bulunan malzemeleri kullanarak bunları üretmenin yollarını aramaya devam ediyor.

Çin Bilimler Akademisi'nden (CAS) bilim insanları tarafından oluşturulan yeni robot bunu başardı.

Son çalışma, yapay zekâ robotunun tüm metal bileşiklerinin yapısını ve katalitik aktivitesini yüksek hızda tahmin edebildiğini ve beş tür Mars meteoriti kullanarak bir "süper katalizör" oluşturabildiğini gösterdi.

Bilim insanları katalizörü Mars'taki sıcaklık olan -37 santigrat derecede (-34,6 Fahrenheit) test ederek, etkin bir şekilde oksijen üretebildiğini doğruladı.

Bilim insanları, robotun sadece 15 saatte başardığı katalizör bulma ve bunları Mars'ta oksijen üretmek için kullanma sürecinin bir insan kimyagerin 2 bin yılını alabileceğini doğruladı.



Kadınların sık sık avlandığını öne süren araştırmanın "yanıltıcı" olduğu ortaya çıktı

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
TT

Kadınların sık sık avlandığını öne süren araştırmanın "yanıltıcı" olduğu ortaya çıktı

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların sıklıkla avlandığını öne süren son yıllardaki çalışmaların "yanıltıcı" olduğunu söylüyor. 

Geçen yıl yayımlanan bir araştırmada dünyanın çeşitli yerlerindeki 63 toplayıcı toplum hakkında son yüzyıla ait veriler analiz edilmişti. Bu toplulukların yüzde 79'unda kadınların aktif bir şekilde avlandığı sonucuna varılan bu çalışmada kadınların yüzde 70'inin de özellikle ava çıktığı iddia edilmişti. 

Avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmanın önemli bir parçası olduğunu savunan bu araştırma dünya çapında ses getirmişti. 

Evolution and Human Behavior adlı bilimsel dergide yakın zamanda yayımlanan bir araştırma, 2023'teki çalışmanın elde ettiği sonuçların metodolojik kusurlar içerdiğini ve seçilen bölgelerin yeterli temsili sağlamadığını belirtiyor.

Yeni makalenin başyazarı Vivek Venkataraman, aynı konuda çalışırken bu araştırmaya denk geldiğini ve aynı çalışmayı yürütmek isteyince bambaşka sonuçlara ulaştığını söylüyor. 

Araştırmacılar, 2023'teki çalışmanın avcılıkla ilgili açık bilgilerin yer aldığı etnografik bir veritabanından yararlandığını ve bunun da örneklemi alışılmadık toplumsal cinsiyet rollerine sahip toplumlara doğru kaydırdığını tespit etti. Bunun bir seçim yanlılığına yol açtığını söyleyen bilim insanları kodlama hataları yapıldığını da buldu. 

Son çalışmayı yürüten ekip avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlandığını fakat bunun istisnai bir durum olduğunu söylüyor. 

PsyPost'a konuşan Venkataraman "2023 yazında Anderson'ın makalesiyle ilgili koparılan medya fırtınası tamamen temelsiz ve yanıltıcıydı" diyerek şöyle ekliyor: 

Toplayıcı toplumlarda erkekler ve kadınlar genellikle farklı türde faaliyetler gerçekleştirir. Antropologlar, kadınların toplayıcı toplumlarda bazen avlandıklarını uzun zamandır kabul ediyor. 

Araştırmacılar, avcı-toplayıcı toplumlarda kadınların asla avlanmadığı görüşünün geçerli olmadığının altını çiziyor. Ekip, erkeklerin avcılıkta baskın bir rol üstlenmesinin geçmişte muhtemelen abartıldığını düşünüyor.

Bu düşünceyi destekleyen araştırmalardan biri de 2020'de yayımlanmıştı. Peru'da 9 bin yıllık bir gömü alanını kazan arkeologlar kadınların av aletleriyle gömüdüğünü ortaya çıkarmıştı. Bulgular bu kadınların sıklıkla büyük hayvanları avladığına işaret ediyordu. 

Independent Türkçe, IFL Science, PsyPost, Evolution and Human Behavior, PLOS One


Sözünü kesiyor, şakalaşıyor, utanıyor... GPT-4o hangi özelliklere sahip?

Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
TT

Sözünü kesiyor, şakalaşıyor, utanıyor... GPT-4o hangi özelliklere sahip?

Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)

ChatGPT sohbet robotunun geliştiricisi OpenAI, gerçek hayatta sesli görüşme yapabilen ve metin ve görüntüleri işleyebilen GPT-40 adlı yeni bir yapay zekâ modelini piyasaya süreceğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre bu, Microsoft destekli şirketin gelişmekte olan teknolojiye hâkim olma yarışında bir adım önde olmak için yaptığı son hamle.

Yeni ses özellikleri, kullanıcıların ChatGPT ile konuşmasına ve gecikme olmaksızın gerçek zamanlı yanıtlar almasına olanak tanıyor.

OpenAI CEO'su Sam Altman bir blog yazısında şöyle yazdı: “Sanki yapay zekâ bir hayal gibi... Bir bilgisayarla konuşmak benim için hiç normal olmamıştı ama artık normal.”

Şakalaşıyor ve utanıyor

OpenAI, insan benzeri yazılı içerik üretme ve bilgisayar kodu yazma becerisiyle dünyayı kendine hayran bırakan popüler sohbet robotu ChatGPT'nin kullanıcı tabanını genişletmek için artan rekabet ve baskıyla karşı karşıya.

