Google'ın OpenAI'a karşı en büyük kozu: GeminiAI'la ilgili bilinenler

Teknoloji devinin en verimli üretken yapay zeka modeli

OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
TT

Google'ın OpenAI'a karşı en büyük kozu: GeminiAI'la ilgili bilinenler

OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)
OpenAI'ın GPT-3,5'i piyasaya sürmesinden sadece bir yıl sonra GeminiAI'ın gelmesi analistlere bunun aceleci bir iş olduğunu düşündürdü (Google)

Google, bugüne kadar ürettiği en yetenekli yapay zeka modelini duyurdu.

GeminiAI adlı model, Google'ın ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın geliştirdiği ChatGPT'ye karşı en büyük kozu olarak görülüyor.

Gemini; Ultra, Pro ve Nano olmak üzere üç farklı optimizasyona sahip. Böylece veri merkezlerinden mobil cihazlara kadar pek çok farklı seviyede ihtiyacı karşılayabilmesi için tasarlandı.

Çok daha karmaşık görevler için en büyük model olan Gemini Ultra kullanılabilir. Çeşitli görevlerde Gemini Pro'nun kullanılması öngörülürken, mobil cihazlarda en verimli model de Gemini Nano olarak görülüyor.

Kurumsal müşteriler için Gemini Pro

Dün çevrimiçi basın toplantısı düzenleyen Google araştırmacıları, Gemini 1.0 diye anılan sürümün kapasitesine dair genel bir özet sundu.

Buna göre Gemini Ultra, Gemini'ın amiral gemisi modeli. Pro ise daha "hafif" bir model.

Gemini Pro'yu denemek için en kolay yer Google'ın ChatGPT'ye rakip olan sohbet botu Bard. Sohbet botu dün itibarıyla Gemini Pro'nun ince ayarlı bir sürümüyle desteklenmeye başladı.

Google Asistan ve Bard Genel Müdürü Sissie Hsiao, ince ayarlı Gemini Pro'nun, Bard'ın ardındaki önceki modele kıyasla daha gelişmiş muhakeme, planlama ve anlama yetenekleri sunduğunu söyledi.

Öte yandan bu iyileştirmelerin hiçbiri bağımsız gazeteciler tarafından doğrulanamadı. Zira Google, muhabirlerin modelleri tanıtılmadan önce test etmelerine izin vermedi ve basın toplantısı sırasında canlı demolar da göstermedi.

Gemini Pro ayrıca Google'ın makine öğrenimi platformu Vertex AI'ı kullanan kurumsal müşteriler için de 13 Aralık'ta piyasaya sürülecek.

Mobil cihazlar için Gemini Nano

Nano modeliyse mobil cihazlarda çalışacak şekilde saflaştırılmış.

Gemini Nano, şimdilik Android 14'e özel olarak, Google'ın kısa süre önce yayınladığı AI Core uygulaması aracılığıyla kullanıcıya sunulacak.

Modeli uygulamalarına dahil etmek isteyen Android geliştiricileri, programa erkenden kısa bir göz atmak için kaydolabiliyor.

Model, ilk olarak Google'ın Pixel 8 Pro'sunda ve gelecekte diğer Android cihazlarda kullanılabilecek. Modelin özetleme ve mesajlaşma uygulamalarında yanıtlar oluşturmak üzere kullanılabileceği düşünülüyor.

ChatGPT'den daha mı yetenekli?

Hsiao'nun sunumunda Gemini Pro'nun içeriği özetleme, beyin fırtınası yapma ve yazma gibi görevlerde OpenAI'ın GPT-3,5 modelinden daha yetenekli olduğu savunuldu.

Ayrıca ilkokul seviyesinde matematik yeteneğinin de daha iyi olduğu iddia edildi.

OpenAI, GPT-3,5 modelini geçen yıl piyasaya sürmüştü.

