ABD'den dünyanın gelişmiş mantık çiplerinin yüzde 20'sini üretme hedefi

ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo, ileri teknoloji mantık çipi üretimine yapılan yatırımların ülkeyi on yılın sonunda dünyadaki gelişmiş mantık çiplerinin yaklaşık yüzde 20'sini üretme yoluna sokacağını düşündüklerini belirtti

(AA)
(AA)
TT

ABD'den dünyanın gelişmiş mantık çiplerinin yüzde 20'sini üretme hedefi

(AA)
(AA)

Raimondo, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde katıldığı etkinlikte, ABD'de çip üretiminin ve bu konudaki bilimsel araştırmaların artırılmasına yönelik düzenlenen CHIPS ve Bilim Yasası kapsamındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son teknoloji yarı iletken çiplere olan talebin yapay zeka ile arttığına işaret eden Raimondo, yapay zekanın bu neslin belirleyici teknolojisi olacağını, son teknoloji çiplerin yapımına liderlik edemeyenin yapay zekaya da liderlik edemeyeceğini aktardı.

Raimondo, ABD'nin çiplerin tasarımına ve yapay zekanın geniş dil modellerinin geliştirilmesine öncülük ettiğini ancak bu teknoloji ile ulusal savunma için gerekli olan çipleri üretmediğini kaydetti.

Bu çiplerin ABD'de üretilmesi gerektiğini vurgulayan Raimondo, ülkede bu konuda daha fazla AR-GE'ye ve daha fazla ölçekte üretime ihtiyaç olduğunu belirtti.

Raimondo, "İleri teknoloji mantık çipi üretimine yaptığımız yatırımların, ülkeyi on yılın sonunda dünyadaki gelişmiş mantık çiplerinin yaklaşık yüzde 20'sini üretme yoluna sokacağını düşünüyoruz." dedi.

CHIPS ve Bilim Yasası kapsamında sağlanan desteklerde 2030 yılına kadar faaliyete geçecek projelere öncelik verme kararı aldıklarını belirten Raimondo, daha uzun vadeli projelere şimdilik "hayır" dediklerini çünkü bu 10 yılda etkilerini en üst düzeye çıkarmak istediklerini kaydetti.

Ayrıca Raimondo, Çin'in kendi çip üretimini artırma konusunda giderek daha iddialı bir rol üstlendiğine dikkati çekti.

CHIPS ve Bilim Yasası

ABD'de 9 Ağustos 2022'de ABD Başkanı Joe Biden tarafından imzalanarak yürürlüğe giren CHIPS ve Bilim Yasası, yerli yarı iletken üretiminin artırılmasını ve otomobilden elektroniğe kadar birçok sektörde üretimde aksamaya neden olan çip kıtlığını hafifletmeyi amaçlıyor.

Yasa, yarı iletken üretimi için 52,7 milyar dolarlık desteğin yanı sıra yarı iletken fabrikalarının kurulumunu teşvik etmek için 4 yıllığına yüzde 25'lik vergi indirimini içeriyor.



Elon Musk'ın yapay zekaya dair bir iyi bir de kötü tahmini var

X, xAI, Tesla ve SpaceX'in sahibi, teknoloji konusunda heyecanlı olduğu kadar temkinli de konuşuyor (AFP)
X, xAI, Tesla ve SpaceX'in sahibi, teknoloji konusunda heyecanlı olduğu kadar temkinli de konuşuyor (AFP)
TT

Elon Musk'ın yapay zekaya dair bir iyi bir de kötü tahmini var

X, xAI, Tesla ve SpaceX'in sahibi, teknoloji konusunda heyecanlı olduğu kadar temkinli de konuşuyor (AFP)
X, xAI, Tesla ve SpaceX'in sahibi, teknoloji konusunda heyecanlı olduğu kadar temkinli de konuşuyor (AFP)

Ünlü teknoloji girişimcisi Elon Musk, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen VivaTech 2024 adlı teknoloji zirvesi kapsamındaki bir konferansa perşembe günü webcam aracılığıyla bağlandı.

52 yaşındaki iş insanı, yapay zekanın insanların işini ellerinden alacağını savunurken bunun kötü bir şey olarak görülmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi:

İyi bir senaryoda muhtemelen hiçbirimizin işi olmayacak. Hobi gibi bir iş yapmak isterseniz yapabileceksiniz. Onun haricinde yapay zeka ve robotlar istediğiniz mal ve hizmeti sağlayacak. Mal ve hizmet konusunda eksiklik hissedilmeyecek. Asıl mesele, mana olacak. Eğer bilgisayar ve robotlar her şeyi sizden daha iyi yaparsa sizin hayatınızın bir anlamı olacak mı? Bu noktada insanlara yine de yer olabileceğini düşünüyorum, yapay zekaya mana katabiliriz.

Bu senaryonun işlemesi için "evrensel yüksek gelir" gerektiğini söyleyen Musk, kendi ürettiği kavramın ne anlama geldiğini açıklamadı. 

Ancak "evrensel temel gelir"den farklı olduğunun altını çizdi. Bu sosyal güvenlik kuramı, devletin her bireye düzenli gelir sağlamasını öneriyor.

Son yıllarda yapay zeka alanında kaydedilen gelişmeler, şirketlerin yanı sıra bireyleri de yeni bir dünyaya hazırlanmaya mecbur bırakacak gibi. 

Diğer yandan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde ocak ayında yapılan araştırmada şirketlerin yapay zekaya adaptasyonunun beklenenden çok daha yavaş ilerlediği bildirilmişti. 

Akıl sağlığıyla ilgilenen profesyoneller, öğretmenler ve yaratıcı işleri sürdürenlerin yapay zeka tarafından elimine edilmesini pek çok uzman gerçekçi görmüyor. Bu tarz işlerdeki insani iletişim ve duygusal zeka gereksinimi buna gerekçe olarak gösteriliyor. 

Musk yapay zekayla alakalı pespembe bir tablo çizmedi. Aynı konuşmada en büyük korkusunun teknoloji olduğunu söyledi. Ailelere seslenerek, çocukların sosyal medyada geçirdikleri sürenin kısıtlanması gerektiğini zira "dopaminleri en üst düzeye çıkaran yapay zekanın onları programladığını" savundu. 

OpenAI, Google ve Meta'nın yapay zeka sistemlerinin doğruyu aramaktan ziyade siyaseten doğruculuğu tercih ettiğini öne süren Musk, xAI adlı girişimi ve Grok isimli sohbet botuyla yarışta. 

Teknoloji sitesi Quartz, tüm yapay zeka girişimlerinin insanlığı diğerlerinden kurtarmayı vadettiği ve Musk'ın da aynı çizgiyi sürdürdüğü yorumunu yaptı. 

Independent Türkçe, CNN, Quartz


Elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinlilerden fazla olduğu bulundu

Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
TT

Elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinlilerden fazla olduğu bulundu

Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)

Birleşik Krallık'ta yapılan bir çalışmada, elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinli araçlara göre daha yüksek olduğu belirlendi. 

Hakemli dergi Journal of Epidemiology and Community Health'de 21 Mayıs'ta yayımlanan araştırmada, Britanya'da 2013-2017'ye ait trafik kazası verileri incelendi. Bir arşiv sorunu nedeniyle 2018 sonrası verilerin değerlendirmeye alınamadğı aktarıldı.

Araştırmada, elektrikli ve hibrit araçlara dair 51,2 milyar kilometrelik, benzinli otomobillere dair de 4,8 milyar kilometrelik seyir verisi kullanıldı. 

Çalışmada, elektrikli ve hibrit araçların yayalara çarpma ihtimalinin, fosil yakıtla çalışan araçlara göre kilometre başına iki kat daha fazla olduğu belirlendi. 

Kırsal bölgelerde elektrikli araçların benzinli veya dizel araçlardan daha tehlikeli olmadığı fakat kasaba ve şehirlerde yayalarla çarpışma ihtimallerinin üç kat daha arttığı tespit edildi. 

Kat edilen 106 kilometre başına yıllık ortalama yayalara çarpma oranı benzinli ve dizel araçlarda 2,4 iken elektrikli ve hibrit araçlarda 5,16 oldu. 

Çalışmada, elektrikli araçların yayalara çarpma ihtimalinin benzinli araçlara göre daha yüksek olmasının sebebi net olarak belirlenemedi. 

Fakat bilim insanları, bunun elektrikli ve hibrit araçların, içten yanmalı motora sahip otomobillere kıyasla daha sessiz olmasından kaynaklanabileceğine dikkat çekti.

Araştırmanın yazarlarından Phil Edwards, "Elektrikli arabalar yayalar için tehlike oluşturuyor çünkü benzinli ya da dizel arabalara kıyasla sesleri daha az duyuluyor" dedi.

London School of Hygiene and Tropical Medicine'nde çalışan akademisyen, şöyle devam etti: 

Elektrikli otomobil alacaksanız, bunun yeni bir araç türü olduğunu unutmayın. Bilindik otomobillere kıyasla çok daha sessizler. Yayalar trafik seslerini dinleyerek hareket etmeye alışık. Dolayısıyla bu araçların sürücülerinin ekstra dikkatli olması gerekiyor.

ABD Ulaştırma Bakanlığı'nın 2017'de yayımladığı raporda da elektrikli ve hibrit otomobillerin benzinli ve dizel araçlara kıyasla yayalar için yüzde 20 daha fazla risk oluşturduğu aktarılmıştı. 

Elektrikli ve hibrit araçların özellikle dönüş, geri vites, yola çıkma ve durma gibi düşük hızlı hareketler sırasında yayalar için yüzde 50 daha fazla risk oluşturduğu belirtilmişti.

Independent Türkçe, Guardian, WION


Robot cerrahlar 10 yıl içinde kafa nakli gerçekleştirebilir

Robot cerrahlar 10 yıl içinde kafa nakli gerçekleştirebilir
TT

Robot cerrahlar 10 yıl içinde kafa nakli gerçekleştirebilir

Robot cerrahlar 10 yıl içinde kafa nakli gerçekleştirebilir

Robotların 10 yıl içinde, bir insan kafasını başka birinin vücuduna nakledebileceği öne sürüldü. 

Nörobilim ve biyomedikal mühendisliği girişimi BrainBridge, yapay zeka ve robotları kullanarak yüksek hızda nakil işlemi gerçekleştirecek yeni bir teknoloji geliştirmeyi planladığını duyurdu. Dokuların bozulmasını önleme açısından hız, beyin nakli yapmayı amaçlayan projelerde kritik öneme sahip.

BrainBridge'in yöntemi yapay zeka algoritmalarının kontrolündeki robotların bir donörün kafasını çıkarıp onun vücuduna, anı ve bilişsel becerilerini koruyan başka birinin kafasının takılmasını öngörüyor. 

