Çocukların internette güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar

Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
TT

Çocukların internette güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar

Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.

Sosyal medya şirketleri çocuk güvenliği konusunda saldırılara maruz kaldıklarında bu duruma genellikle bir ya da iki yeni güvenlik ayarıyla yanıt verirler.

Çocukların elektronik güvenliğini savunanlar, büyük sorunları tedavi etmek için ‘yara bandı kullanmaya’ benzeyen bu adımları sık sık eleştiriyor. Instagram platformu tarafından paylaşılan veriler, 2022'den bu yana gençlerin yalnızca yüzde 10'unun hesaplarında ebeveyn kontrollerini etkinleştirdiğini ve ebeveynlerin yüzde 10'undan daha azının bununla ilgilendiğini ortaya koydu. Babaların aksine annelerin güvenlik ayarlarına daha fazla önem verdiği de belirtildi.

Çocukların internetteki güvenliği

Uzmanlar, sosyal medya şirketlerinin uygulamalarını çocukların güvenliğini koruyacak şekilde tasarlamalarını gerektiren bir mevzuatın olmamasının, çocukların korunması sorumluluğunu tamamen ebeveynlere yüklediği görüşünde. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre uygulamalarda bulunan güvenlik ayarlarının, siber taciz davranışı veya zararlı içeriği teşvik eden algoritmalar gibi sistemik sorunları çözmeyeceği doğru ancak bu ayarlar kontrol edilmeye muhtaç.

Washington'dan Tatum Hunter, TikTok platformundaki tek bir düğmenin yabancıların çocuklarınızın videolarını istismar etmesini engellediğini belirtiyor. Instagram'da gençler takip etmedikleri kişilerden gelen tüm hashtag'leri, bahsedenleri ve doğrudan mesajları engelleyebiliyor.

Bu ayarlar, belirli bir uygulamanın çocuklarınız hakkında topladığı verilerin türünü etkilemiyor ancak çevrimiçi etkinliklerinin yabancılara ve iletişim kurabilecekleri kişilere ne ölçüde görünür olduğunu etkiliyor.

Elbette, hesap oluşturmalarına izin vermek için ergenlik çağına gelmelerini beklemek, onları zararlı sosyal medya dinamiklerinden korumanın en iyi yollarından biridir.

Uygulama ayarlarını gözden geçirdiğinizde, konuşmanın iki taraf arasında olduğundan emin olun. Çocuklarınıza belirli uygulamalarda nelerden hoşlandıklarını ve çevrimiçi ortamda nelerle karşılaştıklarını sorun; ceza korkusu olmadan size her şeyi anlatmalarına izin verin. Sosyal medya müdahalesi, gençlerin katılımına izin verildiğinde en iyi sonucu verir; kısacası, yargıç değil koç olmaya çalışın.

Güvenli ayarlar

İşte gözden geçirilmesi gereken bazı ayarlar:

- Hesabınızı özel moda dönüştürün. Gençleriniz herkese açık bir hesaptan fotoğraf, video ve metin paylaştığında, bunları üniversite kurumları, eğitim için internette veri arayan yapay zeka şirketleri gibi birçok kurum ve kişi görebilir.

Buna karşılık, özel hesaplar içerikleri çocuklarınızın arkadaş veya takipçi olarak kabul ettiği kişilere gösterir. Bu da çocuklara içeriklerini kimlerin görebileceği konusunda daha fazla kontrol sağlar ve paylaşım yaparken hissettikleri baskıyı azaltır.

Gençlerle paylaşımlarının geride bıraktığı ‘dijital ayak izi’ hakkında konuşun. Daha sonra utanç duyma olasılığını azaltmak için paylaşımlarını değerlendirmelerini sağlayın.

Yüz yüze tanışmadıkları birinden arkadaşlık isteği alırlarsa, gönderilerini o kişiyle paylaşmanın güvenli olup olmadığını nasıl bilebilirler? Özel hesaplar bazı istenmeyen gözleri uzaklaştırmaya yardımcı olur, ancak gönderilerin ekran görüntülerinin halen var olduğunu unutmamalıyız.

Çoğu durumda, çocuklarınız oturum açarken gerçek yaşlarını belirtirlerse, gizlilik ayarları ve diğer hesap kontrolleri gıyaben etkinleştirilecektir. Ancak bunu kesin olarak kabul etmeyin; çünkü birçok genç kullanıcı, uygulamanın uygulayabileceği kontrollerden kaçınmak için yaşları hakkında yalan söylemektedir. Bu nedenle, çocuklarınızın hesaplarındaki doğum tarihlerini gözden geçirmek için birkaç dakikanızı ayırmalısınız.