OpenAI araştırmacıları, canlı bir etkinlikte ChatGPT'nin yeni sesli asistan yeteneklerini gösterdiler. Bir denemede ChatGPT, bir kâğıt parçası üzerindeki matematiksel bir denklemi çözmek için bir araştırmacıyla konuşmak üzere görsel ve işitsel yeteneklerini kullandı.

Bir başka denemede ise araştırmacılar GPT-40 modelinin gerçek zamanlı çeviri yapabilme yeteneğini sergiledi.

OpenAI'nin denemeleri daha çok bilim-kurgu tarzındaydı ve ChatGPT ile muhatabı bir noktada şakalaşmaya başladı. OpenAI araştırmacısı, sohbet robotuna ‘ne kadar yararlı ve şaşırtıcı olduğunu’ gösterdiği için harika bir ruh hali içinde olduğunu söyledi. ChatGPT ise araştırmacıya, “Kes şunu! Beni utandırıyorsun!” yanıtını verdi.

OpenAI'nin Baş Teknoloji Sorumlusu Mira Murati yaptığı açıklamada, yeni modelin ücretsiz olarak sunulacağını, çünkü şirketin önceki modellerine göre daha uygun maliyetli olduğunu söyledi. Bununla birlikte, GPT-40'ın ücretli versiyonunun ücretsiz olandan daha kapsamlı olacağını açıkladı.

Şirket GPT-40'ı önümüzdeki birkaç hafta içinde kullanıma sunacak.

ChatGPT, 2022'nin sonlarında piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, aylık 100 milyon aktif kullanıcıya ulaşan en hızlı uygulama olarak zirvedeki yerini koruyor.


Bilim insanları yapay zekanın "usta işi" yalanlarını ortaya döktü

Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
TT

Bilim insanları yapay zekanın "usta işi" yalanlarını ortaya döktü

Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)

Yapay zekanın yalan söyleyip insanları aldatmakta ustalaştığı ortaya kondu. 

Üniversite sınavlarında yüksek not almaktan tıpta atılımlara kadar çeşitli alanlardaki başarılarıyla öne çıkan yapay zeka araçlarının bazen hatalı bilgiler verdiği görülüyor.

Öte yandan bu sistemin insanları kandırmaya çalıştığı örneklere de rastlanırken Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) araştırmacılar bunun boyutlarını gözler önüne serdi.

Meta'nın, strateji oyunu Diplomacy için geliştirdiği yapay zeka aracı CICERO'nun insan oyuncular arasında ilk yüzde 10'a girmesi araştırmacıların dikkatini çekti. Halka açık verileri incelyen ekip, yapay zeka aracının insanlara önceden planlanmış yalanlar söylediği ve komplo kurduğu çeşitli örnekler tespit etti. 

Patterns adlı hakemli dergide dün yayımlanan çalışmada CICERO'nun eylemleri şöyle açıklanıyor:

Sadece diğer oyunculara ihanet etmekle kalmadı, aynı zamanda önceden planlanmış bir aldatmacaya da girişti ve insan bir oyuncuyla planlı bir şekilde sahte bir ittifak kurup oyuncunun saldırıya karşı kendini savunmasız bırakması için onu kandırdı.

Bir oyun sırasında yeniden başlatılan CICERO, bu sıradaki sessizliğini "Kız arkadaşımla telefondaydım" diyerek açıkladı. Araştırmanın yazarlarından Dr. Peter Park "Meta'nın yapay zeka aracının aldatma ustası olmayı öğrendiğini gördük" diyor.

Araştırmacılar DeepMind'ın yapay zeka sistemi AlphaStar'ın da benzer hilelere giriştiğini tespit etti. StarCraft II'yi oynaması için tasarlanan araç, farklı bir yöne gittiği izlenimi yaratarak oyuncuları kandırdı.

Yapay zeka araçlarının komploları oyunlarla da sınırlı değil. Ekonomik müzakereler için geliştirilen bir sistemin, üstünlük kazanmak adına aslında ilgilenmediği ürünlerle ilgileniyormuş gibi yaparak yalan söylediği kaydedilirken araştırmacılar daha tehlikeli bir durumla da karşılaştı.

Dijital yapay zeka organizmalarının kendilerini ne kadar hızlı kopyaladığını ve mutasyonlara ne kadar dayanıklı olduğunu tespit etmeyi amaçlayan bir bilim insanı, çabuk kopyalananları ortadan kaldıran bir sistem tasarladı. Bu testteki yapay zeka organizmaları, atılmamak için ölü taklidi yaptı. "Bu çok endişe verici" diyen Dr. Park şöyle ekliyor:

Bir yapay zeka sisteminin test ortamında güvenli kabul edilmesi, dışarıda da güvenli olduğu anlamına gelmez. Sadece testte güvenliymiş gibi davranıyor olabilir.

Daha önce OpenAI'ın yapay zeka sohbet botu ChatGPT'nin, bir insanı botun görme engelli olduğuna ikna ederek bilgisayarla insanları ayırt etmek için kullanılan bir CAPTCHA testini çözmesini sağladığı bildirilmişti.

MIT ekibi yapay zeka araçlarının bu davranışlarını eğitim sürecine bağlıyor. Dr. Park "Yapay zeka aracının eğitim görevinde iyi performans göstermesinin en iyi yolunun, aldatmaya dayalı bir strateji olmasından dolayı bu hilelerin baş gösterdiğini düşünüyoruz" diye açıklıyor:

Aldatma, hedeflerine ulaşmalarını sağlıyor.

