Stephen King'in meşhur fantastik romanı 20 yıldır ekrana uyarlanmayı bekliyor

King'in beyazperdeye uyarlanan ünlü kitapları arasında Carrie, Cinnet (The Shining), Kujo (Cujo) ve Sadist (Misery) yer alıyor (ScreenRant)
King'in beyazperdeye uyarlanan ünlü kitapları arasında Carrie, Cinnet (The Shining), Kujo (Cujo) ve Sadist (Misery) yer alıyor (ScreenRant)
TT

Stephen King'in meşhur fantastik romanı 20 yıldır ekrana uyarlanmayı bekliyor

King'in beyazperdeye uyarlanan ünlü kitapları arasında Carrie, Cinnet (The Shining), Kujo (Cujo) ve Sadist (Misery) yer alıyor (ScreenRant)
King'in beyazperdeye uyarlanan ünlü kitapları arasında Carrie, Cinnet (The Shining), Kujo (Cujo) ve Sadist (Misery) yer alıyor (ScreenRant)

Stephen King'in çeşitli romanları, bazen birden fazla kez olmak üzere beyazperdeye uyarlandı. Ancak King'in onlarca yıldır geliştirme cehenneminde sıkışıp kalmış, uyarlanmayı bekleyen fantastik bir romanı var. 

1974'te ilk romanı Carrie'nin yayımlanmasından bu yana King, hepsi doğaüstü olmasa da farklı karakter ve canavarlar sayesinde okuyucularının çeşitli korkuları keşfetmesini sağladı.

Korku kralı farklı türlere de el atmıştı

Ürkütücü roman ve öyküleriyle King, "korku kralı" unvanını haklı olarak kazansa da eserleri bu türle sınırlı değil.

Amerikalı yazarın korku hikayeleri o kadar başarılı oldu ki birçoğu televizyon ve sinemaya uyarlandı. Üstelik King'in Jack Torrance ve Annie Wilkes gibi kötü karakterleri de popüler kültürün bir parçası haline geldi. 

75 yaşındaki yazarın eserleri defalarca farklı mecralarda yorumlansa da halen uyarlanmayı bekleyen kitapları da var. Bunlardan biri de yıllardır geliştirme aşamasındaki fantastik roman Ejderhanın Gözleri (The Eyes of the Dragon).

Hakları iki kez satın alındı

Ejderhanın Gözleri 1984'te yayımlandı ve King, önceki eserlerinin çoğunluğundan ayrılarak korkuyu bir kenara bıraktı.

King'in destansı ögeler içeren romanı, Prens Peter'ın babası Kral Roland'ın halefi olacağı Delain Krallığı'nın hikâyesini anlatıyor.

Ejderhanın Gözleri'nin hakları şimdiye kadar iki kez satın alındı ancak her ikisi de geliştirme aşamasından öteye gidemedi.

Ejderhanın Gözleri'nin ilk olarak 2001 sonu ya da 2002 başında vizyona girmesi öngörülen ve Fransız WAMC Entertainment şirketinin yapımcılığını üstlendiği bir animasyon filmi olması bekleniyordu. Proje hiçbir zaman yapım aşamasına geçemedi.

Farklı bir kitleye ulaşabilir

Yıllar sonra, 2012'de Syfy, Ejderhanın Gözleri'nin bir televizyon filmi ya da mini dizi olarak geliştirilmekte olduğunu duyurdu. 2019'daysa Hulu, kitabın dizi uyarlamasının yolda olduğunu duyurdu. Ancak eylül 2020'de yapımcı Seth Grahame-Smith, Hulu'nun bütçe endişeleri ve yönetici ekibindeki değişiklikler nedeniyle projeyi iptal ettiğini söyledi.

Eleştirmenler, Stephen King'in hayal gücünden çıkan bir ortaçağ dünyasının film veya dizi uyarlamasının kesinlikle keşfedilmeye değer olduğunu söylüyor.

Ejderhanın Gözleri aynı zamanda daha ailelere uygun ve korku içermeyen bir hikaye olduğu için yazarın diğer eserlerinin erişemediği bir kitleye ulaşabilir. 

Yine de King'in kitabının yakın zamanda beyazperdeye ya da ekranlara uyarlanması beklenmiyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, ScreenDaily



Psikologlardan mutluluğu arayanlara 5 tavsiye

Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
TT

Psikologlardan mutluluğu arayanlara 5 tavsiye

Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)

Bazı insanlar sanki hiç çaba harcamadan genellikle mutluymuş gibi görünüyor. Hayata karşı daha pozitif bir bakış açısına sahip olduğu söylenebilecek bu kişiler zaman zaman çevrelerindeki kişilerde merak ve hayret uyandırabiliyor. 

Uzmanlar genellikle mutluluğu neşeyle coşku gibi duyguları hissetme sıklığı ve hayattan genel bir memnuniyet duyma şekilde iki kriter üzerinden değerlendiriyor. 

Bu açıdan bakınca sağlık sorunları, yoksulluk veya eşitsizlik gibi olumsuz deneyimler içeren yaşantılar süren kişilerin, mutlu olma yolunda engellerle karşılaşacağı söylenebilir. 

Fakat bazı uzmanlar bu olumsuzluklar tamamen ortadan kaldırılmasa da bakış açısının değiştirilerek mutlu olunabileceğini öne sürüyor. 

Kaliforniya Üniversitesi Riverside Kampüsü Psikoloji Bölümü'nden Sonja Lyubomirsky, "Alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz. Yeni alışkanlıklar edinebiliriz" diyor.

En az 35 yıldır mutluluk üzerine çalışan Lyubomirsky, CNN'e yaptığı açıklamada mutlu olmak isteyenlere 5 tavsiye verdi.

Kendinizi akışa bırakın

Nasıl Mutlu Olunur? (The How of Happiness) adlı kitabın yazarı Lyubomirsky, mutluluğu arayanlara kendisini yaptığı bir şeye vermesini öneriyor. 

Bunların çok büyük hedefler içermesi gerekmediğini söyleyen uzman, örneğin işteki bir projeye veya aile ve arkadaşlarla oynanan bir oyuna adanabileceğini belirtiyor. 

Lyubomirsky "Kendimizi yaptığınız işe zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyecek kadar kaptırınca, 'akış' denen ve neşeyle ilişkilendirilen bir duruma giriyoruz" diyerek ekliyor:

Günlük yaşantınızda kendinizi 'kaybettiğiniz' bu akış deneyimlerinin sayısını artırmaya çalışın.

Başkalarına iyilik yapın

Dünyanın en mutlu ülkeleri listesinde en üst sırayı yıllardır kimseye kaptırmayan Finlandiya, uzmanlara göre bunu toplumsal ilişkilere borçlu. 

Psikoloji ve felsefe alanında çalışan Finlandiyalı Frank Martela, başkalarına iyilik yapmanın mutlu bir ülke olmalarına kayda değer bir katkı sağladığını söylüyor:

Birine yardım ettiğinizde, başkaları üzerinde olumlu bir etki yarattığınızda, kendi mutluluğunuz ve anlamlı hissetme duygunuz artar.

Lyubomirsky de bu davranışın önemine dikkat çekerek insanların hem tanıdıkları hem de tanımadıkları kişilere yardım eli uzatabileceğini ifade ediyor. Uzman bu davranışların başkalarını da mutlu edeceğini ve ihtiyaç zamanlarında onların da desteğini sunacağını söylüyor. 

Psikoloji hocası, birinin evini boyamasına yardım etmekten çevredeki çöpleri toplamaya kadar pek çok şey yapılabileceğini ve bazen sadece üzgün birine gülümsemenin bile faydası olacağını ekliyor. 

İlişkilerinizi güçlendirin

Uzmanlar bireysel ilişkileri kuvvetlendirmenin mutluluğu bulmak için elzem olduğunu söylüyor. 

Finlandiya'nın mutluluğunu önemli ölçüde buna bağlayan Martela, "Etrafımızda önemsediğimiz ve bizi önemseyen kişilerin olması bizi mutlu eder" diyor. 

Lyubomirsky de mutluluğu arayanlara ilişkilerine zaman ayırmasını tavsiye ediyor:

Bu hafta, güçlendirilmesi gereken bir ilişki seçin ve onu iyileştirmek, geliştirmek, desteklemek ve ondan keyif almak için zaman ve enerji harcayın.

Ayrıca bazı uzmanlar, insanların yanı sıra hayvanlarla iyi ilişkiler kurmanın da mutluluğa katkı sağlayacağını belirtiyor.

Minnettarlık gösterin

Psikologlar yaşadığı olumlu şeylerden minnet duyarak bunu ifade eden kişilerin hayata daha pozitif baktığını ve daha mutlu olduğunu ifade ediyor. 

Uzmanlar bunu yapmak isteyenlerin gün içinde kendilerini memnun eden şeyleri bir deftere yazabileceğini söylüyor. Bu her gün yapılabileceği gibi daha geniş aralıklarla da uygulanabilir. 

Lyubomirsky ayrıca daha önce iyiliği dokunan ve doğru dürüst teşekkür edilmeyen biriyle temasa geçmeyi de öneriyor:

Bunu düzenli bir şekilde yapın fakat çok sık da yapmayın. Çünkü bu eylem tazeliğini ve anlamını kaybedebilir.

İyi gelişmeleri kutlayın

Kişinin başarılarını başkalarıyla paylaşmasının mutluluk seviyesini artırdığı düşünülüyor. 

Lyubomirsky kişinin hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatındaki olumlu gelişmeleri kutlamasını tavsiye ediyor.

Uzman, "Olayın tadını sonuna kadar çıkarmaya çalışın" diyerek ekliyor: 

İyi haberleri aktarmak ve bunlara sevinmek, şimdiki anın tadını çıkarıp bunu içinize çekmenizi sağlamanın yanı sıra başkalarıyla ilişkilerinizi geliştirmenize de katkı sunar.

Independent Türkçe, CNN, CNBC, Conversation