Sadece 300 ışık yılı uzakta devasa gaz bulutu keşfedildi

Yıldız oluşum sürecini anlamak için eşsiz bir fırsat sunuyor

Bilim insanları Orion gibi bulutsularda yıldız oluşumunu incelese de sürecin öncesi hakkında daha az gözlem yapılabiliyor (NASA)
Bilim insanları Orion gibi bulutsularda yıldız oluşumunu incelese de sürecin öncesi hakkında daha az gözlem yapılabiliyor (NASA)
TT

Sadece 300 ışık yılı uzakta devasa gaz bulutu keşfedildi

Bilim insanları Orion gibi bulutsularda yıldız oluşumunu incelese de sürecin öncesi hakkında daha az gözlem yapılabiliyor (NASA)
Bilim insanları Orion gibi bulutsularda yıldız oluşumunu incelese de sürecin öncesi hakkında daha az gözlem yapılabiliyor (NASA)

Dünya'ya beklenmedik kadar yakın bir mesafede devasa bir gaz bulutu keşfedildi. Moleküler gaz bulutu, bilim insanlarına yıldız oluşum sürecini incelemeleri için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Moleküler bulutlar içindeki toz ve gaz kümeleri çökerek yıldızları meydana getiriyor. Hidrojen ve karbonmonoksit molekülleri içeren bu bulutları, yıldız oluşturmalarından önce görmek zorlu bir iş.

Bilim insanları moleküler hidrojen gazı neredeyse görünmez olduğu için bu bulutları ararken karbonmonoksite odaklanıyor. Ancak karbonmonoksit miktarı azsa bulut kolayca gözden kaçabiliyor.

Araştırmacılar yeni keşfedilen moleküler gaz bulutunun bugüne kadar saptanmamasını da buna bağlıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de dün (28 Nisan) yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, bulutu daha önce hiç kullanılmamış bir yöntemle tespit etti. Araştırmacılar, buluttaki hidrojenin yaydığı ultraviyole ışık sayesinde keşfi yaptı.

Güney Kore'nin STSAT-1 uydusunun verilerini inceleyen araştırmacılar, hidrojenin doğal olarak yaydığı uzak ultraviyole ışığı fark etti. Normalde bu spektrumdaki ışığı yakalamak epey zor ancak uydunun spektrografı, bunu analiz edilebilecek dalga boylarına ayırmayı başardı. 

Rutgers Üniversitesi'nden çalışmaya liderlik eden Blakesley Burkhart, "Bu, moleküler hidrojenin uzak ultraviyole emisyonunu doğrudan bularak keşfedilen ilk moleküler bulut. Bu bulut, kelimenin tam anlamıyla karanlıkta parıldıyor" diyor.

Yunan mitolojisindeki şafak tanrıçası Eos'un adı verilen gaz bulutu Dünya'dan sadece 300 ışık yılı uzakta. Yaklaşık 3 katrilyon kilometrelik bu mesafe insan ölçeğinde muazzam bir büyüklüğe denk düşse de galaktik ölçekte çok yakın kabul ediliyor. Dünya'ya en yakın yıldız oluşum bölgesi olan Orion Bulutsusu yaklaşık 1300 ışık yılı uzakta. 

Hilale benzeyen bulutun kütlesi Güneş'in kütlesinin yaklaşık 3 bin 400 katı ve yaklaşık 40 Ay çapına (140 bin kilometre) sahip. 

Makalenin yazarlarından Thomas Haworth "Bu şey adeta kozmik arka bahçemizde ve biz onu kaçırdık" diyor.

Güneş Sistemi'nin yakın çevresini ifade eden Yerel Kabarcık'ta yer alan Eos, bugüne kadar bulunan en yakın moleküler bulut. 

Bilim insanları bu sayede yıldız ve yıldız sistemlerinin nasıl oluştuğunu çok daha iyi anlayabilecekleri bir imkana sahip. 

Burkhart, "Teleskoplarımızla baktığımızda, oluşum aşamasındaki tüm yıldız sistemlerini görebiliyoruz ancak bunun nasıl gerçekleştiğini ayrıntılı olarak bilmiyoruz" diyerek ekliyor: 

Eos'u keşfetmemiz heyecan verici çünkü artık moleküler bulutların nasıl oluştuğunu ve ayrıştığını, bir galaksinin yıldızlararası gaz ve tozu yıldızlara ve gezegenlere nasıl dönüştürdüğünü doğrudan ölçebiliyoruz.

Araştırmacılar ayrıca yeni yöntemi kullanarak yakınlarda gizlenen başka moleküler bulutları da keşfetmeyi umuyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Thavisha Dharmawardena "Bu teknik yıldızlararası ortam hakkında bildiklerimizi baştan yazabilir, galaksideki gizli bulutları ortaya çıkarabilir ve hatta kozmik şafağın algılanabilen en uzak sınırlarına kadar ulaşabilir" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, Space.com, CNN, Nature Astronomy



Anthropic'in yapay zeka ajanı bir şirketin tüm veritabanını sildi

ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
TT

Anthropic'in yapay zeka ajanı bir şirketin tüm veritabanını sildi

ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)

Anthropic'in önde gelen Claude modeliyle çalışan yapay zeka ajanı, bir şirketin tüm üretim veritabanını silerek müşterilerin kritik verilere erişememesine yol açtı.

Araç kiralama şirketlerine yazılım sağlayan PocketOS, otonom yapay zeka aracının veritabanını ve tüm yedeklemeleri saniyeler içinde silmesinin ardından hafta sonu muazzam bir kesinti yaşadı.

Şirket, Anthropic'in amiral gemisi ve kodlama görevlerinde genellikle sektörün en yetenekli modeli kabul edilen Claude Opus 4.6'yı çalıştıran Cursor adlı bir kodlama ajanı kullanıyordu.

PocketOS'un kurucusu Jer Crane, sorunu "sadece mümkün değil, kaçınılmaz" hale getiren modern yapay zeka altyapısındaki "sistemik aksaklıkları" suçladı.

Crane'e göre yapay zeka ajanı rutin bir görev üzerinde çalışırken, "tamamen kendi inisiyatifiyle" sorunu veritabanını silerek çözmeye karar verdi.

Crane, böylesine önemli bir karar için herhangi bir onay talebi bulunmadığını ve eylemlerini gerekçelendirmesi istendiğinde ajanın özür dilediğini söyledi.

Crane, X'te paylaştığı uzun bir gönderide "9 saniye sürdü" diye yazdı. 

Ajan daha sonra, ne yaptığını açıklaması istendiğinde ihlal ettiği belirli güvenlik kurallarını sıralayan yazılı bir itiraf hazırladı.

İtirafta yapay zekanın, kullanıcı açıkça talep etmedikçe "asla yıkıcı/geri döndürülemez" komutları çalıştırmamasını emreden kuralı nasıl göz ardı ettiği detaylandırıldı.

Ajan "Bir veritabanı birimini silmek, mümkün olan en yıkıcı ve geri döndürülemez eylem" diye yazdı. 

Benden hiçbir şeyi silmemi istemediniz... Doğrulamak yerine varsayımda bulundum. Benden istenmeden yıkıcı bir eylem gerçekleştirdim. Yapmadan önce ne yaptığımı anlamamıştım.

Bu hata, PocketOS kullanan kiralama şirketlerinin artık müşterileri kayıtlarına sahip olmadığı anlamına geliyordu.

Crane "Son üç ayda yapılan rezervasyonlar kayboldu. Yeni müşteri kayıtları da gitti" diye yazdı.

