Google'ın OpenAI'a karşı en büyük kozu: GeminiAI'la ilgili bilinenler

Teknoloji devinin en verimli üretken yapay zeka modeli

OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
TT

Google'ın OpenAI'a karşı en büyük kozu: GeminiAI'la ilgili bilinenler

OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)

Google, bugüne kadar ürettiği en yetenekli yapay zeka modelini duyurdu.

GeminiAI adlı model, Google'ın ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın geliştirdiği ChatGPT'ye karşı en büyük kozu olarak görülüyor.

Gemini; Ultra, Pro ve Nano olmak üzere üç farklı optimizasyona sahip. Böylece veri merkezlerinden mobil cihazlara kadar pek çok farklı seviyede ihtiyacı karşılayabilmesi için tasarlandı.

Çok daha karmaşık görevler için en büyük model olan Gemini Ultra kullanılabilir. Çeşitli görevlerde Gemini Pro'nun kullanılması öngörülürken, mobil cihazlarda en verimli model de Gemini Nano olarak görülüyor.

Kurumsal müşteriler için Gemini Pro

Dün çevrimiçi basın toplantısı düzenleyen Google araştırmacıları, Gemini 1.0 diye anılan sürümün kapasitesine dair genel bir özet sundu.

Buna göre Gemini Ultra, Gemini'ın amiral gemisi modeli. Pro ise daha "hafif" bir model.

Gemini Pro'yu denemek için en kolay yer Google'ın ChatGPT'ye rakip olan sohbet botu Bard. Sohbet botu dün itibarıyla Gemini Pro'nun ince ayarlı bir sürümüyle desteklenmeye başladı.

Google Asistan ve Bard Genel Müdürü Sissie Hsiao, ince ayarlı Gemini Pro'nun, Bard'ın ardındaki önceki modele kıyasla daha gelişmiş muhakeme, planlama ve anlama yetenekleri sunduğunu söyledi.

Öte yandan bu iyileştirmelerin hiçbiri bağımsız gazeteciler tarafından doğrulanamadı. Zira Google, muhabirlerin modelleri tanıtılmadan önce test etmelerine izin vermedi ve basın toplantısı sırasında canlı demolar da göstermedi.

Gemini Pro ayrıca Google'ın makine öğrenimi platformu Vertex AI'ı kullanan kurumsal müşteriler için de 13 Aralık'ta piyasaya sürülecek.

Mobil cihazlar için Gemini Nano

Nano modeliyse mobil cihazlarda çalışacak şekilde saflaştırılmış.

Gemini Nano, şimdilik Android 14'e özel olarak, Google'ın kısa süre önce yayınladığı AI Core uygulaması aracılığıyla kullanıcıya sunulacak.

Modeli uygulamalarına dahil etmek isteyen Android geliştiricileri, programa erkenden kısa bir göz atmak için kaydolabiliyor.

Model, ilk olarak Google'ın Pixel 8 Pro'sunda ve gelecekte diğer Android cihazlarda kullanılabilecek. Modelin özetleme ve mesajlaşma uygulamalarında yanıtlar oluşturmak üzere kullanılabileceği düşünülüyor.

ChatGPT'den daha mı yetenekli?

Hsiao'nun sunumunda Gemini Pro'nun içeriği özetleme, beyin fırtınası yapma ve yazma gibi görevlerde OpenAI'ın GPT-3,5 modelinden daha yetenekli olduğu savunuldu.

Ayrıca ilkokul seviyesinde matematik yeteneğinin de daha iyi olduğu iddia edildi.

OpenAI, GPT-3,5 modelini geçen yıl piyasaya sürmüştü.

Bu noktada Gemini Ultra modeli de OpenAI'ın dil modelinin son sürümü GPT-4'le kıyaslanıyor.

Google'ın yapay zeka yan şirketi DeepMind'ın ürün başkan yardımcısı Eli Collins, Gemini Ultra'nın metin, görsel, ses ve kodlardaki "incelikli" bilgileri kavrayabildiğini söyledi.

Collins modelin özellikle de matematik ve fizik gibi "karmaşık" konularla ilgili soruları yanıtlayabildiğini iddia ediyor.

Buna göre Gemini Ultra, konuşmaları da yazıya dökebiliyor ve ses ya da videolarla ilgili soruları (örneğin "Bu videoda neler söyleniyor?") yanıtlayabiliyor.

Google, Gemini Pro'nun halka sunulmadan önce bir dizi standart için karşılaştırma testinden geçirildiğini ve bu testlerin 8'inden 6'sında GPT-3,5'ten daha iyi performans gösterdiğini söylüyor.

Öte yandan Google, Gemini modelini eğitmede kullanılan verilerin nasıl toplandığı ve nereden geldiği gibi soruları yanıtlamayı defalarca reddetti.

Collins, verilerin en azından bir kısmının halka açık internet kaynaklarından geldiğini ve Google'ın bunları inceleyerek kaliteli verileri ayrıştırdığını, uygunsuz olanlarınsa filtrelendiğini dile getirdi.

Gemini'ın eğitim verilerine farkında olmadan katkıda bulunmuş olabilecek içerik üreticilerinin telif isteyip istemeyeceğiyse bilinmiyor.

Şirketin en verimli üretken yapay zeka modeli

Dün yayımlanan teknik incelemeye göre Gemini Pro'nun eğitimi "birkaç hafta" sürdü. Gemini Ultra'nın eğitimiyse muhtemelen çok daha fazla vakit aldı.

Collins, Gemini'ın Google'ın bugüne kadarki "en verimli" büyük üretken yapay zeka modeli olduğunu söyledi. Metin, görüntü ve ses gibi çeşitli içerik türleri üretebilen yapay zeka sistemlerin tümüne üretken yapay zeka (generative AI) adı veriliyor. Bu teknoloji ilk kez 1960'larda sohbet botlarıyla tanıtılmıştı.

Collins ayrıca modelin maliyetinin de öncüllerine göre daha az olduğunu vurguladı.

Öte yandan onu eğitmek için kaç tane çip kullanıldığı ve tam olarak ne kadara mal olduğu açıklanmadı. Eğitim sürecinin çevresel etkisine de değinilmedi.

Daha önce araştırmacılar, GPT-4 boyutunda bir modelin eğitiminin 15 tondan fazla karbondioksit yaydığını ortaya çıkarmıştı. Bu yaklaşık bin Amerikalının yıllık emisyonuna eşdeğer.

Google'ın konuyla ilgili soruları yanıtlamayı reddetmesiyse merakı kamçılıyor.

Bard'ı nasıl güçlendirecek?

Gemini'ın Bard'a entegrasyonu iki aşamada gerçekleşecek. İlk etapta Bard, Gemini Pro'nun özel olarak ayarlanmış bir sürümüyle yükseltilecek.

Şirket 2024'te, Gemini Ultra'dan başlayarak kullanıcıların en iyi yapay zeka modeline erişmesini sağlayacak Bard Advanced'i tanıtacak.

Bard'ın Gemini Pro'lu sürümü ilk olarak dünya çapında 170'den fazla ülke ve bölgede İngilizce olarak kullanıma sunulacak. Yakın zamanda daha fazla dil desteği eklenmesi bekleniyor.

Yukarıda bahsi geçen basın toplantısında Hsiao, "Bu, Bard'ın lansmanından bu yana kalite alanında yaptığımız en büyük iyileştirme" dedi.

Hsiao, Gemini Pro'nun ilk olarak Bard'daki metin tabanlı istemleri güçlendireceğini, ancak gelecek aylarda çok modlu desteğe (metinler, görseller veya diğer yöntemler) erişebileceğini söyledi.

İnsanlardan iyi kod yazabilen AlphaCode

Google, Gemini üretken yapay zeka modelinin yanı sıra kod yazma aracının yeni sürümü AlphaCode 2'yi de duyurdu.

Bu modeli yaklaşık bir yıl önce Google'ın DeepMind laboratuvarı tanıtmıştı.

Programın daha önce katıldığı yarışmalarda insanlardan daha iyi kod yazabildiği görülmüştü. 

Nitekim AlphaCode 2'nin de Python, Java, C++ ve Go'nun da aralarında yer aldığı dillerde kodlama yapabildiği ve rakiplerin yüzden 85'inden daha iyi performans gösterdiği belirtildi.

Yeni sürümün Gemini modeliyle güçlendirildiği söyleniyor.

Independent Türkçe



Kadim Çin bitkisi, kelliğin çaresi olabilir

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Kadim Çin bitkisi, kelliğin çaresi olabilir

(Unsplash)
(Unsplash)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Yeni bir araştırma, Çin geleneksel tıbbında yaygın kullanılan bitki kökünün erkek tipi kellik için etkili bir tedavi seçeneği olabileceğini ortaya koyuyor.

Androgenetik alopesi, yani erkek tipi kellik, dünya çapında milyonlarca erkeği etkileyen en yaygın saç dökülmesi türü.

Bu durum saç foliküllerinin zamanla küçülmesiyle kademeli ilerliyor ve saçların daha ince, daha kısa çıkmasına yol açıyor. Ardından büyüme önemli ölçüde yavaşlayabiliyor veya tamamen durabiliyor.

Finasterid ve minoksidil gibi tedaviler fayda sağlayabilse de bazı kişilerde cinsel yan etkiler veya kafa derisi tahrişi gibi istenmeyen sonuçlara da yol açabileceğinden herkes için ideal olmayabiliyor.

Şimdiyse araştırmacılar, Çin geleneksel tıbbında uzun zamandır kullanılan bir kökün androgenetik alopesi için potansiyel bir tedavi olabileceğini buldu.

Journal of Holistic Integrative Pharmacy adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Han Bixian, "Analizimiz, kadim bilgeliği modern bilimle buluşturuyor" dedi.

Görsel kaldırıldı.Boğumluca otunun kurutulmuş kökü (Journal of Holistic Integrative Pharmacy, 2026)

Çince adı He Shou Wu olan Boğumluca otu, bin yıldan fazla süredir kullanılıyor ve geleneksel olarak "saçı karartma ve besleyici öz"le ilişkilendiriliyor.

Ancak bitkinin saç büyümesini desteklediği kesin biyolojik yol belirsizliğini koruyordu.

Araştırmacılar artık Boğumluca otunun saç büyümesini sadece tek bir biyolojik yol üzerinden değil, aynı zamanda saç dökülmesi ve yeniden uzamasıyla ilgili çeşitli süreçler aracılığıyla etkilediğine inanıyor.

Androgenetik alopeside, dihidrotestosteron adlı bir hormon, saç foliküllerini kademeli olarak küçülterek, güçlü ve sağlıklı saç üretmelerini zorlaştırıyor.

Son inceleme Boğumluca otunun bu hormonun etkisini azaltabileceğini ve folikülleri, kalıtsal saç dökülmesinin başlıca etkenlerinden birinden koruyabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları, Boğumluca otunun folikül hücrelerinin çok erken ölmesini önlemeye ve kafa derisine giden kan akışını artırabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar, sağlıklı foliküllerin saç büyüme döngüsünü sürdürmek için aktif, canlı hücrelere ihtiyaç duyduğundan bunun önemli olduğunu açıklıyor.

Bitki ayrıca rejenerasyonda yer alan ve hücre büyümesini, hücreler arası iletişimi ve doku onarımını düzenleyen temel biyolojik sinyalleri de aktive ediyor.

Bilim insanları, bu sinyaller daha güçlü olduğunda, saç foliküllerinin yeniden büyüme durumuna girme olasılığının arttığını söylüyor.

Dr. Bixian, "Bizi şaşırtan şey, Tang Hanedanlığı'ndan itibaren tarihsel metinlerin, günümüzdeki saç biyolojisi anlayışıyla mükemmel bir şekilde örtüşen etkileri ne kadar tutarlı bir şekilde tanımladığıydı" dedi.