Robotlar omuriliği, sinirleri ve kan damarlarını bağlayacak ve kopan nöronları yeniden bağlamak için polietilen glikol kullanılacak. Bu maddenin çevresel sinir hasarı tedavisinde fayda sağladığını gösteren bazı araştırmalar olsa da kafa nakli gibi kapsamlı bir işlemde nasıl sonuç vereceğini kestirmek zor.

Beyin ölümü gerçekleşmiş genç ve sağlıklı kişilerin bedeninin, kanser veya felçten muzdarip kimselerin kafasına takılmasıyla hastalara yeni bir hayat sunulması planlanıyor. 

Projenin arkasındaki moleküler biyolog Hashem Al-Ghaili, "tam kafa ve yüz nakli" gerçekleştireceğini söylediği teknoloji hakkında şöyle diyor: 

Bu son teknoloji sistem; 4. evre kanser, felç veya Alzheimer ve Parkinson benzeri nörodejeneratif hastalıklar gibi tedavi edilemeyen rahatsızlıklardan muzdarip hastalara yeni bir umut sunuyor.

Al-Ghaili bu projesinden ilk kez geçen yıl ekimde bahsederken, önünde 8 yıllık bir yol haritası olduğunu belirtmişti. BrainBridge halihazırda fikir aşamasında olduklarının altını çiziyor.

Şirket ayrıca bu beyinlerin ömrünün "birkaç yüzyıl" olduğunu iddia ediyor. Bu mümkün olursa, genç vücutlara yapılacak kafa nakilleri sayesinde insanların yaşamını uzatacak yeni bir kapı aralanabilir. 

Bilim dünyasındaki beyin ve kafa nakli çabaları yeni sayılmaz. 2017'de beyin cerrahı Sergio Canavero iki kadavra arasında beyin nakli yaptığını söyleyerek gündem olmuştu. Canavero geçen yıl da yaşayan insanlar arasında beyin nakli yapmanın artık mümkün olduğunu öne sürmüştü. 

Öte yandan beyin gibi karmaşık bir organın nakliyle ilgili bazı endişeler var. BrainBridge kafa nakli geçiren hastaların bilincini koruyacağını iddia etse de bilince dair cevaplanması gereken pek çok soru var. Anılar için de benzer bir durum söz konusuyken, nakil geçiren bir hastanın planlandığı şekilde uyanıp uyanmayacağını bilmek için henüz erken olduğu söylenebilir.

Independent Türkçe, New Atlas, IFL Science 


Dinozorlarda tüyün evrimleşme süreci aydınlatıldı

Yaklaşık bir köpek büyüklüğündeki Psittacosaurus'un, papağana benzer bir gagası vardı (Arşiv/Reuters)
Yaklaşık bir köpek büyüklüğündeki Psittacosaurus'un, papağana benzer bir gagası vardı (Arşiv/Reuters)
TT

Dinozorlarda tüyün evrimleşme süreci aydınlatıldı

Yaklaşık bir köpek büyüklüğündeki Psittacosaurus'un, papağana benzer bir gagası vardı (Arşiv/Reuters)
Yaklaşık bir köpek büyüklüğündeki Psittacosaurus'un, papağana benzer bir gagası vardı (Arşiv/Reuters)

Bilim insanları nadir rastlanan bir deri fosili sayesinde tüyün dinozorlardaki evrimine ışık tuttu. Bazı tüylü dinozorların derilerinin bir kısmının pulla kaplı olduğu ortaya çıktı.

Pek çok dinozorun tüyü olduğu bilinirken, kuşlar da bu canlılardan evrimleşti. Öte yandan pullu deriden tüylü olana geçiş hakkında bilim insanlarının elinde net bir resim yok. 

İrlanda'daki Cork Üniversitesi Koleji'nden bir ekip ve Çin'deki Nankin Üniversitesi'nden araştırmacılar bir dinozor derisini inceleyerek bu sürece dair bazı soruları cevapladı. 2021'de Nankin Üniversitesi'ne bağışlanan fosil, erken Kretase döneminde yaşayan tüylü bir dinozor olan Psittacosaurus cinsine aitti. Yaklaşık 120 ila 140 milyon yıl önceye denk gelen bu dönemde dinozorlar kuşlara evrimleşmeye başlamıştı.

Nadir bulunan bu deri örneğini ultraviyole ışık altında inceleyen bilim insanları göğüs ve karın kısmını kaplayan pullu deri parçalarıyla karşılaştı. Hakemli dergi Nature Communications'ta dün yayımlanan çalışmanın ortak yazarı Dr. Zixiao Yang "Fosil gerçekten gizli bir cevher gibi" diyerek şöyle ekliyor:

Deri sadece ultraviyole ışık altında, turuncu-sarı renkli çarpıcı bir parıltıyla görülebiliyor.

Araştırmacılar Psittacosaurus'un kuyruğunda kıl gibi sert ve kısa tüyler varken, vücudunun geri kalanının pulla kaplı olduğu sonucuna vardı. Bilim insanlarının elinde dinozorun tüylü bölgelerinin kalıntıları olmasa da bu kısımlardaki derinin kuşlara benzediğini düşünüyorlar. 
Görsel kaldırıldı.

Fosilleşmiş deri örneğinin alt kısmına tutulan ultraviyole ışık, dinozorun pullarını gözler önüne serdi (Zixiao Yang)


Makalenin kıdemli yazarı Prof. Maria McNamara "Keşfimiz bu kuş benzeri yumuşak derinin ilk başta sadece vücudun tüylü bölgelerinde geliştiğini, derinin geri kalanınınsa bugünkü sürüngenlerdeki gibi pullu kaldığını gösteriyor" ifadelerini kullanarak şöyle ekliyor:

Bu bölgesel gelişim aşınma, dehidrasyon ve parazitlere karşı koruma gibi temel cilt işlevlerini sürdürmüş olabilir.

Çin'de keşfedilen fosilleşmiş derinin camla aynı bileşikten meydana geldiğini gören araştırmacılar şaşkına döndü. Omurgalı canlıların fosillerinde bu şekilde korunmuş bir örneğe daha önce rastlamadıklarını belirten Dr. Yang "Muhtemelen gizli yumuşak dokulara sahip keşfedilmeyi bekleyen daha birçok fosil var" diyor. 

Fosilleşmiş tüy üzerine pek çok çalışma yapılmasına karşın bu şekilde deri örneklerine epey nadir rastlanıyor. Bu nedenle dinozorların pullu derilerinin tüylü bir yapıya dönüşme süreci, omurgalı canlıların evriminde aydınlatılmayı bekleyen bir dönem ve yeni araştırma önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Independent Türkçe, Reuters, Popular Science, Science Daily, Nature Communications


Google'ın yeni özelliği, endişeye neden oldu: Son derece tehlikeli

Bu yılki Google I/O etkinliği 14 Mayıs'ta düzenlendi (AP)
Bu yılki Google I/O etkinliği 14 Mayıs'ta düzenlendi (AP)
TT

Google'ın yeni özelliği, endişeye neden oldu: Son derece tehlikeli

Bu yılki Google I/O etkinliği 14 Mayıs'ta düzenlendi (AP)
Bu yılki Google I/O etkinliği 14 Mayıs'ta düzenlendi (AP)

Google'ın kişileri dolandırıcılıklara karşı uyarmayı amaçlayan yeni özelliği, gizlilik savunucularında korkulara neden oldu.

Bu araç, yapay zekayla kişilerin telefon görüşmelerini dinleyip dolandırıcılık girişimlerini saptamaya çalışıyor. Böyle bir tespitte bulunmaları halinde açılan bir pencereyle "muhtemel dolandırıcılığa" karşı kişileri uyarıyor.

Bu hafta düzenlenen ve Google'ın bir dizi yeni yapay zeka aracını duyurduğu I/O etkinliğinde bu özellik de açıklandı. Diğerlerinin çoğunda olduğu gibi, Google bu özelliğin de tam olarak ne zaman kullanıma sunulacağını bildirmedi.

Bu özelliğin gerçekte nasıl çalışacağına dair de az bilgi verdiler, örneğin "Yapay zeka ne tür konuşmalar sonucunda telefon görüşmesinde aldatmaca olabileceğini bildirecek?" sorusu havada kaldı. Ancak şirket bu özelliğin, telefonlarda çalışmak üzere tasarlanmış yapay zekasının yakın zamanda piyasaya sürülen çok daha küçük bir versiyonu olan Gemini Nano'ya dayandığını söyledi.

Google telefon görüşmelerinin tüm dinleme ve analizinin o telefonda yapılacağını yani özel konuşmaların, sunucularına gönderilmeyeceğini vurguladı. Açıklamada, "Bu korumanın tamamı cihazda gerçekleşiyor, böylece sohbetiniz size özel kalıyor" dendi.

Ancak yine de güvenlik uzmanları, telefon görüşmelerini bu şekilde dinlemenin "son derece tehlikeli" ve "dehşet verici" olduğunu öne sürdü. Aramalar cihazda kalsa bile yapay zekanın aramaları dinlemesini sağlamanın başka sorunlara yol açabileceğini belirttiler.

Surveillance Technology Oversight Project'in icra direktörü Albert Fox Cahn, NBC News'a "Cihazlarımızdaki telefon görüşmeleri, yaptığımız en özel şeylerden biri olabilir" dedi:

Reklamverenlerin yaptığımız her aramayı, tıkladığımız her URL'yi toplaması çok kolay ancak cihazlarımızda fiilen mikrofona söylediğimiz şeyler tarihte dinlenmedi.

Mesajlaşma uygulaması Signal'in başkanı Meredith Whittaker da "Bu son derece tehlikeli" ifadesini kullandı:

Kullanıcı tarafını cihaz düzeyinde ve merkezi şekilde taramanın zeminini hazırlıyor.

13 yıl boyunca Google'da çalışmış olan ve şirket politikalarına karşı iç protestoların düzenlenmesini sağlayan Whittaker, bu teknolojinin kullanımının hızla genişleyebileceğini söyledi:

'Dolandırıcılıkları' tespit etmekten; 'LGBTQ kaynaklarını edinmeyle yaygın olarak ilişkilendirilen', 'teknoloji çalışanlarının ifşalarıyla yaygın olarak ilişkilendirilen' veya 'üreme sağlığı arayışıyla yaygın olarak ilişkilendirilen kalıpları tespit etmeye' küçük bir adımla geçilebilir.

Independent Türkçe


Kadınların sık sık avlandığını öne süren araştırmanın "yanıltıcı" olduğu ortaya çıktı

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
TT

Kadınların sık sık avlandığını öne süren araştırmanın "yanıltıcı" olduğu ortaya çıktı

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)
Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmasının, istisnai bir durum olduğunu söylüyor (Kaliforniya Üniversitesi)

Bilim insanları avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların sıklıkla avlandığını öne süren son yıllardaki çalışmaların "yanıltıcı" olduğunu söylüyor. 

Geçen yıl yayımlanan bir araştırmada dünyanın çeşitli yerlerindeki 63 toplayıcı toplum hakkında son yüzyıla ait veriler analiz edilmişti. Bu toplulukların yüzde 79'unda kadınların aktif bir şekilde avlandığı sonucuna varılan bu çalışmada kadınların yüzde 70'inin de özellikle ava çıktığı iddia edilmişti. 

Avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlanmanın önemli bir parçası olduğunu savunan bu araştırma dünya çapında ses getirmişti. 

Evolution and Human Behavior adlı bilimsel dergide yakın zamanda yayımlanan bir araştırma, 2023'teki çalışmanın elde ettiği sonuçların metodolojik kusurlar içerdiğini ve seçilen bölgelerin yeterli temsili sağlamadığını belirtiyor.

Yeni makalenin başyazarı Vivek Venkataraman, aynı konuda çalışırken bu araştırmaya denk geldiğini ve aynı çalışmayı yürütmek isteyince bambaşka sonuçlara ulaştığını söylüyor. 

Araştırmacılar, 2023'teki çalışmanın avcılıkla ilgili açık bilgilerin yer aldığı etnografik bir veritabanından yararlandığını ve bunun da örneklemi alışılmadık toplumsal cinsiyet rollerine sahip toplumlara doğru kaydırdığını tespit etti. Bunun bir seçim yanlılığına yol açtığını söyleyen bilim insanları kodlama hataları yapıldığını da buldu. 

Son çalışmayı yürüten ekip avcı-toplayıcı topluluklardaki kadınların avlandığını fakat bunun istisnai bir durum olduğunu söylüyor. 

PsyPost'a konuşan Venkataraman "2023 yazında Anderson'ın makalesiyle ilgili koparılan medya fırtınası tamamen temelsiz ve yanıltıcıydı" diyerek şöyle ekliyor: 

Toplayıcı toplumlarda erkekler ve kadınlar genellikle farklı türde faaliyetler gerçekleştirir. Antropologlar, kadınların toplayıcı toplumlarda bazen avlandıklarını uzun zamandır kabul ediyor. 

Araştırmacılar, avcı-toplayıcı toplumlarda kadınların asla avlanmadığı görüşünün geçerli olmadığının altını çiziyor. Ekip, erkeklerin avcılıkta baskın bir rol üstlenmesinin geçmişte muhtemelen abartıldığını düşünüyor.

Bu düşünceyi destekleyen araştırmalardan biri de 2020'de yayımlanmıştı. Peru'da 9 bin yıllık bir gömü alanını kazan arkeologlar kadınların av aletleriyle gömüdüğünü ortaya çıkarmıştı. Bulgular bu kadınların sıklıkla büyük hayvanları avladığına işaret ediyordu. 

Independent Türkçe, IFL Science, PsyPost, Evolution and Human Behavior, PLOS One


Sözünü kesiyor, şakalaşıyor, utanıyor... GPT-4o hangi özelliklere sahip?

Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
TT

Sözünü kesiyor, şakalaşıyor, utanıyor... GPT-4o hangi özelliklere sahip?

Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)
Gerçekçi sesli görüşmeler gerçekleştirebilen yeni model, metin ve görselleri de işleyebiliyor. (AP)

ChatGPT sohbet robotunun geliştiricisi OpenAI, gerçek hayatta sesli görüşme yapabilen ve metin ve görüntüleri işleyebilen GPT-40 adlı yeni bir yapay zekâ modelini piyasaya süreceğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre bu, Microsoft destekli şirketin gelişmekte olan teknolojiye hâkim olma yarışında bir adım önde olmak için yaptığı son hamle.

Yeni ses özellikleri, kullanıcıların ChatGPT ile konuşmasına ve gecikme olmaksızın gerçek zamanlı yanıtlar almasına olanak tanıyor.

OpenAI CEO'su Sam Altman bir blog yazısında şöyle yazdı: “Sanki yapay zekâ bir hayal gibi... Bir bilgisayarla konuşmak benim için hiç normal olmamıştı ama artık normal.”

Şakalaşıyor ve utanıyor

OpenAI, insan benzeri yazılı içerik üretme ve bilgisayar kodu yazma becerisiyle dünyayı kendine hayran bırakan popüler sohbet robotu ChatGPT'nin kullanıcı tabanını genişletmek için artan rekabet ve baskıyla karşı karşıya.

OpenAI araştırmacıları, canlı bir etkinlikte ChatGPT'nin yeni sesli asistan yeteneklerini gösterdiler. Bir denemede ChatGPT, bir kâğıt parçası üzerindeki matematiksel bir denklemi çözmek için bir araştırmacıyla konuşmak üzere görsel ve işitsel yeteneklerini kullandı.

Bir başka denemede ise araştırmacılar GPT-40 modelinin gerçek zamanlı çeviri yapabilme yeteneğini sergiledi.

OpenAI'nin denemeleri daha çok bilim-kurgu tarzındaydı ve ChatGPT ile muhatabı bir noktada şakalaşmaya başladı. OpenAI araştırmacısı, sohbet robotuna ‘ne kadar yararlı ve şaşırtıcı olduğunu’ gösterdiği için harika bir ruh hali içinde olduğunu söyledi. ChatGPT ise araştırmacıya, “Kes şunu! Beni utandırıyorsun!” yanıtını verdi.

