TikTok ve şeffaflık: Şeffaflık adımının kullanıcılar ve şirket üzerindeki etkileri neler?

TikTok, kullanıcıların kişisel içerikleri üzerinde şeffaflık ve kontrol sağlamayı amaçlıyor. (AP)
TikTok, kullanıcıların kişisel içerikleri üzerinde şeffaflık ve kontrol sağlamayı amaçlıyor. (AP)
TT

TikTok ve şeffaflık: Şeffaflık adımının kullanıcılar ve şirket üzerindeki etkileri neler?

TikTok, kullanıcıların kişisel içerikleri üzerinde şeffaflık ve kontrol sağlamayı amaçlıyor. (AP)
TikTok, kullanıcıların kişisel içerikleri üzerinde şeffaflık ve kontrol sağlamayı amaçlıyor. (AP)

TikTok, Avrupa Dijital Hizmetler Yasası'na (DSA) uyum sağlamak için Avrupa'da büyük değişiklikler yapıyor. Şirketin belirttiğine göre bu değişiklikler, kullanıcıların kişisel içerikleri üzerinde şeffaflık ve kontrol sağlamak amacıyla hayata geçiriliyor.

TikTok daha önce, kullanıcılara kişisel ilgi alanlarına göre uyarlanmış videolar sunmak için bir algoritma kullanıyordu. Ancak yeni değişiklikler kapsamında kullanıcılar bu algoritmayı devre dışı bırakabilecek. Böylece kullanıcılar kişisel ilgi alanlarına göre içerikler yerine kendi bölgelerinden ve dünyanın dört bir yanından popüler videolar görecekler.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre TikTok ayrıca arama ve verileri besleme özelliklerinde de değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Şirket, kullanıcı alanındaki popüler içeriği daha görünür hale getirecek.  Özelleştirilmiş olmayan bir görünüm seçildiğinde takip etme ve arkadaşlar listenizdeki videoları kronolojik sırayla görüntüleme mümkün olacak.

TikTok diğer değişikliklerin yanı sıra Avrupa'da 13 ila 17 yaş arasındaki çocuklar ile ilgili de adım atıyor. Çocuklar artık çevrimiçi etkinliklerine göre kişiselleştirilmiş reklamlarla hedef alınamayacak. Bu, açıkça seçmedikleri sürece, çevrimiçi gezinmelerine veya ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş reklamlara maruz kalmayacakları anlamına geliyor.

Fotoğraf Altı: TikTok, özel olmayan bir görünüm seçildiğinde arkadaşlar listesindeki videoları kronolojik sırayla gösterecek. (Reuters)
TikTok, özel olmayan bir görünüm seçildiğinde arkadaşlar listesindeki videoları kronolojik sırayla gösterecek. (Reuters)

Söz konusu değişiklikler, TikTok'un yasal beklentileri karşılamaya çalıştığı ancak teknik zorluklardan ve büyüme ve gelir üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerden mustarip olabileceği için gerçekleştiriliyor. Kullanıcılara kişisel ilgi alanlarına göre içerik sunan algoritma, güvenin azalmasıyla oluşabilecek olumsuz etkiyle mücadele etmeye olanak sağlıyor.

Buna ek olarak şirketin reklam gelirinin, özellikle gençlere yönelik reklamların azaltılması nedeniyle etkilenmesi bekleniyor. Bu yaş grubu TikTok'un kitlesinin büyük bir bölümünü oluşturuyor ve hedefli reklamların azaltılmasının gelirleri azaltabileceği kaydediliyor.

Potansiyel zorluklara rağmen, TikTok 28 Ağustos itibariyle DSA uyumlu olmak için adımlar atmaya devam ediyor. Şirket şu an, büyümesini ve gelirini korurken, yasal beklentileri karşılamak ve ilgi çekici bir kullanıcı deneyimini sürdürmek gibi zorlukla karşı karşıya.



Ölüme yakın deneyimlerde zaman neden yavaşlıyor?

Ölüme yakın deneyim yaşayan bazı kişiler, sanki zaman ortadan kalkmış gibi hissettiğini söylüyor (Unsplash)
Ölüme yakın deneyim yaşayan bazı kişiler, sanki zaman ortadan kalkmış gibi hissettiğini söylüyor (Unsplash)
TT

Ölüme yakın deneyimlerde zaman neden yavaşlıyor?

Ölüme yakın deneyim yaşayan bazı kişiler, sanki zaman ortadan kalkmış gibi hissettiğini söylüyor (Unsplash)
Ölüme yakın deneyim yaşayan bazı kişiler, sanki zaman ortadan kalkmış gibi hissettiğini söylüyor (Unsplash)

Ölümle burun buruna gelen kişiler, yaşadıkları deneyim sırasında zamanın durmuş veya yavaşlamış gibi geldiğini sıkça bildiriyor. 

Başından böyle bir olay geçmeyen kişilerin aklına film sahneleri gelecektir. Örneğin bir trafik kazasında hayatını kaybetmekten kıl payı kurtulan bir karakter etrafına bakarken, sahne daha yavaş akıyor. 

Ölüme yakın deneyimler üzerine çalışan psikiyatr Bruce Greyson'ın 1980-1990'larda yaptığı çalışmalarda, bu türden deneyimler yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 70'i "zamanın durduğunu veya anlamını yitirdiğini" bildirmişti. 

Peki bu travmatik olaylar neden böyle bir etki yaratıyor ve zamanın nasıl algılandığı hakkında neler söylüyor? 

İnsanlar zamanı nasıl algılıyor?

Liverpool John Moores Üniversitesi'nde zaman psikolojisi üzerine çalışan Dr. Ruth Ogden, yıllar önce geçirdiği bir trafik kazasından sonra bu alana ilgi duymaya başlamış. 

Psikoloji hocası, Conversation için kaleme aldığı yazıda, başka bir araçla çarpıştıktan sonra adeta zaman durmuş gibi hissettiğini anlatıyor.  

15 yıl boyunca ölüme yakın deneyimlerde neden zamanın yavaşladığı ve zamanın nasıl algılandığı üzerine araştırmalar yürüten Dr. Ruth Ogden ulaştığı sonuçları şöyle açıklıyor:

Biz saniyeleri ve dakikaları mükemmel bir doğrulukla kaydeden saatler gibi değiliz. Bundan ziyade beynimiz, zamanı çevremizdeki dünyaya duyarlı bir şekilde algılamaya ayarlanmış gibi görünüyor.

Dr. Ogden, beynin duygusal ve fizyolojik uyarılmayı düzenleyen bazı bölgelerinin, aynı zamanda zamanın işlenmesinde de rol oynadığını ekliyor. 

Bu nedenle duygular yoğunlaştığı sırada beynin zaman algısı da etkileniyor. Örneğin keyifli vakit geçirirken zaman uçup gidiyor ve sıkıcı ortamlarda geçmek bilmiyor. 

Ölüme yaklaşınca zaman neden yavaşlıyor?

Ölüme yakın deneyimlerde zamanın neden yavaşladığı kesin olarak bilinmiyor. Bilim insanları bunun altında savaş ya da kaç tepkisinin yattığını düşünüyor. Evrimsel süreçte hayatta kalma içgüdüsü olarak gelişen bu tepki, tehdit anında ortaya çıkıyor.

Tehlike karşısında beyin daha hızlı çalıştığı için ölüme yakın deneyim yaşayan kişiler çevrelerinin daha yavaş hareket ettiğini görüyor. 

Psikoloji ve Ruh Sağlığı Sınır Alanları Enstitüsü'nden araştırmacı Marc Wittmann bu durumu şöyle açıklıyor:

Organizma çevresel uyaranları normalden daha hızlı işleyerek kişinin daha kolay tepki vermesini sağlıyor. Daha hızlı algılamak, düşünmek ve hareket etmek hayatta kalmak için avantaj demek.

Yaşlandıkça zaman daha mı hızlı akıyor?

Herkes ölüme yakın bir deneyim yaşamayabilir fakat birçok kişi yaşı ilerledikçe zamanın akıp gittiğinden yakınıyor. 

Geçmişe bakınca çocukken vakit daha yavaş akıyormuş gibi gelirken, yetişkinlikle beraber sanki göz açıp kapayıncaya kadar yıllar geçiyor.

Bilim insanları bu durumun birkaç nedeni olduğunu söylüyor. Örneğin çocukken bir yıl, yaşanan sürenin daha büyük bir kısmına tekabül ediyor. Nörolog Santosh Kesari "10 yaşındaki bir çocuk için bir yıl, hayatının yüzde 10'u. 60 yaşındaki biri için ise hayatının yüzde ikisinden daha azı" diyor. 

Ayrıca çocukken sürekli yeni şeylerle karşılaşmak, hafızada daha kalıcı etkiler bırakıyor. Kesari şu ifadeleri kullanıyor:

Zamanı unutulmaz olaylarla ölçüyoruz ve yaşlandıkça hatırlanmaya değecek daha az yeni şey yaşanıyor. Bu da çocukluğun daha uzun sürmüş gibi görünmesine yol açıyor.

Bilim insanın burada bahsettiği, zamanın o an içinde nasıl algılandığından ziyade, nasıl hatırlandığı. 

Yine de bazı çalışmalarda çocukken zamanın akışının daha yavaş algılandığı bulunmuştu. Nörobilimci Patricia Costello, çocukların gelişim aşamasında olduğunu belirterek "Sinirsel iletimleri yetişkinlere kıyasla fiziksel olarak daha yavaş. Bu da zamanın geçişini algılama biçimlerini etkiliyor" diyor:

Yetişkinliğe ulaşınca zaman devrelerimiz kablolamayı tamamlıyor ve zamanın geçişini doğru bir şekilde nasıl kodlayacağımızı deneyimlerimizle öğreniyoruz.

Yaşlanınca zamanın daha hızlı akıyormuş gibi gelmesi, büyük ölçüde yeni deneyimlerin azlığıyla ilişkilendiriliyor. Costello bu histen kurtulmak isteyenlere hayatlarına yenilik katmasını öneriyor.

Bilim insanı "Her şeyin çok hızlı geçip gittiği, kendi hayatımızı kaçırdığımız hissini nasıl durdurabiliriz? İş dönüp dolaşıp yeni şeyler öğrenmeye geliyor" diyerek ekliyor: 

Yeni bir beceri öğreniyor musunuz? Farklı bir şeyler pişiriyor musunuz? Mümkün olduğunca hayatınıza yenilik katmak, anıların öne çıkmasını sağlayacak ve bir bakıma zamanı uzatacaktır.

Independent Türkçe, Conversation, Psychology Today, NBC News