"Modern çalışmalar artık bunun folklor değil, farmakoloji olduğunu doğruluyor" diye ekledi.

Çalışmada bilim insanları bitki hakkında laboratuvar araştırmaları, klinik raporlar ve tarihi bitkisel kayıtlar da dahil çeşitli türden bilgileri değerlendirip karşılaştırdı.

İnceleme, bitkinin saç dökülmesini yavaşlatmanın ötesinde, rejenerasyonu destekleyen koşullar da yaratabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları, buna karşılık birçok saç dökülmesi tedavisinin yalnızca mevcut saçları korumak üzere tasarlandığını belirtiyor.

"Geleneksel hazırlık sürecinin en önemli aşamalarından biri olan doğru işleme tabi tutulduğunda, bu bitki olumlu bir güvenlik profili sergiliyor; bu da onu, mevcut ilaçlarla bağlantılı cinsel işlev bozukluğu veya kafa derisi tahrişi gibi yan etkilerden çekinen hastalar için daha cazip bir seçenek haline getiriyor" diye yazdılar.

Araştırmacılar, son çalışmanın yeni nesil saç çıkarma tedavilerine rehberlik edebileceğini umuyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/science


Samanyolu'nun merkezindeki kara delikle ilgili 50 yıllık gizem çözüldü

Gökbilimciler, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A* ile ilgili uzun süredir çözülemeyen bir gizemi aydınlattıklarını söylüyor. Bu bileşik görüntüde ortadaki beyaz nokta kara deliği gösterirken, turuncu ve mavi bölgeler çevresindeki gazı ve X-ışını verilerini temsil ediyor. Turuncu bölgede görülen koni biçimli boşluk ise araştırmanın temel bulgusu (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)
Gökbilimciler, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A* ile ilgili uzun süredir çözülemeyen bir gizemi aydınlattıklarını söylüyor. Bu bileşik görüntüde ortadaki beyaz nokta kara deliği gösterirken, turuncu ve mavi bölgeler çevresindeki gazı ve X-ışını verilerini temsil ediyor. Turuncu bölgede görülen koni biçimli boşluk ise araştırmanın temel bulgusu (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)
TT

Samanyolu'nun merkezindeki kara delikle ilgili 50 yıllık gizem çözüldü

Gökbilimciler, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A* ile ilgili uzun süredir çözülemeyen bir gizemi aydınlattıklarını söylüyor. Bu bileşik görüntüde ortadaki beyaz nokta kara deliği gösterirken, turuncu ve mavi bölgeler çevresindeki gazı ve X-ışını verilerini temsil ediyor. Turuncu bölgede görülen koni biçimli boşluk ise araştırmanın temel bulgusu (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)
Gökbilimciler, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A* ile ilgili uzun süredir çözülemeyen bir gizemi aydınlattıklarını söylüyor. Bu bileşik görüntüde ortadaki beyaz nokta kara deliği gösterirken, turuncu ve mavi bölgeler çevresindeki gazı ve X-ışını verilerini temsil ediyor. Turuncu bölgede görülen koni biçimli boşluk ise araştırmanın temel bulgusu (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Gökbilimciler, Samanyolu'nun merkezindeki süper kütleli kara delikle ilgili 50 yılı aşkın süredir devam eden bir gizemi nihayet çözdü.

Çoğu kara delik, çevresindeki maddeyi yutarken rüzgar ya da jetler üretir. Ancak bugüne kadar hiç kimse, galaksimizin büyümesini ve evrimini yönlendiren Sagittarius A*'nın ürettiği rüzgarı (uzay rüzgarları, yıldızlar ve diğer gök cisimlerinden uzay boşluğuna yayılan, yüksek enerjili plazma akışlarıdır -ed.n.) tespit edememişti.

Fakat kara deliğin şimdiye kadar elde edilen en ayrıntılı görüntüsü, araştırmacıların yaklaşık 20 bin yıllık olduğunu söylediği bu rüzgarı çok daha net biçimde ortaya koydu. Bu keşif, bilim insanlarının kara deliğin evrendeki rolünü daha iyi anlamasına yardımcı oluyor.

Northwestern Üniversitesi'nden astrofizikçi Mark Gorski, ortak liderliğini üstelendiği çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada "Bir kara delik kusursuz bir vakumun içinde bulunmuyorsa, bir şekilde rüzgar üretmek zorunda" diyor.

Ve evrende de kusursuz bir vakum yok.

Yeni gözlemler sayesinde ilk kez bu rüzgarın izini görebilecek kadar temiz bir görüntü elde ettik. Verilere baktık ve 'İşte burada. Herkesin 50 yıldır aradığı şey tam da bu' dedik.

Araştırmacılar, Şili'deki Atacama Büyük Milimetre/Milimetre Altı Dizisi (ALMA) radyo teleskoplarından elde edilen 5 yıllık gözlem verilerini kullandı. Böylece daha önce Sagittarius A*'yı görmemizi engelleyen gaz ve toz bulutlarının ötesine bakabildiler.

Kara deliğin yakınındaki gazın görüntüsünü oluşturan araştırmacılar, daha sonra görüntüyü işleyerek kara deliğin çevresindeki maddeden kaynaklanan radyo sinyallerinin etkisini azalttı.

Ortaya çıkan görüntü, bölgenin önceki haritalarından 100 kat daha derin ve 80 kat daha netti. Bu sayede daha önce görünmeyen yapılar ilk kez ortaya çıkarıldı.
 

Görsel kaldırıldı.Şili'deki Atacama Büyük Milimetre/Milimetre Altı Dizisi (ALMA) radyo teleskoplarından elde edilen veriler, bu görüntüde Sagittarius A* çevresindeki soğuk gazın dağılımını gösteriyor (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)

Araştırmacılar bu sayede, içinde gaz bulunmayan koni şeklinde devasa bir boşluk keşfetti. Bu yapı ancak sıcak bir rüzgar tarafından oluşturulmuş olabilir.

Kara deliğin çevresindeki yıldızların ürettiği rüzgarların, bu büyüklükte bir boşluk açacak kadar güçlü olmadığını söylüyorlar.

Gorski, "Kara delikten sıcak madde üflerseniz, bunun soğuk maddeyle bir arada bulunması mümkün değildir" ifadelerini kullanıyor.

Ya soğuk maddeyi dışarı iter ya da onu ısıtır. Eğer çok fazla ısınırsa, artık soğuk gazı göremezsiniz.

Görsel kaldırıldı.Samanyolu'nun merkezini gösteren bu bileşik görüntü, Atacama Büyük Milimetre/Milimetre Altı Dizisi radyo teleskoplarından elde edilen verilerle NASA'nın Chandra X-Işını Gözlemevi'nin verilerinin birleştirilmesiyle oluşturuldu (ALMA [ESO/NAOJ/NRAO] /S. Longmore ve ekip arkadaşları. Arkaplan: ESO/D. Minniti ve ekip arkadaşları)

Gorski'yle birlikte araştırmaya ortak liderlik eden Elena Murchikova ise şunları söylüyor:

Bu rüzgar çok güçlü değil ve yönü muhtemelen zaman içinde değişiyor. Bu durum kara deliğimizin de evrendeki konumumuzun da benzersiz olmadığını gösteriyor.

Gözlemler, kara deliğin daha sakin bir evrede bulunduğuna işaret ediyor. Ancak geçmişte daha hareketli dönemler yaşandığına dair kanıtlar var. NASA'nın Chandra X-Işını Gözlemevi de daha önce koni şeklindeki boşluğun yer aldığı aynı bölgede X-ışını emisyonları tespit etmişti.

Sagittarius A* ilk kez 1974'te keşfedilmişti.
 

Görsel kaldırıldı.NASA'nın Chandra X-Işını Gözlemevi'nden elde edilen veriler, kara deliğin çevresindeki bölgeyi gösteriyor (X-ışını: NASA/CXC/Northwestern Uni./M. Gorski; Radyo: ESO/NAOJ/NRAO/ALMA; Görüntü işleme: NASA/CXC/SAO/K. Arcand ve P. Edmonds)

Gorski, "Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıtlar gerektirir" diyor.

Bunun yalnızca görüntüleme kaynaklı bir hata olmadığından emin olmak istedik. Sonra Chandra'nın X-ışını görüntüsü tam olarak yerine oturdu. Moleküler yapılar birbirleriyle örtüşüyordu.

Murchikova da "Daha önce kimsenin görmediği bir şey bulduğunuzda aklınızdan geçen ilk düşünce 'Tanrım, bir keşif yaptık' olmaz" diye konuşuyor.

İlk düşündüğünüz şey 'Tanrım, analizimde ne yanlış gitti?' olur. Ancak görüntümüzü X-ışını verileriyle üst üste koyduğumuzda her şey anlam kazanmaya başladı.

Independent Türkçe,independent.co.uk/space


Robotaksi bataryalarının sonrasında nasıl kullanılacağı bulundu

(Reuters)
(Reuters)
TT

Robotaksi bataryalarının sonrasında nasıl kullanılacağı bulundu

(Reuters)
(Reuters)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Google'ın ana şirketi Alphabet'in otonom araç birimi Waymo, robotaksi filosundaki eski bataryaları değerlendirerek yenilenebilir enerji depolamada kullanma planlarını açıkladı.

ABD merkezli B2U Storage Solutions'la yapılan "stratejik tedarik anlaşması"nın ardından Waymo'nun otonom taksilerinden çıkan binlerce eskimiş batarya, Kaliforniya ve Teksas'taki elektrik şebekelerine depolama hizmeti sağlayacak.

Bu ortaklık sayesinde rüzgar ve güneş enerjisi tesislerinden elde edilen fazla elektrik bataryalarda depolanacak ve gerektiğinde yerel şebekeye yüzlerce megawatt-saatlik güç sağlamak için kullanılabilecek.

Waymo Sürdürülebilirlik ve Çevre Başkanı Adam Lenz, "Ortak elektrikli araç filomuz döngüsel ekonomiyi genişletirken, elektrik şebekesinde temiz enerjinin büyümesini destekleme yönünde muazzam bir fırsat sunuyor" diyor.

Bu ortaklık sayesinde bataryalarımızı yerel şebeke depolamasında yeniden işlevlendirebilir ve bataryalarımızın, yollardan çekildikten çok sonra da topluma ekonomik ve çevresel değer katmayı sürdürmesini sağlayabiliriz.

Elektrikli araç bataryaları, kapasiteleri yaklaşık yüzde 70-80'e düşene kadar genellikle 15 ila 20 yıl dayanıyor ve bu noktadan sonra sürüş menzili artık araç için kullanışlı olmaktan çıkıyor.

Hâlâ muazzam miktarda şarj tutabildikleri için ve evler, binalar veya şebekeler için fazla güneş veya rüzgar enerjisini depolamada kullanılabildiklerinden, "ikinci hayat" denen bir süreç bu bataryalarda giderek yaygınlaşıyor.

Bu ikinci hayat aşaması, geri dönüştürülmelerinden önceki ömürlerini 10 yıla kadar uzatabiliyor.

B2U, Kaliforniya'nın Lancaster kentindeki tesisinin halihazırda yeniden işlevlendirilmiş 1300'den fazla elektrikli araç bataryası kullandığını belirtiyor.

B2U CEO'su Freeman Hall, "Bu anlaşma, B2U'nun otomotiv endüstrisine entegre bir şekilde yeniden işlevlendirme hizmetleri sağlama misyonunda önemli bir kilometre taşı" diyor.

Bu bataryaları şebeke depolamasına katıp kullanımlarını genişleterek elektrikli araç bataryalarının tüm potansiyelini paraya dönüştürüyoruz ve enerji talebinin artmaya devam ettiği bu dönemde elektrik şebekesine hayati bir istikrar sağlıyoruz.

Independent Türkçe,independent.co.uk/tech