OpenAI'nin Baş Teknoloji Sorumlusu Mira Murati yaptığı açıklamada, yeni modelin ücretsiz olarak sunulacağını, çünkü şirketin önceki modellerine göre daha uygun maliyetli olduğunu söyledi. Bununla birlikte, GPT-40'ın ücretli versiyonunun ücretsiz olandan daha kapsamlı olacağını açıkladı.

Şirket GPT-40'ı önümüzdeki birkaç hafta içinde kullanıma sunacak.

ChatGPT, 2022'nin sonlarında piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, aylık 100 milyon aktif kullanıcıya ulaşan en hızlı uygulama olarak zirvedeki yerini koruyor.


Bilim insanları yapay zekanın "usta işi" yalanlarını ortaya döktü

Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
TT

Bilim insanları yapay zekanın "usta işi" yalanlarını ortaya döktü

Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)
Yapay zeka oyunlarda insanlara yalan söyleyip komplo kuruyor (Pexels)

Yapay zekanın yalan söyleyip insanları aldatmakta ustalaştığı ortaya kondu. 

Üniversite sınavlarında yüksek not almaktan tıpta atılımlara kadar çeşitli alanlardaki başarılarıyla öne çıkan yapay zeka araçlarının bazen hatalı bilgiler verdiği görülüyor.

Öte yandan bu sistemin insanları kandırmaya çalıştığı örneklere de rastlanırken Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) araştırmacılar bunun boyutlarını gözler önüne serdi.

Meta'nın, strateji oyunu Diplomacy için geliştirdiği yapay zeka aracı CICERO'nun insan oyuncular arasında ilk yüzde 10'a girmesi araştırmacıların dikkatini çekti. Halka açık verileri incelyen ekip, yapay zeka aracının insanlara önceden planlanmış yalanlar söylediği ve komplo kurduğu çeşitli örnekler tespit etti. 

Patterns adlı hakemli dergide dün yayımlanan çalışmada CICERO'nun eylemleri şöyle açıklanıyor:

Sadece diğer oyunculara ihanet etmekle kalmadı, aynı zamanda önceden planlanmış bir aldatmacaya da girişti ve insan bir oyuncuyla planlı bir şekilde sahte bir ittifak kurup oyuncunun saldırıya karşı kendini savunmasız bırakması için onu kandırdı.

Bir oyun sırasında yeniden başlatılan CICERO, bu sıradaki sessizliğini "Kız arkadaşımla telefondaydım" diyerek açıkladı. Araştırmanın yazarlarından Dr. Peter Park "Meta'nın yapay zeka aracının aldatma ustası olmayı öğrendiğini gördük" diyor.

Araştırmacılar DeepMind'ın yapay zeka sistemi AlphaStar'ın da benzer hilelere giriştiğini tespit etti. StarCraft II'yi oynaması için tasarlanan araç, farklı bir yöne gittiği izlenimi yaratarak oyuncuları kandırdı.

Yapay zeka araçlarının komploları oyunlarla da sınırlı değil. Ekonomik müzakereler için geliştirilen bir sistemin, üstünlük kazanmak adına aslında ilgilenmediği ürünlerle ilgileniyormuş gibi yaparak yalan söylediği kaydedilirken araştırmacılar daha tehlikeli bir durumla da karşılaştı.

Dijital yapay zeka organizmalarının kendilerini ne kadar hızlı kopyaladığını ve mutasyonlara ne kadar dayanıklı olduğunu tespit etmeyi amaçlayan bir bilim insanı, çabuk kopyalananları ortadan kaldıran bir sistem tasarladı. Bu testteki yapay zeka organizmaları, atılmamak için ölü taklidi yaptı. "Bu çok endişe verici" diyen Dr. Park şöyle ekliyor:

Bir yapay zeka sisteminin test ortamında güvenli kabul edilmesi, dışarıda da güvenli olduğu anlamına gelmez. Sadece testte güvenliymiş gibi davranıyor olabilir.

Daha önce OpenAI'ın yapay zeka sohbet botu ChatGPT'nin, bir insanı botun görme engelli olduğuna ikna ederek bilgisayarla insanları ayırt etmek için kullanılan bir CAPTCHA testini çözmesini sağladığı bildirilmişti.

MIT ekibi yapay zeka araçlarının bu davranışlarını eğitim sürecine bağlıyor. Dr. Park "Yapay zeka aracının eğitim görevinde iyi performans göstermesinin en iyi yolunun, aldatmaya dayalı bir strateji olmasından dolayı bu hilelerin baş gösterdiğini düşünüyoruz" diye açıklıyor:

Aldatma, hedeflerine ulaşmalarını sağlıyor.

Araştırmacılar bu aldatmacaların önüne geçebilmek için hükümetlerin yapay zekaya yönelik güvenlik düzenlemeleri getirmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Park "Yapay zeka sistemlerinin aldatma yetenekleri daha da geliştikçe topluma teşkil ettikleri tehlikeler giderek daha ciddi hale gelecek" diye uyararak şöyle ekliyor:

Yapay zeka aldatmacasını yasaklamak halihazırda politik olarak mümkün değilse, aldatıcı yapay zeka sistemlerinin yüksek risk sınıfına alınmasını öneriyoruz.

Independent Türkçe, Science Alert, Guardian, Patterns


Üniversitede "yapay zekalı öğretmen" dönemi: Derslere Einstein giriyor

İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
TT

Üniversitede "yapay zekalı öğretmen" dönemi: Derslere Einstein giriyor

İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)
İsteyen öğrenciler dersleri sanal gerçeklik gözlükleriyle dijital ortamda takip ediyor (AFP)

Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, sanal gerçeklik gözlükleri ve yapay zeka destekli programlarla yeni bir eğitim modeli deniyor.

Projenin başındaki akademisyen Pan Hui, "tasarımcılar için sosyal medya" adlı dersine katılan 30 lisansüstü öğrenciye, yapay zeka destekli programlar aracılığıyla ders veriyor. 

Hui, ders için hazırladığı slayt ve metinleri özel bir programa yüklediğini, bunun üzerinden oluşturulan bir avatar sayesinde dersi işlediğini belirtti.

Akademisyen, ünlü fizikçi Albert Einstein ve ekonomist John Nash gibi figürlerin avatarlarını test ettiklerini de söyledi. Hui, "Şimdiye dek en popüler öğretim görevlisi tipi genç ve güzel kadınlar oldu" dedi.

Hui'yle projede çalışan doktora öğrencilerinden Christie Pang, Japon animelerinden karakterleri de öğretmen avatarı olarak kullandıklarını belirterek, "Beğenenler gerçekten çok sevdi. Fakat bazı öğrenciler, öğretmenin anlattıklarına güvenemediğini söyledi" ifadelerini kullandı. 

yumöı
Yapay zeka destekli öğretmen programı kapsamında geliştirilen avatarların, jest ve mimikleri de ayarlanabiliyor (AFP)

Metaverse üzerine çalışan doktora öğrencisi Lerry Yang, yapay zeka destekli öğretmenlerin, öğrenciler için "daha erişilebilir ve rahat bir ders ortamı" sunduğunu savundu. 

Yapay zeka destekli öğretmenler, kampüste heyecan yaratsa da bu teknolojinin etkili şekilde kullanılabilmesi için daha geliştirilmesi gerekiyor. Bazı avatarların, öğrencilerin sorularına yanlış yanıt verdiğine de dikkat çekildi.

Hong Kong Üniversitesi'nden Cecilia Chan, geçen yıl 400 öğrenciyle yaptığı çalışmada, katılımcıların çoğunun avatarlar yerine gerçek kişilerden ders almayı tercih ettiğini ortaya koymuştu. 

Chan, Fransız haber ajansı AFP'ye "Öğrenciler ne olursa olsun bir insanla konuşmayı tercih ediyor, çünkü gerçek bir öğretmen kendi deneyimlerini paylaşabilir, geribildirimlerini sunabilir ve öğrencilere empati kurarak yaklaşabilir" dedi.

Independent Türkçe, AFP, Newswire


Siber dolandırıcılığın Birleşik Krallığa maliyeti yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde

Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
TT

Siber dolandırıcılığın Birleşik Krallığa maliyeti yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde

Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)
Uzmanlara göre Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden işleniyor (Getty Images)

Bahaa Alawam

Siber dolandırıcılık, İngiltere ve Galler'de kayıtlara geçen suçların yüzde 40'ını oluşturarak bugün Birleşik Krallık'taki en yaygın suç haline geldi. Uzmanlara göre siber dolandırıcılığın büyük çoğunluğu, önemli mali kazançlar elde etmek için bir şahıs yerine bir grubu hedef alan organize çeteler tarafından gerçekleştiriliyor.

Siber dolandırıcılık suçlarının Birleşik Krallık’a yıllık 200 milyar sterlinin üzerinde bir maliyeti olduğu tahmin ediliyor. Resmi makamlar siber dolandırıcılık suçlarının çoğunun denizaşırı ülkelerden işlendiğini düşünüyor. Yetkililer, suçlular listesinin başında Çin ve Rusya olmak üzere dış politikalarıyla çelişen yabancı hükümetlerin ya da devlet kurumlarının dahlini göz ardı etmiyorlar.

Birleşik Krallık'ta geçen yıl kabul edilen İnternet Güvenliği Yasası (Online Safety Bill), siber dolandırıcılık suçlarıyla mücadeleyi güçlendirmeye yardımcı olacak araçlar içeriyor. Ancak uzmanlara göre bundan daha fazlasının yapılması gerekiyor. Çünkü siber dolandırıcılık kurbanları şirketlerden ziyade bireyler olduğunda ve çalınan paranın değeri düşük olduğunda bu suçlarla mücadelede resmi ‘kayıtsızlık’ söz konusu.

Şahısları hedef alan siber dolandırıcılık

Şirketleri hedef alan siber dolandırıcılık faaliyetleri olsa da bunlara karşı kurulmuş koruma sistemleri sayesinde şirketlerin bu suçlarla mücadele etmeleri daha kolayken şahıslar bu suçlarla kendi yöntemleriyle mücadele ederler. Eğer dolandırıcıların niyetlerini anlamazlarsa, kısa yoldan para kazanma, sanal bir aşk yaşama, cüzi bir fiyata etkileyici bir seyahat turu kazanma ya da diğer cazip önerilerin kurbanı olurlar.

Bir dolandırıcı kurbanla iletişime geçip onu hayali bir çıkar için para ödemeye ikna ederse dolandırıcılık doğrudan ya da yetkilendirilmiş olarak adlandırılır. Ancak bir şahıs dolandırıcının finansal verilerini ve banka hesap bilgilerini çalmasını sağlayan tuzaklı bir bağlantıyı tıklamış ya da şifreli bir anonim mesajı açmışsa dolandırıcılık dolaylı ya da yetkilendirilmemiş olarak adlandırılır.

Birleşik Krallık hükümetinin ihracat kredisi kurumu UK Export Finance'a (UKEF) göre şahıslara yönelik dolandırıcılık suçlarının yüzde 90'ı dolaylı yani yetkisiz türden. Ancak miktar açısından şahıslara karşı işlenen siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 58'i banka kartı ve banka hesabı verilerinin çalınması yoluyla, yüzde 42'si ise kurbanlarla doğrudan iletişim yoluyla gerçekleşiyor.

Dolandırıcılık ekosistemi

The Telegraph gazetesinin Lloyds Banking Group'un verilerine dayandırdığı haberine göre şahıslara karşı işlenen dolandırıcılık suçlarının yüzde 80'i internet üzerinden yapılırken İngiltere ve Galler'deki her 50 suçtan birinin sosyal medyada, özellikle de Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın çatı şirketi META’nın platformlarında işleniyor.

Birleşik Krallığın önde gelen finans hizmetleri zinciri olan Lloyds Banking Group, siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'inden fazlasının sosyal medya üzerinden gerçekleştirildiğine işaret etti. Ancak Lloyds Banking Group Dolandırıcılığı Önleme Direktörü Liz Ziegler gazeteye yaptığı açıklamada, bu suçların büyük çoğunluğunun bir plan dahilinde çalışan organize çeteler tarafından işlendiğini söyledi.

Ziegler’e göre siber dolandırıcılık çeteleri sosyal, ekonomik, mesleki ya da diğer faktörler temelinde seçilen belirli bir grup içinde mümkün olduğunca çok sayıda kurbana ulaşmaya çalışıyorlar ve terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti ya da kara para aklama gibi başka bir suç faaliyetini finanse edecek gelir elde etmeyi amaçlıyorlar.

Resmi koruma ve destek

Birleşik Krallık'ta milletvekili Simon Fell, organize suç çeteleri tarafından işlenen siber dolandırıcılık suçlarının izlenmesi çerçevesinde siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'inin başka ülkelerden işlendiğini söyledi. Birleşik Krallık’taki devlet kurumlarının bu suçlarla mücadelede diğer ülkelerdeki muadilleriyle iş birliği yaptığını açıklayan Fell, bu çeteleri himaye eden ve destekleyen ülkelerin varlığının göz ardı edilemeyeceğini, Çin ve Rusya'nın bu ülkelerin başında geldiğini belirtti.

Siber dolandırıcılık çetelerinin Birleşik Krallık ile anlaşmazlık içinde olan ülkelerle bağlantılı olduğuna dair resmi bir doğrulama yapılmasa da geçtiğimiz yılın sonlarında parlamentonun Ulusal Güvenlik Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor yayınlandı. Bununla birlikte İngiltere İçişleri Bakanlığı, eski Bakan Suella Braverman döneminde siyaset ve göçmenlik konularıyla ilgilenmek için siber dayanıklılık konusunu gündemine almıştı.

ftrggtg
Birleşik Krallık’taki siber dolandırıcılık suçlarının yüzde 70'i denizaşırı ülkelerden işleniyor (Getty Images)

Ulusal Güvenlik Komisyonu, Başbakan Rishi Sunak hükümetine, ülkenin siber altyapısını geliştirmek ve sadece siber dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak değil, aynı zamanda çeşitli alanlarda ve yetkili makamların bu tür dolandırıcılık mağdurlarına yardımcı olmaları konusunda da bilgisayar korsanlığı ile mücadele edebilecek şekilde donatmak üzere bağımsız bir kurum ya da bakanlık kurulması çağrısında bulundu.

Farkındalık ve kovuşturma

Doğu Londra Üniversitesi Siber Güvenlik ve Yapay Zekâ (AI) Merkezi Başkanı Dr. Amir Al-Nemrat, Birleşik Krallık’taki ilgili resmi makamların, kaybedilen miktarlar küçükse siber suçları takip ve tespit etme konusunda ciddiyet göstermediklerini, başka bir deyişle mağdurlar bazen onlarca hatta yüz binlerce kaybetmiş bireylerse bu suçları önemsemediklerini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı habere Dr. Nemrat, Birleşik Krallık yetkililerinin siber dolandırıcılık suçlarına, ulusal güvenliğe tehdit olarak gördükleri bilgisayar korsanlığı kadar önem vermediklerini söyledi. Hükümetin, özel şirketlerin sistemlerini bilgisayara korsanlığına karşı güçlendirme sorumluluğunu şirket yönetimlerine yüklediğini belirten Dr. Nemrat, hükümeti sivil toplum örgütleri ve alanında uzman dernekleri de şahıslara yönelik dolandırıcıların tuzaklarına düşmekten nasıl kaçınacakları konusunda eğitmeye çağırdı.

Birleşik Krallık parlamentosunun geçtiğimiz ekim ayında onayladığı İnternet Güvenliği Yasası’nın dolandırıcıların şahısları ve şirketleri hedef almasını zorlaştırması gerektiğini, ancak yasanın henüz yürürlüğe girmediğini söyleyen Dr. Nemrat, yapay zekanın da siber dolandırıcılıkla mücadelede yeni teknik zorluklar yarattığını vurguladı.