- Yabancılarla iletişimi kontrol edin. TikTok, Instagram, Snapchat, Twitch ve Discord gibi çoğu sosyal medya uygulaması, kimlerin doğrudan mesaj gönderebileceğini belirleyen kontroller içerir. Bu nedenle, doğrudan mesajları ‘yalnızca arkadaşlarla’ sınırlamak gençleri tacizden, takipçilerden ve zorbalardan koruyacaktır.

Gençlerle aldıkları mesajlar hakkında konuşun. Öncelikle onlara arkadaşlarının aldığı doğrudan mesajları sorun ve yabancıların gelen kutularına girmesi durumunda nelerin yanlış gidebileceğini birlikte gözden geçirin. University College London tarafından 2021 yılında yapılan bir araştırma, genç kızların yüzde 75'inin doğrudan mesajlar yoluyla uygunsuz görüntüler aldığını ortaya koydu.

Çoğu sosyal medya uygulaması bu notları ‘mesaj’ olarak adlandırır. Twitch'te ‘Yabancıları Engelle’ seçeneğine tıklamanız gerekir. ‘Discord’da ‘Güvenli Direkt Mesajlar’ özelliğini açabilirsiniz. Böylece uygulama uygunsuz görüntüleri tespit etmek için direkt mesajları tarayacaktır.

Karışık sahte videolar

- Video pornografisini devre dışı bırakın. Kısa klip platformlarında; TikTok, Instagram ve YouTube gibi, ‘remix’ özelliği, kullanıcıların kendi içeriklerinde diğer kişilerin videolarından alıntılar yapmasına olanak tanır. Örneğin, bir içerik oluşturucu popüler bir TikTok klibinin birkaç saniyesini inceleyebilir ve kendi videosuna ekleyebilir.

Remiks, izleyicinin videoyu tartışmasına bağlıdır. Daha iyi mi yoksa daha kötü mü? Çünkü gençleriniz tarafından yayınlanan TikTok videosunun birkaç düzine arkadaş veya uygulamanın pek de hoş olmayan birkaç milyon kullanıcısı tarafından görüleceği anlamına gelebilir.

Gençlerden size birkaç remiksli video örneği göstermelerini isteyin, karışımın ne sıklıkla olumlu, olumsuz veya nötr olduğunu birlikte değerlendirin ve ardından çocuklarınızın bu tür bir maruz kalmaya açık olup olmadıklarına birlikte karar verin.

TikTok'ta bu ayarı değiştirmek için ‘Ayarlar ve Gizlilik’, ardından ‘Gizlilik’ ve daha sonra ‘Remix’ bölümüne gidin. Instagram'da, çocuklarınızın içeriğinin yayılmasını kontrol etmek için ‘Paylaş ve Yeniden Karıştır’ seçeneğine tıklayın. YouTube söz konusu olduğunda, platform kısa video yapımcılarının ‘YouTube Studio İçerik Yöneticisi’ özelliğine erişimleri olmadığı sürece her türlü karıştırmayı devre dışı bırakmalarına izin vermez. Ancak çocuklarınızın video yükleme işlemi sırasında kişisel kısa videolarla remiks yapılmasını engelleyebilir.



Apple "çamaşır katlayabilen" robot geliştiriyor

Apple genel merkezinde düzenlenen bir etkinlikte, iPhone'ları parçalayan Liam adlı robot sergileniyor (Reuters/Stephan Lam)
Apple genel merkezinde düzenlenen bir etkinlikte, iPhone'ları parçalayan Liam adlı robot sergileniyor (Reuters/Stephan Lam)
TT

Apple "çamaşır katlayabilen" robot geliştiriyor

Apple genel merkezinde düzenlenen bir etkinlikte, iPhone'ları parçalayan Liam adlı robot sergileniyor (Reuters/Stephan Lam)
Apple genel merkezinde düzenlenen bir etkinlikte, iPhone'ları parçalayan Liam adlı robot sergileniyor (Reuters/Stephan Lam)

Apple'ın, çamaşır katlayabilen iddialı bir makine de dahil bir dizi yeni ev robotu üzerinde çalıştığı bildiriliyor.

The Information'ın haberine göre iPhone üreticisinin araştırdığı diğer robotik konseptler arasında, kullanıcıları odadan odaya takip eden tekerlekli bir robot ve iç mekanda uçabilen bir cihaz da var.

Bu deneysel ürünlerin halka sunulacağına dair herhangi bir işaret yok ancak söylentilere konu olan cihazlardan biri, Apple'ın kısa süre önce tanıttığı HomeView merkezinin yeni nesil bir versiyonu.

HomeView Ultra veya HomeView Max prototipi, 9 inçlik bir ekrana ve dönebilen bir robotik kola sahip.

Habere göre robot, mevcut tasarımındaki kamera ve sensörler sayesinde "çevresini tam olarak algılayıp kendi başına hareket edebiliyor; biri odaya girdiğinde ışıkları açabiliyor, hatta belki bir kediye masadan inmesini söylemeye bile çalışabiliyor".

xdvfbgh
Apple, HomeView cihazının daha büyük ve robotik bir versiyonu üzerinde çalışıyor (David Phelan/The Independent)

The Independent cevap hakkı için Apple'la temasa geçti ancak şirket genellikle piyasaya sürülmemiş ürünler hakkında yorum yapmıyor.

Eski Apple CEO'su Tim Cook, şirketin birkaç yeni kategoride ürün piyasaya sürmeyi planladığının sinyalini geçen yıl vermişti.

Cook, bütün çalışanların katıldığı toplantıda, "Henüz hakkında konuşamayacağım ürün yelpazesi gerçekten muhteşem arkadaşlar. Muhteşem" demişti.

Bazılarını yakında göreceksiniz. Bazıları ise daha sonra gelecek. Ama göreceğiniz çok şey var.

Apple geçmişte de iddialı projeleri rafa kaldırmıştı. Bunların en dikkat çekeni, Project Titan kapsamında geliştirdiği sürücüsüz elektrikli araçtı.

Bu araba üzerinde 10 yıl boyunca çalışan ABD'li teknoloji devinin, nihayetinde 2024'te projeyi iptal etmeden önce araştırma ve geliştirmeye 10 milyar doların üzerinde harcama yaptığı bildirilmişti.

Apple halihazırda birkaç çalışan robot tasarlayıp üretse de bunlar yalnızca şirket içi kullanıma sunuldu.

Bunlardan ilki Liam, kullanım ömrü dolmuş iPhone'ları parçalara ayırıp geleneksel geri dönüşüm yöntemlerinde genellikle gözden kaçan değerli malzemeleri kurtarmak üzere tasarlanmış 29 kollu bir robotik sistemdi.

Liam'ın tanıtılmasından iki yıl sonra, 2018'de Apple, onun halefi Daisy'yi tanıttı. Yeni robot, daha fazla iPhone modelini parçalara ayırabiliyor ve saatte 200 cihaza varan işleme kapasitesine sahip.

Independent Türkçe


OpenAI'dan veri merkezlerine yönelik nefreti azaltmak için isim değişikliği

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

OpenAI'dan veri merkezlerine yönelik nefreti azaltmak için isim değişikliği

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

OpenAI, veri merkezlerine duyulan nefreti azaltmaya yönelik kapsamlı bir planın parçası olarak bu merkezlere yeni bir ad vereceğini açıkladı.

Axios'un haberine göre şirket, yapay zekaya karşı giderek artan tepkilere yanıt vermek için bir politika ve halkla ilişkiler hamlesi başlatıyor. Bu adım, özellikle veri merkezlerine yönelik kamuoyu tepkilerinin arttığı ve ABD'yle diğer ülkelerdeki kanun koyucuların bu endişeleri giderek daha fazla dile getirdiği bir döneme denk geliyor.

OpenAI'ın bu yeni girişimi, ABD'de Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanmasının beklendiği ara seçimlerin ve bu seçimlerin hemen ardından yaşanacak 2028 başkanlık seçimi sürecinin başladığı bir döneme denk geliyor.

ChatGPT'nin geliştiricisi, özellikle Donald Trump'ın Beyaz Saray'ının yapay zeka düzenlemeleri konusunda sergilediği epey olumlu yaklaşım göz önüne alındığında, bu değişimlerden zarar görmemeyi sağlamayı umuyor. OpenAI ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, Trump'ın ikinci kez seçilmesinden bu yana kendisiyle yakın ilişkiler içinde oldu. Ancak sektör, ABD'de güç dengelerinin değişmesinin, yeni denetimler ve baskılar getirebileceğinden endişe ediyor.

OpenAI'ın planları arasında belki de en dikkat çekicisi, "veri merkezleri" terimini "yapay zeka hesaplama kampüsleri" diye yeniden adlandırmak. Veri merkezleri kamuoyunda ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Hatta bazı adaylar ara seçim kampanyalarında bu tesislerin geleceğini tartışma konusu yaptı. Bu siyasi endişe, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat siyasetçiler arasında karşılık buluyor.

OpenAI, tesisleri yeniden adlandırarak bunların yerel topluluklara sağlayabileceği faydaları vurgulamayı amaçlıyor. OpenAI'ın küresel ilişkilerden sorumlu üst düzey yöneticisi Chris Lehane, Axios'a, "Yerel topluluklar şirketleri mesul tutmalı ve onlardan hesap sormalı. Böylece bu projelerden gerçekten büyük fayda sağladıklarından emin olmalılar" diye konuştu.

Haberde, şirketin bu isim değişikliğinin tartışma yaratacağını bilerek hareket ettiği belirtiliyor. Ancak OpenAI, bu hamlenin insanları şaşırtarak tartışmaların odağını değiştirmesini umuyor. Şirket böylece büyük veri merkezlerinin gürültüsü, çevreye verdiği rahatsızlık ve su tüketimi hakkındaki şikayetlerin geri planda kalmasını hedefliyor.

Habere göre OpenAI, şirketlerin yeni sistemler geliştirme hızını sınırlamaya yönelik zorunlu güvenlik önlemleri olan "hız sınırları" konusundaki tartışmaları da teşvik edecek. Axios’un haberine göre şirket ayrıca teknolojinin sağladığı ekonomik faydaların ve yapay zekaya ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesinde uluslararası işbirliğinin öneminin altını çizecek.

Independent Türkçe


Uzmanlar açıkladı: Köpeğinizin depresyonda olduğunu nasıl anlarsınız?

Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
TT

Uzmanlar açıkladı: Köpeğinizin depresyonda olduğunu nasıl anlarsınız?

Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri

Uzmanlara göre, köpeğinizin depresyonda olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç belirti var.

Köpeklerdeki depresyon vakalarının pek çoğu birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelse de bazıları daha uzun sürer ve özel tedaviye ihtiyaç duyar.

Uzmanlar, köpek sahiplerini endişelendirmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor. Amerikan Kennel Kulübü'ne göre insanlar gibi köpekler de en sevdikleri aktivitelere katılmaya isteksiz olabilir veya beden dillerinde değişiklik görülebilir.

Depresyondaki köpekler enerjisiz olabilir, yemek yemek istemeyebilir, içine kapanabilir ya da sahiplerine aşırı bağımlı hale gelebilir.

Hayvan davranış uzmanı ve lisanslı profesyonel köpek eğitmeni Dr. Leslie Sinn, kulübe yaptığı açıklamada, "En temel belirti, normal davranışlarında değişiklik olması" diyor. 

Müşterilerimin çoğundan, köpeklerinin daha önce gerçekten keyif alıyor gibi göründüğü aktiviteleri yapmayı artık pek istemediğini duyuyorum.

Depresyonun fiziksel belirtileri insanlarda da görülebiliyor ancak köpeklerde daha belirgin olabiliyor. Depresyondaki köpeklerin gözleri genellikle hüzünlü ve sarkık olur, kulakları da geriye doğru çekilir.

Ancak depresyondaki köpeklerde bu belirgin özelliklerin birçoğu görülmeyebilir.

Uzmanlara göre depresyondaki köpeklerine yardım etmek isteyen kişiler, köpeğin çevresinde bir değişiklik olup olmadığını, hayvanın sahipleriyle her zamanki kadar iletişim kurup kaliteli zaman geçirip geçirmediğini, köpeğin yeterince uyarılıp uyarılmadığını ve düzenli egzersiz yapıp yapmadığını sorgulaması gerekiyor. Tüm bu faktörlere dikkat etmek, hafif depresyon vakalarında fayda sağlayabilir ve sorun birkaç gün veya hafta içinde düzelebilir.

Öte yandan ciddi vakalar çok daha uzun sürebilir.

Bu nedenle uzmanlar, bu değişikliklere neyin sebep olabileceğini anlamak için genellikle bir profesyonelle çalışmayı öneriyor. Köpek davranış uzmanları, veteriner hekimler ve eğitmenler, bir köpeğin depresyonunun tıbbi bir sorunun belirtisi olup olmadığını da belirleyebilir.

Bazı durumlarda ve özellikle yaşlı köpeklerde, köpeğin depresif davranışı demans gibi bilişsel gerilemelerin göstergesi olabilir.

Köpeklerde depresyon ve izolasyon, ağrılı artrit ve kalp hastalıklarıyla da ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar, köpekleri sakinleştirmek için ilaç da yazabilir ancak köpek antidepresanları yaygın kullanılmıyor. Kulüp, bu ilaçların genellikle yüksek sesler, yabancı yerler, seyahat, ayrılık kaygısı veya diğer hayvanlar ve insanlara karşı gösterilen tepkisel davranışlar nedeniyle reçete edildiğini belirtiyor.

Sonuç olarak etkili bir tedavi planı hem ilaç kullanımını hem de köpeklerin moralini yükseltmeyi sağlayacak yaklaşımları içerebilir.

Lisanslı hayvan davranış uzmanı ve Insight Animal Behavior Services'ın sahibi Dr. Kelly Ballantyne de kulübe şunları söyledi:

Ruhsal rahatsızlıktan muzdarip köpekler için ilaçların tek seçenek değil, tedavi planının sadece bir parçası olduğunu kabul etmenin önem taşıdığını düşünüyorum.

Independent Türkçe,independent.co.uk/life-style