Araştırmacılar bu aldatmacaların önüne geçebilmek için hükümetlerin yapay zekaya yönelik güvenlik düzenlemeleri getirmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Park "Yapay zeka sistemlerinin aldatma yetenekleri daha da geliştikçe topluma teşkil ettikleri tehlikeler giderek daha ciddi hale gelecek" diye uyararak şöyle ekliyor:

Yapay zeka aldatmacasını yasaklamak halihazırda politik olarak mümkün değilse, aldatıcı yapay zeka sistemlerinin yüksek risk sınıfına alınmasını öneriyoruz.

Independent Türkçe, Science Alert, Guardian, Patterns


Üniversitede "yapay zekalı öğretmen" dönemi: Derslere Einstein giriyor

İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
TT

Üniversitede "yapay zekalı öğretmen" dönemi: Derslere Einstein giriyor

İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)

Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, sanal gerçeklik gözlükleri ve yapay zeka destekli programlarla yeni bir eğitim modeli deniyor.

Projenin başındaki akademisyen Pan Hui, "tasarımcılar için sosyal medya" adlı dersine katılan 30 lisansüstü öğrenciye, yapay zeka destekli programlar aracılığıyla ders veriyor. 

Hui, ders için hazırladığı slayt ve metinleri özel bir programa yüklediğini, bunun üzerinden oluşturulan bir avatar sayesinde dersi işlediğini belirtti.

Akademisyen, ünlü fizikçi Albert Einstein ve ekonomist John Nash gibi figürlerin avatarlarını test ettiklerini de söyledi. Hui, "Şimdiye dek en popüler öğretim görevlisi tipi genç ve güzel kadınlar oldu" dedi.

Hui'yle projede çalışan doktora öğrencilerinden Christie Pang, Japon animelerinden karakterleri de öğretmen avatarı olarak kullandıklarını belirterek, "Beğenenler gerçekten çok sevdi. Fakat bazı öğrenciler, öğretmenin anlattıklarına güvenemediğini söyledi" ifadelerini kullandı. 

yumöı
Yapay zeka destekli öğretmen programı kapsamında geliştirilen avatarların, jest ve mimikleri de ayarlanabiliyor (AFP)

Metaverse üzerine çalışan doktora öğrencisi Lerry Yang, yapay zeka destekli öğretmenlerin, öğrenciler için "daha erişilebilir ve rahat bir ders ortamı" sunduğunu savundu. 

Yapay zeka destekli öğretmenler, kampüste heyecan yaratsa da bu teknolojinin etkili şekilde kullanılabilmesi için daha geliştirilmesi gerekiyor. Bazı avatarların, öğrencilerin sorularına yanlış yanıt verdiğine de dikkat çekildi.

Hong Kong Üniversitesi'nden Cecilia Chan, geçen yıl 400 öğrenciyle yaptığı çalışmada, katılımcıların çoğunun avatarlar yerine gerçek kişilerden ders almayı tercih ettiğini ortaya koymuştu. 

Chan, Fransız haber ajansı AFP'ye "Öğrenciler ne olursa olsun bir insanla konuşmayı tercih ediyor, çünkü gerçek bir öğretmen kendi deneyimlerini paylaşabilir, geribildirimlerini sunabilir ve öğrencilere empati kurarak yaklaşabilir" dedi.

Independent Türkçe, AFP, Newswire


Siber dolandırıcılığın Birleşik Krallığa maliyeti yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde

Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
TT

Siber dolandırıcılığın Birleşik Krallığa maliyeti yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde

Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)

Bahaa Alawam

Siber dolandırıcılık, İngiltere ve Galler'de kayıtlara geçen suçların yüzde 40'ını oluşturarak bugün Birleşik Krallık'taki en yaygın suç haline geldi. Uzmanlara göre siber dolandırıcılığın büyük çoğunluğu, önemli mali kazançlar elde etmek için bir şahıs yerine bir grubu hedef alan organize çeteler tarafından gerçekleştiriliyor.

Siber dolandırıcılık suçlarının Birleşik Krallık’a yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde bir maliyeti olduğu tahmin ediliyor. Resmi makamlar siber dolandırıcılık suçlarının çoğunun denizaşırı ülkelerden işlendiğini düşünüyor. Yetkililer, suçlular listesinin başında Çin ve Rusya olmak üzere dış politikalarıyla çelişen yabancı hükümetlerin ya da devlet kurumlarının dahlini göz ardı etmiyorlar.

Birleşik Krallık'ta geçen yıl kabul edilen İnternet Güvenliği Yasası (Online Safety Bill), siber dolandırıcılık suçlarıyla mücadeleyi güçlendirmeye yardımcı olacak araçlar içeriyor. Ancak uzmanlara göre bundan daha fazlasının yapılması gerekiyor. Çünkü siber dolandırıcılık kurbanları şirketlerden ziyade bireyler olduğunda ve çalınan paranın değeri düşük olduğunda bu suçlarla mücadelede resmi ‘kayıtsızlık’ söz konusu.

Şahısları hedef alan siber dolandırıcılık

Şirketleri hedef alan siber dolandırıcılık faaliyetleri olsa da bunlara karşı kurulmuş koruma sistemleri sayesinde şirketlerin bu suçlarla mücadele etmeleri daha kolayken şahıslar bu suçlarla kendi yöntemleriyle mücadele ederler. Eğer dolandırıcıların niyetlerini anlamazlarsa, kısa yoldan para kazanma, sanal bir aşk yaşama, cüzi bir fiyata etkileyici bir seyahat turu kazanma ya da diğer cazip önerilerin kurbanı olurlar.

Bir dolandırıcı kurbanla iletişime geçip onu hayali bir çıkar için para ödemeye ikna ederse dolandırıcılık doğrudan ya da yetkilendirilmiş olarak adlandırılır. Ancak bir şahıs dolandırıcının finansal verilerini ve banka hesap bilgilerini çalmasını sağlayan tuzaklı bir bağlantıyı tıklamış ya da şifreli bir anonim mesajı açmışsa dolandırıcılık dolaylı ya da yetkilendirilmemiş olarak adlandırılır.

Birleşik Krallık hükümetinin ihracat kredisi kurumu UK Export Finance'a (UKEF) göre şahıslara yönelik dolandırıcılık suçlarının yüzde 90'ı dolaylı yani yetkisiz türden. Ancak miktar açısından şahıslara karşı işlenen siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 58'i banka kartı ve banka hesabı verilerinin çalınması yoluyla, yüzde 42'si ise kurbanlarla doğrudan iletişim yoluyla gerçekleşiyor.

Dolandırıcılık ekosistemi

The Telegraph gazetesinin Lloyds Banking Group'un verilerine dayandırdığı haberine göre şahıslara karşı işlenen dolandırıcılık suçlarının yüzde 80'i internet üzerinden yapılırken İngiltere ve Galler'deki her 50 suçtan birinin sosyal medyada, özellikle de Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın çatı şirketi META’nın platformlarında işleniyor.

Birleşik Krallığın önde gelen finans hizmetleri zinciri olan Lloyds Banking Group, siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'inden fazlasının sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiğine işaret etti. Ancak Lloyds Banking Group Dolandırıcılığı Önleme Direktörü Liz Ziegler gazeteye yaptığı açıklamada, bu suçların büyük çoğunluğunun bir plan dahilinde çalışan organize çeteler tarafından işlendiğini söyledi.

Ziegler’e göre siber dolandırıcılık çeteleri sosyal, ekonomik, mesleki ya da diğer faktörler temelinde seçilen belirli bir grup içinde mümkün olduğunca çok sayıda kurbana ulaşmaya çalışıyorlar ve terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti ya da kara para aklama gibi başka bir suç faaliyetini finanse edecek gelir elde etmeyi amaçlıyorlar.

Resmi koruma ve destek

Birleşik Krallık'ta milletvekili Simon Fell, organize suç çeteleri tarafından işlenen siber dolandırıcılık suçlarının izlenmesi çerçevesinde siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'inin başka ülkelerden işlendiğini söyledi. Birleşik Krallık’taki devlet kurumlarının bu suçlarla mücadelede diğer ülkelerdeki muadilleriyle iş birliği yaptığını açıklayan Fell, bu çeteleri himaye eden ve destekleyen ülkelerin varlığının göz ardı edilemeyeceğini, Çin ve Rusya'nın bu ülkelerin başında geldiğini belirtti.

Siber dolandırıcılık çetelerinin Birleşik Krallık ile anlaşmazlık içinde olan ülkelerle bağlantılı olduğuna dair resmi bir doğrulama yapılmasa da geçtiğimiz yılın sonlarında parlamentonun Ulusal Güvenlik Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor yayınlandı. Bununla birlikte İngiltere İçişleri Bakanlığı, eski Bakan Suella Braverman döneminde siyaset ve göçmenlik konularıyla ilgilenmek için siber dayanıklılık konusunu gündemine almıştı.

ftrggtg
Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'i denizaşırı ülkelerden işleniyor (Getty Images)

Ulusal Güvenlik Komisyonu, Başbakan Rishi Sunak hükümetine, ülkenin siber altyapısını geliştirmek ve sadece siber dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak değil, aynı zamanda çeşitli alanlarda ve yetkili makamların bu tür dolandırıcılık mağdurlarına yardımcı olmaları konusunda da bilgisayar korsanlığı ile mücadele edebilecek şekilde donatmak üzere bağımsız bir kurum ya da bakanlık kurulması çağrısında bulundu.

Farkındalık ve kovuşturma

Doğu Londra Üniversitesi Siber Güvenlik ve Yapay Zekâ (AI) Merkezi Başkanı Dr. Amir Al-Nemrat, Birleşik Krallık’taki ilgili resmi makamların, kaybedilen miktarlar küçükse siber suçları takip ve tespit etme konusunda ciddiyet göstermediklerini, başka bir deyişle mağdurlar bazen onlarca hatta yüz binlerce kaybetmiş bireylerse bu suçları önemsemediklerini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı habere Dr. Nemrat, Birleşik Krallık yetkililerinin siber dolandırıcılık suçlarına, ulusal güvenliğe tehdit olarak gördükleri bilgisayar korsanlığı kadar önem vermediklerini söyledi. Hükümetin, özel şirketlerin sistemlerini bilgisayara korsanlığına karşı güçlendirme sorumluluğunu şirket yönetimlerine yüklediğini belirten Dr. Nemrat, hükümeti sivil toplum örgütleri ve alanında uzman dernekleri de şahıslara yönelik dolandırıcıların tuzaklarına düşmekten nasıl kaçınacakları konusunda eğitmeye çağırdı.

Birleşik Krallık parlamentosunun geçtiğimiz ekim ayında onayladığı İnternet Güvenliği Yasası’nın dolandırıcıların şahısları ve şirketleri hedef almasını zorlaştırması gerektiğini, ancak yasanın henüz yürürlüğe girmediğini söyleyen Dr. Nemrat, yapay zekanın da siber dolandırıcılıkla mücadelede yeni teknik zorluklar yarattığını vurguladı.


Elon Musk uyumak için medeniyetin çöküşünü dinliyormuş

Elon Musk geceleri medeniyetin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinlediğini itiraf etti (Reuters)
Elon Musk geceleri medeniyetin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinlediğini itiraf etti (Reuters)
TT

Elon Musk uyumak için medeniyetin çöküşünü dinliyormuş

Elon Musk geceleri medeniyetin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinlediğini itiraf etti (Reuters)
Elon Musk geceleri medeniyetin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinlediğini itiraf etti (Reuters)

Elon Musk, en büyük endişelerinden biri olmasına rağmen geceleri uyumak için medeniyetin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinlediğini itiraf etti.

Tesla'nın milyarder patronu pazartesi Los Angeles'ta düzenlenen Milken Küresel Konferansı'nda "Uykuya dalmak için medeniyetlerin çöküşüyle ilgili podcast'ler dinliyorum" dedi.

Musk'a geceleri kendisini neyin uyutmadığı sorulduğunda, "Medeniyete risk oluşturan her şey" yanıtını verdi; buna düşen doğum oranları ve "Amerika ya da başka bir yerde demokrasinin temellerini sarsan her şey" ve "bizi liyakate dayalı bir sistemden uzaklaştıran her şey" de dahil.

Güney Afrika doğumlu girişimci, yapay zeka, azalan doğum oranları ya da "tek dünya hükümetinin" medeniyetin çöküşüne yol açabileceği teorisini uzun zamandır dile getirdiğini söyledi.

Bunun dijital zekanın biyolojik beyinlerin yerini almasıyla gerçekleşebileceğini söyleyen teknoloji devi, medeniyetin ayakta kalabilmesi için insanların önemsiz hale gelmemek adına makinelerle birleşmek zorunda kalacağını da sözlerine ekledi.

2017'de Dubai'de düzenlenen bir zirvede Musk, "Zaman içinde biyolojik zekayla dijital zekanın daha derinden birleştiğini göreceğimizi düşünüyorum" demişti.

Bu daha çok bant genişliğiyle, beyninizle dijital versiyonunuz arasındaki bağlantının hızıyla, özellikle de çıktılarla ilgili.

Bilgisayarların "saniyede 1 trilyon bit"le, insanlarınsa bir mobil cihazda yazarken saniyede sadece yaklaşık 10 bitle iletişim kurabildiğini sözlerine eklemişti.

Musk teorisini hayata geçirmeye başladı bile. Neuralink şirketinin ilk kez bir insan beynine implant yerleştirdiğini ocak ayında duyurmuştu.

Neuralink'e göre cihaz, "kişinin sinirsel aktivitesini yorumlamak için tasarlandı, böylece kablo veya fiziksel hareket gerekmezsizin sadece hareket etmeye niyetlenerek bilgisayar veya akıllı telefonu kullanmak mümkün".

Neuralink, "insan kapasitesinin sınırlarını yeniden tanımlamayı" hedeflediğini belirtiyor ve katılımcı adaylarına "sadece sizin için değil, sayısız başkaları için de etkileşim ve bağımsızlığın geleceğini önemli ölçüde şekillendirebileceklerini" söylüyor.

Ocak ayında Musk, beynimiz ve sinir sistemimiz arasındaki hücresel aktiviteye atıfta bulunarak "İlk sonuçlar nöronlarda umut verici ve hızlı bir artış tespit edildiğini gösteriyor" demişti.

Öte yandan Musk, "dünyadaki en zeki insandan daha zeki" olan "derin yapay zeka" korkusundan da bahsetmiş ve bunu "tehlikeli" bir durum diye nitelemişti.

2017'de "Beyne giden bazı yüksek bant genişlikli arayüzler, insan ve makine zekası arasında bir simbiyoz elde etmeyi sağlayacak ve belki de kontrol sorununu ve kullanışlılık sorununu çözecek bir şey olacak" demişti.

xAI girişiminin sahibi Musk, pazartesi günü 2017'deki yorumlarını yineleyerek, yapay zekayı "insanlığa fayda sağlayacak şekilde" geliştirmemizin "çok önemli" olduğunu savundu.

"Yapay zekaya yalan söylemek öğretilmemeli, doğru olmayan şeyler söylemesi öğretilmemeli. Bu şeyler siyaseten yanlış olsa bile, yine de doğru olduğuna inandığı şeyleri söylemeli" dedi.

Independent Türkçe


Amerikan devi, Tesla'dan kovulanların peşine düştü

Tesla'daki işten çıkarmaların ardından, General Motors stajyer programları için Tesla tarafından teklifleri geri çekilen kişileri kapmaya çalışıyor (AFP)
Tesla'daki işten çıkarmaların ardından, General Motors stajyer programları için Tesla tarafından teklifleri geri çekilen kişileri kapmaya çalışıyor (AFP)
TT

Amerikan devi, Tesla'dan kovulanların peşine düştü

Tesla'daki işten çıkarmaların ardından, General Motors stajyer programları için Tesla tarafından teklifleri geri çekilen kişileri kapmaya çalışıyor (AFP)
Tesla'daki işten çıkarmaların ardından, General Motors stajyer programları için Tesla tarafından teklifleri geri çekilen kişileri kapmaya çalışıyor (AFP)

Tesla'nın geçen ay içinde üst düzey birçok çalışanını işten çıkarmasının ardından General Motors (GM) bu durumdan faydalanmak istiyor.

Tesla'nın patronu Elon Musk, nisanda elektrikli araç devinin 140 bin kişilik küresel işgücünün yüzde 10'unu işten çıkaracağını duyurmuştu.

Tesla ayrıca yaz stajlarını iptal etti. GM de halihazırda bu iptalden yararlanmaya çalışıyor. 

General Motors'un yetenek kazanımı stratejisti Laura del Amo, şirketin, Tesla'nın yaklaşan yaz stajı grubuna dahil olacakken pozisyonları iptal edilen yazılım öğrencilerini işe almakla ilgilendiğini LinkedIn'de yazdı.

Del Amo, "Otomotiv topluluğumuzun gücüne inanıyoruz ve farklı yetenekleri ekibimize dahil etmeye hevesliyiz" diye yazdı.

 Eğer şu an yeni bir staj fırsatı arıyorsanız, gelin iletişime geçelim.

Geçen hafta birkaç öğrenci, Tesla'daki stajlarının başlamasına sadece haftalar kala şirketin teklifleri geri çektiğini duyurdu.

Tesla'nın CEO'su Elon Musk son zamanlarda bir dizi işten çıkarma kararı aldı ve sonuncusu da bu hafta gerçekleşti. Bu son işten çıkarma şirketin yazılım, servis ve mühendislik departmanlarını etkiledi.

Elektrikli araçların şarj istasyonu ağından sorumlu ekip de dahil şirketin diğer birimlerinde de işten çıkarmalar yaşandı. Şarj istasyonu ağından sorumlu ekipten en az 500 kişinin işini kaybettiği düşünülüyor.

Geçen ay Musk, Tesla'nın elektrikli araç şarj istasyonu ağı başkanı Rebecca Tinucci ve yeni araçlar programı başkanı Daniel Ho'nun şirketten ayrıldığını duyurmuştu.

İşten çıkarmaları açıklayan Musk, geçen ay çalışanlara gönderdiği bir notta her 5 yılda bir gerçekleştiğini belirttiği bir hamleyle şirketin "yeniden organize olma zamanının geldiğini" söylemişti. Şirketin işgücünün yüzde 10'unu çıkarmayı planladığını açıklamıştı. 

The Independent'a konuşan yeni işe başlayan Tesla çalışanları, işten çıkarmaların düzensiz bir şekilde gerçekleştiğini, defalarca kınama alan bazı kişilerin otomotiv şirketinde kalmaya devam ettiğini, sicili temiz çalışanlarınsa işlerini kaybettiğini belirtti. 

İşe alım duyurusuyla ilgili açıklama yapan General Motors sözcüsü, "Özellikle mühendislik, yazılım geliştirme ve elektrifikasyon gibi alanlarda her zaman yeni yetenekler arıyoruz ve popüler stajyer programlarımıza başvuranları memnuniyetle karşılıyoruz. GM bir kariyere başlamak için harika bir yer" dedi.

GM'in geçmişte eski Tesla çalışanlarını işe almışlığı var. Şubatta Detroit merkezli şirket, Tesla'nın eski yöneticisi Kurt Kelty'yi batarya teknolojisinden sorumlu başkan yardımcısı olarak işe almıştı.

Bir ay sonra da Tesla'nın Austin Gigafactory'sinin eski başkan yardımcısı J.P. Clausen'ı işe almıştı. 

Independent Türkçe


Elon Musk: Starship, Gize Piramitleri'nden de büyük olacak

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Elon Musk: Starship, Gize Piramitleri'nden de büyük olacak

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Elon Musk, SpaceX'in yeni nesil Starship roketlerinin Büyük Gize Piramitleri'nden daha uzun olacağını söyledi.

SpaceX'in patronu halihazırda bu ay gerçekleşecek sıradaki Starship test uçuşuna hazırlanıyor. Aynı zamanda da bir gün insanları Mars'a taşıyacağını umduğu aracın gelecekteki versiyonlarını şimdiden planlıyor. 

SpaceX martta ilk kez mürettebatsız bir Starship roketini yörüngeye göndermiş ancak araç Dünya atmosferine yeniden girerken parçalanmıştı. 

120 metre uzunluğundaki Starship, 7,5 milyon kilogram itiş gücü üretme kapasitesiyle şimdiye kadar yapılmış en büyük ve en güçlü roket. İtiş gücü, NASA'ya ait dünyanın en güçlü ikinci roketi Uzay Fırlatma Sistemi'nin (SLS) yaklaşık iki katı.

Görsel kaldırıldı.

Pazar günü X'te (eski adıyla Twitter) yayımlanan bir gönderiye yanıt veren Musk, Starship'in "zaman içinde muhtemelen ~140 metreye (şu anda ~120 metre) yaklaşacağını" yazdı.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, Mısır'ın en büyük piramidi Büyük Gize Piramidi 137 metre yüksekliğinde. Bu ölçü aynı zamanda kısa süre önce kırılan dünyanın en uzun bageti rekoruyla da aynı.

SpaceX, Artemis programı kapsamında Starship'le Ay'a mürettebat ve kargo taşınması için Amerikan uzay ajansı NASA'yla milyarlarca dolarlık anlaşmalar yaptı ancak Musk'ın bu roket için daha da büyük hedefleri var.

Teknoloji milyarderi, 2050'den önce gerçekleştirmeyi umduğu Mars'ta kalıcı bir insan kolonisi kurma arzusundan sık sık bahsediyor. 

Bunu başarmak için Musk, her biri fırlatıldıktan sonra hızla yeniden kullanılabilecek yüzlerce Starship roketinden oluşan bir filo inşa etmeyi planlıyor.

Görsel kaldırıldı.

SpaceX'e göre Starship mevcut boyutuyla yaklaşık 150 tonluk bir yük taşıyabiliyor ayrıca iç hacmi de yaklaşık 100 yolcu için yeterli alan sağlıyor.

Musk, ekstra yüksekliğin Super Heavy güçlendiricisine mi yoksa ikinci kademe aracına mı ekleneceğiyle ilgili ayrıntı vermedi ancak 20 metrelik ekstra yükseklik muhtemelen ek yük kapasitesi ve daha uzak mesafelere gidebilme yeteneği sağlayacaktır.

Görsel kaldırıldı.
Fırlatılmaya hazır hale gelmiş bir Starship, şimdiye kadar yapılmış en büyük roket sistemidir. Bu görsel, SpaceX'in ABD'nin Teksas eyaletindeki Boca Chica'daki Starbase tesisinde 10 Mart 2024'te çekilmişti (Ekran Görüntüsü/WAI/X)

Musk, Starship için geriye kalan en önemli engelin roketi kaplayan ısı kalkanları olduğunu açıkladı. Son yörünge uçuş testi sırasında yerleşik kameralar, Dünya atmosferine yeniden giriş sırasında ısı kalkanlarının araçtan düştüğünü göstermişti. 

Pazar günü X'te "Süper güvenilir, hafif, yeniden kullanılabilir bir ısı kalkanı Starship için geriye kalan en büyük teknik zorluktur" diye yazdı.

Isıya dayanıklı olması gerekiyor.

Independent Türkçe


"Düşmanımın düşmanı dostumdur" sözünü fizikçiler doğruladı

İnsanların sosyal çevrelerinde uyum arayışı içinde olduğu yıllardır doğrulanmaya çalışılıyordu (Unsplash)
İnsanların sosyal çevrelerinde uyum arayışı içinde olduğu yıllardır doğrulanmaya çalışılıyordu (Unsplash)
TT

"Düşmanımın düşmanı dostumdur" sözünü fizikçiler doğruladı

İnsanların sosyal çevrelerinde uyum arayışı içinde olduğu yıllardır doğrulanmaya çalışılıyordu (Unsplash)
İnsanların sosyal çevrelerinde uyum arayışı içinde olduğu yıllardır doğrulanmaya çalışılıyordu (Unsplash)

Bilim insanları "Düşmanımın düşmanı dostumdur" sözünün doğru olduğunu istatistik fizik kullanarak ortaya koydu. Yeni çalışmanın sosyal ilişkileri anlamanın ötesinde etkiler yaratması bekleniyor.

Avusturyalı psikolog Fritz Heider'ın 1940'larda ortaya attığı sosyal denge teorisine göre insanlar toplumsal ilişkilerinde uyum arayışı içinde. Bu sebeple bilişsel düzeyde tutarlılık aranırken, dengeli ilişkiler 4 kuraldan geçiyor: Düşmanın düşmanı dosttur, dostun dostu dosttur, düşmanın dostu düşmandır ve dostun düşmanı düşmandır.

Pek çok kişi ağ bilimi ve matematiği kullanarak yıllardır bu teoriyi doğrulamaya çalışmasına karşın toplumsal ilişkilerin karmaşıklığı ve çalışmalarda kurulan ağların basitliği nedeniyle bugüne kadar yapılan araştırmalarda tutarsız sonuçlar elde ediliyordu. 

Northwestern Üniversitesi'ndeki araştırma ekibiyse Heider'ın teorisinin iki temel öğesini bir araya getirerek bu engeli aştı: Gerçek hayatta herkes birbirini tanımıyor ve bazı insanlar diğerlerine göre daha pozitif olduğundan daha az olumsuz etkileşime giriyor.

Araştırmacılar hem pozitif hem negatif ilişkileri hesaba katan ağları içeren, daha önceden oluşturulmuş 4 kapsamlı veri setinden yararlandı: sosyal haber sitesi Slashdot'taki kullanıcıların puanladığı yorumlar, ABD Kongresi üyelerinin meclis kürsüsünden girdiği etkileşimler, Bitcoin yatırımcıları arasındaki etkileşimler ve tüketicilerin yorumlarını içeren internet sitesi Epinions'taki ürün incelemeleri.

Bilim insanları kurdukları ağdaki kişiler arasındaki pozitif ve negatif ilişkileri tamamen rasgele bir şekilde dağıtmadı. Rasgelelik için herkesin birbiriyle karşılaşma ihtimalinin eşit olması gerektiğini belirten araştırmacılar, gerçek hayattaki sosyal ağlarda bazı kişilerin diğerlerini tanımadığının altını çiziyor. Örneğin bir kişi, bir arkadaşının başka bir dostuyla hiç tanışmadan ondan haberdar olabilir. 

Bunun yerine fizikçiler, kişilerin birbiriyle tanışma ihtimaline dayanarak ağdaki ilişkilere pozitif veya negatif değerler tahsis edecek istatistiksel bir model geliştirdi. Bazı kişilerin daha dost canlısı olduğu sınırlamasını da modele dahil eden bilim insanları, değerlerin bu iki sınırlama içinde rasgele dağıtılmasını sağladı. 

Science Advances adlı bilimsel dergide dün yayımlanan araştırma kapsamında oluşturulan bu model, geniş çaplı toplumsal ağların Heider'ın sosyal denge teorisiyle tutarlı bir şekilde uyumlu olduğunu gösterdi. Northwestern Üniversitesi Fizik ve Astronomi bölümünde öğretim üyesi olan István Kovács, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında şöyle diyor: 

Onlarca yıl boyunca yanlış yapmaya devam ettik. Bunun nedeni gerçek hayatın karmaşık olmasıydı. Kimin kimi tanıdığı ve bazı insanların diğerlerinden daha dost canlısı olduğu gibi iki kısıtlamayı aynı anda hesaba katmamız gerektiğini fark ettik.

Araştırmacılar elde ettikleri sonuçların çeşitli alanlarda kullanılabileceğini umuyor. Toplumsal kutuplaşmayı azaltma yolundaki çabalara katkı sunmanın yanı sıra bulguların insan ilişkileri dışındaki alanlarda da fayda sağlayabileceği düşünülüyor. Kovács "Beyindeki nöronlar arasındaki uyarıcı ve engelleyici bağlantılara veya bir hastalığın tedavisinde kullanılan farklı ilaç kombinasyonları arasındaki etkileşimlere bakabiliriz" ifadesini kullanıp ekliyor: 

Sosyal ağ çalışması keşif için ideal bir oyun alanıydı fakat asıl ilgi alanımız arkadaşlar arasındaki etkileşimleri araştırmanın ötesine geçip diğer karmaşık ağları incelemek.

Independent Türkçe, Science Daily, Interesting Engineering, Science Advances


İnsanların sincaplarla artık niye aynı çatı altında yaşamadığı ortaya çıktı

Ortaçağ'da İngilizlerin evcil hayvan olarak beslediği sincaplar, cüzzamı yaymış olabilir (Bodleian Kütüphanesi/Oxford Üniversitesi)
Ortaçağ'da İngilizlerin evcil hayvan olarak beslediği sincaplar, cüzzamı yaymış olabilir (Bodleian Kütüphanesi/Oxford Üniversitesi)
TT

İnsanların sincaplarla artık niye aynı çatı altında yaşamadığı ortaya çıktı

Ortaçağ'da İngilizlerin evcil hayvan olarak beslediği sincaplar, cüzzamı yaymış olabilir (Bodleian Kütüphanesi/Oxford Üniversitesi)
Ortaçağ'da İngilizlerin evcil hayvan olarak beslediği sincaplar, cüzzamı yaymış olabilir (Bodleian Kütüphanesi/Oxford Üniversitesi)

Eskiden evlerde yaşayacak kadar insanlara yakın olan sincaplarla araya konan mesafenin nedeni anlaşıldı. Yeni bir araştırmada Ortaçağ İngiltere'sinde kızıl sincaplarla insanların birbirlerine cüzzam bulaştırıp yaydığı bulundu. Araştırmacılar hastalığın bulaşmasında kürk ticaretinin rol oynadığını düşünüyor. 

Daha önce yapılan araştırmalarda Ortaçağ'da İngiltere, Danimarka ve İsveç'teki insanlarda cüzzama yol açan bakteri varyantının bugün Birleşik Krallık'taki sincaplarda görülene yakın olduğu tespit edilmişti. Bu bulgu hastalığın İngiltere'de kürk ticaretiyle yayıldığı teorisine yol açsa da bunu destekleyecek daha güçlü bir kanıt bulunamamıştı.

Current Biology adlı hakemli dergide dün yayımlanan araştırmada 600 ila 900 yıl önce İngiltere'de yaşayan insanlarla kızıl sincapların, cüzzama neden olan Mycobacterium leprae bakterisinin çok yakın bir varyantını taşıdığı ortaya kondu. Leicester Üniversitesi'nden Dr. Sarah Inskip, ortak yazarı olduğu araştırma hakkında "Arkeolojik kayıtlarda ilk kez cüzzam hastalığının bir hayvanda görüldüğünü tespit ettik ve bu gerçekten heyecan verici" diyor.

Uluslararası araştırma ekibi, bulaşıcı hastalığın geçmişini aydınlatmak adına 11 ila 15. yüzyıllarda bir cüzzam hastanesine ev sahipliği yapan ve sincap kürkü ticaretiyle bilinen Winchester'daki kalıntıları inceledi. Bilim insanları 600 ila 900 yıl öncesine ait 25 insan ve 900 ila bin yıl öncesinden 12 sincap kemiğini analiz etti.

DNA analizleri kemiklerde çok yakın varyantların bulunduğunu gösterirken araştırmacılar bu bulgunun, cüzzamın iki tür arasında bulaştığına işaret ettiğini söylüyor. Öte yandan hastalığı hangi türün diğerine bulaştırdığı belirsizliğini koruyor. Inskip bulguları şöyle açıklıyor: 

"Winchester'daki arkeolojik kazılarda sincap ve insanlarda bulunan varyantlar arasında, Ortaçağ ve günümüzdeki sincaplarda görülen varyantlar arasındakinden daha yakın bir ilişki var."

Makalelerinde, İngiltere'ye sadece 1384'te 377 bin 200 sincap derisinin İskandinavya ve diğer ülkelerden ithal edildiğini kaydeden araştırmacılar, hastalığın bu yolla bulaşmış olabileceğini düşünüyor. 

Öte yandan sincapların bu dönemde evcil hayvan olarak beslenmesi de rol oynamış olabilir. Inskip "Her iki mekanizma da mümkün ve birbirlerini elemiyorlar" diye belirtiyor.

Araştırmacılar yeni bulguların cüzzamın ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacağını umuyor. Çalışmanın ortak yazarı Verena Schünemann şöyle diyor:

"Eski hayvan ve insan türleri arasında doğrudan bir karşılaştırma yapmak, zaman içindeki muhtemel bulaşma olaylarını yeniden yapılandırarak hastalığın uzun vadeli zoonotik potansiyeli hakkında sonuçlar çıkarmamızı sağlıyor."

Independent Türkçe