Dwayne Johnson rekor kırdı: Gişedeki hezimetlere rağmen en çok o kazanıyor

Johnson, 2001'de rol aldığı Mumya Geri Dönüyor'la sinemaya adım atmıştı (Columbia)
Johnson, 2001'de rol aldığı Mumya Geri Dönüyor'la sinemaya adım atmıştı (Columbia)
TT

Dwayne Johnson rekor kırdı: Gişedeki hezimetlere rağmen en çok o kazanıyor

Johnson, 2001'de rol aldığı Mumya Geri Dönüyor'la sinemaya adım atmıştı (Columbia)
Johnson, 2001'de rol aldığı Mumya Geri Dönüyor'la sinemaya adım atmıştı (Columbia)

Dwayne Johnson, Hollywood'da gelmiş geçmiş en yüksek maaşlı aktör oldu. Güreşçilikten oyunculuğa adım adan Johnson, son zamanlarda birkaç başarısızlık yaşamış olsa da zirveyi kimseye kaptırmıyor.

Dwayne Johnson, nam-ı diğer The Rock (Kaya), eski bir güreşçi, aktör ve film yapımcısı. Oyunculuk kariyerine 2001'de başlamasından bu yana Hızlı ve Öfkeli (Fast & Furious), Moana, Jumanji, son olarak da Black Adam gibi film ve serilerle ünlendi.

Bir film için 50 milyon dolar

Temmuz 2023 itibariyla Johnson, son filmi Red One'la Hollywood'un en çok kazanan aktörü oldu. The Direct'e göre Johnson, başrolü için tam 50 milyon dolar aldı. Bu, bugüne dek herhangi bir aktörün tek bir film için aldığı en büyük ödeme.

Bu kazanç, gişedeki geçmiş başarısızlıklarına rağmen Johnson'ın diğer Hollywood aktörlerinin bir adım üzerinde olduğunu kanıtladı.

Black Adam'ın gişedeki büyük başarısızlığına rağmen 51 yaşındaki oyuncunun bu denli yüksek bir maaşı nasıl kazandığıysa kafalarda soru işareti yarattı. Ancak aslında cevabı son derece basit. 

Gelecek aylarda gösterime girmesi planlanan Red One, çok büyük bir proje olduğu için muhtemelen uzun süredir yapım aşamasındaydı. Bu nedenle Red One için maaşlar görüşülürken, Black Adam henüz başarısızlığa uğramamıştı. Böylece gişedeki hezimet, Amerikalı oyuncunun kazancını etkilemedi.

Black Adam neden gişede çakıldı?

Öte yandan Black Adam'ın gişede başarısız olmasının çeşitli nedenleri var ve bunlar Johnson'la ilgili değil. Örneğin, filmin DC Genişletilmiş Evreni içerisinde büyük bir değişime zemin hazırlaması gerekiyordu ancak sıradan bir süper kahraman filminden hiçbir farkı olmadı.

Dahası, DC'de Henry Cavill'in Superman olarak görevden alınması ve James Gunn'la Peter Safran'ın DC Studios'un eş başkanları ve eş CEO'ları olarak görevlendirilmesi gibi tartışmalar izleyicilerin ilgisini yitirmesine neden oldu. 

Başarıları çok daha fazla

Gişe rakamlarının da ötesinde Dwayne Johnson, 20 yıl boyunca 40'tan fazla filmde yer aldı ve bunların çoğu başrol ve önemli yardımcı karakterlerdi. Dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverlerin tanıdığı Hollywood yıldızı, rahat ve nazik kişiliğiyle de biliniyor. 

Johnson'ın filmleri, yayın platformlarında her zaman ilgi çekiyor. Johnson'ın etkisi 2021 yapımı Kırmızı Bülten'le (Red Notice) çoktan kanıtlandı bile. Sinemada uzun süre gösterilmese de Red Notice, 2021'de en çok izlenen 5. film oldu.

Kısaca özetlemek gerekirse, kendine gişe mücadeleleriyle karşı karşıya kaldığında bile etkileyici bir kariyer inşa eden Johnson'ın başarıları, başarısızlıklarından çok daha ağır basıyor. Bu da aktörün Hollywood'un en çok kazanan ismi olmasını açıklıyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, The Direct



Obezite tedavisinde gen tedavileri umut oldu

Mevcut eğilim devam ederse 2035'te dünya nüfusunun yarısının aşırı kilolu veya obez olacağı tahmin ediliyor (Unsplash)
Mevcut eğilim devam ederse 2035'te dünya nüfusunun yarısının aşırı kilolu veya obez olacağı tahmin ediliyor (Unsplash)
TT

Obezite tedavisinde gen tedavileri umut oldu

Mevcut eğilim devam ederse 2035'te dünya nüfusunun yarısının aşırı kilolu veya obez olacağı tahmin ediliyor (Unsplash)
Mevcut eğilim devam ederse 2035'te dünya nüfusunun yarısının aşırı kilolu veya obez olacağı tahmin ediliyor (Unsplash)

Obeziteyle mücadelede cevap, gen tedavilerinde yatıyor olabilir. Henüz ilk aşamalarında olan çalışmalar umut verici sonuçlar doğururken, bazı uzmanların soru işaretleri var. 

Dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişinin obez olduğu tahmin ediliyor. Vücutta aşırı derece yağ birikmesiyle tanımlanan bu durum tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları ve kansere yol açabiliyor. 

Beslenme biçimi ve yaşam tarzındaki değişimler bu sorunun çözümünde önem arz etmesine karşın uzmanlar daha etkili yöntemlere başvurulması gerektiğini düşünüyor. 

Ameliyatların uzun vadede yeterli etki yaratmadığını düşünen bilim insanları son yıllarda genetik tedavileri araştırmaya yöneliyor. 

Biyoteknoloji şirketi Wave Life Sciences yakın zamanda, protein kodlayan INHBE genini devre dışı bırakarak farelerin kas kaybetmeden kilo vermesini sağladığını öne sürüyor. Şirketin CEO'su Paul Bolno, BioSpace'e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor:

Fareler kas kütlesi kaybetmedi fakat iç organlardaki yağ yüzde 56 oranında azaldı.

Wave Life Sciences gelecek yıl aşırı kilolu ve sağlıklı insanlarla klinik deneylere başlamayı planlıyor. Bunlardan olumlu sonuçlar elde edilirse INHBE genini devre dışı bırakma yöntemi obez kişilerle denenecek. 

Bolno mevcut çıktılara dayanarak, yılda bir veya iki kez verilecek dozla tedavinin mümkün olabileceğini öne sürüyor.

Geçen yıl yayımlanan bir çalışmada ilk kez ex vivo gen terapisiyle obezite ve diyabeti tedavi etme yöntemi geliştirilmişti. Latincede "canlının dışında" anlamına gelen ex vivo, hücrenin vücuttan çıkarılıp genetiği değiştirildikten sonra geri konmasını ifade ediyor. 

Bu türden hücre odaklı tedavilere genellikle kalıtsal hastalıklarda başvuruluyor. 2023'teki araştırmadaysa ex vivo yöntemi kullanılarak obezite gibi metabolik hastalıklarda önemli bir rol oynayan CPT1AM proteinini ifade eden hücreler üretilip fare vücuduna yerleştirilmişti. 

Barselona Üniversitesi araştırmacıları bu sayede farelerdeki obezite ve glukoz intoleransının düşmesini sağlamıştı. Halihazırda yöntemi iyileştirmek üzere çalışan bilim insanları daha sonra insan deneylerine geçmeyi planlıyor. 

Mevcut teknolojilerle sadece bir veya iki gen hedef alınabildiğinden uzmanlar bu yöntemlerin bütün obezite hastalarında uygulanamayacağını söylüyor. Fonksiyonel tıp uzmanı Aaron Erez ise gen tedavileriyle ilgili bazı problemlere değinerek şöyle diyor:

Yüksek maliyetler, istenmeyen genetik sonuçlar doğma ihtimali ve genomik düzenlemeyle ilgili etik kaygılar da ele alınmalı.

Independent Türkçe, BioSpace, Food Navigator, Science Daily, BBC