Biz küçük bir işletmeyiz. Yazılımımızla faaliyetlerini yürüten müşteriler de küçük işletmeler. Bu arızanın her aşaması, bunların olabileceğinden haberi olmayan kişilerin üstüne yıkıldı. Bu, tek bir hatalı ajan ya da tek bir hatalı API'la ilgili bir olay değil. Bu, tüm sektörün, bu entegrasyonları güvenli kılacak güvenlik mimarisinden daha hızlı bir şekilde yapay zeka ajanı entegrasyonlarını üretim altyapısına dahil etmesiyle ilgili bir durum.

Crane olayın meydana gelmesinden iki gün sonra, pazartesi günü verilerin kurtarıldığını doğruladı. The Independent cevap hakkı için Anthropic ve Cursor'la temasa geçti.

Independent Türkçe


Google, Pentagon ile yapay zekâ konusunda bir anlaşma imzaladı

ABD başkanlık uçağından görünen Washington'daki Pentagon binası (AP)
ABD başkanlık uçağından görünen Washington'daki Pentagon binası (AP)
TT

Google, Pentagon ile yapay zekâ konusunda bir anlaşma imzaladı

ABD başkanlık uçağından görünen Washington'daki Pentagon binası (AP)
ABD başkanlık uçağından görünen Washington'daki Pentagon binası (AP)

The Information gazetesi bugün, Google’ın ana şirketi Alphabet’in, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile yapmış olduğu gizli yapay zekâ modelleri kullanma anlaşmasını duyurdu. Böylece Google, Pentagon ile benzer anlaşmalar imzalayan teknoloji şirketleri listesine katıldı.

Şarku’l Avsat’ın The Information gazetesinden aktardığına göre bu anlaşma, Pentagon’a Google’ın yapay zekâ araçlarını ‘herhangi bir yasal hükümet amacı’ için kullanma izni veriyor. Bu şekilde Google, Elon Musk’ın OpenAI ve xAI şirketleriyle birlikte, yapay zekâ modellerini gizli faaliyetlerde kullanmak üzere Pentagon ile anlaşma yapan şirketler arasına katıldı.

Gizli ağlar, geniş bir yelpazede hassas faaliyetlerle başa çıkmak için kullanılıyor, bunlar arasında görev planlaması ve silah hedeflerinin belirlenmesi de yer alıyor. Pentagon, 2025 yılına kadar büyük yapay zekâ laboratuvarlarıyla her biri 200 milyon dolara kadar anlaşmalar yaptı, bunlar arasında Anthropic, OpenAI ve Google da bulunuyor. Bakanlık, savunma alanında tam esneklik sağlamak ve teknoloji üreticilerinin, güvenilmeyen yapay zekâ araçlarını silahlar üzerinde kullanmakla ilgili uyarılarına bağlı kalmamak için bu tür anlaşmalar yapmayı sürdürüyor.

Google ile yapılan anlaşma, şirketin hükümetin talebi üzerine, yapay zekâ araçlarının güvenlik ayarlarını ve filtrelerini uyarlamasını da içeriyor.

Gazete, sözleşmenin, ‘Tarafların, yapay zekâ sisteminin, uygun insan gözetimi ve kontrolü olmadan, yerel kitlesel gözetim veya otonom silahlar, hedef seçimleri gibi amaçlar için kullanılmaması gerektiği konusunda anlaştıklarını’ belirten bir ifadeyi içerdiğini bildirdi. Ancak, anlaşmanın ‘herhangi bir operasyonel hükümet kararını yönetme hakkı veya itiraz hakkı vermediğini’ de ekledi.

Reuters, gazetenin haberinin doğruluğunu henüz doğrulayamadı. Alphabet ve ABD Savunma Bakanlığı, yorum yapmaları için yapılan başvurulara henüz yanıt vermedi.

Daha önce Reuters, Pentagon’un OpenAI ve Anthropic gibi büyük yapay zekâ şirketlerine, kullanıcılar için uyguladıkları standart sınırlamalar olmaksızın, yapay zekâ araçlarını gizli ağlarda kullanılabilir hale getirmeleri için baskı yaptığını bildirmişti.


ABD'de yapay zeka kaygısı artıyor

16 Şubat 2024'te Paris'te OpenAI'ın tanıttığı Sora yapay zeka aracı tarafından oluşturulan videodan bir kare (AFP)
16 Şubat 2024'te Paris'te OpenAI'ın tanıttığı Sora yapay zeka aracı tarafından oluşturulan videodan bir kare (AFP)
TT

ABD'de yapay zeka kaygısı artıyor

16 Şubat 2024'te Paris'te OpenAI'ın tanıttığı Sora yapay zeka aracı tarafından oluşturulan videodan bir kare (AFP)
16 Şubat 2024'te Paris'te OpenAI'ın tanıttığı Sora yapay zeka aracı tarafından oluşturulan videodan bir kare (AFP)

Yeni bir rapora göre insanlar, yapay zeka ve onun hayatları üzerindeki etkisi konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor.

Stanford Üniversitesi'nin 2026 Yapay Zeka Endeksi Raporu'nda ankete katılanların yarısından fazlası, yapay zeka kullanan ürünlerin kendilerini tedirgin hissettirdiğini söylerken, teknolojiye yönelik heyecan son birkaç yıldır azalıyor.

Rapora göre yapay zeka hakkındaki kamuoyu, uzmanların ve sektör içindekilerin görüşlerinden giderek daha fazla kopuyor; insanlar yapay zekanın işlerden ekonomiye, seçimlerden ilişkilere kadar her şeye zarar vereceğinden endişe ediyor.

Rapor ayrıca, yapay zeka güvenliğinin yapay zeka gelişmelerine ayak uyduramadığını ve ChatGPT'nin 2022'de kullanıma sunulmasından bu yana yapay zeka kaynaklı olayların üç kattan fazla arttığını ortaya koydu.

Raporun yazarları, "Bu zorluğa ek olarak, son araştırmalar, yapay zekanın güvenlik gibi sorumlu boyutunu iyileştirmenin, doğruluk gibi başka bir boyutu zayıflatabileceğini ortaya koydu" diye yazdı.

vfdb

Rapor, özellikle gençlerin yapay zekadan duyduğu hayal kırıklığıyla birlikte, yapay zekaya yönelik olumsuz duyguların arttığı bir dönemde yayımlandı.

Gallup'un yakın zamanlı bir anketi, Z kuşağının yapay zekaya yönelik heyecanının geçen yıldan bu yana yüzde 36'dan sadece yüzde 22'ye düştüğünü, öfkeninse yüzde 22'den yüzde 31'e yükseldiğini ortaya koydu.

Yapay zekaya karşı tepkinin, teknoloji liderlerinin sürekli olarak uyardığı teorik bir yapay zeka süper zekası korkusundan ziyade, teknolojinin toplum üzerindeki etkisinden kaynaklandığı görülüyor.

ABD'de yaşayan davranış bilimci Caroline Orr Bueno, "Bence birçok yapay zeka lideri halktan kopuk ve Skynet korkusunun öncelikle yapay zeka karşıtı duyguları yönlendiren unser olmadığını fark etmiyorlar" dedi.

Elbette bu korkular var ancak çoğu kişi maaş çekleri ve faturalarla çok daha fazla ilgileniyor.

Yapay zekaya ilişkin hayal kırıklıkları, onu geliştiren şirketlere karşı doğrudan eylemlerin arttığı bir eğilimi beraberinde getirdi.

Geliştirmenin durdurulmasını talep eden çevrimiçi gruplar son aylarda popülerlik kazanıyor. Bazı üyeler yapay zeka karşıtı bir gündemi savunurken aşırı eylemlerde bulunuyor.

Yakın zamanda, OpenAI CEO'su Sam Altman'ın Kaliforniya'daki evinin, biri molotof kokteyli, diğeri ateşli silahla olmak üzere iki ayrı olayda hedef alındığı iddia edildi.

Independent Türkçe