Bu noktada Gemini Ultra modeli de OpenAI'ın dil modelinin son sürümü GPT-4'le kıyaslanıyor.

Google'ın yapay zeka yan şirketi DeepMind'ın ürün başkan yardımcısı Eli Collins, Gemini Ultra'nın metin, görsel, ses ve kodlardaki "incelikli" bilgileri kavrayabildiğini söyledi.

Collins modelin özellikle de matematik ve fizik gibi "karmaşık" konularla ilgili soruları yanıtlayabildiğini iddia ediyor.

Buna göre Gemini Ultra, konuşmaları da yazıya dökebiliyor ve ses ya da videolarla ilgili soruları (örneğin "Bu videoda neler söyleniyor?") yanıtlayabiliyor.

Google, Gemini Pro'nun halka sunulmadan önce bir dizi standart için karşılaştırma testinden geçirildiğini ve bu testlerin 8'inden 6'sında GPT-3,5'ten daha iyi performans gösterdiğini söylüyor.

Öte yandan Google, Gemini modelini eğitmede kullanılan verilerin nasıl toplandığı ve nereden geldiği gibi soruları yanıtlamayı defalarca reddetti.

Collins, verilerin en azından bir kısmının halka açık internet kaynaklarından geldiğini ve Google'ın bunları inceleyerek kaliteli verileri ayrıştırdığını, uygunsuz olanlarınsa filtrelendiğini dile getirdi.

Gemini'ın eğitim verilerine farkında olmadan katkıda bulunmuş olabilecek içerik üreticilerinin telif isteyip istemeyeceğiyse bilinmiyor.

Şirketin en verimli üretken yapay zeka modeli

Dün yayımlanan teknik incelemeye göre Gemini Pro'nun eğitimi "birkaç hafta" sürdü. Gemini Ultra'nın eğitimiyse muhtemelen çok daha fazla vakit aldı.

Collins, Gemini'ın Google'ın bugüne kadarki "en verimli" büyük üretken yapay zeka modeli olduğunu söyledi. Metin, görüntü ve ses gibi çeşitli içerik türleri üretebilen yapay zeka sistemlerin tümüne üretken yapay zeka (generative AI) adı veriliyor. Bu teknoloji ilk kez 1960'larda sohbet botlarıyla tanıtılmıştı.

Collins ayrıca modelin maliyetinin de öncüllerine göre daha az olduğunu vurguladı.

Öte yandan onu eğitmek için kaç tane çip kullanıldığı ve tam olarak ne kadara mal olduğu açıklanmadı. Eğitim sürecinin çevresel etkisine de değinilmedi.

Daha önce araştırmacılar, GPT-4 boyutunda bir modelin eğitiminin 15 tondan fazla karbondioksit yaydığını ortaya çıkarmıştı. Bu yaklaşık bin Amerikalının yıllık emisyonuna eşdeğer.

Google'ın konuyla ilgili soruları yanıtlamayı reddetmesiyse merakı kamçılıyor.

Bard'ı nasıl güçlendirecek?

Gemini'ın Bard'a entegrasyonu iki aşamada gerçekleşecek. İlk etapta Bard, Gemini Pro'nun özel olarak ayarlanmış bir sürümüyle yükseltilecek.

Şirket 2024'te, Gemini Ultra'dan başlayarak kullanıcıların en iyi yapay zeka modeline erişmesini sağlayacak Bard Advanced'i tanıtacak.

Bard'ın Gemini Pro'lu sürümü ilk olarak dünya çapında 170'den fazla ülke ve bölgede İngilizce olarak kullanıma sunulacak. Yakın zamanda daha fazla dil desteği eklenmesi bekleniyor.

Yukarıda bahsi geçen basın toplantısında Hsiao, "Bu, Bard'ın lansmanından bu yana kalite alanında yaptığımız en büyük iyileştirme" dedi.

Hsiao, Gemini Pro'nun ilk olarak Bard'daki metin tabanlı istemleri güçlendireceğini, ancak gelecek aylarda çok modlu desteğe (metinler, görseller veya diğer yöntemler) erişebileceğini söyledi.

İnsanlardan iyi kod yazabilen AlphaCode

Google, Gemini üretken yapay zeka modelinin yanı sıra kod yazma aracının yeni sürümü AlphaCode 2'yi de duyurdu.

Bu modeli yaklaşık bir yıl önce Google'ın DeepMind laboratuvarı tanıtmıştı.

Programın daha önce katıldığı yarışmalarda insanlardan daha iyi kod yazabildiği görülmüştü. 

Nitekim AlphaCode 2'nin de Python, Java, C++ ve Go'nun da aralarında yer aldığı dillerde kodlama yapabildiği ve rakiplerin yüzden 85'inden daha iyi performans gösterdiği belirtildi.

Yeni sürümün Gemini modeliyle güçlendirildiği söyleniyor.

Independent Türkçe



Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Doğu Asya'nın nüfus tarihine ilişkin yeni ve ayrıntılı bir tablo sunan yeni bir araştırmaya göre insanlar, Sibirya'yla Çin'in kuzeyi arasında tahmin edilenden çok daha erken bir dönemde gidip geliyordu.

Sibirya, Moğolistan Platosu ve Çin'in kuzeyini kapsayan Kuzey Doğu Asya, insanlık tarihinde kilit rol oynadı.

Zengin su ve orman kaynakları, Baykal Gölü bölgesini erken dönem insan kültürünün ve teknolojik gelişmeler için muhtemelen kritik bir merkez haline getirdi.

Önceki araştırmalar, Avrasya Bozkırları ve Çin'in kuzeyindeki erken dönem insan topluluklarının, MÖ 3. binyılda pastoralizm ve metalurjinin yaygınlaşmasına kadar birbirleriyle çok fazla bağlantılı olmadığını öne sürüyordu. Bunun nedeni, iki bölgedeki insanlar arasında büyük ölçekli etkileşime dair güçlü ve doğrulanabilir kanıtların bulunmamasıydı.

Yeni çalışma 7 bin 700 yıl önce iki bölge arasında daha önce bilinmeyen bir  "kuzey-güney kültürel alışveriş koridoru" olduğunu ortaya çıkararak bu inancı alt üst etti.
 

Görsel kaldırıldı.Yan Dağı Bölgesi ve çevresindeki tarih öncesi gen akışı ve kültürel etkileşimin illüstrasyonu (Science China Press)

Çalışmada 7 bin 700 ila 4 bin 300 yıl öncesine ait üç arkeolojik kazı alanından elde edilen 42 antik genom incelendi.

Kilit önemdeki bir popülasyonun pastoralizmin yükselişinden binlerce yıl önce, Sibirya'nın Baykal Gölü bölgesiyle Çin'in kuzeyindeki Yan Dağı Bölgesi arasında köprü görevi gördüğü tespit edildi.

Hakemli dergi Science Bulletin'de yayımlanan son çalışmaya göre, Çin'in kuzeyindeki erken Taş Devri Sitaimengguying kazı alanından gelen bu nüfus, Baykal Gölü'ndeki popülasyonlarla bağlantılı belirgin bir genetik iz taşıyordu.

Jilin Üniversitesi'nden Yinqiu Cui, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında "Sitaimengguying nüfusu kritik bir bağlantı" diyor.

Baykal bölgesinden gelen genetik izleri koruyup bu mirası Çin'in kuzeyindeki sonraki nüfuslara kadar izlememizi sağlayarak hayati bir aracı görevi gördüler.

Çalışmada Sitaimengguying ve Sibirya nüfusları arasındaki kültürel bağlara dikkat çekiliyor.

Örneğin Sitaimengguying'de keşfedilen yuvarlak tabanlı benzersiz kaplar, daha önce sadece Baykal Gölü bölgesinde görülmüştü.

Çin'deki kazı alanında erkeklerin yan yatırılarak uzuvları üst üste gelecek şekilde gömülme geleneği de Baykal Gölü çevresinde yaygındı.

Yan Dağı Bölgesi'nde ortaya çıkarılan insan kalıntılarından alınan genom örnekleri, nüfusların karıştığına dair ek kanıtlar sunuyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Choongwon Jeong, "Yan Dağı Bölgesi belli ki dinamik bir sınır hattı, gerçek bir etkileşim alanıydı" diyor. 

Bu, Yan Dağı Bölgesi'nin Doğu Asya'nın kuzeyinin genetik yapısını şekillendirmedeki merkezi rolünü vurguluyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
TT

Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Çinli bilim insanları gen düzenleme teknolojisiyle "patlamış mısır benzeri" aromalı yeni bir domates çeşidi üretti. Bu gelişme, nakliye ve depolama sırasında meyvenin lezzetinin kaybolması sorununu çözmeyi amaçlıyor.

Canlı rengi, mutfakta farklı şekillerde kullanılabilmesi ve besin değerleri nedeniyle sevilen domates, dünya çapında en çok yetiştirilen ve tüketilen gıdalardan biri.

Özellikle domatesin kokusu, gıdanın duyusal çekiciliğini önemli ölçüde artırarak tüketimini ve piyasa fiyatını etkiliyor.

Ancak domatesler, asmadan koparıldıktan hemen sonra başlayan metabolik değişiklikler nedeniyle aromalarını kaybetmeye başlayarak nakliye ve depolama sırasında lezzetlerini daha da yitiriyor.

Bilim insanları, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanıp domates türlerindeki iki kilit geni aynı anda değiştirerek dünyanın ilk "olağanüstü aromatik domates bitkilerini" üretti.

Araştırmacılar, farklı domates çeşitlerindeki betain aldehit dehidrogenaz 2 (BADH2) adlı geni kesintiye uğrattı. Bu genin devre dışı bırakılmasının, "patlamış mısır benzeri" hoş aromadan sorumlu organik bileşik 2-asetil-1-pirolin (2-AP) birikimine yol açtığını tespit ettiler.

Bilim insanları daha sonra domatesleri tarayarak BADH2 geninin formlarını aradı, SlBADH1 ve SlBADH2 adlı iki varyant saptayıp bunların işlevini devre dışı bıraktı. Bu mutant türlerin önemli ölçüde daha yüksek 2-AP içeriği sergilediğini keşfettiler.

Journal of Integrative Agriculture'da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Shengchun Xu, "CRISPR/Cas9 aracılı genom düzenleme teknolojisi, AC (Alisa Craig) çeşidindeki SlBADH1 ve SlBADH2 genlerinin tek tek veya her ikisinin birden devre dışı bırakılması için kullanıldı" diye açıklıyor.

Dr. Xu, "Bu sonuçlar, domateste 2-AP birikimini düzenlemede SlBADH2 baskın bir rol oynasa da SlBADH1'in de bu düzenleme sürecine kayda değer derecede katkı sağladığına işaret ediyor" diyor.

Araştırmacılar mutant türlerin; çiçeklenme zamanı, bitki boyu, meyve ağırlığı, glukoz, fruktoz, sakkaroz, sitrik ve malik asit gibi organik asitler veya C vitamini içeriği gibi temel özellikler bakımından yabani tipten belirgin biçimde ayrılmadığını saptadı.

Bilim insanlarına göre bu durum, mutant çeşitlerin "verim kaybı olmadan lezzet iyileştirme" hedefine ulaştığını gösteriyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Peng Zheng şu ifadeleri kullanıyor:

Devam eden çalışmalar, bu kokuyu seçkin ticari çeşitlere kazandırmayı amaçlıyor. Bu, kokulu pirinç çeşitleri gibi, lezzet karmaşıklığını artırarak tüketici tercihlerini ve piyasa değerini artırma potansiyeli taşıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir
TT

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Yeni bir araştırma, yapay zekanın ruh sağlığımıza verdiği zararı en aza indirmeye yönelik kritik yöntemlerden birinin aslında durumu daha da kötüleştirebileceği uyarısı yapıyor.

Sohbet botlarının ruhsal sıkıntı ve hatta psikozda nasıl payı olabileceğiyle ilgili yaygın endişeler sürerken önerilerden biri de sohbet botlarının, insan olmadıklarını ve karşı tarafın bir sohbet botuyla konuştuğunu kullanıcılara düzenli şekilde hatırlatması.

Ancak araştırmacılar bu önerinin, halihazırda savunmasız kişilerin ruhsal sıkıntılarını artırarak durumu daha da kötüleştirebileceğini savunuyor.

Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'nden halk sağlığı araştırmacısı Linnea Laestadius yaptığı açıklamada, "Zaten sohbet etmek için bilerek sohbet botu tercih eden kullanıcıların karşılaştığı riskleri, zorunlu hatırlatmaların kayda değer derecede azaltacağını varsaymak hata olur" diyor. 

Halihazırda yalnız hisseden birine, destek gördüğünü ve yalnız olmadığını hissettiren tek şeyin bir insan olmadığını hatırlatmak, onu daha da yalnız hissettirerek ters tepebilir.

Bu uyarı, sohbet botlarını cinayet ve intiharla ilişkilendiren haberlerin ardından geldi. Sistemlerin yardımsever doğası ve hâlâ nispeten bilinmeyen ve öngörülemeyen yapıları nedeniyle, yapay zeka sohbet botları insanlara yardım etmek yerine onların sanrılarını veya zihinsel sağlık sorunlarını teşvik etmekle suçlanıyor.

Bazıları bu tür durumlarda insanlara bir sohbet botuyla konuştuklarını ve botun insan duygularını hissedemediğini hatırlatmanın yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Ancak yeni çalışmanın yazarları, araştırmaların bunu göstermediğini savunuyor.

Laestadius, "Kullanıcılara bir insanla değil, sohbet botuyla konuştuğu hatırlatılsa bota bu kadar bağlanmayacakları ve algoritma tarafından manipüle edilmeyecekleri düşüncesi kulağa mantıklı gelse de mevcut kanıtlar bu fikri desteklemiyor" diyor.

Araştırmacılar ayrıca kullanıcıların, sırf insan olmadıkları için bu sistemlere ruhsal sıkıntılarını anlatıyor olabileceğini öne sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi'nde medya ve teknoloji araştırmacısı olan yazar Celeste Campos-Castillo, "İnsan olmayanların, insanların aksine yargılamayacağı, alay etmeyeceği veya tüm okulu ya da işyerini onlara karşı kışkırtmayacağı inancı, sohbet botlarına içini dökmeye ve dolayısıyla bağlanmaya teşvik ediyor" ifadelerini kullanıyor.

Dahası, hatırlatmalar mevcut endişelerine ek olarak daha fazla sıkıntı yaratabilir. Kullanıcılar, kendilerini sohbet botuyla konuşmaya iten nedenlerin yanı sıra güvendikleri şeyden kökten farklı ve ayrı olduklarını hatırlamaktan dolayı da üzülebilir.

Laestadius, "Sohbet botlarının insan olmadığını kullanıcılara en iyi nasıl hatırlatabileceğimizi keşfetmek, kritik bir araştırma önceliği" diyor. 

Kullanıcıların ruh sağlığını en iyi şekilde korumak için hatırlatmaların ne zaman gönderilmesi ve ne zaman duraklatılması gerektiğini belirlememiz gerekiyor.

Çalışma, hakemli dergi Trends in Cognitive Sciences'ta yayımlanan "Reminders that chatbots are not human are risky" (Sohbet botlarının insan olmadığını hatırlatan bildirimler risk taşıyor) başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe