Müjdeyi yaratıcısı verdi: Netflix'in zirvesindeki One Piece yeni sezon onayını aldı

Netflix'in canlı aksiyon dizisi One Piece'in ikinci sezonu hakkında şu ana kadar bildiğimiz her şey

Dizide Iñaki Godoy'a Emily Rudd, Mackenyu, Vincent Regan, Morgan Davies, Aidan Scott ve Armand Aucamp eşlik ediyor (Netflix)
Dizide Iñaki Godoy'a Emily Rudd, Mackenyu, Vincent Regan, Morgan Davies, Aidan Scott ve Armand Aucamp eşlik ediyor (Netflix)
TT

Müjdeyi yaratıcısı verdi: Netflix'in zirvesindeki One Piece yeni sezon onayını aldı

Dizide Iñaki Godoy'a Emily Rudd, Mackenyu, Vincent Regan, Morgan Davies, Aidan Scott ve Armand Aucamp eşlik ediyor (Netflix)
Dizide Iñaki Godoy'a Emily Rudd, Mackenyu, Vincent Regan, Morgan Davies, Aidan Scott ve Armand Aucamp eşlik ediyor (Netflix)

Artık resmileşti: Netflix'in çok beğenilen dizisi One Piece, ikinci sezon onayını aldı. Yayın platformu, haberi dün, ilk sezonun 31 Ağustos'ta yayımlanmasından sadece iki hafta sonra duyurdu.

Aynı adlı anime ve mangadan uyarlanan canlı aksiyon dizisi, Iñaki Godoy'un canlandırdığı Monkey D. Luffy adlı dost canlısı korsanın, efsanevi One Piece hazinesini bulma macerasını konu alıyor.

Eiiçiro Oda doğruladı

İlk sezonda Luffy, kendine hem birçok arkadaş hem de düşman edinmiş ve 4 mürettebat toplamıştı. Kılıçlı korsan avcısı Roronoa Zoro, hırsız denizci Nami, kickboksçu şef Sanji, kronik yalancı ve keskin nişancı Usopp.

Gösterime girdiğinden beri Netflix'in en çok izlenenler listesinden düşmeyen dizinin ikinci sezon müjdesi, Netflix'in yayımladığı bir videoda, manganın yaratıcısı Eiiçiro Oda tarafından doğrulandı. Oda, One Piece'in yeni sezonuyla izleyiciyle buluşacağını duyurmadan önce hayranlarına destekleri için teşekkür etti.

Oda, videoda ikinci sezonun yayın tarihine değinmedi, sadece "senaryoların hazırlanmasının biraz zaman alacağını" belirterek hayranlardan sabırlı olmalarını istedi.

Ancak canlı aksiyon dizisinin yapımcısı ve Tomorrow Studios CEO'su Marty Adelstein, bu ay Variety'ye yaptığı açıklamada, ikinci sezon için senaryoların yazıldığının müjdesini vermişti.

Birinci sezon ilk olarak Temmuz 2017'de duyurulmuş ancak 31 Ağustos 2023'e kadar gösterime gimemişti. Bununla birlikte, ilk sezonun prodüksiyonu koronavirüs salgını nedeniyle geciktiği için ikinci sezonun gelişi muhtemelen o kadar uzun sürmeyecek. Yine de Hollywood'da devam eden grevler nedeniyle prodüksiyonun durması bekleniyor.

İlk haftasında Wednesday ve Stranger Things'in rekorunu kırdı

One Piece, Netflix'teki ilk haftasında rekor kırmış, Wednesday ve Stranger Things'i geride bırakarak 84 ülkede en çok izlenen dizi olmuştu. 

Tomorrow Studios Başkanı Becky Clements, Variety'ye yaptığı açıklamada ikinci sezonun gelecek yıl yayımlanabileceğini söylemişti. Clements, yayın tarihiyle ilgili şöyle demişti:

Gerçekçi olmak gerekirse, çok hızlı hareket edersek, umarım bir yıl ile 18 ay arasında bir zamanda yayına hazır olabiliriz.

Bu tahmin göz önüne alındığında, One Piece'in ikinci sezonunun yayın tarihi, 2024'ün sonları veya 2025'in başlarına denk gelebilir.

Yeni sezonda Tony Tony Chopper da var

İkinci sezonun oyuncu kadrosu doğrulanmamış olsa da dizi animeyi takip ederse ana kadronun çoğunun geri dönmesi muhtemel görünüyor. Buna Luffy ve Hasır Şapka Korsanları'nın yanı sıra Alvida ve Korsan Buggy de dahil.

Yarı insan yarı ren geyiği Tony Tony Chopper, One Piece'in en sevilen karakterlerinden biri (Toei Animation)
Yarı insan yarı ren geyiği Tony Tony Chopper, One Piece'in en sevilen karakterlerinden biri (Toei Animation)

Gelecek sezonda Luffy için yeni mürettebat arkadaşları da dahil pek çok yeni karakterin diziye giriş yapması bekleniyor. Hayranların en sevdiği karakterlerden Chopper, zaten Oda'nın videosunda tanıtılmıştı:

Bundan sonra Hasır Şapka Korsanları'nın harika bir doktora ihtiyacı olacak gibi görünüyor... Göreceğiz!

Orijinal animenin binden fazla bölümü var ve hâlâ tamamlanmadı. Bu da canlı aksiyon serisinin ne kadar ileri gideceğine dair soruları gündeme getiriyor.

6 sezonluk plan hazır

Clements ve Adelstein, Deadline'a yaptıkları açıklamada canlı aksiyon dizisinin yapımcısı Matt Owens'ın şimdiden 6 sezonluk planı olduğunu söylemişti.

Adelstein, "12 sezon için umutluyuz, çok fazla materyal var" demişti.

Clements da, "Matt Owens'la birden fazla sezonu nasıl böleceğimize dair planlarımız var ve bence 6 sezon yapsak bile muhtemelen manganın bölümlerinin sadece yarısını kullanırız" diyerek eklemişti:

Dizi gerçekten devam edip gidebilir.

One Piece'in ilk sezonu halihazırda Netflix'te izlenebilir.

Independent Türkçe



Çin, Dalay Lama’ya Grammy verilmesine çıkıştı: Sanatı siyasete alet etmeyin

14. Dalay Lama, Tibet'in bağımsızlığı için şiddet karşıtı mücadelesiyle 10 Aralık 1989'da Nobel Barış Ödülü'nü almıştı (AFP)
14. Dalay Lama, Tibet'in bağımsızlığı için şiddet karşıtı mücadelesiyle 10 Aralık 1989'da Nobel Barış Ödülü'nü almıştı (AFP)
TT

Çin, Dalay Lama’ya Grammy verilmesine çıkıştı: Sanatı siyasete alet etmeyin

14. Dalay Lama, Tibet'in bağımsızlığı için şiddet karşıtı mücadelesiyle 10 Aralık 1989'da Nobel Barış Ödülü'nü almıştı (AFP)
14. Dalay Lama, Tibet'in bağımsızlığı için şiddet karşıtı mücadelesiyle 10 Aralık 1989'da Nobel Barış Ödülü'nü almıştı (AFP)

Tibet Budizmi'nin ruhani lideri 14. Dalay Lama Tenzin Gyatso'nun Grammy Ödülü'ne layık görülmesi Çin'i öfkelendirdi. 

Los Angeles'ta pazar günü düzenlenen Grammy töreninde Gyatso, "En İyi Sesli Kitap, Anlatım ve Hikaye Anlatımı Kaydı" kategorisinde ödül aldı. 

90 yaşındaki ruhani lider, "Meditasyonlar: Kutsal Dalay Lama'nın Düşünceleri" (Meditations: The Reflections of His Holiness the Dalai Lama) adlı sesli kitabıyla ödüle layık görüldü. 

Hindistan'da sürgünde yaşayan Dalay Lama, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: 

Bu ödülü minnet ve tevazuyla kabul ediyorum. Bunu kişisel bir şey olarak değil, ortak evrensel sorumluluğumuzun bir takdiri olarak görüyorum.

Kitapta Dalay Lama'nın barış, merhamet ve farkındalıkla ilgili konuşma kayıtları yer alıyor. Sesli kitaptaki müziklerse Hindistanlı sanatçı Amjad Ali Khan tarafından bestelendi. 

Çalışmada Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Maggie Rogers'la, törende Gyatso adına ödülü kabul eden Kanadalı-Amerikalı şarkıcı Rufus Wainwright da yer alıyor. 

Pekin yönetimiyse Tenzin Gyatso'nun ödüle layık görülmesine tepki gösterdi. 

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian, 14. Dalay Lama'yı "din kisvesi altında Çin karşıtı ayrılıkçı faaliyetlerde bulunan siyasi bir sürgün" diye niteleyerek şunları söyledi: 

İlgili tarafların sanat ödüllerini Çin karşıtı siyasi manipülasyon aracı olarak kullanmasına kesinlikle karşı çıkıyoruz. Bu tutumumuz tutarlı ve nettir.

Himalaya Dağları'nın kuzeyinde yer alan 2,5 milyon kilometre genişliğindeki Tibet Platosu, tarih boyunca yarı göçebe Tibet halkının yurdu oldu. Bölge, 1951'de imzalanan 17 Nokta Anlaşması'yla Çin'in egemenliğine girmiş, Pekin yönetimi bunu "Tibet'in barışçıl özgürleşmesi" diye adlandırmıştı.

Tibet'teki Çin yönetimine karşı 1959'da başlayan fakat başarısızlığa uğrayan ayaklanma girişiminin ardından 23 yaşında Hindistan'a kaçan Nobel Barış Ödülü sahibi Gyatso, o tarihten bu yana Sürgündeki Tibet Hükümeti'nin merkezi olan Daramşala bölgesinde yaşıyor.

Tibet ve Çin arasındaki tartışma, Dalay Lama'nın haleflik açıklamasıyla yeniden alevlenmişti. 

Tibet Budizmi'ne göre Dalay Lama, reenkarne olacağı bedeni kendisi seçebiliyor. Gyatso, 15. Dalay Lama'nın Çin sınırları dışında "özgür dünyada" doğacağını söylemişti. Çin ise yeni Dalay Lama'nın Pekin yönetimi tarafından onaylanması gerekeceğini savunmuştu.

Independent Türkçe, Guardian, AP


Rolls-Royce'un Ay nükleer reaktörü projesi neden durdu?

Uzay tabanlı mikro reaktörün, Ay'da ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlaması amaçlanıyordu (Rolls-Royce)
Uzay tabanlı mikro reaktörün, Ay'da ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlaması amaçlanıyordu (Rolls-Royce)
TT

Rolls-Royce'un Ay nükleer reaktörü projesi neden durdu?

Uzay tabanlı mikro reaktörün, Ay'da ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlaması amaçlanıyordu (Rolls-Royce)
Uzay tabanlı mikro reaktörün, Ay'da ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlaması amaçlanıyordu (Rolls-Royce)

Rolls-Royce'un Ay'a nükleer reaktör inşa etme planlarının askıya alındığı bildirildi. 

Birleşik Krallık Uzay Ajansı (UKSA), Ay'a yapılacak insanlı görevlerde enerji ihtiyacını karşılayacak bir mini nükleer reaktörün prototipini hazırlaması için Rolls-Royce'la anlaştığını 2023'te duyurmuştu.

UKSA, Britanya merkezli otomotiv ve mühendislik şirketine proje için 9 milyon sterlin (yaklaşık 537 milyon TL) vermişti. 

Telegraph'ın aktardığı üzere Rolls-Royce'un, Birleşik Krallık (BK) hükümetiyle yaptığı sözleşmenin süresinin geçen yaz dolması nedeniyle nükleer rektör planları askıya alındı.

BK gazetesi, otomotiv şirketinin projeye yeniden başlamaya hazır olduğunu ancak potansiyel ortaklar bulunamaması nedeniyle çalışmaların durakladığını bildirdi.

Ay'da gece yaklaşık 14 gün sürdüğü için uyduda yapılacak çalışmalarda Güneş dışında bir enerji kaynağına ihtiyaç duyulacak. 

Nükleer reaktörler, düşük sıcaklıkların üstesinden gelmek ve madencilik operasyonlarını sürdürmek için gereken kesintisiz enerjiyi sağlayabilir.

Rolls-Royce'un planladığı uzay tabanlı mikro reaktörün 100 kW'a kadar güç kapasitesi olması bekleniyordu; bu, onlarca eve enerji sağlamaya yetecek bir miktar.

Proje üç yıl önce başlatıldığı zaman dönemin BK Bilim, Yenilik ve Teknoloji Bakanı George Freeman, reaktörün Ay'da kalıcı insan varlığı için hayati önem taşıdığını söylemişti.

Freeman, bu yatırımın istihdam yaratacağını "BK'nin bilimde önemli bir güç olmaya devam etmesini sağlayacağını" dile getirmişti.

Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump, 2030'a gelindiğinde Ay'a bir nükleer reaktör yerleştirilmesini hedefleyen kararnameyi Aralık 2025'te imzalamıştı.

ABD'nin Ay'da kurmayı planladığı kalıcı üsse enerji sağlayacak reaktör için yapılacak ihaleye, sadece Amerikan şirketlerinin katılmasına izin verilmesi bekleniyor.

UKSA'in reaktör projesi askıya alınsa da Rolls-Royce'un ABD şubesi, NASA'nın gelecekteki Ay üsleri için nükleer ısıyı kullanılabilir elektriğe dönüştüren özel bir aracı inşa etmesine katkı sağlamayı sürdürüyor.

ABD'nin yanı sıra Rusya da Ay programını desteklemek için gelecek 10 yıl içinde Ay'da bir nükleer enerji santrali inşa etmeyi hedefliyor.

Independent Türkçe, Telegraph, Interesting Engineering


Mezarlık sorununun çözümü, insan gübreleştirmede mi?

ABD'de her yıl 3 milyondan fazla kişi ölüyor (Unsplash)
ABD'de her yıl 3 milyondan fazla kişi ölüyor (Unsplash)
TT

Mezarlık sorununun çözümü, insan gübreleştirmede mi?

ABD'de her yıl 3 milyondan fazla kişi ölüyor (Unsplash)
ABD'de her yıl 3 milyondan fazla kişi ölüyor (Unsplash)

Her yıl ölen milyonlarca kişinin defnedilmesi, dünyanın farklı yerlerindeki kalabalık şehirlerde alan sıkıntısı yaratıyor. 

New York'un Brooklyn bölgesinde bulunan tarihi Green-Wood Mezarlığı çözüm olarak insanların gübreleştirilmesini planlıyor.

600 bin mezarı barındıran kabristan, bu sayede hem gelir elde etmek hem de bitki örtüsünü beslemek istiyor. 

ABD'de hacmi 20 milyar doları bulan cenaze endüstrisine yeni bir soluk getiren bu yöntem halihazırda 14 eyalette yasal. 

İlk olarak 2019'da Washington bu yolu açtı.

Washington Eyalet Senatörü Jamie Pedersen, tasarıyı sunarken "Baby boomers kuşağının kalabalıklığı nedeniyle daha önce görmediğimiz kadar çok ölüm görüyoruz. Bin yıldır yakma ve gömme gibi yalnızca iki çözüm vardı" demişti. 

Daha maliyetsiz olan yakma yöntemi, ABD'deki ölümlerin yüzde 60'ından fazlasında tercih ediliyor. Bu oranın 2045'te yüzde 82'ye çıkması bekleniyor. 

Diğer yandan yeni kuşaklar insan kompostlama gibi yeni yöntemlere de sıcak bakıyor.

Yapılan yeni bir anket, Amerikalıların yüzde 61'inin çevreye daha faydalı ve ekonomik uygulamalar istediğini ortaya koydu.

İnsan gübreleştirme işlemi gömülme, yakılma ya da tabut merasimleri gibi yöntemlerden daha az karbon izi bırakıyor. Bu nedenle "yeşil cenaze" olarak da anılıyor.

İşlemin uygulanmasını tercih eden kişilerin bedenleri büyük haznelere yerleştiriliyor ve burada 60 gün boyunca tutuluyor. 

Vücut kalıntıları saman ve çiçek gibi doğal materyallerle karıştırılıyor. Aileler isterlerse gübre haline getirilebilecek başka malzemeler de ekleyebiliyor. 

Ancak bazı kişiler dini gerekçelerle bazıları da etik ihlal şüphesiyle insan gübreleştirmeye karşı çıkıyor.

İnsanlık onuruna aykırı olduğunu iddia edenler de var, bu uygulamanın diğerlerinin sağlığına zarar verebileceğini söyleyen bilim insanları da... Cesetlerin çevreye patojen yaymasından endişeleniliyor. 

Uygulamayı savunanlarsa cenaze törenleri büyük bir ekonomi oluşturduğu için itiraz edildiğini öne sürüyor. 

Green-Wood Mezarlığı'yla işbirliği yapan Alman girişimi Meine Erde bu çevreci uygulamayı tüm dünyaya yaymak istediklerini belirtiyor. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre Almanya, İsviçre, Belçika ve Birleşik Krallık parlamentoları da insan kompostlama fikrini yasallaştırmayı düşünüyor. 

İsveç'te bu işlem 2005'ten bu yana yasal.

Independent Türkçe, WSJ, The Conversation