SRMG’den interaktif stant ve panellerle Cannes Lions’a katılım adımı

Medya alanındaki fırsatlar ve zorluklara dikkat çekmek için yapay zekadan yararlanıldı.

Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)
Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)
TT

SRMG’den interaktif stant ve panellerle Cannes Lions’a katılım adımı

Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)
Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Araştırma ve Pazarlama Grubu (SRMG), pazartesi günü Cannes’da düzenlenen Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’ne katılımını paneller ve benzersiz interaktif deneyimlerle başlattı.

La Croisette sahilindeki interaktif SRMG standı, bu yıl özellikle endüstrideki dijital dönüşümler çağında, grubun Ortadoğu ve dünyadaki medya arenasına liderlik etme rolünü ön plana çıkardı.

Fotoğraf Altı: Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)
Cannes Lions’daki SRMG standı. (Şarku’l Avsat)

Şarkul Avsat’ın edindiği bilgilere göre stant, teknoloji ve yaratıcı yenilikleriyle içerik tüketmenin yeni bir yolunu sunan Brut ve TikTok gibi dünya lideri şirketlerin girişimcileri ve temsilcileriyle yapılan paneller yoluyla, dünya çapında inovasyon ve teknoloji sektöründeki gelişmelere ışık tuttu.

SRMG CEO’su Cumana er-Raşid Cannes Lions lansmanından önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Genç yeteneklerin geliştirilmesi, grubun inovasyonda liderliği sağlamlaştıran ayrıca yeni nesil medya yıldızlarını ve içerik oluşturucuları güçlendirmeyi ana hedefi olarak belirleyen dönüşüm stratejisinin en önemli direklerinden biridir. Bu konuda, grup, bir dizi küresel ortağımızla birlikte, yaratıcı kadrolarımızın niteliksel içeriklerini öne çıkardıkları verimli bir alan sağlamak üzere platformlarını genişletti ve geliştirdi.

İnteraktif deneyimler ve yapay zeka

Microsoft ve Meta’nın yanı sıra SRMG medya alanındaki seçkinlere ve prestijli Cannes Lions Festivali’ndeki binlerce katılımcıya benzersiz bir deneyim sunmak için büyük uluslararası medya ve teknoloji şirketlerinin yanında yerini aldı.

Fotoğraf Altı: SRMG standını ziyaret edenler, platform üzerinden sahte haberlerin ayırt edilmesini inceledi. (Şarku’l Avsat)
SRMG standını ziyaret edenler, platform üzerinden sahte haberlerin ayırt edilmesini inceledi. (Şarku’l Avsat)

Grubun öncülük ettiği dijital dönüşümle uyumlu olarak SRMG, Cannes Lions’daki standında ziyaretçilere benzersiz interaktif deneyimler sağlamak için medya endüstrisindeki en son teknolojileri kullandı. Yapay zekanın yeni medya üzerindeki etkisini vurgulamak amacıyla, grubun standındaki Şarku’l Avsat platformu, doğru ve yanlış haberleri ayırt etme yeteneğini test eden interaktif bir deneyim sundu. Eş-Şark kanalı deneyiminde de ziyaretçi kanalın haber sunucularından birinden kısa bir haber bültenini kaydetmeye davet edilerek sahte videoların neden olduğu zorluğa dikkat çekildi.

Fotoğraf Altı: SRMG standında Şarku’l Avsat platformu. (Şarku’l Avsat)
SRMG standında Şarku’l Avsat platformu. (Şarku’l Avsat)

Hia dergisi kullanıcıya sanal olarak kostüm giyme imkanı sunarken, Arapça Manga kapağı tarzında ziyaretçilerin fotoğraflarını çekti.

Modern medya ağları

SRMG stant programı, hafta boyunca Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki medya, sanatsal, teknik ve yaratıcı alandaki gelişmeleri vurgulayan panel tartışmaları sunacak.

SRMG CEO’su Cumana er-Raşid, Brut Media CEO’su Guillaume Lacroix ile bir panelde yapay zekanın medya endüstrisi üzerindeki etkisini ve daha geniş bir kitleye ulaşmak için sunduğu fırsatları ele aldı. Raşid, SRMG’in önde gelen medya platformlarının tanık olduğu dijital dönüşüme değindi. Sektördeki teknolojik devrime ayak uydurma ihtiyacını vurguladı.

Fotoğraf Altı: Raşid, Lacroix ile bir diyalog oturumunun moderatörlüğünü yaptı. (Şarku’l Avsat)
Raşid, Lacroix ile bir diyalog oturumunun moderatörlüğünü yaptı. (Şarku’l Avsat)

Lacroix, Fransa, Hindistan ve ABD’de sosyal medya platformlarında rekor izlenme sayılarına ulaşmayı başaran ‘Brut’ platformunu kurma yolculuğuna ilişkin konuştu.

Modanın dijitalleşmesi ve kültürlerin aktarımı

Fotoğraf Altı: Eş-Şark TV’den Nadia Bsat’ın moderatörlüğünde müzisyen Andre Soueid ile oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)
Eş-Şark TV’den Nadia Bsat’ın moderatörlüğünde müzisyen Andre Soueid ile oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)

SRMG standı, en popüler müzik parçalarından bazılarıyla izleyicileri eğlendiren müzisyen ve kemancı Andre Soueid’in katıldığı bir panele ev sahipliği yaptı. Katar’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası final maçının açılışında şarkı söyleyen Soueid, Wahem albümünde geleneksel Arap ezgilerini elektronik müzikle birleştirerek farklı kuşaklara ulaşmayı umduğunu vurguladı.

Fotoğraf Altı: Etkinlik kapsamında kültürlerin aktarımında müziğin rolü üzerine bir oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)
Etkinlik kapsamında kültürlerin aktarımında müziğin rolü üzerine bir oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)

Müziğin kültürleri aktarmadaki rolü üzerine, SRMG Eğlence Genel Müdürü Rami Zeidan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde Billboard Marka Başkanı Dana Droppo, yerel sanatsal içeriğin küresel erişim düzeylerine ulaşma başarısının ardındaki faktörleri ele aldı. Droppo, Latin şarkılarının Billboard listelerinde elde ettiği rekorlara dikkat çekti.

Fotoğraf Altı: Modanın dijitalleştirilmesi başlığıyla oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)
Modanın dijitalleştirilmesi başlığıyla oturum düzenlendi. (Şarku’l Avsat)

SRMG standındaki paneller kapsamında, Hia dergisi Strateji ve İletişim Direktörü Lara Akkari’nin moderatörlüğünde, modanın dijitalleşmesi, artırılmış gerçeklik ve yapay zeka teknolojilerinin tasarım ve yaratıcılığın geleceği üzerindeki etkisi ele alındı. Panele MO4 ağının kurucusu Timmy Mowafi, CNKD’nin kurucu ortağı Maria Hachem ve Microsoft Stratejik Ortaklıklar Direktörü Mariam Chahin katıldı. Katılımcılar, genç kuşakları dinleme ve değişime açık olmanın gerekliliğini vurguladı. Ayrıca sektördekilere, net bir strateji olmasa bile yeni teknolojilerin dünyasına dahil olmaları tavsiyesinde bulundu.

SRMG, Cannes Lions’a katılımının ilk gününü, izleyiciyi sanatsal kariyerinin interaktif bir müzik turuna çıkaran genç Suudi sanatçı Mişal’in performansıyla sonlandırdı.



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct