Apple, Arapça çevrimiçi mağazasının açılışıyla Suudi Arabistan'daki varlığını genişletiyor

Deirdre O'Brien Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’a ve toplumuna derinden bağlıyız

Suudi Arabistan'daki bir Apple mağazasının sanal görüntüsü (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan'daki bir Apple mağazasının sanal görüntüsü (Şarku'l Avsat)
TT

Apple, Arapça çevrimiçi mağazasının açılışıyla Suudi Arabistan'daki varlığını genişletiyor

Suudi Arabistan'daki bir Apple mağazasının sanal görüntüsü (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan'daki bir Apple mağazasının sanal görüntüsü (Şarku'l Avsat)

Apple, küresel teknoloji devinin bölgedeki genişleme stratejisinin bir parçası olarak Suudi Arabistan'da ilk fiziksel perakende mağazasını açma planlarıyla uyumlu bir hamleyle Krallık'ta Arapça çevrimiçi mağazasını açtığını duyurdu.

Apple'ın Perakende ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Deirdre O'Brien, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu hamlenin şirketin Suudi Arabistan’a ve büyüyen müşteri tabanına yönelik artan bağlılığını yansıttığını söyledi.

Arapça çevrimiçi mağaza, internet sitesi ve Apple'ın akıllı cihazlarındaki mağaza uygulaması aracılığıyla kullanılabilecek.

Toplumla bağlantı kurmak

O'Brien, “Apple perakende deneyimini Suudi Arabistan'a getirdiğimiz için çok heyecanlıyız. Krallık'taki işimize yıllardır bağlıyız ve buradaki müşterilerimiz çok tutkulu. Bu açılışla birlikte, Krallık'taki yerel toplumla doğrudan bağlantımızı daha da güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

frgty
Apple'ın Perakende ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Deirdre O'Brien (Şarku'l Avsat)

Yaklaşan çevrimiçi ve fiziksel mağaza açılışları Apple'ın Ortadoğu'daki daha geniş stratejisiyle uyumlu. Şirket halihazırda Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bir dizi mağaza işletiyor ve Körfez'de ürünlerine yönelik güçlü bir talep görüyor.

Yerel ekonomiye yatırım

Apple'ın yerel ekonomiye yaptığı yatırımlar sorulduğunda O'Brien, yerel yetenekleri desteklemeyi ve geliştirmeyi amaçlayan Apple Geliştirici Akademisi gibi girişimlere işaret etti. O'Brien, “Yatırımımız insanlara ilham vermek ve yaratıcılığı körüklemekle ilgili. Teknolojimizi tutkulu topluluklarla birleştirdiğimizde inanılmaz şeyler oluyor” dedi.

Özel yerel deneyim

O'Brien, Apple'ın çevrimiçi mağaza deneyimini Suudi müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlediğini, bu kapsamda uzmanlarla Arapça sohbet etme olanağı sunduğunu söyledi.

O'Brien, “Suudi Arabistan'daki müşterilerimizin artık hem online hem de mağazada eksiksiz bir Apple deneyimi yaşayabilecek olmalarından dolayı çok heyecanlıyız” dedi.

cdfgthy
iPhone'daki App Store uygulaması (Şarku'l Avsat)

O'Brien ayrıca, şirketin farklı kullanıcı kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için eski cihazlar için değiştirme programları sunduğunu da belirtti.

Dijital ve fiziksel mağazaları dengelemek

Suudi Arabistan'da e-ticaretin güçlü bir şekilde büyümesiyle birlikte Apple, dijital ve fiziksel kanalları birleştiren kusursuz bir alışveriş deneyimi sunmaya çalışıyor.

O'Brien, “Apple perakende deneyimini, müşterilerin online ve mağaza içi alışveriş arasında gidip geldiği günümüz çağına uygun olarak tasarladık. Bir müşteri ister deneyimine online olarak başlayıp siparişini mağazadan alsın, ister tam tersi olsun, biz her zaman onların yanındayız” şeklinde konuştu.

Riyad'da benzersiz bir konum

Suudi Arabistan'da, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Riyad'da kültürel bir destinasyon olan Diriye'de fiziksel bir Apple mağazası açılacak.

O'Brien sözlerini şöyle sürdürdü: “Diriye çok özel bir yer. Açtığımız her mağaza yerel toplumun kimliğini ve kültürünü yansıtıyor ve bu mağaza da bir istisna olmayacak. Suudi Arabistan'daki bu eşsiz konumun bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

O'Brien, Suudi kullanıcıları mağaza açıldığında mağazayı ziyaret etmeye davet ederek şunları söyledi: “Açıldığında herkesi mağazayı ziyaret etmeye davet ediyoruz. Bunun eşsiz ve özel bir deneyim olacağını düşünüyoruz.”

Apple, Krallık'taki varlığını güçlendirmek istiyor ve inovasyona, yerel toplumla etkileşime ve Suudi Arabistan'daki kullanıcıları destekleyen bir perakende deneyimi sunmaya odaklanmaya devam ediyor.

Satış hizmetleri

Açıklanan bilgilere göre, internet sitesi ve uygulama aracılığıyla çevrimiçi mağaza, Suudi Arabistan'daki kullanıcıların tüm Apple ürünlerine göz atmasına ve satın almasına olanak tanırken, kullanıcının halihazırda sahip olduğu cihazlarla uyumlu önerilere dayalı kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunuyor. Kullanıcılar uygulama üzerinden farklı modelleri karşılaştırabiliyor, kayıtlı ürünlere erişebiliyor ve siparişlerinin durumunu takip edebiliyor.

Apple, Suudi Arabistan internet sitesinde ilk kez Arapça ve İngilizce ücretsiz sohbet hizmeti sunuyor. Bu sayede müşteriler AirPods, Apple Pencil, AirTag ve diğer ürünlerini her iki dilde metin ve rakamlarla özelleştirerek ürünlerini daha da kişiselleştirebiliyor.

Apple, kullanıcıların şirketin en son teknolojilerini keşfetmelerini ve alışveriş yapmalarını kolaylaştıran bir dizi perakende hizmeti sunuyor. Bu hizmetler arasında, kullanıcıların doğru ürünü seçmelerine yardımcı olmak için alışveriş sırasında sohbet veya telefon yoluyla destek de yer alıyor. Şirket ayrıca, kişiselleştirilmiş kurulum, iOS'a geçerken güvenli veri aktarımı ve SIM kart aktivasyonu gibi konularda yardım da dahil olmak üzere teslimat sonrası destek de sunuyor.

Genişleme planları

Apple, genişleme stratejisinin bir parçası olarak, 2026 yılından itibaren mağazalar zinciri kurma planının ilk adımı olan Suudi Arabistan'daki ilk amiral mağazasını açmayı planladığını duyurdu.

Apple'ın perakende alanındaki genişlemesi, daha önce Suudi Arabistan hükümeti, Tuveyk Akademisi ve Prenses Nurah bint Abdurrahman Üniversitesi ile ortaklaşa olarak 2021 yılında Riyad'da açılan ve bölgede türünün ilk örneği olan Apple Geliştirici Akademisi'nin lansmanını da içeren Krallık'taki yatırımının bir uzantısı.



Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Doğu Asya'nın nüfus tarihine ilişkin yeni ve ayrıntılı bir tablo sunan yeni bir araştırmaya göre insanlar, Sibirya'yla Çin'in kuzeyi arasında tahmin edilenden çok daha erken bir dönemde gidip geliyordu.

Sibirya, Moğolistan Platosu ve Çin'in kuzeyini kapsayan Kuzey Doğu Asya, insanlık tarihinde kilit rol oynadı.

Zengin su ve orman kaynakları, Baykal Gölü bölgesini erken dönem insan kültürünün ve teknolojik gelişmeler için muhtemelen kritik bir merkez haline getirdi.

Önceki araştırmalar, Avrasya Bozkırları ve Çin'in kuzeyindeki erken dönem insan topluluklarının, MÖ 3. binyılda pastoralizm ve metalurjinin yaygınlaşmasına kadar birbirleriyle çok fazla bağlantılı olmadığını öne sürüyordu. Bunun nedeni, iki bölgedeki insanlar arasında büyük ölçekli etkileşime dair güçlü ve doğrulanabilir kanıtların bulunmamasıydı.

Yeni çalışma 7 bin 700 yıl önce iki bölge arasında daha önce bilinmeyen bir  "kuzey-güney kültürel alışveriş koridoru" olduğunu ortaya çıkararak bu inancı alt üst etti.
 

Görsel kaldırıldı.Yan Dağı Bölgesi ve çevresindeki tarih öncesi gen akışı ve kültürel etkileşimin illüstrasyonu (Science China Press)

Çalışmada 7 bin 700 ila 4 bin 300 yıl öncesine ait üç arkeolojik kazı alanından elde edilen 42 antik genom incelendi.

Kilit önemdeki bir popülasyonun pastoralizmin yükselişinden binlerce yıl önce, Sibirya'nın Baykal Gölü bölgesiyle Çin'in kuzeyindeki Yan Dağı Bölgesi arasında köprü görevi gördüğü tespit edildi.

Hakemli dergi Science Bulletin'de yayımlanan son çalışmaya göre, Çin'in kuzeyindeki erken Taş Devri Sitaimengguying kazı alanından gelen bu nüfus, Baykal Gölü'ndeki popülasyonlarla bağlantılı belirgin bir genetik iz taşıyordu.

Jilin Üniversitesi'nden Yinqiu Cui, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında "Sitaimengguying nüfusu kritik bir bağlantı" diyor.

Baykal bölgesinden gelen genetik izleri koruyup bu mirası Çin'in kuzeyindeki sonraki nüfuslara kadar izlememizi sağlayarak hayati bir aracı görevi gördüler.

Çalışmada Sitaimengguying ve Sibirya nüfusları arasındaki kültürel bağlara dikkat çekiliyor.

Örneğin Sitaimengguying'de keşfedilen yuvarlak tabanlı benzersiz kaplar, daha önce sadece Baykal Gölü bölgesinde görülmüştü.

Çin'deki kazı alanında erkeklerin yan yatırılarak uzuvları üst üste gelecek şekilde gömülme geleneği de Baykal Gölü çevresinde yaygındı.

Yan Dağı Bölgesi'nde ortaya çıkarılan insan kalıntılarından alınan genom örnekleri, nüfusların karıştığına dair ek kanıtlar sunuyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Choongwon Jeong, "Yan Dağı Bölgesi belli ki dinamik bir sınır hattı, gerçek bir etkileşim alanıydı" diyor. 

Bu, Yan Dağı Bölgesi'nin Doğu Asya'nın kuzeyinin genetik yapısını şekillendirmedeki merkezi rolünü vurguluyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
TT

Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Çinli bilim insanları gen düzenleme teknolojisiyle "patlamış mısır benzeri" aromalı yeni bir domates çeşidi üretti. Bu gelişme, nakliye ve depolama sırasında meyvenin lezzetinin kaybolması sorununu çözmeyi amaçlıyor.

Canlı rengi, mutfakta farklı şekillerde kullanılabilmesi ve besin değerleri nedeniyle sevilen domates, dünya çapında en çok yetiştirilen ve tüketilen gıdalardan biri.

Özellikle domatesin kokusu, gıdanın duyusal çekiciliğini önemli ölçüde artırarak tüketimini ve piyasa fiyatını etkiliyor.

Ancak domatesler, asmadan koparıldıktan hemen sonra başlayan metabolik değişiklikler nedeniyle aromalarını kaybetmeye başlayarak nakliye ve depolama sırasında lezzetlerini daha da yitiriyor.

Bilim insanları, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanıp domates türlerindeki iki kilit geni aynı anda değiştirerek dünyanın ilk "olağanüstü aromatik domates bitkilerini" üretti.

Araştırmacılar, farklı domates çeşitlerindeki betain aldehit dehidrogenaz 2 (BADH2) adlı geni kesintiye uğrattı. Bu genin devre dışı bırakılmasının, "patlamış mısır benzeri" hoş aromadan sorumlu organik bileşik 2-asetil-1-pirolin (2-AP) birikimine yol açtığını tespit ettiler.

Bilim insanları daha sonra domatesleri tarayarak BADH2 geninin formlarını aradı, SlBADH1 ve SlBADH2 adlı iki varyant saptayıp bunların işlevini devre dışı bıraktı. Bu mutant türlerin önemli ölçüde daha yüksek 2-AP içeriği sergilediğini keşfettiler.

Journal of Integrative Agriculture'da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Shengchun Xu, "CRISPR/Cas9 aracılı genom düzenleme teknolojisi, AC (Alisa Craig) çeşidindeki SlBADH1 ve SlBADH2 genlerinin tek tek veya her ikisinin birden devre dışı bırakılması için kullanıldı" diye açıklıyor.

Dr. Xu, "Bu sonuçlar, domateste 2-AP birikimini düzenlemede SlBADH2 baskın bir rol oynasa da SlBADH1'in de bu düzenleme sürecine kayda değer derecede katkı sağladığına işaret ediyor" diyor.

Araştırmacılar mutant türlerin; çiçeklenme zamanı, bitki boyu, meyve ağırlığı, glukoz, fruktoz, sakkaroz, sitrik ve malik asit gibi organik asitler veya C vitamini içeriği gibi temel özellikler bakımından yabani tipten belirgin biçimde ayrılmadığını saptadı.

Bilim insanlarına göre bu durum, mutant çeşitlerin "verim kaybı olmadan lezzet iyileştirme" hedefine ulaştığını gösteriyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Peng Zheng şu ifadeleri kullanıyor:

Devam eden çalışmalar, bu kokuyu seçkin ticari çeşitlere kazandırmayı amaçlıyor. Bu, kokulu pirinç çeşitleri gibi, lezzet karmaşıklığını artırarak tüketici tercihlerini ve piyasa değerini artırma potansiyeli taşıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir
TT

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Uzmanlar uyardı: İnsanları yapay zekadan koruma yöntemi ters tepebilir

Yeni bir araştırma, yapay zekanın ruh sağlığımıza verdiği zararı en aza indirmeye yönelik kritik yöntemlerden birinin aslında durumu daha da kötüleştirebileceği uyarısı yapıyor.

Sohbet botlarının ruhsal sıkıntı ve hatta psikozda nasıl payı olabileceğiyle ilgili yaygın endişeler sürerken önerilerden biri de sohbet botlarının, insan olmadıklarını ve karşı tarafın bir sohbet botuyla konuştuğunu kullanıcılara düzenli şekilde hatırlatması.

Ancak araştırmacılar bu önerinin, halihazırda savunmasız kişilerin ruhsal sıkıntılarını artırarak durumu daha da kötüleştirebileceğini savunuyor.

Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi'nden halk sağlığı araştırmacısı Linnea Laestadius yaptığı açıklamada, "Zaten sohbet etmek için bilerek sohbet botu tercih eden kullanıcıların karşılaştığı riskleri, zorunlu hatırlatmaların kayda değer derecede azaltacağını varsaymak hata olur" diyor. 

Halihazırda yalnız hisseden birine, destek gördüğünü ve yalnız olmadığını hissettiren tek şeyin bir insan olmadığını hatırlatmak, onu daha da yalnız hissettirerek ters tepebilir.

Bu uyarı, sohbet botlarını cinayet ve intiharla ilişkilendiren haberlerin ardından geldi. Sistemlerin yardımsever doğası ve hâlâ nispeten bilinmeyen ve öngörülemeyen yapıları nedeniyle, yapay zeka sohbet botları insanlara yardım etmek yerine onların sanrılarını veya zihinsel sağlık sorunlarını teşvik etmekle suçlanıyor.

Bazıları bu tür durumlarda insanlara bir sohbet botuyla konuştuklarını ve botun insan duygularını hissedemediğini hatırlatmanın yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Ancak yeni çalışmanın yazarları, araştırmaların bunu göstermediğini savunuyor.

Laestadius, "Kullanıcılara bir insanla değil, sohbet botuyla konuştuğu hatırlatılsa bota bu kadar bağlanmayacakları ve algoritma tarafından manipüle edilmeyecekleri düşüncesi kulağa mantıklı gelse de mevcut kanıtlar bu fikri desteklemiyor" diyor.

Araştırmacılar ayrıca kullanıcıların, sırf insan olmadıkları için bu sistemlere ruhsal sıkıntılarını anlatıyor olabileceğini öne sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi'nde medya ve teknoloji araştırmacısı olan yazar Celeste Campos-Castillo, "İnsan olmayanların, insanların aksine yargılamayacağı, alay etmeyeceği veya tüm okulu ya da işyerini onlara karşı kışkırtmayacağı inancı, sohbet botlarına içini dökmeye ve dolayısıyla bağlanmaya teşvik ediyor" ifadelerini kullanıyor.

Dahası, hatırlatmalar mevcut endişelerine ek olarak daha fazla sıkıntı yaratabilir. Kullanıcılar, kendilerini sohbet botuyla konuşmaya iten nedenlerin yanı sıra güvendikleri şeyden kökten farklı ve ayrı olduklarını hatırlamaktan dolayı da üzülebilir.

Laestadius, "Sohbet botlarının insan olmadığını kullanıcılara en iyi nasıl hatırlatabileceğimizi keşfetmek, kritik bir araştırma önceliği" diyor. 

Kullanıcıların ruh sağlığını en iyi şekilde korumak için hatırlatmaların ne zaman gönderilmesi ve ne zaman duraklatılması gerektiğini belirlememiz gerekiyor.

Çalışma, hakemli dergi Trends in Cognitive Sciences'ta yayımlanan "Reminders that chatbots are not human are risky" (Sohbet botlarının insan olmadığını hatırlatan bildirimler risk taşıyor) başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe