Esnek güneş panellerinde rekor verimliliğe ulaşıldı
Dr. Doojin Vak, "mucize malzeme" perovskitten üretilen basılmış esnek güneş pilleri rulosunu tutuyor (CSIRO)
Bilim insanları, "mucize malzeme" denen perovskiti kullanarak esnek güneş panellerinde rekor seviyede verimlilik elde etti.
Avustralya ve Birleşik Krallık'taki araştırmacıların geliştirdiği hafif güneş panelleri, Güneş enerjisinin yüzde 11'ini elektriğe dönüştürebildi ve bu oran onları ticari kullanıma uygun hale getirdi.
Esneklikleri, kavisli çatılar, tenteler ve hatta araçlar gibi daha önce mümkün olmayan yerlerde de kullanılabilecekleri anlamına geliyor.
Cambridge Üniversitesi, Monash Üniversitesi, Sidney Üniversitesi ve New South Wales Üniversitesi'nden bilim insanlarından oluşan uluslararası ekip, güneş pillerini bükülebilir rulolar üzerine basmak için yeni bir teknik kullanarak bu büyük atılımı gerçekleştirdi.
Araştırma projesine liderlik eden Avustralya devlet kurumu Milletler Topluluğu Bilim ve Endüstriyel Araştırmalar Örgütü (Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation/CSIRO), testler sırasında elde edilen hem ölçek hem de verimliliğin bu teknolojiyi yenilenebilir enerji sektörü için "gerçek bir ezber bozucu" haline getirdiğini söyledi.
Kurumun açıklamasında, "Hücreler, gazete baskısına benzer rulodan ruloya tekniğiyle basılıyor ve bu da sürekli, büyük ölçekli üretime olanak sağlıyor" dendi.
Verimlilikteki çarpıcı artış, ticari olarak uygulanabilir perovskit güneş pilinin büyük ölçeklerde üretiminin önünü açıyor.
Perovskit, geleneksel silikon (PV) güneş pillerindeki sadece yüzde 29'a kıyasla silikonla birleştirildiğinde yüzde 43'lük teorik bir sınır sunan güneş panellerinin verimliliğini muazzam ölçüde artırma potansiyeli nedeniyle geniş çapta övülüyor.
Geçen kasımda Çin'deki araştırmacılar, silikon-perovskit tandem güneş pili kullanarak güneş panelinden elektrik üretiminde verimlilik rekorunu kırmış ve laboratuvar koşullarında yüzde 33,9 verimliliğe ulaşmıştı.
Bu rekorun çok uzağında olmasına rağmen, son testlerde elde edilen yüzde 11'lik verim, halihazırda esnek basılmış güneş panellerinin sunduğu yaklaşık yüzde 1 veya 2 verimlilik seviyelerinden çok daha yüksek.
Araştırmacılar, afet yardımından uzay araştırmalarına kadar her alanda kullanılabileceklerini söylerken, bir sonraki zorluk, bunların boyutunu seri üretime uygun şekilde büyütmek.
CSIRO, yeni nesil güneş panellerini daha da geliştirmek ve ticarileştirmek için halihazırda sektördeki ortaklarla işbirliği arayışında olduğunu açıkladı.
Yeni güneş panelleri, Nature Communications dergisinde yayımlanan "The first demonstration of entirely roll-to-roll fabricated perovskite solar cell modules under ambient room conditions" (Ortam odası koşullarında tamamen rulodan ruloya üretilmiş perovskit güneş pili modüllerinin ilk ispatı) başlıklı çalışmada detaylandırıldı.
Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsühttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5266604-vizyon-2030-geleneksel-y%C3%B6netimden-k%C3%BCresel-dijital-liderli%C4%9Fe-ge%C3%A7i%C5%9F-%C3%B6yk%C3%BCs%C3%BC
Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü
Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında dijital dönüşüm ve bilgi ekonomisi alanında başlattığı süreci kararlılıkla sürdürüyor. Ülke, gelişmiş dijital altyapısına ve uzun yıllara dayanan bilgi birikimine dayanarak geleceğin ekonomilerinde rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Bu dönüşümün, ekonomik çeşitliliği artırma, yeni istihdam alanları oluşturma ve genç nüfusu güçlendirme amacı taşıyan ulusal bir vizyonla desteklendiği belirtiliyor. Söz konusu strateji, inovasyon, araştırma ve teknolojiye dayalı entegre bir ekosistem inşa edilmesi üzerine kurulurken, Suudi Arabistan’ın küresel ölçekte bilgi temelli ekonomiler arasında konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Kağıtsız hükümet
Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında yürüttüğü dijital dönüşüm sürecinin bir parçası olarak ‘kâğıtsız hükümet’ politikasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla farklı sektörleri kapsayan tek bir dijital platform sistemi üzerine inşa edildi. Adalet, sağlık, turizm, yatırım, konut, lojistik ve gayrimenkul gibi birçok alanın entegre edildiği bu platformlar sayesinde işlemlerin dijital ortamda yürütülmesi sağlanıyor. Bu yaklaşımın, işlem sürelerini önemli ölçüde kısalttığı ve bürokratik süreçleri basitleştirdiği belirtiliyor. Böylece vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar, yatırımcılar ve ziyaretçiler; fiziksel olarak bir kuruma gitmeden işlemlerini tamamlayabiliyor.
Beem devlet uygulamasının Dijital Hükümet Forumu’nda tanıtımı (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
‘Bütünleşik Hükümet’ programı
Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi, 2022 yılında Bütünleşik Hükümet programını başlattı. Programın amacı, dijital dönüşüm sürecini hızlandırmak, kamu kurumları arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek ve vatandaşlara daha bütüncül bir dijital hizmet deneyimi sunarak kamu kaynaklarının dijital alanda daha verimli kullanılmasını sağlamak olarak açıklandı.
Bu dönüşümün somut sonuçlarından biri olarak ‘Balady Platform’ öne çıktı. Platformun, 37 farklı kamu platformunun kapatılmasına katkı sağladığı ve yüzde 80’in üzerinde bir entegrasyon başarısına ulaştığı belirtildi. Ayrıca ‘LOGISTI Platform’ 200’den fazla hizmet sunarak dikkat çekerken, ‘Sehhaty Platform’ ise 30 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vererek geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı.
Uluslararası yapay zekâ merkezi
Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında da küresel ölçekte ileri bir merkez konumunu güçlendirdi. Ülkenin enerji kaynakları, gelişmiş dijital altyapısı ve veri merkezleri sayesinde, yapay zekâ teknolojileri için cazip bir yatırım ve geliştirme üssü haline geldiği belirtiliyor.
Bu kapsamda, yapay zekâ teknolojilerinin yerelleştirilmesini hedefleyen ulusal bir girişim olarak HUMAIN projesi hayata geçirildi. Proje, Arapça içerik üretimini destekleyen büyük dil modelleri geliştirmeyi ve veri merkezlerinde ileri yapay zekâ uygulamalarını işletmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede özellikle Dammam’daki yapay zekâ altyapıları da öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.
Riyad’da düzenlenen Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı sırasında Suudi yapay zekâ şirketi HUMAIN’in standını inceleyen ziyaretçiler (AFP)
Ayrıca ülke, insan kaynağı kapasitesini artırmak için eğitim sistemine yapay zekâ derslerinin entegre edilmesine ve öğrencilere ile ulusal yeteneklere yönelik eğitim programlarının başlatılmasına yatırım yapıyor. Bu adımların, gelecek nesillerin dijital ekonomiye ve yapay zekâ temelli sektörlere hazırlığını güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
HUMAIN şirketi
HUMAIN, 2025 yılında resmen faaliyete geçirilerek yapay zekâ alanında kapsamlı çözümler geliştirmeye başladı. Şirketin geliştirdiği projeler arasında Arapça destekli akıllı bir asistan, ileri düzey büyük dil modelleri ve tamamen yapay zekâ ile çalışan bir işletim sistemi yer alıyor. Ayrıca Suudi Arabistan içinde geliştirilen donanım ve teknolojilerin de bu ekosisteme entegre edildiği belirtiliyor. HUMAIN’in hizmetlerinin yüz binlerce kullanıcıya ulaştığı, aktif kullanıcı sayısının 300 bini aştığı ifade ediliyor. Şirketin faaliyet alanının 5 farklı pazara yayıldığı ve 150’den fazla dijital uygulama ve hizmeti desteklediği de aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.
Dijital adalet sektöründeki dönüşüm
Suudi Arabistan’da yargı alanında dijital hizmetler, kayda değer bir dönüşüm sürecinden geçti. Bu kapsamda 160’tan fazla elektronik hizmet sunularak yıllık yaklaşık 90 milyon kâğıt kullanımının önüne geçildiği bildirildi. Dijitalleşme sayesinde 65 milyon fiziksel başvurunun da ortadan kalktığı ifade ediliyor. Ayrıca 200 milyondan fazla gayrimenkul belgesinin dijital ortama aktarıldığı, e-dava sisteminin uygulanmasıyla dava süreçlerinin ortalama süresinin yüzde 79 oranında azaldığı belirtildi. Bu süreçte ‘Virtual Enforcement Court’ ve ‘Virtual Notary’ gibi uygulamalar da hayata geçirildi.
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samani, Dijital Hükümet Forumu’nda yaptığı konuşmada (SPA)
Söz konusu gelişmelerin, gelişmiş dijital altyapı ve güvenli bir dijital ekosistem üzerine inşa edildiği vurgulanıyor. Bu dönüşümün, hizmet sunumunun ötesine geçerek kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve bürokratik karmaşıklığı azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.
Dijital ve bilgi ekonomisi
Suudi Arabistan, dijital ve bilgi ekonomisi alanında geleceğin yükselen ekonomileri arasında yerini güçlendirmeye devam ediyor. Ülke, bu kapsamda kapsamlı bir yasal ve kurumsal ekosistem geliştirerek teknoloji ve inovasyon temelli büyüme modelini destekliyor. Bu çerçevede Suudi Arabistan Fikri Mülkiyet Otoritesi (SAIP), Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Kurumu ve Suudi Uzay Ajansı gibi kurumlar oluşturuldu. Ayrıca İletişim, Uzay ve Teknoloji Komisyonu yeniden yapılandırılırken, bilgi teknolojileri sektörünü geliştirmek amacıyla Ulusal Bilgi Teknolojileri Geliştirme Programı da hayata geçirildi. Bunun yanı sıra araştırma ve inovasyon merkezlerinin rolü güçlendirildi. Bu kapsamda Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ile Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) gibi kurumlar, bilimsel araştırma ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesinde önemli merkezler olarak öne çıkıyor.
Siber güvenlik
Suudi Arabistan, siber güvenliği ulusal güvenliğin bir parçası olarak ele alan ulusal bir çerçeve oluşturdu. Bu yaklaşımın ekonomik ve sosyal istikrarı desteklemeyi, teknoloji şirketlerini güçlendirmeyi ve dijital hizmetlerin büyümesini hızlandırmayı hedeflediği bildirildi. Söz konusu strateji, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) ve Ulusal Siber Güvenlik Otoritesi (NCA) gibi kurumların kurulmasıyla desteklendi. Ayrıca, siber alanda çocukların korunmasına yönelik uluslararası girişimler de bu sürece dahil edildi. Bu adımların, Suudi Arabistan’ın teknoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında küresel liderliğini pekiştirmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) LEAP Fuarı’ndaki standı (SPA)
Dijital ekonomi pazarı
Suudi Arabistan’da dijital dönüşümün ekonomik göstergelere de güçlü şekilde yansıdığı bildirildi. Ülkede dijital ekonomi pazarının büyüklüğünün 745,98 milyar riyale (198,9 milyar dolar) ulaştığı, iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının ise 199 milyar riyal seviyesine çıktığı kaydedildi. Söz konusu büyüme, dijital sektörün ölçeğini ve olgunlaşma hızını ortaya koyarken, Suudi Arabistan merkezli çok sayıda teknoloji şirketinin de ‘milyar dolarlık şirket’ statüsüne yükseldiği ifade edildi. Bu gelişmeler, dijital ekonominin büyümesini hızlandırırken sektörün daha olgun ve küresel rekabete açık bir yapıya evrildiğine işaret ediyor.
Küresel endekslerde lider konumda
Uluslararası ileri göstergelerin, Suudi Arabistan’ın dijital ve teknolojik alanda elde ettiği konumu güçlendirdiği bildirildi. Buna göre ülke, iletişim ve teknoloji gelişim endeksinde dünya birincisi olurken, küresel rekabet raporuna göre siber güvenlik endeksinde üst üste ikinci kez yine dünya birinciliğini elde etti. Ayrıca Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan endekste, yapay zekâ alanında kadınların güçlendirilmesi kategorisinde de küresel ölçekte ilk sırada yer aldı. Bu sonuçların, Suudi Arabistan’ın dijitalleşme, siber güvenlik ve yapay zekâ alanlarında küresel liderlik iddiasını pekiştirdiği değerlendiriliyor.
LEAP Fuarı’ndaki bilgi ekranının önünde duran bir kadın (SPA)
Suudi Arabistan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından yayımlanan 2025 Dijital Hazırlık Endeksi’nde dünya birincisi oldu.
Bölgesel düzeyde ise Yapay Zekâ Güvenlik Endeksi’nde birinci sırada yer alırken, küresel sıralamada 11. basamağa yükseldi. Ayrıca süper bilgisayar alanında Şahin 3 süper bilgisayarı ile bölgesel liderliğini koruyan Suudi Arabistan, dünya genelinde 18. sıraya yerleşti.
Oxford Insights raporuna göre ülke, yapay zekâya hazır hükümetler endeksinde de bölgesel olarak ilk sırada bulunuyor.
Küresel göstergeler açısından Suudi Arabistan; dijital hükümet olgunluk endeksinde dünya ikincisi, yapay zekâ iş büyüme oranında ve önde gelen yapay zekâ model sayısında dünya üçüncüsü konumunda yer aldı. Stanford Üniversitesi verilerine göre ayrıca dünyada öncü yapay zekâ modelleri geliştiren 7 ülke arasında bulunuyor.
Bunun yanında G20 ülkeleri arasında iletişim ve teknoloji düzenlemeleri gelişmişlik endeksinde ikinci sırada, e-devlet gelişiminde altıncı sırada ve sürdürülebilir kalkınma için kalite altyapısı endeksinde ise 20. sırada yer aldığı kaydedildi.
Google, kodlamanın yüzde 75'ini artık yapay zekanın yaptığını açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/teknoloji%CC%87/5266033-google-kodlaman%C4%B1n-y%C3%BCzde-75ini-art%C4%B1k-yapay-zekan%C4%B1n-yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1klad%C4%B1
Google, kodlamanın yüzde 75'ini artık yapay zekanın yaptığını açıkladı
Fotoğraf: Reuters
Google CEO'suna göre şirkette yazılan yeni bilgisayar kodlarının çoğunu artık yapay zeka üretiyor.
Las Vegas'ta düzenlenen Google Cloud Next 2026 konferansında konuşan Sundar Pichai, kodların yaklaşık yüzde 75’inin yapay zeka tarafından üretilerek mühendisler tarafından onaylandığını açıkladı.
Bu rakam, 2024'teki yüzde 25 ve 2025'teki yüzde 50'ye kıyasla artışa işaret ediyor.
Pichai "Bir süredir Google'da şirket içi kod oluşturmak için yapay zeka kullanıyoruz" dedi.
Şimdi tamamen ajan tabanlı iş akışlarına geçiyoruz. Mühendislerimiz tamamen otonom dijital görev güçlerini koordine ediyor, ajanları devreye sokuyor ve inanılmaz şeyler başarıyor.
Google patronu, yapay zeka ajanlarının karmaşık bir kod taşıma görevini insan mühendislerden 6 kat daha hızlı tamamlayabilmesi örneğini verdi.
Bu gelişme, teknoloji şirketlerinin yapay zekayı iş akışlarına muazzam ölçekte entegre etmeye yönelik daha geniş bir eğilimin parçası.
Bu hafta yayımlanan bir habere göre Meta, yeni yapay zeka sistemlerini çalışanların işlerini yapmak üzere eğitmek amacıyla, personelin fare hareketlerini, tıklamalarını ve klavye vuruşlarını kaydetmek için bir takip yazılımı kullanmaya başlıyor.
Facebook ve Instagram'ın sahibi şirkette paylaşılan kurum içi yazışmada, insanların bilgisayarlarla etkileşim kurma biçimini taklit etmeyi amaçlayan Model Capability Initiative (Model Yetenek Girişimi / MCI) adlı yeni bir araç seti anlatılıyor.
Reuters'ın aktardığı üzere Meta Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth ayrı bir yazışmada çalışanlara, "Hedeflediğimiz vizyon, işlerin esasen ajanlarımız tarafından yapıldığı, bizim rolümüzün ise onlara yön vermek, onları denetlemek ve gelişmelerine yardım etmek olduğu bir vizyon" demişti.
Meta, çalışanlarını günlük işlerinde de mümkün olduğunca fazla yapay zeka kullanmaya teşvik eden birkaç büyük teknoloji şirketinden biri.
Meta ve ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'daki şirket içi sıralama tablolarının, çalışanları aylık token (jeton) tüketimlerine göre sıraladığı öne sürülüyor; bu, kullandıkları yapay zeka işlem gücü miktarını ifade ediyor.
"Tokenmaxxing" denen bu eğilim, bu kadar yoğun yapay zeka kullanımının finansal ve çevresel maliyetinin yanı sıra performans ölçütü olarak gerçek değerinden dolayı da eleştirilere maruz kalıyor.
Linear Baş İşletme Görevlisi Christina Cordova, X'te "Mühendisleri token harcamalarına göre sıralamak, benim pazarlama ekibimi en çok para harcayanlara göre sıralamam gibi bir şey" diye yazdı.
Yüksek tüketim oranını yüksek başarı oranıyla karıştırmayın.
Cook’un mirası ile Ternus’un hırsı arasında... Apple’ın geleceğini belirleyecek 7 kritik konu
Manhattan’daki bir binada yer alan Apple logosu (DPA)
Küresel teknoloji sektörünün dengelerini değiştirebilecek kritik bir gelişmede, Apple bugün yaptığı resmî açıklamayla, Tim Cook’un yıl içinde CEO görevinden ayrılacağını duyurdu. Cook’un, yönetimden tamamen çekilmek yerine şirket içinde İcra Kurulu Başkanı görevine geçeceği belirtildi. Şirketin yeni CEO’su ise son yıllarda Apple’ın ürün mühendisliğindeki dönüşümünde kilit rol oynayan John Ternus olacak. Ternus’un, 1 Eylül itibarıyla görevi devralacağı açıklandı. Bu değişimle birlikte Apple, trilyonlarca dolarlık piyasa değerini yöneten yeni bir liderlik dönemine girerken, şirketin özellikle yapay zekâ, donanım rekabeti ve küresel regülasyon baskıları gibi alanlarda ciddi stratejik sınamalarla karşı karşıya olduğu değerlendiriliyor.
Tim Cook, ocak ayında Los Angeles’ta düzenlenen Amerikan Film Enstitüsü Ödülleri etkinliğine katıldı. (Reuters)
Tim Cook’un mirası ve ‘sahneye çıkışının’ zamanlaması
Wall Street’teki analistler, Tim Cook’un bu dönemde görevden ayrılmasını ‘hesaplanmış bir dönüşüm’ olarak değerlendiriyor. Cook’un on yılı aşkın liderliği boyunca şirketi dünyanın en büyük finansal teknoloji devine dönüştürdüğüne dikkat çeken uzmanlar, Apple’ın aynı zamanda yapay zekâ stratejisi açısından kritik bir yeniden yapılanma sürecinden geçtiğini vurguladı. Analistlere göre Cook’un ayrılığı, şirketin bu zorlu dönüşüm döneminde yeni bir vizyon ve ivme arayışının parçası. Artan rekabet ve yapay zekâ alanında net bir stratejik çerçeve sunma baskısının, yönetimde ‘yeni kan’ ihtiyacını hızlandıran temel etken olduğu ifade ediliyor.
John Ternus, Apple’ın her yıl düzenlediği Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda konuşuyor. (Arşiv – Reuters)
Ternus’un tahtı kurtarmak için izlediği yol haritası
Ternus’un piyasalardaki şüpheleri giderebilmesi ve hızlı bir şekilde güven inşa edebilmesi için, kısa sürede çözmesi gereken yedi kritik ve tartışmalı başlık bulunduğu ifade ediliyor:
1- Yapay zekâ ikilemi: ‘Takip eden’ konumdan ‘egemenlik’ aşamasına geçiş
En acil ve öncelikli görev, Apple Intelligence sistemini kullanıcıların satın alma kararlarında belirleyici bir faktör haline getirmek olarak görülüyor. Ternus, Apple ile Google arasında yürütülen stratejik iş birliği kapsamında Gemini modelinin Apple sistemlerine entegre edilmesi için yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık anlaşmayı sürdürürken, şirketin aynı zamanda kendi yapay zekâ altyapısını geliştirmek zorunda olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre Ternus’tan beklenen asıl dönüşüm, dışa bağımlılığı azaltarak ‘sistem egemenliği’ oluşturması ve Siri’yi yalnızca bir sesli asistan olmaktan çıkarıp, yüz milyonlarca kullanıcının günlük yaşamında aktif rol oynayan kapsamlı bir dijital merkez haline getirmesi.
Tim Cook will step down as Apple CEO and hand reins over to the iPhone maker’s hardware leader John Ternus. pic.twitter.com/ElU14b3l0C
2- ‘Geleceğin cihazı’ inovasyonu… iPhone dönemi sona mı eriyor?
Ternus, ‘bir sonraki büyük ürünü’ ortaya koyma konusunda ciddi bir baskı altında bulunuyor. Apple için özellikle, eski tasarımcısı Jonathan Ive ile bağlantılı ekiplerin OpenAI bünyesinde yeni donanım girişimlerine yönelmesi, rekabeti daha da görünür hale getiriyor. Bu tablo, Ternus’u klasik akıllı telefon konseptini aşan, tamamen yeni bir cihaz geliştirme zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyor. Sektörde beklentiler, yalnızca katlanabilir bir iPhone’un ötesine geçen, kullanıcı alışkanlıklarını yeniden tanımlayacak radikal bir ürün üzerinde yoğunlaşıyor.
3- İş gücünde yeniden yapılanma
Teknoloji devlerinde görülen yeniden yapılanma dalgasına paralel olarak, Ternus’un Apple içinde de kapsamlı bir organizasyon değişikliğine gitmesi bekleniyor. Amazon, Meta ve Oracle gibi şirketlerin uyguladığı iş gücü azaltma politikalarına benzer şekilde, Apple’ın da 160 binden fazla çalışanı arasında özellikle geleneksel departmanlarda küçülmeye gidebileceği değerlendiriliyor. Bu tür bir yeniden yapılandırmanın, kaynakların yapay zekâ ve büyüme odaklı alanlara kaydırılması amacı taşıdığı ve yatırımcılar tarafından kârlılığı artıracak bir adım olarak görüldüğü ifade ediliyor.
4- Apple TV+ için stratejik karar aşaması
Apple TV+, 2019’dan bu yana içerik üretimine yaklaşık 30 milyar dolar yatırım yaptı. Buna rağmen platformun, büyük ses getiren yapımlar üretme konusunda sınırlı başarı elde ettiği değerlendiriliyor. Yeni yönetimin önündeki kritik soru ise net: Apple, Netflix ve Amazon ile rekabet etmek için büyük içerik satın almaları ve agresif büyüme stratejileri mi izleyecek, yoksa bu alandan kademeli olarak çekilerek maliyetleri mi azaltacak?
5- ‘Üst yönetim mutfağının’ yeniden kurulması
Ternus’un, göreve gelmesinin ardından kendi yönetim ekibini oluşturması bekleniyor. Apple’da CEO değişiklikleri genellikle üst düzey departman başkanlıklarında da zincirleme değişimleri beraberinde getiriyor. Yatırımcılar, yeni ekipte genç, yenilikçi ve özellikle yazılım ile yapay zekâ odaklı isimlerin öne çıkmasını bekliyor. Bu beklenti, şirketin uzun yıllardır sürdürdüğü donanım ve tasarım merkezli yaklaşımın yerini daha teknoloji ve algoritma ağırlıklı bir stratejiye bırakacağı yönündeki öngörülerle de örtüşüyor.
6- Beyaz Saray diplomasisi
Tim Cook, Washington’daki siyasi dalgalanmalarla başa çıkma konusunda güçlü bir diplomasi geliştirmiş ve Donald Trump ile yakın ilişkiler kurarak Apple’ı gümrük vergileri gibi risklerden korumayı başarmıştı. Ancak Ternus için bu alanda benzer bir deneyim bulunmuyor. Bu nedenle yeni CEO’nun, ABD yönetimiyle hızlı şekilde doğrudan ilişkiler kurarak şirketin küresel tedarik zincirlerini etkileyebilecek siyasi riskleri en aza indirmesi gerektiği ifade ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz ağustos ayında Beyaz Saray’da Tim Cook ile tokalaşıyor. (AFP)
Berkshire Hathaway, yaklaşık 62 milyar dolarlık payıyla Apple’ın en büyük hissedarı konumunda bulunuyor. Şirketin yönetiminde Warren Buffett’ın ardından Greg Abel’in öne çıkmasıyla birlikte, yeni dönemde Ternus’un bu yatırım çevresiyle güçlü bir ilişki kurması kritik görülüyor. Analistlere göre bu ilişki, Apple hisselerinin kriz dönemlerinde tarihsel olarak sahip olduğu istikrarın korunması açısından önemli bir unsur olacak. Yatırımcı güveninin sürdürülebilmesi için Ternus’un hem finansal çevrelerle hem de şirketin uzun vadeli stratejik ortaklarıyla uyumlu bir iletişim geliştirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak Ternus, yalnızca bir donanım mühendisi olarak yükselen bir isim değil; aynı zamanda yoğun bir teknolojik dönüşüm sürecinde küresel ölçekte dev bir şirketi yönetecek lider konumunda bulunuyor. Başarısı, Apple’ın tasarım geleneğini yazılım ve yapay zekâ devrimiyle birleştirme kapasitesine bağlı görülürken, piyasanın bu dönüşüm için fazla zaman tanımayacağı değerlendiriliyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة