Keanu Reeves "Deniyoruz" demişti: Devam filmi için umutlar 2025'e kaldı

2005'te 230 milyon dolar hasılat yapan çizgi roman uyarlamasının devamı için çekimlere hâlâ başlanmadı

Constantine'de başroldeki Reeves'e Rachel Weisz, Shia LaBeouf, Djimon Hounsou ve Tilda Swinton da eşlik etmişti (Warner Bros)
Constantine'de başroldeki Reeves'e Rachel Weisz, Shia LaBeouf, Djimon Hounsou ve Tilda Swinton da eşlik etmişti (Warner Bros)
TT

Keanu Reeves "Deniyoruz" demişti: Devam filmi için umutlar 2025'e kaldı

Constantine'de başroldeki Reeves'e Rachel Weisz, Shia LaBeouf, Djimon Hounsou ve Tilda Swinton da eşlik etmişti (Warner Bros)
Constantine'de başroldeki Reeves'e Rachel Weisz, Shia LaBeouf, Djimon Hounsou ve Tilda Swinton da eşlik etmişti (Warner Bros)

2005, süper kahraman filmleri için tamamen farklı bir dönemdi.

Christian Bale'in Batman kostümünü ilk kez giydiği yıldı ve Marvel Sinematik Evreni'nin gişeyi domine etmesine henüz yıllar vardı.

Süper kahraman macerasından ziyade korku filmi 

2005, aynı zamanda şaşırtıcı bir şekilde gözden kaçsa da sonrasında kült bir klasik haline gelen bir macerayı DC hayranlarına sunmuştu: Constantine.

DC'nin Hellblazer çizgi romanlarının uyarlamasında Keanu Reeves, demonoloji uzmanı ve şeytan kovucu John Constantine rolündeydi. Açlık Oyunları'nın (The Hunger Games) yönetmeni Francis Lawrence'ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin yapımcılığını Akiva Goldsman üstlenmişti.

Hikaye, Rachel Weisz'ın canlandırdığı dedektif Angela Dodson'ın ikiz kız kardeşinin neden intihar ettiğini ve ölümünün cennetle cehennem arasında büyüyen savaşla nasıl bağlantılı olduğunu anlamaya çalışan Constantine'in etrafında dönüyordu.

Constantine, klişeleşmiş bir süper kahraman macerasından çok, ürpertici iblisleri ve yer yer kanlı görüntüleriyle bir korku filmiydi. Ancak temelindeki çizgi roman da aynı derecede karanlıktı.

Neredeyse 20 yıl geçti

Constantine, gişede 230 milyon dolar gibi tatmin edici bir hasılat elde etmişti. Aradan neredeyse 20 yıl geçti ama uzun süredir konuşulan devam filmi bir türlü vizyona girmedi.

Yapımcı Goldsman, bir süre önce önce projeyle ilgili heyecan uyandıran bir güncelleme paylaşmıştı. Buna göre izleyiciler Constantine 2'de, Reeves'i bir kez daha cehenneme karşı savaşırken görebilecekti.

Warner Bros ve Akiva Goldsman, şubatta Constantine 2'nin yanı sıra Ben Efsaneyim 2 (I Am Legend 2) üzerinde de birlikte çalıştıklarını doğrulamıştı.

"Bu Keanu'nun eseri"

Deadline'a verdiği röportajda yapımcı, 2005'ten beri karakteri yeniden canlandırmakla ilgilenen Reeves'den övgüyle bahsetmişti:

Bu Keanu'nun eseri, kendisi durmadan 'Bu benim geri dönmek istediğim karakter' dedi. Sonunda, bunu o kadar çok söyledi ki oldu.

Goldsman sözlerini şöyle sürdürmüştü: 

Bu karakter Keanu'ya ve onun Francis'le birlikte iyiyle kötünün dünyasını görme biçimine çok benziyor. İyi ve kötünün dünyasının ardında bizim dünyamızla iç içe, harika ve otantik bir kara film var.

Goldsman, "Bunun ötesinde, senaryoyu yazarken hâlâ keşfetmeye devam ediyoruz" diye de eklemişti.

"Hikaye hazır"

Hollywood'un yazar ve oyuncuları halen grevde olsalar da Goldsman, temmuzda The Playlist'e yaptığı açıklamada Constantine 2 ekibinin hikayeyi çoktan çözdüğünü söylemiş ve eklemişti:

Tekrar yazmama izin verildiğinde yazacağım.

Constantine 2'yle ilgili haberler şubatta son derece somut görünse de DC Studios'un yeni eş başkanları James Gunn ve Peter Safran, DC Evreni için planlarını açıkladıklarında devam filminden bahsetmemişti.

"Olup olmayacağını bilmiyorum"

Martta John Wick: 4'ün (John Wick: Chapter 4) tanıtımını yapan Reeves de Constantine 2'nin ilerleyişini küçümsüyor gibiydi.

59 yaşındaki aktör CinemaBlend'e şunları söylemişti:

Deniyoruz, olup olmayacağını bilmiyorum. Sarışınken iyi görünüp görünmediğimi de bilmiyorum. Umarım bunu yapabilirim ama bilemiyorum.

Constantine 2'nin vizyon tarihi henüz açıklanmadı ancak 2025'ten önce beyazperdede olması olası görünmüyor.

Oyuncu kadrosunda  Peter Stormare de var

Deadline, Constantine 2'nin Eylül 2022'de resmi olarak yola çıktığını duyursa da Warner Bros henüz çekimlere başlamadı.

Reeves'in yanı sıra filmin oyuncu kadrosunda yer alması beklenen isimlerden biri de ilk filmde de rol alan İsveçli aktör Peter Stormare. 

Bu bilgiler ışığında Constantine 2 için heyecan dolu bekleyiş sürüyor. 

Independent Türkçe



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct