HP Ortadoğu Genel Müdürü Oganesyan Şarku’l Avsat'a konuştu: ‘Hibrit çalışma’ güvenli ve sürdürülebilir teknolojiler gerektirir

Şirketlerin uzaktan çalışırken üretken ve güvenli olabilmelerini sağlamak için bilgisayar, baskı ve iletişim cihazları geliştiriliyor (Shutterstock)
Şirketlerin uzaktan çalışırken üretken ve güvenli olabilmelerini sağlamak için bilgisayar, baskı ve iletişim cihazları geliştiriliyor (Shutterstock)
TT

HP Ortadoğu Genel Müdürü Oganesyan Şarku’l Avsat'a konuştu: ‘Hibrit çalışma’ güvenli ve sürdürülebilir teknolojiler gerektirir

Şirketlerin uzaktan çalışırken üretken ve güvenli olabilmelerini sağlamak için bilgisayar, baskı ve iletişim cihazları geliştiriliyor (Shutterstock)
Şirketlerin uzaktan çalışırken üretken ve güvenli olabilmelerini sağlamak için bilgisayar, baskı ve iletişim cihazları geliştiriliyor (Shutterstock)

Dünya, koronavirüs krizinin yarattığı yeni bir hibrit çalışma çağına girerken, büyük teknoloji şirketleri üretkenlik, güvenlik ve sürdürülebilirlik hakkındaki düşüncelerimizi yeniden tanımlamak için cesur adımlar atıyor.

Son iki yılda dünya, çalışanların artık esneklik talep etmeleri ve her yerden çalışma, işbirliği yapma ve iletişim becerisi nedeniyle geleneksel ofis çalışmasından, hibrit çalışma modellerine doğru bir değişime tanık oldu. Bu gereksinimleri karşılamak için büyük teknoloji şirketleri ve hatta yeni kurulan şirketler, şirketlerin üretkenliği ve güvenliği sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla bilgi işlem ve iletişim cihazlarını içeren ‘hibrit çalışma’ dönemi için kapsamlı çözümler geliştirmeye çalışıyor.

xzcsdfe
HP, siber saldırılara karşı koruma sağlamak için bilgisayar ve yazıcılarda bir dizi güvenlik teknolojisi geliştiriyor (Shutterstock)

Müşterileri seçim yapmaları için güçlendirmek

HP'nin müşteri odaklılığı, müşterilerin her yerden, her cihazda sorunsuz bir şekilde çalışmasına olanak tanıyan kapsamlı bir teknoloji paketini yönlendiriyor. HP Ortadoğu Genel Müdürü Peter Oganesyan, Dubai'de Şarku’l Avsat'a verdiği özel röportajda, "Müşterilerin aradıkları her yerden üretken ve güvenli olmalarını sağlayan bir çözüm sunmak önemlidir. HP çözümleri, entegre hibrit sistemler ve baskı, bilgi işlem ve işbirliği cihazlarından sunulan ürün ve hizmet yelpazesi, uzaktan çalışma için gereken tüm ihtiyaçları karşılamaktadır” dedi.

İşbirliği araçlarının önemi

HP'nin kapsamlı bir hibrit çalışma çözümü oluşturma yolculuğundaki en önemli anlardan biri, işbirliği araçlarının öneminin farkına varmasıydı. Bu sorunu çözmek için HP, lider bir iletişim ve işbirliği çözümleri şirketi olan Poly'yi satın aldı. İki şirket arasındaki birleşme, HP'nin şirketi 3,3 milyar dolara satın almasının ardından Ağustos 2022'de resmen tamamlandı. HP CEO'su Enrique Loris, hibrit çalışma çözümleri alanında lider bir sağlayıcı yaratma hedefiyle gerçekleştirilen bu satın almayı tarihi bir gün olarak nitelendirdi.

Birleşme ile HP, Poly'nin video konferans ve diğer işbirliği teknolojilerindeki uzmanlığına erişirken, Poly de HP'nin küresel erişiminden ve ölçeğinden yararlanacak.

Ortadoğu, HP için benzersiz ve dinamik bir pazarı temsil ediyor. Birden fazla ülke ve farklı müşteri ihtiyaçları ile şirket, ‘tekliflerini her müşteriye göre özelleştiriyor.’ Bölgede yüz yüze etkileşimlerin öneminin farkında olan HP, uzaktan iletişim araçlarının kritik hale gelmesiyle hibrit çalışmanın ortaya çıkışına uyum sağlıyor ve sürekli seyahat etmeye gerek kalmadan müşterilerle verimli toplantılar ve etkileşimler sağlıyor.

Sürdürülebilirlik ve siber güvenlik

Üretkenlik ve güvenliğin yanı sıra, müşteriler artık çevreye duyarlı çözümler aradıklarından, sürdürülebilirlik, özellikle teknoloji olmak üzere çok sayıda şirketin stratejisinin çok önemli bir yönüdür. HP, geri dönüştürülebilir ürünler ve çevresel etkiyi azaltmaya odaklanma açısından sürdürülebilirlik hedeflerini karşılayan ürünler sağlamayı taahhüt etmektedir.

Sürdürülebilirlik gibi siber güvenlik de değişen iş ortamı göz önüne alındığında ön plana çıkmıştır.

Yapay zekanın artan önemi

Yapay zeka sadece moda bir sözcük değil, birçok kişinin hayatını değiştiren ve etkileyen somut ve dönüştürücü bir teknolojidir. Yapay zeka, bireyleri güçlendirmek, daha canlı ve işbirlikçi hale getirmek için bir araç olarak görülürken, ürün tasarımını doğrudan etkilemesi, yapay zeka destekli video konferansı geliştirmesi ve cihazların verimliliğini uzaktan izlemesi bekleniyor. Şarku’l Avsat'a özel bir röportaj veren HP veri bilimi uzmanı Cecile Montsell, akıllı bilgisayarların yapay zeka uygulamalarının performansını ve verimliliğini artırmada rol oynayacağını söyledi.

HP'nin işin geleceğine yönelik vizyonu, uyarlanabilirlik, yenilikçilik ve müşteri odaklılık ile karakterize ediliyor. Dünya hibrit çalışma modellerini benimserken, HP'nin kapsamlı çözümü müşterilerin talep ettiği esnekliği, güvenliği ve sürdürülebilirliği sağlıyor ve şirket, bireylerin ve kuruluşların gelişen iş dünyasında başarıya ulaşmalarını sağlamak için çalışıyor.



NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
TT

NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

NASA, iddialı Ay programı Artemis'i revize edeceğini cuma sabahı duyurarak 2027 takvimine yeni bir hazırlık görevi ekledi. NASA yöneticisi Jared Isaacman, bunun "ilerlemenin tek yolu" olduğunu söyledi.

NASA, 50 yıldan uzun süre sonra astronotların ilk kez uydunun yüzeyine gideceği Ay'a inme görevini 2028'de gerçekleştirme planlarına devam etse de artık o yılın başında ve sonunda iki iniş olabileceğini belirtiyor.

Uzay ajansı, ek uçuşu 2027 ortasında düzenleyerek alçak Dünya yörüngesindeki yeni ticari Ay iniş araçlarını test etmeyi planlıyor. Isaacman değişikliklerle programı "temellerine geri döndürmeyi" amaçladıklarını ve buna fırlatma sıklığının artırılmasının da dahil olduğunu ifade ediyor.

Isaacman, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan NASA Kennedy Uzay Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, "Doğrudan Apollo 11'e geçmedik. Mercury Programı, Gemini ve birçok Apollo görevinden sonra doğru inişi gerçekleştirdik" dedi.

"Şu anda programımız, Apollo 8'le başlayıp doğrudan Ay'a gitmeyi öngörüyor. Bu da yine başarıya giden yol değil" diye ekledi.

NASA'nın yardımcı yöneticisi Amit Kshatriya, görevlerin güvenli ve kurumun zaman çizelgesinin de güvenilir olmasını sağlamak için revizyonlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Kshatriya "Bu zorlu ve iddialı bir hedef ancak bu rota düzeltmesiyle daha sağlam bir temele ve önümüzdeki kilometre taşlarına doğru daha gerçekçi bir yola kavuştuk" dedi.

NASA, bu yıl 4 astronotu Ay'ın etrafında bir yolculuğa çıkaracak Artemis II görevini gerçekleştirmekte zorlanıyor. Görevde NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch'un yanı sıra Kanada Uzay Ajansı'ndan Jeremy Hansen var.

SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)

NASA'nın Uzay Fırlatma Sistemi roketinde yaşanan helyum sorunu nedeniyle görev en erken nisan başına ertelenmişti. Uzay ajansı, 98 metre uzunluğundaki roketin onarımını halihazırda Florida'da sürdürüyor.

Ay'dan Mars'a Programı Yöneticisi Dr. Lori Glaze cuma günü yaptığı açıklamada, "Ekibimizin tepkisi tam olarak yapmamız gereken şeydi" dedi.

Artemis programının ilk aşaması olan Artemis I, Kasım 2022'de başarıyla gerçekleştirilerek insansız devasa Ay roketi uydunun etrafında dolaştırılıp geri getirilmişti.

Artemis programı, NASA'nın Ay'dan Mars'a mimarisinin ilk aşamasını oluştururken mimarinin nihai hedefi, insanları ilk kez Kızıl Gezegen'e taşımak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space


Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Doğu Asya'nın nüfus tarihine ilişkin yeni ve ayrıntılı bir tablo sunan yeni bir araştırmaya göre insanlar, Sibirya'yla Çin'in kuzeyi arasında tahmin edilenden çok daha erken bir dönemde gidip geliyordu.

Sibirya, Moğolistan Platosu ve Çin'in kuzeyini kapsayan Kuzey Doğu Asya, insanlık tarihinde kilit rol oynadı.

Zengin su ve orman kaynakları, Baykal Gölü bölgesini erken dönem insan kültürünün ve teknolojik gelişmeler için muhtemelen kritik bir merkez haline getirdi.

Önceki araştırmalar, Avrasya Bozkırları ve Çin'in kuzeyindeki erken dönem insan topluluklarının, MÖ 3. binyılda pastoralizm ve metalurjinin yaygınlaşmasına kadar birbirleriyle çok fazla bağlantılı olmadığını öne sürüyordu. Bunun nedeni, iki bölgedeki insanlar arasında büyük ölçekli etkileşime dair güçlü ve doğrulanabilir kanıtların bulunmamasıydı.

Yeni çalışma 7 bin 700 yıl önce iki bölge arasında daha önce bilinmeyen bir  "kuzey-güney kültürel alışveriş koridoru" olduğunu ortaya çıkararak bu inancı alt üst etti.
 

Görsel kaldırıldı.Yan Dağı Bölgesi ve çevresindeki tarih öncesi gen akışı ve kültürel etkileşimin illüstrasyonu (Science China Press)

Çalışmada 7 bin 700 ila 4 bin 300 yıl öncesine ait üç arkeolojik kazı alanından elde edilen 42 antik genom incelendi.

Kilit önemdeki bir popülasyonun pastoralizmin yükselişinden binlerce yıl önce, Sibirya'nın Baykal Gölü bölgesiyle Çin'in kuzeyindeki Yan Dağı Bölgesi arasında köprü görevi gördüğü tespit edildi.

Hakemli dergi Science Bulletin'de yayımlanan son çalışmaya göre, Çin'in kuzeyindeki erken Taş Devri Sitaimengguying kazı alanından gelen bu nüfus, Baykal Gölü'ndeki popülasyonlarla bağlantılı belirgin bir genetik iz taşıyordu.

Jilin Üniversitesi'nden Yinqiu Cui, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında "Sitaimengguying nüfusu kritik bir bağlantı" diyor.

Baykal bölgesinden gelen genetik izleri koruyup bu mirası Çin'in kuzeyindeki sonraki nüfuslara kadar izlememizi sağlayarak hayati bir aracı görevi gördüler.

Çalışmada Sitaimengguying ve Sibirya nüfusları arasındaki kültürel bağlara dikkat çekiliyor.

Örneğin Sitaimengguying'de keşfedilen yuvarlak tabanlı benzersiz kaplar, daha önce sadece Baykal Gölü bölgesinde görülmüştü.

Çin'deki kazı alanında erkeklerin yan yatırılarak uzuvları üst üste gelecek şekilde gömülme geleneği de Baykal Gölü çevresinde yaygındı.

Yan Dağı Bölgesi'nde ortaya çıkarılan insan kalıntılarından alınan genom örnekleri, nüfusların karıştığına dair ek kanıtlar sunuyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Choongwon Jeong, "Yan Dağı Bölgesi belli ki dinamik bir sınır hattı, gerçek bir etkileşim alanıydı" diyor. 

Bu, Yan Dağı Bölgesi'nin Doğu Asya'nın kuzeyinin genetik yapısını şekillendirmedeki merkezi rolünü vurguluyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
TT

Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Çinli bilim insanları gen düzenleme teknolojisiyle "patlamış mısır benzeri" aromalı yeni bir domates çeşidi üretti. Bu gelişme, nakliye ve depolama sırasında meyvenin lezzetinin kaybolması sorununu çözmeyi amaçlıyor.

Canlı rengi, mutfakta farklı şekillerde kullanılabilmesi ve besin değerleri nedeniyle sevilen domates, dünya çapında en çok yetiştirilen ve tüketilen gıdalardan biri.

Özellikle domatesin kokusu, gıdanın duyusal çekiciliğini önemli ölçüde artırarak tüketimini ve piyasa fiyatını etkiliyor.

Ancak domatesler, asmadan koparıldıktan hemen sonra başlayan metabolik değişiklikler nedeniyle aromalarını kaybetmeye başlayarak nakliye ve depolama sırasında lezzetlerini daha da yitiriyor.

Bilim insanları, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanıp domates türlerindeki iki kilit geni aynı anda değiştirerek dünyanın ilk "olağanüstü aromatik domates bitkilerini" üretti.

Araştırmacılar, farklı domates çeşitlerindeki betain aldehit dehidrogenaz 2 (BADH2) adlı geni kesintiye uğrattı. Bu genin devre dışı bırakılmasının, "patlamış mısır benzeri" hoş aromadan sorumlu organik bileşik 2-asetil-1-pirolin (2-AP) birikimine yol açtığını tespit ettiler.

Bilim insanları daha sonra domatesleri tarayarak BADH2 geninin formlarını aradı, SlBADH1 ve SlBADH2 adlı iki varyant saptayıp bunların işlevini devre dışı bıraktı. Bu mutant türlerin önemli ölçüde daha yüksek 2-AP içeriği sergilediğini keşfettiler.

Journal of Integrative Agriculture'da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Shengchun Xu, "CRISPR/Cas9 aracılı genom düzenleme teknolojisi, AC (Alisa Craig) çeşidindeki SlBADH1 ve SlBADH2 genlerinin tek tek veya her ikisinin birden devre dışı bırakılması için kullanıldı" diye açıklıyor.

Dr. Xu, "Bu sonuçlar, domateste 2-AP birikimini düzenlemede SlBADH2 baskın bir rol oynasa da SlBADH1'in de bu düzenleme sürecine kayda değer derecede katkı sağladığına işaret ediyor" diyor.

Araştırmacılar mutant türlerin; çiçeklenme zamanı, bitki boyu, meyve ağırlığı, glukoz, fruktoz, sakkaroz, sitrik ve malik asit gibi organik asitler veya C vitamini içeriği gibi temel özellikler bakımından yabani tipten belirgin biçimde ayrılmadığını saptadı.

Bilim insanlarına göre bu durum, mutant çeşitlerin "verim kaybı olmadan lezzet iyileştirme" hedefine ulaştığını gösteriyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Peng Zheng şu ifadeleri kullanıyor:

Devam eden çalışmalar, bu kokuyu seçkin ticari çeşitlere kazandırmayı amaçlıyor. Bu, kokulu pirinç çeşitleri gibi, lezzet karmaşıklığını artırarak tüketici tercihlerini ve piyasa değerini artırma potansiyeli taşıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news