CNN, Rize'yi tanıttı: 'Türkiye'nin gizli ve muhteşem dağları... Buraya paldır küldür her yeri dolaşıp birkaç selfie çekmek için gelinmemeli'

Haberde "Yağışların fazla olduğu bölgede yaz sıcaklarından kaçanların tercihi yaylalar oluyor" ifadesi kullanıldı (Unsplash)
Haberde "Yağışların fazla olduğu bölgede yaz sıcaklarından kaçanların tercihi yaylalar oluyor" ifadesi kullanıldı (Unsplash)
TT

CNN, Rize'yi tanıttı: 'Türkiye'nin gizli ve muhteşem dağları... Buraya paldır küldür her yeri dolaşıp birkaç selfie çekmek için gelinmemeli'

Haberde "Yağışların fazla olduğu bölgede yaz sıcaklarından kaçanların tercihi yaylalar oluyor" ifadesi kullanıldı (Unsplash)
Haberde "Yağışların fazla olduğu bölgede yaz sıcaklarından kaçanların tercihi yaylalar oluyor" ifadesi kullanıldı (Unsplash)

CNN International, Feride Yalav-Heckeroth imzalı bir haberle Rize'yi dünyaya tanıttı. Farklı bölgelere seyahat etmeyi seven pek çok kişinin burayı bilmese de bakir dağların doğa tutkunlarını büyülediği ifade edildi. 

Rize'nin en çekici bölgesinin Çamlıhemşin olduğu belirtildi:

Sade konukevleri, daha yalın bir yaşam için kenti terk eden gençlerin işlettiği kafeler ve bu bozulmamış huzur alanından ilham alan sanatçılar bu bölgenin merkezinde.

Kaçkar Dağları'ndan akıp gelen Fırtına Deresi'nin güzelliğine dikkat çekilirken ormancılık, arıcılık ve hayvancılığın bölgedeki temel gelir kaynakları olduğu bildirildi. 

Buralarda çok fazla restoran seçeneği bulunmadığından konaklanacak yerlerin mıhlama, hamsili pilav ve sarma gibi bölgede popüler yiyeceklerle misafirlerini doyurduğu ifade edildi. Taze süt, yumurta, peynir, bal, reçel, ev yapımı ekmek ve bahçelerdeki sebzelerin lezzeti vurgulandı. 

Haberde dikkat çekilen bir başka unsursa yüksek rakımlara çıkmak için 4x4 tarzı güçlü araçlara duyulan ihtiyaç oldu. Yolların durumunun çok iyi olmaması da bir gerekçe olarak gösterildi. 

Konu Rize olunca Zilkale'ye de değinilmeden geçilmemiş. Trabzon'daki Sümela Manastırı'yla karşılaştırılan tarihi kalenin 14 veya 15. yüzyılda inşa edildiği belirtilirken bazı tarihçilere göre buranın Trabzon İmparatorluğu tarafından bir Ermeni şapeli olarak yapıldığı ifade edildi. 

İstanbul'dan Şenyuva köyüne taşınan Taşkın çiftinin burada açtığı üçüncü dalga kahveci de haberde yer buldu. Kendisinin buralı olduğunu belirten Elif Taşkın, "Rize'de sakin bir hayatın bize yeteceğini düşündüğümüzden evlendikten sonra burada yaşamaya karar verdik. 4 yaşındaki bir oğlumuz ve küçük bir arkadaş çevremiz var" deyip sözlerini şöyle sürdürdü:

Buradaki etkinlikler kısıtlı olsa da doğada olmak bir bütünlük hissi yaratıyor. Mayıs sonundan ekim ortalarına kadar dağ köylerini ziyaret sezonu sürüyor. Yerel kültür ve mutfağı gerçekten deneyimlemek için buralardaki misafir evlerinde kalmanızı öneririz. Ayrıca yerel rehberlerle yürüyüş yollarını keşfetmenizi ve zengin yerel kültürü deneyimlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.

İstanbul merkezli sokak sanatçısı No More Lies da haberdeki isimlerden biri oldu. Rizeli sanatçı, çocukluğundan beri yazları memleketinin dağlarında geçirdiğini belirterek "İstanbul'dan gelen arkadaşlarım günlerce evimden ayrılmadı. Manzara ve sessizlik onlara yetti" dedi.

Turizmin Ayder'i bozduğunu söyleyen sanatçı, buranın yerine bakir Elevit, Amlakit ve Hazindağ yaylalarını önerdi. 

Bitki ressamı Işık Güner de Barselona ve İstanbul gibi kentlerde yaşadıktan sonra 2015'te Rize'ye yerleştiğini anlattı:

Buraya paldır küldür her yeri dolaşıp birkaç selfie çekmek için gelinmemeli. Yaylada biraz kalınmalı, havası gerçekten içe çekilmeli, doğanın kokuları alınmalı ve kaynaklarından su içilmeli. Belki o zaman nerede olduğunuzu anlayıp bu harika doğanın parçası olabilirsiniz.

 

Independent Türkçe, CNN International



Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Spotify artık arkadaşlarınızla sohbet ederken onların ne dinlediğini görmenize olanak tanıyacak.

Spotify kullanıcıların uygulama içinde sohbet etmesini sağlayan yeni mesajlaşma aracını yazın tanıtmıştı. Bu araç, esasen Spotify'dan çıkmadan başkalarıyla müzik paylaşma imkanı sunmak için tasarlanmıştı.

Şirket, bu arkadaşlarınızın ne dinlediğini gerçek zamanlı gösteren yeni bir araç çıkarıyor. Ayrıca bu aracın kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, kullanıcıların senkronize bir şekilde müzik dinlemesini sağlayan "Request to Jam" (Jam başlatma isteği gönderme) özelliğini de ekliyor.

Spotify bu mesajlaşma özelliğine "yakında" grupları da ekleyeceğini ifade ediyor. Şirket bu özelliğin yalnızca "belirli pazarlarda" sunulacağını belirtse de hangileri olduğunu açıklamadı.

Dinleme etkinliği özelliğinin açık olması gerekiyor. Ayarlara gidip "gizlilik ve sosyal" seçeneğinden bu özelliği etkinleştirebilirsiniz.

Kullanıcılar bunu yaptıktan sonra arkadaşlarının dinleme etkinliklerini görebilir, parçayı tıklayıp çalabilir veya şarkıya tepki verebilir.

Güncelleme, mesajlaşma özelliğinin halihazırda kullanımda olduğu yerlerde, iOS ve Android'de erişime açılıyor. Spotify, güncellemenin şubat başlarında geniş çapta kullanıma sunulacağını belirtiyor.

Spotify, "Arkadaş Etkinliği" özelliğiyle arkadaşların ne dinlediğini görme seçeneğini zaten sunuyor. Masaüstü uygulamasında mevcut olan bu özellik, diğer arkadaşların ne dinlediği bilgisini canlı olarak gösteriyor.

Mesajları geçen yıl kullanıma sunan şirket, aslında bu özelliği piyasaya sürmeyi ikinci kez denemişti. Şirket daha önce bu özelliği sunmaya çalışmış ancak 2017'de, anlaşıldığı üzere ilgisizlik nedeniyle kaldırmıştı.

Independent Türkçe


Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
TT

Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)

Çinli bilim insanları, iki büyük şehrin havasında süzülen plastik parçacık bulutları tespit etti. Bulgular, zehirli olma potansiyeli taşıyan bu parçacıkların daha önce düşünülenden çok daha fazla miktarda bulunduğuna işaret ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar son 20 yılda, minik mikroplastik ve nanoplastik parçacıkları giderek artan bir kirlilik türü olarak tanıdı.

Bu minik plastik parçacıklar artık topraklarda, canlılarda ve hatta Arktika ve Antarktik dahil dünyanın neredeyse her yerindeki atmosferde tespit ediliyor.

Giderek artan sayıda çalışma, bu parçacıkların hormonal bozukluklar, kanser, kalp rahatsızlıkları, üreme bozuklukları ve nörolojik hasarlar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu ima ediyor.

Ancak bu minik plastik parçacıkların sayısı, nereden geldiği, zamanla nasıl değiştiği ve nihayetinde nereye gittiği gibi bazı sorular hâlâ cevap bekliyor.

Araştırmacılar bu insan yapımı kimyasalların çok yaygın olması nedeniyle, bunların gezegenin su döngüsünün bileşenlerinde bile bulunabileceğinden şüpheleniyor.

Araştırmacılar ayrıca iklim değişikliğinin bu parçacıkları ve dağılımlarını nasıl etkilediğini de inceliyor.

Bilim insanları yeni çalışmada Çin'in iki büyük şehri Guangzhou ve Şian'da, mikroplastik (MP) ve tek bir insan saç telinden birkaç kat daha az kalınlığa sahip nanoplastik (NP) parçacıkların dağılımını inceledi.

Önceki çalışmaların atmosferdeki plastik miktarını kayda değer derecede azımsadığını saptadılar.

Bilim insanları bu minik plastik parçacıkların uzun süre havada asılı kalacak kadar küçük olduğunu ve hatta bulut oluşumunu tetikleyebildiğini keşfetti.

Çalışma, bulut oluşumunun parçası oldukları için parçacıkların yağışla yeniden yeryüzüne çökelebileceğini ve ilk salındıkları yerden çok uzak yerlere gidebileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada şöyle yazıyor: 

200 nanometre kadar küçük plastik parçacıkları tespit edebilen yenilikçi bir yöntem kullanarak Çin'in iki mega kenti Guangzhou ve Şian'da, aerosollerdeki, kuru ve ıslak çökeltilerdeki ve yeniden havaya karışan parçacıklardaki MP ve NP'leri ölçtük.

Ekip "Tahminler, atmosferin başlıca bölmelerindeki MP ve NP akışlarında iki ila 5 büyüklük mertebesine varan farklılıklar olduğunu ortaya koydu" diye yazıyor.

Bilim insanları bu değişikliklerin büyük ölçüde, yoldaki tozlardan kaynaklanan plastikler ve yağmurun tetiklediği çökelmenin etkisiyle gerçekleştiğini açıklıyor.

Araştırmacılara göre bulgular, küresel plastik döngüsünün en az anlaşılan kısmı olan atmosferdeki plastiklerin bugüne kadarki en ayrıntılı ölçümlerini sunuyor.

Çalışma, plastik parçacıkların küresel iklimi ölçülebilir bir şekilde değiştirdiğini iddia etmese de bunların bulut oluşumunu büyük ölçüde etkilediği sonucuna varıyor.

Bilim insanları şöyle yazıyor: 

Bu sonuçlar kentsel atmosferik süreçlerdeki MP ve NP'lerin bütünsel bir değerlendirmesini sağlayarak bu parçacıkların dönüşümü, akıbeti ve iklim, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Independent Türkçe


Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Et açısından zengin premium köpek maması verilen köpekler, sahiplerinin beslenme alışkanlıklarına nazaran çevreyi çok daha kötü etkiliyor olabilir.

Yaş, çiğ ve etli ürünler, kuru köpek mamasına göre önemli ölçüde daha yüksek sera gazı emisyonlarıyla ilişkilendiriliyor.

Genel olarak, Birleşik Krallık'ta (BK) köpek mamalarında kullanılan malzemelerin üretiminin, ülkenin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 1'ine katkıda bulunduğu tahmin ediliyor.

Edinburgh ve Exeter Üniversiteleri'nden araştırmacıların yaptığı analiz, en yüksek etkiye sahip mamaların, en düşük puanlı mama seçeneklerine göre 65 kata kadar daha fazla emisyona neden olduğunu ortaya koydu.

Journal of Cleaner Production adlı akademik dergide yayımlanan bulgular, çevre bilincine sahip evcil hayvan sahiplerini, iklim üzerindeki etkilerini en aza indirmekle köpeklerine et vermek arasında ikilimde bırakacak.

Edinburgh Üniversitesi Kraliyet (Dick) Veterinerlik Çalışmaları Okulu'ndan çalışmanın baş araştırmacısı John Harvey, "Çevresel sürdürülebilirlik üzerine çalışan bir veteriner hekim olarak, sahiplerin köpekleri et yiyen 'kurtlar' olarak görmekle çevresel zararı azaltma istekleri arasında ikilemde kaldıklarını sürekli görüyorum" dedi.

Araştırmamız, köpek mamalarının iklim üzerindeki etkisinin ne kadar büyük ve değişken olduğunu gösteriyor. Sahiplerin, tahılsız, yaş veya çiğ mamaları seçmenin, standart kuru mamalara kıyasla daha yüksek etkilere yol açabileceğini bilmeleri önemli.

Araştırma için bilim insanları, içerik ve besin etiketleme bilgilerini kullanarak, içeriklerin üretiminde oluşan emisyonlara dayanarak yaklaşık bin köpek mamasının karbon ayak izini hesapladı.

Örneklerinde, bitki bazlı ve tahılsız seçenekler de dahil kuru, yaş ve çiğ mamalardan oluşan bir seçki yer aldı.

Uzmanlar, BK'de köpeklere verilen türdeki mamaların dünya genelindeki tüm köpekler için yeterli miktarda üretilmesinin, her yıl ticari uçuşlarda jet yakıtı yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına eşdeğer emisyon üretebileceğini tahmin ediyor.

Araştırmacılar, aksi takdirde insanlar tarafından tüketilebilecek büyük miktarda birinci sınıf et kullanmanın emisyonları artırdığını, düşük talep gören besleyici karkas parçalarının kullanılmasınınsa çevresel etkiyi sınırladığını belirtti.

Tahılsız olarak pazarlanmayan kuru mamaların, yaş, çiğ veya tahılsız seçeneklere göre daha düşük çevresel etkiye sahip olduğu görüldü.

Uzmanlar, çevresel etkileri azaltmak isteyen ancak mama türünü değiştirmek istemeyen köpek sahiplerinin, etikette kullanılan et kesimlerine dair açıklamayı kontrol etmeleri ve birinci sınıf et oranı daha düşük seçenekleri hedeflemeleri gerektiğini söylüyor.

Independent Türkçe